Cumartesi, Haziran 27, 2026
Ana Sayfa Blog

Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi 2026 Gerçekleşti

0
Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz

Emlak Konut GYO tarafından düzenlenen Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi 2026, kamu, akademi, yatırım dünyası ve teknoloji girişimlerini aynı platformda buluşturdu. Zirvenin açılışında konuşan Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz, girişimcilik ve teknoloji yatırımlarını desteklemek amacıyla EKİP çatısı altında bir Girişim Sermayesi Yatırım Fonu kuracaklarını açıkladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut da Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda şehircilik, teknoloji ve inovasyon alanlarında güçlü bir dönüşüm sürecinin devam ettiğini vurguladı.

Emlak Konut GYO tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi 2026, Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirve; kamu temsilcileri, yatırımcılar, girişimciler, akademisyenler, öğrenciler ve sektör profesyonellerini aynı çatı altında buluşturdu.

“Her İcat, Yeni Bir Milat” temasıyla gerçekleştirilen zirvede; girişimcilik, yapay zekâ, akıllı şehirler, enerji teknolojileri, proptech ve contech çözümleri ile yatırım ekosisteminin geleceği ele alındı.

YASİR YILMAZ: “FİKİRLERİ SAHAYA TAŞIYAN BİR EKOSİSTEM OLUŞTURUYORUZ”

Zirvenin açılışında konuşan Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz, insanlık tarihindeki her büyük dönüşümün arkasında güçlü fikirlerin bulunduğunu belirterek, Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi’nin bilginin üretime dönüştüğü önemli bir platform haline geldiğini söyledi.

 Geçen yıl ilki düzenlenen zirvenin ardından birçok girişimle iş birlikleri geliştirdiklerini ifade eden Yılmaz, fikirlerin yalnızca konuşulmadığı, uygulamaya dönüştürüldüğü bir yapı kurduklarını kaydetti.

Yılmaz, “Bizim yaklaşımımız fikirleri uygulamaya dönüştürmek ve teknolojileri sahaya taşımaktır. Bu anlayışla oluşturduğumuz Emlak Konut İnovasyon Platformu yani EKİP ile girişimlerin gelişimini destekleyen, yenilikçi teknolojilerin uygulama alanı bulmasını sağlayan güçlü bir yapı oluşturduk.” dedi.

1000’İN ÜZERİNDE KATILIMCI, 60 TEKNOLOJİ GİRİŞİMİ VE 20 YATIRIM FONU

Bu yıl zirvenin çok daha geniş bir katılımla gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, organizasyonda 1000’in üzerinde katılımcının yer aldığını, 60 teknoloji girişimi ve 20 yatırım fonunun ekosistemin önemli aktörleri olarak zirvede bulunduğunu ifade etti.

Yılmaz, EKİP kapsamında bugüne kadar Türkiye’nin önde gelen yaklaşık 40 üniversitesi ve teknoparkıyla iş birliği protokolleri imzaladıklarını, girişimlerin yatırımcılarla buluşmasını sağlayacak yeni modeller üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Program kapsamında yürütülen ideathon, hızlandırma ve PoC süreçleriyle girişimcilerin ürün geliştirme ve ticarileşme süreçlerine destek verildiğini aktaran Yılmaz, bu yıl 5 farklı şehirde düzenlenen ideathonlarda 56 takımın yarıştığını, 15 finalist takımın projelerini zirvede sergileme hakkı kazandığını kaydetti.

29 GİRİŞİM MEZUN OLDU, 11 GİRİŞİM ÇÖZÜM ORTAĞINA DÖNÜŞTÜ

Yılmaz, hızlandırma programı kapsamında 29 girişimin mezun edildiğini, 11 girişimin Emlak Konut süreçlerine çözüm ortağı olarak entegre edildiğini ve 17 girişimin PoC süreçlerine dahil edildiğini belirtti.

Bu sonuçların fikirlerin ürüne dönüştüğünü ve girişimlerin sektör içinde somut karşılık bulduğunu vurgulayan Yılmaz, genç girişimcilerin ve teknoloji geliştiricilerinin sektörün dönüşümünde kritik rol oynadığını ifade etti.

6 BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİYLE BULUŞULDU

Genç yeteneklerin desteklenmesine büyük önem verdiklerini belirten Yılmaz, Genç Yetenek Programı kapsamında 37 üniversitede 6 binden fazla öğrenciyle bir araya geldiklerini söyledi.

Programın gençlerin üretim kabiliyetlerini ve çözüm geliştirme yetkinliklerini ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, girişimlerin ilk aklına gelen çözüm ortağı ve yatırımcıların güven duyduğu bir platform olmayı hedeflediklerini dile getirdi.

EMLAK KONUT’TAN GİRİŞİMLERE YATIRIM DESTEĞİ

Konuşmasında teknoloji ve girişimcilik yatırımlarına yönelik yeni bir adımı da açıklayan Yılmaz, EKİP bünyesinde bir Girişim Sermayesi Yatırım Fonu kurulacağını duyurdu.

Yılmaz, fon sayesinde girişimlerin yalnızca fikir ve ürün geliştirme aşamasında değil, büyüme ve yatırım süreçlerinde de destekleneceğini belirterek, “Fikirden ürüne, üründen yatırıma uzanan yolculukta gelecek vadeden girişimlerin büyümesine katkı sunmayı ve teknoloji ekosistemimize kalıcı değer kazandırmayı hedefliyoruz.” dedi.

“GAYRİMENKUL GELİŞTİRMEDE OLDUĞU KADAR TEKNOLOJİDE DE KÜRESEL OYUNCU OLACAĞIZ”

Emlak Konut’un 73 yıllık tecrübesini geleceğin teknolojileriyle buluşturduğunu vurgulayan Yılmaz, iştirak şirketlerinin farklı uzmanlık alanlarında önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

EPP’nin proje geliştirme ve yönetiminde, EKA Asansör’ün yerli sanayi alanında, EKA Enerji ve Teknoloji’nin ise enerji çözümleri, dijital altyapılar ve teknoloji projelerinde faaliyet gösterdiğini ifade eden Yılmaz, Emlak Konut Global’in Hayat Mekke Projesi ile bilgi birikimini uluslararası ölçekte değerlendirdiğini kaydetti.

Yılmaz, “Proptech ve Contech alanlarını sektörümüzün geleceğine yön verecek stratejik başlıklar olarak görüyoruz. Hedefimiz yalnızca gayrimenkul geliştirmede değil, gayrimenkul ve inşaat teknolojileri alanında da küresel ölçekte referans gösterilen bir yapıya dönüşmektir.” dedi.

BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT: “TEKNOLOJİ ODAKLI KALKINMA ŞEHİRLERİMİZİN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR”

Programda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilir şehircilik alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Bulut, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini artırdığını ifade ederek, şehircilik ve inşaat sektöründe geliştirilen yenilikçi çözümlerin ülkenin kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Türkiye’nin şehirlerini geleceğe hazırlarken kamu, özel sektör, akademi ve girişimcilik ekosisteminin ortak akılla hareket etmesinin önemine işaret eden Bulut, Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi’nin bu iş birliklerini güçlendiren önemli bir platform olduğunu kaydetti.

AKILLI ŞEHİRLER VE YAPAY ZEKÂ GÜNDEMİN MERKEZİNDE YER ALDI

Rixos Tersane İstanbul’da düzenlenen Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi kapsamında iki gün boyunca düzenlenecek panellerde yapay zekâ uygulamaları, akıllı şehir teknolojileri, enerji verimliliği, dijital ikizler, sürdürülebilir yapı teknolojileri, yatırım ekosistemi ve girişim sermayesi mekanizmaları ele alınacak.

Katılımcılar teknoloji girişimlerinin ürünlerini inceleme ve yatırımcılarla birebir görüşme imkânı buluyor.

Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi 2026’nın, kamu, özel sektör, akademi ve girişimcilik dünyasını buluşturarak Türkiye’nin teknoloji odaklı şehircilik vizyonuna katkı sunması hedefleniyor.

EMLAK KONUT ANAHTAR FİKİRLER ZİRVESİ’NDE “HER İCAT YENİ BİR MİLAT” DEDİRTEN TARİHİ YOLCULUK

Geleceğe kapı açan fikirlerin buluşma noktası olan Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi, katılımcılarına eşsiz bir zaman yolculuğu imkânı sundu. Zirve alanında hareketli portreler ve dijital bilgi ekranlarıyla donatılan “Bilim İnsanları Tüneli”, yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan bir “Vizyon Köprüsü” kurdu.

Tarihin akışını değiştiren 13 büyük dehanın yer aldığı “Bilim İnsanları Tüneli”, zirvenin mottosu olan “Her icat yeni bir milat” sözünü de adeta ete kemiğe büründürdü. Katılımcılar bu tünelde, doğanın işleyişini çözen Isaac Newton’dan, cebirin babası Harezmi’ye, çağının ötesindeki otomasyon fikirleriyle mühendisliğe yön veren El-Cezeri’den, enerjinin kurallarını baştan yazan Nikola Tesla’ya uzanan bir mirasla karşılaştı. Tünelde ayrıca gözlem ve ölçümün ustası Biruni, sanat ile bilimi aynı eskizde buluşturan Leonardo da Vinci, mimariyi medeniyetle birleştiren Mimar Sinan ve dünya denizlerini gelecek kuşaklara aktaran Piri Reis’in derin bilgeliği de yer aldı. Sınırları aşma cesaretini simgeleyen Hezarfen Ahmet Çelebi ve radyoaktivite çalışmalarıyla çığır açan Marie Curie, DNA onarımı keşfiyle hücrelerin sırrını çözen Nobel ödüllü Aziz Sancar, stratejik dehasıyla İstanbul’u fethederek “bir çağı kapatıp yenisini açan” Fatih Sultan Mehmed ve tarihçiliğe evrensel bir bilimsel derinlik kazandıran Halil İnalcık ise azmin ve stratejinin önemini bugünün iş dünyasına yeniden hatırlattı.

Küçükçekmece’ye 14 nitelikli proje kazandıran Sega Yapı, İstanbul’un farklı ilçelerinde de büyüyecek! 

0
Küçükçekmece’ye 14 nitelikli proje kazandıran Sega Yapı, İstanbul’un farklı ilçelerinde de büyüyecek!

Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile ilçenin çehresini yenileyen Sega Yapı10 yıldır faaliyet gösterdiği sektördeki mevcut proje ve hedeflerini düzenlediği basın toplantısıyla tanıttı. Yatırım değeri hızla artan Küçükçekmece’de ulaşım ağlarının kalbinde yer alan ‘Sega Metropark’, deniz ve göl manzarasıyla yalı keyfini yaşatan ‘Yalı360’ ve şehrin önemli uydu kenti Atakent’in değer hattında modern şehir hayatının simgesi olan ‘Sega Atakent’in satışını sürdüren şirket, İstanbul’da yeni ilçelerde büyümenin sinyalini de veriyor.

2016 yılından bu yana Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile ilçenin çehresini yenileyen Sega Yapı, sektördeki 10 yıllık yolculuğunu, mevcut projelerini ve gelecek vizyonunu bugün düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıttı. Toplantıya SEGA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin TuranSEGA YAPI İcra Kurulu Başkanı Cevdet Tanrıkulu ve SEGA YAPI Yönetim Kurulu Eş Başkanı Mehmet Emin Akkaya katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Sezgin Turan, Sega Yapı’nın inşaat sektöründe 10 yıldan beri faaliyet gösterse de aslında 25 yıllık mühendislik ve inşaat tecrübesini taşıdığını kaydetti. Turan, “Mühendislik mesleğinden gelen bilgimiz ve saha deneyimimiz ile modern şehir yaşamının ihtiyaçlarını doğru analiz eden bir gayrimenkul geliştirme markası yarattık. Mühendislik disiplinini mimari estetikle buluşturarak geliştirdiğimiz yaşam projelerinde kalite, güvenlik ve sürdürülebilirliğe odaklandık” dedi. Projelerini ağırlıkla Küçükçekmece’de geliştirdiklerini kaydeden Turan, şu değerlendirmede bulundu:

“Geleceğin yaşam merkezi olan Küçükçekmece’nin yaşam değerini artıran projelere imza attık”

“Küçükçekmece, İstanbul’un önemli bir uydu kenti olan ve planlı gelişim bölgesi olarak öne çıkan Atakent başta olmak üzere Halkalı, Cennet ve Fatih gibi mahalleleriyle yatırım değeri yükselen bir ilçe. Avrupa Yakası’nın stratejik bir merkezi geçiş noktasında yer alan Küçükçekmece; metro, Marmaray, metrobüs gibi ulaşım imkanlarına yakınlığı, beklenen Kanal İstanbul projesi ve kentsel dönüşüm potansiyeli ile geleceğin önemli bir yaşam merkezi. Biz burada tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere 14 nitelikli projede toplam 3 binin üzerinde konut geliştirdik. Çocuk oyun parklarından, sosyal donatılara, otoparkından 7/24 güvenliğine kadar tüm detayları barındıran bu projelerle, bölgedeki yaşam kalitesini yükselttik. 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaştığımız ilçede Sega Life, Sega Paradise, Sega Marin, Sega Marin 2, Sega İstanbul, Sega Cennet, Sega Cadde, Sega Modern ve Sega Plus projelerini tamamladık. Halen Yalı360, Sega Metropark ve Sega Atakent projelerimizin satışına ve inşaatına devam ediyoruz. Bu yıl ayrıca Sega Florya ve Sega Paradise 2 projelerini hayata geçirmeyi planlıyoruz.”

Yeni projelerle 11 milyar TL’ye ulaşan portföyünü zenginleştirecek

İstanbul’un farklı bölgelerinde yeni projeler için hazırlıkların sürdüğünü kaydeden Bakırköy (Florya), Kadıköy, Gaziosmanpaşa, Beşiktaş, Ataşehir ve Sarıyer gibi bölgelerle ilgilendiklerini, buralarda yeni projelere başlayabileceklerini kaydetti.  Söz konusu bölgelerin hem yatırım potansiyeli hem de kentsel dönüşüm ihtiyacı açısından öne çıktığına değinen Turan, “Son dönemde biraz daha büyüme ve İstanbul geneline yayılma sürecindeyiz. İstanbul’un merkezine yakın ve dönüşüm ihtiyacının yoğun olduğu lokasyonlarda projeler geliştirmeye odaklandık. İlgilendiğimiz bölgelerdeki projeler henüz tam anlamıyla olgunlaşmadı ama birçoğu sözleşme aşamasına yaklaştı” diye konuştu.

“Özkaynak yapımızın gücü, sektörel dalgalanmalara karşı bizi dirençli kılıyor”

Sega Yapı’nın projelerini büyük ölçüde kendi özvarlıklarıyla hayata geçirdiğini dile getiren Turan, bu modelin finansman maliyetlerini minimize ettiğini ve piyasa dalgalanmalarına karşı şirketi daha dirençli hale getirdiğini ifade etti. Özkaynak yapısının aynı zamanda teslim sürelerinde öngörülebilirlik sağladığını kaydeden Turan, son yıllarda yakalanan ivmenin sürdürülebilir bir finansman yapısına dayandığını vurguladı. Bugüne kadar yaklaşık 6 milyar TL’lik projeyi tamamlayarak teslim ettiklerini belirten Turan, “Şu anda sahada devam eden 5 projemizin toplam büyüklüğü ise 5 milyar TL’ye ulaştı. Bu da bizi toplamda 11 milyar TL’lik bir portföy büyüklüğüne taşıyor” dedi.

Atakent’in değer hattında modern şehir hayatının simgesi Sega Atakent oldu!

İstanbul’un önemli bir uydu kenti olan, planlı gelişim bölgesi ve geleceğin yaşam merkezi olarak öne çıkan Atakent’te kısa sürede büyük ilgi gören Sega Atakent, yaşam değerine sahip olan konumu ile hem beyaz yakalıların hem de yatırımcıların yoğun ilgisini görüyor. Küçükçekmece Gölü’ne yakın konumlanan projenin planlanan Kanal İstanbul hattına komşu olması, Marmaray (Halkalı) bağlantısı ve E5 ile TEM’e hızlı erişimi de projeye gelen ilgide önemli bir payı alıyor. Bölgede havalimanı metro hattının planlanması ve yüksek hızlı trenin 4 km mesafede konumlanması da projenin değerini yükselten en önemli faktörler arasında yer alıyor. 

Toplam 3 blok ve 196 bağımsız bölümden oluşan projede 1+1’den 4+1’e kadar farklı metrekarelerde daire tipleri yer alırken, proje geniş pencereleri, yüksek tavan algısı ve fonksiyonel daire planlarıyla modern kent hayatını daha yaşanabilir kılan bir konsept sunuyor. Sega Atakent’in sosyal olanakları spor kompleksi, açık ve kapalı yüzme havuzu, sauna, çocuk oyun parkları, kapalı otopark, geniş peyzaj ve yürüyüş alanları, 7/24 güvenlik hizmeti olarak öne çıkıyor. Bu donatılar sayesinde Sega Atakent, İstanbul’da az sayıda projede bulunabilen konforlu, güvenli ve sosyal bir yaşam atmosferi oluşturuyor. Eğitim kurumları, sağlık merkezleri, ulaşım ağları, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığıyla, önemli bir yatırım değerine sahip olan projenin 2027 yılında tamamlanması planlanıyor.

Ulaşım ağlarının kalbindeki Sega Metropark, stratejik konumuyla yatırım değerini yükseltiyor!

Metronun hemen yanında yer almasının yanı sıra, metrobüs hattına, Marmaray’a, E-5 ve TEM otoyollarına dakikalar içinde bağlanarak büyük bir ulaşım avantajı yaratan Sega Metropark, bölgesindeki en stratejik konuma sahip olmasıyla İstanbul’da değer kazanan nitelikli yaşam ve yatırım projeleri arasında yer alıyor. Tüm ulaşım imkanlarının kalbinde yer alan proje, hastane ve eğitim merkezlerine yakınlığı ile ailelere ve gençlere, ulaşım bağlantılarına olan yakınlığı ile iş insanlarına hitap ederek İstanbul’da dinamik bir yaşamın kapılarını açıyor. Toplam 6 blok ve 341 bağımsız bölümden oluşan projede 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri bulunuyor. Üst katlarında göl ve deniz manzaralı daire seçeneklerinin de yer aldığı proje; deprem yönetmeliğine uygun tasarımı, modern cepheleri ve geniş peyzaj alanlarıyla da fark yaratıyor.

Modern mimari anlayışıyla tasarlanan Sega Metropark, aynı zamanda doğal ışık alacak şekilde konumlandırılan ferah yaşam alanları ve fonksiyonel daire planlarıyla da bölgenin en dikkat çeken projeleri arasında yer alıyor. Projede yer alan sosyal donatılar ise, şehir yaşamının temposu içinde sakinlerine konforlu ve dengeli bir hayat sunmak üzere tasarlandı. Kapalı otopark, çocuk oyun alanları, dinlenme alanları, fitness merkezi, sauna, Türk hamamı ve 7/24 güvenlik hizmeti ile bütüncül bir yaşam alanına ev sahipliği yapan projenin 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.

Yalı360, deniz ve göl manzarasıyla yalı keyfini Küçükmece’de yaşatacak!

Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında temelleri atılan Yalı360; göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daire planları ve geniş balkonları ile bölgeye ‘nefes aldırarak’ fark yarattı. Toplam 53 bin metrekare inşaat alanı üzerinde 5 bloktan oluşan Yalı360 projesinde 1+1, 2+1, 3+1 gibi farklı daire tiplerinden oluşan 472 konut yer alıyor.

Kapalı ve açık otopark imkânı, çocuk oyun alanları, 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti, yürüyüş alanları, donanımlı spor salonu ve saunanın yanı sıra, geniş bir peyzaj düzenlemesi sunan proje; göl ve deniz manzarasıyla buluşan ferah ve konforlu daireleriyle İstanbul’da nadir deneyimlenebilecek yüksek bir yaşam standardı getirdi. Marmaray ve metrobüs ve E-5 bağlantılarına yürüme mesafesinde olan proje, metroya 1,8 km, Florya Sahil ve Aqua Florya’ya ise 4 km mesafesiyle İstanbul’un her noktasına hızlı ve kolay ulaşım imkânı veriyor. Okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığı ise projeyi hem yaşam hem de yatırım değeri açısından güçlü bir noktaya taşıyor. Merkezi konumu, yeşil alanlarla çevrili yapısı ve göl manzarasıyla şehir hayatının yoğun temposundan uzak, dengeli ve prestijli bir yaşam sunan Yalı360, ulaşım ağlarının merkezinde yer alan konumuyla, konforlu bir yaşama şehirden kopmadan kavuşma ayrıcalığını sağlıyor. Projenin 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.

Kolektif House yaz boyunca yeniden Urla’da!

0
Kolektif House yaz boyunca yeniden Urla’da!

Hazır ofis sektörünün öncüsü Kolektif House, yazın çalışma alışkanlıklarını yeniden şekillendiren pop-up deneyimini bu yıl da Urla’da sürdürüyor. 26 Haziran’da Urla Surf House’da açılacak Kolektif House On The Board, eylül ayı sonuna kadar iş ve yaşamı aynı zeminde buluşturacak.

Hazır ofis sektörünün öncüsü Kolektif House, iş hayatının değişen ihtiyaçlarına esnek ve yenilikçi çözümleriyle yanıt vermeye devam ediyor. Yazın ritmini korurken üretmeye devam etmek isteyenler için Urla Surf House’da tasarlanan pop-up çalışma alanı Kolektif House On The Board, bu sene de sezon boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak.

Yazın ritmiyle uyumlu çalışma deneyimi

26 Haziran’da Fırat Akarsel performansı eşliğinde gerçekleşecek açılış etkinliğiyle sezona merhaba diyecek olan Kolektif House On The Board, yaz aylarında farklı disiplinlerden profesyonelleri aynı çatı altında buluşturarak yeni fikirlerin, iş birliklerinin ve paylaşımların gelişmesine alan açacak. Yaz boyunca devam edecek Kolektif Sessions etkinlikleriyle alan, çalışma ortamının ötesinde bir topluluk merkezine dönüşecek.

“Esnek çalışma yaşamın doğal bir parçasına dönüşüyor”

Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Onur, projeyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çalışma hayatı artık belirli saatlere ve belirli mekânlara bağlı bir yapıdan uzaklaşıyor. İnsanlar yaşadıkları, ürettikleri ve ilham aldıkları yerlerde de verimli şekilde çalışabilmek istiyor. Biz de Kolektif House olarak bu dönüşümün bir parçası olmayı önemsiyoruz. Urla’da yeniden hayata geçirdiğimiz Kolektif House On The Board ile çalışma deneyimini yaşamın içine taşıyor, insanların iş ve yaşam arasında tercih yapmak zorunda kalmadan üretmeye devam edebilecekleri bir ortam sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de esnek çalışma kültürünü farklı yaşam alanlarıyla buluşturan deneyimler geliştirmeyi ve topluluğumuzun bir araya geldiği yeni buluşma noktaları tasarlamayı sürdüreceğiz.”

Zeray GYO’dan Faizsiz Konut Dönemi: Zeray Katılım Ödeme Modeli

0
Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray,

Halka arz sonrası büyümesini sürdüren ve net aktif değerini %142 artıran Zeray GYO, düzenlediği basın toplantısında sektörün içinden geçtiği dönüşümü, şirketin yeni dönem stratejilerini ve konut edinimini kolaylaştıracak yenilikçi finansman çözümlerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda ilk kez duyurulan “Zeray Katılım Ödeme Modeli” ile yüksek faiz ortamında faizsiz, esnek ve öngörülebilir bir sahiplik alternatifi sunulması hedefleniyor.

Zeray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), düzenlediği basın toplantısıyla mevcut piyasa koşullarına yönelik stratejik analizlerini, kurumsal büyüme hedeflerini ve sektöre liderlik edecek yeni finansal çözümlerini paylaştı. Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, gayrimenkulün salt rakamsal göstergelerden ibaret olmadığı; şehirlerin hafızasını, ailelerin güven duygusunu ve ekonominin üretim damarlarını temsil ettiği vurgulandı.

“Gayrimenkulde Asıl Güven Referans Anahtar Teslimleri ile Oluşur”

Toplantıda konuşan Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray, markanın kuruluşundan bu yana mimari farklılık, kalite, güven ve teslim kabiliyeti temelinde ilerlediğini belirtti. Marka değerinin sadece bilinirlikle açıklanamayacağını ifade eden Zeray, “Tamamladığımız onlarca projeyle kazandığımız itibar, en güçlü referansımızdır. Gayrimenkulde asıl güven referans anahtar teslimleri ile oluşur ve o anahtar kaliteli bir yaşama kapıyı aralamalıdır. Halka arz sonrası ilk dönemimizde net aktif değerimizde %142’lik bir gelişim kaydettik. Bu finansal başarıyı operasyonel gerçeklikle, mali disiplinle ve kurumsal şeffaflıkla destekleyerek kalıcı değer üretmeye devam ediyoruz” dedi.

 “Zeray Katılım Ödeme Modeli”

Güncel piyasa analizleri doğrultusunda geliştirilen yeni finansman modelini ilk kez bu toplantıda açıklayan Zeray, şunları söyledi: “Konut alımında finansmana erişimin sektörün en kritik başlıklarından biri haline geldiğini görerek, şirketimiz bünyesinde “Zeray Katılım Ödeme Modeli”ni hayata geçirdiğimizi ilk kez burada, siz değerli basın mensupları aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunmak isterim. Yüksek faiz ortamı ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız için daha öngörülebilir, sürdürülebilir ve erişilebilir ödeme modellerini zorunlu hale getirmiştir. Bu anlayışla 2023 yılında geliştirdiğimiz dinamik ödeme modeli sayesinde, bazı aylarda iki milyar TL’ye yaklaşan ciromuzu Zeray Katılım Modeli’nin katkısıyla orta vadede iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu modelle temel amacımız; konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza faiz yükünden uzak, ödeme planı baştan belirlenmiş, gayrimenkul değer artışlarından etkilenmeyen ve öngörülebilir bir sahiplik alternatifi sunmaktır. Zeray Katılım Ödeme Modeli kapsamında müşterilerimize; faizsiz ödeme imkânı, esnek taksit seçenekleri ve tamamlanmış projelerimizde “hemen tapu, hemen anahtar teslim” avantajı başta olmak üzere, farklı ihtiyaçlara uygun alternatif ödeme seçenekleri sunuyoruz.”

5.700 Farklı İmalat Kalemiyle Ekonomiye ve Güvenli Geleceğe Destek

Konut üretiminin çok geniş bir ekonomik ekosistemi harekete geçirdiğini vurgulayan Zeray, şirket bünyesinde kullanılan yazılım sistemlerinden elde edilen verilere dayanarak, tek bir konut projesinin yaklaşık 5.700 farklı aktivite kodu ve imalat kalemini doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğini ifade etti. Deprem gerçeği karşısında güvenli yapı üretiminin toplumsal bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Zeray, doğru mühendislik ve zemin etüdüyle üretilen her yapının geleceğe yapılan bir güvenlik yatırımı olduğunu ifade etti.

Uzun Vadeli Hedef: 3 Milyon Metrekare Kiralanabilir Alan

Sektörde sadece anlaşma yapıp arsa bekleme döneminin kapandığını; artık finansman çözebilen, maliyet yönetebilen ve teslim disiplinine sahip kurumların ayrışacağını belirten Zeray, şirketin gelecek vizyonuna dair şu kararlı hedefleri paylaştı:  “Geleceğe dönük güçlü ve çeşitlendirilmiş bir portföy yapısına sahibiz. Konut üretiminin yanında ticari üniteler, karma kullanım alanları ve sabit getirisi yüksek dirençli bir merkezi yapı oluşturmak önceliğimizdir. Bu doğrultuda önümüzdeki dönem hedefimiz, 3 milyon metrekare kiralanabilir alan inşa etmektir. Bu vizyonu ve modern yaşam alanlarını, komşu coğrafyalarımıza dahi yayma gayretindeyiz.”

2026 Yılının İkinci Yarısında Net Yol Haritası

Zeray GYO, 2026 yılının ikinci yarısında devam eden projelerdeki inşaat ilerlemelerini disiplinle sürdürmeyi, teslim süreçlerinde müşteri memnuniyetini güçlendirmeyi ve yatırımcı ilişkilerinde şeffaflığı en üst düzeyde tutmayı hedefliyor. Şirket, büyüklük kadar derinliğe, satış performansı kadar teslim kabiliyetine odaklanarak Türkiye’nin öncü gayrimenkul yatırım ortaklıklarından biri olma duruşunu pekiştirmeye devam edecek.

Luxera Sulkent’te Kurayla Erişilebilir Konut Satışı Başlıyor!

0
Luxera GYO’dan erişilebilir konut için tarihi adım Sultanbeyli Sulkent projesi kurayla satışa çıkıyor

Sultanbeyli’de erişilebilir konut için örnek bir model hayata geçiyor. Luxera GYO ve Sulkon iş birliğiyle inşa edilen Sulkent’te ilk 80 daire, kura yöntemiyle sahiplerini bulacak. Piyasa koşullarının altında belirlenen ve 6 milyon 299 bin TL ‘den başlayan fiyatlarla satışa sunulan daireler için yüzde 30 peşinat ve 30 ay vade farksız ödeme imkânı sağlanıyor. Bu projede ticari kaygıların önüne geçen bir yaklaşım sergilediklerini vurgulayan Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “Sultanbeyli’nin dönüşümü ve erişilebilir konut ihtiyacı için Sultanbeyli belediyesi ile birlikte elimizi taşın altına koyuyor, daha fazla aileyi güvenli ve nitelikli konutlarla buluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

Luxera GYO güvencesi ve Sulkon iş birliğiyle Sultanbeyli’de hayata geçirilen Sulkent Projesi’nde ilk etapta satışa sunulan 80 adet daire, erişilebilir fiyat ve ödeme koşullarıyla konut sahibi olmak isteyenlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Piyasa koşullarının altında belirlenen dairelerin fiyatları 85,17 metrekarelik 2+1 dairelerde 6 milyon 299 bin TL, 97,30 metrekarelik 2+1 dairelerde 7 milyon 298 bin TL olarak belirlendi.  Projede 127,38 metrekarelik 3+1 daireler 9 milyon 492 bin TL ve 140 metrekarelik 3+1 daireler ise 9 milyon 996 bin TL fiyatla satışa sunuluyor.

Sulkent’te ilk 80 daire için iki farklı ödeme alternatif sunuluyor. İlk modelde yüzde 30 peşinat ve kalan tutar için 30 ay boyunca sabit, vade farksız taksit imkânı sağlanıyor. Örneğin 6 milyon 299 bin TL değerindeki 85,17 metrekarelik 2+1 bir daire için 1 milyon 889 bin 700 TL peşinat ödeyen bir alıcı, kalan tutarı 30 ay boyunca aylık 146 bin 977 TL sabit taksitlerle ödeyerek konut sahibi olabiliyor. Aylık ödeme yükünü azaltmak isteyenler için özel olarak hazırlanan ikinci ödeme modelinde ise yüzde 30 peşinatın ardından belirli dönemlerde ara ödeme yapılarak aylık taksitler önemli ölçüde düşürülebiliyor. 6’ncı, 12’nci, 18’inci ve 24’üncü aylarda 500’er bin TL olmak üzere toplam 2 milyon TL ara ödeme içeren bu modelde aylık taksit tutarı yaklaşık 80 bin 310 TL seviyesine geriliyor. Böylece vatandaşlar, kendi bütçelerine en uygun ödeme planını seçerek konut sahibi olma fırsatı yakalıyor.

Başvurular sulkent.com.tr’den yapılacak

Sulkent’te ilk etapta satışa sunulan 80 konuta gösterilen yoğun ilgi nedeniyle hak sahipleri, 4 Temmuz’da noter huzurunda gerçekleştirilecek kura çekimiyle belirlenecek. 30 Haziran’a kadar devam edecek olan talep toplama sürecinde başvurular sulkent.com.tr adresi üzerinden alınıyor. Çekilişe katılmak için 10 bin TL başvuru bedelinin yatırılması yeterli oluyor. Herhangi bir gelir veya ikamet şartının aranmadığı çekilişe Türkiye’nin dört bir yanından başvuru yapabiliyor. Kura sonucunda konut almaya hak kazanamayan adaylara başvuru bedelleri eksiksiz şekilde iade edilecek. Böylece erişilebilir konut fırsatı, şeffaf ve adil bir sistemle herkesin katılımına açılıyor.

Erişilebilir konutta bir ilk

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, Sulkent ile depreme dayanıklı, modern yaşamın ihtiyaçlarına cevap veren ve yüksek standartlarda bir konut projesi hayata geçirirken, aynı zamanda sosyal fayda odaklı örnek bir dönüşüm modeli oluşturduklarını söyledi. Sulkent’i yalnızca ticari bir proje olarak görmediklerini vurgulayan Taş, “Sultanbeyli Belediyesi’nin iştiraki Sulkon ile birlikte hayata geçirdiğimiz bu model, aynı zamanda erişilebilir konutta bir ilk. Bölgenin nitelikli konut ihtiyacına çözüm üretmek, daha fazla aileyi erişilebilir fiyatlarla güvenli konutlarla buluşturmak ve Sultanbeyli’nin dönüşümüne katkı sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu projeyle bir yandan bölgenin konut stokunun yenilenmesine katkı sunarken, diğer yandan yaşam standartlarının yükselmesini hedefliyoruz” dedi.

Özellikle ilk 80 daire için erişilebilir fiyat politikası benimsediklerini vurgulayan Taş, “Sulkon ile birlikte bu projede ticari kaygıların ötesine geçen bir yaklaşım sergiliyoruz. Kârlılığımızdan fedakârlık ederek piyasa koşullarının altında fiyatlarla konut sunuyoruz. Amacımız yalnızca konut üretmek değil; erişilebilir konut modelini hayata geçirerek bölgenin barınma ihtiyacına çözüm üretmek ve daha fazla ailenin güvenli konutlara erişimini sağlamak” diye konuştu.

Yoğun talep dikkat çekti

Barınmanın en temel ihtiyaçlardan biri, güvenli ve nitelikli konuta erişimin ise herkes için bir hak olduğuna inandıklarını belirten Ramazan Taş, şunları söyledi:

“Sulkent’e gösterilen yoğun ilgi, projenin bölgedeki konut ihtiyacına ne denli doğru cevap verdiğini ortaya koyuyor. Daha talep toplama süreci başlamadan satış ofisimizin telefonları adeta kilitlendi. Web sitemiz üzerinden çok sayıda başvuru talebi almaya başladık. Bu ilgi, hem bölgede erişilebilir ve nitelikli konut ihtiyacının ne kadar yüksek olduğunu hem de Sulkon ile birlikte ortaya koyduğumuz yeni iş modelinin toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor. Bu proje, kamu ve özel sektör iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Hem belediyemiz hem de Luxera GYO elini taşın altına koyarak bölge için örnek bir model ortaya koydu. Bir yandan Sultanbeyli’nin konut stokunun yenilenmesine katkı sağlarken, diğer yandan nitelikli ve erişilebilir konut üretimiyle yaşam standartlarının yükselmesine destek oluyoruz. Sulkent ile yalnızca yeni konutlar inşa etmiyor; aynı zamanda daha güvenli, daha nitelikli ve daha erişilebilir bir yaşam anlayışını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.”

Aile yaşamı odaklı site kurgusu

15 bin 17 metrekare arsa üzerinde yükselen Sulkent Projesi, 7 blok ve 445 bağımsız bölümden oluşuyor. Toplam 67 bin 904 metrekare inşaat alanına sahip projede 7 bin 753 metrekare sosyal donatı alanı bulunuyor. 7 ila 10 kat arasında değişen blok yapısıyla yatay mimariye yakın, insan ölçekli bir yaşam anlayışı benimseyen proje; çocuk oyun alanları, kameriye ve oturma alanları, basketbol sahası ve tenis kortunun yanı sıra kadın ve erkeklere özel planlanan hamam, sauna ve fitness alanlarıyla zengin sosyal imkânlar sunuyor.

2+1 ve 3+1 daire seçenekleriyle aile yaşamına odaklanan Sulkent, 13 ticari ünitesiyle mahalle ölçeğinde bir yaşam merkezi olarak tasarlanıyor. Sultanbeyli’nin merkezinde konumlanan proje; Sultanbeyli Devlet Hastanesi, M5 Üsküdar–Sultanbeyli Metro Hattı, TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu bağlantıları ve Sancaktepe Şehir Hastanesi’ne yakınlığıyla dikkat çekiyor. Yeni yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilen projede deprem güvenliği esas alınırken, kontrollü site yaşamı, geniş yeşil alanları ve ulaşım avantajlarıyla İstanbul’un yoğunluğundan uzak, ancak şehre yakın modern bir yaşam deneyimi sunuyor. Birinci el konut satışlarında İstanbul’un öne çıkan ilçeleri arasında yer alan Sultanbeyli, özellikle yeni ve nitelikli konut talebinin güçlü olduğu bölgelerden biri olarak dikkat çekiyor. Bölgede markalı konut arzının hâlen sınırlı olması, yeni yatırımların hız kazanması ve büyük geliştiricilerin ilçeye yönelmesi, Sultanbeyli’nin gelecek dönemdeki gelişim potansiyelini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Türkiye’nin En Uzun Metro Ringi Tamamlandı

0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı - İstanbul Havalimanı - Gayrettepe Metro Hattı’nın

İstanbul ulaşımında tarihi bir milat geride bırakıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı – İstanbul Havalimanı – Gayrettepe Metro Hattı’nın son halkası olan Halkalı-Arnavutköy kesimindeki çalışmaların tamamen bittiğini açıkladı. Türkiye’nin en uzun metro ring hattı, 19 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen resmi törenle hizmete açıldı.

Tamamı yer altında inşa edilen bu dev proje, metro sınıfında Türkiye’nin en uzun ve en hızlı, dünyanın ise sayılı mega ulaşım akslarından biri olarak megakentin trafiğine nefes aldırdı.

69 Kilometrelik Dev Ring Hattı Tamamen Devreye Alındı

Bakan Uraloğlu, projenin iki büyük aşama halinde başarıyla yürütüldüğünü belirtti. Geçmiş dönemlerde Kağıthane-İstanbul Havalimanı, Kağıthane-Gayrettepe ve Kargo Terminali-Arnavutköy Hastane etaplarının kademeli olarak devreye alındığını hatırlatan Uraloğlu, son gelişmeleri şu sözlerle aktardı:

“Halkalı-Arnavutköy arasındaki 21,75 kilometrelik kesimde çalışmaları eksiksiz tamamladık. Bu sayede 69 kilometre uzunluğa sahip, Türkiye’nin en uzun ve en hızlı metro ring hattını İstanbulluların hizmetine sunmuş olduk. Proje kapsamında; İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı İstasyonları resmen faaliyete başladı.”

İstanbul Metroları Dev Entegrasyon Ağıyla Birleşti

Yeni hattın işletmeye alınmasıyla birlikte, İstanbul’un ana raylı sistem hatları arasında kesintisiz bir entegrasyon köprüsü kuruldu. İstasyon bazlı bağlantı haritası şu şekilde netleşti:

İstasyon AdıEntegre Olunan Metro Hattı
İbn Haldun ÜniversitesiVezneciler – Sultangazi – Fenertepe Metrosu
KayaşehirBakırköy – Kirazlı – Başakşehir – Kayaşehir Metrosu
OlimpiyatköyAtaköy – İkitelli – Olimpiyat Metrosu
Halkalı StadıKabataş – Mecidiyeköy – Mahmutbey – Esenyurt Metrosu
Halkalı İstasyonuMARMARAY Banliyö Hattı

Seyahat Süreleri Dakikalara Düştü

Hattın tam kapasiteyle çalışmaya başlaması, İstanbul’un iki ucu arasındaki devasa mesafeleri dakikalara indirdi. Entegrasyon ve yüksek hız kabiliyeti sayesinde yeni seyahat süreleri şu şekilde gerçekleşti:

  • Halkalı – İstanbul Havalimanı: 30 dakika
  • Halkalı – Göktürk: 43 dakika
  • Küçükçekmece – Kemerburgaz: 50 dakika
  • Halkalı – Kağıthane: 54 dakika
  • Halkalı – Gayrettepe: 57 dakika
  • Başakşehir (Metrokent) – Kağıthane: 48 dakika

Avrupa Yakası’ndaki ulaşım süresini radikal bir şekilde düşüren mega proje, İstanbul Finans Merkezi ve havalimanı aksındaki ticari ve lojistik hareketliliğe de maksimum hız kazandırdı.

Turyap’tan Arsa ve Arazi Yatırımlarında Yeni Hamle: Turyap Arsa

0
Turyap'tan Arsa ve Arazi Yatırımlarında Yeni Hamle: Turyap Arsa

Türkiye’nin ilk yerli ve milli emlak pazarlama şirketi Turyap, arsa ve arazi yatırımlarına yönelik yeni yapılanması Turyap Arsa’yı tanıttı. 41 yıllık sektörel deneyiminden güç alan yeni marka, yatırımcılara Türkiye’nin farklı bölgelerinde planlı, güvenli ve sürdürülebilir yatırım fırsatları sunmayı amaçlıyor.

Turyap, arsa ve arazi yatırımlarına odaklanan yeni markası Turyap Arsa’yı düzenlenen özel bir davetle kamuoyuna tanıttı. Turyap Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Onur Sarıbay ile iş insanı Muhammet Koyuncu’nun kurucu ortakları arasında yer aldığı yeni yapılanmanın lansmanı, İstanbul’un tarihi ve prestijli mekanlarından Sait Halim Paşa Yalısı’nda gerçekleştirildi.

Sektör temsilcileri, yatırımcılar ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı organizasyonda Turyap Arsa’nın vizyonu, yatırım stratejileri ve büyüme hedefleri paylaşıldı. Şirket, arsa ve arazi yatırımlarına kurumsal bir yaklaşım kazandırmayı ve yatırımcılara yüksek potansiyelli bölgelerde güvenilir yatırım fırsatları sunmayı hedefliyor.

Sarıbay: “Arsa yatırımlarında yeni bir uzmanlık alanı oluşturuyoruz”

Lansmanda konuşan Turyap Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Onur Sarıbay, Turyap’ın 41 yıllık tecrübesini yeni bir uzmanlık alanına taşıdığını belirterek şunları söyledi:

“Türkiye’nin ilk yerli ve milli emlak pazarlama şirketi olarak 41 yılı aşkın süredir gayrimenkul sektörüne değer katıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yatırımcıların değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak arsa ve arazi yatırımlarına odaklanan yeni bir yapılanmayı hayata geçiriyoruz. Turyap Arsa ile yatırımcılarımıza yalnızca bir satış hizmeti sunmak değil, doğru lokasyon, doğru zamanlama ve doğru yatırım stratejileri konusunda da rehberlik etmek istiyoruz. Gayrimenkul sektöründeki kurumsal birikimimizi bu alana taşıyarak yatırımcılarımız için uzun vadeli değer oluşturmayı hedefliyoruz.”

Sarıbay, Turyap Arsa’nın Türkiye’nin farklı bölgelerinde geliştireceği projelerle kısa sürede sektörün önemli markalarından biri haline geleceğine inandıklarını da ifade etti.

Koyuncu: “Yatırımcılarımızın geleceğine değer katacağız”

Turyap Arsa Kurucu Ortağı Muhammet Koyuncu ise arsa ve arazi yatırımlarının son yıllarda yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği alanlardan biri haline geldiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Turyap’ın kurumsal gücünü, tecrübesini ve güvenilirliğini arsa yatırımları alanına taşıyoruz. Amacımız sadece satış yapmak değil, yatırımcılarımızın geleceğine değer katacak projeler geliştirmek. Türkiye’nin dört bir yanında büyümeyi hedeflerken özellikle Dikili ve Ege Bölgesi’nde önemli projelere imza atacağız. Yatırımcılarımızın güvenle yatırım yapabilecekleri, gelecekte değer üretme potansiyeli taşıyan bölgeleri titizlikle belirliyoruz.”

Uzun yıllardır gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren Koyuncu, yatırımcılara yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım fırsatlarını sunmayı amaçladıklarını söyledi.

İlk projeler Ege Bölgesi’nde hayata geçiyor

Faaliyetlerine ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’nden başlayan Turyap Arsa, başta Dikili olmak üzere yatırım potansiyeli yüksek bölgelerde projeler geliştirmeyi planlıyor. Şirket, gelecekte yaşam ve yatırım merkezi olması beklenen lokasyonlarda yatırımcılara uzun vadeli değer yaratacak arsa ve arazi fırsatları sunmayı hedefliyor.

Güçlü kurumsal yapısı, yaygın hizmet ağı ve yatırım odaklı yaklaşımıyla faaliyetlerine başlayan Turyap Arsa, Türkiye’de arsa ve arazi yatırımlarında referans markalardan biri olmayı amaçlıyor.

İnşaat Zirvesi Türkiye küresel inşaat sektörü için gelecek rotası çizdi 

0
İnşaat Zirvesi Türkiye küresel inşaat sektörü için gelecek rotası çizdi

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 sona erdi. Birleşik Krallık’tan Güney Kore’ye kadar birçok ülkeden heyetin yer aldığı ve sektöre küresel boyutta yön veren İnşaat Zirvesi Türkiye’ye toplam 1400’den fazla kişi katıldı. Uluslararası boyutta iş yapan 81 firmanın stant açtığı zirvede 350 farklı ikili görüşme (B2B) gerçekleştirildi.

Zirveyi değerlendiren TMB Başkanı M. Erdal Eren, “İnşaat Zirvesi Türkiye 2026, katılım ve içerik açısından beklentilerimizin üzerinde bir başarıya ulaşmıştır. 81 firmanın stantlarıyla yer aldığı ve yaklaşık 1.400 sektör temsilcisini ağırlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğini şekillendirecek konuların kapsamlı biçimde ele alındığı önemli bir platform olmuştur. Zirve kapsamında gerçekleştirilen 350’nin üzerinde iş görüşmesi de sektör paydaşları arasında yeni iş birlikleri kurulmasına katkı sağlamıştır. Dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, döngüsel inşaat, yenilikçi yapı malzemeleri ve akıllı şehirler gibi başlıklar, sektörümüzün önümüzdeki dönemde odaklanması gereken temel dönüşüm alanlarını ortaya koymuştur. Türk müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü koruyarak daha da ileriye taşıyabilmesi için bu alanların stratejik öncelikler arasında yer almasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz.” dedi.

Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 sona erdi. Ana tema olarak “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri”nin ele alındığı zirvede toplamda 11 panelde küresel inşaat sektörüne yön verecek teknolojiler tartışıldı. Uluslararası boyutta iş yapan 81 firmanın stant açtığı zirvede İngiltere’den Güney Kore’ye kadar birçok ülkeden gelen heyetler arasında toplamda 350 farklı ikili görüşme (B2B) gerçekleştirildi. Zirvede en büyük stant alanını Türk müteahhitlerle birlikte üçüncü ülkelerdeki işbirliği fırsatlarına odaklanan Birleşik Krallık kurdu.

Zirve boyunca gerçekleşen 11 panel ve 6 özel oturumda sektörün geleceğini belirleyecek küresel trendler, dijital dönüşüm, üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatları, döngüsel yapı ekonomisi mega projeler ve yeni nesil altyapı projeleri, yapay zeka, sürdürülebilir altyapı finansmanı, afete dayanıklı yapılaşma, iklim adaptasyonu, akıllı kentler, karbon ayakizi yönetimi ve net sıfır projeler, yapısal güçlendirmede yeni nesil teknolojik malzemeler konuları masaya yatırıldı. Ayrıca Zirve kapsamında İngiltere ve Güney Kore temsilcileri tarafından özel ülke oturumları gerçekleştirildi.

İnşaat Zirvesi Türkiye’ye yoğun ilgi

Zirve’nin, inşaat sektörünün karşı karşıya bulunduğu fırsatların değerlendirilmesi ve küresel ölçekte yaşanan dönüşüme uyum sağlanması açısından önemli bir platform oluşturduğunu belirten TMB Başkanı M. Erdal Eren, “Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Ticaret Bakanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcımızın teşriflerinin yanı sıra, Birleşik Krallık, Kırgızistan ve Gine’den bakan düzeyinde katılımın gerçekleşmesi, İnşaat Zirvesi Türkiye’nin uluslararası ölçekte ulaştığı konumu açıkça ortaya koymuştur.

İki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, yenilikçi yapı malzemeleri, döngüsel inşaat ve akıllı şehirler gibi sektörün geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alınmıştır. Türk firmalarının yanı sıra Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin’den firmalar da Zirve’de yer almıştır. Birleşik Krallık ve Finlandiya ülke pavilyonlarıyla temsil edilirken, Güney Kore’den kamu kurumları ve farklı ülkelerden çok sayıda sektör temsilcisi etkinliğe katılmıştır. Ayrıca 100’ün üzerinde büyükelçi ve diplomatik misyon temsilcisinin Zirve’yi ziyaret etmesi, etkinliğin uluslararası görünürlüğünü ve etkisini daha da artırmıştır.

81 firmanın stantlarıyla katıldığı ve yaklaşık 1.400 ziyaretçiyi ağırlayan Zirve kapsamında 350’nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu yoğun ilgi, sektörümüzün teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası işbirlikleri ekseninde şekillenen dönüşüme verdiği önemi açıkça göstermektedir.

İnanıyoruz ki Zirvemiz, küresel inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinde öne çıkan eğilimlerin, yenilikçi teknolojilerin ve iş birliği fırsatlarının kapsamlı şekilde değerlendirildiği önemli bir platform olmuştur. Firmalarımızın küresel rekabet güçlerini koruyarak daha da ileri taşıyabilmeleri için burada ele alınan dönüşüm alanlarını stratejik öncelikleri arasına almaları büyük önem taşımaktadır. İnşaat Zirvesi Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda da geliştirerek sürdürmeyi ve sektörümüz için uluslararası ölçekte referans niteliğinde bir buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Tera Orman Beykoz Tanıtıldı

0
Tera Orman Beykoz Tanıtıldı

Tera’nın gayrimenkul geliştirme vizyonunun ilk halkasını oluşturan Tera Orman Beykoz, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısıyla tanıttı. İstanbul’un doğal dokusuyla ve sağlam zemin yapısıyla öne çıkan bölgelerinden Beykoz’da hayata geçirilen proje, doğayla bütünleşen mimarisi, yatay yaşam konsepti ve nitelikli sosyal alanlarıyla bölgenin yeni yaşam referanslarından biri olmaya hazırlanıyor.

Beykoz’un geniş orman alanlarına komşu özel bir noktada geliştirilen Tera Orman Beykoz, 30 bin metrekare arsa üzerinde 70 villadan oluşuyor. Doğal cephe malzemeleriyle tasarlanan ve çevresiyle uyumlu mimari anlayışıyla öne çıkan projede, özel bahçeler ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte yaklaşık 16 bin metrekarelik peyzaj alanı bulunuyor. Açık yüzme havuzu, çocuk yüzme havuzu, yürüyüş yolları, fitness merkezi, çocuk oyun alanları ve toplam 122 araçlık otopark gibi sosyal donatıların yer aldığı proje, şehir yaşamının konforunu doğanın huzuruyla buluşturuyor. 2+1 teras dubleks, 3+1 bahçe dubleks ve 4+1 müstakil villa tiplerinin yer aldığı projede villalar 55 milyon TL’den başlıyor. Lansman dönemine özel ödeme planı dahilinde ise yüzde 10 peşinat ile 36 aya varan vadeli ödeme seçenekleri sunuluyor. Son yıllarda değişen yaşam beklentileriyle birlikte doğayla iç içe, yatay mimari anlayışına sahip ve yaşam kalitesini artıran projelere olan talep artarken, Tera Orman Beykoz bu ihtiyaca cevap veren yeni nesil bir yaşam modeli sunuyor. Beykoz’un doğal dokusunu koruyan ve bölgenin karakteriyle uyumlu şekilde geliştirilen proje, yalnızca bir konut yatırımı değil; aynı zamanda uzun vadeli değer üretmeyi hedefleyen bir yaşam yaklaşımını temsil ediyor.

Peker GYO Genel Müdürü Ramazan Işık, projenin geliştirilme sürecinde insan ve doğa odaklı bir yaklaşım benimsediklerini belirterek; “Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değildir. Aynı zamanda insanların yaşam kalitesini yükselten, kentlere değer katan ve geleceğin yaşam alanlarını şekillendiren önemli bir sorumluluk alanıdır. Tera olarak bizler de insanı, doğayı ve sürdürülebilir yaşamı merkeze alarak yatırımlarımızı şekillendiriyoruz. Tera Orman Beykoz’u hayata geçirirken hedefimiz yalnızca yaşam alanı üretmek değil, bulunduğu çevreyle bütünleşen, sakinlerine aidiyet hissi veren ve uzun yıllar değerini koruyacak bir yaşam alanı oluşturmaktı.” dedi.

Tera Orman Beykoz kapsamında yaklaşık 1.500.000.000 TL’lik yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Ramazan Işık“Tera Orman Beykoz, premium yaşam alanındaki uzun vadeli hedeflerimizin ilk ve önemli adımlarından biridir. Önümüzdeki dönemde de yaşam kalitesini öne taşıyan, mimari değeri yüksek ve sürdürülebilir projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bu projeyi geliştirirken mimariden mühendisliğe, peyzaj tasarımından yaşam kurgusuna kadar her aşamada alanında uzman ekiplerle çalıştık. Önceliğimiz yalnızca yaşam alanı üretmek değil; bulunduğu çevreye değer katan, kullanıcı deneyimini merkeze alan ve uzun yıllar referans gösterilebilecek projeler geliştirmek oldu. Tera olarak gayrimenkul sektöründeki varlığımızı proje sayısıyla değil, ürettiğimiz değerin niteliğiyle tanımlamak istiyoruz. Her yatırımımızın sektör adına örnek gösterilecek bir kalite anlayışını temsil etmesini hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

Tera Grubu Gayrimenkul Direktörü Serkan Karakaş; “Tera’nın finans ve yatırım alanındaki deneyimini gayrimenkul geliştirme sektörüne taşıdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu; “Tera, yıllar içerisinde finans ve yatırım dünyasında oluşturduğu güçlü kurumsal yapısı, uzmanlığı ve kamuoyu nezdinde kazandığı güven ile güçlü bir konuma ulaşmıştır. Bugün sahip olduğumuz bu birikimi ve deneyimi, uzun vadeli değer üretme anlayışımız doğrultusunda gayrimenkul sektörüne taşıyoruz. Biz gayrimenkulü yalnızca bir yatırım alanı olarak değil, şehirlerin gelişimine ve yaşam kalitesine katkı sağlayan stratejik bir alan olarak görüyoruz. Bu nedenle sektöre girişimizi de belirli standartları ve kalite anlayışını ortaya koyacak projelerle gerçekleştirmeyi hedefledik.”

Tera, Beykoz bölgesindeki yatırımlarını uzun vadeli bir strateji kapsamında sürdürüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde aynı bölgede hayata geçirmeyi planladığı yeni projelerle birlikte toplamda yaklaşık 101 villalık bir yaşam ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Tera, gayrimenkul sektöründe geliştireceği yeni projelerle hem yatırımcılar hem de kullanıcılar için sürdürülebilir değer üretmeye odaklanırken, gayrimenkul alanındaki yatırımlarını artırarak sektörün önemli oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor. Tera Orman Beykoz, Tera’nın gayrimenkul geliştirme alanındaki uzun vadeli yol haritasının başlangıç noktası olarak konumlanıyor. Şirket; insan odaklı yaklaşımı, doğayla uyumlu mimari anlayışı ve yüksek yaşam kalitesi sunan projeleriyle gayrimenkul sektöründe kalıcı bir değer üretmeyi hedefliyor. Tera, önümüzdeki dönemde de bulunduğu bölgelere değer katan, mimari niteliği yüksek, sürdürülebilir ve örnek yaşam alanları geliştirerek Türkiye gayrimenkul sektöründeki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Bakan Uraloğlu İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da sektör temsilcileriyle buluştu 

0
Bakan Uraloğlu İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da sektör temsilcileriyle buluştu

Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini bir araya getiren İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026’nın 2. Oturumunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu konuştu. İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında düzenlenen özel oturumda dijitalleşme, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin inşaat ve altyapı sektörünün geleceğini şekillendirdiğini vurgulayan Uraoğlu, 

“Dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemler artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldi. İnşaat sektörü de bu dönüşümün ön saflarında yer alıyor” dedi.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026, kamu, özel sektör ve uluslararası paydaşları Ankara’da bir araya getirmeye devam ediyor. Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Geleceğin Altyapısı: Dijitalleşme, Entegrasyon ve Mega Projelerin Dönüşümü” başlıklı özel oturumda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sektör temsilcileriyle bir araya geldi.

Zirve’deki konuşmasında dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldiğini belirten Bakan Uraloğlu, “İnşaat sektörü de bu rekabetin ön saflarında yer alan sektörlerden biri. Sensör verileri ve gerçek zamanlı analizlerle desteklenen akıllı inşaat modelleri, sektörün yeni standardı haline geldi. Türk müteahhitlik sektörü dijital dönüşümü en üst düzeyde benimseyerek, küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor” dedi.

Uraloğlu, yurt dışı faaliyetlerine 1972 yılında Libya’da başlayan Türk müteahhitlerinin, 2025 yılı itibarıyla 138 ülkede binlerce projeye imza attığını hatırlattı. Son 24 yılda çok önemli altyapı yatırımlarının hayata geçirildiğini hatırlatan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demiryolu ağının önemli ölçüde genişletildiğini, Marmaray’ın ise Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu küresel vizyonun en önemli göstergelerinden ve somut adımlarından biri haline geldiğini ifade etti.

Küresel trendler ve değişen rekabet koşulları masaya yatırıldı

İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye’de ve Dünyada İnşaat Sektörünün Geleceği: Küresel Trendler, Dijitalleşme, Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik ile Değişen Rekabet Koşulları” başlıklı panelde sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri ele alındı. ITC Yatırım Ticaret ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur’un moderatörlüğünde düzenlenen panelde küresel ekonomik görünümden teknoloji dönüşümüne, finansmandan yeni pazar fırsatlarına kadar birçok konu değerlendirildi.

Pinsent Masons Küresel İş Danışmanı Graham Robinson, dünya ekonomisi ve inşaat sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak nüfus artış hızlarının yavaşlamasıyla birlikte birçok bölgede inşaat sektörünün milli gelir içerisindeki payında istikrarlı düşüşler gözlemlendiğini söyledi. Avrupa’nın 2025 yılı itibarıyla dünya ekonomisindeki güçlü konumunu koruduğunu belirten Robinson, Türkiye’nin ise altyapı yatırımları açısından önemli bir kaynak oluşturma kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye, Balkan ülkeleriyle kıyaslandığında büyüme açısından daha güçlü bir performans sergiliyor” dedi.

Panelde konuşan Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yavrucu ise, “Müteahhitlik sektöründe teknoloji dönüşümü beklenen hızda ilerlemiyor. Türkiye geneline baktığımızda hâlâ büyük ölçüde konvansiyonel yöntemlerle çalışmaya devam ediyoruz. Kaynaklar kısıtlanıyor, şehirleşme artıyor ve afetlerin etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Buna rağmen inşaat sektörü dünya genelinde önemli bir ivme kazanıyor. Proje bazında baktığımızda, proje sayısı fazla olmasına rağmen projelerin ölçeği görece küçük kalıyor. Bu sektörde yerimizi sağlamlaştırabilmek için teknolojik bir dönüşüme girmemiz gerekiyor. Dünyada özellikle Rusya, Orta Doğu’nun bir kısmı ve Orta Asya gibi bölgelerde önemli fırsatlar bulunuyor. Gelişmiş ülkelerle daha fazla iş yapabilmemiz için iş yapış yöntemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. İkinci temel sorunumuz finansman. Bugünün fiyatlarıyla geleceği inşa etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

TAV Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener de paneldeki konuşmasında, “Türk müteahhitleri olarak birlikte çalıştığımız ülkelerin kültürlerine uyum sağlama konusunda ciddi bir uzmanlığa sahibiz. Kültürel bağlar kurmayı ve farklı kültürlerle bütünleşmeyi çok iyi başarıyoruz. Bu da bizim önemli avantajlarımızdan biridir. Gittiğimiz her yere adapte olabiliyoruz. Bu da Türk müteahhitlik sektörünün güçlü yönlerinden biridir” ifadelerini kullandı.

Üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları konuşuldu

Zirve kapsamında gerçekleştirilen panellerden biri de “Uluslararası İş Birliği: 3. Ülkelerde Sürdürülebilir Altyapı Alanında İş Birliği” adıyla düzenlendi. Birleşik Krallık İşletmeler ve Ticaret Bakanlığı Ticaret Başmüsteşarı ve Türkiye Ülke Direktörü Katherine Attwood’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin konuşmacıları ise; Türkiye Müteahhitler Birliği Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ümit Özdemir, Infrastructure Exports UK Eş Başkan Stuart Senior, UK Exports Finance Küresel Kaynak Yaratma ve Müşteri İlişkileri Başkanı Vomic Nur Shah, Türk Eximbank Proje Finansmanı ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Hatice Ürkmez, Standard Chartered Genel Müdür ve Avrupa Bölge Başkanı Yoshi Ichikawa ve Doğuş İnşaat Finans ve Mali İşler Müdürü Akın Tolga Kocakalay oldu. Panelde müteahhitlikte iş birliğinin önemi ve finansmana ulaşmanın 3. ülkelerde alınacak işlere yapacağı katkı anlatıldı. Panel kapsamında üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları da ele alındı.