Çarşamba, Temmuz 1, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 23

Tarihi Erenköy Köşkü’nde Zamanda İz Bırakan Bir Buluşma

0
YE Studio GlamCalm Koleksiyonu

Yıldız Entegre, 9–19 Eylül 2025 tarihleri arasında tarihi Erenköy köşkünde yer alan Yıldız Entegre Studio’nun ilham veren atmosferinde düzenlediği etkinlik serisinde Glam & Calm Koleksiyonu’nu ve diğer yeniliklerini yerli ve yabancı iş ortakları, mimarlar, tasarımcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturdu.

Ahşabın doğallığını tasarımla buluşturan Yıldız Entegre, yeni koleksiyonunu “Zamanda İz Bırakan Hikâyeler” konseptiyle öne çıkan özel bir atmosferde sundu. 9–19 Eylül 2025 tarihleri arasında Yıldız Entegre Studio’da gerçekleşen etkinlik boyunca, farklı günlerde yurtiçi ve yurtdışı iş ortakları ile mimar ve tasarımcılar ağırlandı. Her gruptan katılımcılar, özenle kurgulanan deneyim alanlarında Glam & Calm Koleksiyonu’nun hikâyesini yakından tanıma fırsatı buldu.

Koleksiyon, yalnızca renk ve desenlerden oluşan bir seçki olmanın ötesinde; zamanın, ışığın ve doğanın yüzeylerde bıraktığı izleri mekânlara taşıyan bir tasarım yolculuğu olarak konumlanıyor. MDFLAM/Suntalam, Kapak Panel ve Lak Panel kategorilerindeki yeni ve mevcut renk/desenleri bir araya getiren Glam & Calm Koleksiyonu’nda; Calm doğal dokularla sadeleşen, dinginlik sunan yüzeyler sunarken, Glam zarif detaylarla mekânlara seçkin bir ihtişam katıyor. Glam Koleksiyonu, “Işığı zarafetle sunar, mekânları seçkin bir ihtişamla yeniden yorumlar.” ifadesiyle özetlenirken; Calm Koleksiyonu ise, “Her çizgi dengeyi fısıldar, her detay mekâna zamansız bir huzur taşır.” sözleriyle hikâyesini anlatıyor.

Yıldız Entegre, Glam & Calm Koleksiyonu’nda yer alan zarif ve dingin tonlara sahip yeni renk ve desenleri, görsel, işitsel ve duyusal öğelerle bütünsel bir deneyim alanı olarak kurguladı. Katılımcıların yüzeylerle tanışmasını aynı zamanda içsel bir yolculuğa dönüştüren bu anlatı, gün doğumuyla sakince aydınlanan ve gün batımıyla ışıltılı yansımalara bürünen bir hikâyeyi, oluşturulan atmosfer aracılığıyla çok duyulu bir deneyime taşıdı. Glam & Calm Koleksiyonu deneyim kartelası ise renk ve desenleri odağına alırken, şiirsel metinler, yapay zekâ desteği ile üretilen illüstrasyonlar ve tamamlayıcı gerçek kesitli fotoğraflarla üretildi. Kullanıcıları hazırlanan özgün çalma listeleriyle cazibe ve sakinlik arasında bir yolculuğa çıkaran kartela, mimar ve tasarımcılara ilham verirken, hayatın her anına dokunan ürünlerini sofistike bir dille sunuyor.

Yıldız Entegre Genel Müdür Yardımcısı Melike Çubukçu, etkinlik sonrasında yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Glam & Calm Koleksiyonu’nu sadece bir ürün lansmanı olarak değil, tüm paydaşlarımızla birlikte paylaştığımız bir vizyon yolculuğu olarak görüyoruz. Zamanda iz bırakan hikâyelerden ilham alan koleksiyonumuz, yaşam alanlarına hem huzuru hem de seçkin bir ihtişamı taşıyor. Etkinlik boyunca farklı kitlelerle buluşmak ve onların bu deneyimi paylaşmasına tanıklık etmek bizim için çok değerliydi.”

Etkinlikte Glam & Calm Koleksiyonu yanı sıra, Yıldız Entegre’nin diğer yenilikleri de tanıtıldı. 8 model ve 4 farklı renk çeşidi ile sunulan Variodor Mono Lake Kapı Koleksiyonu, “Prestije Kapı Açar” mottosu ile yaşam alanlarında zarif ve modern bir atmosfer yaratırken, aynı zamanda prestij ve konforu da buluşturan tasarımlarıyla öne çıktı. DuoRenk Kapak Panelleri ise ön ve arka yüzeylerdeki uyumlu renk ve desen kombinasyonlarıyla mobilyalara bütünleşmiş bir görünüm sunma yaklaşımıyla dikkat çekti.

Katılımcılar, koleksiyonların görsel ve dokunsal zenginliklerini deneyimlerken, Yıldız Entegre’nin tasarım vizyonunu ve trendleri şekillendiren yaklaşımını da yakından görme fırsatı buldu. Böylece Glam & Calm Koleksiyonu, yalnızca bir ürün lansmanı değil, aynı zamanda zamana iz bırakan ilham verici bir hikâye anlatımı olarak hafızalarda yerini aldı.

Polat Gayrimenkul, Avrupa’da Zirvede

0

Gayrimenkul sektörünün öncüsü Polat Gayrimenkul, sektörün en prestijli organizasyonlarından International Property Awards’ta, “Gayrimenkul Pazarlaması” ve  “Gayrimenkul  Websitesi” kategorilerinde iki farklı ödül kazandı. Polat Gayrimenkul’ün elde ettiği bu başarı, markanın uluslararası alandaki gücünü bir kez daha ortaya koydu.

Kurulduğu günden bu yana sektörde fark yaratan Polat Gayrimenkul, iki ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Avrupa’da düzenlenen Europe Property Awards 2025’te , Polat Gayrimenkul’ün Piyalepaşa İstanbul Premium projesi “Gayrimenul Pazarlaması” kategorisinde, kurumsal web sitesi ise “Gayrimenkul Web sitesi” kategorisinde ödül aldı.

1993 yılından bu yana düzenlenen International Property Awards, uluslararası gayrimenkul sektöründeki en başarılı projeleri ve firmaları ödüllendiriyor. Mimari tasarım, gayrimenkul geliştirme, iç tasarım ve pazarlama gibi birçok alanda mükemmelliği tanımayı amaçlayan bu ödüller, alanında uzman uluslararası bir jüri tarafından değerlendiriliyor.

Polat Gayrimenkul, 23 Ekim 2025’te Londra’da gerçekleşecek ödül töreninde bu önemli başarısıyla Türkiye’yi temsil edecek. Bu ödüller, Polat Gayrimenkul’ün hem proje geliştirme hem de pazarlama tarafındaki  yüksek standartlarını uluslararası alanda bir kez daha kanıtlamış oldu. 

Siemens Türkiye, 11. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda

0
Siemens Türkiye, 11. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda

Siemens Türkiye, 6–7 Ekim 2025 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan 11. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanındaki çözümlerini tanıtacak.

6–7 Ekim 2025 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek 11. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda Siemens Türkiye de yerini alıyor. Fuar boyunca Siemens Türkiye standında şirketin enerji verimliliği alanındaki örnek uygulamaları ve sürdürülebilirlik vizyonunu destekleyen çözümleri tanıtılacak.

Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Servis Bölüm Yöneticisi Ergün Çetin, 6 Ekim günü saat 13.30–14.30 arasında düzenlenecek “Rekabet Gücünü Artırmak ve Emisyonları Azaltmak: Sanayinin Dönüşümü için Temel Enerji Verimli Çözümler” başlıklı panelde konuşmacı olarak sahnede olacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bir Enerji Verimliliği Danışmanlık şirketi (ESCO) olan Siemens Türkiye, işletmelere teknik çözümlerin yanı sıra finansal çözümler de sunuyor. Hazırladığı Verimlilik Artırıcı Projeler ile teşviklerden yararlanılmasına imkân verirken, geliştirdiği çözümleri Enerji Performans Sözleşmeleri aracılığıyla uygulayarak sağlanan tasarrufları garanti altına alıyor. Siemens Finansal Hizmetler desteğiyle de şirketlerin projelerini ertelemeden hayata geçirmelerine katkı sağlıyor.

ISO 50001 standartlarını temel alarak enerji yönetimi konusunda güçlü bir yol haritası izleyen Siemens Türkiye, geçtiğimiz yıl hem kendi operasyonlarında hem de müşterilerinde önemli kazanımlar elde etti. Şirket, 2024’te karbon ayak izini 5.200 ton CO₂ eşdeğerinde düşürürken, müşterilerinin 84 bin ton CO₂ azaltımına katkıda bulundu. Bu sonuç, çevre için 3,9 milyon ağaca karşılık gelen bir fayda sağladı. Aynı dönemde müşterileri için uyguladığı enerji verimliliği önlemleri sayesinde 12,8 milyon avroluk tasarruf potansiyeli ortaya çıkarıldı. 

Siemens Türkiye, enerji verimliliği projelerinin yanı sıra, 2009 yılından bu yana sürdürdüğü Sertifikalı Enerji Yöneticisi eğitimleriyle sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırmaya da devam ediyor.

İç mekan ekosistemini İstanbul’da bir araya getiren FDI’a yoğun ilgi

0
İç mekan ekosistemini İstanbul’da bir araya getiren FDI’a yoğun ilgi

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen, Türkiye’nin ilk tasarım odaklı fuarı Furnishings & Design Istanbul (FDI), 25–27 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. “Tasarım yeniden İstanbul’da” mottosu ile bu yıl ikinci kez düzenlenen fuar, iç mekân tasarımının yenilikçi, özgün ve estetik çözümlerine ev sahipliği yaparken; 12.000 m² alanda, 100 marka, 10 panel, 40 konuşmacı ve 9 tasarım odaklı sergi ile sektörün en ilham verici buluşma noktası oldu. Mobilyadan aydınlatmaya, ev tekstilinden aksesuara kadar bütün kategorilerde iç mekân ekosisteminde tasarımın çıtasını daha da yukarıya taşıyan fuarı 38 ülkeden 1670’i yabancı olmak üzere toplam 26.873 kişi ziyaret etti. 

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin ilk tasarım odaklı fuarı olma özelliğini taşıyan Furnishings & Design Istanbul (FDI), üç gün boyunca mobilyadan aydınlatmaya, ev tekstilinden aksesuara kadar iç mekân ekosisteminin bütün paydaşlarını bir araya getirdi.  Özgün tasarımların sergilenmesinin yanı sıra düzenlenen paneller, küratöryel sergiler ve D2B (Designer-to-Business) görüşmeleriyle tasarımcıları üreticilerle buluşturan FDI’da bu yıl Almanya, Belçika ve İtalya’dan gelen uluslararası konuşmacılar da yer aldı. FDI Talks oturumları kapsamında 40 uzman konuşmacı, sürdürülebilirlik, inovasyon, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve tasarımın geleceği gibi konuları ele aldı. 

Güleç: FDI’ın sektörün global rekabetteki yerini sağlamlaştırmadaki rolü oldukça kritik

FDI’ın kısa sürede sektörde büyük bir karşılık bulduğunu vurgulayan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, fuar üzerine yaptığı değerlendirmede, “Tasarımı endüstrinin kalbine yerleştiren fuarımızla ilgili ziyaretçilerimizden ve katılımcılarımızdan aldığımız olumlu geri dönüşler, bu yıl fuar öncesinde büyük bir titizlikle yaptığımız hazırlıkların ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Mobilya sektöründe yaşanan hızlı atılımlar, FDI gibi yoğun marka ve ziyaretçi katılımlı organizasyonların etkisiyle daha da güçleniyor. FDI’ın sektörün global rekabetteki yerini sağlamlaştırmadaki rolü oldukça kritik. İlk yılımızda 5.000 m² alanda, 40 marka ile 25.000 ziyaretçiyi ağırladık. Bu yıl ise alanımızı ve içeriğimizi iki buçuk katına çıkardık; 12.000 m² alanda 100 marka, 10 panel, 40 konuşmacı ve 9 sergiyle yolumuza devam ettik. FDI tasarımın üretimle, markaların küresel vizyonla, inovasyonun sürdürülebilirlikle buluştuğu çok katmanlı bir platform yapısını güçlendirerek sürdürecek” dedi. 

Sadece bir fuar değil aynı zamanda güçlü iş birliği ağı

Tasarımı endüstrinin vazgeçilmez bir unsuru haline getirme misyonuyla yola çıkan FDI, bu yıl da özgün tasarım, sürdürülebilir üretim ve uluslararası iş birliği başlıklarını odağına aldı. Fuar, üreticiler, tasarımcılar, akademi, kamu ve sektör profesyonelleri arasında güçlü bir iş birliği ağı oluşturarak, Türkiye mobilya sektörü başta olmak üzere iç mekan ekosisteminin küresel rekabet gücünü artırmaya katkı sundu. Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Belçika, İtalya gibi ülkelerden konuşmacıların yer aldığı FDI, 38 farklı ülkeden ziyaretçi ağırlayarak uluslararası yapısını güçlendirdi. 

FDI25’te Tasarımın Geleceği Konuşuldu

FDI 2025  kapsamında düzenlenen paneller ve özel oturumlarda, Türkiye ve dünyadan 40 konuşmacı tasarımın geleceğine ışık tuttu. Programda öne çıkan başlıklar arasında sürdürülebilir dönüşümyapay zekâ ve tasarım ilişkisiyerelden küresele mobilya tasarımımalzemenin ifadesi ve rekaberlik kavramı yer aldı.

Etkinliğe, FederlegnoArredo Çevre ve Döngüsel Tasarım Başkanı Omar Degoli, AI Compass CEO’su Thierry Moubax, sürdürülebilirlik uzmanı Gianluca Manago gibi yabancı isimlerin yanı sıra, Defne KozKoray MalhanAtilla Kuzu, Gökhan Karakuş, Raşit Karaaslan, Ece Yalım, Erdem Akan, Cem Cemal Çobanoğlu, Şule Koç, Yeşim Eröktem, Hale Betül Güleç ve daha birçok değerli Türk tasarımcı, iç mimar ve sektör lideri katkı sundu.

Üç gün boyunca süren program; tasarımcı–marka iş birliklerinden satın alma süreçlerine, ekotasarımdan yapay zekânın rolüne kadar farklı perspektifleri bir araya getirerek sektör için ilham verici buluşmalara sahne oldu.

150 D2B Görüşme Yapıldı 

Üreticiler, markalar ve tasarımcılar arasında tanışma ve iş birliği kültürünü geliştirmeyi amaçlayan Designer-to-Business (D2B) programında kapsamında 150’yi aşkın görüşme gerçekleşirken FDI kapsamında düzenlenen 9 sergi ise yoğun beğeni aldı. 

FDI 2025’te İlham Veren Sergiler

FDI 2025, küratörlü sergileriyle bu yıl da sektörün nabzını tuttu. “Oturmanın Koreografisi” temasıyla hayata geçirilen FDI Design Circle, katılımcı firmaların portfolyolarından seçilen özel ürünlerle tasarımın farklı disiplinlerini buluşturdu. Kuratorlüğünü Erdem Akan’ın üstlendiği “Masterful” sergisi, yalnızca FDI için tasarlanan özgün oturma alanı kurgularıyla dikkat çekti. Ece Yalım, Kunter Şekercioğlu, Şebnem Buhara, Şule Koç ve Tanju Özelgin’in de aralarında bulunduğu altı usta tasarımcı, mobilya ustalarıyla birebir çalışarak el emeğini tasarım vizyonuyla buluşturdu. Tasarımlar, Birim, Mobi, Ndesign’in katkılarıyla üretildi. 

FDI New Horizon Exhibition sergisi ise, Endüstriyel Tasarımcılar Derneği (ENTA) iş birliğiyle 31 tasarımcının 50 ürününden oluşan seçkisiyle genç yaratıcıların sesini duyurdu. İç mimar Raşit Karaaslan’ın “Mükemmelin Peşinde 50 Yıl” sergisi ise mesleki yolculuğunun yanı sıra, 40 yılı geride bırakan MOBİ markasının uluslararası başarısını da görünür kılarak genç kuşaklara ilham verdi. FDI kapsamında dikkat çeken bir diğer sergileme alanı ise “Ciddi Bi’ Tasarım” kampı oldu. Tasarımcı Adnan Serbest, Gamze Güven ve Selenay Aktepe liderliğinde genç tasarımcıların doğayla ve yerle uyumlu özgün mobilya çözümleri, fuar kasamında ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. 

Bunun yanı sıra, Taviloğlu Koleksiyonu’nun “Form, İşlev ve Estetik” sergisi sanat ve tasarımı buluştururken; Arzu Yılmaz’ın “Formların Sessiz Diyaloğu” seçkisi sürrealist eserleriyle dikkat çekti. Artopia Sanat Galerisi’nin “Sanat ile Yaşamak” sergisi sanat ve yaşam arasındaki sınırları kaldırdı; İhracatçı Birlikleri sergileri ise tasarım yarışmalarında öne çıkan projeleri ziyaretçilerle buluşturdu.

Şehrin kalbinde Luxera Topkapı’da ön talep dönemi başladı

0
Şehrin kalbinde Luxera Topkapı’da ön talep dönemi başladı

Luxera GYO, İstanbul’un tarihi merkezlerinden Topkapı’da hayata geçireceği Luxera Topkapı projesi için ön talep toplamaya başladı. Merkezi konumu ve geniş sosyal olanaklarıyla dikkat çeken Luxera Topkapı, konut, ofis ve cadde mağazalarından oluşan karma kullanım konseptiyle yaşam, çalışma ve sosyalleşme alanlarını tek bir çatı altında topluyor.

İstanbul’da merkezi semtlerdeki kompakt evlere olan ilginin belirgin şekilde arttığına dikkat çeken Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “Luxera Topkapı’nın, modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veren üç farklı fonksiyonu, merkezi lokasyonu ve 53,5 ile 105 metrekare arasında değişen kompakt ama fonksiyonel daireleriyle bu ihtiyaca karşılık vereceğini düşünüyoruz” dedi.  Taş, iş merkezleri, üniversiteler ve hastanelerin yoğun olarak yer aldığı bir bölgede yükselen projenin taşıdığı yüksek yatırım potansiyeline de dikkat çekti.

Köklü geçmişinden gelen tecrübesini yansıtarak İstanbul’un gözde lokasyonlarında kaliteli gayrimenkul projeleri geliştiren Luxera GYO, Luxera Topkapı’da ön talep toplama dönemini başlattı. Konut, ofis ve cadde mağazaları olmak üzere modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veren üç farklı fonksiyonu bir araya getiren Luxera Topkapı, 53,5 metrekarelik 1+1, 80 ve 105 metrekarelik 2+1 dairelerden oluşuyor. 5 bin 400 metrekare arsa üzerinde, 31 bin metrekare inşaat alanına sahip 13 katlı iki blok halinde tasarlanan projede, 2 bin 500 metrekarelik peyzaj alanı bulunuyor. Luxera Topkapı’nın sosyal tesisleri içinde ise kapalı havuz, fitness salonu, sauna, Türk hamamı ve buhar odası gibi donatılara yer veriliyor.

Zeytinburnu, Davutpaşa Caddesi üzerindeki merkezi konumuyla İstanbul’un her noktasına kolay ulaşım imkânı sunan Luxera Topkapı, E-5 otoyoluna 500 metre, Davutpaşa Metro İstasyonu’na ve Cevizlibağ Metrobüs Durağı’na 5 dakika mesafede yer alıyor. Proje, Atatürk Havalimanı-Yenikapı Metro Hattı ve Avrasya Tüneli’ne de oldukça yakın bir konumda bulunuyor.

Modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, Luxera Topkapı ile modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veren üç farklı fonksiyonu, merkezi lokasyonla birleştirerek benzersiz bir proje ortaya koyduklarını söyledi. Günümüz şehir hayatında zamanın en kıymetli değerlerden biri olduğuna dikkat çeken Ramazan Taş, “Biz de bunu düşünerek, yaşamı tek bir noktada bütünleştiren bir yapı kurmayı amaçladık. Konut, ofis ve cadde mağazalarından oluşan Topkapı Luxera’nın karma kullanım konseptiyle yaşam, çalışma ve sosyalleşme alanlarını tek bir çatı altında sunan entegre yapı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

İstanbul’da son yıllarda merkezi semtlere olan ilginin belirgin şekilde arttığını dile getiren Taş, “Kentte ulaşımın her geçen gün daha karmaşık hale gelmesi, iş merkezlerinin ve sosyal yaşam alanlarının büyük ölçüde merkezi ilçelerde toplanması bu ilgiyi artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. İnsanlar, işe veya sosyal aktivitelere daha kısa sürede ulaşabilmek için şehrin merkezinde yaşamayı tercih ediyor” diye konuştu. Şehir merkezinde yaşama eğiliminin özellikle genç çalışan kesim ve öğrenciler arasında daha yaygın olarak görüldüğüne dikkat çeken Ramazan Taş, şunları söyledi:

İstanbullu artık “Fonksiyonel olsun, merkezi olsun” diyor

“Zaman yönetimi ve mobilite, modern yaşamın en kritik ihtiyaçlarından biri haline geldi. Merkezden uzak semtlerde yaşayanlar,  her gün saatlerce süren trafik çilesiyle baş etmek zorunda kalabiliyor. Bu da ulaşımı kolay, merkezi konumda yer alan evleri hem yaşam kalitesi hem de zaman tasarrufu açısından daha cazip hale getiriyor. Ayrıca, kültürel etkinliklerin, kafe ve restoranların merkezde yoğunlaşması, sosyal hayatın da bu bölgelerde daha canlı olmasını sağlıyor. Dolayısıyla, merkezi alanlarda yaşamak artık bir ayrıcalık değil, bir ihtiyaç olarak görülüyor. İstanbullular artık şehir dışındaki büyük metrekareli evler yerine şehir merkezindeki ideal metrekareli evleri tercih ediyor. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak hayata geçirdiğimiz Luxera Topkapı’nın 53,5 metrekare ile 105 metrekare arasında değişen fonksiyonel evleriyle bu ihtiyaca cevap vereceğini düşünüyoruz.”

GYO’ların toplam portföy değeri 1,5 trilyon TL ye ulaştı

0
GYODER İcra Kurulu Üyesi ve GYO Komitesi Başkanı Dr.Berra Doğaner

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) ile Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER), Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) sektörüne ait verileri şeffaf bir şekilde yatırımcılarla paylaşmaya devam ediyor.

Düzenli olarak yatırımcılarla paylaşılan verilere göre, 30 Haziran 2025 itibarıyla GYO’ların toplam portföy değeri 1,5 trilyon TL’ye ulaştı. Yatırımlarını ağırlıklı olarak özkaynakları ile gerçekleştiren GYO endüstrisinde borçluluk oranı sadece %23. GYO’ların finansal borç toplamı 78 milyar TL ve finansal olmayanlarla birlikte toplam borç tutarı 340 milyar TL.

Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları’nın bağımsız denetimden geçmiş 6 aylık ve yıl sonu finansal tabloları ile değerleme raporlarına göre hazırlanan “Net Aktif Değer ve Varlık Değeri Raporları” hem konsolide olarak hem de onay veren şirketler bazında TSPB’nin internet sitesi üzerinden yatırımcılarla paylaşılmaya devam ediliyor. GYO’lara ilişkin sektör bazında konsolide veri ve analizler ile her bir GYO’nun verilerine ve analizlerine yer verilen raporlara TSPB’nin https://tspb.org.tr/bilgi/gyo-net-aktif-deger-ve-varlik-degeri-konsolide-ve-solo-veriler/ internet adresi üzerinden erişim sağlanabiliyor.

Haziran 2025 itibarıyla bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolardaki bilgilerle güncellenen verilere göre GYO’ların toplam portföy değeri 1,5 trilyon TL’ye ulaştı. Halihazırda devam eden yatırımlar 320 milyar TL iken, arsa ve araziler 158 milyar TL ve portföydeki ofis, otel, perakende, konut ve lojistik yatırımları toplamı ise 678 milyar TL.

30 HAZİRAN VERİLERİNE GÖRE SEKTÖRÜN ORTALAMA NAD İSKONTOSU %47 GİBİ YÜKSEK BİR SEVİYEDE SEYREDİYOR.

GYODER İcra Kurulu Üyesi ve GYO Komitesi Başkanı Dr.Berra Doğaner sektöre ait verilerin şeffafça paylaşılması için GYODER GYO Komitesi olarak uzun süredir çalıştıklarını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: “2023 başında 38 olan GYO sayısı, an itibariyle 49’a ulaştı. Biz bu çalışmamızla, GYO’ların bağımsız denetim raporlarındaki tüm finansal bilgilerini ve güncel değerleme raporlarındaki verilerini sisteme girdikleri ve sonuçların konsolide ve şirket bazında şeffaf bir şekilde sunulduğu veri platformuna destek oluyoruz. Normal şartlarda sektöre ait bilgi edinmek isteyen bir yatırımcı ya da analist tek tek 49 GYO’nun tüm bağımsız denetim raporlarını ve değerleme raporlarını incelemek durumundaydı. Artık TSPB platformu üzerinden GYO’ların portföylerindeki gayrimenkullerin ve geliştirilen projelerin tutar ve tür dağılımı, borç tutarları ve borçluluk oranlar, iştirak yatırımlarının tutar ve dağılımı gibi detaylı bilgiler tek bir tuşla erişilebilir durumda. Bu raporlamalar, yatırımcı ve yatırım kuruluşlarının yanı sıra akademisyenler, kamu kurumları hatta GYO’ların kendileri de dahil olmak üzere birçok menfaat sahibi için güvenilir, kolaylıkla erişilebilir ve karşılaştırılabilir bilgi sunuyor.

Platformda aynı zamanda sektörün ve GYO’ların doğru iskonto ve prim hesaplamalarının da yer aldığını belirten DOĞANER; 30 Haziran verilerine göre sektörün toplam yatırımları 1,5 trilyon TL ve borç toplamı 340 milyar TL iken net aktif değer (NAD) toplamının 1.16 trilyon TL olduğunu, buna karşın GYO’ların borsada ortalama %47 gibi yüksek bir seviyede iskontolu olarak işlem gördüğünü belirtti.

TCMB faiz indirim sürecinin başlaması ve faizlerin makul seviyelere gerilemesi ile beraber başta gayrimenkul sektörü olmak üzere borsada işlem gören hisse senetlerine olan yatırım tutarının artmaya başlamasını beklediklerini ifade eden DOĞANER, yeni vergi rejimine göre GYO’ların gayrimenkullerinden 2025 yılında elde ettikleri kazançların en az %50’sini,kaldı ki bu borsa ortalamasının oldukça üzerinde bir dağıtım oranı, 2026 yılı ilk yarısında temettü olarak dağıtmalarına ilişkin beklentiyle birlikte sektörün mevcut yüksek iskontosunun süreç içinde gerilemesini öngördüklerini de ekledi.

İstanbul Başakşehir’de 306 sosyal konut teslim ediliyor

0
İstanbul Başakşehir'de 306 sosyal konut teslim ediliyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından İstanbul Başakşehir Kayabaşı Mahallesi ‘nde yapımına başlanan 306 sosyal konut tamamlandı.
 
Tamamlanan konutlar, 17 Eylül – 08 Ekim 2025 tarihleri arasında hak sahiplerine teslim ediliyor.
 
Yatay mimari anlayışıyla yapılan konutlar; radye temel üzerine, tünel kalıp sistemi ile depreme dayanıklı olarak inşa edildi.
 
Dinlenme alanlarının, spor alanlarının, çocuk oyun alanlarının ve yeşil alanların bulunduğu proje, hak sahiplerinin keyifli vakit geçirebileceği konforlu alanlar sunuyor.

Konut Fiyatlarında Kritik Uyarı: Talep Artıyor, Arz Yetmiyor!

0
Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak

Piyasaların nabzını tutan ve önemli açıklamalarda bulunan Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, özellikle ev sahibi olma hayali kuranlar için dikkat çekici bir tablo çiziyor: Bekleyen talep harekete geçti, ancak konut arzı yetersiz! Bu durum, önümüzdeki dönemde gayrimenkul fiyatlarında istenmeyen artışlara yol açabilir.

Piyasanın Dış Görünüşü: Durgunluktan Canlanmaya Geçiş

Sektörde yaşanan büyük değişim, 2024 yılının son çeyreğiyle birlikte hissedilmeye başlandı. Uzun süren konut piyasası durgunluğunun ardından satışlar, yukarı yönlü güçlü bir ivme kazanma eğilimi gösteriyor. Bu canlanmanın ana motorları ise herkesin yakından takip ettiği iki temel faktör: faiz oranlarının kademeli olarak gerilemesi ve konut fiyat artışlarının bir nebze dizginlenerek stabil hale gelmesi.

Erdal Albayrak’ın altını çizdiği gibi, faizlerin düşme trendine girmesi ve fiyatlardaki göreceli denge, “Ev sahibi olmak için bekleyen kesimi” harekete geçirdi. Bu kesim, birikimlerini değerlendirmek ve hayallerindeki sıfır konut veya ikinci el ev fırsatını yakalamak için adeta start düğmesine basmış durumda.

Veriler Konuşuyor: Satışlarda Rekor Artış

Resmi veriler de bu hareketliliği somutlaştırıyor. Erdal Albayrak’ın aktardığı son bilgilere göre, konut satışları yılın ilk sekiz ayında bir önceki yıla göre yüzde 21,3 oranında artış gösterdi. Daha da çarpıcısı, ipotekli konut satışları (kredili satışlar), Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45,2 gibi devasa bir oranda yükseldi. Bu rakamlar, piyasanın derin bir nefes alarak yeniden canlandığını ve gerçek bir artıştan söz edilebileceğini gösteriyor. Ancak bu ivmenin sürdürülebilir olması, kritik bir dengeye bağlı.

Geleceğin Fiyat Dinamikleri: Arz-Talep Kapanı

İşte bu noktada Albayrak’ın en önemli uyarısı devreye giriyor. Ev sahibi olma hayali olanların her fırsatı değerlendirmek üzere hazır beklediğini belirten Albayrak, mevcut durumun en büyük handikabını şu sözlerle ifade ediyor: “Konut üretiminde daralma var. Talepte ise artış başladı.

Bu ters makas, ilerleyen dönemde, belki de 7-8 ay içerisinde, talep seviyesini pik noktasına taşıyabilir. Arzın yetersiz kalması, arz talep dengesini kaçınılmaz olarak alıcı yerine satıcının lehine bozacaktır. Bunun doğal sonucu ise gayrimenkul fiyatlarında hızla artan, yatırımcıları ve ilk kez ev alacakları zorlayacak istenmeyen artışlara neden olabilir.

Çözüm Yolu: Üretim ve Destekler İvme Kazanmalı

Bu fiyat riskini ortadan kaldırmak ve piyasayı dengelemek için kritik bir adım atılması gerekiyor: Konut üretiminin yeniden ivme kazanması. Ancak bu sürecin hemen gerçekleşmesi beklenmiyor; üretimdeki canlanmanın tam anlamıyla etkisini göstermesi bir yılı bulabilir. Bu bir yıllık dönemde ise piyasada bir sıkışma ve buna bağlı olarak fiyat baskısı yaşanması muhtemel.

Erdal Albayrak, bu sıkışmayı engellemek için atılması gereken adımları ise net bir şekilde sıralıyor:

  • Arsa Bulma Sorununun Çözülmesi: Üretimin önündeki en büyük engellerden biri olan arazi kısıtının aşılması.
  • İnşaat Maliyet Girdilerinin Dengelenmesi: Yüksek ve istikrarsız maliyetlerin kontrol altına alınması.
  • Kentsel Dönüşümü Hızlandırıcı Desteklerin Oluşturulması: Hem güvenli yapı stokunu artırmak hem de hızlıca yeni konut üretmek için teşvikler.
  • Sürdürülebilir Finansman Kaynaklarının Sağlanması: Sektörün uzun vadeli ve istikrarlı bir şekilde büyümesini sağlayacak finansal yapıların kurulması.

Özetle, konut piyasası hareketli bir döneme girmiş durumda. Bekleyenler harekete geçti, ancak konut arzı kritik bir seviyede. Bu durum, önümüzdeki 7-8 ay içerisinde gayrimenkul yatırımcıları ve ev almayı düşünenler için son fırsatları değerlendirme zorunluluğunu ortaya koyuyor.

Folkart, ‘Villa İmarlı Arsa’ satışına başlıyor

0
Folkart, ‘Villa İmarlı Arsa’ satışına başlıyor

Gayrimenkul sektöründe uygulanmaya başlayan ‘arsa + konut’ modellerini daha güvenli ve şeffaf bir sistemle yeniden gündeme taşıyan Folkart, villa imarlı arsaların satışına İzmir Dikili Çandarlı’da başlıyor. Arsaların üzerinde yapılacak konutların çizim ve planları, mimari bütünlüğün korunması için Folkart tarafından hazırlanacak. Sürecin tamamı Folkart’ın denetimi altında yürütülecek. Ayrıca dileyen arsa sahipleri, ortak mimari dile bağlı kalmak şartıyla kendi hayallerindeki konutu da inşa edebilecek.

Folkart, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Şirket, ““arsa + konut + mimari kontrol + süreç yönetimi” modelini hayata geçirmeye başlayarak ilk adımı İzmir’in Dikili ilçesinin Çandarlı bölgesinde atıyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak“İnsanlar için hayallerindeki evi kurabilecekleri, geleceğe güvenle bakabilecekleri bir sistem inşa ediyoruz. Folkart Arsa, yalnızca bir yatırım değil; güven, vizyon ve gelecek demek. Çok yakında detayları paylaşacağız” dedi.

İlk durak Dikili Çandarlı

Yenilikçi mimarisi ve nitelikli projeleriyle tanınan, lüks konut, rezidans ve karma yaşam alanları geliştiren öncü gayrimenkul şirketlerinden Folkart, “Folkart Arsa” markasıyla başlattığı yeni modelde villa imarlı arsaları müstakil tapularıyla birlikte satışa sunuyor. Denize çok yakın konumdaki, mavi bayraklı plajlara komşu ve Kaz Dağları’ndan gelen temiz hava koridoru üzerinde yer alan parseller, hem yatırımcıya hem de yeni bir yaşam kurmak isteyenlere hitap ediyor.

Tapu hemen, ruhsat hazır

Satışa çıkarılan arsaların tapuları, işlem sırasında alıcıya hemen teslim edilecek. Parseller, inşaat ruhsatı almaya hazır şekilde planlandı. Böylece yatırımcılar, müstakil tapularını güvence altına alarak süreci beklemeden doğrudan mülkiyet sahibi olabilecek.

Esnek konut seçimi

Arsa sahipleri, altyapısı tamamlanmış parseller üzerinde, Folkart’ın çizimlerini ve planlarını hazırladığı konutları inşa ettirebilecek. İsteyenler çelik villa, isteyenler betonarme villa seçeneğine yönelebilecek. Süreç Folkart denetiminde ilerleyecek; tüketiciler güvenilir, tecrübeli ve anlaşmalı firmalara yönlendirilecek.

Mimari bütünlüğün korunması için ortak bir tasarım dili uygulanacak. Ayrıca Folkart, karar sürecini kolaylaştırmak amacıyla 2+1, 3+1 ve 4+1 tiplerinde örnek villalar hazırlayacak. Tüketiciler bu villaları gezerek kendi tercihlerini daha net yapabilecek.

Yatırım ve yaşam fırsatı

“Folkart Arsa” girişimi, yalnızca arsayı güvenli bir yatırım aracı olarak görmek isteyenlere de imkân sunuyor. Yatırımcılar müstakil tapularıyla arsalarını geleceğe dönük bir birikim olarak değerlendirebilecek; dileyenler ise deniz manzaralı, doğayla iç içe yeni bir yaşam kurabilecek.

Folkart’ın yeni girişimini uzun vadeli vizyonun bir parçası olarak değerlendiren Mesut Sancak, “Folkart olarak 20 yıldır binlerce aileyi, estetik, akıllı, yeşil çevrenin öne çıktığı, yaşam merkezlerinde konut sahibi yaptık. İnsanın hakettiği her alanda kalite çizgisine sahip, spa, spor alanları, yüzme havuzları ve benzeri imkanları yeni yaşam alanlarında bütünleştirerek, insanlara sadece konut değil, aileleriyle birlikte mutlu olacakları yaşam tarzları yarattık. Folkart olarak bulunduğumuz tüm lokasyonların çehresini değiştirdik. Bulunduğumuz alanlara değer kattık. Şimdi yeni ve bir görevimiz var. Artık tüm tüketicilerin önce arsa, sonra konut sahibi olabilecekleri, yeni bir proje geliştirdik. Güven veren, şeffaf anlayışımızla arsa sektörüne giriyoruz” diye konuştu.

Yatırımcı Harekete Geçti; İzmir’de Konut Satışları Hızlandı

0
Yatırımcı Harekete Geçti; İzmir'de Konut Satışları Hızlandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin konut satışı istatistiklerini açıkladı.
Türkiye genelinde konut satışı sayısı, Ağustos’ta geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,8 artışla 143 bin 319’a çıktı.

İzmir’de ise konut satışları yılın ilk 8 ayında geçen yıla göre yüzde 30 artarak 57 bin 374’e ulaştı. İzmir’in Türkiye’nin her yerinden talep görmeye devam ettiğini dile getiren İzmirli inşaat sektörü temsilcileri, faiz indirimi ve yeni arsa üretilmesinin önemine dikkat çekti. Gayrimenkulün ülkemizde en güvenli yatırım aracı olduğunu dile getiren sektör temsilcileri, talep artışında yeni zamlara yakalanmadan harekete geçen yatırımcıların etkisinin büyük olduğunun da altını çizdi.

Müteahhitler Federasyonu (MÜFED) Başkanı Ayhan Sulak:
KONUT ÜRETİMİ VE SATIŞLARI ARTIYOR

İzmirde gayrimenkul sektörüne olan talep devam ediyor. Depremler sonrası vatandaşımızın depreme dayanıklı ve güvenilir konut arayışının yanı sıra; kira bedellerindeki artışlardan dolayı konut alımı hızlandı. Önümüzdeki dönemde, konut maliyetlerinin artacağını düşünen yatırımcılar da ilk 8 ayda konut satışlarını artırdı. Bu hareketliliğin devam etmesi için konut fiyatlarındaki artışın en büyük sebebi olan arsa sorununun çözüme ulaşması gerekiyor. Mevcut arsa fiyatlarının ve kat karşılığı oranlarının yüksek olmasından dolayı arzda sorun yaşanıyor. Bu sorunun giderilebilmesi için yeni konut alanları oluşturulmalı. Ülkemizin en öncelikli sorunu depreme karşı, kentsel dönüşüme öncelik vermeliyiz. Bu konuda ivedilikle tedbir almalıyız. Depreme dayanıklı, güvenli ve yeni konut alımına ulaşılabilmesi için konut kredi faiz oranları düşürülmeli. Önümüzdeki dönem meslektaşlarımız için hazırlık süreci olacaktır. Yılın son çeyreği ve yeni yılda da konut üretimi ve satışlarının artacağını düşünüyorum.

Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı:
KONUT ALMAK İSTEYENLER SON ÇEYREĞİ İYİ DEĞERLENDİRMELİ

Merkez bankasının faiz indirimi devam edecek. Faiz indirimlerine paralel olarak, konut fiyatları da önümüzdeki birkaç ay içinde tırmanışa geçecek. Konut almak isteyenlerin yılın son çeyreğini iyi değerlendirmesi gerekiyor. Konuttaki fiyat artış trendi sonbahar ve kış aylarıyla birlikte hızlanacaktır. Bankaların reel faiz getirisi yüksek olduğu için yatırımcıların bugüne dek birikimlerini bankada değerlendirdi. Şimdi, elde edilen bu mevduat faizini yatırıma çevirme dönemi geldi. Konut yatırımı yapmak isteyenler eğer imkanları varsa önümüzdeki süreci iyi değerlendirmeli. Artık sıfır ev almaya insanların bütçeleri yetmeyecek. Müteahhitler de çok yüksek maliyetlerle inşaat yapıyor. Konut talebi de artacağı için konutlar yüzde 40’a yaklaşan artışlarla satışa sunulacak. Artık en uygun fiyata ev alınacak gün bugün, yarın fiyatlar bugünden de yüksek olacak.

Sirius Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Barış Öncü:
FAİZ İNDİRİMİ YATIRIMCILARI HAREKETLENDİRİR

Yılın ilk çeyreğinde Mart ayına kadar hareketlilik vardı. Mart sonunda yaşanan olaylar nedeniyle bu hareket azaldı. Sektörel olarak baktığımızda Eylül ayı itibariyle yeniden hareketlenme görüyoruz. Faiz indirimi Eylülde olduğu gibi Ekim ayında da devam ederse bu hareket daha da hissedilir olacaktır. İnşaat sektörü maalesef şu anda maliyetinin altında satış yapıyor. Hatta belki de bir ilk olarak işçi maliyeti, malzeme maliyetinin finans endeksini de geçmiş durumda. Çünkü bütün kalifiye elemanlar doğudaki deprem bölgesine gitti. Bizim bulabildiğimiz işçiler ve ekipler ise yüksek rakamlar talep ediyor. Maliyetlerin artması nedeniyle konut fiyatları da artmayı sürdürecek. Bence imkanı olanlar bu dönemde konut satın almalı. Çünkü ileride refinansman yapma imkanı da bulacaklar.

Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer:
KONUT YATIRIMI GÜVENLİ LİMANDIR

Hem sıfır, hem de ikinci el konut talebi artıyor. İnsanlar gerekli kredilere ulaşmakta hala zorlanıyor. Sektörün genelinde konut kredi faizlerindeki başlayan düşüşün devamı beklentisi bulunuyor. Tüm dünyada ekonomide zaman zaman dalgalanmalar olabiliyor. Bu dalgalanmaların geçici olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Enflasyon hedeflerinin korunması, sıkı para politikalarının devam etmesi çok önemli. Pandemiden beri yeterince konut üretilmiyor; fakat talep hala canlılığını koruyor. Şu anda yeni başlayan, yapımı devam eden projeler herkes için önem taşıyor ve kıymetli. İnsanlar konut yatırımını güvenli liman olarak görüyor. İzmir bana göre Türkiye’nin parlayan yıldızı. Yaşam biçimi, iklimi, ulaşım kolaylığı ve tatil merkezlerine olan yakınlığı nedeniyle nitelikli göç almaya devam ediyor. Bu nedenle talep artışı da sürüyor.

Normkar İnşaat Satış Pazarlama ve İş Geliştirme Müdürü Özkan Yalaza:
KONUT ALMAK İSTEYENLER HAREKETE GEÇMELİ

Konut satışlarının artmasında merkez bankasının uyguladığı faiz indiriminin payı büyük. Faizler indikçe konut fiyatları da yukarı yönlü ivmeleniyor. Kur korumalı mevduat uygulaması da sona erdi. İnsanlar elindeki parayı fiyatlar daha da artmadan konuta yatırmak istiyor. Yeni yılla birlikte rayiç bedeller ve alım satım vergilerinde de düzenleme yapılacağı söyleniyor. Öte yandan fiyatlar uzun süredir stabil gidiyor. Bence şu anda yatırım için doğru bir zaman. Çünkü yılbaşından sonra kiralama ve konut fiyatlarının 2026 yılında yüzde 70’e varan oranda artması da söz konusu. Bugün harekete geçmeyenler için yarın geç olabilir.

Coordinat Yapı Kurucu Ortağı Onur Durmuş:
KONUT TALEBİ ARTARAK DEVAM EDİYOR

Konut ihtiyacı Türkiye’de geçerliliğini sürdürüyor. Özellikle İzmir, yoğun göç alan bir bölge olduğu için hem kiralık hem de satılık konutlara olan talep her dönemde canlı kalıyor. İnsanlar, banka faizlerinden veya diğer yatırım araçlarından elde ettikleri gelirleri nakite çevirerek güvenilir bir liman olarak gördükleri konuta yöneliyor. Artık herkes için konut, en güvenli yatırım aracı olarak kabul ediliyor. Öte yandan artan enflasyon, malzeme ve işçilik maliyetlerini ciddi biçimde yükseltmiş durumda. Uzun süredir durağan seyreden konut fiyatlarının, faiz indirimleriyle birlikte yeniden artışa geçeceğini öngörüyoruz. Yeni yılla birlikte bu artışın etkilerini daha net hissedeceğiz. Dolayısıyla konuta yatırım yapmak isteyenlerin 1+1 ya da 2+1 demeden bir an önce harekete geçmesi gerekiyor. Çünkü zaman yatırımcının aleyhine işliyor ve konut sahibi olmak giderek zorlaşıyor. Bu noktada, özellikle arsa maliyetlerinden başlayarak inşaat sektörüne yeni destekler sağlanmalı. Vatandaşlarımız hem sağlam, hem de uygun fiyatlı konutlara ulaşabilmeli.