Çarşamba, Temmuz 1, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 32

Kale Grubu, 68. yılında ‘geleceğe yatırım’ mesajı verdi

0
Kale Grubu, 68. yılında ‘geleceğe yatırım’ mesajı verdi

Kale Grubu, 68. kuruluş yıldönümünü, geleneksel Seramik Bayramı kapsamında Çan’daki Kaleseramik tesislerinde kutladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Grubun 2024 yılı performansı ve gelecek vizyonu kamuoyuyla paylaşılırken; tamamlanan yatırımların açılışları yapıldı, yeni üretim hatlarının temeli atıldı.

Kale Grubu, 68. kuruluş yıldönümü ve her yıl 27 Temmuz’da kutlanan geleneksel Seramik Bayramı vesilesiyle tüm çalışanları, iş ortakları ve paydaşlarıyla bir araya geldi. Çan’daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen törene, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Çanakkale kent protokolü, kamu ve özel sektör temsilcileri de katıldı.

Zeynep Bodur Okyay: “Teknolojiyle, insanla, kültürle geleceği inşa ediyoruz”

Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, törende yaptığı konuşmada, ““Biz Kale Grubu olarak yalnızca üretim yapmıyoruz; anlam inşa ediyor, bağ kuruyor, ilham veriyor ve kolektif fayda yaratıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana; sahici ve sistemli bir yolculuğun içindeyiz. Bu yolculukta insanı, tasarımı ve teknolojiyi; dijitalleşmeyi ve inovasyonu; toplumsal etkiyi, kültürü ve zanaati birlikte düşünmekten hiç vazgeçmedik. Attığımız her stratejik adımda vizyon kadar aksiyonu da önemsiyor, sadece fikir değil, somut değer üretiyoruz. Çünkü biz bu topraklardan aldığımız ilhamla biliyoruz ki: aksiyon içermeyen vizyon bir hayaldir; aksiyonla beslenen vizyon ise dönüşümdür. Bizim yolculuğumuz da tam olarak budur” dedi.

Sinterflex’te kapasite artıyor

Törende, Kaleseramik’in büyük ebatlı seramik üretiminde kapasite artıran yeni sinterflex hattının açılışı yapılırken, ikinci hat için de renovasyon yatırımı başlatıldı.

Seramik Bayramı’nda ayrıca 2025 başında tamamlanan 2. Slab Hattı’nın da açılışı gerçekleştirildi. Kaleseramik, bu önemli yatırım sayesinde, büyük ebat ürün gamına 120×280 cm ölçülerinde, yalnızca 6 mm kalınlığında yeni ve yenilikçi bir ürün daha ekledi.

Savunma sanayisinde stratejik başarılar

Kale Savunma ve Havacılık Grubu şirketlerinin pek çok açıdan dönüm noktası niteliğinde bir yıl geçirdiğinin ifade edildiği törende, Kale Jet Motorları’nın Türkiye’nin özgün olarak geliştirilen ve envantere giren ilk jet motorları olan KTJ serisinin Savunma Sanayii Başkanlığı ile Roketsan ile birlikte Seyir Füzeleri Seri Üretim Motor Tedariki Sözleşmelerini imzaladığının altı çizildi. Bu başarının yanı sıra Grup, portföy dönüşüm stratejisi kapsamında, elektromekanik sistemler alanında Türkiye’nin lider firmalarından ANDAR ile stratejik ortaklığa imza atıldığı belirtildi.

Kale Seramik Vakfı ve ÇOMÜ ortak program başlatıyor

Kurucusu İbrahim Bodur’un bıraktığı değerlerin bir uzantısı olarak sosyal yatırımlarına da ağırlık veren Kale Grubu, bünyesinde barındırdığı Kale Seramik Vakfı ile sosyal girişimcilik, mesleki eğitim ve gençlerin güçlendirilmesine yöne lik programlarına devam ediyor.

Son olarak Kale Seramik Vakfı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) arasında, eğitim-öğretim alanında örnek teşkil edecek bir iş birliği protokolü imzalandı. Grup şirketlerinden Kaleseramik ve Kalekim’in de dahil olduğu protokol kapsamında, özellikle ‘Yapı Yüzey Tasarımı Teknikerliği Programı’ başta olmak üzere çeşitli eğitim projeleri, burs programları, sosyal sorumluluk faaliyetleri ve akademik etkinliklerde ortak çalışmalar yürütülecek. Yapı Yüzey Tasarımı Teknikerliği Ön Lisans Programı, inşaat ve seramik sektöründe dijitalleşme, yeni nesil uygulama teknikleri ve sürdürülebilir tasarım anlayışına yönelik artan talebe cevap veren özgün bir mesleki eğitim modeli olarak dikkat çekiyor.

Seramik Bayramı, tören ve kutlamalarla renkli geçti

Kale kültürünün temel taşlarından biri haline gelen Seramik Bayramı, bu yıl da gelenek, dayanışma ve vefa duygularının bir arada yaşandığı özel bir buluşmaya sahne oldu. Törende, çalışanlar ve aileleri için anlam taşıyan pek çok etkinlik yer aldı. Mevlit okunarak dualar edilirken, bölge halkının da katılım gösterdiği geleneksel sünnet töreniyle sosyal dayanışma ruhu pekiştirildi. Sporun birleştirici gücünü yansıtan Spor Ödülleri Töreni ile yıl boyunca gösterdikleri başarılarla öne çıkan çalışanlar ödüllendirildi. Ayrıca Kale Grubu çatısı altında uzun yıllar emek veren çalışanlar ve bayiler için düzenlenen Kıdem Ödül Töreni, büyük coşku içinde gerçekleşti. Bu törenle Gruba 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35, 40 ve 50 yıl katkı sunan çalışanlar onurlandırıldı.

Kiracı kadar ev sahibi de mağdur!

0
Kira yenileme dönemlerindeki anlaşmazlıklar

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yüzde 25 sınırının kalkmasının ardından kira artışlarının yüzde 120’ye yaklaştığını söyledi. Kira yenileme dönemlerindeki anlaşmazlıklar sebebiyle açılan davalarda da fahiş bedeller gözleniyor. Avukat Seda Yılmaz, fahiş kira taleplerinin fiyat istikrarına zarar verebileceğini belirterek, bu durumun gayrimenkul kiralarında yeni bir enflasyonist dalgaya yol açabileceği uyarısında bulundu.

Fahiş kira artışlarının önüne geçmek için getirilen yüzde 25 sınırı temmuzda kalktı. Kira yenileme dönemlerinde artışların yine eskisi gibi TÜFE’deki 12 aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla yapılması gerekiyor. Ancak yenilemelerde bu oranın oldukça üzerinde talepler dikkati çekiyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kira artışlarının yüzde 120’ye yaklaştığını söyledi. Benzer fahiş talepler, uyarlama ve kira tespit davalarında da görülmeye başladı.

Avukat Seda Yılmaz, kiraya veren ve kiracı arasındaki kira bedeli anlaşmazlığının, arabuluculuk aşamasında çözülememesi halinde sorunun mahkemeye taşındığını hatırlattı. Açılan davalardaki fahiş kira taleplerinin, fiyat istikrarı politikasına zarar verecek noktaya ulaştığını belirten Yılmaz, “Bu durum gayrimenkul kiralarında yeni bir enflasyonist dalgaya yol açabilir. Kira tespit davalarında rayiç belirlendikten sonraki hakkaniyet indirimi, sürece göre değerlendirilip kiracının zararına olmayacak şekilde yorumlanmalıdır. Hakkaniyete uygun olmayan artışlar, enflasyonla mücadeledeki kazanımlara zarar verebilir.” dedi.

Yıl tamamlanmadan kira bedelinde artış yapılamaz!

İlgili kira yılı tamamlanmadan kira bedelinde ilave bir artış yapılmasının mümkün olmayacağı uyarısını da yapan Yılmaz, “Yeni kira yılı 1 Temmuz 2025 tarihinde veya bu tarihten önce başlamış olan konut kira sözleşmelerinde, bu noktaya özellikle dikkat edilmeli. Zaten yüzde 25’lik üst sınıra uyularak bir artış yapılmışsa ilave bir artırım yapılamaz. Bu durumda kiraya verenlerin artış için bir sonraki kira döneminin başlangıcını beklemeleri gerekir.” diye konuştu.

Kira tespit ve kira uyarlama davaları arttı

Avukat Seda Yılmaz, ödenen kira bedelinin düşük kaldığını düşünen kiraya verenlerin, mevzuatın aradığı şartlara uygun şekilde mahkemeye başvurabileceklerini belirterek, “Kira tespit veya kira uyarlama davalarının arttığını gözlüyoruz. Ancak uyarlama davasında, olağanüstü ve öngörülemeyen durumların, sözleşmenin dengesini önemli ölçüde bozmuş olması gerekmektedir.” bilgilerini paylaştı.

Kiracı kadar ev sahibi de mağdur

Yargıtay’a göre Türkiye’deki ekonomik dalgalanmaların, olağan dışı ve öngörülemez gelişmeler sayılamayacağını ifade eden Yılmaz, bu gerekçeyle sözleşme uyarlaması talep edilmesinin, genellikle kabul görmediğini aktardı. Yılmaz, uyuşmazlıkların kiracılar kadar ev sahiplerini de mağdur edebildiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

Kiracıların uzun yıllar düşük bedelle oturduğu ve rayiç bedellerinin oldukça aşağısında kalan kira bedelleriyle karşılaşmak da mümkün. Ev sahiplerinin de mağdur olmaması için tarafların hakkaniyetli bir anlaşma ortamında buluşması önem arz ediyor.

Stratejik yatırımın yeni adresi: Kuzey Kıbrıs

0
Özge Özler Real Estate Investment

Avrupa’ya komşu, Türkiye’ye yakın konumuyla Kuzey Kıbrıs; döviz bazlı kira getirisi ve huzurlu yaşam tarzıyla yatırımcıların radarında. “Artık sadece ev değil, strateji satın alınıyor” diyen Özge Özler; Esentepe, İskele ve Girne’nin yüksek prim potansiyeline dikkat çekiyor. Doğru lokasyon, doğru danışmanlıkla birleştiğinde sürdürülebilir kazanç kaçınılmaz oluyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Akdeniz’in yatırım haritasında hızla yükselen bir yıldız konumunda. Avrupa’ya komşu, Türkiye’ye yalnızca kısa bir uçuş mesafesinde olan bu özgün ada ülkesi; döviz bazlı kira getirisi, yılın 300 günü güneşli iklimi ve huzurlu yaşam tarzıyla hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların radarına girmiş durumda.

Kuzey Kıbrıs’ın yatırım cazibesi yalnızca doğa ve iklimle sınırlı değil. Sunduğu yaşam tarzı, konut seçenekleri ve pazar dinamikleri açısından da öne çıkıyor. Ancak hukuki ve idari olarak Türkiye’den farklı bir sisteme sahip olan Kuzey Kıbrıs, yatırım sürecinde yerel uzmanlık ihtiyacını beraberinde getiriyor.

Bu noktada yatırım danışmanlığı alanında bölgenin önde gelen isimlerinden biri olan Özge Özler, Kuzey Kıbrıs’ta yatırımın inceliklerini şöyle özetliyor: “Kuzey Kıbrıs’ta fırsat çok; ama riskleri iyi analiz eden, bölgeyi sahada bilen bir danışmanla çalışmayan yatırımcı, potansiyel kazancını kaçırabilir. Biz yatırımcının sadece mülkünü değil; zamanını, güvenini ve vizyonunu da korumayı hedefliyoruz.”

LÜKS DEĞİL, STRATEJİK YATIRIM

Kurucusu olduğu Özge Özler Real Estate Investment’ın, yatırımcılara yalnızca bir mülk değil; uçtan uca yatırım rehberliği sunduğunun altını çizen Özler, “Bölgesel veri analizinden değerleme çalışmalarına, hukuki süreç yönetiminden satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreci kapsayan danışmanlık yaklaşımımız ile Kuzey Kıbrıs’taki yatırımcıyı yalnız bırakmıyoruz ve sürdürülebilir kazancı hedefleyen bir sistem sunuyoruz” diyor.

“Bugünün yatırımcısı, yalnızca güzel bir ev değil; yüksek potansiyelli bir varlık, iyi yönetilen bir süreç ve güvenilir bir yol arkadaşı arıyor. Kıbrıs’ta yatırım artık yalnızca ev almak’ değil, doğru lokasyonda, doğru değerle yatırım yapma stratejisi anlamına geliyor” diyen Özler, Kıbrıs’ta gayrimenkul yatırımının artık ‘lüks değil, strateji’ olduğunu vurguluyor.

Kuzey Kıbrıs gayrimenkul piyasası, bugün hem bölgesel gelişim hem de küresel yatırım trendleri açısından önemli bir noktada. Profesyonel yatırımcılar için olduğu kadar, yaşam odaklı alım yapmak isteyen bireysel yatırımcılar için de fırsatlar sunan adada yatırım kararında lokasyon seçimi ve süreç yönetiminin dikkate alınması gerekiyor.

ÖNE ÇIKAN BÖLGELER

Peki hangi bölgeler öne çıkıyor? Özellikle Esentepe ve İskele gibi bölgelerin son yıllarda hem Türk yatırımcıların hem de yabancı alıcıların ilgi odağı hâline geldiği görülüyor. Bu bölgelerde, deniz manzaralı daireler, butik villa projeleri ve resort yaşam konseptleri artış gösteriyor. Döviz bazlı kira geliri potansiyeli, yatırımcıların uzun vadeli düşünmesini destekliyor. Bölgedeki projelerin çoğu, yüksek prim potansiyeli taşıyan, yaşamla iç içe ve doğaya entegre konseptlere sahip. Buna paralel olarak, oturum izni gibi yasal avantajlar ve yaşam kalitesini destekleyen altyapılar, yatırım motivasyonunu artırıyor.

2023-2025 yılları arasında yapılan analizlere göre Gazimağusa ve Lefkoşa’nın ise öğrenci nüfusu ve ticari hareketlilikle dengeli yatırım fırsatları sunduğunu dile getiren Özler, “Girne ise turizm ve yaşam odaklı projelerle cazibe merkezi konumunda” diyor.

Gayrimenkul sektöründe durağanlık yaşanıyor

0
FCTU Yönetim Kurulu Başkanı Gülçin Bekem

Gayrimenkul sektöründe durağanlık yaşandığını belirten FCTU Yönetim Kurulu Başkanı Gülçin Bekem, bu durağanlığın satış ve kira fiyatlarını da baskıladığına dikkat çekti. Konut ve ticari alanlardaki kira artışlarının TÜFE’ye göre daha yüksek olması gerektiğini dile getiren Bekem, bu yıl belirlenen kiraların ise günümüz piyasa koşulları nedeniyle daha düşük kaldığını söyledi.

Gülçin Bekem, “İnsanların alım gücünün bir sınırı var. Hem kira hem de satış anlamında belli bir limitleri bulunuyor. Ederinin üstünde rakamlı evleri ilana koymak mantıklı değil; bu evler zaten kiralanmıyor, satılamıyor. Dolayısıyla arz – talep arasında bir denge kurulmak zorunda. Bu da hem kira hem de satış rakamlarını baskılamış oldu. Kiralar bir önceki yıla baktığımızda en fazla yüzde 25- 30 artarken, satış fiyatları bunun da altında kaldı. Kiralık konut bulma konusunda sıkıntı yok. Öte yandan ticari tarafta bazı işletmeler ya daha küçük ofislere veya dükkanlara yöneldi ya da kepenk kapattı. Ticari mülklerde yüzde 90 olan doluluklar ise bu yıl yüzde 70 seviyelerine indi. Yüksek faiz nedeniyle krediye ulaşmak zorlaştı. İnsanlar konut konusunda eskisi kadar talepkar değil. Yatırımcılar 5 ila 8 milyon bandındaki ikinci el konutları tercih ediyor” diye konuştu.

HER İLÇENİN ALTERNATİFİ OLUŞTU

İzmir’in merkeze yakın bazı ilçelerinin günümüzde daha çok talep görmeye başladığını kaydeden Bekem, şunları söyledi: “Bu ilçelerin başında Buca geliyor. Buca merkeze çok yakın; arsa maliyetleri de daha düşük olduğundan kira ve konut fiyatları daha uygun kaldı. Bu nedenle tercih ediliyor. Aynı durum İzmir’in kuzeyi yani Ulukent Menemen aksında da geçerli. Aslında Gaziemir ve Bornova’nın alternatifi Buca olurken Karşıyaka’nın alternatifi de Ulukent oldu diyebiliriz. Torbalı ve Ayrancılar da son dönemde revaçta. Yani her ilçenin kendisine yakın konumda alternatifi var”

PİYASANIN GELECEĞİNİ GÖRMEK ZOR

Tüm dünyada yaşanan politik ve ekonomik gelişmelerin geleceği görmeyi de zorlaştırdığını vurgulayan Gülçin Bekem, “Ülkemizde ve dünyada yaşanan bazı politik gelişmeler, yurt dışında devam eden savaşlar ekonomileri zorluyor. Gayrimenkul ve yapı sektörü de bu durumdan etkilendi. Buradan baktığımızda yarınlar için konuşmak güç. Eğer belli bir istikrar dönemi yaşanır ve faizler indirilmeye başlanırsa yılın ikinci yarısı daha pozitif geçecektir. Bu da yapı sektörü ve buna bağlı olan iş kollarını harekete geçirecektir. Öz sermayeleri güçlü olan bazı yapı firmaları proje geliştirmeye, inşaat yapmaya devam ediyor. Üretimin sürekliliği, ülkemiz ve vatandaşlarımız için önemli. Piyasalar rahatladığında ve kredilere ulaşım sağlandığında alacak konut olacak demektir. Bizim sektörümüzde de donanımlı, deneyimli ve en önemlisi mücadeleci ruha sahip kişiler ve firmalar ayakta kalmaya devam edecektir. Bu işte deneyim kadar mücadeleci olmak ve kendini motive etmek de çok önemli” ifadelerini kullandı.

Özak GYO’dan Bankasız, Kefilsiz 1.79 Cazip Oran

0

Hayat değer katan ve tüm projelerinde yatırımcısına kazandıran Özak GYO, ‘Doğru zaman, doğru proje’ kampanyası ile bankasız, kefilsiz ve 1.79 cazip oran ile kazandırmaya devam ediyor. Şirket bünyesinde yüzde 65’e kadar kredi, 1.79 faiz oranı ve 60 ay vade ile Hayat City Mahmutbey, Özak Duyu, Özak DOA ve Özak Dragos projelerinde sınırlı sayıda daire satışa çıktı.

Özak Dragos’ta yatırım fırsatı

Adalar manzarasına karşı, Maltepe’nin merkezinde yükselen Özak Dragos’ta inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Tugay Yolu caddesi üzerinde, metroya, sahile ve alışveriş merkezlerine yürüme mesafesinde olan proje; geniş yeşil alanlardan oluşan planlamasıyla güvenli bir yaşam vadediyor.

Hayat City Mahmutbey’de teslimler kasım ayında başlıyor

Mahmutbey Metro İstasyonu’nun hemen yanında yer alan Hayat City Mahmutbey inşaatında sona yaklaşıldı. Basın Ekspres yoluna, birçok üniversiteye, alışveriş merkezlerine ve önemli iş merkezlerine yakın konumuyla yatırımcısına, şehir yaşamında konfor arayanlar için benzersiz bir fırsat sunuyor.

Özak DOA’dan 3 Oda 1 Orman

“3 Oda 1 Orman” mottosuyla sakinlerine şehirden kopmadan ormanın kalbinde tatil gibi bir yaşam sunan proje, evinizin konforunda otururken, Göktürk Ormanı’nın taze havasını içine çekebileceğiniz keyifli bir deneyime dönüşüyor. Geniş orman alanlarına komşu Özak DOA, çocukların doğada, huzur ve mutluluk içinde büyümelerini destekleyen aktiviteleriyle ve şehrin tüm imkanlarına yürüme mesafesiyle sakinlerine özenilen bir yaşam imkanı veriyor.

Özak Duyu ile güvenli bir yaşama yatırım yapın

Göktürk’ün benzersiz doğasıyla bütünleşen Özak Duyu, 11 dönüm arazi üzerinde yatay mimariyle yükselmeye devam ediyor. Her biri balkon, bahçe ya da terasa sahip daireler; orman manzarasına açılan pencere ve kapılarla doğayı evinize getiriyor. Sakinlerine şehirden bağını koparmadan sakin ve konforlu bir yaşam sunuyor.

Polat’ın gayrimenkul yatırımları hız kesmeden devam ediyor

0
Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel

Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, Orta Avrupa’nın önde gelen ekonomi yayınlarından Budapest Business Journal tarafından hazırlanan “Macaristan’ın En Etkili 50 Gayrimenkul Lideri” listesine seçilen tek Türk olarak önemli bir uluslararası başarıya imza attı.

Polat’ın Türkiye’de ve yurtdışındaki gayrimenkul yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Sektöründeki vizyoner liderliği ve sürdürülebilir projelere verdiği önem ile tanınan Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, şirketin Macaristan’daki yatırım hamlelerinde gösterdiği başarılı liderliğiyle uluslararası ölçekte dikkat çekti.   Polat’ın Macaristan yatırımları, 2025 senesi itibarı ile 610 milyon Euro’yu aştı. Polat’ın Macaristan’daki modern ve şehrin dokusuna uygun projeleri hem Macarlardan hem de dünyanın dört bir yanından büyük ilgi gördü.

Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, “Polat olarak 70 yılı aşkın süredir Türkiye’de gayrimenkul sektörüne değer katan markamız ile sektörde öncü bir rol üstleniyoruz. Yurtdışındaki ilk projemiz, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de 123 milyon Euro yatırım değeri olan konut, otel ve mağazalardan oluşan ödüllü karma projemiz Leed Sertifikalı Duna Pearl. Projemizi bitirdik ve yeni sakinlerine teslim ettik.  Duna Pearl’de 193 konut, 103 odaya sahip Four Points By Sheraton Oteli ve 12 adet mağazamız bulunuyor. Yine Budapeşte’de Özaltın Holding ve Nurol Holding ortaklığı ile hayata geçirmekte olduğumuz, 2024 de ilk etabını bitirip teslim ettiğimiz City Pearl projemiz, 1800 konuttan ve açık havada alışveriş keyfi sunacak olan Grand Piazza’dan oluşuyor. Bu sene inşaatına başladığımız ve Budapeşte’nin en merkezi ve işlek caddelerinden olan Dohany caddesinde bulunan Seven Pearl projemiz ise yaklaşık 85.000.000 Euro’luk bir yatırım ile hayata geçiyor’’ şeklinde konuştu.

Macaristan projelerinin gerek operasyonel yapısı gerekse yatırım geri dönüşleri açısından Polat için kıymetli olduğuna vurgu yapan Yücel, sözlerine şöyle devam etti: ‘’Macaristan bizim için son derece kıymetli bir tecrübe. Macaristan’da yalnızca başarılı projeler gerçekleştirmekle kalmadık, aynı zamanda Avrupa’da proje geliştirme dinamiklerine dair kapsamlı bir bilgi birikimi edindik. Bu deneyimi, şimdi kıta genelinde farklı metropollere taşımayı hedefliyoruz. Bir süredir Hamburg, Berlin ve Atina gibi şehirlerdeki potansiyel yatırım alanlarını dikkatle analiz ediyoruz. 2025 yılı vizyonumuz doğrultusunda, bu şehirlerden birinde yeni bir projeyi hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.”

Macaristan’ın en köklü ve prestijli iş dünyası yayını Budapest Business Journal, yerel ve uluslararası yatırımcılara yönelik bağımsız ve derinlemesine analizler sunuyor. Her yıl yayınladıkları bu listeyle, Macaristan iş dünyasına yön veren liderleri ve şirketleri onurlandırıyor.

Polat Macaristan Projeleri Hakkında Bilgi:

Duna Pearl: Budapeşte’nin merkezinde, Tuna Nehri kıyısında konumlanan Duna Pearl , Golden LEED sertifikalı bir proje. 123 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen  Duna Pearl, 193 konut , 103 odalı Four Points By Sheraton Oteli ve 12 mağazadan oluşuyor.  2024 yılında   sakinlerine teslim edilen Duna Pearl aynı sene  Macaristan’da yılın gayrimenkul projesi seçildi.

City Pearl: 400 milyon Euro yatırımla hayata geçen City Pearl’ün 2024 senesinde ilk etabı tamamlandı ve teslimler gerçekleşti. 2025 yılı sonuna kadar ikinci etap teslimlerinin gerçekleşmesi hedefleniyor. Toplamda 7 bloğa yayılmış 1800 konutu ve açık havada alışveriş keyfi sunacak olan Grand Piazza’sı ile Budapeşte’nin en gözde projelerinden biri olan City Pearl, bölgeyi  şehrin yeni modern yaşam merkezi haline getirecek.

Seven Pearl : Budapeşte’nin en tarihi ve merkezi lokasyonlarından, aynı zamanda da gençlerin popüler destinasyonlarından biri olan Dohány’ de gerçekleştirilmekte olan Seven Pearl 85 milyon Euro’luk  yatırımla hayata geçiyor. Seven Pearl  toplam 163 rezidans ve 11 adet ticari üniteden oluşan karma bir proje olarak tasarlandı.

Sylvana İstanbul’da Yatırım ve Yaşam Fırsatları Devam Ediyor

0
Reportage Türkiye CEO’su Kemal Alamo

Reportage Türkiye’nin Bahçeşehir’de hayata geçirdiği townhouse villa projesi Sylvana İstanbul, ödüllü mimarisi ve sunduğu konforlu yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor.

Reportage Türkiye tarafından İstanbul’un yükselen lokasyonlarından Bahçeşehir 2. Kısım’da 44 bin metrekarelik alanda inşa edilen Sylvana İstanbul, modern İtalyan mimarisiyle tasarlanmış 4+1 bahçeli sıra villalardan oluşuyor. 232 adet townhouse villa ile öne çıkan proje, “European Property Awards” tarafından “Best Townhouse Community” ödülüne layık görülerek uluslararası alanda da başarısını tescillemiş durumda.

Yatay mimari olarak dizayn edilen Sylvana İstanbul’da; özelleştirilebilir hobi odası içeren bodrum kat ile zemin ve iki normal kat olmak üzere toplam üç katlı bir yaşam alanı sağlanıyor. Projedeki villalar, geniş çift camlı pencereleriyle doğal ışığı maksimum düzeyde içeri alırken, her odada balkon ve özel banyo imkanı da villa sakinlerine sunuluyor.

Reportage Türkiye’den Temmuz Ayına Özel Kampanya: Sylvana İstanbul’da Teslimden Sonra da Ödeme Fırsatı!

Sylvana İstanbul’dan townhouse villa sahibi olmak isteyenler için Temmuz ayına özel olarak bir  kampanya hazırlandı. Özel finansman kolaylığı sunan kampanya kapsamında; sadece 6.900.000 TL peşinat ile projeye dahil olunabiliyor. Kalan tutarın yüzde 30’u teslimde ödenirken, geriye kalan ödeme tutarı ise teslim sonrası 12 ay boyunca vade farksız taksitlerle tamamlanıyor.

Sınırlı sayıdaki villalarda geçerli olacak bu ödeme kolaylığı sayesinde townhouse villa sahibi olmak isteyenleri kaçırılmayacak bir yatırım fırsatı bekliyor. Örnek villasının hazır olduğu ve inşaat çalışmalarının hızla devam ettiği projede, ilk teslimatlar Aralık 2025’te başlıyor, tapular ise hazır.

Reportage Türkiye CEO’su Kemal Alamo, İstanbul’da Townhouse Konseptine Artan İlgiyi Değerlendiriyor.

CEO Kemal Alamo “İstanbul’da dikey mimarinin getirdiği yoğun şehir yaşamına alternatif olarak, bahçeli, az katlı ve site güvenliğine sahip projelere olan talep hızla artıyor. Townhouse konsepti, hem müstakil yaşamın huzurunu hem de toplu yaşamın sosyal olanaklarını bir arada sunuyor. Özellikle aileler için ideal olan bu model, şehrin merkezine yakın, site içerisinde sosyal bir yaşam arayanların tercihi haline gelmiş durumda. Sylvana İstanbul, townhouse yaşam biçimini İstanbul’da hayata geçiren örnek projelerden biri olarak öne çıkıyor” diye ifade ediyor.

Aileler İçin Güvenli ve Konforlu Bir Yaşam

Sylvana İstanbul projesi, sunduğu sosyal imkanlarla sadece bir konut değil, bir yaşam alanı vadediyor:

  • Barbekü alanları
  • Çocuk oyun parkı
  • Tek potalı basketbol sahası
  • Spor ve sosyal tesisler
  • Açık hava satranç ve masa tenisi alanları
  • Elektrikli araç şarj istasyonları
  • Peyzaj ve dinlenme alanları projenin özellikleri arasınd yer alıyor. Modern teknolojik altyapısı ve yatay mimari anlayışıyla tasarlanan Sylvana İstanbul; aile yaşamına uygun, güvenli ve konforlu bir site ortamı sunuyor. Projede her villaya özel otopark, 7/24 güvenlik, fiber optik internet bağlantısı, merkezi uydu sistemi gibi olanaklarda bulunuyor.

Proje ayrıca; İstanbul Havalimanı, Akbatı AVM, Bahçeşehir Gölet, Millet Bahçesi, okullar, hastaneler, restoranlar caddesi gibi birçok noktaya yakınlığıyla sakinlerine merkezi bir konumda yaşama avantajı da sunuyor.

Temmuz ayı kira artış oranı belli oldu!

0
Temmuz ayı kira artış oranı belli oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından haziran ayına ilişkin enflasyon oranlarını açıklamasıyla konut ve işyeri kira artış oranları da belli oldu.

Açıklanan haziran enflasyon verisiyle birlikte temmuz ayında konut ve işyerleri kiralarında uygulanacak tavan zam oranı da  %43,23 olarak açıklandı.

Kira artış oranı hesaplama 

Mevcut kira bedeli: 20.000,00 TL

Kira artışı yapılacak ay: Haziran 2025

Kira artış oranı: % 45,80

Kira artış tutarı: 9.160,00 TL

Yeni kira tutarı: 29.160,00 TL

Geçtiğimiz ay ne kadar zam yapılmıştı?

TÜFE’deki (2003=100) değişim 2025 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,53 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %15,09 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,41 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %45,80 artış olarak gerçekleşti. Buna göre, Haziran ayında kira artışı yüzde 45,80 oranında yapılmıştı.

TÜREB, Rüzgar Enerjisi Yatırımcı Buluşmasına yoğun katılım

0
TÜREB, Rüzgar Enerjisi Yatırımcı Buluşmasına yoğun katılım

TÜREB RÜZGAR ENERJİSİ YATIRIMCI BULUŞMASINA İŞ DÜNYASINDAN YOĞUN İLGİ

Hızla büyüyen rüzgar enerjisi yatırımları ve sanayi ile Avrupa ve dünyada rüzgar enerjisi ekosisteminin önde gelen ülkeleri arasında yer alan Türkiye, 2035 yılına kadar 43 GW karasal, 5 GW deniz üstü olmak üzere toplam 48 GW kurulu güç hedefine emin adımlarla ilerliyor. Yatırımcılar, üreticiler ve sektör profesyonellerini bu kapsamda bir araya getiren TÜREB “Rüzgar Enerjisi Yatırımcı Buluşması” yoğun katılım ile gerçekleştirildi. Aksa Elektrik sponsorluğunda gerçekleşen toplantıda Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki mevcut kapasitesi, yatırım stratejileri, küresel enerji dönüşümündeki konumu ve sektörün gelişim sürecine ilişkin güncel veriler kapsamlı şekilde değerlendirildi…

Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Naci Ağbal, TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Murat Kirazlı’nın açılış konuşmalarını yaptığı etkinliğin sunum ve moderatörlüğünü TÜREB Yatırımcılardan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Erinç Kısa yaptı. Panel konuşmacıları arasında Gama Enerji Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdürü ve Enerji Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Tamer Çalışır, SmartPulse CEO’su ve Kurucu Ortağı Önder Akar, Aksa Elektrik Ticareti Grup Müdürü Birol Henden, Entek Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdürü ve ETD Başkanı Bilal Tuğrul Kaya, APLUS Enerji Yönetici Ortağı Volkan Yiğit yer aldı.

Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Murat Kirazlı: “Biz Aksa Grubu olarak sadece bir yatırımcı veya üretici değil; aynı zamanda sektöre hizmet sağlayan, gelişimine katkı sunmayı amaçlayan bir yapıyız. Bu nedenle bu tür etkinliklerde destekçi olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bugün gerçekleştirilen Yatırımcılar Toplantısı gerek santrallerimizin piyasadaki yeri, gerekse en güncel yatırım alanlarının ele alınması açısından oldukça önemli bizim için” ifadelerini kullandı.

SÜPER İZİN KANUNU İLE YATIRIMLAR HIZLANACAK

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden: “Rüzgar enerjisi sektörü önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Son dönemde hem Türkiye’de hem uluslararası arenada birçok toplantıya katıldık. İstanbul’da düzenlediğimiz etkinlikte 500’den fazla yabancı misafiri ağırladık, Berlin’de ise dünya çapında 40’tan fazla kuruluşun başkanlarıyla buluştuk. Ortak hedefimiz; rüzgar enerjisinin ve yenilenebilir kaynakların daha da artması. Ülkemiz kurulu güç ve potansiyel açısından pek çok ülkenin önünde yer alıyor. Yeni kanun yakında Mecliste görüşülecek ve yatırımların hızlanacak. Süreçlerin 2-3 yıla inmesini bekliyoruz. Enerji fiyatlarıyla ilgili de yakın zamanda düzenlemeler olacak. Bugünkü toplantıda, rüzgar santrallerinin piyasa entegrasyonu ve depolama teknolojileri gibi kritik konuları ele alacağız. Ülkemizde 600’den fazla rüzgar ve güneş önlisansı var; ilk lisanslar alınmaya başladı ve tesisler hızla hayata geçiyor. Önümüzde büyük bir finansman ihtiyacı bulunuyor. Önümüzdeki 10 yılda 35 milyar dolarlık yatırım planlanıyor ve bunun için yaklaşık 3 bin 500 megavat kapasite kurulması gerekiyor. Hem sektör hem kamu olarak projelerin gelişimi için üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

YENİLENEBİLİR ENERJİ TEKNOLOJİLERİNDE TÜRKİYE ÖNEMLİ ROL ÜSTLENMELİ

Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Naci Ağbal: “Bugün burada özel sektör tarafında yatırım yapan, üretim gerçekleştiren ve enerjinin farklı alanlarında hizmet veren bir şirket yöneticisi olarak bulunuyorum. Yatırım süreçlerinin kısaltılması, sadeleştirilmesi ve yatırımcının önünün açılması uzun süredir gündemimizde olan konular. Rüzgâr kurulu gücümüz 2016’da yaklaşık 1000 MW seviyelerindeyken, bugün 14.000 MW sınırına ulaşmış durumda. Bu, ülkemiz adına önemli bir başarıdır. Artık çok daha hızlı ilerlememiz gereken bir dönemdeyiz. Çünkü sadece biz değil, dünya da bu alanda ilerliyor. Bu açıdan, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’mızın ortaya koyduğu 2035 hedeflerini iddialı ve gerekli buluyorum. Ancak bu hedeflere ulaşmak için yalnızca düzenleme yapmak yetmiyor; hayata geçirilmesi ve uygulamada etkili olması gerekiyor. Finansman tarafı ise en az bu hedefler kadar kritik. Uygun finansman koşullarının sağlanması, finansman maliyetlerinin aşağıya çekilmesi ve yatırımcının erişebileceği finansal enstrümanların çeşitlendirilmesi şart. Diğer yandan yatırım ortamının da iyileştirilmesi gerekiyor” dedi.

2000’li yıllarda başlayan teknolojik kırılmalar ve yeni güç dengelerinin ekonomik büyüme üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Ağbal: “Süreç içerisinde yenilenebilir enerji yatırımları artacak. Yenilenebilir enerjinin payı önlenemez biçimde büyüyecek. Burada kritik olan, yenilenebilir enerji teknolojilerinin kimler tarafından elde tutulacağı ve üretileceği. Türkiye’nin de bu teknolojilerin üretimi ve yayılımında güçlü bir rol üstlenmesi gerekiyor. Türkiye ekonomisinde dengelenme süreci devam ediyor. Bu sürecin sonunda daha sağlıklı bir ekonomik yapıya ulaşacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

TÜREB Rüzgar Enerjisi Yatırımcı Buluşması’nda yatırımcıların görüş ve önerileri ele alınırken, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kamu-özel sektör iş birliğinin önemi vurgulandı. Türkiye’nin temiz enerjiye geçiş sürecinde kritik rol oynayan yatırımcılar bir araya getirilerek bilgi paylaşımı ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlandı.

Yeni Binalar Hem Daha Çevreci Hem Daha Ekonomik Olacak

0
Yeni Binalar Hem Daha Çevreci Hem Daha Ekonomik Olacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hazırladığı “Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemine Dair Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”, 25 Nisan’da Resmi Gazete ‘de yayımlanmasının ardından 30 Haziran itibarıyla yürürlüğe girdi. Düzenlemede cephe sistemlerinin büyük bir öneme sahip olduğunu belirten İzotim Kurucusu Salim Ünal, uygulamanın faydalarını somut bir örnekle açıkladı. Ünal, “Bu uygulama yürürlüğe girmeden önce yaptığımız projeler sağlanacak faydayı bize çok iyi gösteriyor. Örneğin, eskiden 100 TL’lik doğalgaz harcıyorsanız, şimdi aynı konforu 60 TL’ye sağlayabilirsiniz. Hem çevreye hem de cebe katkı sağlayan bir uygulama oldu” dedi.

Dünya genelinde bina sektörü, toplam nihai enerji tüketiminin yaklaşık %30-40’ını oluşturuyor. Sektör aynı zamanda enerjiyle ilgili küresel karbon emisyonlarının yaklaşık üçte birini yayıyor. Bu oranlar, binaların iklim değişikliğiyle mücadelede ve enerji tasarrufunda ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu açıkça gösteriyor. Isıtma ve soğutma, bu tüketimin önemli bir kısmını oluşturuyor.

Türkiye’de ise durum benzerlik gösteriyor. 2017 yılı verilerine göre, bina sektörü Türkiye’nin nihai enerji tüketiminde yüzde 32,3’lük bir pay ile sanayi ve ulaşım sektörünün önünde yeralıyor. Isıtma ve soğutma kaynaklı enerji tüketimi, toplam tüketimin %70-80’ini bulabiliyor. Konutlardaki enerji tüketiminin büyük bir kısmı doğalgaz ve elektrikten karşılanıyor.

Bu yüksek oranlar, binaların enerji verimliliğinin artırılmasının sadece çevresel sürdürülebilirlik açısından değil, aynı zamanda ülkenin enerji bağımlılığını azaltma ve ekonomik fayda sağlama açısından da büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünce hazırlanan “Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemine Dair Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”, 25 Nisan’da Resmi Gazete ‘de yayımlanarak değişiklikler 30 Haziran’da yürürlüğe girecek. Buna göre bu tarihten itibaren ruhsat alacak binana ısıtma ve soğutma ihtiyacı göz önünde bulundurularak tasarlanacak.

Yeni Yönetmeliklerle Cephe Sistemlerinde İşlevsellik ve Estetik Birleşiyor

Günümüz mimarisinde binaların dış yüzeyleri yalnızca koruyucu bir katmandan ibaret olmadığını aynı zamanda hem işlevsel hem de estetik açıdan bütünlüklü (bütüncül) bir sistem görevi görmesi gerektiğini belirten İzotim Kurucusu Salim Ünal, “Yeni düzenlemeyle birlikte ısı yalıtım raporu ile mimari projelerin birebir uyumlu olması gerekecek. Cam oranı yüzde 60’ı aşan binalarda, pencere ve dış cephe sistemleri TS 825 standardına uygun olacak. Yaz aylarında güneş kazançlarını engellemek için tasarım aşamasında önlem alınması kesinleşti.

Eski TS EN 13465 standardı yerine artık TS EN 16798 serisi geçerli. “Toplam kullanım” yerine her yerde “yapı inşaat” ifadesi kullanılacak. Bölgesel ısıtma sistemleri de yönetmeliğe dâhil edildi” ifadelerini kullandı.

Bölgesel İklim Şartlarına Özel Yalıtım Dönemi Başlıyor

Modern yapılarda kullanılan cephe sistemleri, binaların dayanıklılığını artırırken enerji verimliliğini sağlamak ve çağdaş mimari beklentileri karşılamak üzere tasarlanması gerektiğini söyleyen Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki binaların enerji verimliliği standartlarını yükseltmeyi ve sürdürülebilirliği teşvik etmeyi hedefliyor. Yürürlüğe giren değişikliklerle birlikte, inşaat sektöründe daha az enerji tüketen ve çevre dostu binaların yapımı hız kazanacak. Bu durum, hem enerji maliyetlerinde düşüş sağlayarak ülke ekonomisine katkıda bulunacak hem de karbon emisyonlarının azaltılmasına yardımcı olarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım olacak. Tebliğle birlikte, binanın bulunduğu bölgeye göre ısı yalıtım kalınlıkları güncellendi. Bu, her bölgenin kendine özgü ısıtma ve soğutma ihtiyacına göre daha uygun yalıtım çözümlerinin zorunlu hale gelmesi demek. Örneğin, sıcak iklim bölgelerinde soğutma ihtiyacı ön plana çıkarken, soğuk iklim bölgelerinde ısıtmaya yönelik daha sıkı yalıtım kriterleri uygulanacak”