Cumartesi, Haziran 27, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Konut Arzı Artıyor!

0
Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan

Kentsel dönüşümün çok hızlı ilerlediğini kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Sektörde inşaat ruhsat başvuruları son dönemde arttı. Mimarlar da proje çiziminde ciddi bir yoğunluk yaşıyor. Bakanlığımızın yürüttüğü Yarısı Bizden kampanyası, kentsel dönüşümde hareketlilik yaşanmasına önemli bir destek oldu. Bu süreç, önümüzdeki dönemde arzı artırarak sektörün önünü açacaktır” dedi. Şehir merkezine yakın ve ulaşımı güçlü yaşam merkezlerine yönelimin arttığını belirten Turan, bu kapsamda Küçükçekmece’nin en planlı uydu kenti Atakent’in son dönemde hem modern şehir yaşamını tercih edenler hem de yatırımcılar tarafından yoğun talep aldığını kaydetti.

Konut sektöründe inşaat ruhsat başvuruları, kentsel dönüşüm ve deprem bölgelerindeki çalışmaların etkisiyle geçen yıldaki ivmesini bu yıl da gösteriyor. Özellikle İstanbul’da ulaşım imkanlarıyla merkeze en yakın yaşam merkezlerinin başında gelen Küçükçekmece’de bu alanda önemli bir hareketlilik yaşanıyor.   

2016 yılından bu yana Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile portföyünü toplam 3 binin üzerinde konuta taşıyan ve ilçenin dönüşümüne katkı sunan Sega Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, ruhsat başvurularının son dönemde çok arttığını açıkladı. Turan, “Ruhsat artışının yanı sıra mimarların proje çizim sürecinde de ciddi yoğunluklar gözlemliyoruz. Bakanlığımızın kentsel dönüşümü desteklemek için yürüttüğü Yarısı Bizden kampanyası, kentsel dönüşümde hareketlilik yaşanmasında önemli bir güç oldu. Bölgede mimari ve mühendislik temelli proje danışmanlığı ile hayata geçirdiğimiz deprem güvenlikli nitelikli projeler ise, bu alanda önemli bir açığı kapattı. Ruhsat alımı ve mimari proje çizimlerindeki bu yoğunluk, önümüzdeki dönemde arzı artırarak sektörün önünü açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Atakent, planlı gelişimi ve uydu kent avantajıyla yoğun talep alıyor

Sadece riskli binalar değil, ekonomik ömrünü tamamlamış, altyapısı yetersiz ve yaşam standartlarını karşılamayan tüm yapılar için kentsel dönüşümün bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Turan, son dönemde Küçükçekmece’de göl kenarının yanı sıra Atakent, Halkalı, Cennet, Fatih gibi mahallelerin en çok tercih edilen ve gelişen lokasyonlar olduğunu dile getirdi.

İstanbul’un en planlı uydu kentlerinin başında gelen, planlı gelişimi ve geleceğin yaşam merkezi olarak öne çıkan Küçükçekmece Atakent’in ise bu dönemde yıldızının parladığını kaydeden Turan, satışını yürüttükleri SEGA ATAKENT projesine bu dönemde yoğun bir talep aldıklarını belirtti. Turan, “Sega Atakent; planlı yapısı ve merkezi konumu ile yatırım değeri her geçen gün artan Atakent’te modern şehir hayatının simgesi olarak konumlanıyor. Proje, şehir yaşamının ihtiyaçlarını karşılayan mimarisi, kapsamlı sosyal alanları, güçlü teknik altyapısı ve geniş daire seçenekleriyle bölgenin yeni yaşam merkezi. Toplam 3 blok ve 196 bağımsız bölümden oluşan proje, 1+1’den 4+1’e kadar farklı metrekarelerde daire tipleri sunarak hem yatırımcılar hem de ailelerden yoğun bir talep alıyor. Modern şehir yaşamını tercih edenlerin ilgisi de çok yüksek” diye konuştu.

İstanbul’da şehir merkezine yakın yaşam merkezi ihtiyacı artıyor

2027 yılında teslim etmeyi planladıkları Sega Atakent’in eğitim kurumları, sağlık merkezleri, ulaşım ağları, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığıyla, önemli bir yatırım değerine sahip olduğunu belirten Turan, şöyle devam etti: “Bugün İstanbul’da ev-iş mesafeleri giderek uzuyor, ana arterlerin yoğunluğu nedeniyle ulaşım olanakları seçimde belirleyici. Bu nedenle şehir merkezine ulaşım imkanlarıyla kolayca gidilmesine imkan tanıyan, kendi içinde de hastanesinden eğitim merkezlerine kadar pek çok yaşam donatısıyla ayrı bir şehir gibi büyüyen yaşam merkezlerine ihtiyaç, her zamankinden daha fazla. Küçükçekmece Gölü’ne yakın konumlanan Sega Atakent, planlanan Kanal İstanbul hattına komşu olduğu gibi Marmaray (Halkalı) bağlantısı ve E5 ile TEM’e hızlı erişimi var. Kuzey Marmara otoyoluna  bağlantısı ise sadece 4 kilometre. Bölgede havalimanı metro hattının planlanması ve yüksek hızlı trenin 4 km mesafede konumlanması da projenin değerini yükselten en önemli faktörler arasında yer alıyor.”

Küçükçekmece’de tamamladığı 1.157 konut ile sağlam ve sürdürülebilir yapılara öncülük ediyor

Küçükçekmece’de birçok mahalleyi nitelikli projelerle dönüştürdüklerini belirten Turan, vatandaşların güvenle yaşayabileceği sağlam, sürdürülebilir ve modern yapılar üretmeyi önceliklendirdiklerini ifade etti. Mühendislik standartlarını en üst seviyede uygulayarak modern şehirleşmeye katkı sunduklarını vurgulayan Turan, Sega Yapı’nın bugüne kadar bölgede toplam 1.157 konutu başarıyla hayata geçirdiğini söyledi. Şirketin devam eden projeleri arasında yer alan YALI360, SEGA METROPARK ve SEGA ATAKENT; mimari tasarımı, sosyal yaşam alanları, çocuk oyun parkları, spor alanları, peyzaj düzenlemeleri, otopark ve 7/24 güvenlik gibi donatılarıyla bölgedeki yaşam standartlarını yükseliyor. Sega Yapı, planlanan yeni yatırımlarıyla birlikte toplamda 3 bin konut ve 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaşmayı hedeflerken, gelecek dönemde Sega Florya ve Sega Paradise 2 projeleriyle de dönüşüm çalışmalarını sürdürmeye hazırlanıyor.

Yeni Fikirtepe’de Teslimat Başladı: 11 Bin Depreme Dayanıklı Konut

0
Yeni Fikirtepe’de Teslimat Başladı: 11 Bin Depreme Dayanıklı Konut

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, İstanbul Fikirtepe’de yapımı tamamlanan 11 bin 729 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim süreci bugün itibarıyla resmen başladı.

İstanbul’un en kritik kentsel dönüşüm bölgelerinden biri olan ve geçmişte özel sektör projelerinin yarım kalması nedeniyle uzun yıllar çözümsüzlüğe mahkum edilen Fikirtepe’de mülkiyet ve barınma mağduriyetleri devlet eliyle giderildi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Emlak Konut GYO iş birliğiyle yürütülen “Yeni Fikirtepe” projesinde, afetlere karşı dirençli ve modern standartlara uygun konutların anahtar teslimine geçildi.

Bakan Kurum: “Yıllardır Çözülmeyeni Çözdük”

Projenin tamamlanarak teslim aşamasına gelmesine ilişkin resmi bir açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bölgedeki kronikleşmiş sorunun kararlılıkla çözüldüğünü vurguladı. Bakan Kurum, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kangrene dönmüştü, yıllardır çözülmeyeni çözdük. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’mız ve Emlak Konut eliyle Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık. 25 bine yakın vatandaşımızı afetlere dirençli konutlarımıza yerleştiriyoruz. Bugün itibarıyla teslimatlara başlıyoruz. Eğitim, sağlık ve spor tesisleri, camileri, 120 bin metrekarelik millet bahçesi de kazandırdığımız Yeni Fikirtepe Projemiz milletimize hayırlı olsun.”

Proje Alanının Yüzde 55’i Sosyal Donatıya Ayrıldı

Geçmişte plan iptalleri ve uzlaşmazlıklar nedeniyle tıkanan sürece 2021 yılında Bakanlığın müdahil olmasıyla başlayan yeni dönemde, bölgenin şehircilik vizyonu da tamamen yenilendi. Yeni Fikirtepe Projesi’nin yüzde 55’i kamuya açık sosyal donatı alanları ve yeşil alan olarak tasarlandı.

Proje kapsamında hak sahiplerine yalnızca güvenli konutlar değil, aynı zamanda modern bir kent dokusu sunuluyor. Bölgeye kazandırılan yapısal donatılar şunlardır:

  • 11 Adet Cami
  • 8 Adet Eğitim Tesisi
  • 1 Adet Sağlık Tesisi
  • 1 Adet Spor Tesisi
  • Sosyal ve Kültürel Faaliyet Alanları
  • 120 Bin Metrekarelik Millet Bahçesi

Hak Sahipleri İçin Anahtar Teslim Süreci Nasıl İşleyecek?

Teslimat sürecinin başlamasıyla birlikte hak sahipleri, gayrimenkullerine ait güncel bilgilere ve sorgulama ekranlarına Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın resmi internet sitesi olan https://kdb.gov.tr/ üzerinden ulaşabilecekler.

Vatandaşlar, anahtar teslim ve resmi mülkiyet işlemlerine dair tüm operasyonel süreci doğrudan bölgede hizmet veren Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ofisleri üzerinden yürütebilecekler.

Vivin İnşaat’a 3 ayrı ödül 

0
Vivin İnşaat'a 3 ayrı ödül

Özel uzmanlık gerektiren hastane binası inşaatının yanı sıra “teknoloji ve eğitim odaklı” okul binası projeleriyle de adından söz ettiren Vivin İnşaat, Business Honors Awards 2026’da üç ayrı ödüle layık görüldü. Vivin İnşaat’ın kurucusu Mimar Sevcan Bora, “Tasarla ve inşa et’ yaklaşımımızla; proje geliştirmeden uygulamaya, mühendislikten işletmeye kadar tüm süreçleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Bu da başarıyı beraberinde getiriyor” dedi.

İş dünyasında başarıyı daha ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve şeffaf bir çerçevede değerlendirme hedefiyle düzenlenen Business Honors Awards 2026’nın kazananları açıklandı. Bu yıl 20 farklı sektörden 103 proje, pazarlama, kurumsal iletişim, iş geliştirme, satış ve insan kaynakları alanlarında ödüle layık görüldü. Ticaret merkezleri, kongre salonları, konut ve kişiye özel villa tasarım projeleri dahil pek çok başarılı çalışmaya imza atan, son dönemde ise özel uzmanlık gerektiren hastane binası inşaatının yanı sıra “teknoloji ve eğitim odaklı” okul binası projeleriyle adından söz ettiren Vivin İnşaat da, Business Honors Awards 2026’tan “İş Geliştirme” alanında üç ödülle ayrıldı. 

Bu yıl resmi oy hakkına sahip yapay zekâ jüri üyesi NOPA’nın da insan jüri üyeleriyle birlikte değerlendirme sürecine dahil edildiği Business Honors Awards 2026’da Vivin İnşaat; Kiosk Uygulaması ile Hastane Hizmetlerinde Hız ve Verimlilik projesiyle “Net Zero İnovasyon Ödülü”, Su Sarnıcı Odaklı Sürdürülebilir Yapı Ve Enerji Yönetimi projesiyle “Net Zero Yatırım Ödülü” ve Mobilya Tedariğinde Sürdürülebilir Dönüşüm Projesiyle “Tedarik Zincirinde Net Zero Ödülü”ne layık görüldü. 

“GELECEĞİ İNŞA ETME VİZYONU”

Ödüller, Crowne Plaza İstanbul Ortaköy Bosphorus’ta gerçekleştirilen ve iş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği bir tören ile sahiplerine teslim edildi. Törenden üç ödülle ayrılan Vivin İnşaat adına bir konuşma yapan Mimar Tuğçe Coşkun, “Vivin İnşaat olarak geliştirdiğimiz projelerle ödüle layık görülmekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz” dedi.

Vivin İnşaat olarak sürdürülebilirlik kavramını çok önemsediklerini belirten Mimar Tuğçe Coşkun konuşmasında şunları söyledi: “Vivin İnşaat olarak, yalnızca yapılar inşa etmiyoruz; yaşam kalitesini artıran, sürdürülebilir ve geleceğe uyum sağlayan sistemler tasarlıyoruz. Özellikle eğitim ve sağlık yapıları odağında geliştirdiğimiz projelerde; teknoloji, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimini bir araya getirerek, modern yaşamın ihtiyaçlarına cevap veren çözümler üretiyoruz. Bugün ödüle layık görülen üç projemiz, bu yaklaşımımızın somut bir yansımasıdır. Hastane hizmetlerinde hız ve verimliliği artıran kiosk uygulamamız, sağlık sektöründe insan odaklı dijital dönüşümün güçlü bir örneğidir. Mobilya tedariğinde sürdürülebilir dönüşüm projemiz, üretim süreçlerinde çevresel sorumluluğu yeniden tanımlarken; su sarnıcı odaklı sürdürülebilir yapı ve enerji yönetimi projemiz ise, geçmişin bilgi birikimini modern mühendislikle buluşturarak kaynak verimliliğine yeni bir perspektif kazandırmaktadır. Bu projeler, Vivin’in yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa etme vizyonunun bir parçasıdır. Biz inanıyoruz ki; iyi tasarlanmış bir yapı, sadece fiziksel bir alan değil, aynı zamanda insan hayatına dokunan, çevreye saygı duyan ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlayan bir değerdir. Bu anlamlı ödülleri bize layık gören değerli jüri üyelerine ve bu vizyonu birlikte hayata geçirdiğimiz tüm ekip arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ederim. Vivin İnşaat olarak, geleceğin şehirlerini daha yaşanabilir, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

MİMARİDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora da başarılı çalışmalarının, özellikle sürdürülebilirlik alanında üç ödülle taçlandırılmasından gurur duyduklarını belirtti. Mimar Sevcan Bora yaptığı değerlendirmede, “Tasarla ve inşa et’ yaklaşımımızla; proje geliştirmeden uygulamaya, mühendislikten işletmeye kadar tüm süreçleri bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Vivin İnşaat olarak mimaride sürdürülebilirlik kavramını tasarımlarımızın odağına koyuyoruz. Binaları, çevresel etkilerini en aza indirmek, doğal kaynakları korunmasını sağlamak, enerji verimliliğini artırmak ve ekolojik dengeyi gözetmek amacıyla tasarlıyoruz ve inşa ediyoruz. Bu da başarıyı beraberinde getiriyor” dedi.

Yatırımda KKTC Dönemi!

0
Yatırımda KKTC Dönemi!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik yatırım ilgisinin son dönemde hız kazanması, bölgenin ekonomik potansiyelini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle gayrimenkul, turizm, enerji ve ticaret alanlarında artan yatırımlar, KKTC’yi uluslararası yatırımcılar açısından dikkat çeken bir merkez haline getiriyor. Medyada yer alan değerlendirmelerde de Dubai’nin ardından yeni yatırım rotasının KKTC olduğuna dikkat çekiliyor…

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, KKTC’nin önümüzdeki dönemde yatırım dünyasının en önemli merkezlerinden biri olacağını ifade etti.

Artukoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “KKTC bugün; stratejik konumu, gelişen altyapısı, yatırım dostu yaklaşımı ve yüksek büyüme potansiyeliyle yatırımcıların radarına güçlü şekilde girmiş durumda. Özellikle Türkiye ile olan yakın ekonomik ilişkiler ve bölgedeki yeni ticaret dengeleri, Kuzey Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’in yükselen yatırım merkezi haline getiriyor. Önümüzdeki dönemde turizmden gayrimenkule, enerjiden lojistiğe kadar birçok sektörde çok daha büyük yatırımlar göreceğimize inanıyoruz.”

Air Life Projesiyle Sürdürülebilir Yatırım Vizyonu

SOA Holding olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Artukoğlu, KKTC’nin yatırımcılar için güven veren ve sürdürülebilir fırsatlar sunan bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. “Yatırımcı artık yalnızca kısa vadeli kazanç değil; güvenli, sürdürülebilir ve stratejik bölgeler arıyor. KKTC bu anlamda önemli avantajlar sunuyor. Özellikle Türkiye merkezli yatırımcıların bölgeye ilgisinin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Biz de SOA Holding olarak bölgenin ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projeleri desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Artukoğlu ayrıca, bölgenin potansiyeline olan inançlarını yalnızca söylemde bırakmadıklarını belirterek Lefkoşa’da hayata geçirdikleri Air Life projesine dikkat çekti. Kısa amortisman süreleri sunan, enerji verimliliği yüksek ve uluslararası standartlarda tasarlanan projenin; profesyonellerin, öğrencilerin ve kurumsal yaşamın ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde planlandığını ifade eden Artukoğlu, Air Life’ın geleneksel yazlık konut anlayışının ötesinde, yılın 365 günü yaşayan modern bir ekosistem sunduğunu söyledi.

SOA Holding’in enerji sektöründeki köklü tecrübesinin projeye de yansıdığını belirten Artukoğlu, çevre dostu altyapısı ve sürdürülebilir yaşam yaklaşımıyla öne çıkan Air Life’ın, yatırımcılara uzun vadeli ekonomik avantaj sağlamayı hedeflediğini kaydetti.

Son yıllarda Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesi ve bölgeye yönelik yeni yatırım hamleleri de KKTC’nin cazibesini artıran önemli faktörler arasında gösteriliyor

RAMS Park House’ta 500. Aileye Büyük Buluşma

0
RAMS Park House'ta 500. Aileye Büyük Buluşma

RAMS Türkiye’nin İstanbul Maslak’ta hayata geçirdiği, Türkiye’nin özel sektör eliyle yürütülen en büyük kentsel dönüşüm projesi RAMS Park House Maslak, 500’üncü ailesine kavuştu. Projenin ulaştığı bu kritik eşik için düzenlenen kutlamada; kısa sürede yakalanan yüzde 20’lik değer artışına ve takvimin önünde ilerleyen inşaat sürecine dikkat çekildi.

Gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, İstanbul Maslak’ta yükselen dev projesi RAMS Park House Maslak’ta önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Projeden konut sahibi olan 500’üncü ailenin gelişi; hak sahipleri, iş ortakları ve davetlilerin katılımıyla Hyatt Regency İstanbul Ataköy’de düzenlenen özel bir organizasyonla kutlandı.

“500 Sayısı Bir Rakama Değil, Güçlü Bir Güvene İşaret Ediyor”

Gecede bir konuşma gerçekleştiren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Ciritçi, 500 ailelik barajın bir konut projesi için güven sembolü olduğunu vurguladı. Ciritçi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İş dünyasında ilk 500 rakamı; bir markanın artık sadece bir fikir değil, güçlü bir topluluk haline geldiğinin kanıtıdır. Gayrimenkul sektöründe de bu eşik, projenin sunduğu yaşam vizyonunun pazarda karşılık bulduğunu gösterir. Bugün burada kutladığımız 500 aile, sadece bir satış başarısı değil; ortak bir hayale duyulan güvenin ve birlikte büyüyecek olan yeni bir yaşam kültürünün simgesidir.”

İnşaat Süreci Planlanan Takvimin Önünde İlerliyor

Projenin teknik detayları ve saha çalışmaları hakkında bilgi veren RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kul, inşaat sürecinin takvimin önünde ilerlediğini belirterek, şöyle revam etti: “Zemin güçlendirme ve kaba yapı çalışmalarımızda planladığımız takvimin ilerisinde yolumuza devam ediyoruz. Güncel deprem yönetmeliklerinin de ötesinde güvenlik standardıyla, mühendislik süreçlerini titizlikle denetleyerek, teslim disiplininden taviz vermeden çalışıyoruz.”

Yatırımcı Güveni Değer Artışıyla Tescilleniyor

RAMS Türkiye Satış Direktörü Musa Karabulut ise projenin gördüğü yoğun ilginin arkasında doğru lokasyon ve marka güveni olduğunun altını çizdi. Musa Karabulut, “İnsanlar artık sadece bir ev değil; sürdürülebilir bir değer satın alıyor. RAMS Park House Maslak, inşaatı devam ederken bile sunduğu yüzde 20 değer artışıyla yatırımcılarını memnun eden bir proje haline geldi. Bu değer artışının daha başlangıç olduğuna inanıyoruz. Çünkü projenin gerçek gücü, tamamlandığında ortaya çıkacak yaşam kültürü ve yaşam kalitesinden geliyor” diye konuştu.

“RAMS Park House Maslak, yaşayan bir ekosistem olarak tasarlandı”

RAMS Park House Maslak, yaklaşık 409 bin metrekarelik inşaat alanında, 10 blok ve yaklaşık 3 bin bağımsız bölümden oluşuyor. Türkiye’nin özel sektör eliyle geliştirilen en büyük ölçekli dönüşüm projelerinden biri olma özelliği taşıyan proje; konut, sosyal yaşam, ticaret ve rekreatif alanları bir araya getiren kapsamlı yaşam kurgusuyla dikkat çekiyor.

Projede yaklaşık 8 bin metrekarelik çarşı alanı, restoran ve kafeler, açık ve kapalı sosyal tesisler, yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve temiz su kanalı çevresinde konumlanan rekreatif yaşam alanları yer alıyor. Yaklaşık 100 bin metrekarelik otopark kapasitesiyle bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine de çözüm sunuluyor.

RAMS Park House Maslak; yaşamı yalnızca konut anlayışıyla değil, sosyal donatılar ve ayrıcalıklı yaşam deneyimiyle yeniden tanımlayan kapsamlı bir yaşam konseptini tasarlıyor. Proje bünyesinde yer alan toplam 4 bin metrekarelik aktivite alanında; 1.200 metrekare büyüklüğünde modern fitness merkezi, yarı olimpik standartlarda tasarlanan üç adet açılır-kapanır ve ısıtmalı yüzme havuzu, el sanatları atölyesi, poliklinik ve evcil hayvan oteli gibi birçok ayrıcalıklı hizmet yer alıyor. Projenin 25. katında konumlanan teras alanlarında bulunan iki adet sky pool, sky fitness ve sky lounge alanları ise İstanbul manzarası eşliğinde benzersiz bir sosyal yaşam deneyimi yaşatıyor. Gün ışığını merkeze alan mimari yaklaşımı, ferah yaşam alanları ve yoğun yapılaşmadan uzak planlamasıyla öne çıkan RAMS Park House Maslak; mimari estetik ile fonksiyonelliği buluştururken, şehir merkezinde doğayla dengeli, konforlu ve prestijli bir yaşam vadediyor.

RAMS Türkiye: Global Vizyon, Yerel Güç

RAMS Türkiye, 38 yılı aşkın tecrübesiyle bugün 5 ülkede ve 11 şehirde; inşaat ve gayrimenkul başta olmak üzere 8 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 100 projede 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı tamamlayan şirket, geliştirdiği projelerde insan odaklı yaşam yaklaşımını önceliklendiriyor.

TanUrla’da İlk Etap Hak Sahipleri Anahtarlarına Kavuştu

0
Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer

Tanyer Yapı tarafından inşa edilen ve modern mimariyle doğal yaşamı birleştiren tasarımıyla dikkat çeken TanUrla’da ilk etap hak sahipleri anahtarlarına kavuştu.

Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, Urla Bademler’de yapımı süren TanUrla’da toplam 3 etap olduğunu, ilk etabı tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

TanUrla‘da 387 nolu ada üzerinde yer alan ilk etapta 56 hak sahibine anahtarlarını teslim ettiklerini kaydeden Tanyer, “Bugün bizim için çok mutlu bir gün. Modern köy projesi olan ve Mimar Nevzat Sayın’ın imzasını taşıyan TanUrla’da hak sahiplerine anahtarlarını verdik. 56 aile konutları ve projeyi gezerek ayrıntılı bilgiler aldı. Haziran ayı sonunda da ikinci etabın anahtarlarını vermeyi planlıyoruz. Önümüzdeki yıl ise 3’üncü ve son etabı tamamlayacağız. Orada konutların yanı sıra; ticari ve sosyal alanlar da yer alacak” diye konuştu.

AMACIMIZ YENİ ÇEKİM MERKEZİ OLMAK

Ticari alanlarda temel çalışmalarının da tüm hızıyla devam ettiğini dile getiren Genel Koordinatör Taylan Tanyer de şunları söyledi: “Bugün ilk etabı hak sahiplerini teslim etmenin yanında ticari alanlarda beton serimine de başladık. Şu anda her şey program dahilinde devam ediyor. TanUrla yaklaşık 20 bin metrekarelik ticari alan ve yeni nesil loft konseptiyle, bölgenin en önemli iş ve yaşam merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Sanat, gastronomi, sağlık ve ticareti aynı noktada buluşturacak projemiz, özellikle çok amaçlı kullanılabilen ticari loft alanlarıyla Urla’da yeni bir çalışma ve yatırım modeli sunuyor. Chef restoranları, butik markalar, sanat atölyeleri ve haftanın belirli günlerinde kurulacak organik pazarlar sayesinde proje, klasik ticalan anlayışının ötesine geçerek, deneyim odaklı bir destinasyon olmayı hedefliyor. İnsanların özellikle gelmek isteyeceği, yollarını değiştirip vakit geçireceği bir çekim merkezi yaratmayı hedefliyoruz”

Lefkoşa Gayrimenkulün Yeni Yatırım Merkezi

0
SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu

Kuzey Kıbrıs gayrimenkul piyasasında son dönemde öne çıkan Lefkoşa, hem oturum hem de yatırım amaçlı konut talebinde yaşanan artışla dikkat çekiyor. Girne ve İskele’ye kıyasla daha erişilebilir fiyat seviyeleri ve merkezi yaşam avantajıyla öne çıkan Lefkoşa, yatırımcılar açısından giderek daha cazip bir alternatif haline geliyor. Sektör verilerine göre bölgede konut talebi son bir yılda yaklaşık yüzde 30 artarken, kira geri dönüş sürelerindeki avantaj yatırım ilgisini güçlendiriyor…

Uzman değerlendirmelerine göre Lefkoşa, yalnızca yerel değil Türkiye’den gelen yatırımcıların da radarında yer alıyor. Bölgede özellikle öğrenci nüfusu, kamu çalışanları ve beyaz yaka istihdamının artması kira talebini desteklerken, daha kısa amortisman süreleri yatırım kararlarını etkileyen temel faktörler arasında gösteriliyor.

SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, Lefkoşa’nın artık yalnızca bir başkent değil aynı zamanda güçlü bir yatırım merkezi konumuna yükseldiğini belirterek, “Girne ve İskele uzun süredir yatırımcıların odağındaydı. Ancak artan fiyatlar ve yoğunluk, yatırımcıları daha dengeli ve sürdürülebilir bölgelere yönlendiriyor. Lefkoşa hem yaşam hem yatırım açısından daha dengeli bir yapı sunuyor” ifadelerinde bulundu. 

SOA Holding’in Lefkoşa’da hayata geçirdiği Airlife projesine de değinen Artukoğlu, projenin bölgenin dönüşen konut ihtiyacına yanıt verdiğini ifade ederek, “Airlife projesini yalnızca bugünün değil geleceğin yaşam beklentilerini de dikkate alarak tasarladık. Merkezi konumu, ulaşım avantajı ve yatırım potansiyeliyle hem oturum hem yatırım amaçlı güçlü bir ilgi görüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sektör temsilcileri ise Lefkoşa’da konut fiyatlarının Girne’ye kıyasla ortalama yüzde 20 ila 25 daha düşük seviyelerde seyrettiğini, bunun da bölgeyi yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale getirdiğini belirtiyor. Artan nüfus hareketliliği ve kira talebiyle birlikte Lefkoşa’nın önümüzdeki dönemde gayrimenkul piyasasında daha da güçlü bir konuma ulaşması bekleniyor.

FCR GYO Genel Müdürü Emrullah Temel: Nitelikli konuta talep artıyor

0

FCR GYO Genel Müdürü Emrullah Temel, Nisan ayında birinci el konut satışlarının yüzde 9,6 artışla 40 bin 306’ya yükselmesinin yeni ve nitelikli projelere yönelik talebin güçlendiğine işaret ettiğini söyledi. Temel “Yüksek maliyetlere rağmen kredili satışlarda yaşanan yüzde 40,5’lik artış ise konutun artık yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda artan kira fiyatlarına karşı önemli bir güvence olarak görüldüğünü ortaya koyuyor” dedi.

2026 yılının Nisan ayında Türkiye genelinde toplam 126 bin 808 konut satışı gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,6 artış göstererek 40 bin 306’ya yükselirken, ikinci el konut satışları yüzde 0,3 düşüşle 86 bin 502 olarak kaydedildi. Böylece toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,8, ikinci el konutların payı ise yüzde 68,2 oldu. Aynı dönemde ipotekli konut satışları da dikkat çekici bir yükseliş göstererek, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40,5 artışla 25 bin 771 adet olarak gerçekleşti

“Sektör güçlü duruşunu koruyor”

FCR GYO Genel Müdürü Emrullah Temel, konut sektörünün yüksek faiz ortamına ve küresel belirsizliklere rağmen güçlü duruşunu koruduğunu belirterek, “Nisan ayında açıklanan veriler, vatandaşın konuta olan ilgisinin devam ettiğini net şekilde gösteriyor. Özellikle ilk el konut satışlarındaki yükseliş, yeni ve nitelikli projelere olan talebin arttığını ortaya koyuyor. Deprem güvenliği, sosyal donatı alanları ve enerji verimliliği gibi unsurlar artık tüketicinin satın alma kararında çok daha belirleyici hale geldi” dedi. İpotekli konut satışlarında yaşanan yüzde 40,5’lik artışın dikkat çekici olduğunu ifade eden Temel, “Yüksek kredi maliyetlerine rağmen kredi kullanımında yaşanan artış, konutun artık yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda artan kira fiyatlarına karşı önemli bir güvence olarak görüldüğünü ortaya koyuyor” diye konuştu.

“Ev almak için uygun zaman”

Öte yandan inşaat maliyetlerindeki yükselişe rağmen konut fiyatlarının reel bazda gerilemeye devam ettiğine dikkat çeken Emrullah Temel, şunları söyledi:

“TÜİK verilerine göre İnşaat Maliyet Endeksi, 2026 yılının Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,76, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 27,24 arttı. Buna karşın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Konut Fiyat Endeksi reel bazda yüzde 3,4 geriledi. İnşaat maliyetlerinin yükselmeye devam ettiği bir dönemde konut fiyatlarının enflasyonun altında artış göstermesi, mevcut fiyat seviyelerinin hâlâ önemli fırsatlar sunduğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte küresel belirsizliklerin azalması ve kredi faizlerinde beklenen geri çekilmenin başlamasıyla birlikte konut fiyatlarında yeniden yukarı yönlü hareketin güçlenebileceğini öngörüyoruz. Bu nedenle mevcut dönemin, konut sahibi olmak ve gayrimenkule yatırım yapmak isteyenler açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Üretimde Yeni Nesil Ticarethaneler

0
Üretimde Yeni Nesil Ticarethaneler

Dönüşümün şart olduğu eski ticari yapılarda faaliyet gösteren üreticiler; deprem dayanıklılığı, modern ve çevreci üretim donanımı, yüksek mühendislik ve altyapı kalitesi ile öne çıkan ‘Akyapı Ticarethane’ projelerine yöneliyor. Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu’da başlattığı ‘Akyapı Ticarethane’ projeleri ile ses getiren Akyapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, “AB ile ticaret yapan sanayiciler, bu yıl daha çevreci, modern ve fonksiyonel bir üretime geçme zorunluluğu ile karşı karşıya. Girişimciler ‘teknolojiye’, büyümek isteyen KOBİ’ler ‘alan kullanım esnekliğine’, esnaf ise güçlü bir ‘müşteri ve tedarikçi ağına’ ihtiyaç duyuyor. Bu talepleri her üreticiye özel mühendislik çözümleri tasarlayarak karşılayan Akyapı Ticarethane projeleri, her kesimden üreticiyi aynı çatıda toplayarak sektördeki rekabet güçlerini artırıyor” dedi.

Gerçekleştirdiği pek çok konut, ofis, alışveriş, yaşam merkezi, üretim ve lojistik tesisi ile gayrimenkul sektörüne 28 yıldır yön veren Akyapı’nın İstanbul’da Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu’da geliştirdiği ve üreticilerin imalat, ofis, depolama ve üretim birimleri ile sosyal yaşam ünitelerini bir araya getirerek tüm ihtiyaçlarına tek merkezden cevap veren ‘Akyapı Ticarethane’ projeleri hızla ilerliyor. 

Akyapı; Ticarethane Metkap, Ticarethane Hadımköy ve Ticarethane Başakşehir projelerinin ardından yaklaşık 1 yıl önce Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olan Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) merkezindeki tek parselde Ticarethane Dudullu projesini satışa çıkardı. Şirketin en büyük ticarethane projesi olan Ticarethane Dudullu’da inşaat süreci devam ediyor. Ticarethane Başakşehir tamamlanma aşamasına gelirken, Ticarethane Hadımköy projesinde ise inşaat süreci hızla sürüyor.

Dinçel: “Esnaftan girişimcilere geniş bir kesim, nitelikli ticari alan arayışında”

‘Ticarethane’ projelerinin bu yıl küçük esnaftan sanayici ve girişimcilere farklı kesimlerin ilgisiyle karşılaştığını kaydeden Akyapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel“Hadımköy’de iskan sürecini tamamladığımız Ticarethane Metkap projemizde üniteleri teslim ettik ve ticaret başladı. Diğer projelerimize gelen talep ise, İstanbul’da nitelikli ticari alan arayışında olan çok fazla üretici olduğunu gösteriyor. İstanbul’da iş hayatının yeni çekim merkezi ve ticari aksların en merkezi lokasyonlarındaki üreticileri bir araya getiren yeni bir iş ekosistemi olarak konumlanan yeni nesil ticarethaneler, üreticilere nitelikli üretim için gereken tüm ihtiyaçlarını tek bir yerden karşılama ve iş çevresi kurabilme imkanı veriyor. Bu sayede Akyapı Ticarethaneler, küçük ve orta ölçekli işletmelerden girişimcilere, sanayicilerden yazılım firmalarına kaliteli şartlarda üretim yapmak isteyen her şirkete hitap ediyor” dedi. 

3 Ticarethane’de 1.700 ünite hayata geçiriliyor

Merkezi konumları ile bağlantı yollarına, limanlara ve sanayi bölgelerine yakınlıkları ile her çeşit üretici için avantaj sağlayan Ticarethane Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu projeleri, toplamda yaklaşık 640 bin metrekarelik inşaat alanına sahip 1.169 adet üniteden oluşacak. Ticarethane Hadımköy’de 479, Ticarethane Başakşehir’de 135 ve Ticarethane Dudullu’da ise 555 adet ünite yer alıyor. 

8 metreye varan kat yüksekliği ve 13 metreye varan kolon açıklığı ile her katına tır çıkışı olan binalar, geniş ve sürekli sirkülasyon alanlarına ve her imalathaneye özel yükleme- boşaltma alanlarına sahip olacak. Projelerde dinlenme alanları, ortak çalışma ve toplantı alanları, yeme-içme alanları, fitness merkezi, banka, market ve mescidin yanı sıra imalathane, özel teknik alan, sığınak, elektrikli araç üniteleri, depo alanları, jeneratör, 7/24 güvenlik ve her bağımsız bölüme özel otopark da var. 

Esnek ve modüler ticari alan çözümü ile ofis ve imalathaneler aynı çatıda!

Projelerde bölümlerin yatayda ve dikeyde ihtiyaca göre genişletilme imkanı sunan modüler alanlardan oluşmasının özellikle makine eklemek, işini büyütmek, lojistik yönünden zamanı daha iyi yönetmek ve iş verimini artırmak isteyen üreticiler için avantaj sağladığını vurgulayan Dinçel, “Böylece ticareti sırasında ek makine almak veya bulunduğu konumda büyümek isteyen sanayicilerin yer değiştirme veya ek kira ödeme sorunu ortadan kalkıyor. Ayrıca doğal ışık ve havalandırmanın sağlandığı projelerimizde iskanı alınmış asma katlar ile hem üretimin hem de ofislerin aynı mekanda planlanabilmesi de mümkün oluyor. Ofisini, atölyesini, deposunu ve imalathanesini aynı alana taşımak isteyen sanayicilerin işlerini kolaylaştırıyor” diye konuştu. 

Üreticilere AB’ye ihracat kolaylığı, iş büyütme ve iş çevresi yaratma fırsatı!

Avrupa Birliği ile ticarette bu yıl gündemde olan Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Reach Tüzüğü gibi yasal zorunlulukların üretimin çevresel etkisi, karbon emisyonu, enerji verimliliği gibi pek çok alanda yeşil dönüşümü zorunlu kıldığını kaydeden Hüseyin Dinçel, “Sanayicilerin Avrupa Birliği ile olan ticaretlerinde enerji verimliliği yüksek tesislerde üretim yapmaları gerekiyor. Akyapı Ticarethane projelerinde işyeri sahibi olanların ayrıca Avrupa Ekonomik Topluluğu (AB) gibi dünyanın en önemli ekonomik bölgelerine düşük vergi avantajı ve ihracat kolaylığı bulunuyor. Girişimciler ‘son teknolojiye’, büyümek isteyen KOBİ’ler ‘alan kullanım esnekliğine’, esnaf ise güçlü bir ‘müşteri ve tedarik ağına’ ihtiyaç duyuyor. Bu talepleri tek başına karşılayan Akyapı Ticarethaneler, her kesimden işletmeyi aynı çatıda toplayarak yeni nesil iş yaşamına liderlik ediyor ve ayrıcalıklı mühendislik çözümleri ile sektörde fark yaratıyor değerlendirmesini yaptı.

“Depreme dayanıklı, yeşil bina altyapımız ile ticari hayata güven getirdik”

Üreticilerin eski ticari yapılardan, depreme dayanıklı, modern ve çevreci üretim alanlarına geçiş yapmalarının önemli bir gereklilik olduğunu vurgulayan Hüseyin Dinçel, “Ülkemizde mevcut sanayi alanlarının en belirgin özelliği, binalarının 40- 50 yıl öncesinin ihtiyaçları gözetilerek yapılmış olmaları. Olası bir depremde can kaybının çoğalmaması, ticari hayatın felce uğramaması ve ekonomimizin olumsuz etkilenmemesi için bu alanda bir dönüşüm şart. Bu nedenle Akyapı Ticarethane projelerinde, mevzuata uygun olarak deprem güvenliği başta olmak üzere mevcut sanayi yapılarının karşılayamadığı üretim, teknoloji ve altyapı ihtiyaçlarını karşılayarak sanayicilerimize güven veriyoruz. Ayrıca Yeşil Bina Sertifikası’na sahip projelerimizde yer alacak üreticilerimiz, düşük enerji ve su tüketimi, sürdürülebilirlik ve düşük maliyetler gibi birçok avantajdan da yararlanabiliyor” diye konuştu. 

Ticari gayrimenkulde değeri sürekli artan, avantajlı bir yatırım modeli! 

Akyapı Ticarethaneler’in aynı zamanda yeni ve efektif bir yatırım aracı olarak düşünülmesi gerektiğini hatırlatan Dinçel, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Değeri sürekli artan ve düzenli olarak kazandıran ticari gayrimenkul yatırımı, en hızlı geri dönüş sağlayan yatırım araçlarının başında geliyor. Bunun yanı sıra Akyapı Ticarethane yatırımlarında rayiç zaten belli olduğu ve işletmelerin her daim alan ihtiyacı olacağı için hem kiracı bulmak hem de kira bedelini aralıksız ve sorunsuz temin etmek oldukça kolay. Projelerin fonksiyonelliği ve merkezi olan lokasyonları ise yatırım değerini her gün daha fazla artıracaktır.

Esas Gayrimenkul Liderler Buluşması 2026

0
Esas Gayrimenkul Liderler Buluşması 2026

Ticari gayrimenkul sektörünün öncü isimlerinden Esas Gayrimenkul, geleceği bugünden inşa etme vizyonuyla düzenlediği Liderler Buluşması 2026’da gelecek stratejilerini, dijital dönüşüm hamlelerini ve halka arz planlarını iş dünyası ve sektör çevreleriyle paylaştı.

Ticari gayrimenkul sektörünün önde gelen oyuncularından Esas Gayrimenkul, paydaşları ve iş ortaklarıyla ‘Esas Gayrimenkul Liderler Buluşması 2026’ etkinliğinde bir araya geldi. Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’ta gerçekleşen buluşmada; küresel makroekonomik dengelerden tüketici davranışlarındaki radikal değişime, veri odaklı varlık yönetiminden sürdürülebilirlik hedeflerine kadar sektörün geleceğini şekillendirecek kritik başlıklar ele alındı.

Toplantıda bir konuşma yapan Esas Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, ESAS’ın büyüme hikayesi, yatırım stratejileri ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerini ve değişen küresel yatırım dinamikleri doğrultusunda ESAS’ın dönüşüm yolculuğunu paylaştı.

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Esas Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Köseoğlu, şirketin büyüme yolculuğuna ve gelecek hedeflerine vurgu yaptı: “Esas Gayrimenkul olarak yola çıktığımız günden bu yana, toplamda 3 milyar Euro’yu aşan devasa bir yatırım portföyüne ulaşmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bugün 18 şehirde 25 projeyi ve 1 milyonu aşkın metrekarelik brüt kiralanabilir alanı yöneten, sadece inşa eden değil değer yöneten bir yapıya dönüştük. 2026 yılı bizim için dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel verimliliğin en üst seviyeye taşınacağı; teknoloji yatırımlarımızı Teknopark bünyesine taşıyarak Ar-Ge odaklı bir yapıya kavuşacağımız kritik bir yıl olacak. Türkiye’deki konumumuzu güçlendirirken, operasyonel kaslarımızı MENA ve Türk Cumhuriyetleri’ne taşımayı hedefliyoruz. Birlikte ürettiğimiz bu büyük ekosistem, bizim operasyonel gücümüzün ve sektörel tecrübemizin en somut göstergesidir.” dedi.

Perakende sektöründe fiziksel ve dijital arasındaki sınırlar kalkıyor

Sektördeki dönüşümün hızına ve şirketin stratejik yol haritasına değinen Esas Gayrimenkul CEO’su Cem Eriç, halka arz müjdesini paylaştı ve “Bu buluşmayı tasarlarken tek bir niyetimiz vardı: ‘Ortak Akıl, Ortak Gelecek’ vizyonumuzu siz değerli paydaşlarımızla paylaşmak. Yaşadığımız belirsizliklerin yeni normalin ta kendisi olduğu bu dönemde, perakende sektöründe fiziksel ve dijital arasındaki sınırların kalktığı radikal bir dönüşüme tanıklık ediyoruz. Esas Gayrimenkul olarak, bugüne kadar inşa ettiğimiz değeri koruyup büyüterek 2026 yılının son çeyreğinde halka arzımızı gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Amacımız, şirketimizi daha şeffaf, daha dayanıklı ve daha erişilebilir bir yatırım platformuna dönüştürerek perakende ekosistemine değer katan projeler geliştirmektir. Başarının artık birlikte tasarlanan bir değer olduğuna inanıyor, deneyimi işimizin merkezine alarak geleceği birlikte inşa ediyoruz” dedi.

EsasBurda Mülk Yönetimi Türkiye’de 1,9 milyar Euro’luk ticari gayrimenkul portföyü yönetiyor

Toplantıda veri odaklı yönetim ve mülk yönetiminin geleceğini ele alan bir sunum yapan Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, dijital ekosistemin gücüne vurgu yaptı: “EsasBurda Mülk Yönetimi olarak, 1,9 milyar Euro’luk portföy değerimizle ticari gayrimenkulde ölçek ve güven yaratan öncü bir platformuz. Biz sadece mülk değil; Shopla, Assetify, Visitify ve Project Horizon gibi dijital platformlarımız aracılığıyla aslında devasa bir veri ve deneyim ekosistemini yönetiyoruz. Portföyümüzdeki sekiz AVM’de aynı anda gerçekleştirdiğimiz mağaza dönüşümleriyle tek bir AVM operatörünün ulaşamayacağı çarpan etkileri ve değer artışları yaratıyoruz. Sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezine koyarak ilerliyoruz. 2030 yılı için belirlediğimiz yenilenebilir enerji hedeflerine stratejik yatırımlarımızın katkısıyla beş yıl erken ulaşmayı başardık. Bugün AVM’lerimizin ortak alan enerji tüketiminin yüzde 147’sini yenilenebilir kaynaklardan sağlıyoruz. FutureBright işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz EsasLabs araştırma platformu aracılığıyla, ürettiğimiz çıktıları sektörün tamamıyla paylaşarak Türkiye perakende ve gayrimenkul ekosisteminin ortak hafızasına katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Yeni dünya düzenine hazırlık

Küresel piyasalar ve jeo-ekonomik gelişmelere dair çarpıcı bir sunum yapan Ekonomist ve Stratejist Fatih Keresteci, şirketlere şu tavsiyelerde bulundu: “Eski dünya öldü ve biz şu an yeni dünyanın sancılı doğumuna, ‘Canavarlar’ devrine tanıklık ediyoruz. 1990’ların pazar yeri olan dünyası, 2020’lerde herkesin kendi kalesini kurduğu bir ‘kale meydanına’ dönüştü. Bu tür oyun değiştirici dönemlerde likidite yönetimi hayati önem taşır; çünkü ‘kâr yemek, likidite ise nefestir’ ve nefesimizi çok uzun süre tutamayız. Stagflasyonist etkiler ve artan maliyetler karşısında şirketlerimizin orta vadeli stratejilerini gözden geçirmesi ve daha çevik yapılar kurması kaçınılmazdır. Gelecek vizyonumuzda önce mevcut değerlerimizi korumalı, sonra dayanıklılığı artırmalı ve nihayetinde potansiyelin büyüklüğüne odaklanmalıyız.”

“Müşteriyi yönetme biçimimizi bir bağlılık ve değer üretme dönüşümüne taşımalıyız”

Tüketici davranışları ve yeni dünya düzenine dair içgörülerini paylaşan FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, deneyimin evrimine dikkat çekti: “Dünya artık post neo-liberal arayışlar dönemine girdi ve sadece bilanço değil, asıl ‘değerleme ekonomisi’ çağını yaşıyoruz. Teknolojik oligarşinin iş yapış şekillerimizin ömrünü 4,5 yıla kadar düşürdüğü bu yeni dünyada, ürün ve hizmetlerin ötesinde deneyimlere odaklanmak zorundayız. Deneyim artık sadece bir ‘his’ veya ‘fayda’ değil; müşterinin kendini kim olarak tanımladığını şekillendiren bir kimlik alanıdır. Herkesin ‘iyi’ ama ‘aynı iyi’ olduğu bir aynılık ekonomisinde farklılaşmanın yolu, müşterinin hayatında gerçek bir anlam inşa etmekten geçer. Karar mimarisinde yaşattığımız problemleri aşarak, müşteriyi yönetme biçimimizi bir bağlılık ve değer üretme dönüşümüne taşımalıyız.”