Çarşamba, Temmuz 1, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 22

PaintExpo Eurasia ve Surtech Eurasia 2025, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi

0
PaintExpo Eurasia ve Surtech Eurasia 2025, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi

Endüstriyel kaplama ve yüzey işleme teknolojileri alanında Avrasya’nın en önemli buluşma noktalarından PaintExpo Eurasia ve Surtech Eurasia 2025, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Artkim Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuarlar, üç gün boyunca sektör profesyonellerine yenilikçi teknolojileri keşfetme, yeni iş bağlantıları kurma ve küresel pazarlara açılma fırsatı sundu. Bu yılın öne çıkan yeniliklerinden Strong3000, hem teknolojik gücüyle hem de gençlerle yürütülen iş birliğiyle geleceğe umut veren bir vitrin oluşturdu.

Bu yıl 5 bini aşkın profesyonelin ziyaret ettiği organizasyon, 52 farklı ülkeden gelen sektör temsilcileriyle uluslararası nitelikte bir iş platformuna dönüştü. Dünyada ilk kez tanıtılan yenilikçi teknolojilerle öne çıkan ve 981 yabancı profesyonelin yer aldığı fuarda, Strong3000 teknolojisi büyük yankı uyandırdı. Strong3000, hem sektörün geleceğini şekillendirecek genç mühendislerin katkılarını görünür kılması hem de sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendirmesi açısından büyük ilgi gördü.

STRONG3000 ile Dünyada Bir İlk Olan OWL Teknolojisiyle Toz Boya Uygulamasında Devrim

Fuarın en çok ilgi gören yeniliklerinden biri, yüksek performanslı kaplama sistemleriyle öne çıkan Strong3000 teknolojisi oldu. Tamamen milli mühendislik gücüyle geliştirilen Motorize ve Çok Açılı Nozullu Toz Boya Tabancası (OWL) ile dünyada bir ilke imza atan Strong3000, endüstriyel kaplama alanında yeni bir dönem başlattı. OWL, klasik toz boya tabancalarından farklı olarak başlığını çok eksenli şekilde hareket ettirerek parçanın şekline tam uyum sağlıyor. Dönme, eğilme ve yön değiştirme kabiliyeti sayesinde en karmaşık yüzeylerde bile homojen bir kaplama sağlıyor. Çok eksenli robot entegrasyonu ile erişimi zor bölgeleri kolayca boyayabilen sistem, yapay zekâ destekli kontrol modülü sayesinde hareketlerini gerçek zamanlı optimize ederek maksimum verimlilik sunuyor. Bu teknoloji yalnızca boya tüketimini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kaplama kalitesini en üst seviyeye çıkarıyorOtomotiv, beyaz eşya ve metal yüzey işlemleri gibi sektörlerde yeni standartlar belirleyen Strong3000, sürdürülebilir üretim vizyonuyla geleceğin kaplama sistemleri arasında güçlü bir yer edindi.

Yeditepe Üniversitesi’yle Geleceğe Ortak Adım

Bu yılın dikkat çeken bir diğer başlığı ise, Artkim Fuarcılık’ın gençlerle kurduğu ilham verici iş birliği oldu. Yeditepe Üniversitesi Seven Racing Ekibi, mühendislik öğrencilerini bir araya getirerek sürdürülebilirlik ve yenilik odaklı projeler geliştiriyor. Shell Eco-marathon gibi uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil eden ekip, fuar süresince geliştirdikleri araç konseptlerini ve teknolojik çözümlerini sektör profesyonelleriyle paylaştı. Bu iş birliğiyle Artkim Fuarcılık, genç mühendislerin endüstriyel uygulamalarla buluşmasına olanak tanıyarak, sektörün geleceğine yatırım yaptı. 

“Küresel ölçekte zorluklara rağmen güçlü bir başarıya imza attık”

Artkim Group Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güler, fuarın kapanışında yaptığı açıklamada; “PaintExpo Eurasia ve Surtech Eurasia, yalnızca birer fuar değil; sektörün geleceğini birlikte inşa ettiğimiz uluslararası birer buluşma platformu. Küresel ölçekte zorlukların yaşandığı bu dönemde, böylesine yüksek bir katılımla başarıya ulaşmak bizler için büyük bir gurur kaynağı. Bu yıl, hem yenilikçi teknolojiler hem de gençlerle kurduğumuz iş birlikleriyle fark yarattık. Artkim olarak sektörü büyütürken, geleceğin mühendislerine ve sürdürülebilir çözümlere yatırım yapmaya devam edeceğiz. Yeditepe Üniversitesi Seven Racing gibi vizyoner takımların yanındayız. Onların geliştirdiği sürdürülebilir çözümler, geleceğin sanayisini şekillendirecek. Bu tür iş birlikleri, sadece gençlerin değil, sektörün de geleceği için büyük önem taşıyor.” açıklamalarında bulundu.

Kıbrıs’ta Gayrimenkul Yatırımında Yeni Dönem

0
31Kıbrıs’ta Gayrimenkul Yatırımında Yeni Dönem: Noyanlar Group’tan Emsalsiz Kampanya ile Ev Sahibi Olma Fırsatı
Noyanlar Group, Türk yatırımcılara özel yeni bir kampanya başlattı.156 aya varan vade ve 500 GBP’den başlayan taksitlerle Kıbrıs’ta ev sahibi olma fırsatı sunan kampanya, yatırımcılara hem yeni bir yaşam hem de güçlü bir kazanç potansiyeli vaat ediyor.
Yarım asrı aşkın deneyimiyle Kıbrıs inşaat sektörünün güven simgelerinden biri haline gelen Noyanlar Group, adanın en değerli bölgelerinden Geçitkale’deki OLEA Residence projesinde hayata geçirdiği bu özel kampanya ile her bütçeye uygun yatırım seçenekleri sunuyor. Projede 1+1, 2+1 ve 3+1 daire tipleri, hem yaşam hem yatırım amacıyla değerlendirilebilecek geniş alternatifler içeriyor.
Noyanlar Group Pazarlama ve Satış Direktörü Zarif Noyan, Türkiye pazarına özel hazırlanan bu kampanyanın yatırımcılar için önemli bir fırsat olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bugün Kıbrıs’tan alınan bir gayrimenkul, yarın değerini hızla artıran bir yatırıma dönüşüyor. Biz yatırımcılarımıza sadece bir ev değil, döviz bazlı gelir sağlayan, güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek sunuyoruz. Kıbrıs’ın hızla yükselen gayrimenkul değerleri ve avantajlı tapu süreçleri, Türkiye’den gelen yatırımcılar için ciddi bir fırsat haline geldi.”
Kampanya kapsamında yatırımcılar,peşinat vermeden konut sahibi olabiliyor. Dileyen yatırımcılar için ise esnek bir planla, peşinatlarını 4 ay ile 36 ay arasında kendi tercihlerine göre ödeyerek hemen evlerine taşınma imkânı sunuluyor. Böylece yatırımcılar, ödeme süreci devam ederken yaşamlarına Kıbrıs’ta yeni bir sayfa açabiliyor.
Türkiye’ye sadece bir saat uzaklıkta olan Kıbrıs,yüksek kira getirisi,vergisel avantajları ve istikrarlı gayrimenkul piyasasıyla son yıllarda Türk yatırımcıların radarına girdi. Noyanlar Group’un uzun vadeli ve faizsiz ödeme planları, yatırım sürecini herkes için erişilebilir hale getiriyor.
OLEA Residence projesindeki taşınmaya hazır daireler, yüksek standartlarıyla hem aileler hem de bireysel yatırımcılar için benzersiz bir fırsat sunuyor.

Divanev’den Yaşam Alanlarına Estetik Dokunuş

0
Divanev’den Yaşam Alanlarına Estetik Dokunuş

Mekanın atmosferini değiştiren detayları ve fonksiyonel tasarımlarıyla TV üniteleri evlerde sıcak ve düzenli bir atmosfer yaratmaya yardımcı oluyor.

Evlerde en çok vakit geçirilen salonların odak noktası artık sadece televizyonlar değil, aynı zamanda onu tamamlayan mobilyaların estetiği… TV üniteleri son dönemde yalnızca televizyonu konumlandırma görevi üstlenmiyor, mekânın tarzını belirleyen güçlü birer tasarım unsuru olarak öne çıkıyor. Düzeni, işlevselliği ve estetiği aynı anda sunan bu modeller, yaşam alanlarında sıcak ve düzenli bir merkez noktası oluşturuyor. 

Tasarım trendlerinden payını alan TV üniteleri, modern, country gibi farklı dekorasyona uygun seçenekleriyle mekanın havasını değiştiriyor. Örneği ahşap tonları sıcak bir atmosfer yaratmaya katkı sağlıyor. Ahşap tonların sıcaklığını mekanlara taşıyan Kozy ve Puerta Tv üniteleri, açık raf sistemi ile düzeni kolaylaştırmaları sayesinde mekana olan estetik katkılarını işlevsellikle de buluşturuyor.      

Modern çizgilerdeki TV üniteleri ise farklı dekorasyon stillerine kolayca uyum sağlıyor. Sade tasarımlar mekâna ferahlık katarken, düzeni ön planda tutanlar için raf sistemi ve depolama alanı olan modeller ön plana çıkıyor. Natürel formlar ve zarif detaylar evlerde sofistike bir atmosfer yaratmak isteyenlerin tercihi oluyor. Dekoratif objelerle kolayca tamamlanabilen TV üniteleri televizyonu mekânın merkezine taşırken aynı zamanda stil sahibi bir görünüm sunuyor. Divanev koleksiyonlarındaki Veneta TV ünitesi, natürel ceviz dokusu ve modern çizgileriyle salon dekorasyonunda sadelikten yana olanların tercihi oluyor. Agata TV ünitesi ise country tarzın modern yorumu ve tasarıma derinlik katan detaylarıyla minimal bir atmosfere katkı sağlıyor. 

Divanev TV üniteleri, sadece estetik görünümleri değil depolama alanı ve düzen sunan işlevsel özellikleriyle mekan tasarıma katkı sağlıyor.  

Siemens Türkiye, Gebze Fabrikası’nda 100.000’inci orta gerilim panosunu üretti

0
Siemens Türkiye, Gebze Fabrikası’nda 100.000’inci orta gerilim panosunu üretti

Siemens Türkiye, enerji altyapılarındaki teknoloji gücünü ve üretim kalitesini bir kez daha ortaya koydu. 2009 yılından itibaren Gebze’de faaliyet gösteren Siemens Entegre Üretim Tesisi, 100.000’inci orta gerilim dağıtım panosunu da başarıyla üreterek Türkiye sanayisinin ve global enerji pazarının ihtiyacına yönelik kapasitesini bir kez daha göstermiş oldu. Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis konuyla ilgili olarak “Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Siemens Entegre Üretim Tesisi, 50’den fazla ülkeye ihraç ettiğimiz bu ürünler ile Türkiye’nin dünya liginde nasıl bir oyuncu olduğunu açıkça gösteriyor” dedi.

Siemens Türkiye, enerji dağıtım teknolojilerinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Siemens Entegre Üretim Tesisi, 100.000’inci orta gerilim dağıtım panosunu üreterek hem Türkiye’deki teknolojik ve mühendislik yetkinliğini hem de global üretim gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Tüm dünyada artık enerjinin güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde iletilebilmesi en önemli konulardan biri haline geldi.’’ Elektriğin kullanıcılara ulaşmasını sağlayan elektrik dağıtım panolarımızla, Siemens Türkiye olarak sadece bugünün değil, geleceğin de enerjisine de yön veriyoruz. 100.000’inci orta gerilim panosu, yalnızca bir üretim adedi değil; dijitalleşmeden çevresel sürdürülebilirliğe, mühendislik gücünden insan kaynağına kadar çeşitli alanlarda bütünsel bir başarının sembolüdür. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Siemens Entegre Üretim Tesisi, Türkiye’nin dünya liginde nasıl bir oyuncu olduğunu açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı.

DÜNYAYA KATMA DEĞER YARATIYORUZ

Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Fabrika Direktörü Veli Turgut ise “Bugün sadece üretim alanında değil, aynı zamanda dijitalleşme, mühendislik kabiliyeti ve yenilenebilir enerji kullanımı açısından da globalde örnek gösterilen bir seviyedeyiz. Gebze Siemens Entegre Üretim Tesisi, yıllık 7.000’den fazla NXAIR serisi panolar üretiyor. Bu panolar SF6 gazı içermeyen çevre dostu yapıları, 10 yıl bakım gerektirmemeleri ve 30 yılı aşkın hizmet ömürleri ile sürdürülebilir teknolojiyi temsil ediyor. 50’den fazla ülkeye ihraç ettiğimiz bu ürünler ile Türkiye’den dünyaya katma değer yaratıyoruz” diye konuştu.

LEED GOLD SERTİFİKALI İLK TESİS

İlk üretimini 1961 yılında Kartal’da gerçekleştiren tesis, 1990 yılında Türkiye’nin ilk ISO 9001 kalite belgesini alan tesis oldu. 2009 yılında artan kapasite ihtiyacıyla Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ne taşındı. 21.750 metrekare kapalı alana sahip tesiste 755 kişi çalışmakta olup, orta ve alçak gerilim panoları üretiminde global kalite standartlarını karşılayan, çevre dostu ve sürdürülebilir çözümler sunmaktadır. Tesis ayrıca, Türkiye’de LEED Gold Sertifikası alan ilk endüstriyel üretim tesisi olma özelliğini de taşıyor.

TEKNOLOJİ MERKEZİ HALİNE DÖNÜŞTÜ

Gebze Siemens Entegre Üretim Tesisi, Siemens’in dünya genelindeki önemli üretim üslerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. 2013 yılından bu yana bir Ar-Ge merkezi olan tesis, dijital ikiz uygulamaları, kestirimci bakım çözümleri, uzaktan kabul testleri (FAT) gibi dijital teknolojilerle üretim verimliliğini arttırmaktadır. Son dönemde geliştirilen OneX platformu, siparişten üretime ve üretimden teslimata kadar tüm süreçlerin tüm süreçlerin gerçek zamanlı ve entegre dijital yönetimini mümkün kılmaktadır.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KONUSUNDA LİDER

Dijitalleşme çalışmalarıyla yüzde 60 kapasite artışı, yüzde 70 lojistik tasarrufu ve yüzde 30 üretim verimliliği sağlayan tesis, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yüzde 100 yeşil enerjiyle üretim yaparken, atık suyun yüzde 75’i ve kullanılan malzemelerin yüzde 35’i yeniden kullanılıyor. Siemens Türkiye, bu başarıyla yalnızca ürünler değil, çevresel sorumluluğu yüksek, mühendislik değeri taşıyan, geleceğin enerji altyapılarını destekleyecek çözümler sunmaya devam ettiğini bir kez daha kanıtladı.

Londra’nın Rekor Kıran Projesi Türk Emlak Danışmanlarıyla Buluşuyor

0
Londra’nın Rekor Kıran Projesi Türk Emlak Danışmanlarıyla Buluşuyor

Londra’da satış rekorları kıran The Verdean’ın merakla beklenen üçüncü ve son etabı, ilk kez İstanbul’da tanıtılıyor. Knight Frank Global’in Türkiye’deki resmi ortağı ve ülkenin önde gelen global emlak markası GRED, The Verdean’ın bu özel etabını MountAnvil ile gerçekleştirdiği iş birliği ile Türk yatırımcılarla buluşturmak üzere sektörün en başarılı emlak danışmanlarını bir araya getiriyor.

Knight Frank Global’in Türkiye’deki resmi ortağı ve ülkenin önde gelen global emlak markası GRED, Londra’da satış rekorları kıran “The Verdean” projesinin üçüncü ve son etabını Türk yatırımcılarla buluşturuyor. Avantajlı fiyatları, özel finansman koşulları ve yüksek getiri potansiyeliyle öne çıkan bu etap, İngiltere’nin en büyük proje geliştiricilerinden Mount Anvil iş birliğiyle Türkiye’de ilk kez tanıtıldı.

Londra dahil tüm pazarlardan 10 gün önce Türkiye’de satışa sunulan proje kapsamında, 3 Ekim Cuma günü Mandarin Oriental’da gerçekleştirilen özel etkinlikte GRED, Türk emlak danışmanlarını Mount Anvil ile bir araya getirerek sektör adına önemli bir iş birliğine imza attı. Böylece sektörün önde gelen temsilcilerine ilk kez markaya, projelere ve Londra’daki ödüllü portföye doğrudan erişim fırsatı sunuldu. Bu lansman, Türk yatırımcıların Londra’nın en prestijli konut projelerinden birine ayrıcalıklı avantajlarla dahil olabilmesi açısından önemli bir adım olarak öne çıktı. Etkinliğe, GRED Global Kurucusu ve CEO’su Meltem Türker ile GRED Global Kurucu Ortağı Knut Gaskjenn ev sahipliği yaptı. Lansmanda ayrıca, Mount Anvil Grup Satış Direktörü Jon Hall, Peabody Grup Satış Direktörü Lisa Crush ve Knight Frank Finance Mortgage Departmanı Yönetici Ortağı Nathan Bakhbaki gibi uluslararası arenadan birçok önemli isim yer aldı.

Global Ölçekte Bir İlk

GRED’in uzun vadeli stratejik girişimleri sayesinde Londra’nın önde gelen konut geliştiricilerinden Mount Anvil ile kurulan bu güçlü iş birliği, Türkiye’deki yurt dışı konut yatırım pazarında yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Son beş yıl içerisinde Mount Anvil, Türkiye’deki resmi ortağı GRED aracılığıyla Türk yatırımcılarla önemli bir başarıya imza attı. Bu süreçte, %50’nin üzerinde tekrar alım oranı yakalanarak, Londra konut pazarına yüksek güven duyan sadık bir Türk müşteri kitlesi oluşturuldu.

Şimdi ise bu başarı daha ileri taşınarak, global ölçekte bir “ilk”e imza atılıyor. Mount Anvil ve GRED, Türkiye genelindeki emlak danışmanları ve yönlendirme acentelerine doğrudan erişim sağlayarak, Londra’nın ödüllü konut projelerini yatırımcılarla buluşturma sürecinde yeni bir iş modeli ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, hem sektör profesyonelleri hem de yatırımcılar açısından önemli bir ayrıcalık sunuyor; danışmanlar, markaya ve projelere doğrudan erişim elde ederek müşterilerine güvenilir ve avantajlı yatırım fırsatlarını ilk elden sunabiliyor.

The Verdean – Londra’nın En Hızlı Satılan Projesi

 2020 yılında piyasaya sunulduğunda yalnızca 48 saat içinde dairelerin %80’i satılan The Verdean, Londra’nın batısında rekor satış başarısıyla dikkat çekmişti. Büyük ilgi gören projenin ilk etap teslimlerinin tamamlanmasının ardından, heyecanla beklenen üçüncü faz ise GRED farkıyla yine ilk kez Türk yatırımcılarla buluşmaya hazırlanıyor.

Sterlin bazında istikrarlı ve güçlü getiri arayan yatırımcılar için cazip fırsatlar sunarak “satın almadan kazandıran” proje ünvanına sahip olan The Verdean, GRED aracılığıyla esnek ve yatırım dostu bir finansman modeliyle sunuluyor: %10 peşinatla sürece başlanıyor, ardından %2,5’i 6 ay sonra, %2,5’i 1 yıl sonra ve %5’i ise 18 ay sonra ödeniyor. Kalan %80’lik bakiye ise daire tesliminde ödenerek yatırımcıya uzun vadeli planlama imkânı sağlanıyor.

 Etkinlik öncesi gerçekleştirilen basın toplantısında söz alan Mount Anvil Grup Satış Direktörü Jon Hall, “İstanbul’daki bu lansman, Türk acentelere müşterilerini Londra’nın en heyecan verici yeni evleriyle buluşturma fırsatı sunuyor. Türk acentelerin ürünlerimize erişim sağlayacağı ilk an bu. Son 5 yılda Türk ortağımız GRED ile büyük başarılar elde ettik; birden fazla projeden alım yapan özel bir müşteri kitlesi oluşturduk ve bu başarıyı sürdürmeyi umuyoruz. Bu, güven üzerine kurulu, insanların sahip olmaktan gurur duyacağı evler teslim etmeye dayalı kalıcı ortaklıkların başlangıcıdır.”

100 Emlak Danışmanına “Tam Satış Yetkisi”

“The Verdean” projesinin üçüncü ve son etabı Türkiye pazarı için 14 Ekim’de gerçekleşecek global satışın hemen öncesine, avantajlı ön alım imkanıyla geldi. “The Verdean”, Knight Frank resmi pazar ortağı GRED farkıyla 300 katılımcı ile sınırlı kontenjanın yalnızca en iyi 100 emlak danışmanına “Tam Satış Yetkisi” veriyor.

 En küçük stüdyo dairenin 416.500 pound’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulduğu “The Verdean” projesi, Türk emlak danışmanları için yatırımcılarına Londra’da benzersiz bir fırsat sunma imkânı yaratıyor. Şehrin merkezine yalnızca bir adım mesafede, “Zone 1”e komşu bu prestijli lokasyon, danışmanların portföylerini güçlendirmeleri ve müşterilerine değerli bir yatırım önerisi sunabilmeleri açısından ayrı bir önem taşıyor. Türk emlak danışmanlarının katılımı ile bir ilk gerçekleştirilen etkinlikte söz alan Peabody Satış Direktörü Lisa Crush ise şu sözleri ekledi: “Mount Anvil, Türk pazarında bu heyecan verici yeni yolculuğa çıkarken, olağanüstü evler ve canlı topluluklar sunmada onların yanında olmaktan gurur duyuyoruz. The Verdean, mükemmel ulaşım bağlantılarını özenli tasarımla birleştiren etkileyici bir fırsat sunuyor. Acton Main Line istasyonuna sadece birkaç adım uzaklıkta yer alan Verdean, sakinlerini yalnızca 6 dakikada Paddington’a ulaştırıyor ve merkezi Londra’yı kolayca erişilebilir kılıyor.Bu özellik, danışmanların müşterilerine sadece yüksek kira getirisi değil, aynı zamanda şehrin kalbine kolay erişim avantajı da sunmalarına olanak tanıyor.” dedi.

 “The Verdean”, yemyeşil bir çevrede konumlanması ve Londra’nın en prestijli okul ve üniversitelerine yakınlığıyla aileler için ideal bir yaşam alanı oluşturuyor. Bu unsurlar, Türk emlak danışmanlarının müşterilerine hem yatırım hem de yaşam kalitesi açısından ikna edici bir seçenek sunmalarını mümkün kılıyor. Proje, Türk danışmanlar için yalnızca bir satış fırsatı değil, aynı zamanda Londra pazarında güvenilir ve sürdürülebilir bir portföy inşa etmenin de anahtarını temsil ediyor.

MHR GYO QFlats projesi satışa çıktı!

0
MHR GYO QFlats projesi satışa çıktı!

Gayrimenkul sektörüne ‘sigorta destekli güvenli konut’ modelini kazandıran QFlats, İstanbul Kurtköy’de hızla yükseliyor.

Alanında uzman isimlerin ortaklığı ile hayata geçen proje sektöre örnek olmayı hedefliyor. QFlats, 347 seçkin dairesiyle hem yatırımcılara hem de yaşamak için ev arayanlara hitap ediyor.

MHR GYO tarafından, İstanbul’un yükselen yaşam merkezi Kurtköy’de hayata geçirilen QFlats’in lansmanı, İstanbul Feriye’de düzenlenen basın toplantısı ile yapıldı. Proje ile gayrimenkulde güvenli konut dönemi başladı. QFlats Gayrimenkul Projesi, baştan sona Bina Tamamlama Sigortası güvencesiyle yürütülecek.

TEM otoyoluna 1 dakika, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 8 dakika mesafe uzaklıkta yer alan QFlats Kurtköy, şık ve konforlu tasarımı ile dikkat çekiyor. 2027 Aralık tarihinde tamamlanacak olan proje; 70 adet 1+1 ve 277 adet 2+1 olmak üzere toplam 347 konuttan oluşuyor. QFlats ile gayrimenkul sektöründe ‘sigorta destekli güvenli konut’ modeli de hayata geçiyor.

Nef Arsa Kaz Dağları projesinde yaşam başladı

0
Nef Arsa Kaz Dağları projesinde yaşam başladı

Türkiye’nin en geniş arsa portföyüne sahip markası Nef Arsa, Kaz Dağları Çan projesi için teslimleri gerçekleştirdi. 4 Ekim’de Nef Bebeköy’de düzenlenen etkinlikte, tapuları daha önce teslim edilen arsa sahiplerinin artık yaşamaya başladığı duyuruldu.

Toplam 18 proje, 24,7 milyon metrekarelik arsa portföyü ve 21.680 tekil müşterisi ile Türkiye’nin en büyük arsa markası olan Nef Arsa, Kaz Dağları Çan projesinin de teslimini gerçekleştirmiş oldu.

Kaz Dağları Çan projesinde şu anda birçok hak sahibi hazırlıklarını tamamlayarak evlerine yerleşti; kalan maliklerin de önümüzdeki günlerde evlerine taşınmaları bekleniyor.

Projede yaşamı zenginleştirecek çok sayıda donatı bulunuyor: tam donanımlı ofis ve bireysel çalışma alanları, yoga alanı, barbekü alanları, restoran, misafir evleri, seramik ve zeytinyağı yapım atölyeleri, basketbol sahası, çocuk oyun alanları, açık hava sineması, doğal tarım alanları, dev ateş meydanı, misafir odası, ağaç ev ve tırmanma duvarı.

Etkinliğe yaklaşık 120 arsa sahibi ve proje paydaşları katıldı. Katılımcılar gün boyunca özel ikramlar eşliğinde etkinliğin tadını çıkarırken, çocuklar için düzenlenen teraryum atölyesi büyük ilgi gördü.

Müşteri İlişkileri Direktörü Gökçe Aksoylar, etkinlikte yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bizim için Nef Arsa projelerinin en önemli yanı, insanların erişilebilir ödeme seçenekleriyle hayallerini gerçeğe dönüştürebilmeleri. Çanakkale Çan’da tapularını alan arsa sahiplerimizin evlerinde yaşamaya başlamış olmaları bizim için büyük bir mutluluk. Bu etkinliğimizde tapularını daha önceden almış ve artık evlerine yerleşmiş ya da yerleşme aşamasında olan proje sakinlerimizle bir araya geldik. Önümüzdeki aylarda teslim takvimimizde yer alan diğer projelerimizle beraber Nef Arsa teslim törenlerini daha sık duymaya başlayacağımızı da söylemek isterim. Bundan sonraki projelerimizde de aynı heyecanla insanlara sadece arsa değil, yaşam alanı sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Gayrimenkulde güvenli konut dönemi QFlats ile başlıyor

0
Gayrimenkulde güvenli konut dönemi QFlats ile başlıyor

Gayrimenkul sektörüne ‘sigorta destekli güvenli konut’ modelini kazandıran QFlats, İstanbul Kurtköy’de hızla yükseliyor. Alanında uzman isimlerin ortaklığı ile hayata geçen proje sektöre örnek olmayı hedefliyor.

QFlats, 347 seçkin dairesiyle hem yatırımcılara hem de yaşamak için ev arayanlara hitap ediyor.

MHR GYO tarafından, İstanbul’un yükselen yaşam merkezi Kurtköy’de hayata geçirilen QFlats’in lansmanı, İstanbul Feriye’de düzenlenen basın toplantısı ile yapıldı. Proje ile gayrimenkulde güvenli konut dönemi başladı. QFlats Gayrimenkul Projesi, baştan sona Bina Tamamlama Sigortası güvencesiyle yürütülecek.

TEM otoyoluna 1 dakika, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 8 dakika mesafe uzaklıkta yer alan QFlats Kurtköy, şık ve konforlu tasarımı ile dikkat çekiyor. 2027 Aralık tarihinde tamamlanacak olan proje; 70 adet 1+1 ve 277 adet 2+1 olmak üzere toplam 347 konuttan oluşuyor. QFlats ile gayrimenkul sektöründe ‘sigorta destekli güvenli konut’ modeli de hayata geçiyor.

BİNA TAMAMLAMA SİGORTASI

Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta destekli güvenli konut modelinin detaylarını paylaştı. Ahmet Yaşar, afetlere karşı toplumun direncini artırmak, kentsel dönüşümü hızlandırmak ve sigorta mekanizmalarını hayata geçirmenin yalnızca bir kamu politikası olmadığını belirterek, “Ülkemizin geleceği için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Biz Maher Holding Sigorta Grubu olarak, uzun süredir dile getirdiğimiz önleyici sigortacılık misyonumuz gereği bu vizyonun tam merkezindeyiz. Quick Sigorta öncülüğünde Türkiye’de ilk kez uygulamaya aldığımız Bina Tamamlama Sigortası, kentsel dönüşümün ve yeni konut projelerinin güvence altına alınmasında kritik bir araçtır” dedi.

Bina Tamamlama Sigortası sayesinde vatandaşların sadece ev sahibi olmakla kalmayıp, aynı zamanda oturacakları konutun tamamlanacağına dair kesin bir güvence elde etiklerine dikkat çeken Yaşar, şunları söyledi:

“Bina Tamamlama Sigortası, yalnızca finansal bir poliçe değil; toplumun geleceğini, şehirlerimizin güvenliğini ve ekonomimizin sürdürülebilirliğini teminat altına alan bir mekanizmadır. Türkiye’nin önünde çok büyük bir kentsel dönüşüm ihtiyacı var. Bu dönüşümün sağlıklı ve güvenli şekilde gerçekleşebilmesi için bina tamamlama sigortasının yaygınlaştırılması artık kaçınılmazdır. Güçlü sermaye yapımız, uluslararası reasürans bağlantılarımız ve inovatif yaklaşımımızla bu alandaki öncü rolümüzü sürdüreceğiz.”

SİGORTA GÜVENCESİ GAYRİMENKUL SÜREÇLERİNE ENTEGRE EDİLDİ

MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz, lansmanda yaptığı konuşmada, iki yıl önce gerçekleşen halka arz sürecinde yatırım planları arasında yer alan QFlats projenin hem yatırımcılara hem de geleceğin şehir yaşamına değer katacağını söyledi. Kaçmaz, MHR GYO’nun, bu yıl tamamlanan sermaye artırımı ile şirket sermayesinin 1.24 milyar TL’ye yükseltildiğini ifade ederek, “Güçlü özkaynak yapımız ve sürdürülebilir büyüme stratejimiz ile, sigortacılık güvencesini gayrimenkul geliştirme süreçlerine entegre eden Sigortalı Proje Geliştiricisi olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.

Kaçmaz, MHR GYO tarafından geliştirilen QFlats projesinin, sektörde güçlü ve güvenilir paydaşların bir araya geldiği yeni nesil bir iş modeli ile hayata geçirildiğine de dikkat çekerek, “Proje, yatırımcılara güvenli ve sürdürülebilir bir yatırım fırsatı sunarken, kullanıcılarına da modern, konforlu ve sigorta güvencesiyle desteklenen bir yaşam alanı vadediyor” şeklinde konuştu.

ÜÇLÜ SACAYAĞI MODELİ GELİŞTİRİLDİ

MHR GYO Gayrimenkul Yatırımları ve Proje Geliştirme Komitesi Üyesi Emin Murat Kan, geliştirdikleri ilk konut projesi olan QFlats ile gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin öncülüğünü üstlendiklerini belirterek, “Bina tamamlama sigortasıyla desteklenen kurumsal modelimiz sayesinde, Türkiye’de konut üretiminde güven, şeffaflık ve sürdürülebilirliğe dayalı yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyoruz” dedi.

Emin Murat Kan, QFlats projesinde, gayrimenkul geliştirme görevini üstlenirken, tasarımı Tago Mimarlık, ana yükleniciliği ise Tepe İnşaat’ın yürüttüğünü kaydederek, şunları söyledi:

“Projede, Allianz Teknik, deprem performans analizlerini gerçekleştiriyor, Quick Sigorta bina tamamlama sigortasını sağlıyor, Corpus Sigorta ise tüm riskler ve sorumluluk sigortalarını üstleniyor. Denetim hizmetlerimiz ise Entegre Proje Yönetimi tarafından yürütülüyor. Bu güçlü iş birliğiyle, güven, kalite ve teknik mükemmeliyeti merkeze alan bir konsorsiyum oluşturduk. Türkiye’nin tek akredite deprem laboratuvarı olarak hizmet veren Allianz Teknik, proje kapsamında yapıların performans analizlerini gerçekleştirerek binalarımızın deprem güvenliğine ilişkin tüm endişeleri ortadan kaldırıyor. Türkiye’nin en itibarlı inşaat firmalarından Tepe İnşaat, sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübeyi QFlats projemize aktararak yapım kalitemizi uluslararası standartlara taşıyor.”

Bu yapı sayesinde geliştirici, müteahhit ve denetim mekanizmalarının bağımsız olarak konumlandığı üçlü saç ayağı modelinin hayata geçtiğine ve Türkiye standartlarının ötesinde bir sistem ortaya koyduklarına dikkat çeken Kan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ayrıca, arkamızda yer alan regüle sigorta şirketleri sayesinde yüzde 100 bitim garantisi sunarak sektörde benzersiz bir güven ortamı oluşturuyoruz. MHR GYO olarak, QFlats projesiyle Türkiye’de gayrimenkul üretiminde güven temelli, sigorta destekli yeni bir modelin temsilcisi olmayı hedefliyoruz. Tasarım aşamasından yapım sürecine kadar en yüksek kalite standartlarında, deprem ve yangın güvenliği başta olmak üzere tüm yasal yönetmeliklere tam uyumlu bu projemiz; sigorta temelli ve yüzde 100 bitim garantili yapısıyla gayrimenkul sektöründe yeni bir referans noktası olma özelliği taşıyor.”

MHR GYO HAKKINDA

Maher Yatırım Holding çatısı altında olan MHR GYO, sigorta şirketi iştiraki olan ilk GYO şirketi özelliğine sahip. 18 Ekim 2023 tarihinde Borsa İstanbul’da sermayesinin yüzde 25’i oranında işlem görmeye başlayan MHR GYO’nun sermayesinin yüzde 64,98’i Quick Sigorta’ya, yüzde 12,59’u Corpus Sigorta’ya ait ve geri kalan hisseler Borsa İstanbul’da işlem görüyor. MHR GYO’nun, sermayesi 1.24 milyar TL’ye, aktif büyüklüğü 8,26 milyar TL’ye, özkaynağı 6,9 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

Gayrimenkul yatırımı yeniden öne çıkıyor

0
Gayrimenkul yatırımı yeniden öne çıkıyor

Altın fiyatlarındaki dalgalanma ve faizlerdeki düşüş, yatırımcıların yeniden gayrimenkule yönelmesini sağlıyor. İzmir’deki Divan Residence projesindeki ‘0’ faiz ve özel fiyatlar gibi fırsat kampanyası, bu eğilimin somut göstergesi oldu.

Son dönemde hızla yükselen altın fiyatları, yatırımcıların kazançlarını realize etmeye sevk ederken, yeni yatırım alanlarına yönelmesine yol açıyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de faiz oranlarının düşüşe girmesi ise gayrimenkul sektörünü yeniden güvenli yatırım aracı olarak ön plana çıkarıyor. Bu tabloya somut bir örnek İzmir’deki Divan Residence projesinde yaşanıyor. Projede düzenlenen ‘sıfır faiz ve özel fiyatlar’ kampanyası sürecinde gelen ziyaretlerin büyük kısmını yatırım amaçlı talepler oluşturdu. Gayrimenkule yönelimin, yatırımcıların kira potansiyeli yüksek, kolay satılabilir ve değer artışı güçlü seçeneklere olan ilgisini ortaya koyuyor.

Yatırım amaçlı talep baskın

İçinde bulunduğumuz ekonomik konjonktür nedeniyle Divan Residence projesinde başlayan ‘0’ faizli vade seçenekleri ve özel fiyatlar gibi fırsat kampanyasına gelen yoğun talep, bu görüşü destekliyor. Diğer bir ifadeyle, başta yatırımcılar olmak üzere yaşam kalitesini yükseltmek isteyen alıcılar da Divan Residence projesini, yalnızca bugünün değil geleceğin de değerli yatırımları arasında konumlandırıyor.

Gayrimenkulün uzun vadeli istikrarını vurgulayan Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, “Altın trendi güçlü olsa da, yukarı yönlü hareketler bile kesintili olabilir. Gayrimenkul ise hem kira geliri hem de değer artışı potansiyeliyle yatırımcısına çift yönlü getiri sunuyor. Güvenli liman arayışındaki birçok kişi, Divan Residence’ı sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda uzun vadeli kazanç sağlayan güçlü bir yatırım fırsatı olarak görüyor. Türkiye’de konut fiyatlarının yıllık yüzde 25–30 bandında yükseldiği bir dönemde, gözünü yeniden gayrimenkule çeviren yatırımcıların gün geçtikçe artması ekonominin doğasında var” diyor.

“Türkiye’nin ekonomik şartlarında faizlerin düşüşe girmesi, gayrimenkul yatırımlarını daha erişilebilir hale getiriyor. Bugün Divan Residence projemizde gözlemlediğimiz tablo, önümüzdeki dönemde ülke genelinde daha güçlü şekilde görülecektir” şeklinde konuşan Umut Durbakayım, gayrimenkulün önümüzdeki süreçte yatırımcıların güvenli limanı olmayı sürdüreceğinin altını çizerken, konut finansman modellerinin çeşitlenmesi, geri ödeme vadelerinin uzaması ve faizlerin kademeli düşüş eğiliminin devamı halinde yatırımcıların gayrimenkul alımını güçleneceğini tahmin ediyor.

Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı (EVF 2025) başladı

0
Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı (EVF 2025) bugün görkemli bir açılışla başladı

Türkiye’nin enerji alanındaki en kapsamlı etkinliklerinden biri olan Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı (EVF 2025) bugün görkemli bir açılışla başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen açılış töreni, enerji sektöründe dönüşümün ve sürdürülebilir geleceğin kapılarını araladı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla start alan forumda ülkenin enerji politikalarındaki kararlılığı ve sürdürülebilir gelecek hedefleri bir kez daha öne çıktı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da fuar açılışında yaptığı konuşmada, enerji verimliliği odaklı stratejileri, finansman modellerini ve projeleri detaylandırdı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Enerjide Bağımsızlık ve Çeşitlilik En Temel Hedefimizdir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, enerji arz güvenliği, kaynak çeşitliliği ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, “Enerjinin ve enerji arz güvenliğinin, insanlığın en stratejik meselelerinden biri haline geldiği bir dönemdeyiz” diyerek, Türkiye’nin bu alanda attığı adımların hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Enerji tedarikinde tek bir ülkeye veya hatta bağımlı olmanın ciddi riskler doğurduğunu belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin enerji politikasının merkezinde çeşitlilik, yerli üretim ve yenilenebilir kaynaklara yatırımın bulunduğunu ifade etti. “Artan nüfus ve büyüyen ekonomimizle birlikte enerjiye olan ihtiyaç giderek artıyor; biz bu ihtiyacı karşılamak için çevreyle uyumlu, verimli ve sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz” diyen Erdoğan, enerji verimliliği alanındaki çalışmaların, Türkiye’nin gelecekteki enerji bağımsızlığının temelini oluşturduğunu söyledi. Erdoğan, ülke enerji politikalarında çeşitliliğe ve güvenli kaynaklara yönelmenin önemini vurgularken, forum ve fuarın bu sürece ivme kazandıracağına dair beklentisini dile getirdi.

Bakan Bayraktar’dan Enerji Verimliliği ve Yatırım Vurgusu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar konuşmasında, Türkiye’nin enerji verimliliği alanında son yıllarda kat ettiği ilerlemeye dikkat çekti. Bayraktar, “Enerji verimliliği, sadece enerji sektörünün değil, ekonominin tamamını etkileyen stratejik bir alandır. Bu alanda herkesin katkısına, farkındalığına ve katılımına ihtiyaç var” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 2017–2023 döneminde enerji verimliliği yatırımlarına yaklaşık 8,5 milyar dolar ayırdığını belirten Bakan Bayraktar, bu yatırımlar sayesinde primer enerji tüketiminde yüzde 14’lük verimlilik hedefinin gerçekleştirildiğini söyledi. Ayrıca, Dünya Bankası ile imzalanan 750 milyon dolarlık finansman anlaşmasının, Türkiye’nin enerji altyapısının modernizasyonu ve dijitalleşmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. “Önümüzdeki 30 yılda enerji talebimiz üç kat artacak. 

Bu nedenle, enerjiyi daha verimli kullanmak en temiz ve en ucuz kaynak olacaktır” diyen Bayraktar, Türkiye’nin yerli ve sürdürülebilir enerji yatırımlarına kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Stratejik Anlaşma ile Enerji Altyapısında Dönüşüm

Bugün gerçekleştirilen 11. Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı kapsamında, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ile Dünya Bankası arasında, Türkiye’nin elektrik iletim altyapısını modernize etmeyi hedefleyen yaklaşık 750 milyon dolarlık kredi anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, ülkenin enerji iletim sistemini güçlendirmek ve dijitalleştirmek açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında, iletim şebekesi güçlendirilecek ve yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu kolaylaştırılacak. Ayrıca, şebeke işletme ve yönetim sistemlerinin dijitalleştirilmesi ile enerji verimliliğinin artırılması ve şebeke yönetiminin iyileştirilmesi amaçlanıyor. TEİAŞ’ın teknik kapasitesini geliştirmek için sağlanan hibe desteği ise Türkiye’nin yüksek gerilim hatları ve yeni altyapı projeleri için fizibilite çalışmalarını kapsıyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, anlaşmanın Türkiye’nin enerji altyapısının modernizasyonu ve sürdürülebilir enerji hedeflerine ulaşılması açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, bu iş birliğinin hem ekonomik hem de teknolojik açıdan ülkenin enerji sektöründe önemli kazanımlar sağlayacağını belirtti.

Sektörün Önde Gelen İsimleri Bir Arada

EVF 2025’te kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarından yüzlerce uzman bir araya geldi. Gün boyu düzenlenen paneller, oturumlar ve teknik sunumlarda, enerji verimliliği, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji teknolojileri ve karbon azaltımı gibi konular masaya yatırıldı. Ziyaretçiler ayrıca, fuar alanında yer alan yenilikçi ürün ve teknolojilerin sergilendiği stantları gezerek enerji sektöründeki son gelişmeleri yakından inceleme fırsatı buldu.