Çarşamba, Temmuz 1, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 33

Modüler inşaat, gayrimenkul sektörüne yenilikçi bir iş modeli sunuyor

0
Modüler inşaat, gayrimenkul sektörüne yenilikçi bir iş modeli sunuyor

Modüler inşaat teknikleri son dönemde inşaat sektöründe öne çıkmayı sürdürüyor. Modüler inşaat, geleneksel yöntemlerden farklı olarak, 2 veya 3 boyutlu modüllerin fabrikalarda üretilip şantiyede birleştirilmesini içeriyor. Bu yöntem, inşaat sürecini hızlandırırken iş gücü ihtiyacını da azaltıyor. Türkiye’nin ilk endüstriyel konut markası Homera da ev sahibi olma kurallarını değiştiriyor. Genellikle “paket ev” olarak adlandırılan bu yaklaşım, arsa ve konutu tek bir çözümde birleştiriyor. Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, “Consera olarak Homera ile gayrimenkul sektörüne yenilikçi bir iş modeli sunuyor, geleneksel ev sahibi olma yöntemine bir alternatif getiriyoruz.” diyor.

İnşaat trendleri arasında öne çıkan modüler teknikler hem çevre hem de deprem açısından güvenli bir çözüm sunuyor. Modüler teknikler, inşaatın planlama, tasarım ve montaj aşamalarını eş zamanlı yürüterek geleneksel yöntemlere göre yapım sürecini yüzde 50’ye varan oranda kısaltıyor. Bu sistemler sayesinde; beklenmeyen maliyet artışları önlendiği gibi, çoğu işin fabrikada gerçekleştirilmesi nedeniyle iklim gibi olumsuz durumların yaratacağı gecikmeler ve sürpriz harcamaların da önüne geçiliyor. Ayrıca bu tipteki yapılar geleneksel inşaata göre 4,5 kat daha hafif olduklarından deprem yükünü bu oranda daha az alıyorlar ve yine geleneksel yöntemlerle inşa edilmiş yapılara göre 4 kat daha az deprem kuvvetine maruz kalıyorlar. 

Üretimin fabrikada yapılarak alanda birleştirildiği “off-site construction”, sahadaki inşaatlarda karşılaşılabilecek insan hatalarını ortadan kaldırıyor. Bu yöntemle inşaatta hem işler hem de maliyet daha kontrollü gerçekleştiriliyor. Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de işçi ve usta kısıtı yapılaşmamızda büyük bir engel teşkil etmeye başladı. İnşaat sahasında her koşulda vardiyalı çalışmak mümkün değil, buna karşın modüler yapılar 7/24 fabrika ortamında üretilebiliyor. 

Arsa ve konutu tek bir çözümde birleştiren “Yeni nesil evler”

Consera, Homera ile gayrimenkul sektörüne yenilikçi bir iş modeli sunuyor. Bu model, müşterilerin önce arsayı edinmesine ve ardından seçtikleri arazi üzerine konumlandırılacak ön tasarımlı konutlar arasından seçim yapmasına olanak tanıyor. Genellikle “paket ev” olarak adlandırılan bu yaklaşım, arsa ve konutu tek bir çözümde birleştiriyor. Arsa ve konutun ayrı satın alınması, müşterilere konut için daha uzun ödeme vadeleri sunarken; tasarım, teslim süresi ve fiyatlandırma konusunda net beklentiler sağlıyor. Endüstriyel konut üretimi, üretim süresi, maliyet ve kalite açısından hata payını önemli ölçüde azaltarak daha güvenilir ve verimli bir süreç sağlıyor. 

Ev yapımında alternatif yöntem

Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek: “Türkiye ve Avrupa’da ev sahibi olma geleneğinde yeni bir seçenek yaratan modüler konut markamız Homera’yla bu sene Avrupa’ya modüler konut ihracatlarımızın başlayacağını öngörmekteyiz. Homera’nın tasarımcı ve mühendislerden oluşan multidisipliner kadrosuyla hem son kullanıcı hem de yatırımcılara paket hizmet sağlamaktayız. Homera evleri birkaç kez yenilenebilir, yeniden kullanılabilir ve taşınabilir yapılarıyla iyi bir yatırım seçeneği olarak öne çıkıyor diyebilirim.” diyor.

Şimşek, “Kısa süre önce Bursa’da özel üretimli bir projemizi hayata geçirdik. 3 ayda toplamda 150 metrekareden oluşan, 3 oda 1 salon, özel kiler ve verandaya da sahip olan Courtyard House evimizi müşterimize teslim ettik. Projenin tüm donanım ve özellikleri müşterimizi tarafından belirlendi. Böylesine kapsamlı bir projenin 3 ay gibi kısa bir sürede tamamlanması modüler inşaat tekniklerinin avantajını en net biçimde ortaya koyuyor.” şeklinde sözlerinin sürdürdü.

Homera, anahtar teslim ev sahibi olma şansı sunuyor

Projeleri sürdürülebilir tasarım ve mühendislik kriterlerine uygun olan Homera evleri, 11 bin metrekare kapalı ve 20 bin metrekare açık üretim alanına sahip Akkon Çelik Fabrikası’nda modüler çelik yapı sistemiyle üretiliyor. Depreme karşı dirençli, yüksek enerji verimli ve çevre dostu olmasıyla sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olan Homera yapıları, müşterilerine istedikleri yerde, kişileştirilebilir, tek ya da çok katlı, farklı büyüklüklerde ve tasarımlarda anahtar teslim ev sahibi olma şansı sunuyor.

Çelik taşıyıcı sisteminden mimari tasarım projesine, elektrik-mekanik projesinden iç mimarisine kadar her detayın incelikle planlandığı Homera modüler yapıları, sadece konut çözümü sunmuyor. Antalya’daki Club Marco Polo, Kaş’taki Kairos Hotel ve Kartepe’deki Tumba Sisli Vadi Otel gibi farklı yapı türleri de inşa edilebiliyor. Kısa sürede inşa edilmesi ve hayata geçirilmesiyle yatırımların hızlı dönüşünü sağladığı için arsa sahipleri ve yatırımcıların da ilgisini çekiyor.

Konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıla geriledi 

0
Çiftçi Towers Türkerler

Yapay zekâ ve veri analiziyle gayrimenkul değerleme hizmeti sunan Endeksa’nın verilerine göre, mayıs ayı itibarıyla Türkiye genelinde konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıl olarak hesaplanıyor. Bu süre, pandemi sonrası dönemde 18 yıla kadar yükselmişti. 

Ev alma sürecinde en sık sorulan sorulardan biri, o konutun kira getirisiyle kendini ne kadar sürede amorti edeceği oluyor. Gayrimenkul yatırımında bu sorunun cevabı, “amortisman süresi” ile veriliyor. Amortisman süresi; bir konutun, kira getirisiyle kendi satış bedelini karşılaması için gereken ortalama yılı ifade ediyor. Türkiye’de bu gösterge, pandeminin ardından gayrimenkul satış fiyatlarında yaşanan astronomik artışlar sonrası 2022 yılı sonunda 18 yıla kadar yükselmişti. Son iki yılda ise bu trend tersine döndü. Yapay zekâ ve veri analiziyle gayrimenkul değerleme hizmeti sunan Endeksa’nın verilerine göre Türkiye’de amortisman süresi 13 yıla kadar geriledi. Bu rakam, son 8 yılın ortalaması olan 14 yılın da altında.

En kısa sürede kendini geri ödeyen iller: Ankara, Karaman, Muş

Endeksa’nın yaptığı analize göre, yatırımın geri dönüş süresinin en kısa olduğu iller 11 yıl ile Ankara, Karaman, Kars, Muş ve Hakkâri oldu. Bu illeri 12 yıllık süreyle Kilis, Kırıkkale, Nevşehir, Bilecik ve Edirne izliyor.

Buna karşın amortisman süresi en uzun iller arasında ise özellikle tatil beldeleriyle tercih nedeni olan Muğla ve Aydın’ın ilk iki sırayı alması dikkat çekiyor.  Muğla’da amortisman süresi 20 yıl, Aydın’da 18 yıl olark hesaplandı. Balıkesir, Kastamonu ve Trabzon’da 17 yıl; Isparta, Antalya, Elazığ, Rize ve Çorum’da ise 16 yıl olarak ölçüldü.

Kaş’ta bir konutun kendini amorti etmesi 34 yıl sürüyor

İlçeler düzeyinde ise fark daha da dikkat çekici. En kısa amortisman süresi 10 yıl ile Doğubeyazıt (Ağrı) ilçesinde görülürken, Kırkağaç (Manisa), Reyhanlı (Hatay), Siverek (Şanlıurfa), Uzunköprü (Edirne), Eyyübiye (Şanlıurfa), Beypazarı (Ankara), Merkez (Muş), Yahşihan (Kırıkkale) ve Akdeniz (Mersin) 11 yıllık amortisman süresiyle öne çıkıyor.

Öte yandan özellikle sahil bölgelerinde yer alan bazı ilçelerde amortisman süreleri 30 yılı aşmış durumda. Kaş (Antalya) 34 yıl ile en uzun sürede geri dönüş sağlayan ilçe olurken, onu Beykoz (İstanbul, 31 yıl), Çeşme (İzmir, 27 yıl), Köyceğiz (Muğla, 25 yıl), Hassa (Hatay, 23 yıl), Beşiktaş (İstanbul, 23 yıl), Sarıyer (İstanbul, 23 yıl), Kandıra (Kocaeli, 22 yıl) ve Ayvacık (Çanakkale, 22 yıl) gibi ilçeler takip ediyor.

‘Yüksek faizler satış fiyatlarını baskıladı, amortisman süreleri kısaldı’

Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Görkem Öğüt, amortisman sürelerindeki bu düşüşü, gayrimenkul piyasasında yaşanan önemli yapısal değişimlerin işareti olarak değerlendirdi. Öğüt, şu sözleri kullandı:

“Amortisman süresindeki düşüşün en büyük sebebi, kira gelirlerinin konut fiyatlarına kıyasla daha hızlı artması. Geçtiğimiz 2 yılda yüksek faiz oranları nedeniyle konut kredisi kullanımı önemli ölçüde azaldı; bu durum hem satış hacmini hem de fiyat artış hızını yavaşlattı. Hatta enflasyon etkisi hesaba katıldığında, konut fiyatlarının reel olarak düşüş gösterdiği görülüyor. Endeksa’nın güncel verilerine göre konut satış fiyatları son bir yılda nominal olarak %26 artarken, enflasyon etkisiyle reel bazda %8 düştü.”

Öğüt, kira piyasasındaki hareketliliğin de amortisman sürelerini etkileyen bir diğer önemli unsur olduğunu belirtti: “Temmuz 2024 itibarıyla %25’lik zorunlu kira artış sınırının kaldırılması, ev sahiplerinin piyasa koşullarına daha uygun kira bedelleri belirleyebilmesine olanak tanıdı. Bu gelişme, kira fiyatlarının daha serbest bir şekilde artmasına zemin hazırladı. Endeksa verilerine göre kiralar son bir yılda nominal olarak %34 artış gösterdi. Ancak enflasyon dikkate alındığında, bu artış reel bazda %2’lik bir düşüş anlamına geliyor.”

Fuzul iletişim çalışmalarını UPDATE İletişim’e emanet etti

0
Fuzul, iletişim çalışmalarını UPDATE İletişim’e emanet etti

Tasarruf finansman modeliyle geniş kitlelerin konut, araç ve iş yeri sahibi olmalarını sağlayan Fuzul, stratejik iletişim danışmanlığı hizmetleri için UPDATE İletişim ile anlaştı.

Tasarruf finansman sektörünün öncüsü Fuzul, 33 yılı aşkın süredir sağladığı ev, araç ve iş yeri finansmanıyla finans sektörüne, Türkiye ekonomisine ve toplumsal refaha önemli katkılar sağlıyor.

Sunduğu finansman modeliyle asgari ücretle çalışanlardan üst düzey yöneticilere, yeni mezunlardan emeklilere ve girişimcilere kadar her kesimden kişinin hayallerini ve yatırım planlarını hayata geçirmesine olanak tanıyan Fuzul, iletişim stratejilerini artık UPDATE İletişim ile birlikte yürütecek.

İş birliği kapsamında UPDATE İletişim; Fuzul’ün marka bilinirliğini artırmak ve iş hedeflerine ulaşmasını desteklemek üzere, stratejik iletişim danışmanlığından medya ilişkilerine, etkinlik yönetiminden lider iletişimine kadar geniş kapsamlı bir hizmet sunacak.

Bakan Kurum, İstanbul ile ilgili 2 müjdeyi açıkladı

0
Bakan Kurum, İstanbul ile ilgili 2 müjdeyi açıkladı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İSO Meclis Toplantısı’nda İstanbul ile ilgili 2 önemli projeyi açıkladı: İstanbul’da kiralık konut yaparak hem kentsel dönüşüme katkı sunmuş olacağız hem de gayrimenkuldeki kira artışlarını aşağı çekip dengeleyeceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla, inşaatını TOKİ Başkanlığımızın yapacağı, süreçlerini de Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızın yürüteceği ‘sanayide dönüşüm projesini’ gerçekleştireceğiz. 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi’nin haziran ayı olağan toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Kurum, İstanbul ile ilgili 2 müjdeyi açıkladı. İstanbul’da TOKİ’nin kiralık sosyal konut projesinin başlatılacağını duyuran Bakan Kurum, “İstanbul’da kiralık konut yapacağız. Anadolu ve Avrupa yakasında kiralık konut yapmak suretiyle hem kentsel dönüşüme katkı sunmuş hem de İstanbul’daki gayrimenkuldeki kira artışlarını aşağı çekip dengeleyeceğiz” dedi. 

İSTANBUL SANAYİSİ ANADOLU’YA TAŞINACAK

Bakan Kurum, İstanbul sanayisinin de Anadolu’ya taşınması için yine TOKİ ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile yeni bir projenin hayata geçirileceğini açıkladı: İstanbul Sanayi Odamızla, inşaatını TOKİ Başkanlığımızın yapacağı, süreçlerini de Kentsel Dönüşüm Başkanlığımızın yürüteceği ‘sanayide dönüşüm projesini gerçekleştireceğiz. Bu anlamda sektörel talepleri değerlendirmek suretiyle Anadolu’ya sanayimizin taşınmasını sağlayacağız. Taşınmak isteyen tesislerimize TOKİ’yle inşa desteği, yer tahsisinde Hazine mülkiyetindeki arsaları vererek kiralık ya da satın alma opsiyonlu bir projeyi gerçekleştireceğiz. Bu da İstanbul’un sanayisinin dönüşümü adına çok önemli, çok kıymetli. Ben şimdiden bu dönüşümün İstanbul’a hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

OYAK İnşaat’tan lüks segmentte iki yeni proje

0
OYAK İnşaat’tan lüks segmentte iki yeni proje

OYAK İnşaat yüksek katma değerli projelerle büyüyor. İstanbul’da Prime Tower Maslak ve İzmir’de Mormarin Villas ile lüks segmentte iki yeni konut projesini hayata geçiren şirket, mimari kalite ve yaşam standartlarında çıtayı yükseltiyor.

Modern mimariyi teknoloji ve konforla birleştirerek konut projeleri geliştiren OYAK İnşaat, iki lüks proje ile sektörde lüks segmente imzasını atıyor. İzmir’in Karaburun ilçesindeki Mormarin Villas ve İstanbul’daki Prime Tower Maslak projelerini eş zamanlı satışa sunan OYAK İnşaat, konut piyasasına yeni bir soluk getirirken sektördeki iddiasını da güçlendiriyor. Yüzde 100 OYAK iştiraki olarak 43 yıldır inşaat sektöründe faaliyet gösteren OYAK İnşaat her projesinde olduğu gibi bu projelerle de üyeleri için uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor.

Prime Tower Maslak: Lüks ve fonksiyonellik bir arada

Modern mimari anlayışı, sürdürülebilir tasarım prensipleri ve akıllı bina teknolojileri ile öne çıkan Prime Tower Maslak projesi, çevre dostu yapısı, yüksek yaşam standartları ve teknolojik altyapısı ile hem konforlu hem de sürdürülebilir bir yaşam alanı sunuyor. Enerji verimliliğini artırmak için geri dönüşüm sistemleri, doğal peyzaj düzenlemeleri ve akıllı bina teknolojilerinin kullanıldığı projede, çevresel etki en aza indiriliyor.

Yüksek tavanlı ve ferah iç mekân tasarımları, seçili dairelerde yer alan sonsuzluk havuzları ve doğadan ilhâm alan konsepti ile lüksü ve fonksiyonelliği bir araya getiren Prime Tower Maslak; fitness alanları, yüzme havuzları, spa, yoga ve meditasyon odaları gibi geniş sosyal olanakları ile sağlıklı yaşamı destekliyor.

Modern ve konforlu bir yaşam alanı

174 bin 200 metrekarelik inşaat alanında üç blok olarak tasarlanan projenin A ve B bloklarında 268 adet konut yer alırken, C blokta ise 74 adet ofis bulunuyor. 1+1’den 7+1 Dubleks’e kadar fonksiyonelliği ve estetiği buluşturan daire seçeneklerinin yer aldığı Prime Tower Maslak’ta, dokuz adet ticari ünite de yer alıyor. Kafe, restoran, butik mağaza ve wellness alanları gibi sosyal imkanların bulunduğu proje, hem konut sahiplerine hem de ofis kullanıcılarına modern ve konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Projenin satış işlemleri, Prime Tower Maslak’ta bulunan satış ofisi aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

Mormarin Villas: Ayrıcalıklı bir yaşam alanı

İzmir’in Karaburun ilçesinde, Mordoğan’ın eşsiz koylarına komşu olan yarımadada yer alan Mormarin Villas Projesi, ulusal ve uluslararası ölçekte özel plajları, marina ve oteli ile sakinlerine ayrıcalıklı bir yaşam alanı vadediyor. Proje, doğanın içinde huzurlu bir yaşam olanağı sunmasının yanı sıra ortak kullanım alanlarıyla keyifli bir yaşamın kapılarını aralıyor.

Ege’nin mimari dokusuna uygun villalar

İzmir Mordoğan’da hayata geçirilen Mormarin Villas Projesi, 3+1’den 6+1’e kadar farklı tiplerde toplam 225 dubleks villadan oluşuyor. Ege’nin özgün mimari dokusundan esinlenerek tasarlanan villalar, geniş ve ferah iç mekânlarıyla dikkat çekiyor. Her bir villada özel yüzme havuzu ve güneşlenme terası bulunurken, yaşam alanlarının fonksiyonel çözümlerle kurgulanması sakinlerine yüksek konfor sunuyor. Modern yaşamın gereklilikleri ile doğayla uyumu bir araya getiren proje, ayrıcalıklı bir villa deneyimi vadediyor.

Talep ve ihtiyaçlara 7/24 tek noktadan çözüm

Kafe, restoran ve dinlenme alanlarının bulunduğu projede, villa sahipleri ve misafirlerinin talep ve ihtiyaçları 7/24 tek noktadan karşılanacak. Mormarin Villas’ta; gastronomi ve ikram hizmeti, housekeeping, çamaşır ve kuru temizleme, çocuk bakım, bahçe-çiçek ve havuz bakım hizmetinin yanı sıra aşçı ve garson temini, parti ve davet organizasyonu konusunda destek sağlanacak. Mormarin Villas’ta, elektrik, su tesisatı, ısıtma-soğutma sistemleri, teknik ve bilgi işlem gibi konularda da 7/24 hizmet verilecek.

Her yaşa uygun aktiviteler

Sakinlerine dinamik ve sağlıklı bir yaşam sunmayı hedefleyen Sağlıklı Yaşam Kulübü, her yaşa uygun açık hava aktiviteleri düzenleyerek doğayla iç içe bir yaşamı teşvik edecek. Özel şoför, transfer, tesis içerisinde ring, wellness ve spa hizmetinin de sağlanacağı projede, sağlık kabini, çocuklara yönelik oyun alanları, açık hava sinema kulübü gibi birçok aktivite alanı bulunuyor. Evcil hayvan bakımı da hizmet verilecek alanlar arasında yer alıyor.

Çevreye duyarlı yapılar

Doğaya duyarlı ve sürdürülebilir bir yaşam anlayışıyla tasarlanan projede, enerji verimliliği ve çevre dostu uygulamalar ön planda tutuldu. Ekosisteme saygılı bir yaklaşımın benimsendiği proje, su tüketimini azaltan peyzaj projesine sahip. Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için yağmur suyu toplama sistemlerinin geliştirildiği projede, toplanan sular bahçe sulamada yeniden kullanılacak şekilde filtrelenecek. Ayrıca, atık su arıtma tesisi sayesinde gri sular dönüştürülerek tekrar kullanılabilir hale getirilecek. Enerji tasarrufunu destekleyen ısı yalıtımlı duvarlar ve doğal havalandırmayı destekleyen mimari tasarım, villaların çevreye duyarlı bir yapıda inşa edilmesine olanak tanıyor.

Çevre dostu ulaşım alışkanlıklarını teşvik etmek amacıyla elektrikli araç şarj istasyonları, bisiklet yolları ve tesis içi ring servisleri gibi sürdürülebilir ulaşım çözümleri sunan projede, geri dönüşüm alanları ve sıfır atık politikası ile doğaya duyarlı bir yaşam tarzı teşvik ediliyor.

Denizle iç içe bir yaşam

Sakinlerine birçok ayrıcalık sunacak olan Mormarin Villas, marina ve plajları ile yaşam standartlarını bir üst seviyeye taşıyacak. Projede yer alan marina, yat kulübü ve sosyal tesislerde, gurme restoran, kafeler, yat aksesuarları ve malzemeleri için mağazalar ve günlük ihtiyaçların karşılanabileceği dükkanlar bulunacak. Projenin satış işlemleri, İzmir Mormarin Villas ve İstanbul Prime Tower Maslak satış ofisinde gerçekleştiriliyor.

arsaVev, Fenerbahçe Kadın Futbol Takımının İsim ve Forma Göğüs Sponsoru oldu

0
arsaVev, Fenerbahçe Kadın Futbol Takımının İsim ve Forma Göğüs Sponsoru oldu

Fenerbahçe kulübünün iş birliği yaptığı markalar arasında bulunan, geçmiş sezonlar itibariyle farklı branşlarda sponsorlukları ile Fenerbahçe’nin yanında olan arsaVev, 2025-26 sezonu itibariyle Fenerbahçe Kadın Futbol Takımının isim ve forma göğüs sponsoru oldu.

Sponsorluk anlaşmasının imza törenine dair detaylar, önümüzdeki günlerde resmi kanallar aracılığıyla duyurulacaktır.

Filiz Cingi Yurdakul: “Kentleri betonla değil, kültürle inşa edelim”

0
Filiz Cingi Yurdakul “Kentleri betonla değil, kültürle inşa edelim”

Aura Design Kurucusu ve TSMD Yönetim Kurulu Üyesi Mimar Filiz Cingi Yurdakul, mimarlığın salt teknik bir üretim alanına indirgenmesinin, kentlerin ruhunu ve toplumla kurduğu ilişkiyi zayıflattığını söyledi. “Mimarlık, bir yaşam kültürü yaratma meselesidir” diyen Yurdakul, özellikle İstanbul gibi çok katmanlı şehirlerde mimarların omuzlarındaki sorumluluğa dikkat çekti.

Mimarlığın yalnızca yapılar üretmek değil; toplumla, tarihsel bağlamla ve mekanla kurulan bir diyalog olduğunu söyleyen Mimar Filiz Cingi Yurdakul “Mimarlık, yaşam kalitesini yükselten, çevresel ve sosyal adaleti gözeten, kültürel sürekliliği sağlayan bir üretim biçimidir. Ancak bugün, mimarlığın bu bütünsel yaklaşımı yerini giderek daha teknik, daha işlev odaklı çözümlere bırakıyor.” dedi. Mimar Filiz Cingi Yurdakul, bu dönüşümün tehlikeli sonuçlar doğurduğunu vurgulayarak “Cepheden kurgusuna, mekânsal organizasyondan iç mekân tasarımına kadar mimarlık her yönüyle bir bütün olarak düşünülmelidir. Uluslararası ölçekte bu anlayış güçlenirken, ne yazık ki Türkiye’de bu bütünlük algısının zayıfladığını gözlemliyoruz. Bu kırılma hem mimarlık kültürümüzü hem de kentlerimizin yaşanabilirliğini doğrudan etkiliyor.” açıklamasında bulundu.

Şehrin hafızası korunmalı

İstanbul gibi tarihsel ve kültürel derinliği yüksek şehirlerde, mimarlığın sadece estetik değil, etik bir sorumluluk taşıdığını belirten Yurdakul şöyle konuştu: “İstanbul gibi çok katmanlı bir şehirde mimarların dikkat etmesi gereken en önemli unsur, şehrin hafızasını silmek değil onu beslemektir. Yeni yapılar geçmişle kavga etmeden, onu tamamlayarak, dönüştürerek var olmalı. Ne yazık ki hızlı yapılaşma, ekonomik baskılar ve kısa vadeli bakış açıları bu duyarlılığı zedeliyor.”

Ankara da Sadece İdari Başkent Değil, Kültürel Bir Kent Olmalı

Yurdakul, başkent Ankara’nın da benzer bir çıkmazda olduğuna değinerek, kent vizyonuna dair şu ifadeleri kullandı: “Ankara sadece yönetsel bir merkez değil; kültürel ve mekânsal bir başkent olmayı da hak ediyor. Bu ancak mimarlığın kamusal boyutunun yeniden tanımlanması, nitelikli mekân üretiminin önceliklendirilmesi ve uzun soluklu bir kent vizyonuyla mümkün olabilir.” Ankara’nın da diğer büyükşehirler gibi 24 saat yaşayan kültürel ve sosyal bir merkez olması için çalışmalıyız.

Mimarlık, Bir Kültür Üretimi Olmalı

Son olarak mimarlığın yeniden hak ettiği saygınlığa kavuşması için zihinsel bir dönüşüm gerektiğini vurgulayan Yurdakul, sözlerini şöyle tamamladı: “Ankara, hatırlamayla unutma arasında sıkışmış bir kent. Mimarlık ise bu sıkışıklıkta hafızayı yeniden inşa etmenin en güçlü aracıdır. Yeter ki mimarlığa yalnızca çatı ve duvardan ibaret değil; bir yaşam biçimi, bir kültür üretimi olarak bakabilelim.”

Konut krizine karşı devlet düğmeye bastı

0
İstanbul’un 2025 gayrimenkul haritası,

Konut krizine karşı devlet düğmeye bastı. İstanbul’da başlatılacak kiralık sosyal konut modeliyle kira piyasası rahatlatılmak isteniyor. Uzmanlara göre bu adım değerli ancak kalıcı başarı için planlı genişleme, adil erişim ve Anadolu’ya yönelen teşvik politikaları şart.

İstanbul’da hızla artan kiralara çözüm üretmek amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından kiralık sosyal konut modeli başlatılıyor. Pilot uygulamalarla hayata geçirilmesi beklenen model, özellikle dar gelirli kesimlerin barınma sorununa çözüm sunmayı hedefliyor.

Kamuoyunun dikkatle takip ettiği bu yeni dönemi sektör temsilcileri de olumlu karşılıyor. Ancak uyarılar da var: Projenin kalıcı olması, hedef kitleye adil erişim sağlaması ve ülke genelindeki kentleşme dengesine katkı sunması gerektiği belirtiliyor.

Şule Alp: “Kira piyasasında kamu eliyle bir dengeleme başlıyor”

Gayrimenkul Uzmanı Şule Alp, sosyal kiralık konut hamlesini kamu müdahalesiyle kira piyasasında denge kurma girişimi olarak değerlendiriyor: “TOKİ’nin bu adımı, özellikle İstanbul’da derinleşen kira krizine kamu eliyle yapılan anlamlı bir müdahaledir. Ancak etki yaratabilmesi için geçici değil, sürdürülebilir ve planlı olması gerekir. Hedef kitle iyi tanımlanmalı, uygulama şeffaf yürütülmeli.”

Alp ayrıca, özel sektörle yapılacak hibrit projeler ve yeni yatırım modelleriyle bu sürecin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Şerif Nadi Varlı: “Sosyal Konut Hamlesi Değerli, Ancak İstanbul’un Yükünü Hafifletmek Şart”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vartur CEO’su Şerif Nadi Varlı ise, sosyal kiralık konut girişimini “toplumsal huzura katkı” olarak nitelendirirken, daha geniş bir perspektife dikkat çekti: “Devletin sosyal konutları kiraya vererek toplumsal dengeye katkı sunma çabası son derece kıymetli. Bu adımlar sadece barınma değil, aynı zamanda huzur ve sosyal adalet açısından da önemli.”

Ancak Varlı, İstanbul’un nüfus yükünün artık sürdürülemez hale geldiğini ifade ederek teşviklerin Anadolu’ya kaydırılması gerektiğini söyledi:

“2000 yılında 65 milyon olan Türkiye nüfusu, 2025’te 85 milyona ulaştı. Bu süreçte İstanbul’un nüfusu ise 10 milyondan 15,7 milyona çıkarak %57 büyüdü. Bu oran, ülke ortalamasının yaklaşık %90 üzerinde. İstanbul’un bu yoğun göç yükünü taşıması artık mümkün değil.

“Sosyal konut kiralama projeleri mutlaka Anadolu kentlerini de kapsamalı. İş, eğitim ve yaşam ağlarını dengeli şekilde yurt geneline yaymak zorundayız. Aksi halde İstanbul’da yapılan her çözüm, sadece günü kurtarır; uzun vadede kentleşme krizini çözemez.”

TOKİ’nin hayata geçirmeye hazırlandığı sosyal kiralık konut modeli, uzmanlara göre önemli bir başlangıç olabilir. Ancak bu adımın yalnızca İstanbul ölçeğinde kalmaması, ülke genelinde daha dengeli bir kentleşmeyi hedeflemesi gerektiği vurgulanıyor.

Bakan Kurum, Emlak Konut GYO’nun İstanbul’da düzenlenen Anahtar Fikirler Zirvesi’ne katıldı

0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Emlak Konut GYO’nun ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Anahtar Fikirler Zirvesi’ne katıldı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, gayrimenkul sektöründe dünyanın en başarılı ülkelerinden biri olduğuna işaret ederek, “Teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak; deprem bölgemizi sadece konutlarıyla değil her boyutuyla yeniden ayağa kaldırıyoruz. Tüm bu konutlarda gerek süre gerek kullanılan teknoloji gerekse üretilen konut sayısı bakımından dünyada bir ilki gerçekleştirdik, Türk yapı sektörünün gücünü hep birlikte bir kez daha dünyaya gösterdik” dedi. Orta Doğu’da artan gerilime dikkat çeken Bakan Kurum, sektör temsilcilerine üretim çağrısı yaptı: Böylesi dönemlerde ülkelerin verdiği refleksler, her zamankinden daha kıymetlidir. Özellikle üreticilerimiz, sanayicilerimiz, yapı sektörümüz her türlü olasılığa karşı hazır olmalı; gayreti elden bırakmamalıdır.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Emlak Konut GYO’nun ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Anahtar Fikirler Zirvesi’ne katıldı. Gayrimenkul sektör temsilcileri ve girişimcilerin bir araya geldiği programda konuşan Bakan Kurum, “Türkiye, gayrimenkul sektöründe dünyanın en başarılı ülkelerinden biri. Bu başarıyı korumak için; sektörde dijitalleşmeyi de başarmalı, sektörümüzün bütün aşamalarını acilen yeni teknolojilerle buluşturmalıyız. Şu anda Türkiye, teknoloji geliştirme noktasında; artık küresel bir oyuncudur. Bugün bu salonda da görüyorum ki Türkiye’nin genç zekaları ve tecrübeli yürekleri gayrimenkul teknolojileri alanında küresel bir oyuncu olmaya hazırdır” dedi.

“YENİ TEKNOLOJİK HAMLELERE İMZA ATTIK, TARİHİ DÖNÜŞÜMLER YAPTIK”

Bakan Kurum, Türkiye’nin yenilikçi ve çevreci adımlarla yoluna devam ettiğini söyledi: Türkiye Yüzyılı vizyonuyla son çeyrek asırda; çevre ve şehircilik alanında çok değerli yeniliklere, yeni teknolojik hamlelere imza attık, tarihi dönüşümler yaptık. Çeyrek asır önce “parası olan herkes bina yapsın” denilen bir yerden; bugün, sadece paranın yetmediği, sonuna kadar yetkinliğin arandığı, ulusal yeşil bina sertifikası alabilecek kadar çevreci projeler üreten, müteahhitlik sektörüne gelen bir ülke olduk. Binalarının enerjisinin en az yüzde 10’unun yenilenebilir kaynaklardan sağlanması şartını getiren bir Türkiye olduk. Artık, “Gayrimenkulde kağıttan buluta geçiş” diyerek; proje üretiminden onay süreçlerine kadar tüm aşamaları dijital ortamda yapan bir ülkeyiz. 

“2024 YILINDA, YAPI SEKTÖRÜMÜZÜ YÜZDE 9,2 ORANINDA BÜYÜTTÜK”

Mevzuat düzenlemeleri ve kolaylaştırıcı uygulamalarla yapı sektörüne daima destek olduklarını vurgulayan Bakan Kurum, “El ele, omuz omuza vererek, 2024 yılında, yapı sektörümüzü tam yüzde 9,2 oranında büyüttük. İnanın bu büyümenin dünya üzerinde başka bir örneği yoktur, Türkiye’yle bu anlamda yarışabilecek başka bir ülke yoktur. Ben bu başarı hikayesini yazan sektörümüze, kamu kurumlarımıza, TOKİmize, Emlak Konut’umuza ve yarınımızın teminatı genç girişimcilerimize şahsım ve milletim adına çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

30 MİLYON BELGE DİJİTAL ARŞİVLERDE KORUNUYOR

Dijital dönüşüm kapsamında Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemiyle 30 milyon belgenin artık dijital arşivlerde korunduğunu belirten Bakan Kurum, Üç Boyutlu Şehir Modelleri Projesi ve Değer Bilgi Merkezi ile gayrimenkul sektörüne yenilikçi katkılar sunulacağını ifade etti. Bakan Kurum, “Değer Bilgi Merkezi ile üreteceğimiz değer haritaları ve üç boyutlu şehir modellerimizi, kentsel dönüşüm politikalarına entegre ederek gayrimenkul sektörümüzde dijitalleşmeyi amaçlıyoruz” dedi.

“DEPREM BÖLGESİNDE TÜRK YAPI SEKTÖRÜNÜN GÜCÜNÜ DÜNYAYA GÖSTERDİK”

Bakan Murat Kurum, deprem bölgesinde Bakanlığın tüm sürdürülebilir uygulamalarının hayata geçirildiğini anlattı: Teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak; deprem bölgemizi sadece konutlarıyla değil her boyutuyla yeniden ayağa kaldırıyoruz. 11 ilimizde öyle bir hızla çalışıyoruz ki saatte 23, günde 550 konut üretiyoruz. Şimdiye kadar dile kolay 250 bin konutun üretimini tamamladık, bitirdik ve hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik. Bu ne demek biliyor musunuz? Neredeyse bir Avrupa ülkesi demek. Ve bir bu kadarını daha fiilen yapıyoruz. Tüm bu konutlarda gerek süre gerek kullanılan teknoloji gerekse üretilen konut sayısı bakımından dünyada bir ilki gerçekleştirdik, Türk yapı sektörünün gücünü hep birlikte bir kez daha dünyaya gösterdik. Şimdi inşallah, yılsonuna kadar söz verdiğimiz gibi daha çok çalışacağız; bu sayıyı 453 bine ulaştırarak tüm afetzede kardeşlerimizi yeni yuvalarına kavuşturacağız. İnanın hiçbir ülke, bu kadar kısa sürede bu büyük dönüşümü başaramaz. Türk milletinden başka hiçbir millet bir Avrupa ülkesi büyüklüğünde, neredeyse yarım milyon konutu eş zamanlı olarak inşa edemez, tamamlayamaz, teslim edemez.

“ÜRETİCİLERİMİZ, SANAYİCİLERİMİZ HER TÜRLÜ OLASILIĞA KARŞI HAZIR OLMALI”

Bakanlık olarak gayrimenkul sektörünün önünü açacak her türlü desteği sağlamaya devam edeceklerini belirten Bakan Kurum, Orta Doğu’da yaşanan sürece de dikkat çekerek sektör temsilcilerine üretim çağrısı yaptı: Şu anda, Anadolu coğrafyasının, vatan toprağımızın etrafı adeta bir ateş çemberine dönüştürülüyor. Böylesi dönemlerde ülkelerin verdiği refleksler, her zamankinden daha kıymetlidir. Özellikle üreticilerimiz, sanayicilerimiz, yapı sektörümüz her türlü olasılığa karşı hazır olmalı; gayreti elden bırakmamalıdır. Bu artık bizim olmazsa olmazımız. Yaşadığımız süreci hep birlikte görüyoruz. İlk bombalanan yerler, nükleer tesisler, enerji tesisleri, kritik öneme haiz tesisler. Yine ülkenin güvenliğiyle, yönetimiyle alakalı birimlerin hedef alındığını görüyoruz. Bu manada hep birlikte hem afetlere hem salgına, savaşa, olabilecek her türlü risklere karşı dirençli bir Türkiye’yi inşa etmek durumundayız. Yapılabilecek her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu da burada tüm sektörümüzün temsilcilerine ifade etmek isterim. Medeniyetimizin başkenti İstanbul’dan diyorum ki; çok çalışacağız, sanayicimizle üretmeye, gençlerimizle yeni fikirleri hayata geçirmeye aşkla, azimle, kararlılıkla devam edeceğiz.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ACİLİYETİNİ DAİMA HATIRIMIZDA TUTMALIYIZ”

Bakan Kurum, konuşmasında deprem gerçeğine vurgu yaparak “Bu yıl 23 Nisan’da İstanbul’da yaşadığımız depremi hatırımızdan bir an bile çıkaramayız. Depreme karşı hazırlığın, kentsel dönüşümün aciliyetini daima hatırımızda tutmalıyız. İstanbul’umuzda kentsel dönüşüm çok elzem. Yapılması gereken en önemli iş olduğunu ve milli güvenlik meselesi olduğunu her zaman söylüyoruz. Bu kapsamda İstanbul’umuzda hem kentsel dönüşüm hem sosyal konut projeleriyle şehri afetlere dirençli hale getireceğiz” diye konuştu.

“PİLOT UYGULAMALARI GENİŞLETECEĞİZ”

Yıl sonunda başlatılacak sosyal konut projeleri için de iş birliği vurgusu yapan Bakan Kurum, “Bu sosyal konut projelerinde de girişimcilerimizden, yapı sektörüne dair yeni projeleri ortaya koymalarını, yeni teknolojileri geliştirmelerini ayrıca bekliyoruz” dedi.  

Anahtar Fikirler Zirvesi’yle beraber sektör temsilcileri yapılacak iş birliğine dair önemli adımlar atacaklarına dikkat çeken Bakan Kurum, “Zirveyi yaptık, konuştuk, dağıldık olmayacak. Bu işin paçasına dört elle yapışacağız. Süratle zirve öncesinde başlattığımız pilot uygulamaları genişleteceğiz. Hızlıca tüm girişimlere destek olmak için mentörlük programlarına başlayacağız. Sektörümüze katkı sunacak tüm girişimlerin, Bakanlığımızın tedarik zincirine entegre olmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

YILMAZ: ŞEHİRLERİMİZİN GELECEĞİNİ BUGÜNDEN İNŞA EDİYORUZ

Programda konuşan Emlak Konut Genel Müdürü Yasir Yılmaz, zirveye hazırlık sürecinde, Emlak Konut’un Türkiye’nin önde gelen 10 teknoparkından 7’siyle temas kurarak 100’ün üzerinde girişimi değerlendirmeye aldığını belirtti. Akademik ve teknik komiteler eşliğinde yürütülen süreç sonunda 20 girişimin zirveye davet edildiğine dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi: Bu girişimlerden 5’iyle, Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi danışmanlığında pilot projeler başlatıldı. Zirvemizde 20 teknoloji girişimi, sektör temsilcileri ve yatırımcılarla doğrudan temas kurarak iş birliği zemini oluşturuldu. Bu platform, inovasyonun, Ar-Ge’nin ve girişimciliğin sürekliliğini esas alan bir yapıdır. Emlak Konut güvencesiyle atılan her adım, sektörde stratejik bir karşılık bulacaktır. O kapıyı ise, yenilikçi çözümlerle ‘Anahtar Fikirler’ açacaktır. Dijital altyapı, sürdürülebilirlik ve planlama ilkeleri doğrultusunda şehirlerimizin geleceğini bugünden inşa ediyoruz.

Akıllı Evlerin Geleceği ve Trendler: Aqara ile Akıllı Yaşamın Yeni Dönemi

0
Akıllı Evlerin Geleceği ve Trendler: Aqara ile Akıllı Yaşamın Yeni Dönemi

Akıllı evler, yalnızca konfor değil; kaynakların daha tasarruflu kullanılmasını sağlıyor, sürdürülebilir ve güvenli bir yaşam arayışında olan herkesin gündeminde yer alıyor.

Günümüzde akıllı ev teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasında, cihazların birbiriyle sorunsuz şekilde iletişim kurmasını sağlayan açık standartlar belirleyici rol oynuyor. Bu sayede kullanıcılar, birden fazla mobil uygulama veya kontrol paneli arasında geçiş yapmak zorunda kalmadan tüm akıllı cihazlarını tek bir platformdan yönetebiliyor. Sistemler arası uyum yalnızca kullanım kolaylığı değil, aynı zamanda daha verimli enerji yönetimi ve hızlı senaryo oluşturma gibi avantajlar da sunuyor. IoT (nesnelerin interneti), yapay zeka ve sensör teknolojilerindeki ilerlemeler ise bu dönüşümün temel motorları olarak öne çıkıyor. Akıllı cihazlar artık sadece belirli görevleri yerine getirmekle kalmıyor; çevresel verileri analiz ederek öğreniyor, alışkanlıkları tanıyor ve buna uygun çözümler üretebiliyor.

Akıllı ev sistemleri üreticisi Aqara, 2025 yılında öne çıkan yeni nesil akıllı ev trendlerini özetledi: 

  • Platformlar Arası Uyum: Matter ve Thread gibi açık protokoller sayesinde, kullanıcılar farklı marka cihazları aynı sistem içinde entegre edebiliyor. Bu da hem kurulum sürecini kolaylaştırıyor hem de cihazlar arası senkronizasyonu mümkün kılıyor. Kullanıcıların farklı uygulamalara ve ekosistemlere olan bağımlılığı azalıyor.
  • Enerji Verimliliği Odaklı Cihazlar: Akıllı termostatlar, aydınlatma sistemleri ve prizler gibi enerji yönetimi ürünleri, yalnızca ihtiyaç duyulduğunda devreye girerek gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor. Bu yaklaşım hem doğa dostu bir yaşam sunuyor hem de kullanıcıların faturalarında gözle görülür tasarruf sağlıyor.
  • Sensör Tabanlı Otomasyon: Hareket, sıcaklık, nem, ışık gibi çevresel değişkenleri algılayan sensörlerle donatılan sistemler, kullanıcı alışkanlıklarına göre çalışarak otomasyonu kişiselleştiriyor. Bu sayede manuel kontrol ihtiyacı ortadan kalkıyor ve ev yaşamı daha akıllı hale geliyor.
  • Yerel Otomasyon Ön Planda: İnternet bağlantısının olmadığı durumlarda bile çalışan yerel otomasyon özellikleri, akıllı ev sistemlerini daha güvenilir hale getiriyor. Özellikle güvenlik ve acil durum senaryolarında bulut bağımlılığı ortadan kalktığı için daha hızlı ve kesintisiz müdahale mümkün oluyor.
  • Veri Odaklı Karar Alma: Akıllı cihazlardan gelen veriler sayesinde, kullanıcılar evlerindeki enerji tüketimini analiz edebiliyor, otomasyon senaryolarını optimize edebiliyor ve çevresel farkındalıklarını artırabiliyorlar. Bu da daha sürdürülebilir yaşam tarzlarına geçişi hızlandırıyor.

Tüm Ekosistemiyle Akıllı Ev Deneyimi

Aqara, bu dönüşümün önemli markalarından biri olarak, evlerin dijitalleşmesini yalnızca teknolojik bir yenilik değil, yaşam standardını yükselten bir gereklilik olarak konumluyor. Akıllı sensörlerden motorlu perde sistemlerine, güvenlik kameralarından enerji verimliliği sağlayan termostatlara kadar geniş ürün yelpazesiyle kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Aqara, tüm cihazlarını hem kendi uygulaması üzerinden hem de Apple Home, Google Home ve Alexa gibi yaygın platformlarla entegre çalışacak şekilde tasarlıyor. Ürünlerinde öne çıkan yerel otomasyon, uzun pil ömrü, çevresel veriye duyarlılık ve Matter gibi yeni nesil protokollere destek sunma yaklaşımıyla hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin akıllı yaşam beklentilerine cevap veriyor.

Aqara’nın Akıllı Ev Deneyiminde Çözümleri

Aqara, Akıllı Kapı Kilidi, Duman Sensörü, Kamera Hub gibi ürünleriyle  maksimum güvenlik sağlarken, Radyatör Termostatı, Kapı&Pencere Sensörü, Perde Sürücüsü, Hava Kalitesi Monitörü, Su Sızıntısı Sensörü gibi ürünleriyle de enerji tasarrufuna olanak tanıyor.  

Sürdürülebilirlik ve Enerji Tasarrufuna Katkı

Aqara’nın sunduğu çözümler yalnızca konforu değil, aynı zamanda sürdürülebilirliği de önceliklendiriyor. Düşük enerji tüketimli Zigbee/ Thread altyapısı, 1 yıla kadar pil ömrü sunan cihazları ve su-ısı-ışık gibi kaynakların israfını önleyen otomasyonları ile doğrudan enerji faturalarına yansıyan tasarruf sağlıyor. Gelişmiş otomasyon senaryoları ile enerji harcamaları %20-30 oranında azaltılabiliyor. Akıllı cihazlar yalnızca ihtiyaç duyulan anlarda devreye girerek ısıtma, soğutma ve aydınlatma gibi alanlarda maksimum verimlilik sağlıyor. Ayrıca, uzaktan yönetim ve anlık bildirim özellikleri sayesinde kullanıcılar kaynak kullanımlarını daha şeffaf bir şekilde takip edebiliyor ve gerektiğinde anlık müdahalelerde bulunabiliyor.

Aqara, bugünün ihtiyaçlarına pratik çözümler sunarken; güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir yaşamı erişilebilir kılmak için geleceğin akıllı ev standartlarını bugünden hayata geçiriyor.