Pazartesi, Haziran 29, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 52

Akfen İnşaat’ın Halka Arzında Talep Toplama Süreci Tamamlandı

0
Akfen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akın

Kamu-Özel İşbirliği projeleriyle hayata geçirilen 2600 yatak kapasiteli 3 Şehir Hastanesi’nin yanı sıra 2264 yatak kapasiteli öğrenci yurdu ile 145 konut ve 39 ticari alandan oluşan yatırım portföyüne sahip Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş.’nin halka arzında talep toplama işlemleri tamamlandı.

 Vakıf Yatırım ve Tera Yatırım’ın konsorsiyum liderliğinde 15-16-17 Ocak 2025 tarihlerinde pay başına 38,70 TL sabit fiyatla gerçekleşen Akfen İnşaat halka arzında toplam büyüklük 2,59 milyar TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 10,5 oldu.

1986 yılında kurulan ve taahhüt işleri ile başladığı faaliyetlerini zaman içinde farklı bir kulvara dönüştürerek Türkiye ve yurtdışında farklı alanlarda projeler geliştiren ve bu anlamda önde gelen yatırım şirketi haline gelen Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş.’nin talep toplama işlemleri tamamlandı.

Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş. için Vakıf Yatırım ve Tera Yatırım’ın konsorsiyum liderliğinde gerçekleşen halka arz için talep toplama işlemlerinde satışa sunulan toplam 95.487.612 TL nominal değerli paylardan, ortak satışı yoluyla halka arzı planlanan 28.646.284 TL nominal değerli payların satışı iptal edilerek toplamda 66.841.328 TL nominal değerli paylar dağıtıma konu edilerek payların tamamının yatırımcılara dağıtımı gerçekleştirildi.

Pay başına 38,70 TL sabit fiyatla gerçekleşen Akfen İnşaat halka arzında toplam büyüklük 2,59 milyar TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 10,5 oldu.

Akfen İnşaat’ın 2.586.759.394 TL halka arz büyüklüğüne sahip ve 66.841.328 TL nominal değerli paylarının halka arzında 260.628 adet yurt içi bireysel yatırımcıya, 5 adet yüksek talepte bulunacak yatırımcıya, 356 adet Akfen Çalışanlarına72 adet yurt içi kurumsal yatırımcıya ve 11 adet yurt dışı kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 261.072 yatırımcıya dağıtım yapıldı.

Dağıtıma esas tahsisat oranları ise yurt içi bireysel yatırımcılar için %33,15, yüksek talepte bulunacak yatırımcı grubu için %6,10, Akfen Grubu çalışanları için %0,70, yurt içi kurumsal yatırımcılar için %40,05 ve yurt dışı kurumsal yatırımcılar için ise %20,00 olarak gerçekleşti.

 “ŞEFFAFLIK, GÜVEN VE ORTAK

GELECEK VİZYONUNUN BİR PARÇASI”

Akfen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akın, konuyla ilgili olarak, “15-16-17 Ocak 2025 tarihlerinde talep topladığımız Akfen İnşaat’ın halka arzını, yalnızca bir finansal büyüme hamlesi değil, aynı zamanda şeffaflık, güven ve ortak bir gelecek vizyonunun da bir parçası olarak görüyoruz. Bu kapsamda tüm yatırımcılarımıza, bize duydukları güven için teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Selim Akın sözlerine şöyle devam etti:

“Bu önemli adım, şirketimizin büyüme yolculuğunda bizleri daha da motive ederken, geleceğe dair hedeflerimizi güçlendiriyor. Bundan sonraki süreçte uzun vadeli, öngörülebilir nakit akışı sağlayan, sürdürülebilir yatırımlar üzerine odaklı Akfen İnşaat şirketimiz ile güçlü finansal yapımız ve sürdürülebilir projelerimizle ülkemize katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Borsa İstanbul’da gong EgeYapı Avrupa GYO adına çaldı

0
Borsa İstanbul’da gong EgeYapı Avrupa GYO adına çaldı

Toplam tahsisat tutarının 1,75 katı büyüklüğünde talep gören EgeYapı Avrupa GYO hisseleri Borsa İstanbul’da yapılan gong töreni sonrası işlem görmeye başladı.  Halk Yatırım liderliğinde gerçekleştirilen halka arzın büyüklüğü 918 milyon TL olarak gerçekleşti.

EgeYapı Avrupa GYO’nun 6-7-8 Ocak 2025 tarihlerinde yapılan talep toplama sürecinden sonra “gong töreni” Borsa İstanbul’da yapıldı. Talep toplama sürecinde 356 bin 252 başvuruyla yüksek talep alan EgeYapı GYO için yapılan gong törenine Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, EgeYapı Avrupa GYO Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, EgeYapı Avrupa GYO Genel Müdürü Didem Güneş, EgeYapı Avrupa GYO Yönetim Kurulu Üyesi Hayrullah Mezireli, Halk Bankası Genel Müdürü Osman Arslan ve Halk Yatırım Genel Müdürü Bülent Sezgin katıldı.

Gong töreninde konuşan Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, “Egeyapı Avrupa Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın Borsamızda işlem görmeye başlaması vesilesiyle düzenlenen halka arz törenine, Borsamıza hoş geldiniz. Ülkemiz ekonomisinde çok önemli bir yeri olan, üretimden hizmete pek çok alanı etkileyen gayrimenkul sektörünün kıymetli temsilcilerinden Ege Yapı, yurt içi ve yurt dışındaki projeleriyle, yılların tecrübesi ve birikimiyle, markasıyla önemli bir değerdir. Bugün Borsamızda işlem görmeye başlayarak bu değeri yatırımcılarıyla paylaşmaktadır. Halka arzdan elde ettikleri gelirle, yeni projelerini gerçekleştirerek, yatırımlarını büyüterek ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaya devam edecektir.

Egeyapı’nın değerli yöneticilerini, gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüşerek ve halka arzlarını gerçekleştirerek, aldıkları bu stratejik kararlardan dolayı tebrik ediyorum. Bu vesileyle bu halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Egeyapı’ya Borsamız ailesine hoş geldiniz diyor, sermaye piyasalarına için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“Halka arz gelirini yeni projelerimize aktaracağız”

EgeYapı Avrupa GYO Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı ise konuşmasına şirketlerine gösterdiği ilgiden dolayı tüm yatırımcılara ve halka arz sürecinde büyük emeği olan Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul yöneticilerine teşekkür ederek başladı. EgeYapı Avrupa GYO’nun bugüne kadar çok önemli projelere imza attığını söyleyen Kabadayı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şirketimizin halka arzı, bizim için yepyeni bir dönemin başlangıcı olacak. Yeni ortaklarımızla birlikte çok daha güçlü bir şirket olarak gayrimenkul sektörüne yön vermeye devam edeceğiz. Halka arzdan elde ettiğimiz kaynağı, devam eden yeni projelerimize aktaracağız. Sektörün en istikrarlı ve yüksek katma değer şirketlerinden biriyiz. Bu unvanımızı Borsa İstanbul’da devam ettirmeye kararlıyız.”

“EGEGY” hisse koduyla Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayacak olan hissenin fiyatı 15 Türk Lirası olarak belirlendi. Halka arzda satışa sunulan payların yüzde 60’ı yurt içi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurt içi yüksek başvurulu bireysel yatırımcılara ve yüzde 30’u ise yurt içi kurumsal katılımcılara tahsis edildi. Halka arz sonrası şirketin halka açıklık oranı yüzde 30,60 oldu. Şirketin 157 milyon 800 bin TL olan halka arz öncesi mevcut sermayesi de halka arz sonrası 200 milyon TL olacak.

Enza Home, IIFF 2025 Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda fark yaratmaya hazırlanıyor!

0

Türkiye’nin lider yatak ve mobilya üretim şirketi Yataş Grup çatısı altında faaliyet gösteren Enza Home, IIFF 2025 Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda ziyaretçilerle buluşmaya hazırlanıyor. Enza Home, bu yıl 21 – 25 Ocak 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarda, İtalyan zarafetinden ilham alan modern koleksiyonlarını ve tasarım dünyasındaki başarısını temsil eden ödüllü ürünlerini sergileyecek. Dünyaca ünlü İtalyan designer Maurizio Manzoni’nin Enza Home için tasarladığı 2025 premium Visions Koleksiyonu da fuar boyunca global pazarlar için beğenilere sunulacak.

Enza Home, bu yıl 21 – 25 Ocak 2025 tarihleri arasından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan IIFF 2025 Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda fark yaratmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Soho Berjer ürünüyle New York Product Design Awards’ta gümüş ödül kazanan ve uluslararası arenada kazandığı ödül sayısını yediye çıkaran Enza Home, Enza Design Team öncülüğünde Türkiye’de ve dünyada önde gelen tasarımcılarla iş birliği yapılarak tasarlanan, İtalyan zarafetinden ilham alan modern koleksiyonlarını ve ödüllü ürünlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Dünyaca ünlü İtalyan designer Maurizio Manzoni’nin Enza Home için tasarladığı Visions Koleksiyonu da fuar boyunca beğenilere sunulacak.

Enza Home, 21 Ocak Salı günü 11.30-14:00 saatleri arasında fuar kapsamında basına özel olarak hazırladığı VIP alanında Yataş Grup CEO’su Nuri Öztaşkın ev sahipliğinde düzenleyeceği basın kokteylinde basın mensuplarını da ağırlayacak.

İstanbul Fuar Merkezi‘nde gerçekleşecek olan IIFF 2025 Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda Salon 8, Stant 811/B’de Enza Home standını ziyaret edebilirsiniz.

Yer:     İstanbul Fuar Merkezi – Eski CNR

Adres: Yeşilköy Mah. Atatürk Cad. İstanbul Dünya Ticaret Merkezi No:10/1 A1 Blok  

             K:6 No:250 Bakırköy – İSTANBUL

Tarih:     21 – 25 Ocak 2025

Salon: 8

Stant: 811/B

BLT Built Design Awards’tan IGLO Architects’e “Winner” Ödülü

0
IGLO Architects, Galsan Plastik Fabrikası 

IGLO Architects, Galsan Plastik Fabrikası projesiyle BLT Built Design Awards 2024’te “Architectural Design – Industrial” kategorisinde “Winner” olmaya hak kazandı.

Bugüne kadar farklı sektörlerdeki işverenleri için Türkiye’deki birçok şehirde ve yurt dışında mimari tasarım, proje ve uygulama alanlarında hizmet veren, mimarlık alanında işlevsel tasarımlar ve uygun maliyetli çözümler üretenMimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar liderliğindeki IGLO ArchitectsBLT Built Design Awards 2024‘te “Winner” ödülüne layık görüldü. 

IGLO Architects, dünyanın farklı ülkelerinden çeşitli büyüklüklerdeki çok sayıda mimari, iç mimari ve kentsel planlama projelerinin yarıştığı uluslararası ödül programında Galsan Plastik Fabrikası projesiyle  “Architectural Design – Industrial” kategorisinin kazananı oldu. 

IGLO Architects’inGalsan Plastik firması için Dilovası Makinacılar Organize Sanayii Bölgesi’ndeki 19.500 m2 arazi üzerinde tasarladığı fabrika yapısı; üretim, depolama, yönetim merkezi, ofis, sosyal alanlar ve teknik hacimleri bir arada barındıran, çok fonksiyonlu bir endüstriyel kompleks olma özelliği taşıyor. 

IGLO Architects,  firmanın mevcut üretim kapasitesini iki katına çıkardığı  Galsan Plastik Fabrikası projesinde gün ışığının tüm binada verimli kullanımı, maliyetleri düşürecek şekilde enerji tasarrufu, kaynakların geri kazanımı gibi kriterlere ve geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımına öncelik verdi. Güneş enerjisinden de faydalanılan yapıda, yağmur suyu ve gri su atıkları depolanarak kullanıma geri kazandırıldı. Projede, ferah ve aydınlık çalışma alanlarının yani sıra tüm personelin açık teraslar ve kat bahçelerini kullanabileceği nefes alan mekanlar ön plana çıkarıldı.

Proje Künyesi
Yüklenici: Yıkılmaz İnşaat
Ekip: Yıldırım Gigi, Sezer Ünal, Zafer Karoğlu, Rafet Taşçıoğlu,Hasan Korkut Gökçe
Mimari & İç Mimari Aydınlatma: Iglo Architects
Müşteri: Galsan Plastik ve Kalıp Sanayi A.Ş
Proje Yeri: Dilovası, Kocaeli
Proje Yılı: 2024
Fotoğraflar: Egemen Karakaya

Mesa Holding, yeni dönemde Salt İletişim Grup ile yoluna devam ediyor

0
Gayrimenkul sektörünün köklü ve güçlü markası MESA’nın iletişim ajansı Salt İletişim Grup oldu

Hedef kitleye en etkin şekilde ve doğru kanallardan ulaşma vizyonuyla markalara 360 derece entegre pazarlama iletişim hizmeti sunan Salt İletişim Grup, markaları arasına Mesa Holding’i ekledi.

Türkiye’deki toplu konut sektörüne kazandırdığı “Tünel Kalıp Teknolojisi”, “Müşteri Hizmetleri Birimi” ve “Konut Siteleri Hizmet ve Bakım Servisi” gibi “ilk”lere imza atan MESA, konutta yarattığı marka kavramının ötesine geçerek, inşaat, sanayi-hizmet, tarım, turizm, enerji ve teknoloji başta olmak üzere rolünü genişlettiği yatırım alanlarında yurt içinde ve yurt dışında faaliyetlerini sürdürüyor. 1969’dan bu yana sunduğu; kalite ve güven, yüksek standartlarından ödün vermeden hayata geçirdiği projeleri ve müşteri memnuniyeti ile referans çizgisi oluşturan MESA, sürdürülebilirlik anlayışıyla, enerji verimliliği yüksek, güvenli, sağlam ve kullanıcılarının her anlamda beklentilerini karşılayan yaşam alanları inşa ediyor.

Salt İletişim Grup, yeni dönem iletişim çalışmaları kapsamında MESA’nın stratejik iletişim planlaması, içerik ve etkinlik yönetimi, medya ilişkileri ve influencer iletişimi konularında hizmet verecek.

Salt İletişim Grup’un halen hizmet verdiği markalar arasında Alstom, Emaar Hospitality, Accor International, Tetrapak, Miele, Shaya Group, Luxotica, Camper, HT Solar Energy, İTÜ Teknokent, Arzum Küçük Ev Aletleri, Roketsan ve NN Hayat Emeklilik yer alıyor.

Şehir Merkezlerinin Geleceği: Apartman Mı, Site Mi?

0
Filiz Cingi Yurdakul

Şehirleşmenin yoğunlaştığı Türkiye’de konut tercihlerinde “apartman mı, site mi?” sorusu, yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumsal ve şehir planlama açısından kritik bir mesele haline gelmiştir. Aura Design Studio Kurucusu ve Mimar Filiz Cingi Yurdakul, bu konuda yaptığı açıklamada, mevcut yapılaşma pratiklerinin avantaj ve dezavantajlarını değerlendirdi.

“Her bireyin hakkı, sağlıklı, estetik ve sosyal donatılara sahip bir konutta yaşamaktır. Ancak Türkiye’de, şehirlerimizdeki sosyal ve ulaşım olanaksızlıkları kapalı sitelerin oluşumunu teşvik etmiştir.” açıklamasında bulunan Mimar Filiz Cingi Yurdakul “Kapalı siteler, bazen daha kısıtlı yaşam alanları sunsa da sosyal olanaklar, güvenlik, spor alanları, yürüyüş yolları ve otopark gibi avantajlarıyla bu dezavantajları telafi edebilmektedir. İnsanlar, daha küçük birimlerde yaşamayı bu olanaklarla birlikte tercih edebilmektedir.” dedi.

Türkiye’de konut seçimi sırasında yapılan yönlendirmelerde, apartman ve site karşılaştırmalarının genellikle sosyoekonomik ve sosyokültürel boyutlar üzerinden ele aldığını aktaran Filiz Cingi Yurdakul “Avantaj ve dezavantaj değerlendirmelerinde, siteler için aidat giderleri, kapalı bir kültürel çevre ve şehir dokusundan kopukluk dezavantaj olarak görülürken; apartmanlar için güvenlik eksikliği, sosyal olanakların yetersizliği ve otopark sorunları ön plana çıkar. Aslında, apartmanlar için şehir merkezlerinde oluşturulması gereken sosyal ve fiziksel olanakların eksikliği, gelişmiş ülkelerde nadiren görülen kapalı site ve villa projelerinin Türkiye’de yaygınlaşmasına yol açmıştır. Gelişmiş ülkelerde, en lüks konut bölgelerinde bile insanlar şehirden veya çevresinden kopmak istemez; parklarda yürüyüş yapar, yeterli spor olanaklarından faydalanır. Otopark ve ulaşım sorunları olsa da bir düzen mevcuttur ve toplum bu düzene uyum sağlar.” diye konuştu.

“Sınırlar mimari projelerin gelişimini kısıtlar”

Apartmanlar şehir merkezlerinde yoğunlaşırken; siteler için daha büyük parsel büyüklükleri gerektiğinden genel olarak şehir merkezi dışında kaldığını ifade eden Filiz Cingi Yurdakul, toplu taşımanın yoğun kullanıldığı şehirlerde, şehir merkezlerinin cazibesini koruduğunun altını çizdi. Yurdakul diğer önemli kriteri ise şu sözlerle ifade etti: “Şehir merkezlerindeki parsellerin çoğunun klasik parsel olarak nitelendirilmiş olup, imar yönetmeliklerine uyma zorunluluğu vardır. Kurallar, kat yükseklikleri ve yapı genişliklerini sınırlar ve ne yazık ki farklı mimari projelerin gelişimini kısıtlar. Bu durum, sadece cephe malzemeleri ve pencere ebatları gibi detaylarla farklılık yaratılmasına olanak tanır. Sitelerde ise yapılaşma koşulları daha esnektir, bu durum estetik ve özgün mimari yapıların oluşmasına imkan sağlar.”

Şehirden Kopmamak Mümkün mü? 

“Yakın gelecekte, şehir merkezlerinde belediyeler tarafından kapalı otoparklar, mahalle spor merkezleri, yürüyüş parkurları, bisiklet yolları ve çocuk oyun alanları yapılmazsa; toplu ulaşımda özellikle metro kullanımını artıracak adımlar atılmazsa, kapalı site projeleri yaygınlaşmaya devam edecektir.” diyen Filiz Cingi Yurdakul “Bu durum ise uzun vadede şehir merkezlerinin sessizleşmesine ve değer kaybetmesine neden olacaktır. Şehir merkezleri hepimizindir ve şehir merkezinin estetiği, konforu ve ulaşılabilirliği tüm toplumu ilgilendirir.” diyerek ideal çözümü şu şekilde sıraladı;

-Şehir merkezlerinde parsel bazlı kentsel dönüşüm yerine, büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri planlanmalı ve kapalı olmayan, karma kullanımlı projeler hayata geçirilmelidir.

-Konut, ofis ve ticaret birimlerinin bir arada olduğu, sürdürülebilir, mevcut kent dokusuna, yerel mimariye ve gelecek vizyonuna uyumlu, depreme dayanıklı ve sosyal olanaklarla donatılmış projeler, şehir merkezlerine değer katacaktır. Bu projeler, şehir merkezlerindeki sinema, tiyatro ve müzeler gibi kültürel alanlara yakınlıklarıyla da cazibe yaratacaklardır. Bu nitelikte projeler şehirlerimizin değerini de artıracaklardır.

“Geleceğe Yeşil Işık Yak” Projesinde İkinci Durak: İzmir

0
“Geleceğe Yeşil Işık Yak” Projesinde İkinci Durak: İzmir

Polat Enerji ve Polat Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen “Geleceğe Yeşil Işık Yak” sosyal sorumluluk projesi, Türkiye’nin dört bir yanında sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji ve iklim değişikliği konularında farkındalık yaratmaya devam ediyor. İkinci durağı İzmir’in Kemalpaşa ilçesi olan proje, Enerji Atölyeleri ve Meslek Lisesi Buluşmaları modülleri ile Polat Enerji’nin santral bölgelerindeki okullarda yüzlerce öğrenciye ulaşıyor.

Polat Enerji ve Polat Vakfı tarafından hayata geçirilen ‘Geleceğe Yeşil Işık Yak’ sosyal sorumluluk projesinin İzmir ayağı Aralık ayında Kemalpaşa’da gerçekleştirildi. Kemalpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokol kapsamında yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık yaratılması amacıyla atölye çalışmaları düzenlendi. Enerji Atölyeleri ve Meslek Lisesi Buluşmaları; Zennure Mücella Bahçıvan İlkokulu, Merkez Cumhuriyet İlkokulu, Toki Kemalpaşa İlkokulu, Merkez Atatürk İlkokulu, Mopak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Yamantürk Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde gerçekleşti.

Öğrencilerin grup çalışmaları ile yenilenebilir enerji, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik gibi konuların eğlenceli ve öğretici bir şekilde aktarıldığı Enerji Atölyeleri ve Meslek Lisesi Buluşmalarına İzmir’de 293 ilkokul ve 124 meslek lisesi öğrencisinin katıldı. Enerji Atölyeleri’nde ilgili kavramlar, tombala ve proje kart oyunu ile öğretilirken atölyenin sonunda yapılan maket ile rüzgâr türbinlerinin çalışma sistemi uygulamalı olarak anlatıldı. İklim krizi ve sürdürülebilirlik kapsamında dünya genelindeki çalışmalara ve araştırmalara yer verilen Meslek Lisesi Buluşmalarında ise kavramlar hakkında farkındalık yaratılması amacıyla tombala oyunu ve zincirleme etki kart oyunu oynandı.

Enerji Atölyeleri, 3 uzman eğitmen ve 2 yardımcı eğitmen tarafından 2 gün boyunca düzenlendi. Ayrıca, 1 gün süren Meslek Lisesi Buluşmalarında, 2 uzman eğitmen ve 3 yardımcı eğitmen öğrencilere pratik bilgiler sundu. Etkinliklerin sonunda ise öğrencilere, Kemalpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından onaylanan “Öğrenci Katılım Belgesi” verildi.

Akfen İnşaat Halka Açılıyor

0
Akfen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akın

Kamu-Özel İşbirliği projeleriyle hayata geçirilen 2600 yatak kapasiteli 3 Şehir Hastanesi’nin yanı sıra 2264 yatak kapasiteli öğrenci yurdu ile 145 konut ve 39 ticari alandan oluşan yatırım portföyüne sahip Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş. halka açılıyor. Akfen İnşaat’ın yatırım portföyü uzun vadeli kur ve enflasyona karşı korumalı olması dolayısıyla öngörülebilir nakit akışı sağlıyor. Halka arz başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylanan Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş. için Vakıf Yatırım ve Tera Yatırım’ın konsorsiyum liderliğinde gerçekleşecek halka arz için 15-16-17 Ocak 2025 tarihlerinde talep toplanacak.

1986 yılında kurulan ve taahhüt işleri ile başladığı faaliyetlerini zaman içinde farklı bir kulvara dönüştürerek Türkiye ve yurtdışında farklı alanlarda projeler geliştiren ve bu anlamda önde gelen yatırım şirketi haline gelen Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş.’nin halka açılmak için yaptığı başvuru Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı.

Vakıf Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin liderliğinde toplam 42 aracı kurumdan oluşan konsorsiyum aracılığı ile; talep toplama 15-16-17 Ocak 2025 tarihlerinde gerçekleşecek.

66.841.328 TL nominal değerli kısmı sermaye artırımı ve 28.646.284 TL nominal değerli kısmı tek ortak Akfen Holding A.Ş.’nin pay satışı suretiyle olmak üzere toplamda 95.487.612 TL nominal değerli payların pay başına 38,70 TL fiyatla halka arzı suretiyle gerçekleştirilecek.

Halka arzdan elde ettiği kaynağı yeni yatırımların finansmanında, finansal borçluluk seviyesinin azaltımında ve devam eden faaliyetleri için işletme sermayesi gereksiniminde kullanacak olan Akfen İnşaat, halka arz sonrasında %15 oranında halka açıklığa sahip olacak. Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş., Borsa İstanbul’da “AKFIS” kodu ile işlem görecek.

UZUN VADELİ, KUR VE ENFLASYON KORUMALI, ÖNGÖRÜLEBİLİR NAKİT AKIŞI SAĞLAYAN PORTFÖY

Taahhüt projeleri ile başlayan faaliyetlerini zaman içinde yatırımcı kimliğine dönüştüren Akfen İnşaat, uzun vadeli, kur ve enflasyon korumalı, öngörülebilir nakit akışı sağlayan Kamu Özel Sektör İşbirliği (KÖİ) projelerine odaklandı. Bu alanda edindiği deneyim ile bir marka haline gelen Akfen İnşaat, yurt içi ile yurt dışında gerek yatırımcı gerekse de proje yöneticiliği kimliği ile tercih edilen bir şirket oldu.

Bugün Akfen İnşaat, faaliyetlerinin ve aynı zamanda gelirlerinin önemli bölümünü 3 KÖİ modelinde yatırımcısı ve işletmecisi olduğu şehir hastanelerinin yanı sıra öğrenci yurdu ve yatırım amaçlı gayrimenkul projeleri alanlarında sürdürürken, yurtiçi ve yurtdışında ağırlıklı hastane yapım ve güçlendirme projeleri olmak üzere çeşitli taahhüt işlerini gerçekleştirmeye de devam ediyor.

Akfen İnşaat’ın yatırım portföyünde 845 yataklı Isparta Şehir Hastanesi, 1150 yataklı Eskişehir Şehir Hastanesi, 605 yataklı Tekirdağ Şehir Hastanesi, 2264 yataklı Hacettepe Yurt ve Konukevi ile 145 konut ve 39 ticari alandan oluşan gayrimenkul varlıkları yer alıyor.

2024 yılı 9 aylık dönem itibariyle hastanelerin işletmesinden elde edilen kira gelirleriyle birlikte düzeltilmiş hasılatı 8,2 milyar TL olarak gerçekleşen Akfen İnşaat’ın varlıklar toplamı 43 milyar TL seviyesinde bulunuyor.

“GELENEKSEL İNŞAAT ŞİRKETİNİN DIŞINDA GELİR YAPISINA SAHİP”

Akfen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akın, “Akfen İnşaat’ın iş modeli, geleneksel inşaat şirketlerinden oldukça farklı bir yapıya sahip. Şirketimizde Kamu-Özel İşbirliği projeleri gibi uzun vadeli, öngörülebilir nakit akışı sağlayan, sürdürülebilir yatırımlar üzerine odaklandık. Bugün sahip olduğumuz yatırım portföyümüz, belirli bir koridor dahilinde enflasyon ve döviz kuru değişimlerine karşı korunaklı kira ödemeleri ve kamu kuruluşlarının sözleşme tarafı olmaları noktasında düzenli ve öngörülebilir gelir akışı açısından önemli bir güvence sağlıyor” ifadelerini kullandı.

Bu özellikleriyle Akfen İnşaat’ın yatırımcı gözünde öne çıkacağını düşündüklerine dikkat çeken Selim Akın, ”Özellikle kur ve enflasyon koruması altına alınmış uzun vadeli kira gelirlerini, hem iç hem de dış piyasalarda sağlık ve eğitim alanlarında yeni KÖİ projelerine, yaşlı bakım evleri ve bağımlılık merkezleri gibi sosyal altyapı projelerine ve öğrenci yurdu, turizm tesisi ve buna benzer gayrimenkul projelerine yatırım yaparak kullanmayı ve şirketin bu stratejiyle büyümesini hedefliyoruz” diye konuştu.

YURTİÇİ VE YURTDIŞINDA BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK

Akfen İnşaat olarak halka arzın tamamlanması sonrasında kendi faaliyet alanlarında organik ve inorganik büyüme fırsatlarına odaklı stratejisini uygulamaya devam edeceklerini anlatan Selim Akın, “Bu kapsamda Türkiye ve global pazarda kamu-özel işbirliği modeli ile işletilen ve yatırımı planlanan şehir hastaneleri, okul projelerini yakından takip ederken, bağımlılık merkezleri, yaşlı bakım evleri gibi çeşitli sosyal altyapı projelerini takip edeceğiz. Bununla birlikte yine yurt içi ve yurt dışında öğrenci yurdu ve multi fonksiyonel gayrimenkul projelerini radarımıza alacağız” ifadelerini kullandı.

Selim Akın, bununla birlikte Akfen Grubu bünyesindeki iştirak ve bağlı ortaklıklardaki geliştirilen ve geliştirilecek muhtemel projelerin yatırımlarının yapılmasının da Akfen İnşaat için bir fırsat oluşturacağını belirterek, “Bu çeşitlilik, şirketimizin uzun vadeli büyüme ve değer yaratma potansiyelini güçlendiriyor” diye konuştu.

491 MİLYON DOLARLIK TAAHHÜT PROJESİ YÜRÜTÜYOR

Bir yandan kur ve enflasyon korumalı gelirlere sahip portföyünü çeşitlendiren Akfen İnşaat, diğer yandan da toplam değeri 491 milyon dolar olan projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Şirketin taahhüt projeleri arasında Bodrum’da 29 villadan oluşan Yalıkavak Loft Projesi ile Muğla Milas’daki 464 üniteli Kıyıkışlacık turizm projesi bulunuyor. Akfen İnşaat, Hırvatistan’ın Zagreb şehrinde depremden zarar gören tarihi The Sisters of Mercy Hastanesi’nin restorasyonu kapsamında 2 adet binanın yeniden yapımını ve 4 adet binanın renovasyonunu gerçekleştirirken, aynı zamanda 600 yataklı İskenderun Devlet Hastanesi ve 600 yataklı Amasya Devlet Hastanesi’nin inşaatını da sürdürüyor. Akfen İnşaat, Hatay’daki Altınözü, Erzin ve Payas’ta her biri 50 yataklı olan 3 acil durum hastanesinin inşaat işlemlerini tamamladı.

İnşaat Sektörü Büyümeye Devam Ediyor

0

Türkiye İMSAD Aylık Sektör Raporu’nun Aralık 2024 sonuçlarına göre, inşaat malzemesi sanayi üretimi 2024 yılı ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 arttı. 2025 yılında inşaat sektöründe beklenen büyümenin yaratacağı talebin inşaat malzemesi sanayi üretimini de olumlu etkileyeceğine raporda yer verildi. Yenileme pazarına dair ise sınırlı bir toparlanma beklentisi oluştuğuna vurgu yapıldı.

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay hazırlanan Aylık Sektör Raporu’nun Aralık 2024 sonuçları açıklandı. Raporda, inşaat malzemesi sanayi üretiminin 2024 yılı ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 arttığı belirtildi. Yıl boyunca yaşanan değişime de raporda yer verildi. Yılın ilk çeyrek döneminde üretimin geçen yılın ilk çeyrek dönemine göre yüzde 10,9 yükseldiği, ikinci çeyrekte ise yüzde 3,9 azaldığı kaydedildi. Üçüncü çeyrekte de üretimdeki gerilemenin sürdüğüne ve yüzde 2,2 oranında azalma görüldüğüne değinildi.

12 alt sektörde üretim azaldı

2024 yılının ekim ayında alt sektörlerin birçoğunda üretimin azaldığına raporda dikkat çekildi. 2024 Ocak-Ekim döneminde üretim, 10 alt sektörde geçen yılın aynı dönemine göre artarken, 12 alt sektörde ise azaldı.

Öte yandan bazı alt sektörlerde görece yüksek üretim artışları yaşandı. İlk on ayda geçen yılın ilk on ayına göre inşaat camları üretimi yüzde 13,4 ve demir çelik inşaat ürünleri üretimi yüzde 13,3 arttı. Hazır beton üretimi yüzde 9,5, çimento üretimi yüzde 5,6 ve demir çelik çubuk profil üretimi de yüzde 5,2 büyüdü.

2024 yılının ilk on ayında 2023 yılının ilk on ayına göre bazı alt sektörlerde ise üretimin yüksek düşüş gösterdiği rapora yansıdı. Bu dönemde seramik kaplama malzemeleri üretimi yüzde 24,1 ve seramik sağlık gereçleri üretimi yüzde 27,2 düştü.  Ayrıca, metal yapı ve yapı parçaları üretimi yüzde 16,6, demir çelik radyatör üretimi yüzde 23,9 ve birleştirilmiş parke yer döşemeleri üretimi yüzde 17,1 azalma kaydetti.

2023 yılında alt sektörlerde farklı üretim eğilimlerinin ortaya çıktığına değinilen raporda, 2024 yılının ilk on ayında da benzer eğilimin sürdüğüne vurgu yapıldı.

Türkiye İMSAD raporuna göre, son çeyrek verilerinin öngörüsü ile birlikte 2024 yılında inşaat sektörünün ortalama yüzde 8,0 büyüme gösterdiği belirtildi. İnşaat sektöründe sağlanan bu yüksek büyümenin arkasında, deprem bölgesi faaliyetleri, kamunun alt yapı ve sosyal donatı yatırımları, yerel yönetimlerin yatırımları ile kentsel dönüşüm faaliyetlerinin önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Raporda, 2024 yılında uygulanan sıkılaştırma ve iç talebi sınırlama politikalarına rağmen yüksek oranda büyüme gerçekleştiğinin altı çizildi.

Sıkılaştırma politikaları devam edecek

Geleceğe dönük öngörülerin de paylaşıldığı raporda, 2025 yılında da enflasyon ile mücadele amacıyla yıl genelinde sıkılaştırma politikalarının uygulanmaya devam edeceğine dikkat çekildi. Özellikle sıkı para politikasının etkili olacağı belirtildi. İnşaat sektöründeki yüksek büyümenin 2024 yılında inşaat malzemesi sanayi üretimine yansımadığına da mercek tutuldu. Büyük ölçüde stokların kullanıldığı bilgisi paylaşıldı. Öte yandan, 2025 yılında ise inşaat sektöründeki büyümenin yaratacağı talebin muhtemelen inşaat malzemesi sanayi üretimini de olumlu etkileyeceğine yer verildi. Yenileme pazarına dair ise sınırlı bir toparlanma beklentisi oluştuğuna vurgu yapıldı.

2025 yılında yüzde 5 oranında büyüme bekleniyor

Raporda, uygulanan ekonomi politikalarının olası etkileri, 2025 yılı bütçesi ve yıllık program birlikte değerlendirildiğinde inşaat sektörünün 2025 yılında yüzde 5 oranında büyüme göstereceğine dair öngörü paylaşıldı. Deprem bölgesi alt ve üst yapı yatırımlarının 2 puan, kentsel dönüşüm faaliyetlerinin 1,5-2,0 puan değerinde inşaat sektörünün büyümesine katkı sağlayacağı belirtildi. Ayrıca, diğer kamu yatırımlarından 1,0 puan, özel sektörün özellikle yılın ikinci yarısında hareketlenmesi beklenen faaliyetlerinden de 0,5-1,0 puan katkı elde edinileceği tahmininde bulunuldu. Ek olarak, Suriye’de yaşanan gelişmelerin sonuçlarının da inşaat sektörüne olumlu etkide bulunacağı yönünde fikir paylaşıldı.

Gayrimenkul sektörü 2025’ten umutlu

0
TÜİK, 2025 konut satış istatistiklerini açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 2024 yılının son faiz kararında 250 baz puan indirime gitmesi, kamu ve bazı özel bankaların yüzde 3’ün altına çektiği konut kredileriyle birlikte hareketlenen gayrimenkul sektörü, 2025 yılından umutlu. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, “2023 yılında 1 milyon 225 bin konut satılmıştı. Bu rakamı 2024 yılının kasım ayında yakaladık. 2024 yılını 1 milyon 400 binin üzerinde konut satışıyla kapatacak gibi görünmekte. Bu son ayki hareketlilik, 2025 yılının da umut verici bir tablo olacağını göstermektedir. İpotekli satışlara konut, kredi oranlarına göre de satışların yüzde 10’una tekabül etmektedir. Genelde vatandaşlarımızın nakit olarak gayrimenkul aldığı bir yıl oldu. Merkez Bankası aralık ayı toplantısında 250 baz puan kredi oranını düşürdü. Özel bankalarda şu anda 2,79 kredi vermeye başladı. Bu ayda ocak ayında da 250 puan Merkez Bankası’nın faiz düşüreceğini öngörmekteyiz. Bu da ileriki zamanlarda konut kredi faizlerinin bir basamak geriye gelmesini ve piyasada daha da hareketli olacağını düşünmekteyiz” dedi.

“Doğrulanmış ilan, satışlarda da uygulanmaya alınmalı”

Elektronik ilan doğrulama sistemine de değinen Aydemir, “1 Ocak 2025 itibariyle kiralamalarda doğrulanmış ilan dönemi başladı. Aslında satılıklara da başlaması gerekmekteydi. Sektör açısından ve ülke açısından da çok olumlu olacağını düşünmekteyiz. Çünkü son yıllarda, son zamanlarda çok fazla dolandırılacak olaylarıyla karşılaşıyorduk. Başka kişilerin ilanlarını alıp kopyalayıp, emlak portallarında kendi mülkleriymiş gibi pazarlama faaliyetleri yürütenler vardı. Bunlar da kiralıklar için artık son buldu. Ancak eski ilanları devam edenler var. 1 Şubat 2025 tarihi itibariyle aktif olarak oturmuş olacak. Sektör açısından da iyi olacağını düşünmekteyiz. Ama kiralıklar için uygulanan sistem, satılıklar için şu anda uygulanmıyor. Bunun da biran önce aktif hale getirilmesi gerekiyor. Çünkü en fazla dolandırıcılık, satılıklarda yaşanmaktadır. Vatandaşlarımız mağdur olmaktadır. Bir kişinin 4,5 milyona koyduğu ilanı kopyalayıp 2,5 milyona koyup kaparo dolandırıcılığı yapanlar var. Bunun biran önce son bulması gerekiyor. O yüzden ne olursa olsun sadece kiralıklar değil, satılıklar da bir an önce başlaması gerekiyor” diye konuştu.