Cumartesi, Haziran 27, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 4

Luxera GYO YKB Ramazan Taş: Konutta Talep Birinci Ele Yöneldi

0
Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş

TÜİK verilerine göre Nisan ayında Türkiye genelinde 126 bin 808 konut satıldı; bu rakam 2026’nın şimdiye kadarki en yüksek aylık satış performansı oldu. Satışların 40 bin 306’sı birinci el, 86 bin 502’si ikinci el olarak gerçekleşirken birinci el konut satışları yıllık bazda yüzde 9,6 artış kaydetti. İpotekli konut satışları ise yüzde 40,5’lik güçlü artışla 25 bin 771 adede ulaştı. Birinci el konut satışlarındaki artışın tüketicinin bütçesine ve lokasyonuna uygun konut bulduğu anda satın alma kararını ertelemediğine işaret ettiğini vurgulayan Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “Konut kredisi kullanımındaki yüzde 40,5’lik artış, yüksek faiz ortamına ve küresel risklere rağmen konuta olan talebin canlılığını koruduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde kredi faizlerinde yaşanabilecek düşüşle birlikte konut fiyatlarında yukarı yönlü hareketin hızlanabileceğini öngörüyoruz. Bu nedenle konut sahibi olmak isteyenler açısından mevcut dönemin önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz” dedi.

Nisan 2026’da Türkiye genelinde 126 bin 808 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 oranında artarak 40 bin 306; ikinci el konut satışları ise yüzde 0,3 oranında azalarak 86 bin 502 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,8, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,2 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,5 oranında artarak 25 bin 771 oldu.

“Talep birinci ele kayıyor”

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, konut piyasasında tüketici davranışlarının değişmeye başladığını belirterek özellikle birinci el konut satışlarındaki yükselişin dikkat çekici olduğunu söyledi. Taş, “İkinci el satışlar yataya yakın seyrederken birinci el konut satışlarında yaşanan artış, tüketicinin yeni, güvenli ve kampanyalı projelere yöneldiğini gösteriyor. Özellikle yeni deprem yönetmeliğine uygun, ulaşım avantajı sunan ve alternatif ödeme modelleri geliştiren projeler daha fazla ilgi görüyor” dedi.

Kredili satışlardaki artışın da önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Taş, “Yüksek faiz ortamına rağmen ipotekli satışların yüzde 40’ın üzerinde artması, konut talebinin canlılığını koruduğunu ortaya koyuyor. Tüketici artık sadece faiz oranına bakmıyor; doğru fiyat, doğru lokasyon ve güven veren markalı projelerle karşılaştığında satın alma kararını öne çekebiliyor” diye konuştu.

“Konut alıcısı bekle-gör döneminden çıkıyor”

Son dönemde kira artışlarının ve inşaat maliyetlerindeki yükselişin tüketicinin satın alma kararlarını hızlandırdığını ifade eden Ramazan Taş, şunları söyledi:

“İnşaat maliyetleri ile konut fiyatları arasındaki makas henüz tam anlamıyla kapanmış değil. Faizlerde önümüzdeki dönemde yaşanabilecek olası geri çekilme süreciyle birlikte ertelenmiş talebin yeniden hızlanabileceğini düşünüyoruz. Bu durumun özellikle yeni konut fiyatlarında yukarı yönlü hareketi desteklemesi muhtemel görünüyor. Bugün gelinen noktada tüketici artık ‘bekleyeyim’ psikolojisinden çıkmaya başladı. Uygun fiyatlı, doğru konumlanan ve yaşam ihtiyacına cevap veren projelerde satın alma kararının daha hızlı verildiğini görüyoruz. Tüketici artık uygun gördüğü lokasyon, büyüklük ve bütçedeki konutu bulduğu anda harekete geçiyor. Konut fiyatlarının daha da yukarı gideceği beklentisi, satın alma kararını erkene çekiyor.”

Ege Yapı GYO’dan 520 Milyon TL’lik Dev Kâr!

0
Ege Yapı GYO’dan İlk Çeyrekte Güçlü Performans

Ege Yapı GYO 2026 İlk Çeyrek Bilançosunu Açıkladı: Finansal Güç ve Yeni Yatırım Sinyali

Gayrimenkul sektörünün öncü oyuncularından Ege Yapı GYO, 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Şirket, yılın ilk üç ayında sergilediği operasyonel verimlilik ve stratejik yönetim anlayışıyla 520,7 milyon TL net kâr elde ederek yıla güçlü bir başlangıç yaptı.

Satış Gelirlerinde 2 Milyar TL Barajı Aşaldı

Ege Yapı GYO, 2026’nın ilk çeyreğinde satış gelirlerini 2,17 milyar TL seviyesine taşıyarak sürdürülebilir büyüme ivmesini korudu. Şirketin mali tablolarına yansıyan diğer kritik veriler ise şu şekilde gerçekleşti:

  • Brüt Kâr: 697,3 milyon TL
  • Esas Faaliyet Kârı: 603,6 milyon TL
  • Pay Başına Kazanç: 2,60 TL

Etkin maliyet yönetimi sayesinde karlılık oranlarını yukarı çeken şirket, yatırımcıları için yüksek katma değer yaratmaya devam etti.

Özkaynaklar 2,4 Milyar TL’ye Yükseldi: Güçlü Bilanço, Sağlam Gelecek

31 Mart 2026 verilerine göre Ege Yapı GYO’nun toplam varlık parkı 7,5 milyar TL büyüklüğe ulaştı. Şirketin özkaynakları ise 2,4 milyar TL’ye yükselerek finansal dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı.

Özellikle 4,8 milyar TL seviyesine ulaşan stok büyüklüğü, şirketin sadece mevcut projelerini değil, önümüzdeki dönemde hayata geçireceği yeni yatırımların da habercisi niteliğinde. Bu stok hacmi, şirketin proje geliştirme kapasitesindeki artışı ve gelecekteki gelir potansiyelini doğrudan destekliyor.

Halil Görkem Sokullu: “Yatırımcılarımıza Uzun Vadeli Değer Yaratıyoruz”

Finansal sonuçları değerlendiren Ege Yapı GYO Mali İşler Direktörü Halil Görkem Sokullu, disiplinli yönetim vurgusu yaparak şunları söyledi:

“2026 yılının ilk çeyreğinde elde ettiğimiz bu başarı, operasyonel gücümüzün ve disiplinli finansal yönetim stratejimizin bir yansımasıdır. Satış gelirlerimizdeki artışı, özkaynak yapımızı güçlendirerek destekliyoruz. Stok tarafındaki büyümemiz, önümüzdeki dönemde devreye alacağımız projeler için sağlam bir zemin oluşturuyor. 2026 yılı boyunca sürdürülebilir büyüme ve verimlilik odağımızla yatırımcılarımıza değer üretmeye devam edeceğiz.”

Kira tespit davası mı tahliye davası mı?

0
Av. Abide Gülel Saral

Kiracısıyla düşük kira nedeniyle sorun yaşayan gayrimenkul sahipleri; kira tespit davası bazıları da tahliye davası açar. Peki hangisi daha isabetli?

Yabancı Yatırım Uzmanı Avukat Abide Gülel Saral’a göre, en etkili yol kira tespit davası açmak. “Aynı anda tahliye davası da açılabilir ama uygulamalardan gördüğümüz kadarıyla sonuç alınacak yöntem kira tespit davasıdır” diyor.

Avukat Abide Gülel Saral, kafaları karıştıran bu konuda çok net bilgiler verdi:

KİRACI, TAHLİYE DAVASINDAN KORKMAZ!

“Kira tespit davası mı yoksa kira tahliye davası mı? Bu ikisinin arasında çok önemli bir ayrım var. 

Kira tahliye davası, 3-3,5 sene sürebilen ortalama dava modelidir. Kiracı, ‘karar kesinleşince çıkarım der’ ve bu süre boyunca rahat rahat oturur.

Kira tespit davası ise açıldığı gün itibariyle kiracıyı sorumluluk altına sokar. Bu dava da uzun sürüyor ama kiracı şunu biliyor: Kira tespit davası açıldığı gün itibariyle kiracıyı sorumluluk altına soktuğu için aslında biraz ürkütücü. Kiracı, kira tespit davasından korkar ve çıkar. Çok net. Ama tahliye dosyasından korkmaz. 

Her ay işte atıyorum 30 bin TL kira ödüyorsunuz ama artık o evin kira değeri 200 bin TL. Yılın sonunda sürelere uyarak kira tespit davası açan mülk sahibine her ay artı 170 bin TL yazıyor ve bunun üzerine faiz de biniyor. 2 -3 yılın sonunda 2-3 milyon lira gibi bir alacağı oluyor mülk sahibinin. Bu nedenle, isabetli dava modeli kira tespit davasıdır.

KİRA TESPİT VE TAHLİYE BİRLİKTE AÇILABİLİR

Dolayısıyla “Tahliye davası mı kira tespit davası mı?” derseniz yine ikisinin birlikte açılmasını tavsiye ederiz. Ama kira tespit davası her zaman kiracının tedirgin olmasına sebebiyet veren davadır. Daha hızlı, daha kolay ve sonuç odaklı bir dava olduğu için kira tespit davası diyorum.

KİRA TESPİT DAVASI NASIL AÇILIR?

Peki kira tespit davası nasıl açılır?

Beşinci yılınızı doldurmadan, kontrat yenilemeden önce bir ihtarname ile başlayan bir prosedür. 

Kiracı, altıncı yılın ilk ayından itibaren sorumlu olur. Davanın sonunda karar verilen rakama göre o günden itibaren aydan aya hesaplanır. Aradaki fark kadar artı avukatlık ve vekalet ücreti faiz üzerine koyularak ödemekle mükelleftir. Dolayısıyla kira tespit davaları her zaman kiracıyı harekete geçiren davadır. 

Kira tahliye davasını da tabii ki birlikte açabiliriz. Ben aynı zamanda tahliyesini de isteyebilirim ama bir sebebinin olması lazım. Tahliyeyi neye göre açacaksınız mesela? Tahliye için birden fazla sebep olması lazım. Ödemeyi yılda iki kez geciktirdi ya da yapmadı. Yani ödeme yapmadı. Ödemeyi eksik yaptı. 1 TL de az ödemedir, bin TL de az ödemedir. Yani küçük küçük rakamlar da aslında tahliyeye sebep olabilir. 

Dolayısıyla ikisi birlikte açılabilir. Bunda bir sakınca yok. Ama dediğim gibi; tahliyede sebep olması lazım. Kira tespitteyse 5 yıl dolması ile beraber dava açılabilir.”

Folkart Dikili’de Tapu Teslimleri Başladı

0
Folkart Arsa Dikili’de arsa sahiplerinden Hakan Göryakın, tapusunu Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’tan teslim aldı

İzmir’in önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart’ın Dikili’nin Çandarlı bölgesinde hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı ve müstakil villa imarlı tapular edilmeye başlandı. 2025 Kasım ayında satışa çıkan ilk etabın kısa bir sürede tükenmesinin ardından projede ikinci etap arsalar satışa açıldı. Altyapı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği, 518 müstakil villa imarlı parselden oluşan projede arsalar yatırımcılara müstakil tapularıyla sunuluyor. Arsa sahiplerinin 2027 yılının ilk çeyreği itibariyle evlerini yaptırmaya başlayabileceğini kaydeden Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, projeye gösterilen yoğun ilgide Dikili’nin doğal yapısı kadar Folkart markasına duyulan güvenin de etkili olduğunu söyledi.

İzmir ve çevresinde bugüne kadar çok sayıda markalı konut projesi geliştiren Folkart’ın Dikili’nin Çandarlı bölgesinde hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı. İlk etapta satılan villa imarlı arsanın müstakil tapu teslimleri başladı. Projenin ikinci etabında yer alan 300 m2 ile 600 m2 büyüklükler arasında değişen arsalarda da satışlar sürüyor. Altyapı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği projede, 3 adet örnek villa da kısa süre içerisinde tamamlanacak. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, 2025 yılı Kasım ayında satışa sunulan Folkart Arsa’nın ilk etabının satışlarının kısa bir sürede tamamlandığını belirterek, “Dikili’nin doğası, sakin yaşam vaadi ve gelişim potansiyeli yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bununla birlikte Folkart’ın markalı konut sektöründe yıllar içinde oluşturduğu güvenin de bu ilgide önemli payı olduğunu düşünüyoruz. Yatırımcıların gösterdiği bu ilgi de bizi ayrıca memnun ediyor” dedi. Yaklaşık 200 bin alan üzerinde geliştirilen proje, 518 müstakil villa imarlı bağımsız parselden oluşuyor. 300 ile 600 metrekare arasında değişen büyüklükteki arsalar, yatırımcılara müstakil tapularıyla sunuluyor. 

Altyapı çalışmaları 2027 Mart’ta tamamlanacak

Folkart Arsa Dikili’de parsellerin yerleşimi planlanırken arsaların doğal eğimi, güneş yönü ve manzara dikkate alındı. Her parselin güneşten ve manzaradan en verimli şekilde yararlanacağı bir planlama yapılırken, proje genelinde doğayla uyumlu bir yerleşim düzeni oluşturulması hedeflendi.

Proje kapsamında elektrik, su, kanalizasyon, internet, yol ve yağmur suyu hattı gibi altyapı çalışmalarının 2027 yılı Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından arsa sahipleri, villalarını 2027 yılı ilk çeyreği itibariyle inşa etmeye başlayabilecek.

Yatırımcı isterse kendi villasını inşa edebilecek

Folkart Arsa modelinde arsasını satın alan yatırımcılar isterlerse Folkart tarafından hazırlanan mimari projeler arasından seçim yaparak villalarını inşa edebiliyor. Mimari bütünlüğün korunması amacıyla çizimleri ve planları Folkart tarafından hazırlanan bu projelerde villalar çelik konstrüksiyon veya betonarme olarak yapılabiliyor. Villa inşa sürecinde yatırımcılar tecrübeli ve güvenilir anlaşmalı firmalara yönlendiriliyor ve süreç Folkart denetiminde yürütülüyor. Folkart tarafından hazırlanan projelere göre inşa edilebilecek çelik konstrüksiyon villaların maliyetinin, büyüklük ve konumlarına bağlı olarak yaklaşık 4 milyon TL ile 6 milyon TL arasında değiştiği belirtiliyor. Arsa maliyeti de eklendiğinde 8 milyon TL ile 12 milyon TL arasında değişen maliyetlerde müstakil villaya sahip olunabiliyor.

Projede sosyal alanlar da yer alıyor

Projede sosyal donatılar arasında basketbol ve tenis sahaları, çocuk oyun alanları ve geniş yeşil alanlar bulunuyor. Bu alanların yerleşim planı içinde farklı noktalara dağıtıldığı ve planlı bir yaşam düzeni oluşturulmasının hedeflendiği belirtiliyor.

Güveni merkeze alan arsa kültürü oluşturmak

Folkart Yönetim Kurumu Başkanı Mesut Sancak, Türkiye’de arsa yatırımı uzun yıllardır yatırımcıların ilgisini çektiğini, ancak plansız satışlar, altyapısı olmayan yerler ve denetimsiz gelişen yerleşimler nedeniyle yatırımcı açısından ciddi riskler yarattığını belirterek, şunları söyledi:

“Biz Folkart Arsa Dikili projesini tasarlarken tam da bu belirsizliği ortadan kaldıran bir model geliştirmeyi hedefledik. Folkart Arsa’da yatırımcı yalnızca bir arsa satın almıyor; altyapısı planlanmış, mimari bütünlüğü düşünülmüş ve gelişim süreci belirlenmiş bir yerleşimin parçası oluyor. Müstakil tapulu parseller, hazır altyapı, Folkart güvencesi ve planlı yerleşim yaklaşımı yatırımcılar açısından güvenli bir model oluşturuyor. Kasım 2025’te satışa sunduğumuz ilk etabın çok kısa sürede tükenmesi de aslında bu ihtiyacın güçlü bir göstergesi oldu. Yatırımcılar yalnızca bir arsa değil, şeffaf, planlı ve güvenilir bir yatırım modeli arıyor. Folkart Arsa Dikili’de gördüğümüz yoğun ilgi, gayrimenkul sektöründe kurumsal denetimin ve planlı gelişimin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Biz bu proje ile yalnızca arsa üretmiyoruz. Geleceğin yerleşim alanlarının planlı temellerini bugünden atmayı hedefliyoruz. Amacımız hem yatırımcıyı hem de kentleri koruyan, güveni ve şeffaflığı merkeze alan yeni bir arsa kültürü oluşturmak.”

Filli Boya Yılın Renklerini Tanıttı

0
Filli Boya Yılın Renklerini Tanıttı

Doğa baharla birlikte yeniden canlanırken yaşam alanları da renklerle yenileniyor! Filli Boya, doğadan ilham alan 2026 Renk Paleti ile baharın ferahlığını ve yenilenme hissini mekânlara taşıyor. Kış boyunca kirlenen ve canlılığını yitiren duvarlar, doğanın kalbinden gelen renklerle yeniden hayat bulurken, bu tazelik bizi her dokunuşta “Gerçeğe Bağlan”maya davet ediyor.

Pencerelerin ardına kadar açıldığı, kışın isli ve ağır havasının evlerden uğurlandığı günler geldi. Bahar temizliğinin en renkli tamamlayıcısı ise kuşkusuz yaşam alanlarımızı çevreleyen duvarlardaki değişim. Kış boyunca kapalı kapılar ardında kirlenen, matlaşan ve canlılığını yitiren yüzeyler; Filli Boya’nın 2026 paletiyle baharın enerjisine kavuşuyor. 2026 yılının “Gerçeğe Bağlan” temasını taşıyan renk paleti, bahar temizliğinin getirdiği ferahlığı duvarlara taşıyarak mekanlara yeni bir soluk katıyor.

Doğanın Uyanışını Duvarlarda Hissedin

Baharın getirdiği tazelik, doğru renk seçimleriyle evlerin her köşesinde yankılanıyor. Yılın anahtar rengi Irmak 65, oldukça koyu, derin ve zengin yeşil tonuyla dışarıdaki o taze uyanışın gücünü içeriye taşıyor. Derinliğiyle dinginlik, tonuyla zarafet, varlığıyla denge hissi yaratan bu renk; gerçekliğe yeniden temas etmenin huzurunu, doğayla bağ kurmanın kalıcılığını ve sadeliğin şıklığını temsil ediyor.

Yılın anahtar rengi Irmak 65’i tamamlayan 5 renk, mekanlardaki dengeyi pekiştirirken, her bir tonuyla baharın farklı bir duygusunu duvarlara yansıtıyor. Bahar temizliğinin yarattığı o berrak his, Rezene 190’ın doğallığı ve sıcaklığı yansıtan yumuşak tonu ve Rezene 325’in sofistike, doğal yeşil duruşuyla birleşerek evlerde modern ve zamansız bir hava oluşturuyor. Bu tonlar, ışığın ve doğanın ilhamını yaşam alanlarına taşıyarak yeni mevsimle birlikte mekanlarda taze bir başlangıç yapmayı sağlıyor.

Filli Boya’nın 2026 seçkisindeki renkler, baharın farklı anlarını ve ışık oyunlarını evin her odasına yayıyor. Günbatımı’nın sıcaklığı ve atmosfer yaratan cesur koyu pembe-bordo tonu, kıştan kalan gri havayı dağıtırken; Kum Beyazı’nın yalın zarafeti mekanlara karakteristik bir aydınlık kazandırıyor. Gökyüzünün en sakin hali Rüzgar 15 ise açık tonlardaki soft mavisiyle evde her an hissedilen bir bahar rüzgarı estiriyor.

Gerçeğe Bağlanmak için İlham Alma Vakti!

Bahar temizliğini “tazelenip canlanma” ritüeline dönüştürmek Filli Boya’nın doğadan ilham alan renk seçenekleri ile çok kolay! Kışın yıpranmışlığını geride bırakıp hayatın heyecanına dahil olmak, çevremizi fark etmek ve gerçeğe bağlanmak için şimdi ilham alma vakti. Siz de bu bahar bir mola verin, Filli Boya’nın 2026 renk paletinden ilham alın  ve yaşam alanlarınızda taptaze bir başlangıca imza atın.

Ev Sahibi Türkiye” Projesinde Kura Süreci Tamamlandı: 81 İlde 500 Bin Konutun Hak Sahibi Belli Oldu!

0
TOKİ 500 bin sosyal konut projesinde anahtar teslim tarihi belli oldu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 24 Ekim 2025’te duyurulan ve Cumhuriyet tarihinin en geniş kapsamlı barınma hareketi olan “Ev Sahibi Türkiye” projesinde heyecan dolu kura süreci sona erdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde, TOKİ eliyle yürütülen dev projede, İstanbul kurasının tamamlanmasıyla birlikte 81 ildeki tüm hak sahipleri belirlenmiş oldu.

Milyonlarca Başvuru, 506 Bin Yeni Yuva

10 Kasım 2025 tarihinde başlayan başvuru sürecine Türkiye genelinde yoğun bir ilgi gösterildi. Toplamda 5 milyon 242 bin geçerli başvurunun alındığı projede, sadece İstanbul’dan 1 milyon 72 bin 660 vatandaş ev sahibi olabilmek için talepte bulundu.

29 Aralık 2025’te başlayan ve 27 Nisan 2026 itibarıyla noktalanan kura takvimi sonucunda, toplamda 506 bin 499 hak sahibi modern ve güvenli konutlarına kavuşma hakkı kazandı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte en az 2 milyon vatandaşın afetlere dirençli, yatay mimari esaslı ve çağdaş standartlarda bir yaşam alanına sahip olması hedefleniyor.


Konut Tipleri ve Ödeme Planı Detayları

Yüzyılın projesinde, farklı ihtiyaçlara yönelik 1+1 ve 2+1 olmak üzere üç ayrı kategoride konut inşa edilecek. Vatandaşlara %10 peşinat ve 240 ay vade imkanı sunulan projenin dağılımı ise şu şekilde planlandı:

  • 200 bin adet: 80 metrekare (2+1)
  • 150 bin adet: 65 metrekare (2+1)
  • 150 bin adet: 55 metrekare (1+1)

İstanbul ve Anadolu İlleri Fiyat Tarifesi

Sosyal konut projesi kapsamında ödeme şartları bölge bazlı olarak şehirlere göre optimize edildi. İşte konut büyüklüklerine göre fiyat ve taksit tablosu:

İstanbul İçin Fiyatlandırma

Konut TipiMetrekareSatış FiyatıPeşinat (%10)Aylık Taksit
1+155 m²1.950.000 TL195.000 TL7.313 TL
2+165 m²2.450.000 TL245.000 TL9.188 TL
2+1 (Geniş)80 m²2.950.000 TL295.000 TL11.063 TL

Anadolu İlleri İçin Fiyatlandırma

Konut TipiMetrekareSatış FiyatıPeşinat (%10)Aylık Taksit
1+155 m²1.800.000 TL180.000 TL6.750 TL
2+165 m²2.200.000 TL220.000 TL8.250 TL
2+1 (Geniş)80 m²2.650.000 TL265.000 TL9.938 TL

Güvenli Gelecek, Modern Şehircilik

“Ev Sahibi Türkiye” sloganıyla hayata geçirilen bu adım, sadece konut ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, şehirlerin deprem ve benzeri afetlere karşı direncini artırmayı odak noktasına alıyor. Sosyal konut hamlesinin kura takviminin tamamlanmasıyla birlikte, inşa süreçlerinin hızlanması ve hak sahiplerinin en kısa sürede yeni yuvalarına kavuşması bekleniyor.

Folkart’tan sektöre Meslek Akademisi hamlesi

0
Folkart Genel Müdürü Metin Sancak

20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Akademi bünyesinde Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını belirterek, deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını gidermeyi hedeflediklerini açıkladı. Sancak, programda kadınların en az yüzde 40 payla yer alacağını söyledi.

İstanbul’da Zorlu PSM’de düzenlenen 20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, gayrimenkul geliştirmenin yalnızca inşaat faaliyeti olarak ele alınamayacağını vurguladı. Sancak, sektörün uzun vadeli değer üretimi için sosyal sorumluluk, eğitim ve kültür-sanat yatırımlarının da kritik olduğunu belirtti.

Bu yaklaşımın bir sonucu olarak Folkart Akademi’nin mesleki eğitim odağıyla yeniden yapılandırıldığını ifade eden Sancak, deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını kapatmaya yönelik bir Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla hayata geçirilecek program kapsamında kepçe ve kule vinç operatörlüğünden alçı, sıva ve boya ustalığına kadar farklı alanlarda uygulamalı eğitim verileceğini belirten Sancak, katılımcıların en az yüzde 40’ının kadınlardan oluşacağını söyledi. Sancak, programın yalnızca eğitimle sınırlı kalmayacağını, mezunların sektörde istihdamına da destek sağlanacağını kaydetti.

Konut sahipliğinde gerileme, erişimde sıkılaşma

Panelde Türkiye konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sancak, konut sahipliği oranındaki gerilemeye dikkat çekti. Türkiye’de konut sahipliği oranının son yıllarda yüzde 62 seviyesinden yüzde 55–56 bandına indiğini belirten Sancak, bu düşüşte finansmana erişim koşullarının önemli rol oynadığını ifade etti. Sancak, mortgage sisteminin son yıllarda konut alımında eski etkinliğini kaybettiğini belirterek, yüksek faiz ortamı ve kredi kullanımındaki sınırlı imkânların konuta erişimi zorlaştırdığını söyledi. Deprem sonrası artan inşaat maliyetlerinin de fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını dile getiren Sancak, bu gelişmelerin özellikle nitelikli konuta ulaşımı daha güç hale getirdiğini belirtti.

Tüketici daha seçici, karar süreci daha çok katmanlı

Sancak, piyasada hareketin tamamen durmadığını, ancak tüketici beklentilerinin önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Pandemi sonrasında yaşam alışkanlıklarının farklılaştığını belirten Sancak, konut alıcısının artık yalnızca fiyat veya metrekare üzerinden karar vermediğini ifade etti. Sancak’a göre yeni dönemde alıcılar; projenin sunduğu yaşam kurgusuna, erişilebilirliğine, sosyal olanaklarına, geliştirici markaya duyulan güvene ve uzun vadeli değer üretme potansiyeline birlikte bakıyor. Bu nedenle konut, yalnızca bir edinim değil; aynı zamanda yaşam biçimi, zaman yönetimi ve gelecek planlamasıyla ilişkili çok katmanlı bir karar alanına dönüşüyor.

Yatırımcı güven duyduğu projeye yöneliyor

Mevcut tabloda yatırımcı profilinin daha görünür hale geldiğini belirten Sancak, gayrimenkulün Türkiye’de hâlâ güçlü bir tasarruf ve yatırım aracı olarak görüldüğünü söyledi. Yatırımcıların güven duyduğu, doğru fiyatlanan ve iyi kurgulanmış projelere yönelebildiğini belirten Sancak, bu noktada geliştirici markanın geçmiş performansının ve projenin bütüncül yapısının belirleyici olduğunu ifade etti. Sancak, karma kullanımlı projelerin yeni dönemde daha fazla öne çıkacağını belirterek, alıcıların yaşadıkları çevrenin sosyal hayatlarına, ulaşım alışkanlıklarına ve günlük ihtiyaçlarına etkisini daha fazla dikkate aldığını söyledi. Konutun artık yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan fiziksel bir yapı olmaktan çıktığını vurgulayan Sancak, zaman yönetimi, sosyal etkileşim ve yaşam kalitesi gibi unsurların da konut tercihinde belirleyici hale geldiğini ifade etti. Sancak, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca daha fazla üretime değil, değişen beklentileri doğru okuyan, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan projelere odaklanması gerektiğini vurguladı.

Orion’da üç günde 340 konut satıldı

Sancak, doğru kurgulanan projelerin satış performansını Folkart’ın İzmir Konak’ta geliştirdiği Orion projesi üzerinden örnekledi. Projede satışa sunulan 690 konutun 340’ının üç gün içinde alıcı bulduğunu belirten Sancak, bu sonucu doğru ürün, doğru fiyatlama, güven ve karma kullanım kurgusunun birleşimiyle açıkladı. Orion’un konut, markalı rezidans, ofis, ticari alan ve özel hastane gibi farklı fonksiyonları bir araya getiren büyük ölçekli bir karma proje olduğunu belirten Sancak, alıcıların artık yalnızca bir daire değil, günlük yaşam ihtiyaçlarına yanıt veren bütüncül bir çevre talep ettiğini söyledi.

Arsa yatırımı, konuttan kopmama arayışını gösteriyor

Konut fiyatlarındaki yükselişin yatırımcı davranışını çeşitlendirdiğini belirten Sancak, daha düşük bütçelerle gayrimenkul piyasasında kalmak isteyen yatırımcıların arsa gibi alternatif ürünlere yöneldiğini ifade etti. Folkart’ın Dikili’de geliştirdiği arsa projesini de bu eğilime örnek gösteren Sancak, ilk etapta sunulan 250 parselin kısa sürede satıldığını söyledi. Sancak, bu ilgiyi yatırımcıların konuttan tamamen kopmak istememesi ve gelecekte konuta dönüşebilecek alternatif yollar aramasıyla ilişkilendirdi.

GYODER 20’nci zirvesinde sektörü bir kez daha buluşturdu

0
GYODER 20’nci zirvesinde sektörü bir kez daha buluşturdu

Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu GYODER’in 20’nci kez düzenlediği Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM’de ‘Soruyu Değiştirmek’ temasıyla gerçekleşti. Zirvenin açılışını ezber bozan bir formatla interaktif diyalog üzerinden gerçekleştiren GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, “Soruyu Değiştirmek bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı” diye konuştu. Açılış; Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Bulut’un konuşmalarıyla devam etti.

Türkiye gayrimenkul sektörünün önemli buluşma platformlarından biri olan 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi bugün Zorlu PSM’de ‘Soruyu Değiştirmek’ ana temasıyla kapılarını açtı. Geliştiricilerden yatırımcılara, kamu kurumlarından uluslararası uzmanlara kadar sektörün tüm paydaşlarını tek çatı altında buluşturan zirve, bu yılki temasıyla sektörü alışılagelmiş yaklaşımların ötesinde düşünmeye davet ediyor.

COP31’den yapay zekaya, veri merkezlerinden longevity mekanlarına uzanan geniş bir perspektifte panel ve oturumlara ev sahipliği yapan zirve; sektörün güncel gündemlerini yeni sorularla masaya yatırıyor.

“Soruyu değiştirmek bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı”

Zirvenin açılışı bu yıl alışılmışın dışında bir formatla gerçekleşti. GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ile sahneye çıkarak interaktif bir diyalogla zirvenin startını verdi. Protokol selamlarının ardından açılış konuşmasını yapan Çekici şunları söyledi:

“27 yıllık saygın geçmişimizle bu özel eşiğe, 20’nci zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sadece rekor bir sayıyı değil; bir durup düşünme, eksiklere bakma ve geleceğin vizyon belgesini yeniden yazma zamanını ifade ediyor. Gayrimenkul sektörü bu ülkenin ekonomik kalkınmasının daima lokomotifi olmuştur, dün de öyleydi bugün de böyle. Geçen yıl ‘Yeniden Başlat’ derken sektöre bir düşünme ve tazelenme alanı açıyorduk. Bu yıl bir adım daha ileri gidiyoruz. Neyi yeniden başlattığımız kadar, hangi bakış açısıyla yeniden başladığımız sorusunu ekliyoruz. ‘Soruyu Değiştirmek’ bizim için bir slogan değil, bir zihniyet çağrısı. Doğru soru; daha erişilebilir konuta, daha sağlam bir finansmana ve daha güvenli şehirlere açılan ilk kapı.”

Açılış konuşmasında iki önemli lansmanı da duyuran Başkan Çekici, “Bu yıl Üçüncü Ankara Gayrimenkul Zirvesi’ne hazırlanıyoruz. Kış aylarında Ankara’da konut odaklı bir araya geleceğiz. 3. Ankara Zirvesi’nin teması ‘KONU:TÜRKİYE’dir” dedi. Ayrıca SPK öncülüğünde Küresel Para Haftası kapsamında üniversitelerde yürütülen finans ve gayrimenkul okuryazarlığı seminerlerine de değinerek, sektörün gençlerle kurduğu bağın önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini vurguladı.

Kamudan ve sivil toplumdan güçlü mesajlar

Açılışın ardından söz alan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, “Gayrimenkul sektörü sadece yapı üretmez yaşam üretir, şehirlerin karakterini şekillendirir ve gelecek kuşakların çevresel kaderini belirler. Bugün konuştuğumuz her metrekare karbon bütçemizin, doğal kaynaklarımızın ve toplumsal dayanıklılığımızın bir yansımasıdır. Erişilebilir konut sağlanmadığında, dünyanın farklı coğrafyalarında gecekondu oluşumları kaçınılmaz hale geliyor. En büyük ekonomilerde bile bu gerçekle karşılaşıyoruz. Bu nedenle COP31 sürecinde önceliğimiz; alınan kararların uygulanabilir, ölçülebilir ve sahada karşılığı olan sonuçlar üretmesi. İklim meselesi yalnızca bir çevre konusu değil; tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir gelecek meselesi. Anadolu’dan doğan Sıfır Atık Hareketi bugün 193 ülkeye yayıldı. Artık ‘Sıfır Atık’ denildiğinde akla Türkiye geliyor” dedi.

Konut verilerinin daha doğru okunması gerektiğine işaret eden İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, birinci el ve toplu konut verilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, değişen toplumsal yapıya da dikkat çekti:

“Bundan sonra rakamları değerlendirirken birinci el satışlar ile toplu konut verilerini ayrıştırmamız gerekiyor. Türkiye’de tek başına yaşayanların oranı bazı illerde yüzde 20’lere ulaşmış durumda. Boşanma oranları ise yüzde 36 seviyesine geldi. Bu tablo, konut talebinin yapısının değiştiğini açıkça gösteriyor. Önceliğimiz şehirleri geleceğe hazırlamak. Başta GYODER olmak üzere sektördeki tüm STK’lar ve paydaşlarla beraber hareket etmeye çalışıyoruz. Özellikle deprem kontrolü ve kentsel dönüşüm süreçlerinde elde ettiğimiz güçlü birikimi, Bu tecrübenin yanı sıra binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modellerini hep birlikte hayata geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kentsel dönüşümle ilgili İstanbul’dan bir örnek vermek istiyorum. Özellikle İstanbul’da otopark konusunda çok büyük bir sıkıntımız var. Konut başına düşen otopark miktarının mutlaka artırılması gerekiyor.Kentsel dönüşümün yanında mutlaka iş yerlerinin dönüşümü, sanayi merkezlerinin dönüşümü ve bu tür ticari alanların dönüşümü de aynı konut dönüşümü gibi bir paket içinde ele alınmalı ve gündemine alınmalı” açıklamasında bulundu.

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Yasir Yılmaz,” Bu yıl zirvenin teması olarak belirlenen “Soruyu Değiştirmek”, içinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak açısından son derece anlamlı. Gayrimenkul artık yalnızca yapı üretimiyle sınırlı bir alan değil; teknolojiyle, enerjiyle ve değişen yaşam biçimleriyle şekillenen stratejik bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu dönüşümün merkezinde yer alan dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımlar, “ev” kavramını yeniden tanımlıyor. Artık bir projenin gücü yalnızca bulunduğu konumla veya fiziksel özellikleriyle değil, sunduğu teknolojik altyapı, sağladığı operasyonel verimlilik ve kullanıcıya kattığı somut fayda üzerinden ölçülüyor. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yeni finansman modelleri, üretim gücümüz ve kurumsal kapasitemizle sektörde güçlü bir konumdayız. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz gayrimenkul sertifikası gibi yenilikçi modellerle yatırım süreçlerine farklı bir bakış açısı kazandırıyoruz. Aynı zamanda uluslararası alanda attığımız adımlarla bu birikimi daha geniş bir zemine taşıyoruz. Emlak Konut Global ile birlikte Suudi Arabistan’da hayata geçireceğimiz proje ile ülkemizin gayrimenkul geliştirme kapasitesini küresel ölçekte temsil etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Açılış konuşmalarını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut tamamladı. Bulut, GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde yaptığı konuşmada sektörün dönüşümüne ve deprem sonrası ihya çalışmalarına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“GYODER’in ‘Soruyu Değiştirmek’ temasıyla ortaya koyduğu bu güçlü platform, sektörün ortak aklını büyüterek geleceğe yön vermektedir. Bugün artık yalnızca üretim miktarını artırmayı değil, bu üretimi nitelik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik açısından en ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz. ‘Asrın İnşası ve İhya Çalışmaları’ kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; TOKİ’den Emlak Konut’a kadar tüm kurumlarımız ve özel sektör paydaşlarımızla el ele vererek 455 bin bağımsız bölümü tamamladık ve vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Gerek kullanılan teknoloji gerekse üretim hızıyla Türk yapı sektörünün gücünü dünyaya gösteren bu başarıyı; şimdi enerji verimliliği yüksek, sıfır atık uyumlu ve iklim değişikliğine dirençli şehirler kurma vizyonumuzla taçlandırıyoruz. Bakanlık olarak tüm çalışmalarımızı, niceliği nitelikle birleştiren bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda kararlılıkla sürdürüyoruz.”

Depreme dayanıklı şehirler inşa etme noktasında kentsel dönüşümün önemini vurgulayan Bulut, İstanbul özelindeki sürece dair şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye genelinde 2 milyondan fazla bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Bu sürecin en kritik halkası olan İstanbul için tarihimizin en kapsamlı kentsel dönüşüm hamlesini yürütüyoruz. Dönüşümün önündeki engelleri kaldırmak amacıyla sahada güçlü koordinasyon modellerini devreye aldık. Özellikle ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ve sağladığımız yeni finansman imkânlarıyla vatandaşlarımızın bu sürece katılımını en üst seviyeye çıkarıyoruz. İstanbul için artık ertelenemez bir noktada olan bu dönüşümü, devletimizin tüm imkânlarını seferber ederek ve vatandaşımızla el ele vererek başarıya ulaştıracağız” değerlendirmesini yaptı.

Ekonomi sahnesinde sektör değerlendirildi

Zirvede CNBC-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım moderatörlüğünde gerçekleşen ekonomi oturumunda ekonomist Fatih Keresteci, gayrimenkulün her ekonomik döngüde değer üreten bir varlık sınıfına dönüşüp dönüşemeyeceğini mercek altına aldı.

CEO perspektifinden Türkiye konuşuldu

Zirvenin en kapsamlı oturumlarından “CEO’lar Türkiye’yi nasıl okuyor?” panelinde Vahap Munyar moderatörlüğünde PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Hasan Pehlivan, Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Mehmet Özalp, Mesa Holding CEO’su Mert Boysanoğlu ve Yapı Kredi Portföy Genel Müdürü Müge Peker bir araya geldi. Panelde, Türkiye’nin büyüme odaklı yaklaşımdan dayanıklılık ve dönüşüm eksenine geçişi CEO perspektifinden ele alındı.

Zihin Atölyeleri zirvenin çalıştayı oldu

Kasım 2025’ten bu yana gerçekleştirilen 11 Zihin Atölyesi’nden derlenen fikirler ve çıkarımlar, GST Danışmanlık Kurucu Ortağı Gülfem Sena Tandoğan ve Pasifik GYO Genel Müdürü Mustafa Candan tarafından zirvenin gündemine taşındı. Kolaj video eşliğinde hayat bulan bu oturum, sektörün sahadan yukarıya oluşan kolektif aklını gözler önüne serdi.

Değer yaratan GYO’lar ödüllerini aldı

Ödül töreninde 2024-2025 döneminin başarıları sahneye taşındı. Emlak Konut GYO her iki yıl için “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Kamu”, Reysaş GYO ise “Gayrimenkul Yatırımlarını En Çok Artıran GYO / Özel Sektör” ödülünü aldı. Akmerkez GYO “Pay Başına En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024), Torunlar GYO “Tutar Bazında En Çok Temettü Dağıtan GYO” (2024) ödüllerinin sahibi oldu.

Akiş GYO hem “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu En Yüksek Olan GYO” hem de “Sürdürülebilirlik Notu En Yüksek Olan GYO” ödüllerini 2024 ve 2025 yılları için aldı. Vakıf GYO 2024’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO” ve 2025’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş”, Mhr GYO 2025’te “Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu En Çok Artıran GYO”, İş GYO 2024’te “Sürdürülebilirlik Endeksine Giriş” ödülünü kazandı. Fuzul GYO ve Adra GYO sırasıyla 2024 ve 2025 yılları için “Toplam Kurumsal Yatırımcı Payını En Çok Artıran GYO”, Asce GYO ve Emlak Konut GYO ise “Toplam Bireysel Yatırımcı Sayısı En Yüksek Olan GYO” ödüllerini aldı.

Zirve COP31’den longevity’ye uzanan oturumlarla devam etti

Zirve öğleden sonra da hız kesmedi. COP31 iklim gündemi, yapay zekanın gayrimenkulde yarattığı dönüşüm, veri merkezleri ve longevity mekanları sektörün önde gelen isimleriyle ele alındı. Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapacak olması zirvede özellikle öne çıkan başlıklardan biri oldu. İklimden finansmana, kentsel dönüşümden sürdürülebilirliğe uzanan geniş bir eksende sektörün bu tarihi fırsatı somut bir dönüşüm platformuna taşıma vizyonu paylaşıldı.

Zirve, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula’nın sorular değiştiğinde nelerin mümkün hale geldiğini ileri bir perspektiften aktardığı kapanış konuşmasıyla tamamlandı. 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını bir çatı altında buluşturarak yeni düşünme biçimlerine ve çözüm arayışlarına güçlü bir zemin hazırladı.

RAMS Park House Maslak’ta Bahar Kampanyası

0
RAMS Park House Maslak’ta Bahar Kampanyası

RAMS Park House Maslak’ta başlatılan “RAMS’ta Bahar Kampanyası”, %20 peşinat, 36 ay vade ve sıfır faiz avantajıyla konut sahibi olmak isteyenlere cazip finansman modeli sunuyor. Güçlü lokasyonu ve 1+1’den 4+1’e uzanan farklı daire alternatifleriyle öne çıkan proje, yatırımcılara “iyi ki” dedirten ayrıcalıklı bir fırsat vadediyor.

RAMS Türkiye, bahar dönemine özel olarak hayata geçirdiği “RAMS’ta Bahar Kampanyası” ile yatırımcılara ve ev sahibi olmak isteyenlere cazip fırsatlar sunmaya devam ediyor. RAMS Park House Maslak projesinde, sınırlı süreyle geçerli olan kampanya kapsamında; yüzde 20 peşinat, 36 ay vade ve sıfır faiz imkânı ile konut sahibi olmak isteyenlere erişilebilir ve avantajlı bir finansman modeli oluşturuluyor. Bu özel kampanya, projeye olan ilgiyi daha da artırarak yatırımcılara “iyi ki” dedirten bir fırsat dönemine işaret ediyor.

Geniş daire tipleriyle dikkat çeken RAMS Park House Maslak; 1+1’den 4+1’e uzanan, teraslı, balkonlu ve bahçeli konut alternatifleriyle farklı yaşam beklentilerine yanıt veriyor. Toplam 10 blokta 3 bin daireden oluşan proje, ölçeği ve mimari yaklaşımıyla Maslak’ta yeni bir yaşam standardı tanımlıyor.

Maslak’ın iş, kültür ve ulaşım akslarının merkezinde konumlanan RAMS Park House Maslak; TEM Otoyolu, Büyükdere Caddesi ve metro hattına yakınlığıyla öne çıkarken, proje önünde planlanan yeni metro istasyonu ile yatırım potansiyelini her geçen gün daha da güçlendiriyor. 

409 bin metrekarelik inşaat alanı ve 2027 teslim hedefiyle öne çıkan proje; modern mimari yaklaşımı, ferah blok yerleşimi ve kapsamlı sosyal donatılarıyla hem yaşam hem de yatırım açısından güçlü bir alternatif sunuyor.

Ayrıcalıklı yaşam…

“RAMS’ta Bahar Kampanyası” kapsamında yatırımcılar; açık ve kapalı yüzme havuzları, yoga & zen stüdyosu, sky lounge, sky pool, sky fitness, çocuk oyun alanları ve paylaşımlı ofisler gibi zengin sosyal imkânlara sahip bir yaşamın kapılarını avantajlı koşullarla aralıyor. Yaklaşık 7 bin 500 metrekarelik çarşı alanı, rekreatif açık alanlar ve çok yönlü sosyal yaşam alanlarıyla proje, Maslak’ta yaşam standartlarını yukarı taşımayı sürdürüyor.

“Erişilebilir finansman modelleri sunmaya devam ediyoruz”

RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “RAMS Park House Maslak projemiz, merkezi konumu ve sunduğu yaşam kalitesiyle yatırımcılarımızdan yoğun ilgi görüyor. Bahar dönemine özel olarak hayata geçirdiğimiz kampanya ile yüzde 20 peşinat, 36 ay vade ve sıfır faiz imkânı sunarak, yatırımcılarımız için daha erişilebilir bir model oluşturduk. Amacımız; doğru lokasyonda, yüksek kaliteli projeleri avantajlı koşullarla buluşturarak yatırımcılarımıza kazandırmaya devam etmek.”

Sega Yapı Kürek Festivali Gerçekleşti

0
Sega Yapı Kürek Festivali Gerçekleşti

Küçükçekmece’de gerçekleştirdiği pek çok nitelikli konut projesiyle tanınan Sega Yapı, bölgedeki sosyal yaşamı sporun dinamizmiyle birleştiren renkli bir etkinliğe imza attı. Şirketin Küçükçekmece Gölü’nde düzenlediği Kürek Festivali’nde amatör ve profesyonel kürek takımları sembolik olarak yarışırken, misafirlerin bu sporu eğitmenler eşliğinde deneyimlemesi keyifli anlara sahne oldu. Gastronomi tutkunları için de bir lezzet festivaline dönüşen etkinliğe, aileler ve gençlerden yoğun bir katılım gerçekleştiğini kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Geleceğin planlı yaşam merkezi olan Küçükçekmece, sosyal yaşam değeri ile öne çıkıyor. Festival ise, bölgedeki canlılığı ve sosyalleşmeyi gözler önüne serdi” dedi

Küçükçekmece’de gerçekleştirdiği birçok nitelikli konut projesi ile tanınan Sega Yapı, 26 Nisan Pazar günü ilçede sporun birleştirici gücü ve şehir yaşamıyla doğanın uyumunu öne çıkaran örnek bir organizasyona imza attı. Şirket bu kapsamda Küçükçekmece Gölü Sahil Park Alanı’nda düzenlediği ‘Kürek Festivali’yle, amatör veya profesyonel sporculardan ailelere, basın mensuplarından gençlere kadar pek çok farklı kesimin yoğun katılımıyla eğlenceli bir etkinlik gerçekleştirdi.

Eğitmenler eşliğinde kürek turu, renkli anlara sahne oldu

Sega Yapı Kürek Festivali’nde, amatör ve profesyonel kürek takımları sembolik olarak yarışırken, aralarında basın mensuplarının da bulunduğu katılımcılar da eğitmenler eşliğinde gölde hobi amaçlı kürek turları yaptı. Gölde sporun dinamizmini yansıtan bu anlar, özellikle ilk kez deneyenler için keyifli ve renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlik kapsamında Sahil Park Alanı’nda yer alan gastronomi alanında sunulan geleneksel ve sokak lezzetleri ise, özellikle gastronomi meraklılarından tam not aldı.

Turan: “Geleceğin yaşam merkezi olan Küçükçekmece, sosyal yaşam değeri ile öne çıkıyor”

Spor, eğlence ve gastronomiyi bir araya getirerek bölgede yaşayan insanların keyifle sosyalleşmesine imkan veren festivale gelen ilginin oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Katılımcılarımız, doğayı ve şehir yaşamını bir arada sunan bölgenin nefes alınabilen, canlı ve gelişen yaşam kültürünü bizzat yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Bugün burada sadece bir spor etkinliği gerçekleştirmedik; aynı zamanda Küçükçekmece’nin sahip olduğu eşsiz potansiyeli hep birlikte deneyimledik. Gölü, doğası, ulaşım olanakları ve gelişen yapısıyla İstanbul’da geleceğin planlı yaşam merkezi olarak konumlanan ilçemiz, sosyal yaşam değeri ile öne çıkıyor. Bunu geniş kitlelere göstermek istediğimiz festival, bölgedeki canlılığı, yaşam kalitesini ve sosyalleşmeyi gözler önüne serdi” değerlendirmesinde bulundu.

“Küçükçekmece Gölü çevresine konut yatırımcılarının ilgisi de yoğunlaştı”

Sega Yapı olarak Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile toplam 3 binin üzerinde konutu hayata geçireceklerini kaydeden Turan, İstanbul’da gayrimenkulde yeni yatırım haritasının Küçükçekmece’ye kaydığını ve özellikle göl çevresinin yerli alıcılar kadar Körfez ülkelerinden ve Ruslardan önemli bir ilgi gördüğünü hatırlattı. Turan değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Mimari ve mühendislik temelli proje danışmanlarımızla birlikte çalışarak projelerimizde çocuk oyun parklarından spor ve sosyal donatılarına, peyzajından otoparkına ve 7/24 güvenliğine kadar tüm detaylarla bölgedeki yaşam kalitesini yükselttik. Bugüne kadar Sefaköy’de Sega Life, Cennet Mahallesi’nde Sega Paradise, Sega Cennet ve Sega Plus; Fatih Mahallesi’nde Sega Marin, Sega Marin 2, Sega İstanbul, Sega Cadde ve Sega Modern projelerini tamamlayarak toplamda 1.157 konutu başarıyla hayata geçirdik. Küçükçekmece Gölü ve Marmara Denizi manzaralı projelerimiz arasında yer alan Yalı36 ve Sega Metropark ise, özellikle benzersiz konumları ve sağladıkları imkanlar ile özellikle son dönemde yoğun ilgi görüyor. Bu iki projemizle birlikte Sega Atakent projemize de halen devam ediyoruz. Gelecek projelerimiz arasında ise Sega Florya ve Sega Paradise 2 yer alıyor.