Pazartesi, Haziran 29, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 44

Enerjisa Enerji, Olağan Genel Kurul toplantısını gerçekleştirdi

0
Enerjisa Enerji, Olağan Genel Kurul toplantısını gerçekleştirdi

Enerjisa Enerji, geride bıraktığımız yılın değerlendirildiği 2024 Genel Kurul Toplantısı’nı tamamladı. Şirket, finansal başarılarla geçirdiği 2024 yılında sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve toplumsal sorumluluk alanlarında attığı adımlarla öne çıktı. 2025 yılı ve sonrası için şirket stratejilerinin de ele alındığı Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler, “Daha iyi bir gelecek hedefiyle yatırım stratejilerimizi genişleterek, enerji dönüşümünü desteklemeye ve geleceğin enerji altyapısını inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

 Sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine koyarak, insan ve teknoloji odağıyla daha akıllı ve yeşil bir dünyaya katkı sunmak için projeler üreten Türkiye’nin lider elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı 24 Mart 2025 tarihinde Sabancı Center’da gerçekleştirildi. Toplantıda, 2024 yılına ait önemli ve kritik olaylar, finansal sonuçlar ve stratejik planlamalar konuşuldu.

‘Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, 2024 yılında da zorlu piyasa koşullarına rağmen sürdürülebilir büyüme stratejisi ve dengeli yatırımlarıyla büyüme ivmesini sürdürdü. Finansal dayanıklılığını korumayı başaran şirket, toplumsal sorumluluklarını da ihmal etmeden çevreye duyarlı ve toplumsal fayda odaklı çalışmalarına hız verdi.

 Tüm iş kollarında 2024 hedeflerine başarıyla ulaşıldı

Enerjisa Enerji, 2024 yılı sonu finansal sonuçlarını yatırımcılarıyla paylaşarak belirlediği mali hedeflerine başarıyla ulaştığını duyururken, enflasyona endekslenmiş faaliyet gelirini geçen yılın aynı dönemine göre 2,3 milyar lira artırarak 41,2 milyar liraya çıkardığını yatırımcıları ile paylaştı. Ek olarak, Genel Kurul’a yapılan brüt 2,87 TL kâr payı dağıtım önerisi ve bu kâr payının 21 Nisan 2025 tarihi itibari ile ödenmeye başlanması da Genel Kurul Toplantısı’nda kabul edildi.

2024 yılında, şirketin operasyonel kârlılığı enflasyonun üzerinde bir artış gösterirken, enerji şebekesinin modernizasyonu için yapılan yatırımlar ön plana çıktı. Enerjisa Enerji, e-mobilite ve yeşil enerji alanlarındaki liderliğini pekiştirerek, Eşarj ile 81 ilde 2.600’e yakın şarj soketine ulaştı. Ayrıca güneş enerjisi projelerinde kapasitesini 3,5 katına çıkararak toplamda 102,4 MWp kurulu güce erişti.

Sürdürülebilirlik alanında da çalışmalarını sürdüren şirket, 2030 yılına kadar kapsam 1 ve 2 emisyonlarında %30 net azaltım, kapsam 3 emisyonları ile ilişkili enerji portföyü emisyon yoğunluğunda ise %40 oranında azalma hedefi doğrultusunda önemli adımlar attı. 

Genel Kurul’da 2025 yılı beklentilerini de yatırımcıları ile paylaşan Enerjisa Enerji, yatırım harcamalarının 21-24 milyar TL aralığında ve faaliyet gelirlerinin de 52-57 milyar TL  seviyesinde gerçekleşeceğini öngördüğünü açıkladı. 2025 ve sonrası için ise yatırım stratejilerinin daha da genişletilmesi, dağıtım altyapısının modernize edilmesi ve enerji dönüşümüne katkı sağlamaya devam edilmesi planlanıyor.

 “Sadece bugünü değil geleceği de şekillendiriyoruz”

Şirketin tüm iş kollarındaki yatırımları ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağladığını belirten Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler; “Enerji artık yalnızca bir kaynak değil, yaşamın sürdürülebilirliği için stratejik bir kaldıraçtır. Biz de teknolojiyi, veriyi ve inovasyonu odağımıza alarak sadece bugünü değil, geleceği de şekillendiriyoruz. Enerjisa Enerji olarak, Türkiye’nin büyüme hedeflerine uyumlu, sürdürülebilir ve yenilikçi yatırımlarla ülkemizin enerji dönüşümüne liderlik ediyoruz. Dağıtım tarafında yaptığımız altyapı yatırımlarıyla geleceğin dayanıklı ve akıllı şebekelerini inşa ederken; perakende tarafındaki rekabetçi yapımız ve yüksek müşteri memnuniyetiyle milyonlarca kişiye kesintisiz, güvenilir hizmet sunuyoruz. Müşteri çözümleri alanında, bireylerin ve işletmelerin kendi enerjilerini üretmelerine, daha verimli ve çevreci kullanmalarına imkân tanıyoruz. E-mobilite yatırımlarımızla da bu dönüşümün önemli bir parçası olan Eşarj markamız üzerinden Türkiye’nin dört bir yanında elektrikli araç ekosistemini yaygınlaştırıyor, düşük karbonlu ulaşımı erişilebilir kılıyoruz. Toplumsal faydayı önceliklendirirken, enerji sektörünü daha kapsayıcı, daha çevreci ve daha dijital hale getirmeyi de görev biliyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın merkezinde ise değişmeyen bir hedef var: Herkes için daha iyi bir gelecek inşa etmek.” dedi.

IGLO Architects, Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi’ni tasarladı

0

IGLO Architects, Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi projesiyle Ayazağa’nın sanayi mirasını geleceğe taşıyan, güncel ihtiyaçlara uygun bir yeniden işlevlendirmeye imza attı. 

Bugüne kadar farklı sektörlerdeki işverenleri için Türkiye’deki birçok şehirde ve yurt dışında mimari tasarım, proje ve uygulama alanlarında hizmet veren, mimarlık alanında işlevsel tasarımlar ve uygun maliyetli çözümler üreten Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar liderliğindeki IGLO Architects, Ayazağa’da güncel  ihtiyaçlara yönelik bir yeniden işlevlendirme projesi olan Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi’ni tasarladı.

Geçmişte güçlü bir sanayi merkezi olarak bilinen Ayazağa, son yıllarda artan ofis ve konut gelişimleriyle yeni bir kimlik kazanmaya devam ediyor. Bu dönüşüm sürecinde, Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi, bölgenin endüstriyel mirasını hatırlatan çarpıcı bir yeniden işlevlendirme projesi olarak dikkat çekiyor. Başlangıçta tekstil sektörüne hizmet vermek üzere inşa edilen mevcut yapı, kapsamlı yenileme çalışmalarıyla gıda işleme sektörüne uygun hale getirildi. Bu dönüşümde temel hedef, yapıya minimum müdahale ile gıda sektörünün gerektirdiği yüksek hijyen standartlarına uygun bir üretim tesisi oluşturmak oldu.

Yapının cephesinde kullanılan endüstriyel malzemeler, Ayazağa’da artan konut ve ofis dokusu içerisinde dikkat çekmesini sağlarken, aynı zamanda tesisin sanayi kimliğini öne çıkarıyor. Sanayi kökenini kaybetmeden bölgenin dönüşümüne uyum sağlayan Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi, endüstriyel kimliği görünür kılan bir mimari unsur görevi üstleniyor. 

Tesisin tasarımında, çevredeki sınırlı açık alanlar önemli bir kriter olarak ele alınıyor. Sevkiyat ve mal kabul işlemlerinin ana yol üzerinde konumlandırılması sayesinde araç giriş-çıkışları rahatlatılırken, yükleme boşlukları etkin bir şekilde optimize ediliyor. Bu fonksiyonel çözümler, yoğun saatlerde dahi operasyonel süreçlerin sorunsuz işlemesine imkân tanıyor. Tesisin kullanıcı ve ziyaretçi girişleri daha sakin ancak bir yandan dikkat çekici olabilmesi için Ayazağa Deresi kıyısında konumlandırılmış. Bu stratejik yaklaşım, operasyonel süreçlerden izole edilmiş huzurlu bir alan yaratarak, tesisin doğal çevre ile olan ilişkisini güçlendiriyor. Bu sayede Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi, ziyaretçiler ve kullanıcılar için daha keyifli ve konforlu bir deneyim sunuyor. 

Iglo Architects, yapının dönüşüm sürecinde mevcut taşıyıcı sistem ve yapı kabuğunu büyük ölçüde koruyarak, hem maliyet verimliliği sağlamış hem de yapının sanayi kimliğini devam ettirebilmesini mümkün kılıyor. Gıda işleme tesislerinde aranan yüksek hijyen standartlarıyla uyumlu olarak iç mekanın zemin, duvar ve tavan kaplamalarında, sağlık ve güvenli üretim gerekliliklerini karşılayan ve kolay temizlenebilir, kimyasal direnci yüksek, antibakteriyel özellikler taşıyan malzemeler kullanıldı. Projeye entegre edilen havalandırma ve iklimlendirme sistemleri, havadaki partikül yoğunluğunu en aza indirgemek için özel filtreleme sistemleri ile donatıldı. Bu HVAC sistemi, sürekli temiz hava akışı sağlayarak gıda işleme tesislerinin hijyen koşullarını eksiksiz bir şekilde karşılayacak şekilde tasarlanırken, üretim alanlarında çalışanlar için hijyen geçiş alanları, giyinme odaları ve steril çalışma alanları da oluşturuluyor. 

Backhaus Üretim ve Yönetim Tesisi’nde yer alan yatakhane ve ortak alanlar, tesisin 24 saat çalışmasıyla beraber vardiyalı çalışan personelin dinlenme ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı. Bu sayede çalışanların verimli dinlenme alanlarına erişimi sağlanırken, işlevsel ve konforlu bir çalışma ortamı oluşturulmuş. Tesisin idari katında yer alan çatı ışıklığı, doğal ışığın mekâna derinlemesine nüfuz etmesini sağlayarak iç tasarımın karakterini belirleyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Çatıdan gelen ışık, gün boyu değişen ışık oyunlarıyla mekâna dinamizm kazandırırken, ferahlık ve açıklık hissini güçlendiriyor. Bu ışıklık, “iç sokak” olarak adlandırılan ve çalışanlar ile ziyaretçiler için bir toplanma, etkileşim ve dinlenme alanı işlevi gören merkezi bir mekânın oluşumuna katkı sağlıyor. Ofislerin ve toplantı alanlarının çevresinde konumlandığı bu iç sokak, idari katın dolaşım ekseni olarak kurgulanmış. Kullanıcıların kolayca yön bulabileceği ve farklı birimlerin etkileşime geçebileceği bu ortak alan, kısa molalar ve sosyal iletişim için ideal bir ortam sunuyor. Çatı ışıklığı ise bu benzersiz alanın ruhunu ve estetik kimliğini tanımlayan en önemli tasarım öğesi olarak dikkat çekiyor. 

Proje Künyesi
Ekip: Zafer Karoğlu, Esen Karoğlu, Yıldırım Gigi, Rafet Taşçıoğlu, Hasan Korkut Gökçe, Senih Zengin

İşveren Kurum: Backhaus

Proje Yeri: Ayazağa, İstanbul

Yapım Yılı: 2024

Fotoğraflar: Egemen Karakaya

Peyzaj Sektörü İzmir’de Buluşuyor

0
Peyzaj Sektörü İzmir'de Buluşuyor

Şehirleşmenin ve çevre bilincinin artışıyla birlikte peyzaj sektörünün önemi de büyüklüğü de her geçen gün artıyor. Öyle ki küresel peyzaj ürünleri pazar büyüklüğünün 2024 yılında 88,60 milyar dolara ulaştığı tahmin edilirken 2034 yılına kadar yaklaşık 170,46 milyar dolara ulaşması bekleniyor. İnşaat sektörünün tamamlayıcı unsurlarından olan sektör, süs bitkileri ve peyzaj sektörünün en fazla üretim yaptığı İzmir’de buluşuyor. Bu bağlamda sektör profesyonelleri 6-8 Kasım 2025 tarihlerinde Sinerji Fuarcılık tarafından Fuar İzmir’de düzenlenecek ‘Süs Bitkileri ve Peyzaj Fuarı’nda bir araya gelecek.

Şehirleşme ve çevre bilincinin artmasıyla birlikte peyzaj sektörünün önemi dünya genelinde giderek artıyor. Bu durum, Türkiye için büyük bir fırsat sunuyor. Coğrafi konumu ve iklim koşulları sayesinde süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olan Türkiye, bu potansiyeli süs bitkileri ve peyzaj sektörünün hızla büyümesine dönüştürme yolunda ilerliyor. Ancak, Türkiye, sahip olduğu önemli avantajlara rağmen dünya süs bitkileri ticaretinden henüz yeterince pay alamıyor. Süs bitkileri ihracatı artmasına rağmen, bu artış istenilen seviyelere ulaşmış değil. Oysa ki sektördeki emek ve yoğun iş gücü, istihdama da artı değer katıyor. Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği raporuna göre sektördeki doğrudan istihdam 100 bin civarındayken, dolaylı istihdam 500 bine yaklaşıyor.

“Peyzaj Uygulamaları Artık Zorunluluk”

Peyzaj uygulamalarının artık bir tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline geldiğine dikkat çeken Sinerji Uluslararası Fuarcılık Genel Müdürü Gülden Parlak, “Hızlı kentleşme ve kapsamlı altyapı projeleri, profesyonel peyzaj hizmetlerine olan talebi önemli ölçüde arttırıyor. Şehirler genişledikçe, estetik yeşil alanlara ve iyi bakımlı dış ortamlara olan ihtiyaç da kritik hale geliyor. Bu durum hem konut hem de ticari mülkler için peyzaj çözümlerine yapılan yatırımları teşvik ediyor. Biz de araştırmalarımız sonucunda bu büyüyen pazardan ülkemizin aldığı payı yükseltmek adına uluslararası bir fuara ihtiyacın olduğunu görerek harekete geçtik. Bu kapsamda sektör profesyonellerini sektörde en fazla üretimin yapıldığı İzmir’de 6-8 Kasım 2025 tarihlerinde Süs Bitkileri ve Peyzaj Fuarı’nda bir araya getireceğiz.” dedi.

“Sektörün Cazibe Merkezi Türkiye Olabilir”

Türkiye’nin peyzaj ve süs bitkileri sektörünün cazibe merkezi haline gelmesinin önünde bir engel bulunmadığını dile getiren belirten Parlak, sözlerine şöyle devam etti: “Mermer, Tekstil ve Moda gibi ülkemizin önde gelen sektörlerinin fuarlarına ev sahipliği yapan İzmir’i, peyzaj sektörüyle de taçlandırmanın tam zamanı. İzmir’in doğal güzellikleri ve peyzajın uyumu düşünüldüğünde, bu sektörün İzmir’de hak ettiği yeri bulması için hiçbir engel yok. Ülkemizin bu alanda avantajı büyük. Hem coğrafi konumu ve iklimi hem de Avrupa’ya göre nüfusumuzun genç olması bizi ön plana çıkarıyor. Avrupa, Balkanlar, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetler gibi farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerini tek bir platformda bir araya getirmeyi hedefleyerek, ülkemizin sektördeki hak ettiği yere kavuşmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.”

Bodrum mu, Dubai mi? Yatırımcılar İçin En Karlı Seçenek Hangisi?

0
Bodrum mu, Dubai mi? Yatırımcılar İçin En Karlı Seçenek Hangisi?

Bodrum ve Dubai, gayrimenkul yatırımcılarının gözde rotaları arasında yer alıyor. Peki, hangi bölge daha kazançlı? Bodrum, turizm potansiyeliyle kısa vadeli yatırımlar için mi daha avantajlı, yoksa Dubai, döviz bazlı kazanç ve yüksek kira getirisiyle uzun vadede daha mı kârlı? TÜGEM İl Başkanı Sevil Ece Gümüş Kapar ve Yüksek Mimar Neda Yağlı, iki bölgenin gayrimenkul piyasasını mercek altına aldı.

Gayrimenkul yatırımı söz konusu olduğunda, Bodrum ve Dubai, farklı avantajlarıyla yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Bodrum, turizm cenneti olarak kısa vadeli kiralama ve yazlık konut yatırımlarıyla öne çıkarken, Dubai, küresel yatırımcılar için yüksek kira getirisi ve vergi avantajlarıyla dikkat çekiyor.

Bodrum’da konut fiyatları hızla yükselirken, lüks projeler ve sahil kesimindeki mülkler yatırımcılar için cazip fırsatlar sunuyor. Ancak TL bazında yatırım yapıldığı için döviz kurlarındaki dalgalanmalar, Bodrum’daki yatırımın getirisi üzerinde etkili olabiliyor.

Öte yandan Dubai, dolar bazlı bir piyasa olması ve 8-12 yıl gibi kısa bir amortisman süresiyle gayrimenkul yatırımcılarına daha öngörülebilir bir kazanç sağlıyor. Düşük vergi oranları ve yatırımcılara sağlanan oturum izni gibi avantajlar, özellikle uzun vadeli yatırım düşünenleri cezbediyor.

Peki, yatırım açısından daha kazançlı olan seçenek hangisi? Bodrum, turizm potansiyeli ve prestijli yazlık yaşam tarzıyla kısa ve orta vadeli yatırımlar için cazip bir bölge sunarken, Dubai istikrarlı kira getirisi ve uluslararası yatırımcı dostu yapısıyla uzun vadeli kazanç için daha güvenli bir liman olarak öne çıkıyor.

Gayrimenkul sektörü, hem Türkiye’de hem de yurtdışında yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. TÜGEM İl Başkanı Sevil Ece Gümüş Kapar ve Yüksek Mimar Neda Yağlı, Bodrum ve Dubai’deki konut piyasasını değerlendirdi.

BODRUM’DA KONUT FİYATLARI REKOR KIRIYOR

Bodrum’da satılık ve kiralık daire fiyatları, konum ve proje özelliklerine göre büyük değişkenlik gösteriyor. En pahalı 1+1 satılık daire, Bitez Asarlık’ta denize sıfır konumda olup, 50 milyon TL fiyatla alıcı bekliyor. 65 m² net kullanım alanına sahip olan bu daire, akıllı ev sistemi, özel plaj ve 3 iskele alanı gibi lüks detaylar sunuyor.

Öte yandan, Bodrum’da en uygun fiyatlı 1+1 satılık daire ise Mumcular’da bulunuyor. 45 m² net kullanım alanına sahip olan bu konut, 2 milyon TL fiyatla satılıyor.

Kiralık piyasasında da ciddi farklar var. En pahalı 1+1 kiralık daire, Aspat Koyu’ndaki bir marka projede yer alıyor ve aylık 400.000 TL bedelle kiralanıyor. Özel bahçesi ve eşyalı oluşuyla lüks segmentte yer alıyor. Bodrum’da en düşük 1+1 kiralık daire ise Akyarlar’da 15.000 TL’den başlıyor.

Ortalama fiyatlar ise şu şekilde:

•             1+1 satılık dairelerin ortalama fiyatı: 5.648.640 TL

•             1+1 kiralık dairelerin ortalama fiyatı: 25.564 TL

DUBAİ: GAYRİMENKULDE KÜRESEL YATIRIMIN GÖZDESİ

Dubai, özellikle yabancı yatırımcılar için cazibesini koruyor. Yüksek Mimar Neda Yağlı’ya göre, 1+1 dairelerin başlangıç fiyatı yaklaşık 250.000 dolar seviyesinde. Ancak, lüks ve marka projelerde fiyatlar milyon dolarlara kadar çıkabiliyor.

Kira piyasasında ise Dubai’de 1+1 dairelerin aylık kira bedeli 1.500 dolardan başlıyor. Gayrimenkulün 8-12 yıl arasında kendini amorti ettiği belirtilirken, kira getirisi üzerinde konum, bina yaşı ve projenin niteliği gibi faktörlerin büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

BODRUM VE DUBAİ YATIRIMCILAR İÇİN NE VADEDİYOR?

Bodrum, özellikle yazlık ve turistik bölge olması nedeniyle hem yaşamak hem de yatırım için cazip bir nokta olmaya devam ediyor. Ancak yüksek fiyat skalası, lüks konut arayanları ve uzun vadeli yatırım yapmak isteyenleri cezbediyor.

Dubai ise dolar bazlı yatırım fırsatları, yüksek kira getirisi ve vergi avantajları ile yabancı yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor. Konut amortisman süresinin 8-12 yıl arasında olması, gayrimenkulü finansal anlamda cazip bir yatırım aracı haline getiriyor.

Her iki bölgede de konut yatırımı yapmak isteyenlerin lokasyon, proje niteliği ve kira getirisi potansiyelini dikkate alarak hareket etmesi büyük önem taşıyor.

RAMS Global’in Yeni Marka Yüzü Burak Özçivit Oldu

0
RAMS Global’in Yeni Marka Yüzü Burak Özçivit Oldu

Amiral gemisi gayrimenkul ve inşaat olan, 7 farklı sektörde güçlü varlığıyla bilinen RAMS Global, uluslararası projelerinin tanıtımı için ünlü oyuncu Burak Özçivit ile anlaştı.

37 yıllık uluslararası deneyimi ve 6 ülke, 11 şehirdeki 100’e yakın prestijli projesiyle dikkat çeken RAMS Global, ünlü oyuncu Burak Özçivit ile markasının gücünü ve vizyonunu daha geniş kitlelere taşıyor. Orta Doğu’da büyük bir hayran kitlesine sahip olan Özçivit, iş birliği kapsamında ilk olarak Erbil’de RAMS Global tarafından geliştirilen ve Kuzey Irak’ın en lüks yaşam merkezi olmaya aday “Pavilion by RAMS” projesi için kameralar karşısına geçecek. Bu çekimin ardından Özçivit, markanın Kazakistan’daki yeni ikonik projesi “RAMS Beyond Almaty” için de seyircilerle buluşacak. RAMS Global’in, Kuzey Irak ve Kazakistan’ın yanı sıra Türkiye başta olmak üzere; Almanya, Dubai ve Tayland’da da projeleri bulunuyor.

RAMS Global olarak, Burak Özçivit ile gerçekleştirdikleri iş birliğinin uyumuna dikkat çeken RAMS Global CEO’su Faruk Bülbül, “RAMS Global olarak, dünya çapında prestijli projeler geliştirirken, aynı vizyonu paylaştığımız güçlü isimlerle iş birliği yapmaya devam ediyoruz. Burak Özçivit’in başarılı kariyeri, uluslararası ünü ve profesyonel duruşu da RAMS Global’in değerleriyle mükemmel bir uyum içinde. Bu ortaklığın, markamızın güçlü vizyonunu ve fark yaratma anlayışını daha geniş kitlelere taşıyacağına inanıyoruz. Bu iş birliğimiz sayesinde, RAMS Global farkını dünyanın dört bir yanında hissettireceğiz” dedi.

“Pavilion by RAMS” ve “RAMS Beyond Almaty” projelerinde RAMS Global’in güçlü duruşunu tanıtmak için sabırsızlandığını belirten başarılı oyuncu Burak Özçivit ise, “RAMS Global gibi uluslararası arenada gücünü kanıtlamış bir markayla çalışmak benim için büyük bir gurur. Kaliteli yaşam alanları sunma vizyonu ve güçlü marka duruşuyla RAMS Global’i yakından takip ediyorum. Bu iş birliği ile markanın benzersiz dünyasını daha geniş kitlelere tanıtmak için sabırsızlıkla bekliyorum” diye konuştu.

Albayrak Beton’un ‘Teraphill Loft’ Projesinde İnşaat Başladı

0
Albayrak Beton’un ‘Teraphill Loft’ Projesinde İnşaat Başladı

İnşaat ve hazır beton sektörünün köklü markası Albayrak Beton, 2025 yılı yatırım planları arasında yer alan projesi Teraphill Loft’ için ilk kazmayı vurdu. Çekmeköy’de konumlanan ve altı kat, dört blok ile 80 daireden oluşan projede eş zamanlı olarak satışlara da başlandı.

İnşaat sektörünün köklü ve güvenilir markası Albayrak Beton, atılım yılı olarak ilan ettiği 2025 yılında gündeminde tuttuğu projelerden biri olan ‘Teraphill Loft’un inşaatına start vererek projenin satışına da başladı. Yatırımcılarına güvenli ve konforlu yaşam alanları sunmayı hedefleyen Albayrak Beton, bir yandan ‘Teraphill 15’ ve ‘Moonpark Koru’ projelerinin inşaatını aralıksız sürdürürken bir diğer projesi olan ‘Teraphill Loft’ için planladığı zamanda düğmeye bastı. Çekmeköy’de konumlanan proje altı kat, dört blok ve 80 daireden oluşuyor.

Yeni projesi ve çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak “40 yıllık tecrübemizle konut ihtiyacına cevap verecek güvenli, nitelikli ve ulaşılabilir yaşam alanları oluşturuyoruz. Şu anda satışı devam eden projelerimizden ‘Teraphill 15’te inşaatın yüzde 90’lik kısmını tamamlarken, yine satışta olan diğer projemiz ‘Moonpark Koru’da da inşaatın yüzde 25’lik kısmını bitirmiş durumdayız. Şimdi de 2025 yılında başlamayı planladığımız projelerimizden biri olan ‘Teraphill Loft’un inşaatında ilk kazmayı vurduk. Toplam 275 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirdiğimiz ‘Teraphill Loft’u, bulunduğu lokasyon sebebiyle özellikle gençlerin ve çocukların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak tasarladık ve projelendirdik. Çekmeköy’de konumlanan ve pek çok seçeneği bir arada bulunduran bu projemizin satışlarına da başladık” diye konuştu.

Çekmeköy’de konumlanan ve 6 bin 413 metrekare arsa alanı ile 10 bin 839 metrekare inşaat alanı üzerinde inşa edilen ‘Teraphill Loft’, altı katlı dört blokta 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri olmak üzere toplam 80 daireden oluşuyor. Dairelerin büyüklükleri ise brüt 50 ila 120 metrekare arasında değişiyor. Loft daire ve bahçe kullanımlı daire seçeneklerinin yanında yatay mimari ile tasarlanan ‘Teraphil Loft’ projesinin Aralık 2026 tarihinde teslim edilmesi planlanıyor.

Daire fiyatları  6 milyon TL’den başlayan ‘Teraphill Loft’da diğer projelerde olduğu gibi yüzde 50 peşin, kalanı yüzde 2,50 vade oranı ve 36 ay taksitle ödeme imkânı bulunuyor.

Yüksek tavanlar ve geniş açık yaşam alanları sunan loft daireleriyle, gün ışığından maksimum faydalanma imkanı sağlayan ‘Teraphill Loft’, aynı zamanda bahçe katı daireleri ile de kullanıcılarına yemyeşil bir bahçe deneyimi sunuyor. ‘Teraphill Loft’un en dikkat çeken özellikleri arasında ise gençler ve çocuklar için özel olarak düşünülmüş çözümler sunması yer alıyor. Geniş parklar, çeşitli oyun ve aktivite alanlarının dikkat çektiği ‘Teraphill Loft’daki sosyal tesis ve rekreasyon alanları da hem yetişkinler hem de gençler için sosyal etkileşim imkanı sunuyor.

Üniversiteye yürüme mesafesinde

Konumu itibariyle de yaşamı kolaylaştıran ‘Teraphill Loft’ projesi, alternatif yol güzergahları, çalışmaları devam eden metro hattı ve diğer toplu taşıma seçenekleriyle ulaşımı bir problem olmaktan çıkarıyor, Özyeğin Üniversitesi’ne 100 metre mesafede bulunması sebebiyle öğrenciler için avantaj sağlayan proje, Çekmeköy Devlet Hastanesi’ne 6 km, Metrogarden AVM’ye 6,8 km ve Viaport AVM’ye 21 km mesafede bulunuyor.

Vakıf Katılım’dan sürdürülebilir finansman ve yeşil yatırım çalışmaları

0
Vakıf Katılım’dan sürdürülebilir finansman ve yeşil yatırım çalışmaları

Tüm dünyada çevresel sorunların giderek artması, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini daha önemli hale getiriyor. Sürdürülebilirlikle ilgili yasal düzenlemeler finans sektörünün büyük bir dönüşüm sürecine girmesine neden olurken ekonomik, çevresel ve toplumsal açıdan da sürdürülebilir çözümler geliştiren katılım bankaları bu süreçte önemli bir rol oynuyor. Vakıf Katılım da sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda çalışmalarını sürdürüyor.

Vakıf Katılım, sürdürülebilir kalkınma anlayışı vizyonu doğrultusunda bir yandan ekonomik büyümeyi desteklerken diğer yandan toplumsal ve çevresel alanlarda önemli çalışmalar yürütüyor.

Sürdürülebilirlik kapsamında politikaların oluşturulması, iş ve yönetim stratejisi geliştirilmesi, hedeflerin belirlenmesi ve operasyonların belirlenen sürdürülebilirlik hedeflerine uyumunu sağlamak amacıyla Sürdürülebilirlik Komitesi’ni oluşturan Vakıf Katılım, 2024 yılında kurumun çevresel, sosyal ve yönetişimsel alandaki sürdürülebilirlik performansını şeffaf bir şekilde ortaya koyan ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınlandı.

Mehmet Ali AkbenKatılım bankaları sürdürülebilir finans ve yeşil yatırımlar alanında önemli adımlar atıyor”

Kurumun sorumlu bankacılık temelinde belirlediği önceliklerini paydaş ve çalışan iş birliğinde sürekli geliştirmeyi hedeflediğini belirten Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben yürütülen sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye’deki katılım bankaları özellikle son yıllarda sürdürülebilir finans ve yeşil yatırımlar alanında önemli adımlar atarak, çevresel ve ekonomik kalkınmayı desteklemeye devam ediyor. Biz de Vakıf Katılım olarak sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda çalışmalarımızı büyük bir sorumlulukla sürdürüyoruz. Bunlardan en önemlisi iklim değişikliği ile mücadele kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar diyebilirim. Başta yenilenebilir enerji yatırımları olmak üzere sürdürülebilirlik temalı projelerin finansmanını oldukça önemsiyoruz.”

“’Kâr Payı Destekli Faizsiz Finansman Modeli’” ile yerli üreticilerimizi destekliyoruz”

KOBİ’leri desteklemek amacıyla, KOSGEB programları aracılığıyla önemli adımlar attıklarını da ifade eden Akben şöyle devam etti: KOSGEB ve Kalkınma Ajansları özelinde  “Kâr Payı Destekli Faizsiz Finansman Modeli” ile yerli üreticilerimizi desteklemeye devam ediyoruz. Kadın Girişimci Destek Paketi ile de kadın girişimcilerin iş dünyasına katılımını teşvik etmek amacıyla finansmana erişimlerini kolaylaştırıyoruz. Tüm bunların yanında kültürel mirasımızı yaşatmak amacıyla hayata geçirdiğimiz Vakıf Eserleri Envanter Projesi’yle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kadar gelmiş Vakıf eserlerinin envanterini oluşturarak bu eserlerin geleceğe aktarılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 

Bütün bu çalışma ve projeler ışığında önümüzdeki dönemde de yeşil finansman projelerine, enerji verimliliği yatırımlarına ve sosyal sorumluluk projelerine olan desteğimizi artırarak, uzun vadede daha sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Enflasyonun Üzerinde Artan Konut Fiyatları, 2025’te Reel Getiri Sağladı 

0
Enflasyonun Üzerinde Artan Konut Fiyatları, 2025’te Reel Getiri Sağladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat 2025 Konut Fiyat Endeksi’ni yayınladı; konut fiyatları aylık bazda yüzde 2,8, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 31,3 arttı. Yıllık bazda konut fiyatlarındaki değişimin enflasyonun altında kaldığını, reel olarak yüzde 5,6 eridiğine söyleyen Denge Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Latif Aksoy, “Konut fiyatlarında dipten dönüş sürüyor. Yıllık bazda da reel getirilerin görülmesine az bir zaman kaldı.” dedi.

TCMB’nin şubat ayı Konut Fiyat Endeksi’ne göre konut fiyatlarındaki değer hareketi, yıllık bazda yüzde 31,3’lük artışa rağmen enflasyonun altındaki seyrini sürdürdü. Bu eğilimin, üst üste on üçüncü ayında olduğunu hatırlatan Denge Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Latif Aksoy, “Endeks yıllık baz etkisinden bağımsız olarak değerlendirildiğinde, aylık fiyat artışları son iki aydır enflasyonun üzerinde gerçekleşiyor. 2025’in ilk iki ayındaki veriler ise konutta az da olsa reel getirinin başladığını gösteriyor. Dipten dönüşün sürdüğü, yıllık bazda da reel getirilerin görülmesine az bir zaman kaldığını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz hafta yayınlanan, bu durumu açıklar nitelikteki TÜİK Konut Satış İstatistikleri verilerine göre şubatta 112 bin 818 adet konut el değiştirmişti; bundan daha yüksek konut satışının olduğu son 5 yıl içerisinde tek şubat ayı, konut kampanyalarının yapıldığı, yüzde 0,79 oranıyla kredi faizlerinin verildiği 2020 yılı olmuştu.” dedi.

Ankara’da Konuta Yüksek Talep Sürüyor

Endekse göre yıllık artış oranının yüzde 37,2 olduğu Ankara’da konutlara gösterilen yüksek talebin devam ettiğine dikkat çeken Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ankara’yı, yıllık artış oranlarında yüzde 32,7 ile İzmir ve yüzde 28,4 ile İstanbul takip ediyor. 2024 yılı boyunca yüksek seyreden endeks değerleriyle Ankara, iki ille farkını açmayı sürdürdü. İstanbul’da ise konut fiyatları, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yaklaşık yüzde 3’lük reel kayıp yaşadı. Aylık değişimler incelendiğinde, son iki ayda İzmir’de bir sıçrama gerçekleştiği, konut yatırımlarının enflasyon karşısında değerini koruduğu görülüyor. Şubatta konut fiyat endeksi İstanbul’da yüzde 2,6, Ankara’da yüzde 3,3 ve İzmir’de yüzde 3,8 değişim kaydetti.”

En Yüksek Değişim Doğu Anadolu’da

“Ülke genelinde en yüksek değişimi gösteren iller sıralamasında ise Doğu Anadolu illerimiz ilk sıralarda yer almaya devam ediyor. Bu durum; diğer illerde yüksek artışların olduğu dönemde bölgede artışın sınırlı kalmış olması ve yaşanan deprem felaketi sonrası bölgeye talebin artmasıyla açıklanabilir. Öte yandan son üç aydır ortalamanın üzerinde değişim kaydeden Doğu Ege illerimizden Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa ve Uşak’ta önceki yılın aynı ayına göre yıllık değişim oranı yüzde 39,1 oldu. Bu bölgedeki konut fiyatlarının Batı Ege ve çevre illerine göre nispeten alım gücüne daha uygun olması, özellikle bu bölgede il dışından da yatırım amaçlı konut alımlarına neden oluyor.”

Marmara’daki Konut Fiyat Değişimi Ortalamanın Altında

Antalya çevresinde konut fiyat endeksinde reel düşüşün sürdüğünü aktaran Aksoy, “Akdeniz Bölgesi’nde konut fiyat endeksi yıllık yüzde 18,3 ile ülke ortalamasının altında değişti. Antalya’da özellikle yabancıların yoğun talebinin de etkisi ile son iki yılda yaşanan anormal artışların ardından normale dönme eğilimi devam ediyor. Diğer taraftan bu ayki endeks verileri incelendiğinde Bursa ve Edirne çevresinde yıllık yaklaşık yüzde 27 ile ülke ortalamasının altında değişim söz konusu. İstanbul verileriyle birlikte incelendiğinde Marmara Bölgesi’ndeki değişimin, ülke ortalamasının altında kaldığı ve reel erimenin fazla olduğu dikkat çekiyor.” dedi.

Nurol GYO’da Üst Düzey Yönetici Atamaları

0
EMiNKARADEMiR

Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul yatırım şirketlerinden Nurol GYO’da önemli üst düzey atamalar gerçekleşti. Nurol GYO’nun Yeni Genel Müdürü Ahmet Erol Arman olurken, uzun yıllardır Nurol GYO Genel Müdürlüğü görevini yürüten Nurdoğan Topuz, Nurol İnşaat Genel Müdür Yardımcısı/CFO oldu.

Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul yatırım şirketlerinden Nurol GYO, yönetim ekibinde önemli bir değişikliğe imza attı. 21 Mart 2025 tarihi itibariyle Genel Müdürlük görevine Ahmet Erol Arman atandı. Uzun yıllar Nurol GYO Genel Müdürlüğü görevini üstlenen Nurdoğan Topuz ise Nurol Grubu öncü şirketlerinden Nurol İnşaat’ta Genel Müdür Yardımcısı/CFO olarak görev yapacak.

Uzun yıllar finans ve bağımsız denetim alanlarında üst düzey yöneticilik yapan Ahmet Erol Arman, yerel ve uluslararası pek çok projeyi başarıyla yönetti. Arman, yeni görevinde Nurol GYO’nun geleceğe yönelik stratejik büyüme planlarının hayata geçirilmesine destek olacak.

Profesyonel hayatını Nurol İnşaat Genel Müdür Yardımcısı/CFO olarak sürdürecek olan Nurdoğan Topuz, Nurol GYO’nun Genel Müdürlüğü görevini son 7,5 yıldır başarıyla yürüttü. Topuz’un görev aldığı sürenin son üç yılında, şirketin finansal borçluluğu 95 Milyon dolardan 4 Milyon dolara indi. Aynı süre boyunca karlılığa ulaşan Nurol GYO’nun aktif büyüklüğü ise 5,7 Milyar TL olarak gerçekleşti.

Atama hakkında değerlendirmede bulunan Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Ongun, “Yeni Genel Müdürümüz Ahmet Erol Arman’ın liderliğiyle sektördeki güçlü konumumuzu daha da ileriye taşıyacağız. Birlikte yenilikçi projeler geliştirme vizyonumuzu güçlendireceğiz ve sürdürülebilir büyüme yolculuğumuza devam edeceğiz. Arman’dan önce bu görevi başarı ile yürüten Nurdoğan Topuz’a; Nurol İnşaat bünyesindeki yeni görevinde başarılar diliyorum. Bu atama, grubun güçlü liderlik yapısını, stratejik yönetim anlayışını ve çalışanlarının şirket başarısına sağladığı katkının önemli bir göstergesidir.” dedi.

Hager Group 70. yılını kutluyor

0

100’den fazla ülkede gösterdiği faaliyetle yıllık 3,2 milyar euro tutarında ciro yöneten Hager Group bu sene 70.yılını kutluyor. Dünya çapında 22 üretim tesisi ve 14 bin çalışanı bulunan firma, gelecek hedeflerinde sürdürülebilirliği başa yazıyor.   

Enerji idaresi ve dağıtımından kablo yönetimine, güvenlik sistemlerinden bina otomasyonuna kadar birçok alanda teknoloji odaklı ürün ve hizmetler geliştiren Hager Group, bu sene 70. yılını kutluyor. 1955 yılında Hermann Hager ve Dr. Oswald Hager kardeşlerin babaları ile birlikte kurduğu şirket, bugün elektrik dağıtımı ve enerji yönetimi alanında küresel bir lider haline geldi. Kökleri Fransız-Alman mirasına dayanan bağımsız bir aile şirketi olan grup, dünya çapında 14 bin çalışanı ve 22 üretim tesisiyle faaliyet gösteriyor. 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren şirket, yıllık 3,2 milyar euro tutarında ciro elde ediyor.  

Akıllı binalara giden yolda, önde gelen çözüm ortağı oldu

Geride kalan 70 yılda güvenli ve verimli elektrik çözümleri sunma konusunda sektöründe öncü bir rol edinen Hager Group, enerji verimliliği ve akıllı binalar alanındaki uzmanlığa odaklanıyor. Binaları daha sürdürülebilir hale getirmeyi misyon edinen firma, sunduğu yenilikçi çözümler ile çevre dostu enerji çözümlerine geçişi hızlandırıyor, enerji dağıtımı ve yönetiminde karşılaşılan  zorlukların aşılmasına yardımcı oluyor. Öte yandan firma, geniş ürün yelpazesiyle tesisatçıların da kolay ve güvenli ürünlere kolaylıkla erişimini sağlıyor.  

‘’Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme kararlılığımızı yineliyoruz’’

Hager Group CEO’su Sabine Busse, şirketin 70. yılına ilişkin yaptığı açıklamada, “Kuruluşumuzdan bu yana, güvenli ve verimli elektrik çözümleri sunma konusunda daima dünyanın önde gelen şirketlerinden olduk.  Uzmanlığımız ve yüksek kaliteli mühendislik çözümlerimiz ile sorunsuz ve güvenilir operasyonlar hayata geçirdik. Böylece müşterilerimize de değer yarattık. 70. yılımızı kutlarken, binaları daha akıllı, güvenli ve enerji verimli hale getirerek, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme kararlılığımızı yineliyoruz’’ dedi. 

Hager Group Hakkında:

1955 yılından bu yana Akıllı Evler, Bina Otomasyonu, Güvenlik Sistemleri ve Bina Kablo Aksesuarları ile enerji yönetim ve dağıtım sistemlerine öncülük eden Hager Group, enerji dağıtım sektörünün lider şirketlerinden biridir. Bağımsız bir aile şirketi olan ve Almanya’da kurulan Hager Group, endüstrinin inovasyon liderlerinden biri olup, 14.000 çalışana ve 3.2 milyar Euro yıllık ciroya sahiptir. Ürünleri ve sistemleri dünya üzerinde 22 farklı noktada üretilmekte ve 100’den fazla ülkede satışa sunulmaktadır. Hager’in çözüm ve servis çeşitliliği, enerji dağıtımından kablo yönetimine, güvenlik sistemlerinden bina otomasyonuna kadar uzanmaktadır. Müşteriler ve alanında uzman mühendisler ile sürekli fikir alışverişinde bulunarak proje çözümleri üretilmesi, Hager’in en temel çalışma prensibi; enerji verimliliği sağlayarak doğanın korunması ve uygun maliyette en kaliteli projelerin üretilmesi ise en önemli amacıdır.