Cumartesi, Haziran 13, 2026
Ana Sayfa Blog

Eska Edition Kent Etabı satışa çıktı

0
Eska Edition Kent Etabı satışa çıktı

ESKA Group’un Çerkezköy’de geliştirdiği Eska Edition projesinde ikinci etap olan Kent etabı satışa sunuldu. Geçtiğimiz yıl satışa çıkan Flora etabında satışların kısa sürede tamamlanmasının ardından proje, ikinci fazı olan Kent Etabı’nın lansmanıyla satış sürecine hız kesmeden devam ediyor. Flora etabına gelen güçlü talep; bölgede nitelikli konut ve entegre yaşam alanlarına yönelik talebi ortaya koyarken, projemiz vaat edilen teslim takvimine sadık kalarak bölgenin çehresini değiştirmeye hazırlanıyor. Toplam üç etap olarak planlanan Eska Edition; konut, residence, ofis, ticari alan ve otel fonksiyonlarını bir araya getiren karma yaşam konseptiyle konumlanıyor. Proje toplamda 75.000 m² inşaat alanı üzerinde geliştiriliyor ve üç etap sonunda yaklaşık 600 konuta ulaşması hedefleniyor.

Kent Etabı: Entegre yaşam ve fonksiyonel şehir modeli

Eska Edition Kent Etabı, konut, çalışma, ticaret ve konaklama fonksiyonlarını tek merkezde birleştiren entegre bir yaşam modeli olarak tasarlandı. Residence’taki yaşam alanları, modern şehir yaşamına uygun bağımsız yaşam birimlerinden oluşurken yatırım ve uzun dönem kullanım açısından esnek bir yapı sunuyor. Ofis ve co-working alanları, artan kurumsal ihtiyaca yönelik esnek kullanım imkânı sunarken; ticari alanlar günlük yaşamla entegre bir ekonomik hareketlilik alanı oluşturuyor. Sosyal ve spor alanları ise yaşam kalitesini destekleyen tamamlayıcı unsurlar olarak projede yer alıyor. Kent Etabı’nın 24 ay içinde tamamlanması planlanıyor.

“Çerkezköy yapısal bir dönüşüm sürecinde”

ESKA Group Kurucu Ortağı Giray Engin Baysak, şirketin yalnızca gayrimenkul geliştiren bir yapı değil, faaliyet gösterdiği bölgelerde uzun vadeli değer üreten bir yatırım grubu olduğunu belirterek şunları söyledi: “ESKA Group olarak yalnızca yapı üreten bir şirket değil, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde ekonomik ve kentsel dönüşüme katkı sağlayan bir yatırım grubuyuz. Çerkezköy, sanayi gücü ve ulaşım yatırımlarıyla birlikte İstanbul’a entegre yeni bir yaşam ve yatırım aksına dönüşüyor. Eska Edition Kent Etabı bu dönüşümün doğal sonucudur.”

‘’Ulaşım yatırımları İstanbul entegrasyonunu güçlendiriyor’’

Çerkezköy, son dönemde hız kazanan ulaşım projeleriyle İstanbul’a entegrasyonunu artırıyor. Halkalı–Kapıkule hızlı tren hattının Çerkezköy–Kapıkule etabında test süreçleri tamamlanmış olup hattın bu yıl içinde devreye alınması planlanıyor. Halkalı–Çerkezköy etabının ise önümüzdeki yıl hizmete girmesi öngörülüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Çerkezköy ile İstanbul Halkalı arasındaki ulaşım süresinin yaklaşık 20 dakikaya düşmesi bekleniyor.

“Entegre yaşam modelleri şehirlerin geleceğidir”

ESKA Group Kurucu Ortağı Semih Arda, projeyi yalnızca bir konut geliştirme projesi olarak görmediklerini belirterek şunları söyledi: “Eska Edition Kent Etabı’nı tasarlarken hedefimiz, konut, ticaret, ofis ve konaklama fonksiyonlarını entegre eden bir yaşam modeli oluşturmaktı. Geleceğin şehirleri, birbirinden ayrışan yapılar değil; ulaşım ve yaşam bütünlüğü üzerine kurulu entegre merkezler olacaktır.”

Residence, Ofis ve Ticaret Tek Çatı Altında

Projede 150 residence daire, 56 ofis, 44 mağaza ve ESKALAND marka paylaşımlı ofis alanı bulunmaktadır. Toplam 3 etapta 23.000 m2 arazide 75.000 m2 inşaat alanına sahip Kent etabının teslimi 24 ay içerisinde gerçekleşecektir.1+1’ler 67 m2 ile 73 m2 arasında 2+1 daireler ise 86 m2 ile 106 m2 arasındadır. Bölgenin sanayi ve iş dünyasının merkezi olması nedeni ile yoğun talep alan ofisler Çerkezköy OSB’ye de yakınlığı ile dikkat çekiyor. Ofisler 60 m2 ile 255 m2 arasında ve talebe göre birleştirilebilir mimari planlardan oluşmaktadır. Projede metrekare fiyatları konutlar için 70.000 TL, ofisler için 110.000 TL’den başlamaktadır. 1+1 residence dairelerinin fiyatları 4.700.000 TL’den başlarken, 2+1 residence dairelerinin fiyatları 6.300.000 TL’den başlıyor. Proje lansmana özel %30 peşinat ile bakiye vade farksız 24 taksit yapılıyor. Ayrıca peşin ödemelerde lansmana özel %12 indirim fırsatı sunuluyor.

IBIS Otel

Accor ve ESKA Group, dünyanın önde gelen ekonomi segmenti otel markalarından IBIS’i, Eska Edition Kent Etabı kapsamında Çerkezköy’e kazandırmak üzere iş birliği yaptı. 1974 yılından bu yana faaliyet gösteren ibis, 65’ten fazla ülkede 1.200’ün üzerinde oteliyle misafirlerine güvenilir kalite, konfor ve güçlü fiyat-performans Dengesi sunuyor. Proje, Çerkezköy’ün gelişen konaklama altyapısına önemli bir katkı sağlarken, bölgenin iş ve yatırım merkezi olarak artan cazibesini de yansıtıyor. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Accor Türkiye İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Kurç, şunları söyledi: Çerkezköy, sanayi, üretim ve lojistik alanlarında kaydettiği hızlı büyüme sayesinde uluslararası markalar için giderek daha cazip bir destinasyon haline geliyor. Eska Edition Kent etabı bünyesinde hayata geçirilecek ibis otelinin, bölgedeki iş seyahati kaynaklı konaklama talebine güvenilir ve kaliteli bir çözüm sunarken, misafirlerin ibis markasından beklediği konforu, pratikliği ve güçlü fiyat-performans dengesini sağlayacağına inanıyoruz. Bu projede ESKA Group ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyor, yatırımın bölgenin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Gayrimenkulde Değer Artışının Yeni Dinamikleri

0
Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz

Türkiye’de gayrimenkul sektöründe değer artışını belirleyen kriterlerin değiştiği görülüyor. Artık yalnızca lokasyon değil; proje güvenilirliği, mühendislik kalitesi, sosyal donatılar, ulaşım bağlantıları ve yaşam standardı gibi unsurlar da konut değerini doğrudan etkiliyor. Sektörde yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye genelinde konut alıcılarının yaklaşık yüzde 68’i satın alma kararında yalnızca fiyat ve lokasyon yerine, projenin güvenilirliği ve yaşam kalitesini de dikkate alıyor. Büyükşehirlerde ise bu oranın yüzde 75 seviyelerine kadar yükseldiği ifade ediliyor. Ayrıca sürdürülebilirlik ve planlı şehirleşme kavramlarının da son yıllarda gayrimenkul değerlemesinde daha belirleyici hale geldiği belirtiliyor…

Enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarına entegre ve sosyal yaşam alanları güçlü projelerin ikinci el değerlerinde ise ortalamaya göre yüzde 20’ye varan daha hızlı artış görüldüğü değerlendiriliyor.

SEKTÖRDE ARSA VE KONUT YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM 

Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, gayrimenkul sektöründeki dönüşümün artık yalnızca teorik bir değişim olmadığını, sahada da karşılık bulduğunu belirterek şirketin Ankara’daki yatırım süreçlerine ilişkin bilgi verdi.

Yılmaz, Medar İnşaat’ın Ankara’da farklı bölgelerde yürüttüğü arsa ve proje yatırımlarının bu dönüşümün bir yansıması olduğunu ifade ederek, “Esenboğa bölgesinde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 3 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında geliştirdiğimiz Medar Port Projeleri’nde inşaat süreci başlamış durumda. Toplam 380 daireden oluşan projemizi etaplar halinde hem yatırımcılara hem de son kullanıcılara teslim etmeyi planlıyoruz” dedi.

Sincan Saraycık ve Yeni Peçenek bölgesinde yürütülen yatırımlara da değinen Yılmaz, “Bu bölgede gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 4,5 milyon dolarlık arsa yatırımı kapsamında Medar Batıpark ve Medar Panorama projelerimiz için proje ve ruhsat çalışmalarımız devam ediyor. Söz konusu projelerin inşaatına 2027 Şubat ayı sonunda başlamayı hedefliyoruz. Toplam 180 ve 105 daireden oluşacak bu iki proje, bölgedeki konut ihtiyacına yönelik olarak planlandı” ifadelerini kullandı.

Gayrimenkul sektöründe değer algısının değiştiğine dikkat çeken Yılmaz, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Gayrimenkul sektörü bugün yalnızca yapı üretiminin değil, yaşam üretiminin konuşulduğu bir döneme girmiş durumda. Değer artık tek başına metrekare ya da lokasyonla tanımlanmıyor; bir projenin mühendislik yaklaşımı, güvenlik standartları, sosyal yaşam alanları ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonu toplam değeri belirleyen ana unsurlar haline geliyor. Özellikle büyük şehirlerde alıcıların karar süreçlerinde güven, marka itibarı ve yaşam kalitesi daha belirleyici bir konuma yükselmiş durumda. Bu değişim, sektörün daha planlı ve nitelikli projelere yönelmesini zorunlu kılıyor.”

Yılmaz ayrıca Medar İnşaat’ın Ankara’daki farklı bölgelerde yatırım çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu yatırımların artarak devam edeceğini de vurguladı.

Yılmaz ayrıca Medar İnşaat’ın Ankara’daki farklı bölgelerde yatırım çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu yatırımların devam edeceğini ifade etti.

Folkart Nova’da Yaşam Başladı

0
Folkart Nova’da Yaşam Başladı

Yüksek yaşam standartlarına sahip konut, ofis ve karma yapılar geliştiren, Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştirici şirketlerinden Folkart’ın, European Property Awards’ta “Avrupa’nın En İyi Yüksek Katlı Konut Projesi” ödülünü alan Folkart Nova’da artık yaşam başladı. 

200 milyon dolar yatırım değerindeki Folkart Nova’nın mimari tasarımı TAGO Architects imzasını taşıyor. Projede anahtar teslimleri devam ederken, İzmir merkezinde yüksek standartlı bir yaşam tarzı tercih edenler için sınırlı sayıdaki konut seçeneği de satışa sunuluyor.

İzmir ve Türkiye’nin markalı konut sektöründe öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart’ın, European Property Awards’ta “Avrupa’nın En İyi Yüksek Katlı Konut Projesi” ödülünü alan prestij projesi Folkart Nova’da yaşam başladı. İzmir Alsancak’ta denize 720 metre mesafede, farklı yüksekliklerde tasarlanan üç kulenin birleşiminden oluşan Folkart Nova, şehir merkezindeki konumu ile öne çıkıyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, İzmir’de 20 yıldır markalı konut kavramını, kente değer katan bir yaşam kültürü olarak ele aldıklarını hatırlattı:

“Bu süre içinde gerçekleştirdiğimiz 21 proje ile kentin farklı noktalarına nitelikli yapılar kazandırdık. Folkart Nova, İzmir’e attığımız en değerli imzalardan biri. Uluslararası ölçekte saygın bir değerlendirme platformu olan European Property Awards’dan kazandığımız Avrupa’nın En İyi Yüksek Katlı Konut Projesi ödülünü yalnızca bir başarı göstergesi olarak değil; mimari kaliteye, estetiğe ve yüksek yaşam standartlarına verdiğimiz önemin uluslararası ölçekte zarif bir teyidi olarak görüyoruz. Bugün Folkart Nova’da yaşamın başlaması ve konut sahiplerinin yeni evlerine yerleşmeye başlaması ise bir proje geliştiricisi için en anlamlı anlardan biri. Bir yapının gerçek değeri, içinde hayat başladığında ortaya çıkar. Nova’nın da uzun yıllar boyunca İzmir’in kent yaşamına değer katan seçkin adreslerden biri olacağına inanıyoruz”   

Toplamda 200 milyon dolar yatırım değeriyle hayata geçirilen Folkart Nova, Folkart Vega’nın yanı başında yer alıyor. Proje, 1+1, 2+1, 3+1, 3+1 dubleks ve 4+1 olmak üzere farklı konut tiplerinin yanı sıra ticari alanlardan oluşuyor. Toplam 202 konut ve ticari alanı barındıran yapıda balkonları ile birlikte geniş yaşam alanları yer alıyor.

TAGO Architects imzalı üç kuleli yapı

Mimari tasarımı uluslararası mimarlık ofisi TAGO Architects tarafından gerçekleştirilen proje, farklı açılarda kurgulanan kuleleri sayesinde şehir ve deniz manzarasının daha geniş bir açıyla algılanmasını sağlıyor. Organik hatların, akıcı formların ve geniş cam yüzeylerin öne çıktığı mimari yaklaşım, yapının dış cephesinde olduğu kadar iç mekân kurgusunda da hissediliyor. Geniş balkonlar, panoramik manzaraya açılan yaşam alanları ve gün ışığını içeri taşıyan planlama, projenin mimari karakterini belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

202 konut ve farklı yaşam tipleri

Folkart Nova, tek yaşayanlardan çocuklu ailelere kadar farklı kullanıcı profillerine hitap eden bir konut dağılımı sunuyor. Projede yer alan daire tipleri, farklı yaşam alışkanlıklarına yanıt verecek biçimde kurgulanırken, yüksek tavanlı iç mekânlar, geniş açıklıklar ve gün ışığını güçlü biçimde içeri alan cephe yapısı öne çıkıyor. Üst katlarda yer alan dairelerde panoramik şehir ve deniz manzarası daha geniş bir perspektifle hissedilirken, teraslı ve balkonlu planlama açık hava kullanımını günlük yaşamın parçası hâline getiriyor.

Sosyal alanlar zemin üstü ilk iki katta toplandı

Projede sosyal yaşam alanları da geniş yer tutuyor. Açık ve kapalı nitelikli yüzme havuzları, geniş güneşlenme terasları, açık hava oturma alanları, açık ve kapalı çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, fitness salonu, pilates ve yoga stüdyoları projenin ortak kullanım alanları arasında bulunuyor. Bunlara ek olarak spa, sauna, buhar odası, lounge, mini sinema, oyun odaları, toplantı odası, kütüphane ve çalışma odası da projede yer alıyor. Sosyal alanların tamamı doğal gün ışığı alacak biçimde zemin üstü ilk iki katta konumlanıyor. Projede ayrıca doktor odası, araç yıkama alanı ve 3 katlı kapalı otopark da bulunuyor.

Şehir merkezinde, denize 720 metre mesafede

Folkart Nova, İzmir’in yeni kent aksında, şehirle doğrudan ilişki kuran bir noktada yer alıyor. Denize 720 metre mesafede yer alan proje; Alsancak, Kordon, Kültürpark, alışveriş merkezleri, restoranlar ve kafelere kısa sürede ulaşım imkânı sunuyor.

Metro, tramvay ve İZBAN duraklarına, ana ulaşım arterlerine ve otoyol bağlantı noktalarına dakikalar içinde erişilebilen proje, şehir içi hareketlilik açısından güçlü bir konum avantajı taşıyor. Medicana International Hospital’a komşu olan Folkart Nova; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi’ne de kısa mesafede bulunuyor. Adnan Menderes Havalimanı’na uzaklığı ise yaklaşık 18 kilometre.

Hem yaşam hem yatırım değeri taşıyor

Folkart Nova, merkezî konumu, ödüllü mimarisi, kapsamlı sosyal alanları ve teknik donanımıyla yalnızca yaşam odaklı değil, yatırım açısından da güçlü bir profil sunuyor. Proje, İzmir’in en değerli bölgelerinden birinde yer alması nedeniyle yüksek kiralama potansiyeli ve uzun vadeli değer artışı beklentisiyle de dikkat çekiyor.

İnşaat ve Gayrimenkulde 2026 Trendleri

0
SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu

Gayrimenkul ve inşaat sektörü, değişen ekonomik dinamikler, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda dönüşümünü sürdürürken, 2026 yılında sektöre yön verecek yatırım trendleri de netleşmeye başladı. Deprem güvenliği, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi odaklı projeler yatırımcıların karar süreçlerinde belirleyici unsurlar haline gelirken, sektör temsilcileri de geleceğin ihtiyaçlarına uygun projeler geliştirmeye odaklanıyor…

SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, gayrimenkul sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirerek yatırımcı davranışlarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi.

Artukoğlu, “Geçmişte yatırım kararlarında öncelikli kriter lokasyon ve fiyat olurken, bugün güvenli yapılaşma, sosyal yaşam alanları, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi unsurlar da en az bunlar kadar önem taşıyor. Özellikle deprem gerçeğinin daha fazla hissedildiği bir dönemde yatırımcılar yalnızca bir mülk satın almıyor; güvenli ve uzun vadeli bir yaşam alanına yatırım yapıyor” ifadelerini kullandı. 

Sürdürülebilir projeler ön plana çıkıyor

Küresel ölçekte çevresel farkındalığın artmasıyla birlikte sürdürülebilir yapıların önem kazandığını belirten Artukoğlu, enerji tasarrufu sağlayan sistemlerin ve çevre dostu uygulamaların yeni projelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ifade etti.

“Yeşil bina uygulamaları, yenilenebilir enerji çözümleri ve düşük karbon ayak izine sahip projeler artık yatırımcıların tercih sebepleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik odaklı projelerin sektördeki payının daha da artacağını öngörüyoruz” diye konuştu.

Akıllı teknolojiler yatırım değerini artırıyor

Dijitalleşmenin inşaat ve gayrimenkul sektöründe de etkisini gösterdiğine dikkat çeken Artukoğlu, akıllı bina teknolojilerinin yatırım kararlarında giderek daha fazla rol oynadığını belirtti.

Artukoğlu, “Enerji tüketimini optimize eden sistemler, uzaktan yönetilebilen yaşam alanları ve güvenlik teknolojileri artık modern projelerin standartları arasında yer alıyor. Akıllı teknolojilere sahip yapılar hem kullanıcı deneyimini artırıyor hem de uzun vadede yatırım değerine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Ankara ve gelişen şehirler yatırımcıların radarında

Türkiye’de yatırımcı ilgisinin yalnızca büyük metropollerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Artukoğlu, gelişen şehirlerin ve yeni yaşam merkezlerinin öne çıkmaya başladığını söyledi.

“Ulaşım yatırımları, yeni ticaret alanları ve planlı şehirleşme projeleri sayesinde Ankara başta olmak üzere birçok şehir yatırım açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle yaşam kalitesini yükselten, sosyal donatıları güçlü ve ulaşım avantajı sağlayan projeler yatırımcıların dikkatini çekmeye devam edecek” dedi.

‘Geleceğin projeleri bugünden şekilleniyor’

2026 yılında sektörün odağında güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninin yer alacağını belirten Artukoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değil. İnsanların yaşamlarına değer katan, şehirlerin gelişimine katkı sağlayan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir alanlar bırakan projeler geliştirmek gerekiyor. Biz de SOA Holding olarak geleceğin ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek, uzun vadeli değer üreten projelere odaklanmayı sürdürüyoruz” ifadelerinde bulundu. 

Konut Arzı Artıyor!

0
Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan

Kentsel dönüşümün çok hızlı ilerlediğini kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Sektörde inşaat ruhsat başvuruları son dönemde arttı. Mimarlar da proje çiziminde ciddi bir yoğunluk yaşıyor. Bakanlığımızın yürüttüğü Yarısı Bizden kampanyası, kentsel dönüşümde hareketlilik yaşanmasına önemli bir destek oldu. Bu süreç, önümüzdeki dönemde arzı artırarak sektörün önünü açacaktır” dedi. Şehir merkezine yakın ve ulaşımı güçlü yaşam merkezlerine yönelimin arttığını belirten Turan, bu kapsamda Küçükçekmece’nin en planlı uydu kenti Atakent’in son dönemde hem modern şehir yaşamını tercih edenler hem de yatırımcılar tarafından yoğun talep aldığını kaydetti.

Konut sektöründe inşaat ruhsat başvuruları, kentsel dönüşüm ve deprem bölgelerindeki çalışmaların etkisiyle geçen yıldaki ivmesini bu yıl da gösteriyor. Özellikle İstanbul’da ulaşım imkanlarıyla merkeze en yakın yaşam merkezlerinin başında gelen Küçükçekmece’de bu alanda önemli bir hareketlilik yaşanıyor.   

2016 yılından bu yana Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile portföyünü toplam 3 binin üzerinde konuta taşıyan ve ilçenin dönüşümüne katkı sunan Sega Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, ruhsat başvurularının son dönemde çok arttığını açıkladı. Turan, “Ruhsat artışının yanı sıra mimarların proje çizim sürecinde de ciddi yoğunluklar gözlemliyoruz. Bakanlığımızın kentsel dönüşümü desteklemek için yürüttüğü Yarısı Bizden kampanyası, kentsel dönüşümde hareketlilik yaşanmasında önemli bir güç oldu. Bölgede mimari ve mühendislik temelli proje danışmanlığı ile hayata geçirdiğimiz deprem güvenlikli nitelikli projeler ise, bu alanda önemli bir açığı kapattı. Ruhsat alımı ve mimari proje çizimlerindeki bu yoğunluk, önümüzdeki dönemde arzı artırarak sektörün önünü açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Atakent, planlı gelişimi ve uydu kent avantajıyla yoğun talep alıyor

Sadece riskli binalar değil, ekonomik ömrünü tamamlamış, altyapısı yetersiz ve yaşam standartlarını karşılamayan tüm yapılar için kentsel dönüşümün bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Turan, son dönemde Küçükçekmece’de göl kenarının yanı sıra Atakent, Halkalı, Cennet, Fatih gibi mahallelerin en çok tercih edilen ve gelişen lokasyonlar olduğunu dile getirdi.

İstanbul’un en planlı uydu kentlerinin başında gelen, planlı gelişimi ve geleceğin yaşam merkezi olarak öne çıkan Küçükçekmece Atakent’in ise bu dönemde yıldızının parladığını kaydeden Turan, satışını yürüttükleri SEGA ATAKENT projesine bu dönemde yoğun bir talep aldıklarını belirtti. Turan, “Sega Atakent; planlı yapısı ve merkezi konumu ile yatırım değeri her geçen gün artan Atakent’te modern şehir hayatının simgesi olarak konumlanıyor. Proje, şehir yaşamının ihtiyaçlarını karşılayan mimarisi, kapsamlı sosyal alanları, güçlü teknik altyapısı ve geniş daire seçenekleriyle bölgenin yeni yaşam merkezi. Toplam 3 blok ve 196 bağımsız bölümden oluşan proje, 1+1’den 4+1’e kadar farklı metrekarelerde daire tipleri sunarak hem yatırımcılar hem de ailelerden yoğun bir talep alıyor. Modern şehir yaşamını tercih edenlerin ilgisi de çok yüksek” diye konuştu.

İstanbul’da şehir merkezine yakın yaşam merkezi ihtiyacı artıyor

2027 yılında teslim etmeyi planladıkları Sega Atakent’in eğitim kurumları, sağlık merkezleri, ulaşım ağları, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığıyla, önemli bir yatırım değerine sahip olduğunu belirten Turan, şöyle devam etti: “Bugün İstanbul’da ev-iş mesafeleri giderek uzuyor, ana arterlerin yoğunluğu nedeniyle ulaşım olanakları seçimde belirleyici. Bu nedenle şehir merkezine ulaşım imkanlarıyla kolayca gidilmesine imkan tanıyan, kendi içinde de hastanesinden eğitim merkezlerine kadar pek çok yaşam donatısıyla ayrı bir şehir gibi büyüyen yaşam merkezlerine ihtiyaç, her zamankinden daha fazla. Küçükçekmece Gölü’ne yakın konumlanan Sega Atakent, planlanan Kanal İstanbul hattına komşu olduğu gibi Marmaray (Halkalı) bağlantısı ve E5 ile TEM’e hızlı erişimi var. Kuzey Marmara otoyoluna  bağlantısı ise sadece 4 kilometre. Bölgede havalimanı metro hattının planlanması ve yüksek hızlı trenin 4 km mesafede konumlanması da projenin değerini yükselten en önemli faktörler arasında yer alıyor.”

Küçükçekmece’de tamamladığı 1.157 konut ile sağlam ve sürdürülebilir yapılara öncülük ediyor

Küçükçekmece’de birçok mahalleyi nitelikli projelerle dönüştürdüklerini belirten Turan, vatandaşların güvenle yaşayabileceği sağlam, sürdürülebilir ve modern yapılar üretmeyi önceliklendirdiklerini ifade etti. Mühendislik standartlarını en üst seviyede uygulayarak modern şehirleşmeye katkı sunduklarını vurgulayan Turan, Sega Yapı’nın bugüne kadar bölgede toplam 1.157 konutu başarıyla hayata geçirdiğini söyledi. Şirketin devam eden projeleri arasında yer alan YALI360, SEGA METROPARK ve SEGA ATAKENT; mimari tasarımı, sosyal yaşam alanları, çocuk oyun parkları, spor alanları, peyzaj düzenlemeleri, otopark ve 7/24 güvenlik gibi donatılarıyla bölgedeki yaşam standartlarını yükseliyor. Sega Yapı, planlanan yeni yatırımlarıyla birlikte toplamda 3 bin konut ve 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaşmayı hedeflerken, gelecek dönemde Sega Florya ve Sega Paradise 2 projeleriyle de dönüşüm çalışmalarını sürdürmeye hazırlanıyor.

Yeni Fikirtepe’de Teslimat Başladı: 11 Bin Depreme Dayanıklı Konut

0
Yeni Fikirtepe’de Teslimat Başladı: 11 Bin Depreme Dayanıklı Konut

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, İstanbul Fikirtepe’de yapımı tamamlanan 11 bin 729 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim süreci bugün itibarıyla resmen başladı.

İstanbul’un en kritik kentsel dönüşüm bölgelerinden biri olan ve geçmişte özel sektör projelerinin yarım kalması nedeniyle uzun yıllar çözümsüzlüğe mahkum edilen Fikirtepe’de mülkiyet ve barınma mağduriyetleri devlet eliyle giderildi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Emlak Konut GYO iş birliğiyle yürütülen “Yeni Fikirtepe” projesinde, afetlere karşı dirençli ve modern standartlara uygun konutların anahtar teslimine geçildi.

Bakan Kurum: “Yıllardır Çözülmeyeni Çözdük”

Projenin tamamlanarak teslim aşamasına gelmesine ilişkin resmi bir açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bölgedeki kronikleşmiş sorunun kararlılıkla çözüldüğünü vurguladı. Bakan Kurum, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kangrene dönmüştü, yıllardır çözülmeyeni çözdük. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’mız ve Emlak Konut eliyle Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık. 25 bine yakın vatandaşımızı afetlere dirençli konutlarımıza yerleştiriyoruz. Bugün itibarıyla teslimatlara başlıyoruz. Eğitim, sağlık ve spor tesisleri, camileri, 120 bin metrekarelik millet bahçesi de kazandırdığımız Yeni Fikirtepe Projemiz milletimize hayırlı olsun.”

Proje Alanının Yüzde 55’i Sosyal Donatıya Ayrıldı

Geçmişte plan iptalleri ve uzlaşmazlıklar nedeniyle tıkanan sürece 2021 yılında Bakanlığın müdahil olmasıyla başlayan yeni dönemde, bölgenin şehircilik vizyonu da tamamen yenilendi. Yeni Fikirtepe Projesi’nin yüzde 55’i kamuya açık sosyal donatı alanları ve yeşil alan olarak tasarlandı.

Proje kapsamında hak sahiplerine yalnızca güvenli konutlar değil, aynı zamanda modern bir kent dokusu sunuluyor. Bölgeye kazandırılan yapısal donatılar şunlardır:

  • 11 Adet Cami
  • 8 Adet Eğitim Tesisi
  • 1 Adet Sağlık Tesisi
  • 1 Adet Spor Tesisi
  • Sosyal ve Kültürel Faaliyet Alanları
  • 120 Bin Metrekarelik Millet Bahçesi

Hak Sahipleri İçin Anahtar Teslim Süreci Nasıl İşleyecek?

Teslimat sürecinin başlamasıyla birlikte hak sahipleri, gayrimenkullerine ait güncel bilgilere ve sorgulama ekranlarına Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın resmi internet sitesi olan https://kdb.gov.tr/ üzerinden ulaşabilecekler.

Vatandaşlar, anahtar teslim ve resmi mülkiyet işlemlerine dair tüm operasyonel süreci doğrudan bölgede hizmet veren Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ofisleri üzerinden yürütebilecekler.

Vivin İnşaat’a 3 ayrı ödül 

0
Vivin İnşaat'a 3 ayrı ödül

Özel uzmanlık gerektiren hastane binası inşaatının yanı sıra “teknoloji ve eğitim odaklı” okul binası projeleriyle de adından söz ettiren Vivin İnşaat, Business Honors Awards 2026’da üç ayrı ödüle layık görüldü. Vivin İnşaat’ın kurucusu Mimar Sevcan Bora, “Tasarla ve inşa et’ yaklaşımımızla; proje geliştirmeden uygulamaya, mühendislikten işletmeye kadar tüm süreçleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Bu da başarıyı beraberinde getiriyor” dedi.

İş dünyasında başarıyı daha ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve şeffaf bir çerçevede değerlendirme hedefiyle düzenlenen Business Honors Awards 2026’nın kazananları açıklandı. Bu yıl 20 farklı sektörden 103 proje, pazarlama, kurumsal iletişim, iş geliştirme, satış ve insan kaynakları alanlarında ödüle layık görüldü. Ticaret merkezleri, kongre salonları, konut ve kişiye özel villa tasarım projeleri dahil pek çok başarılı çalışmaya imza atan, son dönemde ise özel uzmanlık gerektiren hastane binası inşaatının yanı sıra “teknoloji ve eğitim odaklı” okul binası projeleriyle adından söz ettiren Vivin İnşaat da, Business Honors Awards 2026’tan “İş Geliştirme” alanında üç ödülle ayrıldı. 

Bu yıl resmi oy hakkına sahip yapay zekâ jüri üyesi NOPA’nın da insan jüri üyeleriyle birlikte değerlendirme sürecine dahil edildiği Business Honors Awards 2026’da Vivin İnşaat; Kiosk Uygulaması ile Hastane Hizmetlerinde Hız ve Verimlilik projesiyle “Net Zero İnovasyon Ödülü”, Su Sarnıcı Odaklı Sürdürülebilir Yapı Ve Enerji Yönetimi projesiyle “Net Zero Yatırım Ödülü” ve Mobilya Tedariğinde Sürdürülebilir Dönüşüm Projesiyle “Tedarik Zincirinde Net Zero Ödülü”ne layık görüldü. 

“GELECEĞİ İNŞA ETME VİZYONU”

Ödüller, Crowne Plaza İstanbul Ortaköy Bosphorus’ta gerçekleştirilen ve iş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği bir tören ile sahiplerine teslim edildi. Törenden üç ödülle ayrılan Vivin İnşaat adına bir konuşma yapan Mimar Tuğçe Coşkun, “Vivin İnşaat olarak geliştirdiğimiz projelerle ödüle layık görülmekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz” dedi.

Vivin İnşaat olarak sürdürülebilirlik kavramını çok önemsediklerini belirten Mimar Tuğçe Coşkun konuşmasında şunları söyledi: “Vivin İnşaat olarak, yalnızca yapılar inşa etmiyoruz; yaşam kalitesini artıran, sürdürülebilir ve geleceğe uyum sağlayan sistemler tasarlıyoruz. Özellikle eğitim ve sağlık yapıları odağında geliştirdiğimiz projelerde; teknoloji, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimini bir araya getirerek, modern yaşamın ihtiyaçlarına cevap veren çözümler üretiyoruz. Bugün ödüle layık görülen üç projemiz, bu yaklaşımımızın somut bir yansımasıdır. Hastane hizmetlerinde hız ve verimliliği artıran kiosk uygulamamız, sağlık sektöründe insan odaklı dijital dönüşümün güçlü bir örneğidir. Mobilya tedariğinde sürdürülebilir dönüşüm projemiz, üretim süreçlerinde çevresel sorumluluğu yeniden tanımlarken; su sarnıcı odaklı sürdürülebilir yapı ve enerji yönetimi projemiz ise, geçmişin bilgi birikimini modern mühendislikle buluşturarak kaynak verimliliğine yeni bir perspektif kazandırmaktadır. Bu projeler, Vivin’in yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa etme vizyonunun bir parçasıdır. Biz inanıyoruz ki; iyi tasarlanmış bir yapı, sadece fiziksel bir alan değil, aynı zamanda insan hayatına dokunan, çevreye saygı duyan ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlayan bir değerdir. Bu anlamlı ödülleri bize layık gören değerli jüri üyelerine ve bu vizyonu birlikte hayata geçirdiğimiz tüm ekip arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ederim. Vivin İnşaat olarak, geleceğin şehirlerini daha yaşanabilir, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

MİMARİDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora da başarılı çalışmalarının, özellikle sürdürülebilirlik alanında üç ödülle taçlandırılmasından gurur duyduklarını belirtti. Mimar Sevcan Bora yaptığı değerlendirmede, “Tasarla ve inşa et’ yaklaşımımızla; proje geliştirmeden uygulamaya, mühendislikten işletmeye kadar tüm süreçleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Vivin İnşaat olarak mimaride sürdürülebilirlik kavramını tasarımlarımızın odağına koyuyoruz. Binaları, çevresel etkilerini en aza indirmek, doğal kaynakları korunmasını sağlamak, enerji verimliliğini artırmak ve ekolojik dengeyi gözetmek amacıyla tasarlıyoruz ve inşa ediyoruz. Bu da başarıyı beraberinde getiriyor” dedi.

Yatırımda KKTC Dönemi!

0
Yatırımda KKTC Dönemi!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik yatırım ilgisinin son dönemde hız kazanması, bölgenin ekonomik potansiyelini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle gayrimenkul, turizm, enerji ve ticaret alanlarında artan yatırımlar, KKTC’yi uluslararası yatırımcılar açısından dikkat çeken bir merkez haline getiriyor. Medyada yer alan değerlendirmelerde de Dubai’nin ardından yeni yatırım rotasının KKTC olduğuna dikkat çekiliyor…

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, KKTC’nin önümüzdeki dönemde yatırım dünyasının en önemli merkezlerinden biri olacağını ifade etti.

Artukoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “KKTC bugün; stratejik konumu, gelişen altyapısı, yatırım dostu yaklaşımı ve yüksek büyüme potansiyeliyle yatırımcıların radarına güçlü şekilde girmiş durumda. Özellikle Türkiye ile olan yakın ekonomik ilişkiler ve bölgedeki yeni ticaret dengeleri, Kuzey Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’in yükselen yatırım merkezi haline getiriyor. Önümüzdeki dönemde turizmden gayrimenkule, enerjiden lojistiğe kadar birçok sektörde çok daha büyük yatırımlar göreceğimize inanıyoruz.”

Air Life Projesiyle Sürdürülebilir Yatırım Vizyonu

SOA Holding olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Artukoğlu, KKTC’nin yatırımcılar için güven veren ve sürdürülebilir fırsatlar sunan bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. “Yatırımcı artık yalnızca kısa vadeli kazanç değil; güvenli, sürdürülebilir ve stratejik bölgeler arıyor. KKTC bu anlamda önemli avantajlar sunuyor. Özellikle Türkiye merkezli yatırımcıların bölgeye ilgisinin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Biz de SOA Holding olarak bölgenin ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projeleri desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Artukoğlu ayrıca, bölgenin potansiyeline olan inançlarını yalnızca söylemde bırakmadıklarını belirterek Lefkoşa’da hayata geçirdikleri Air Life projesine dikkat çekti. Kısa amortisman süreleri sunan, enerji verimliliği yüksek ve uluslararası standartlarda tasarlanan projenin; profesyonellerin, öğrencilerin ve kurumsal yaşamın ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde planlandığını ifade eden Artukoğlu, Air Life’ın geleneksel yazlık konut anlayışının ötesinde, yılın 365 günü yaşayan modern bir ekosistem sunduğunu söyledi.

SOA Holding’in enerji sektöründeki köklü tecrübesinin projeye de yansıdığını belirten Artukoğlu, çevre dostu altyapısı ve sürdürülebilir yaşam yaklaşımıyla öne çıkan Air Life’ın, yatırımcılara uzun vadeli ekonomik avantaj sağlamayı hedeflediğini kaydetti.

Son yıllarda Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesi ve bölgeye yönelik yeni yatırım hamleleri de KKTC’nin cazibesini artıran önemli faktörler arasında gösteriliyor

RAMS Park House’ta 500. Aileye Büyük Buluşma

0
RAMS Park House'ta 500. Aileye Büyük Buluşma

RAMS Türkiye’nin İstanbul Maslak’ta hayata geçirdiği, Türkiye’nin özel sektör eliyle yürütülen en büyük kentsel dönüşüm projesi RAMS Park House Maslak, 500’üncü ailesine kavuştu. Projenin ulaştığı bu kritik eşik için düzenlenen kutlamada; kısa sürede yakalanan yüzde 20’lik değer artışına ve takvimin önünde ilerleyen inşaat sürecine dikkat çekildi.

Gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, İstanbul Maslak’ta yükselen dev projesi RAMS Park House Maslak’ta önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Projeden konut sahibi olan 500’üncü ailenin gelişi; hak sahipleri, iş ortakları ve davetlilerin katılımıyla Hyatt Regency İstanbul Ataköy’de düzenlenen özel bir organizasyonla kutlandı.

“500 Sayısı Bir Rakama Değil, Güçlü Bir Güvene İşaret Ediyor”

Gecede bir konuşma gerçekleştiren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Ciritçi, 500 ailelik barajın bir konut projesi için güven sembolü olduğunu vurguladı. Ciritçi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İş dünyasında ilk 500 rakamı; bir markanın artık sadece bir fikir değil, güçlü bir topluluk haline geldiğinin kanıtıdır. Gayrimenkul sektöründe de bu eşik, projenin sunduğu yaşam vizyonunun pazarda karşılık bulduğunu gösterir. Bugün burada kutladığımız 500 aile, sadece bir satış başarısı değil; ortak bir hayale duyulan güvenin ve birlikte büyüyecek olan yeni bir yaşam kültürünün simgesidir.”

İnşaat Süreci Planlanan Takvimin Önünde İlerliyor

Projenin teknik detayları ve saha çalışmaları hakkında bilgi veren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kul, inşaat sürecinin takvimin önünde ilerlediğini belirterek, şöyle revam etti: “Zemin güçlendirme ve kaba yapı çalışmalarımızda planladığımız takvimin ilerisinde yolumuza devam ediyoruz. Güncel deprem yönetmeliklerinin de ötesinde güvenlik standardıyla, mühendislik süreçlerini titizlikle denetleyerek, teslim disiplininden taviz vermeden çalışıyoruz.”

Yatırımcı Güveni Değer Artışıyla Tescilleniyor

RAMS Türkiye Satış Direktörü Musa Karabulut ise projenin gördüğü yoğun ilginin arkasında doğru lokasyon ve marka güveni olduğunun altını çizdi. Musa Karabulut, “İnsanlar artık sadece bir ev değil; sürdürülebilir bir değer satın alıyor. RAMS Park House Maslak, inşaatı devam ederken bile sunduğu yüzde 20 değer artışıyla yatırımcılarını memnun eden bir proje haline geldi. Bu değer artışının daha başlangıç olduğuna inanıyoruz. Çünkü projenin gerçek gücü, tamamlandığında ortaya çıkacak yaşam kültürü ve yaşam kalitesinden geliyor” diye konuştu.

“RAMS Park House Maslak, yaşayan bir ekosistem olarak tasarlandı”

RAMS Park House Maslak, yaklaşık 409 bin metrekarelik inşaat alanında, 10 blok ve yaklaşık 3 bin bağımsız bölümden oluşuyor. Türkiye’nin özel sektör eliyle geliştirilen en büyük ölçekli dönüşüm projelerinden biri olma özelliği taşıyan proje; konut, sosyal yaşam, ticaret ve rekreatif alanları bir araya getiren kapsamlı yaşam kurgusuyla dikkat çekiyor.

Projede yaklaşık 8 bin metrekarelik çarşı alanı, restoran ve kafeler, açık ve kapalı sosyal tesisler, yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve temiz su kanalı çevresinde konumlanan rekreatif yaşam alanları yer alıyor. Yaklaşık 100 bin metrekarelik otopark kapasitesiyle bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine de çözüm sunuluyor.

RAMS Park House Maslak; yaşamı yalnızca konut anlayışıyla değil, sosyal donatılar ve ayrıcalıklı yaşam deneyimiyle yeniden tanımlayan kapsamlı bir yaşam konseptini tasarlıyor. Proje bünyesinde yer alan toplam 4 bin metrekarelik aktivite alanında; 1.200 metrekare büyüklüğünde modern fitness merkezi, yarı olimpik standartlarda tasarlanan üç adet açılır-kapanır ve ısıtmalı yüzme havuzu, el sanatları atölyesi, poliklinik ve evcil hayvan oteli gibi birçok ayrıcalıklı hizmet yer alıyor. Projenin 25. katında konumlanan teras alanlarında bulunan iki adet sky pool, sky fitness ve sky lounge alanları ise İstanbul manzarası eşliğinde benzersiz bir sosyal yaşam deneyimi yaşatıyor. Gün ışığını merkeze alan mimari yaklaşımı, ferah yaşam alanları ve yoğun yapılaşmadan uzak planlamasıyla öne çıkan RAMS Park House Maslak; mimari estetik ile fonksiyonelliği buluştururken, şehir merkezinde doğayla dengeli, konforlu ve prestijli bir yaşam vadediyor.

RAMS Türkiye: Global Vizyon, Yerel Güç

RAMS Türkiye, 38 yılı aşkın tecrübesiyle bugün 5 ülkede ve 11 şehirde; inşaat ve gayrimenkul başta olmak üzere 8 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 100 projede 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı tamamlayan şirket, geliştirdiği projelerde insan odaklı yaşam yaklaşımını önceliklendiriyor.

TanUrla’da İlk Etap Hak Sahipleri Anahtarlarına Kavuştu

0
Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer

Tanyer Yapı tarafından inşa edilen ve modern mimariyle doğal yaşamı birleştiren tasarımıyla dikkat çeken TanUrla’da ilk etap hak sahipleri anahtarlarına kavuştu.

Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, Urla Bademler’de yapımı süren TanUrla’da toplam 3 etap olduğunu, ilk etabı tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

TanUrla‘da 387 nolu ada üzerinde yer alan ilk etapta 56 hak sahibine anahtarlarını teslim ettiklerini kaydeden Tanyer, “Bugün bizim için çok mutlu bir gün. Modern köy projesi olan ve Mimar Nevzat Sayın’ın imzasını taşıyan TanUrla’da hak sahiplerine anahtarlarını verdik. 56 aile konutları ve projeyi gezerek ayrıntılı bilgiler aldı. Haziran ayı sonunda da ikinci etabın anahtarlarını vermeyi planlıyoruz. Önümüzdeki yıl ise 3’üncü ve son etabı tamamlayacağız. Orada konutların yanı sıra; ticari ve sosyal alanlar da yer alacak” diye konuştu.

AMACIMIZ YENİ ÇEKİM MERKEZİ OLMAK

Ticari alanlarda temel çalışmalarının da tüm hızıyla devam ettiğini dile getiren Genel Koordinatör Taylan Tanyer de şunları söyledi: “Bugün ilk etabı hak sahiplerini teslim etmenin yanında ticari alanlarda beton serimine de başladık. Şu anda her şey program dahilinde devam ediyor. TanUrla yaklaşık 20 bin metrekarelik ticari alan ve yeni nesil loft konseptiyle, bölgenin en önemli iş ve yaşam merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Sanat, gastronomi, sağlık ve ticareti aynı noktada buluşturacak projemiz, özellikle çok amaçlı kullanılabilen ticari loft alanlarıyla Urla’da yeni bir çalışma ve yatırım modeli sunuyor. Chef restoranları, butik markalar, sanat atölyeleri ve haftanın belirli günlerinde kurulacak organik pazarlar sayesinde proje, klasik ticalan anlayışının ötesine geçerek, deneyim odaklı bir destinasyon olmayı hedefliyor. İnsanların özellikle gelmek isteyeceği, yollarını değiştirip vakit geçireceği bir çekim merkezi yaratmayı hedefliyoruz”