Çarşamba, Temmuz 1, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 31

Bambi Yatak, İSO İkinci 500 Listesi’ndeki yükselişini sürdürüyor

0
Bambi Yatak Satış ve Pazarlama Direktörü Cem BAŞ

Türkiye yatak pazarını inovatif çözümlerle buluşturan Bambi Yatak, 2023’te 107’nci sırada yer aldığı İstanbul Sanayi Odası (İSO) İkinci 500 Listesi’nde 2024’te altı basamak birden yükselerek 101’inci sıraya yerleşti.

Uykuyu sanata dönüştüren çözümlerle Türkiye yatak pazarının lider markalarından Bambi Yatak, İstanbul Sanayi Odası tarafından düzenlenen Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nın 2024 yılı sonuçlarına göre yükselişini sürdürdü. 2023’te 107’nci sırada bulunduğu listede bu yıl altı basamak yükselen şirket, 3 milyar 468 milyon 645 bin 938 TL’lik üretimden net satışlar verisiyle listede 101’inci sırada yerini aldı.

Bambi Yatak’ın önümüzdeki yılki hedefi İSO 500 Listesi

Türkiye yatak pazarına ilkleri sunan bir üretici olarak üretimden istihdama iş süreçlerinin her adımında büyümeyi hedef olarak belirlediklerini belirten Bambi Yatak Satış ve Pazarlama Direktörü Cem Baş, “Pazardaki büyüme trendini 2017’den bu yana sürekli yukarı yönlü ve istikrarlı şekilde gerçekleştiren bir marka olarak listedeki yükselişimizin devamı, bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bambi Yatak olarak bugün 1000’e yakın çalışan, 770’i yurt içinde olmak üzere 1000’den fazla mağazamızda ürünlerimizi müşterilerimizle buluşturuyoruz. Bunu yaparken de Ar-Ge çalışmaları ile hikayesi olan ürünlere imza atarak sektörümüze daha önce kazandırılmamış olanı sunuyoruz. Bunun sonucunda ürünlerimize olan ilgi, müşteri sadakatine dönüşerek markamızı ileri taşıyor. Yeni yatırımlarla birlikte önümüzdeki yıl İSO 500 Listesi’nde yer alarak başarı çıtamızı daha da yukarı taşımayı amaçlıyoruz.” dedi.

Mobilya sektörü tasarım ve estetik odağında geleceğe odaklanıyor

0
Mobilya sektörü tasarım ve estetik odağında geleceğe odaklanıyor

Mobilya sektörünü başta üretim olmak üzere, özgün tasarım ve bilgi paylaşımıyla besleyen bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan Furnishings & Design Istanbul (FDI), MOSFED ev sahipliğinde 25-27 Eylül’de yeniden kapılarını açıyor. Türkiye’de ve çevre ülkelerde tasarımı odağa alan ilk fuar olarak öne çıkan FDI, sektörde entelektüel sermaye oluşturmayı, tasarımı endüstrinin ana bileşeni haline getirmeyi ve küresel pazarda kalıcı katma değer yaratmayı hedefliyor.

Küresel düzlemde rekabetin artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bu kapasitenin tasarımla nasıl buluşturduğuyla belirlendiğine dikkat çeken Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “Türkiye mobilya sektörü olarak bizler de bu farkındalıkla hareket ediyor, üretim gücümüzü estetikle, zanaat birikimimizi yenilikle harmanlayarak yeni bir endüstriyel vizyon inşa ediyoruz. Başta mobilya olmak üzere iç mekân dünyasının tüm bileşenlerini aynı çatı altında toplayarak, yaratıcı bir buluşma zemini oluşturan FDI’ı, herkesin mutlaka ziyaret etmesi gerekiyor” dedi.

Dünyanın en önemli mobilya tedarikçilerinden biri olan Türkiye, sürdürülebilir büyüme ve katma değer için tasarımı, inovasyonu ve eko-dizaynı odağa alan yeni bir ekosistem yaratmak için harekete geçti. Mobilya Dernekleri Federasyonu’nun (MOSFED), mobilya başta olmak üzere, iç mekân dekorasyon dünyasının bütün bileşenlerini yaratıcı bir zeminde bir araya getirdiği Furnishings & Design Istanbul (FDI) başlıyor. Türkiye’de ve çevre ülkelerde tasarım odaklı ilk fuar olarak öne çıkan FDI’da, iç mekân tasarımında sınırları zorlayan fikirler ve çarpıcı yenilikler 25-27 Eylül 2025 tarihleri arasında görücüye çıkmaya hazırlanıyor. Fuarda öne çıkan kavramlar arasında; tasarımın, inovasyonun, sürdürülebilirliğin, sadeliğin ve işlevselliğin ter aldığını belirten MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “Pazarda sürdürülebilir bir yer edinmek için yaratıcı endüstrilerle güçlü bağlar kurmak, tasarımı iş süreçlerinin merkezine almak ve inovasyonla farklılaşmak gerekiyor. FDI 2025, bu vizyonu gerçeğe dönüştürerek Türkiye’nin mobilya sektöründe küresel bir tasarım merkezi olmasına öncülük edecek” diye konuştu.

Sektörün geleceğini şekillendiren platform

FDI’nin, Türkiye’nin tasarım merkezli sanayi yaklaşımını dünyaya duyuran stratejik bir platform olarak doğduğuna dikkat çeken Ahmet Güleç, konuşmasına şöyle devam etti:
“Dünya mobilya pazarı 2030 yılına kadar 900 milyar doları aşacak. Rekabetin hızla arttığı bu ortamda sadece kaliteli üretim yeterli değil. Küresel başarı için tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik vazgeçilmez unsurlar haline geldi. Türkiye, tüm mobilya kategorilerinde üretim yapan dört ülkeden birisi. Ancak sürdürülebilir büyüme için sektörümüzü tasarım odaklı bir dönüşüme taşımamız gerekiyor. FDI, güçlü bir tasarım hikayesi olan markalarımız için dünyaya açılan bir pencere, sektörün tamamı için ise stratejik bir bilgi ve iş birliği noktası. İlkini büyük bir başarıyla tamamladığımız FDI, geçtiğimiz yıl sektördeki büyük ihtiyacı gözler önüne serdi. Buradan çıkardığımız derslerle, 2025 için önümüze çok daha büyük hedefler koyduk.”

“Markalar titizlikle belirleniyor”

FDI Fuarı’na her markanın doğrudan katılamadığına dikkat çeken Ahmet Güleç, “Sergileme hakkı kazanacak markalarımızda aradığımız temel kriterler bulunuyor. Bunların başında tasarımda özgünlük ve profesyonel bir tasarımcıyla çalışıyor olmak geliyor. Türkiye’nin önde gelen tasarımcıları, iç mimarları ve akademisyenlerinden oluşan FDI Tasarım Komitesi oluşturduk. Aynı zamanda bizi sürekli besleyen, daha iyisini yapmamız için fikirler sunan bir FDI Danışma Kurulumuz var. Yüzlerce katılım talebi arasından kriterleri karşılayan markaları seçme süreci, tasarım komitemiz tarafından büyük bir özveriyle yürütülüyor. Fuarımıza benzersiz bir nitelik kazandıran bu yaklaşım, aynı zamanda arzuladığımız entelektüel sermayenin oluşmasına da katkı sağlayarak; öğreten, gösteren ve deneyim yaşatan bir yapı oluşturuyor. Fuarımıza katılamayan markalara da geri bildirimde bulunuyor, eksik noktalarını paylaşıyor ve bir sonraki adımda ne yapabileceklerini anlatıyoruz. Bu oldukça zahmetli ama çok değerli bir süreç. Tasarımla sürdürülebilir ve katma değerli bir büyüme yakalamayı amaçladığımız için, bu hedef doğrultusunda markalarımıza her türlü desteği sunmamız gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Tasarım ve zanaat bir araya geliyor

FDI’ın, zamansız ve estetik ürünleri sergilemek isteyen markalar için benzersiz bir alan yarattığını belirten Ahmet Güleç, “Tasarımı yalnızca biçim değil, bir düşünce tarzı olarak da ele alan FDI, estetik ve sürdürülebilir üretimi buluşturan markaları, iç mimarları, tasarımcıları ve sektör profesyonellerini aynı çatı altında topluyor. Yaratıcı profesyonellerle üreticileri buluşturarak sektörde kalıcı değişimlere öncülük eden FDI, iç mekân trendlerini keşfetmenin ötesinde, sektörün geleceğini birlikte şekillendirmek için eşsiz bir fırsat sunuyor” diye konuştu.

Tasarım kimliğine yön veren güçlü kadro

FDI’ın tasarım kimliği, alanının öncüsü isimlerden oluşan Tasarım Komitesi ile şekilleniyor. Komitenin başkanlığını Özyeğin Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alpay Er yürütürken; iç mimar ve tasarımcı Ahmet Raşit Karaaslan, mimar Aynur Yılmaz, yüksek iç mimar Cem Cemal Çobanoğlu, endüstri ürünleri tasarımcısı Ece Yalım, tasarımcı ve eğitmen Erdem Akan ile endüstriyel tasarımcı Şule Koç komite üyeleri arasında yer alıyor. Bu güçlü kadro, FDI’ın estetik ve fonksiyonel değerlerini sektörün dönüşümüne entegre ediyor.

Komite Başkanı Prof. Dr. Alpay Er, FDI’yı klasik fuar formatının ötesinde, sektör bileşenlerini bir araya getirerek yeni iş birliklerine zemin hazırlayan bir yapı olarak tanımlarken, mobilya sektöründe niteliksel dönüşümün henüz tamamlanmadığına dikkat çekiyor.

İç mimar ve tasarımcı Ahmet Raşit Karaaslan, Türkiye’nin tasarım alanında global bir marka olma yolunda FDI’nın önemli bir adım olduğunu belirtirken, katma değer yaratmak için özgün tasarımların ve sanayi-tasarımcı iş birliklerinin önemine işaret ediyor.

Mimar Aynur Yılmaz, üreticiyle tasarımcıyı bir araya getiren bu etkinliğin ilham verici niteliğini vurguluyor ve geleceğin tasarımcılarının kültürel ve sanatsal birikimle kendilerini beslemeleri gerektiğini söylüyor.

Yüksek iç mimar Cem Cemal Çobanoğlu ise, üretim ve tasarım arasındaki kopukluğun sektörün önünde büyük bir engel olduğunu belirterek, markalaşma ile tasarım süreçlerinin rekabet gücünü artıracağına dikkat çekiyor.

Endüstri ürünleri tasarımcısı ve iç mimar Ece Yalım, doğanın artık toleransı kalmadığını ifade ederek, firmaların sürdürülebilir tasarımı benimsemeleri gerektiğini, tasarımın markaların DNA’sına işlemesinin önemini dile getiriyor.

Tasarımcı, küratör ve eğitmen Erdem Akan, FDI’nın uzun süredir ihtiyaç duyulan bir boşluğu doldurduğunu ve sektör öncülerini tasarım arayışında olan firmalarla buluşturduğunu belirtirken, genç tasarımcıların desteklenmesi amacıyla geliştirilen New Horizon programına dikkat çekiyor.

Endüstriyel tasarımcı Şule Koç ise, FDI’nın sadece buluşmalarla sınırlı kalmadığını, panel ve atölye çalışmalarıyla da sektörün gelişimine katkı sunduğunu; değişen tüketici beklentilerine cevap veren, sürdürülebilir ve insan odaklı tasarım anlayışının artık ön planda olduğunu söylüyor.

FDI’da özel alanlar

25–27 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan FDI, bu yıl özel mimari tasarımıyla 10 bin metrekarelik sergileme alanında gerçekleşecek.
Uluslararası satın almacılar, tasarımcılar ve büyük projelere yön veren karar vericileri bir araya getiren FDI, B2B ve D2B görüşmeler sayesinde katılımcı firmalara en doğru alıcılarla bağlantı kurma imkânı sunuyor. Marka stant alanlarının merkezine yerleştirilen FDI Stage &, Talks alanı, üç gün boyunca birçok seçkin konuşmacıya ev sahipliği yapacak.  Fuarın iki önemli alanı olan FDI New Horizon Exhibition ve Design Circle sergi alanları ise, verimli yeni buluşmalara zemin hazırlayacak bir sunum ve kurgu ile iki salonda orta noktada yer alıyor. Çeşitli markaların 50 yıllık geçmişlerini ve başarılarının sergilenebileceği alanların da bulunduğu fuarın her köşesinde, stantlar, entelektüel düzeyi yüksek buluşma ve tanışmalara uygun olarak yer alıyor. Farklı mimari yapısıyla dikkat çeken tasarım fuarı, başta mobilya olmak üzere, iç mekân ekosisteminin bütün bileşenlerini bekliyor.

Fuar hakkında ayrıntılı bilgi için: https://fdistanbul.com/en/

Faiz İndirimi Konut Piyasasını Nasıl Etkiler

0
Faiz İndirimi Konut Piyasasını Nasıl Etkiler

Konut piyasasında gözler Merkez Bankası’na çevrilmiş durumda. Gayrimenkul uzmanları olası faiz indirimini değerlendirdi: “Faiz indirimi konut piyasasında hem talebi hem fiyatları aynı anda artırır. Uzmanlar uyarıyor: Arz yetersiz, fırsatları kaçırmamak için doğru lokasyonu iyi analiz edin.”

Konut piyasasında yaşanan durgunluk faiz indirimi ile yeniden canlanır mı? Türkiye’de krediye dayalı konut alımının yaygınlığı nedeniyle faiz oranlarındaki her değişiklik piyasada ciddi etkiler yaratıyor. Ekonomide faiz indirimi beklentisinin güçlendiği bu dönemde, gayrimenkul sektörü de yeniden hareketlenme sinyalleri veriyor. Vartur Emlak CEO’su Şerif Nadi Varlı ve Gayrimenkul Uzmanı Şule Alp, olası bir faiz indiriminin piyasa üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Faiz İndirimi Talebi Patlatır, Piyasayı Canlandırır

Vartur Emlak CEO’su Şerif Nadi Varlı, faiz indiriminin tüketici psikolojisini anında etkilediğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’de insanlar konut alımında büyük oranda krediye dayanıyor. Faizler düşünce ‘Bugün almazsam yarın daha pahalı olur’ kaygısı devreye giriyor. Bu sadece barınma ihtiyacı olanları değil, yatırımcıları da harekete geçiriyor. Talep hızla artıyor.”

Gayrimenkul Uzmanı Şule Alp ise faiz indiriminin satışlar üzerindeki etkisine şöyle dikkat çekti:

“Faiz oranlarının düşmesi, kredi maliyetlerini azaltır. İnsanlar daha uygun taksitlerle kredi kullanabildiği için satın alma kararlarını öne çeker. Bu da piyasada durgunluk yaşayan satışları canlandırır, stokların erimesini sağlar.”

Arz Cephesinde Yapısal Sorunlar Devam Ediyor

Mevcut piyasa koşullarında en büyük sorunlardan biri arz yetersizliği. İnşaat maliyetlerinin artması, mevzuat süreçlerindeki belirsizlik ve düşen kârlılık oranları yeni konut üretimini sınırlıyor.

Şule Alp, özellikle büyükşehirlerdeki arz sıkıntısına dikkat çekti:“Türkiye’de konut arzı, nüfus artışı ve göçle birlikte talebe tam olarak yetişemiyor. Özellikle büyükşehirlerde arsa maliyetleri, inşaat maliyetleri ve finansman zorlukları yeni konut üretimini yavaşlatıyor. Özellikle orta gelir grubunun erişebileceği segmentte ciddi arz açığı var.”

Varlı ise kentsel dönüşümün de beklenen hızda gitmediğine değinerek şunları söyledi: “Kentsel dönüşüm projeleri bile piyasaya yeterli sayıda konut sunamıyor. Arz, talebi karşılamaktan çok uzak. Bu dengesizlik fiyatları yukarı taşır.”

Fiyatlarda Zincirleme Artış Riski

Hem Alp hem de Varlı’ya göre, faiz indirimi sonrası konut satışlarının artması fiyatları da yukarı yönlü hareket ettiriyor. Mevcut konut stokunun hızla erimesi ve yeni konut üretiminin yetersiz kalması, özellikle merkezi bölgelerde fiyat artışını hızlandırıyor.

Şule Alp, bu noktada şu uyarıda bulundu: “Talebin artması, mevcut konut stokunun hızla tükenmesine neden olur. Eğer yeni konut üretimi yeterli değilse fiyatlarda ani artışlar görülebilir. Faiz indirimiyle başlayan bir satış artışı, orta vadede fiyatları ciddi şekilde yukarı çeker.”

Yatırımcı İçin Kritik Fırsat Dönemi

Vartur Emlak CEO’su Şerif Nadi Varlı, yatırımcılar için bu dönemin stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Doğru lokasyon, doğru metrekare ve kira çarpanı gibi kriterlere dikkat eden yatırımcılar, enflasyona karşı güçlü bir koruma sağlayabilir. Likiditesi yüksek bölgeler, kira geri dönüşü avantajlı projeler ve erken fazdaki yeni lansmanlar bu dönemde öne çıkıyor.”

“Faiz İndirimi Hem Hareketlilik Yaratır Hem Fiyatları Yükseltir”

Varlı ve Alp, süreci şu ortak görüşle özetliyor: “Faizlerde yaşanacak bir indirim, sadece konut satışlarını artırmaz; fiyatları da yükseltir. Arzın daraldığı, talebin patlama potansiyeli taşıdığı bu süreç, gayrimenkul yatırımcıları için dikkatle analiz edilmesi gereken bir dönemdir.”

Koray GYO, Göktürk’teki projeleriyle bölgeye damgasını vuruyor

0
Koray GYO, Göktürk’teki projeleriyle bölgeye damgasını vuruyor

Gayrimenkul sektörünün köklü şirketlerinden Koray GYO, İstanbul’un en çok tercih edilen yaşam alanlarından Göktürk’te geliştirdiği projelerle bölgedeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Teslim tarihi yaklaşan yeni nesil konut projelerinden tamamlanmış referans işlere kadar uzanan geniş portföyüyle Koray GYO, 70 yıllık deneyimini Göktürk’e yansıtıyor. Koray GYO, yakında başlanacak projeleriyle de, bölgedeki sürdürülebilir varlığını devam ettirecek.

Koray GYO’nun Göktürk’teki yeni kuşak projeleri arasında yer alan Koray LibertéKoray Liberté II. Etap, Koray Upland ve İstanbul İstanbul 3. Faz, mimarisi, sosyal donatıları ve doğayla uyumlu tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Yakın dönemde teslim edilmesi planlanan bu projeler, bölgenin artan nitelikli konut ihtiyacına yanıt veriyor. Şirketin güçlü finansal altyapısı ve zamanında teslim konusundaki istikrarlı performansı, projelere olan ilgiyi daha da artırıyor.

Koray Liberte, Temmuz itibariyle teslim edilmeye başlandı

İstanbul’un hızla gelişen ve prestijli bölgelerinden biri olan Göktürk’te yükselen Koray Liberte, doğayla iç içe, modern ve konforlu bir yaşam alanı sunma hedefiyle dikkat çekiyor. Toplamda 22.119 metrekarelik alana yayılan projede, tek blokta 118 konut ve 8 ticari alan yer alıyor. Proje, farklı yaşam tarzlarına hitap edebilmek için 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri sunarken, özellikle bahçe katlarındaki özel kullanım alanları ve geniş balkonlar yaşam konforunu artırıyor. 

90 konuttan oluşan 2. etapta inşaat başladı

Başarılı ilk etabın ardından Koray GYO, Koray Liberte II. Etap ile bölgedeki varlığını sürdürüyor. Toplam 90 konuttan oluşan bu etapta, 79 adet 1+1, 10 adet 2+1 ve 1 adet 3+1 daire bulunuyor. Toplam inşaat alanı yaklaşık 10.000 m², satılabilir alan ise 7.225 m² olarak planlandı. II. Etap, birinci etapla entegre bir yapıda tasarlandığı için, bu etaptaki konut sahipleri de I. Etap’taki sosyal imkanlardan faydalanabilecek. İnşaatına başlanan projenin en geç iki yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.

Koray Upland: Şehir ve doğa arasında bir denge sunuyor

Koray GYO’nun Göktürk’te hayata geçirdiği bir diğer önemli proje olan Koray Upland ise doğanın huzurunu şehir yaşamının dinamizmiyle bir araya getiriyor. Göktürk’ün en yüksek noktasında, 20.000 m²’yi aşan bir alanda yer alan proje; az katlı mimarisi ve panoramik manzaralarıyla ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Belgrad Ormanları’na komşu olan Koray Upland, Göktürk Göleti ve Tabiat Parkı’na ise yalnızca birkaç dakika mesafede. Bu konum sayesinde doğa yürüyüşleri ve açık hava aktiviteleri günlük yaşamın bir parçası haline geliyor. Aynı zamanda Maslak gibi merkezi iş alanlarına olan yakınlığı sayesinde şehir hayatına da kolay erişim sağlanıyor.

Çağdaş bir mimari anlayışla tasarlanan projede 1+1’den 4+1’e kadar farklı tiplerde toplam 187 konut ve 8 ticari ünite yer alıyor. Daire büyüklükleri 110 metrekare ile 436 metrekare arasında değişiyor. Bazı dairelerde özel bahçe ve geniş teras alanları bulunuyor. Bu çeşitlilik, farklı yaşam tarzlarına uygun esnek çözümler sunuyor. Koray Upland, yalnızca bir konut projesi değil; doğayla iç içe, modern şehir yaşamının tüm olanaklarını bir araya getiren bütünsel bir yaşam deneyimi vadediyor.

Yalnızca proje değil, sürdürülebilir bir yaşam kültürü inşa ediyor

Koray GYO’nun Göktürk bölgesinde bugüne dek hayata geçirdiği İstanbul İstanbul, İstanbul Bis ve İstanbul Zen projeleri; modern yaşamı doğayla buluşturan yaklaşımlarıyla bölgenin dönüşümünde öncü rol oynadı. Grup bünyesinde, Koray Yapı tarafından geliştirilen Bianco projesi ise aynı vizyonun devamı olarak, Göktürk’ün yaşam kalitesine değer katan örneklerden biri oldu. Bölgeyle kurulan güçlü bağ, Koray GYO’nun Göktürk’ü stratejik bir merkez olarak konumlandırdığını net biçimde ortaya koyuyor.

Emlak Konut, Arsa Alımlarına Devam Ediyor

0
Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz

Enflasyonun gerilemesi ve faizlerin düşmesiyle konut talebinde artış beklediklerini söyleyen Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz, “Bu anlamda kendi hazırlıklarımızı yapıyoruz, çok ciddi arsa alımları yaptık, yine arsa alımlarına, araştırmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

Emlak Konut GYO’nun İs­tanbul’un merkezi Beşik­taş Etiler’de hayata geçirdiği Senfoni Etiler projesinin ta­nıtım toplantısı gerçekleşti. Toplam 215 bağımsız bölüm­den oluşan ve 1+1’den 6+1’e kadar dairelerin yer alacağı projede teslimler 24 ay sonra başlayacak. Toplamda yakla­şık 16 milyar TL gelir bekle­nen projede, Emlak Konut’un gelir payı 6,4 milyar TL olarak belirlendi. Toplantıda konu­şan Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz, enflas­yonun gerilemesi, faizlerin de aşağı yönlü hareket etmesiy­le sektör açısından önümüz­deki dönemde konuta olan ihtiyacın güçlü bir şekilde ta­lebe döneceğini öngördükle­rini belirerek, “Bu anlamda önümüzdeki süreçte biz ken­di hazırlıklarımızı yapıyoruz, çok ciddi arsa alımları yap­tık ve yine arsa alımlarımız, arsa araştırmalarımızı yap­maya devam ediyoruz. Çün­kü İstanbul başta olmak üzere konuta olan ihtiyaç net bir şe­kilde görülüyor” dedi.

Olası bir depreme karşı da güçlü bir şekilde konut üret­meye devam etmeleri gerek­tiğinin altını çizen Yılmaz, “Bu anlamda önümüzdeki süreçte hem arsa alımları­mız, hem bu anlamda gayri­menkule olan yatırımlarımız devam edecek. Bunu bir ih­tiyaç olarak görüyoruz. Faiz­lerin geri gelmesiyle birlikte konuta olan ihtiyaç, güçlü bir şekilde konuta olan güvenle birlikte yükselecektir. O an­lamda bizim hazırlıklarımız devam ediyor. Kentsel dönü­şümde de benzer şekilde iş­birlikleri kurmaya özen gös­teriyoruz.” Emlak Konut olarak çok farklı alanlarda yaptıkları projeler olduğuna işaret eden Yılmaz, “İstanbul özelinde bakıldığında Arna­vutköy’de, Fikirtepe’de, Bü­yükdere Caddesi üzerinde gerçekleştirdiğimiz projele­rimiz var. Senofi de projele­rimizden bir tanesi” dedi. Yıl boyunca finansal büyüklük­ler kadar üretim ve satış per­formansına da odaklandık­larını belirten Yılmaz, “2025 yılı sonu itibarıyla aktif bü­yüklüğümüzü 245 milyar TL’ye, net kârımızı 12 milyar TL’ye, ön satış gelirlerimizi ise 77 milyar TL seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz” de­di. Yılmaz, ilk çeyrekte ula­şılan 3.004 bağımsız bölüm satışıyla yıllık 7 bin 522 he­definin yüzde 40’ına ulaştık­larını, ikinci çeyrek verile­riyle birlikte bu oranın yüzde 50’yi geçmesini öngördükle­rini ifade etti.

Deprem konutları 2025 sonunda teslim

Satış başarısının, yatırım­cı nezdinde duyulan güvenin açık bir göstergesi olduğu­nu vurgulayan Yılmaz, üre­tim tarafında ise 29 ihalenin başarıyla sonuçlandırıldığı­nı, yeni arsa alımlarıyla top­lam portföyün 4 milyon met­rekareye ulaştığını kaydetti. Deprem konutlarına da deği­nen Yılmaz, “Yaklaşık 12 mil­yon metrekarelik alanda 83 bin 112 bağımsız bölümün in­şasına devam ediyoruz. Bu­gün itibarıyla yaklaşık 26 bin konutumuzu tamamladık ve teslim sürecini başlattık. He­defimiz, 2025 yılının sonuna kadar tüm konutları vatan­daşlarımıza teslim etmek” şeklinde konuştu.

Beşiktaş’ın Fulya arsası için çalışmalarımız sürüyor

Türkiye’nin farklı şehirlerinde arsa alımları olduğunu söyleyen Yasir Yılmaz, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz dönemde İzmir’de, Antalya’da, Aydın’da arsa alımlarımız olmuştu. Önümüzdeki dönemde yine hem kurumlarla yaptığımız bir takım işbirlikleri var ki bunları kamuyu aydınlatma platformuna açıklıyoruz. Beşiktaş’la, Trabzonspor’la da geçtiğimiz dönemde protokolleri imzaladık. Kurumların arsalarını değerlendirdiğimiz yerler var. Şu anda Beşiktaş’ta Fulya arsasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Sadece futbol kulüpleri değil, tüzel kişiliği, kamuda karşılığı olan yapılarda işbirliklerimiz önümüzdeki dönemde güçlü bir şekilde devam edecek.”

Esenler’in kuzeyine 60 bin konutluk yeni bir kent

İstanbul’da Esenler’in kuzeyinde yeni bir şehir kurulması konusuna da değinen Yasir Yılmaz, kentsel dönüşüm kapsamında, yapımı devam eden, şu anda Esenler kuzey alanında projeleri olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Burayı hak sahiplerine, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile teslim edeceğiz. O bölgede 60 binin üzerinde konut aslında. Neredeyse yeni bir ilçe büyüklüğünde bir konut arzı, önümüzdeki dönemde orta vadede hayata geçiyor olacak.”

Metrekare fiyatları 285 bin TL’den başlıyor

Yiğit Group, DBH Group ve Kubba İnşaat ortaklığıyla hayata geçirilen Senfoni Etiler Projesi, 13.500 metrekarelik arsa üzerinde yükseliyor. Yatay mimariyle tasarlanan projede, 1+1’den 6+1’e kadar farklı tiplerde 205 konut ve 10 ticari ünite yer alıyor. Projede metrekare fiyatları 285 bin TL ile 400 bin TL arasında değişiyor. Bu kapsamda 1+1 daireler 28 milyon TL’den başlarken, büyükler de 180 milyon TL civarında.

Dubai Gayrimenkul Yatırımları İçin Bodrum’da Dev Yatırım Kampı

0
Dubai Gayrimenkul Yatırımları İçin Bodrum’da Dev Yatırım Kampı

Faiz indirim beklentisiyle hareketlenen gayrimenkul piyasasında gözler yeniden konuta çevrilirken, Parcel Estates CEO’su Özden Çimen hem Türkiye’deki fiyat ve arz dinamiklerini hem de yatırımcıların yeni rotası haline gelen Dubai’yi değerlendirdi. Bodrum’da düzenlenecek Dubai Gayrimenkul Yatırım Kampı ise yatırımcılar için kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor.

Türkiye ekonomisinin en sıcak gündem maddelerinden biri olan faiz indirimi beklentisi, gayrimenkul sektöründe de hareketlilik yaratmaya hazırlanıyor. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, faiz oranlarındaki olası düşüşün konut piyasasında yaratacağı etkileri değerlendirdi.

“Faiz İndirimiyle Mevduat Çözülür, Gayrimenkul Canlanır”

Merkez Bankası’nın haziran toplantısında politika faizini yüzde 46’da sabit tuttuğunu hatırlatan Özden Çimen, bölgesel jeopolitik gelişmelerin faiz indirimi beklentisini ötelediğine dikkat çekti. Ancak piyasanın temmuz toplantısında, enflasyondaki olası düşüşle birlikte 300 baz puanlık bir indirimi şimdiden fiyatladığını belirtti.

Çimen, faizlerdeki düşüşle birlikte Türkiye genelinde mevduat hesaplarında tutulan yaklaşık 370 milyar dolar karşılığı Türk Lirası’nın çözülmeye başlayacağını öngörüyor. Bu sermayenin farklı yatırım araçlarına yöneleceğine işaret eden Çimen, “Gayrimenkul piyasası da bu hareketlilikten pay alacak. Yıl sonuna doğru konut satışlarının artmasıyla birlikte piyasada çok daha canlı bir dönem yaşanması muhtemel” dedi.

“Arz Artışı Fiyatları Dengeleyebilir”

Faiz indirimlerinin beraberinde getireceği talep artışının fiyatları yukarı çekebileceğini söyleyen Çimen, bu noktada kamu ve özel sektörün konut arzının önemine dikkat çekti. Türkiye’de hâlihazırda 41 milyon konut bulunduğunu, kamu eliyle 500 bin konutun piyasaya sunulmasının beklendiğini belirten Çimen, “Önümüzdeki süreçte kısa vadede yüzde 2-3 oranında bir arz artışı sağlanabilir. Bu da fiyatların dengelenmesini destekleyebilir” değerlendirmesinde bulundu.

“Yurtdışı Yatırımlarda Büyük Artış Kapıda”

Mevduatlardan çıkacak sermayenin önemli bir bölümünün yurtdışı gayrimenkul yatırımlarına kayacağını vurgulayan Çimen, Türk yatırımcıların son yıllarda yurtdışı alımlara daha sıcak baktığını belirtti. Dubai, Yunanistan, Batum, Kıbrıs ve Miami’nin öne çıkan bölgeler olduğunu aktaran Çimen, “Özellikle Dubai, yüksek kira getirisi ve değer artışı potansiyeliyle öne çıkıyor. Faiz indirimi sonrası Türklerin Dubai ilgisi daha da artacaktır” dedi.

“Tek Başına Konut Arzı Sorunu Çözmez”

Türkiye’nin genç nüfus yapısı ve deprem gerçeği nedeniyle konut üretimine hız vermesi gerektiğini vurgulayan Çimen, “Her yıl 600-800 bin konut inşa edilmesi şart. Ancak bu dönüşümün nasıl finanse edileceği temel sorun olarak duruyor” ifadelerini kullandı.

Küresel gayrimenkul piyasasında 400 milyar dolarlık yabancı yatırım hacmi olduğunu hatırlatan Çimen, Türkiye’nin bu pastadan daha fazla pay alması gerektiğini belirtti. Ancak 2024 yılında Türkiye’ye gelen yabancı yatırımın 2 milyar dolarda kalmasına dikkat çeken Çimen, “Yabancı yatırımcıların güvenini artıracak düzenlemeler ve şeffaflık acilen sağlanmalı” çağrısında bulundu.

“Kısa Vadede Dengelenme, Uzun Vadede Reel Artış”

Konut satışlarında son aylarda ciddi artış yaşandığını belirten Çimen, “Ocak ve Mayıs ayları, satış adetleri açısından rekorlarla geçti. Talepteki artış TL bazlı fiyatları yükseltti. Ancak dolar bazında reel bir artıştan söz etmek mümkün değil” dedi.

Önümüzdeki dönemde ekonomideki iyileşmelerle reel fiyat artışlarının da gündeme gelebileceğini ifade eden Çimen, “Kısa vadede dengelenme sürecine gireceğiz, uzun vadede ise reel değer artışları bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Dubai Gayrimenkul Yatırımları İçin Bodrum’da Dev Yatırım Kampı

Dubai merkezli gayrimenkul yatırım danışmanlığı firmaları ve müteahhitlik şirketleri, dünya genelinde yatırımcı buluşmaları düzenlemeye devam ediyor. Parcel Estates de farklı ülkelerde yatırımcılarıyla bir araya gelirken, bu yaz çok daha kapsamlı bir organizasyona imza atıyor.

Parcel Estates, temmuz ve ağustos aylarında Dubai’den gelen yatırım danışmanlarını Bodrum merkezine konumlandırarak, dünyanın en gözde lüks tatil destinasyonlarından birinde yoğun bir yatırımcı trafiği planlıyor. Özellikle Türkiye ve diğer ülkelerde düzenlenen kısa süreli roadshow programlarının talebi karşılamada yetersiz kalması, Bodrum’daki bu organizasyonu “yatırım kampı” formatına taşıdı.

Dubai merkezli ve Türk sermayeli bir firma olan Parcel Estates, 25 ülkede 9 farklı dilde pazarlama faaliyeti yürütüyor. Geçtiğimiz yaz Bodrum’dan önemli bir yatırımcı trafiği alan şirket, bu yılki yatırım kampıyla ilgiyi daha da artırmayı hedefliyor.

Yatırım Kampında Neler Var?

  • Dubai’den gelen lisanslı yatırım danışmanlarıyla yüz yüze toplantılar
  • Finans ve hukuk danışmanlığı
  • Dubai gayrimenkul piyasasına dair kapsamlı sunumlar
  • 2.500’den fazla konut projesine anlık canlı bağlantılar
  • Bodrum merkezde düzenlenecek özel etkinlikler
  • Sınırlı kontenjan nedeniyle yalnızca ön kayıtlı yatırımcılar katılabiliyor

Yakın zamanda Dubai’de ikinci ofisini açan Parcel Estates, Emaar, Ellington, Sobha ve Binghatti gibi dev müteahhitlerle iş ortaklığı yapıyor. Kamp süresince yüz yüze ya da çevrimiçi toplantılarla yatırım fırsatları değerlendirilebilecek.

Vergisiz Kazanç Avantajı ve Yüksek Potansiyel

Dubai’de gayrimenkul yatırımlarından elde edilen kazançlar vergiye tabi değil. Ne satış kârı ne de kira gelirinden vergi alınıyor. Dubai, 2040 Master Planı ile son 15 yılda nüfusunu iki katına çıkarırken, önümüzdeki 15 yıl içinde nüfusunu 7,8 milyona çıkarmayı hedefliyor.

Dünyanın en fazla “milyoner göçü” alan şehirlerinden biri olan Dubai, yüksek yaşam kalitesi ve iş fırsatlarıyla cazibesini artırıyor. Artan nitelikli göç, kalıcı barınma ihtiyacını güçlendirirken, doğru projelere yapılan yatırımların kârlılığını artırıyor.

Parcel Estates Dubai Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı Hizmetleri:

  • Dubai’nin en avantajlı bölgelerinde 2.500’den fazla özel proje seçeneği
  • Bölge analizi ve yatırım geri dönüş hesaplamaları
  • Satın alma sürecinde tam destek (Rezervasyon, ödeme planı, sözleşme takibi)
  • Tapu ve anahtar teslim süreçlerinin yönetimi
  • Opsiyonel dizayn ve eşyalandırma hizmetleri
  • Kiralama ve emlak yönetimi çözümleri

Parcel Estates, dünyanın en hızlı gelişen gayrimenkul pazarlarından birinde yatırımcılarına kapsamlı rehberlik sunuyor.

Dubai’de Ev Sahibi Olmak Artık Daha Kolay

0

Dubai’de konut sahibi olmayı daha ulaşılabilir hale getirmek için yeni bir program hayata geçirildi. “İlk Ev Sahipliği Programı” adını taşıyan bu girişimle, 5 milyon AED altındaki konutlara özel fiyatlar, düşük faizli mortgage seçenekleri ve esnek ödeme planları sunuluyor. 18 yaş üstü, Dubai’de ikamet eden herkesin başvurabileceği bu sistem, Türk yatırımcılar için de önemli fırsatlar barındırıyor.

Dubai Tapu Müdürlüğü (DLD) ile Ekonomi ve Turizm Bakanlığı (DET) iş birliğinde başlatılan program; Emaar, Nakheel, Damac, Azizi gibi 13 büyük geliştirici ve Emirates NBD, Dubai Islamic Bank gibi 5 bankanın katılımıyla yürütülüyor. Yeni projelere öncelikli erişim, düşük faiz oranları ve 18 yıla kadar vadeli mortgage imkânı, programın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.

Burak Güler: “Türk yatırımcılar için erken davranmak büyük avantaj sağlayabilir” LER Properties’in kurucusu Burak Güler, bu yeni sistemin özellikle Dubai’de yaşayan Türk expat’lar ve ilk kez gayrimenkul alacak yatırımcılar için değerli bir fırsat olduğunu belirtti: “Program henüz çok yeni duyuruldu. Ancak içeriği o kadar güçlü ki kısa süre içinde farklı ülkelerden büyük ilgi göreceğini öngörüyoruz. Dubai’deki fiyat artışları ve güçlü talep göz önüne alındığında, bu tür fırsatların uzun süre açık kalması pek mümkün değil.
Özellikle Dubai’de yaşayan Türk expat’lar için önemli bir pencere açılmış durumda. Daha önce ülkede ev sahibi olmamış ve burada ikamet eden bireyler için özel olarak yapılandırılan bu program sayesinde, düşük peşinatlarla ve uzun vadeli ödeme seçenekleriyle ilk evlerini alma şansı doğuyor. Türk yatırımcılar arasında programın detaylarına dair ilgi hızla artıyor.”

Ev sahibi olmak isteyenler için devlet güvenceli ve dijitalleşmiş sistem

Program kapsamında geliştiriciler yatırımcılara hem esnek ödeme planları hem de lansman öncesi avantajlı fiyatlarla satış sunuyor. Peşinat oranları %10–20 arasında değişirken, kalan tutar 2 ila 18 yıla kadar vadelendirilebiliyor. Başvurular Dubai REST uygulaması veya DLD platformu üzerinden kolayca yapılabiliyor. Programın orta gelirli alıcılara yönelik güçlü bir hamle olarak sunuluyor. Dubai Emirliği; programı uyruğundan bağımsız olarak 18 yaş üstü tüm sakinlere açarak ve uygun fiyatı kilit bir rol haline getiren 5 milyon AED’lik üst sınır belirleyerek talebin en yoğun olduğu orta segmenti hedefliyor. Bu yeni program aynı zamanda geleneksel kâğıt bazlı ev alım sürecini dijitalleştirerek modernize ediyor. Lisanslı broker’lar, merkezi bir ‘Dubai Brokerleri’ portalı üzerinden alıcılara dahil oluyor ve bu çerçevede hükümet destekli bir yapıda sorumluluk üstleniyorlar.

Yetkili danışmanla çalışmak süreci güvence altına alıyor

Dubai’de konut satın almak, resmi prosedürler, ödeme planlarının yapılandırılması, müteahhit anlaşmaları ve devlet sistemleri açısından dikkatli bir yönetim gerektiriyor. Bu nedenle yatırımcıların, yalnızca Dubai Tapu Müdürlüğü (DLD) tarafından yetkilendirilmiş lisanslı gayrimenkul danışmanlarıyla çalışması öneriliyor. Geliştiricilerle yapılan sözleşmelerin doğru şekilde yönetilmesi, tapu süreçlerinin sorunsuz ilerlemesi ve yatırımın güvenli bir zeminde gerçekleşmesi için bu adım kritik önemde. Yatırımcılar, LER Properties gibi tecrübeli ve yetkili danışmanlık firmalarıyla çalışarak Dubai emlak piyasasına güvenle adım atabiliyor.

Gayrimenkulde Yeni Dönem: Büyük Oyuncular, Akıllı Satın Almalar

0
Gayrimenkulde Yeni Dönem: Büyük Oyuncular, Akıllı Satın Almalar

2025 yılı, küresel gayrimenkul teknolojileri (PropTech) ekosistemi için yalnızca bir dönüm noktası değil aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek stratejik adımlara da sahne oldu. Sektörün iki güçlü oyuncusu olan CoStar Group’un, 3D dijital ikiz teknolojisinin lideri Matterport’u ve Rocket Companies’in dijital emlak platformu Redfin’i satın alması sektördeki dijitalleşme ve konsolidasyon eğilimlerini net bir şekilde ortaya koydu.

Bu gelişmeler, sadece şirketlerin büyüme stratejilerini değil, aynı zamanda uçtan uca kullanıcı deneyimi yaratma hedeflerini de yansıttı.

Stratejik Farklılıklar: Ticari ve Konut Odaklı Yaklaşımlar

CoStar Group, ticari gayrimenkuldeki güçlü konumunu Matterport’un teknolojisiyle destekleyerek konut pazarına açılırken, Rocket, bireysel konut alıcılarına odaklı yapısını Redfin ile güçlendirerek kullanıcı yolculuğunu uçtan uca yönetilebilir hale getirdi.Peki her iki satın almanın arkasındaki ortak temalar neler?

  • Dijitalleşme: Fiziksel süreçlerin sanal ortama taşınması (3D ev turları, dijital mortgage başvuruları)
  • Veri ve Yapay Zeka: Kullanıcı davranışlarını analiz eden, öneriler sunan ve karar süreçlerini hızlandıran sistemler.
  • Platform Entegrasyonu: Arama, inceleme, finansman ve satın alma gibi adımların tek bir dijital platform içinde sunulması.

Konsolidasyon Devam Edebilir

PropTech girişimleri ya stratejik birleşmelerle ölçekleniyor ya da global oyuncular tarafından satın alınarak entegre sistemlere dahil oluyor. Bu anlamda son beş yıldır ivme kazanan bir trendin artık netlik kazandığını söylemek mümkün. Bu eğilim, 2025 itibarıyla şu şekilde özetlenebilir:

  • Büyük şirketler, kendi hizmetlerini tamamlayacak teknolojileri satın alarak uçtan uca çözümler sunmak istiyor.
  • Startuplar ise tek başına ölçeklenmek yerine, güçlü bir ekositeme  entegre olarak kullanıcıya daha fazla değer sunmayı tercih ediyor.

Bu durum, müşteri deneyimini merkezine alan bir ekosistem yaratıyor: daha hızlı, daha sezgisel ve daha entegre.

Vizyoner Yatırımlar Vizyonla Uyumlu Yatırımlar

Yaşanan gelişmeler, uçtan uca kullanıcı deneyiminin artık bir lüks değil, bir beklenti haline geldiğini gösteriyor. Bu anlayışla şekillenen yatırım tercihleri ise geleceği inşa etme hedefiyle hareket eden kurumlar için stratejik bir pusula işlevi görüyor.

Kurum olarak desteklediğimiz iki yenilikçi girişim, gayrimenkul sektöründe entegre ve veri odaklı bir geleceğin habercisi niteliğinde:

Re-Os.com: emlak pazarlamayı dijitalleştiren ve operasyonel verimliliği artıran bir emlak pazarlama platformu.

Gettwin.io: Mekanların dijital ikizlerini oluşturarak veriyle zenginleştirilmiş karar süreçleri sunan bir teknoloji girişimi.

Bu yatırımlar, yalnızca mevcut ihtiyaçlara yanıt vermekle kalmıyor; aynı zamanda ölçeklenebilir, entegre ve sürdürülebilir bir PropTech ekosisteminin inşasına katkı sunuyor.

Zeren Group Holding, Alfemo’yu satın aldı

0
Zeren Group Holding, Alfemo’yu satın aldı

Yaygın satış ağıyla Türkiye’nin yanı sıra 20’ye yakın ülkeye ihracatı bulunan Alfemo Mobilya, bundan sonra faaliyetlerini Zeren Group Holding çatısı altında sürdürecek. Zeren Group Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Yiğit Zeren “Önümüzdeki dönemde yeni yatırımlarla Alfemo’nun marka bilinirliğini ve globaldeki büyümesini artıracağız” dedi. 

1973 yılından bu yana Türkiye ekonomisine değer katan Zeren Group Holding, modüler grup, döşemeli grup ve yatak üretimi ile sektörünün lider oyuncularından biri olan Alfemo’yu satın aldı. Yeni satın almayla mobilya sektörüne giriş yapan Zeren Group Holding, 1997 yılından beri faaliyetlerini sürdüren ve 20’ye yakın ülkeye ihracat yapan Alfemo’nun operasyonlarını daha da güçlendirmeye odaklanacak.

‘STRATEJİK BÜYÜMEMİZE KATKI SAĞLAYACAK’

Rekabet Kurulu’nun pay devrine ilişkin onayının da alındığı satın almanın, grubun stratejik büyüme hedeflerine katkı sağlayacağını ifade eden Zeren Group Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Yiğit Zeren, “52 yıldır farklı iş kollarıyla ülke ekonomisine hizmet veriyoruz. Türk mobilya sektörünün köklü ve deneyimli markası Alfemo’nun da şirketlerimiz arasına katılmasıyla yepyeni bir sektöre adım atmış olduk. Yurt dışında önemli yatırımları olan bir grup olarak, Alfemo’nun hem Türkiye’deki operasyonlarını hem de globaldeki marka değerini artırmak için çalışacağız” dedi. 

Orta vadede Türkiye’de ve yurt dışında önemli yatırımlara imza atacaklarının altını çizen Zeren, “Alfemo’nun şu anda yurt içinde 64 mağazası yurt dışında ise 21 konsept mağazası ve ‘corner’ları bulunuyor. Yıl sonuna kadar Türkiye’deki mağaza sayısını hızla 100’e çıkarmayı, halihazirda 460 olan istihdam sayısını da artırmayı planlıyoruz. Bu büyüme grafiğini sürdürerek yurt dışındaki bilinirliğimizi artırmak en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Yarım asrı geçen tecrübemizden aldığımız ilhamla, ülkemize değer sağlayan, bayrağımızı gururla dalgalandıracağımız yatırımlara imza atmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

200.000 METREKARELİK ALANDA ÜRETİM YAPIYOR

Mobilya sektöründe orta ve orta-üst segmente hitap eden, geniş ürün yelpazesiyle yurt içinde ve yurt dışında güçlü bir varlık gösteren Alfemo, 1997 yılında İzmir’de kuruldu. 200 bin metrekarelik modern ve otomasyona dayalı üretim tesislerinde toplam 860 bin adetlik modüler mobilya ünitesi, döşemeli ürün, yatak, baza ve başlık üretim kapasitesi olan Alfemo’nun, 460 kişilik istihdamı bulunuyor.

SPOINT İnşaat’tan Kıbrıs’a büyük yatırım!

0
İlk etabı 60 Milyon Sterlin’lik Viva İskele Projesi’nde harfiyat başladı

Kıbrıs’ta sadece tatil amaçlı değil dört mevsim yaşam vadeden Viva İskele projesinde hafriyat başladı. Proje, yerleşim planı ve açık alan kullanım özellikleriyle dört mevsim konforu ön planda tutarken; farklı kullanıcı profillerine yönelik daire seçenekleri, kısa ve uzun dönemli yaşam senaryolarına uyum sağlıyor. İlk etabı 60 milyon sterlinlik bir yatırımla yükselen Viva İskele Projesinin tamamı 3 etaptan oluşacak. Viva İskele Projesi’nin ilk etabında 1.159 dairenin yanı sıra 10 ticari ünitesi ve bir de aquapark yer alacak.

SPOINT İnşaat’ın Kuzey Kıbrıs’taki imza projesi Viva İskele, bölgeye değer katan mimarisiyle, hem kullanıcılar hem de yatırımcılar için ayrıcalıklı bir yaşam vadediyor. Güneş yönü, doğal hava akışı ve gün ışığı gibi veriler ışığında şekillenen yapı kurgusu, 7. kattan itibaren geniş teraslı bir düzene geçerek hem daha ferah yaşam alanları sunuyor hem de yapı kütlesine estetik bir görünüm kazandırıyor. Ayrıca zemin katlarda konumlanan özel bahçeli ve müstakil havuzlu daireler, villa konforunu şehir yaşamına taşıyan ayrıcalıklı yapısıyla estetik bütünlüğü güçlendiriyor. 73.000 metrekarelik kapalı alanıyla dikkat çeken proje, sadece konutlarıyla değil, geniş sosyal donatı alanları ve çevre dostu tasarımıyla da öne çıkıyor. 2027’de tamamlandığında, sürdürülebilir mimarinin bölgedeki öncü örneklerinden biri olmaya aday Viva İskele; kapsayıcı tasarımı, iklime duyarlı yaklaşımı ve yaşam odaklı kurgusuyla, Akdeniz’in mimari hafızasında özel bir yer edinmeye hazırlanıyor. İlk etabı 60 milyon sterlinlik bir yatırımla yükselen Viva İskele Projesinin tamamı 3 etaptan oluşacak. Viva İskele Projesi’nin ilk etabında 1.159 dairenin yanı sıra 10 ticari ünitesi, bir aquapark, oyun alanları, açık ve kapalı spor sahaları, yürüyüş yolları, kültürel etkinliklerin yürütüleceği salonlar, kapalı otopark ve diğer tesisler yer alacak.

Viva İskele: Akdeniz’de 12 ay yaşamın ve kazancın anahtarı

Mevsimsel kullanımın ötesine geçen Viva İskele’nin yılın her günü yaşanabilir bir ortam sunmak üzere kurgulandığını belirten SPOINT İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Memiç, “Hafriyatına başladığımız projemizde iklimsel verilere duyarlı yerleşim planı ve açık alan kullanımı, dört mevsim konforu ön planda tutuyoruz. Kıbrıs’ın gözde bölgesi Long Beach’in kalbinde konumlanan Viva İskele’ye Mimari planlamanın sunduğu bu esneklik, yalnızca kullanıcıya konfor değil; yatırımcıya da sürdürülebilir bir değer vadediyor. Avrupa standartlarında olan rezidans projemiz tamamlandığında kendine ait plajı ve Kıbrıs’ın en büyük aqua parkına sahip olacak. “Planlarımız burada uzun vadeli. KKTC ekonomisine katkı sağlamak üzere yeni yatırımlarımız ile burada olacağız” diye konuştu.

Kullanıcılarına sadece bugünün değil, geleceğin konforunu da vaat ediyor!

1+0, 1+1 ve 2+1 olmak üzere toplamda 1.159 daire ve 10 ticari ünitesiyle dikkat çeken Viva İskele, yalnızca mimarisiyle değil, sunduğu yaşam olanaklarıyla da öne çıkıyor. Kıbrıs’ın yılın 300 günü güneşli havası ve stratejik konumu, projeyi yatırımcılar için cazip kılıyor. Düşük vergi oranları, yabancı yatırımcılara sağlanan avantajlar ve yüksek kira getirisi, Viva İskele’yi Akdeniz’in gözde emlak projelerinden biri haline getiriyor. Proje, sürdürülebilir tasarımıyla uzun vadeli konfor sunarken, sosyal alanları ve peyzajıyla da kullanıcılarına huzurlu bir yaşam vaat ediyor. SPOINT İnşaat’ın “İyi Yapılar Güzel Gelecek” vizyonuyla hayata geçirdiği Viva İskele, hem sürekli ikameti tercih edenler hem de dönemsel ziyaretçiler için esnek ve kaliteli bir yaşam merkezi olarak konumlanıyor.