Cumartesi, Haziran 27, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Yüzyılın Konut Projesi’nde Bu Kez Ev Sahibi İstanbul

0
Yüzyılın Konut Projesi'nde Bu Kez Ev Sahibi İstanbul

Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı sosyal konut hamlelerinden biri olan “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında İstanbul’da 100 bin konut için kura süreci başladı. 29 Aralık 2025’de başlayan ve 80 ilde gerçekleştirilen kura çekimleri sonucunda 406 bin 499 hak sahibi belirlenirken, projenin en yoğun talep gören ili olan İstanbul’da kura heyecanı 3 gün boyunca devam edecek. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, İstanbul etabının yalnızca bir kura süreci değil, aynı zamanda konut piyasasında dengeleyici etkileri olacak kritik bir adım olduğunu vurguladı.

İstanbul’da Konut Tipi, Fiyat ve Ödeme Modeli

İstanbul etabında üretilecek konutların hem büyüklük hem de finansman modeli açısından dengeli bir yapı ile planlandığını belirten Özelmacıklı, “İstanbul’da üretilecek konutların yaklaşık yüzde 40’ını 55 metrekare büyüklüğünde 1+1 daireler oluşturuyor. Bu konutlar yaklaşık 1 milyon 950 bin TL satış bedeli, 195 bin TL peşinat ve aylık 7 bin 313 TL’den başlayan taksitlerle sunulacak. Yine yaklaşık yüzde 40’lık bölümü oluşturan 65 metrekarelik 2+1 konutlar 2 milyon 450 bin TL seviyesinde fiyatlandırılırken, 245 bin TL peşinat ve 9 bin 188 TL taksit imkânı ile satışa sunulacak. Kalan yüzde 20’lik bölümde yer alan 80 metrekarelik 2+1 konutlar ise 2 milyon 950 bin TL satış bedeli, 295 bin TL peşinat ve 11 bin 63 TL taksit seçenekleri ile hak sahiplerine sunulacak. Tüm konutlarda yüzde 10 peşinat ve 240 ay vade uygulanacak. Taksit ödemeleri sözleşmeyi takip eden ay başlayacak ve borç bakiyeleri yılda iki kez memur maaş artış oranına göre güncellenecek” dedi.

Kiralık Sosyal Konut Modeli İlk Kez İstanbul’da Uygulanacak

Proje kapsamında İstanbul’da ilk kez hayata geçirilecek kiralık sosyal konut uygulaması da dikkat çeken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “İstanbul’da 15 bin konut ile sınırlı olarak planlanan bu modelde, talep toplama sürecinin ardından hak sahipleri kura ile belirlenecek ve konutlar 3 yıllığına kiraya verilecek. İlk etapta bu yıl Ağustos ayında 2 bin konutun teslim edilmesi öngörülüyor. Bu konutların artması dar gelirli vatandaşlarımızın kira baskısını azaltacak ve piyasada daha dengeli bir kira seviyesinin oluşmasına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Mahalle Kültürü ve Sosyal Yaşam Alanları Ön Planda

Yüzyılın Konut Projesi’nin yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmadığını, sosyal yaşamı da güçlendiren bir anlayışla kurgulandığını ifade eden Özelmacıklı “Proje kapsamında yalnızca konut üretimi değil, 500 mahalle konağının da hayata geçirilecek olması son derece önemli. Bu yaklaşım, sadece barınma ihtiyacını karşılayan değil, aynı zamanda mahalle kültürünü ve komşuluk ilişkilerini yeniden güçlendiren bir model ortaya koyuyor. Mahalle konaklarında taziye alanlarından aile sağlığı merkezlerine, anaokullarından sosyal etkinlik alanlarına kadar vatandaşın günlük hayatını kolaylaştıracak birçok fonksiyon yer alacak. Projeler yatay mimari anlayışıyla, zemin artı 4-5 katı geçmeyecek şekilde ve çevre dostu yaklaşımla inşa edilecek. Bu yönüyle proje, klasik konut üretiminin ötesine geçerek, sosyal bütünlüğü destekleyen ve yaşam kalitesini artıran bütüncül bir şehircilik anlayışını yansıtıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Teslimler 2027’de Başlayacak, Kiralık Konut Artırılmalı

Bakanlığın proje kapsamında konut teslimlerini Mart 2027 itibarıyla başlamasını planlandığını ifade eden Özelmacıklı, “Teslim sürecinde önceliğin deprem bölgesine verileceğini görüyoruz. Tabii sosyal konut projeleri yalnızca dar gelirli vatandaşlarımızın konuta erişimini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda piyasadaki fiyat dengesini de doğrudan etkiliyor. Özellikle İstanbul gibi arzın sınırlı, talebin yüksek olduğu şehirlerde bu tür projeler hem satış fiyatlarını hem de kira seviyelerini dengeleyici bir rol üstleniyor. Bu nedenle sosyal konut üretiminin sürdürülebilir bir politika olarak devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu kapsamda kiralık konut payının artırılması ve kentsel dönüşüm kapsamındaki vatandaşlara öncelik tanınmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz” dedi

AKYAPI Big Country’de Yaşam Başladı

0
AKYAPI Big Country’de Yaşam Başladı

Akyapı’nın İstanbul Büyükçekmece’de hayata geçirdiği, deniz ve göl manzaralı 126 bağımsız villadan oluşan Big Country projesinde yaşam başladı. Projede tek katlı tasarımıyla öne çıkan ve kendine özel bahçesi, havuzu, kapalı otoparkı ve depo alanları olan lüks villalar, birbirini görmeyen konumlarıyla üst düzeyde mahremiyet sağlıyor. Projenin merkezindeki Big Country Club ise, sağlık, spor ve çalışma olanaklarıyla resort konforunda bir sosyal yaşam sunarak villa projelerinde sık görülen sosyalleşme eksikliğini karşılıyor.

Gerçekleştirdiği pek çok konut, ofis, alışveriş, yaşam merkezi, üretim ve lojistik tesisi ile gayrimenkul sektörüne 28 yıldır yön veren Akyapı’nın Büyükçekmece’de hayata geçirdiği deniz ve göl manzaralı 126 lüks villadan oluşan Big Country projesinde yaşam başladı.
Projede tek katlı tasarımıyla öne çıkan lüks villalar, birbirini görmeyen konumlarıyla üst düzeyde mahremiyet sağlarken Büyükçekmece Gölü ve Marmara Denizi manzarasını kesintisiz bir şekilde görebiliyor. Projenin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise bu mahremiyetle birlikte sosyalleşmenin de tüm olanaklarıyla birlikte kapsamlı olarak sunulması.

Villa yaşamını bir üst seviyeye taşıyan, bölgesindeki en büyük sosyal tesis: Big Country Club

Toplam 225 bin metrekare arazi üzerinde konumlanan projenin merkezinde yer alan Big Country Club, bölgesindeki siteler arasında en büyük sosyal tesis olmasıyla dikkat çekiyor. Villalardan sadece birkaç adım uzaklıkta konumlanarak sakinlere resort konforunda bir sosyal yaşam sunan Big Country Club bünyesinde, tenis kortları, basketbol ve mini futbol sahaları, yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, çocuk oyun alanları, çalışma ve toplantı alanları, coffee/lounge alanları, sauna ve spor imkanları yer alıyor. Bu sayede proje sakinleri, günlük ihtiyaçlarını karşılayabildikleri, sosyal olarak vakit geçirebildikleri ve aileleriyle keyifli anlar yaşayabildikleri tam donanımlı bir yaşam alanına sahip oluyor.

Tek katlı villa mimarisi, aileler, çocuklar ve yaşlılar için yaşamı kolaylaştırıyor

Modern mimariyi doğayla bütünleştiren Big Country’nin yüzde 60’ına ulaşan geniş peyzajı ve ferah kullanım alanları; projeyisakinlerine özgün bir yaşam tarzı sunan özel bir merkeze dönüştürüyor. Yaklaşık 66 bin 500 metrekarelik inşaat alanına sahip olan projede 4+1 (Sunset), 5+1 (Sunrise), 6+1 (Rainbow) ve 7+1 (Starlight) olmak üzere 4 farklı tipte tek katlı villa yer alıyor. Villalar; 463 m²’den başlayan geniş yaşam alanları, 900 ile 1.980 m² arasında değişen bahçe büyüklükleri, özel yüzme havuzları, depo, garaj ve ek kullanım alanlarıyla ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Bahçelerinde dileyenler, barbekü alanı kurabiliyor veya hobi bahçesi ile yaşam alanlarını kişiselleştirebiliyor. Yüksek tavanları ve geniş cam yüzeyleriyle her köşesi gün ışığı alan tek katlı villalar; çocuklu aileler için güvenli hareket alanı, yaş almış bireyler için kullanım kolaylığı ve engelli bireyler için erişilebilir yaşam sunarak her kesime önemli avantajlar sağlıyor.

Müstakil villa için en çok tercih edilen bölgelerden birinde olması, değerini yükseltiyor
Büyükçekmece’nin deniz ve göl manzarasını aynı anda sunan nadir bölgelerinden birinde yer alan Big Country, İstanbul’un müstakil villa için en çok tercih edilen bölgelerden birinde yer almasıyla hem yaşam hem de yatırım değeri açısından yüksek potansiyel taşıyor. Bireysel yaşam alanı ihtiyacına tam anlamıyla cevap veren Big Country, geniş arsa payı ve müstakil kullanım avantajı ile geleceğe değer katan bir yatırım fırsatı sunuyor. Projeden villa sahibi olanlar, şehrin yoğun trafiğinden uzaklaşıp doğanın tadını çıkarırken, ihtiyaç duyduklarında alışveriş merkezlerine, okullara ve sağlık hizmetlerine kolayca ulaşabiliyor. Big Country ayrıca tek katlı ve güçlü mimarisinin yanı sıragüncel deprem yönetmeliklerine uygun olması ve zemin etüdü ile mühendislik hesaplarının titizlikle yapılmasıyla deprem güvenliği açısından da büyük bir avantaj sağlıyor.


Dinçel: “Gerçek bir villa deneyimi sunması, projeye ilgiyi artırıyor”
Mahremiyet, ferahlık ve yaşam kalitesini aynı çerçevede buluşturan Big Country projesinin tek katlı mimarisi, manzarası ve konumuyla gerçek bir villa deneyimi sunduğunu kaydeden Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, şu değerlendirmede bulundu:
“Big Country’nin tek katlı mimarisi, manzarası, bahçe büyüklükleri ve konforu ile gerçek bir villa deneyimi sunması, projeye olan ilgiyi artırıyor. Villalarımız bölgenin en iyi deniz ve göl manzarasına hakim konumunda yer alıyor. Arazinin doğal eğiminden dolayı her bir villa birbirinin önünü kesmiyor ve manzarayı olabildiğince sunuyor. Villa hayatında apartmanlara göre en büyük eksiklik ise sosyalleşememek. Big Country projemiz, hem müstakil alanlara sahip olmasıyla oturanlara özgürlük tanıyor hem de villa sahipleri, geniş sosyal donatılardan yararlanarak istediği her an sosyalleşebiliyor. Bu yaşam biçimi, İstanbul’da daha çok tercih edilmeye başlandı. Biz de ev sahiplerimizin tüm ihtiyaçlarını yaşam alanlarında eksiksiz karşılayabilmek için, pek çok fonksiyona sahip sosyal tesisimizi kısa bir süre önce ev sahiplerimizin de katılımıyla hizmete açtık.”

İhlas Gayrimenkul’ün Ispartakule’deki yeni projesi Bizim Evler 12 satışa çıktı

0
İhlas Gayrimenkul’ün Ispartakule’deki yeni projesi Bizim Evler 12 satışa çıktı

Türkiye’de gayrimenkul sektörünün lokomotif kurumları arasında yer alan ve bugüne kadar 25.000’in üzerinde konutu başarıyla tamamlayıp sahiplerine teslim eden İhlas Gayrimenkul, İstanbul’un yükselen değeri Ispartakule’de konumlandırdığı Bizim Evler 12 projesini satışa sundu. Geniş kullanım alanına sahip 2+1, 3+1 ve 4+1 konut seçeneklerinin yer aldığı proje; sunduğu imkanlar, ulaşım akslarının merkezindeki konumu ve eşsiz Küçükçekmece Gölü manzarasıyla benzersiz bir yaşamın kapılarını aralıyor.

İstanbul’un modern şehircilik anlayışıyla gelişen bölgesi Ispartakule’nin en büyük yatırımcısı İhlas Gayrimenkul, aynı lokasyondaki yeni projesi Bizim Evler 12’yi satışa sundu. Sektördeki üst düzey tecrübesiyle bugüne kadar 25.000’in üzerinde daireyi tamamlayıp sahiplerine teslim eden şirket; 473 konut ve 25 ticari birimden oluşan Bizim Evler 12 ile Ispartakule’nin modern çehresine yeni bir imza atıyor.

Yüksek yatırım potansiyeli ve aile yaşamına uygun yapısıyla öne çıkan Ispartakule’de konumlanan Bizim Evler 12; geniş peyzaj alanları, ferah konut seçenekleri, tüm ihtiyaçlara yanıt verecek ticari üniteleri, ulaşım avantajları ve eşsiz manzarasıyla dikkat çekiyor. Proje, yapımı hızla devam eden Hasdal  – Nakkaş Otoyolu ve TEM Otoyolu Ispartakule gişelerine yalnızca 3 dakika mesafede yer alırken, panoramik Küçükçekmece Gölü manzarasıyla öne çıkıyor. İstanbul Havalimanı ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne hızlı ulaşım sağlayan bağlantı yollarının hemen yanı başında bulunan Bizim Evler 12, hem yatırım hem de lokasyon avantajı açısından cazip fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin en büyük şehir hastanesi “Çam Sakura” başta olmak üzere Eğitim ve sağlık kurumlarına yakın mesafede konumlanan proje, tüm ihtiyaçlara yanıt verecek ticari üniteleriyle bütüncül bir yaşam alanı sunuyor.

İstanbul’un zemin yapısı en sağlam bölgelerinden Ispartakule’de yükselen Bizim Evler 12, yapı güvenliğini en üst seviyeye taşıyor. Radye temel ve tünel kalıp sistemiyle inşa edilen proje; dayanıklı ve uzun ömürlü yapısıyla güvenli bir yaşamın kapılarını aralıyor.

KENTİN DİNAMİKLERİNE UYGUN MİMARİ

Toplam 43 bin metrekarelik arsa üzerinde geliştirilen Bizim Evler 12 projesi, kentin dinamikleriyle uyumlu olarak 12 ve 13 kat şeklinde tasarlanmış 7 konut bloğundan meydana geliyor. Projede 2+1, 3+1 ve 4+1 tiplerinde toplam 473 konut bulunuyor. Geniş yaşam alanlarıyla dikkat çeken projede 32 bin 500 metrekarelik peyzaj alanı bulunuyor. Bizim Evler 12’de her daire için otopark alanı sunulurken, ticari alanlar için de 77 araç kapasiteli ek otopark imkânı sağlanıyor.

YAŞAMA DEĞER KATAN AYRINTILAR BİZİM EVLER 12’DE

Bizim Evler 12, geniş yeşil alanları ve zengin sosyal donatılarıyla sakinlerine doğayla iç içe bir yaşam sunuyor. Projede süs havuzları, kamelyalar, gezi ve yürüyüş yolları ile bisiklet parkurları yer alırken; çocuk oyun ve park alanları da aileler için güvenli ve keyifli bir ortam oluşturuyor. Bunlara ek olarak proje bünyesinde tenis kortu, voleybol, futbol ve basketbol sahaları da yer alıyor. Ayrıca projede kapalı yüzme havuzu, sauna ve fitness salonu bulunuyor. Projede bay ve bayan mescidle birlikte mevlid, taziye ve cemiyet organizasyonlarına ev sahipliği yapabilecek çok amaçlı salon da site sakinlerinin kullanımına sunuluyor.

YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLERLE MAKSİMUM TASARRUF

Projede sürdürülebilirlik ve yaşam konforunu artıran modern altyapı çözümleri öne çıkıyor. Bizim Evler 12’de su depoları ve jeneratör altyapısıyla kesintisiz bir yaşam imkanı sunuluyor. Üstelik her dairede bulunan su arıtma sistemi, sağlıklı ve temiz suya doğrudan erişim imkânı sunarak yaşam kalitesini artırıyor.

ÜST DÜZEY DOKUNUŞLAR, MODERN DETAYLAR

İhlas Gayrimenkul’ün köklü deneyimiyle hayata geçirdiği Bizim Evler 12, Ispartakule’nin gelişen yapısı içerisinde modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına yanıt veren yeni bir referans proje olarak öne çıkıyor. Her detayın titizlikle planlandığı Bizim Evler 12; kullanışlı iç mimarisi, A kalite yapı malzemeleri, lüks mutfakları ve şık banyo tasarımlarıyla konforu yeniden tanımlıyor. Üst segment donatılara sahip olan proje, sakinlerine yüksek standartlarda bir yaşam deneyimi vadediyor.

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş; Savaşa Rağmen Konut Yatırımı

0
Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş; Savaşa Rağmen Konut Yatırımı

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın gölgesinde geçmesine rağmen Mart ayında ilk el konut satışlarının yıllık yüzde 1,3 oranında artış gösterdiğine dikkat çeken Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “Bu sonuçlar, konut yatırımcısının konut sektörüne olan güveninin sürdüğüne işaret ediyor” dedi. Konut fiyatlarının hala enflasyon oranının altında artış gösterdiğine dikkat çeken Taş, “Yıllık yüzde 25’ler oranında artan konut maliyetleri de göz önüne alındığında bu durum, konut almak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor” diye konuştu.

Mart 2026’da Türkiye genelinde 113 bin 367 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,5, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,5 oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 olarak gerçekleşti.

Mart savaşın gölgesinde geçti”

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, tüm sektörler gibi gayrimenkul sektörünün de Mart ayını, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın gölgesinde geçirdiğini belirterek “Pek çok yatırımcı bu dönemde bekle-gör pozisyonuna geçti ya da altın, döviz gibi garanti görülen ve hızlıca yatırım yapılabilecek araçlara yöneldi. Buna rağmen Mart ayında, birinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. Sınırlı da olsa bu artış, konut yatırımcısının Türkiye ekonomisine ve konut sektörüne olan güveninin sürdüğüne işaret ediyor” dedi. İpotekli konut satışlarındaki artış hızının da istikrarlı bir şekilde sürdüğünü kaydeden Taş, “İçinde bulunduğumuz dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz indirimine bir süre ara verdi. Bu durum bir süre daha devam edecek olsa da yaz aylarından itibaren yeniden düşmeye başlayacağını tahmin ettiğimiz politika faiz oranlarıyla birlikte kredi faiz oranlarının da daha makul ve ulaşılabilir seviyelere ineceğini tahmin ediyoruz. Bu da konut satışlarının yılın ikinci yarısında beklenen ivmeyi kazanacağına işaret ediyor” diye konuştu.

Fiyatlar enflasyonun altında artıyor, fırsat devam ediyor”

Öte yandan inşaat maliyetlerinde hala yıllık yüzde 25’ler seviyesinde artışlar olmasına karşın konut fiyatlarının reel bazda gerilediğine dikkat çeken Taş, şunları söyledi: “2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 oranında artan TCMB Konut fiyat Endeksi, reel olarak ise yüzde 3,4 oranında azaldı. Bu da konut fiyatlarının hala enflasyonun altında bir artış gösterdiği anlamına geliyor. Maliyetlerin artmaya devam ettiği dönemde reel bazda düşen konut fiyatları, konut almak ve gayrimenkule yatırım yapmak isteyenler için cazip bir fırsat sunuyor. Bizim tavsiyemiz konut almak isteyen vatandaşlarımızın bu fırsatı değerlendirmesi yönünde.

Sur Yapı’da 4 Mevsim Termal

0
Sur Yapı’da 4 Mevsim Termal

Sur Yapı, Antalya’daki yeni nesil devre mülk projesi Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da önemli bir dönüşümü kamuoyuna duyurdu. Şimdiye kadar “tatil + yatırım + erişilebilir sahiplik” odağında konumlanan proje, bünyesine entegre edilen termal özelliğiyle yeni bir döneme giriyor. Bu gelişmeyle birlikte Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, Antalya’nın bu kapsamda hizmet sunan ilk ve tek termal devre mülk projesi olma özelliği kazanıyor.

Akdeniz’in kalbinde konumlanan Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, satın alınan dönemin tapusuna sahip olunan ve her yıl aynı dönemde tatil yapma fırsatı sunan yeni nesil bir devre mülk modeliyle hayata geçirildi. Bir kez ödeme yaparak ömür boyu otel konforunda, tapulu ve miras bırakılabilir bir tatil deneyimi sunan proje; klasik devre mülk sistemlerinin ötesine geçerek modern bir tatil kulübü anlayışıyla tasarlandı. Ev konforunda, tüm detayları düşünülmüş eşyalı daireleri, tematik havuzları, yeme-içme alanları, sosyal tesisleri ve otel hizmetleriyle tatili yılda bir kez yaşanan bir kaçış olmaktan çıkarıp, sürdürülebilir ve planlı bir yaşam alışkanlığına dönüştürüyor. Projeye eklenen termal özellik ise bu vizyonu bir adım daha ileri taşıyor. Artık Sur Yapı Tatil Evleri Antalya sağlık, iyi yaşam ve tatil adresi olarak konumlanıyor. “Yazın deniz, kışın termal” anlayışıyla tasarlanan yeni dönem, sezon bağımlılığını ortadan kaldırarak devre mülk modeline güçlü bir değer katıyor.

Yeni nesil bir tatil anlayışı

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sur Tatil Evleri GYO Genel Müdürü Ömer Faruk Elmas, şunları söyledi: “Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’yı tasarlarken hedefimiz yalnızca bir devre mülk projesi üretmek değildi. Biz, tapulu sahiplik modeliyle erişilebilir, sürdürülebilir ve değer üreten bir tatil anlayışı geliştirdik. Şimdi projeye entegre ettiğimiz termal özellik ile birlikte bu vizyonu bir üst seviyeye taşıyoruz. Antalya’da artık sadece yaz sezonuna bağlı bir tatil anlayışı yok; sağlık ve iyi yaşam odaklı da kullanılabilen, konforlu ve yatırım değeri yüksek bir model var. Termal entegrasyonu, projemizin hem iyi yaşam tarafını hem de yatırım cazibesini önemli ölçüde güçlendirdi.”

Elmas sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sur Yapı güvencesiyle geliştirdiğimiz bu model, tatili yılda bir kez yapılan bir kaçış olmaktan çıkarıyor; planlı, değerli ve ömür boyu sürecek bir deneyime dönüştürüyor. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, termal özelliğiyle birlikte artık yalnızca bir devre mülk projesi değil; 4 mevsim tatil evi, 4 mevsim tercih edilen bir yaşam alanı ve güçlü bir yatırım alternatifi olarak yeni dönemine adım atıyor.”

Antalya’nın Doğasında, 4 Mevsim Yaşam

Torosların eteğinde, doğayla iç içe bir konumda yükselen proje, Antalya’nın sunduğu tüm doğal ve kültürel zenginliklere kolay erişim sağlıyor. Devre mülk sahipleri, Konyaaltı sahilinde denizin keyfini çıkarırken; kış aylarında ise Saklıkent Kayak Merkezi ve Davraz Kayak Merkezi gibi merkezlerde kayak yapma ayrıcalığını yaşayabiliyor. Yürüyüş ve koşu parkurları, spor alanları, açık hava etkinlik mekanları, çocuk oyun alanları, spa ve wellness alanları ile zenginleştirilen proje; aktif ve rafine bir yaşam tarzını destekliyor. Termal havuzların entegrasyonu ile birlikte kapalı alan kullanımı güçlenirken, iyi yaşam konsepti dört mevsime yayılıyor.

Değerini Artıran Bir Yatırım Modeli

Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, hem tatil yapılabilen hem de kiraya verilerek gelir elde edilebilen bir mülk modeli sunuyor. Tapulu sahiplik yapısı, miras bırakılabilir oluşu ve markanın güvenilirliği, projeyi klasik alternatiflerinden ayrıştırıyor. Termal özelliğin eklenmesiyle birlikte proje yalnızca konfor ve iyi yaşam tarafında değil, yatırım perspektifinde de daha güçlü bir konuma taşınıyor. Dört mevsim kullanım imkanı sayesinde kiralama potansiyeli artarken, sezon bağımlılığının kırılması değer artışı beklentisini destekliyor. Kış dönemine özel 359.000 TL’den başlayan fiyat avantajı ise yeni dönem öncesinde önemli bir fırsat sunuyor. Bu gelişmeyle birlikte Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, 4 mevsim tatil evi, 4 mevsim tercih edilen bir devre mülk ve kazançlı bir yatırım ürünü olarak yeniden konumlanıyor.

Tera’dan 100 bin liraya konuta yatırım fırsatı

0
Tera’dan 100 bin liraya konuta yatırım fırsatı

Türkiye’nin önde gelen portföy yönetim şirketi TeraPorföy, menkul kıymet fonlarındaki performansını ve tecrübesini gayrimenkul sektörüne taşıyor. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (TN1), nitelikli yatırımcılara minimum 100 bin liralık katılım payı ile gayrimenkul proje gelirine ortak olma fırsatı sunuyor.

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen“Grubumuzun ilk proje gayrimenkul yatırım fonu TN1, yatırımcıların gayrimenkul sektöründeki yatırımlara erişimini kolaylaştıracak. TN1’in ilk projesi Sancak Dora olacak. Fon, bünyesinde yeni projeleri de hayata geçirerek sürekliliği olan bir fon olacak” dedi.

Türkiye’nin finans alanında yenilikçi ve öncü gruplarından Tera, gayrimenkul yatırımlarında erişimi kolaylaştıran yeni modeli hayata geçiriyor. Tera Grubu şirketlerinden Tera Portföy, ilk proje gayrimenkul yatırım fonu olan Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu (TN1) minimum 100 bin lira katılım bedeliyle nitelikli yatırımcılara sundu. TN1, kurumsal ve bireysel tüm nitelikli yatırımcılara hitap ediyor. Diğer Proje GYF’lere göre katılım tutarının düşük tutulduğu fon, yeni bir bakış açısıyla alım tarafında daha esnek, daha fazla yatırımcıya hitap eden, tek bir projeye değil başka projelere de yatırım yapan bir yapıda olacak.

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin ilk projesi, İstanbul’un yükselen değeri Sancaktepe’deki Sancak Dora Projesi olacak. Sancak Dora Projesi, Tera güvencesinde, yaklaşık 7 bin metrekare arsa üzerinde 218 bağımsız bölümden oluşan bir projedir.

Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, “Tera Grubu olarak yeni yatırım araçları geliştirerek bireysel yatırımcılara sunmayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda ilk proje GYF’mizi hayata geçiriyoruz. Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje GYF’nin diğer GYF’lerden birçok farkı olacak. Özellikle biz yeni projeleri TN1’e dahil ederek sürekliliği olan bir fon oluşturacağız” dedi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Temmuz 2024 tarihinde yayımladığı tebliğ ile proje gayrimenkul yatırım fonları kurulmasının önünü açarak, konut üretimini artıracak yeni stratejik hamle yaptı. Yeni düzenleme ile fonların doğrudan proje geliştirme faaliyetlerine yatırım yapılabilmesi sağlanırken, bugüne kadar 42 adet proje gayrimenkul yatırım fonu nitelikli yatırımcılara sunuldu.

Toplam 250 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüyle mevduat banka grupları dışındaki portföy yönetim şirketleri içinde ilk sırada yer alıyoruz. Tera Porföy’ün ilk proje gayrimenkul yatırım fonunu kategorideki diğer fonlardan ayıran birçok özellik bulunuyor. Emre Tezmen, TN1 fonuyla ilgili şunları söyledi: “Diğer GYF’ler genelde belirli dönemlerde alım satıma açık. Bizim fon TN1, her gün alıma açık olacak. Diğer GYF’ler genelde yüksek katılım tutarı ve sınırlı yatırımcıya sahip. Biz katılım tutarını düşük tuttuk. 100 bin lirası olan nitelikli yatırımcı doğrudan fon alabilecek. Dolayısıyla yatırımcı sayısı fazla olacak.”

“Tera olarak, yatırım fonlarımızdaki performansımızı ve tecrübemizi gayrimenkul tarafına taşıyarak yatırımcılarımıza yeni bir yatırım alternatifi sunuyoruz” diyen Emre Tezmen süreci şöyle anlattı: “Tera olarak, süreci başından sonuna kadar profesyonel şekilde yönetiyoruz. Yani projenin sahibi fon. Yatırımcı operasyonel hiçbir yük almadan, bir gayrimenkul projesinin hem yatırımcısı hem ortağı oluyor. Yatırımcı arsa alımından projenin satışına kadar olan tüm sürecin kazancına ortak oluyor. Hem proje geliştirme kârı hem de konut satışı geliri elde ediyor.”

Sancak Dora projesinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 3 milyar lira olacağını belirten Tezmen, gerekli resmi izinlerle birlikte inşaata başlamayı ve 18 ay gibi kısa sürede projeyi tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Tezmen “Bu fonumuza sürekli yeni projeleri ekleyeceğiz. Şu anda Türkiye genelinde görüştüğümüz şirketler ve arsa sahipleri var. Projelerini, arsalarını Tera ile geliştirmek istiyorlar” dedi.

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda minimum katılım tutarında alt limit düşük tutuldu. 100 bin TL’si olan nitelikli yatırımcılar alım talimatı verdiğinde işlem ertesi gün gerçekleşecek. Fon’dan 2 yıl öncesinde çıkan yatırımcılardan yasal düzenlemeler dahilinde yüzde 17,5 stopaj vergisi alınırken erken çıkış komisyonu da yüzde 20 olarak belirlendi. Fon 2 yıl elde tutulduğunda ise stopaj sıfırlanıyor.

Tera Portföy Yönetim A.Ş. Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun (TN1) değerleme süreciyle ilgili bilgi veren Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ethem Umut Beytorun, fonda uzun süre kalanların avantajlı olacağını söyledi. Beytorun, şunları ekledi: “TN1, diğer fonlarda olduğu gibi satışa kapanmayacak, sürekli giriş imkânı olacak. Fonda katılım pay tutarı 100 bin lira olacak. Her ay proje ilerleme raporu hazırlanarak, fonun pay fiyatı güncellenecek. Üçüncü yıldan itibaren de katılımcılara ayrıca kar payı dağıtılacak. Mevzuat gereği fonda iki yıldan uzun süre kalanlar için stopaj sıfıra düşüyor. Erken çıkanlar için de komisyon söz konusu. Uzun vadeli düşünen yatırımcılar kazançlı çıkacak.”

TN1’in yatırımcılarından FCR GYO’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça “Türkiye’de bugüne kadar gayrimenkul tarafında kazanan taraf genellikle arsa sahibi ve müteahhit oluyordu. Ancak Sayın Emre Tezmen’in fikri ile kurulan bu fon, bu anlayışa farklı bir bakış açısı getiriyor. Arsa sahibi ve müteahhidin kazandığı bu yapıya bir anlamda yeni bir çağrı yapılıyor ve bundan sonraki süreçte bu kazanç artık yatırımcıya da açılıyor” dedi.

Peker GYO Genel Müdürü Ramazan Işık da şunları söyledi: “Sancak Dora, Peker GYO olarak içinde yer aldığımız ve kesinlikle inandığımız bir proje. İstanbul’un hızla gelişen bölgelerinden olan Sancaktepe’deki bu lokasyonu çok öncesinden doğru değerlendirdik. Projenin potansiyelini gördük. Emre Bey’in ortaya koyduğu ve sektörde öncü olan fon modelini ise ayrıca değerli buluyorum. Biz bu modelin içinde hem proje ortağı hem de inanan taraf olarak yer alıyoruz. Gayrimenkul Türkiye’de her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. Bu yapının onu çok daha geniş bir kitleye açacağına inanıyoruz.”

Gayrimenkul yatırım fonları (GYF) yatırımcılar için düşük miktarlarla gayrimenkul yatırımı yapma imkânı sağlıyor. 2014’te SPK’nın özel tebliğiyle temeli atılan GYF’ler ile yatırımcılar, konut, otel, veya ticari mülkler gibi gayrimenkullere yatırım yapabiliyor. Bu fonlarla gayrimenkul yatırımı yapıldığında yatırımcının tapuyla, vergi dairesiyle veya sigorta işlemleriyle uğraşması gerekmiyor.

Geleneksel gayrimenkul yatırım fonlarının portföylerinde sadece bitmiş gayrimenkuller bulunurken, proje GYF’ler ise henüz geliştirilmemiş veya geliştirme aşamasındaki projelere yatırım yaparak ülkedeki konut açığının kapatılmasına katkı sağlıyor. SPK mevzuatı gereği fon, topladığı kaynağın yüzde 80’ini takvim yılı sonuna kadar gayrimenkule yatırmak zorunda. Mevcut mevzuat ve düzenleyici sistemler çerçevesinde Proje GYF’ler güvenli yatırım yapıları konumuna gelirken gayrimenkul projelerinin finansmanında etkin “can suyu” özelliği taşıyor.

Piyalepaşa İstanbul Premium’da Sıfır Faizle Yeni Yaşam

0
Piyalepaşa İstanbul Premium

Türkiyenin özel sektör eliyle gerçekleştirilen en büyük kentsel dönüşüm projesi olan ve Beyoğlu’nun tam kalbinde yer alan Piyalepaşa İstanbul’un yeni etabı ‘Piyalepaşa İstanbul Premium’ yatırımcılara  kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor Lokasyonuyla fark yaratan  projede sınırlı sayıda kalan son daireler için başlatılan kampanya kapsamında, %20 peşinat, %0 faiz, 48 ay  vade, kişiye özel ödeme planlarıyla konut sahibi olma imkânı sağlanıyor. 

2026 Teslim Avantajı ve Polat Güvencesi

Polat güvencesiyle hayata geçirilen Piyalepaşa İstanbul Premium, Piyalepaşa İstanbul’un yanı başında, şehrin en merkezi lokasyonlarından birinde yükseliyor. Modern mimarisi ve geniş yaşam alanlarıyla öne çıkan proje, konforlu yaşamı tercih edenlere avantajlı ödeme seçenekleriyle benzersiz bir kampanya sunuyor. 2026 yılı sonunda teslim edilmesi planlanan projede, sınırlı sayıda kalan son daireler için başlatılan  yeni kampanya kapsamında bankasız, kefilsiz, %20 peşinat,  %0 faiz, 48 ay vade imkanıyla, kişiye özel ödeme seçenekleri sunuluyor.

Ödüllü Mimari ve Sürdürülebilir Konfor

Mahalle bazında LEED sertifikasını almış ilk projelerden olan ödüllü ‘Piyalepaşa İstanbul Premium’, geniş ve ferah yaşam alanları sunuyor. Yüksek tavanları ve büyük pencereleri sayesinde, daireler doğal ışığı maksimum seviyede içeri alıyor. 73 m² ile 129 m² arasında değişen farklı büyüklüklerdeki daireler, 1+1, 2+1 seçeneklerinin yanı sıra isteğe bağlı olarak 3+1’e dönüştürülebiliyor. Geniş balkonları ve doğayla bütünleşen teraslarıyla yaşam standartlarını en üst seviyeye taşıyan proje, elektrikli araçlar için şarj istasyonları ve 3900 araç kapasiteli kapalı otoparkıyla konforlu bir yaşam sunuyor. Ayrıca 7/24 güvenlik hizmeti ve çocuklara özel oyun alanlarıyla da güvenli ve keyifli bir ortam sağlanıyor.

Projede aynı zamanda COURTYARD by Marriott markası altında 218 odalı bir şehir oteli ve  Marriott Execuive Apartments markası altında 96 odalı bir otel de yer alıyor. 

Sega Atakent’te Satışlar Başladı!

0
Sega Atakent’te Satışlar Başladı!

Sega Yapı, konut sektöründe sanayi ve ekonomisiyle hızla gelişenve yatırım değeri her geçen gün artan ilçelerden Küçükçekmece’nin en planlı gelişen bölgelerinden biri olan Atakent’te yeni bir konut projesini satışa çıkardı. İstanbul’un önemli bir uydu kenti olan, planlı gelişim bölgesi ve geleceğin yaşam merkezi olarak öne çıkan Atakent’te kısa sürede büyük ilgi gören Sega Atakent, modern mimarisinin yanında ana aks üzerindeki cazip konumu, ulaşım kolaylığı ve çevresel donatılarıyla hem konut alıcılarına hem de yatırımcılara hitap ediyor.

Bölge, güçlü lokasyonu ve ulaşım avantajı ile çok gözde

Küçükçekmece Atakent’te yer alan proje, bölgenin güçlü ulaşım altyapısının avantajını taşımasıyla dikkat çekiyor. Küçükçekmece Gölü’ne yakın konumlanan projenin planlanan Kanal İstanbul hattına komşu olması, Marmaray (Halkalı) bağlantısı ve E5 ile TEM’e hızlı erişimi de projeye gelen ilgide önemli bir payı alıyor. Bölgede havalimanı metro hattının planlanması ve yüksek hızlı trenin 4 km mesafede konumlanması da projenin değerini yükselten en önemli faktörler arasında yer alıyor.

Geniş daireleriyle ailelerin, ana arterlere yakınlığıyla yatırımcıların ilgisini çekti

Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile tanınanSega Yapıgüvencesiyle hayata geçirilecek olan Sega Atakent; planlı yapısı ve merkezi konumu ile yatırım değeri her geçen gün artan Atakent’te modern şehir hayatının simgesi olarak konumlanıyor. Proje, şehir yaşamının ihtiyaçlarını karşılayan mimarisi, kapsamlı sosyal alanları, güçlü teknik altyapısı ve geniş daire seçenekleriyle bölgenin yeni yaşam merkezi olmaya hazırlanıyor.Toplam 3 blok ve 196 bağımsız bölümden oluşan proje, 1+1’den 4+1’e kadar farklı metrekarelerde daire tipleri sunarak hem yatırımcılara hem de ailelere ideal seçenekler sunuyor.

Yüksek standartlarıyla sadece konut değil, yaşam merkezi arayanlara hitap ediyor

Sega Atakent,çağdaş mimari anlayışı, güçlü yapı kalitesi ve ferah iç tasarım yaklaşımıyla Atakent’te yeni bir yaşam standardı oluşturuyor. Geniş pencereleri, yüksek tavan algısı ve fonksiyonel daire planlarıyla proje, modern kent hayatını daha yaşanabilir kılan bir konsept sunuyor.Sega Atakent’in sosyal olanakları spor kompleksi, açık ve kapalı yüzme havuzu, sauna, çocuk oyun parkları, kapalı otopark, geniş peyzaj ve yürüyüş alanları, 7/24 güvenlik hizmeti olarak öne çıkıyor. Bu donatılar sayesinde Sega Atakent, İstanbul’da az sayıda projede bulunabilen konforlu, güvenli ve sosyal bir yaşam atmosferi oluşturuyor.

Turan: “2027 yılında tamamlanacak proje kârlı bir yatırım fırsatı sunuyor”

Atakent’in tam merkezinde konumlanan Sega Atakent’in inşaatına 2025 yılında başladıklarını ve projeyi2027 yılında teslim etmeyi planladıklarını kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Başta Atakent olmak üzere pek çok gelişen mahallesiyle çok güçlü bir bölge olan Küçükçekmece’ye yatırım yapıyoruz.Projemiz,eğitim kurumları, sağlık merkezleri, ulaşım ağları, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığıyla, önemli bir yatırım değerine sahip. Bugün İstanbul’da ev-iş mesafeleri giderek uzuyor, nüfusun ve araç sayısının artmasıyla ana arterlerin yoğunluğu nedeniyle ulaşım avantajı artık bir lüks değil, zorunluluk. Bu nedenle lokasyonun gücü ve önemli arterlere yakınlık, bugünün gayrimenkul piyasası üzerinde çok daha önemli bir seçim kriteri oldu. Sega Atakent de bu yönüyle önemli bir yatırım avantajına sahip” diye konuştu.

Müşteri memnuniyetini merkeze alan, insan odaklı, sürdürülebilir ve estetik yaşam alanları geliştirdiklerini vurgulayan Turan şöyle devam etti: “Sega Atakent’i tasarlarken sadece konut değil, insanların kendini güvende ve ayrıcalıklı hissedeceği bir yaşam merkezi oluşturmayı hedefledik. Modern mimariyi, sağlam yapıyı ve ulaşılabilir ödeme seçeneklerini bir araya getirerek herkesin hayalini kurduğu nitelikli yaşamı mümkün kılıyoruz. Bu proje, bölgede yeni bir standart oluşturacak.”

Golden Partner’dan Türklere Avrupa Fırsatı

0
GOLDEN PARTNER INTERNATIONAL, TÜRK YATIRIMCILARI AVRUPA’NIN İKİ STRATEJİK PAZARIYLA BULUŞTURDU

15 yıllık sektör deneyimi ile farklı coğrafyalardaki fırsatları analiz ederek yatırımcıya uçtan uca çözümler sunan Golden Partner, Swissôtel’de düzenlediği özel etkinlikte Türk yatırımcıları İngiltere ve Yunanistan gayrimenkul pazarlarıyla buluşturdu.

Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren Golden Partner International, gerçekleştirdiği yatırım buluşmasında Avrupa’nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan (Golden Visa) ve İngiltere’yi odağına aldı. 

İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte, farklı yatırım profillerine hitap eden fırsatlar; getiri potansiyelleri ve yatırımın sunduğu yan haklar kapsamında değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Türk yatırımcıların uluslararası pazarlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu.

Yunanistan oturumunda, özellikle Golden Visa programı kapsamında artan talep, düşük giriş maliyetine karşılık sunduğu yüksek mobilite avantajı ve turizm destekli kira getirisi potansiyeli öne çıktı. Bu kapsamda Golden Partner, 40 yılı aşkın deneyime sahip geliştirici MIBS Group’un son projesi **“Etolikou Seafront”**un lansmanını gerçekleştirerek; son yıllarda yabancı yatırımcı ilgisinin hızla arttığı bölgede, yatırımcılara büyüme potansiyeli yüksek bir alternatif sundu.

İngiltere oturumunda ise döviz bazlı gelir beklentisi, regüle edilmiş piyasa yapısı ve uzun vadeli değer artışı dinamikleri ön plana çıktı. Köklü tarihi, güçlü ekonomisi ve oturmuş piyasa yapısıyla İngiltere’de, özellikle Londra’da gayrimenkul sahibi olmanın yalnızca finansal değil, aynı zamanda yüksek prestijli bir yatırım olduğu vurgulandı. Golden Partner’ın, İngiltere’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Berkeley Group ile yürüttüğü iş birliği kapsamında sunduğu projeler yatırımcılarla paylaşıldı. Londra başta olmak üzere gelişim potansiyeli yüksek bölgelerde konumlanan projeler, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.

Okan Ersan, Golden Partner Genel Müdürü, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Dünya hızla küreselleşirken bilgiye erişim kolaylaşıyor. Ancak konu yurt dışında gayrimenkul yatırımı olduğunda, yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: Güvenebilir miyim? İşte biz tam bu noktada devreye giriyoruz. 15 yıllık deneyimimiz ve güçlü itibarımızla, bu süreci yatırımcı adına sadeleştiriyor; tüm operasyonu uçtan uca ve şeffaflıkla yönetiyoruz.”

Golden Partner, etkinlik boyunca yalnızca proje tanıtımı yapmakla sınırlı kalmayarak; yatırım süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve, satın alma prosedürleri, mortgage finansman olanakları ve operasyonel yönetim başlıklarında kapsamlı bir bilgilendirme sundu.

Uluslararası pazarlarda derinleşen portföyü ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, Türkiye’den yurt dışına yönelen gayrimenkul yatırım talebini doğru fırsatlarla buluştururken; doğru ülke ve proje seçiminin temelinde, yatırımcının satın alma motivasyonunun doğru anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı.

Gayrimenkul Yatırımında Türkiye Öne Çıkıyor

0
Küresel Belirsizlik Ortamında Türkiye, Gayrimenkul Yatırımının Güvenli Limanı Olarak Öne Çıkıyor

Artan küresel riskler, yatırımcıları güvenli, öngörülebilir ve sürdürülebilir değer sunan pazarlara yönlendirirken; Türkiye, gayrimenkul yatırımı açısından stratejik bir merkez olarak dikkat çekiyor. Bu süreçte nitelikli ve iyi kurgulanmış projeler, yatırımcılara hem değer koruma hem de uzun vadeli güçlü getiri potansiyeli sunuyor.

Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve değişen ekonomik dengeler, yatırımcıların portföy tercihlerini yeniden şekillendiriyor. Bu belirsizlik ortamında sermaye, riskli bölgelerden çıkarak daha güvenli ve öngörülebilir pazarlara yöneliyor. Bu yeni konjonktürde Türkiye, yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de güçlü bir yatırım merkezi olarak konumlanıyor. Artan yabancı yatırımcı ilgisi, konut piyasasında yukarı yönlü hareketi desteklerken; özellikle doğru lokasyonda ve güçlü bir kurguya sahip projeler, yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor.

Gayrimenkul geliştirme alanında ise planlı şehircilik yaklaşımı, ölçek avantajı ve entegre yaşam kurgusuyla hayata geçirilen projeler; yatırımcıya yalnızca bugünün değil, geleceğin değerini bugünden sahiplenme imkânı sunuyor. Bu projeler, sürdürülebilir prim potansiyeli ve her dönemde talep gören yapısıyla güvenli ve istikrarlı bir yatırım zemini oluşturuyor.

Bu perspektiften bakıldığında, Aydın Yatırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihad Aydın, Türkiye’nin sahip olduğu stratejik konum, genç ve dinamik nüfus yapısı ile üretim ve lojistik gücü sayesinde küresel ölçekte giderek daha güçlü bir cazibe merkezi haline geldiğini vurguluyor. Özellikle Anadolu şehirleri bu dönüşümün en önemli taşıyıcı unsurları arasında yer alırken; Konya, güvenli yapısı, gelişen sanayi altyapısı, istihdam kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla yatırımcı için öne çıkan merkezlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Gayrimenkul geliştirme alanında yeni dönemde; karma kullanım projeleri, sürdürülebilir ve çevre dostu yapılar, teknoloji entegre yaşam alanları ve uzun vadeli değer üretimine odaklanan konseptler ön plana çıkıyor. Bu çerçevede yatırımcıların ve konut alıcılarının; lokasyonun gelişim potansiyelini, projenin teknik altyapısını, marka gücünü ve uzun vadeli değer üretme kapasitesini çok yönlü analiz etmesi büyük önem taşıyor.

Aydın Yatırım Grup ise bu vizyon doğrultusunda yalnızca yapı inşa eden değil; bulunduğu bölgeye değer katan, ekonomik ve sosyal katkı üreten, sürdürülebilir ve nitelikli yaşam alanları geliştiren bir yaklaşım benimsiyor. Bu anlayış, şirketin gayrimenkul geliştirme alanındaki güçlü vizyonunu ve geleceğe yönelik kararlı, bütüncül ve uzun vadeli bakış açısını ortaya koyuyor.