Cumartesi, Haziran 27, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Babacan’dan Bayrama Özel Büyük Fırsat

0

Gayrimenkul sektöründe 22 yılı geride bırakan Babacan Yapı, bayrama özel başlattığı yeni kampanyayla konut sahibi olmak isteyenler için önemli bir fırsat sunuyor. Şirket, tüm Babacan projelerinde geçerli olacak şekilde peşinatsız ve faizsiz 24 ay taksit imkânı sağlayarak ulaşılabilir konut vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Bayrama özel hazırlanan kampanya kapsamında konut sahibi olmak isteyenler, peşinatsız ve peşin fiyatına 24 ay taksit avantajıyla Babacan projelerinden ev sahibi olabiliyor. Babacan Yapı’nın güçlü finansal yapısı ve özkaynak gücü sayesinde sunulan bu model, bankaya ihtiyaç duymadan konuta erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor.

Mehmet Babacan: “Ulaşılabilir Konut Modelini Güçlendirmeye Devam Ediyoruz”

Babacan Holding CEO’su Mehmet Babacan, kampanyaya ilişkin yaptığı değerlendirmede konuta erişimi kolaylaştıran finansman modelleri geliştirmeye devam ettiklerini belirtti.

Babacan, “Gayrimenkul sektörü uzun vadeli güven ve sürdürülebilir değer üretimi üzerine kurulu bir alan. Biz de Babacan Holding olarak 22 yılı aşkın süredir geliştirdiğimiz projelerde hem yatırımcımıza hem de konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza güçlü bir değer sunmaya odaklanıyoruz. Bayrama özel olarak başlattığımız kampanya ile peşinatsız ve peşin fiyatına 24 ay taksit imkânı sunarak konuta erişimi kolaylaştırmayı hedefledik” dedi.

İstanbul’un gelişen bölgelerinde hayata geçirdikleri projelerin yatırım açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Babacan, “Babacan Central, Port Royal ve Babacan Lagoon projelerimiz; konumları, mimari kaliteleri ve güçlü sosyal donatılarıyla hem yaşam hem de yatırım açısından yüksek potansiyel taşıyor. Özellikle merkezi lokasyonlarda geliştirdiğimiz projelerimizde yatırımcılarımızın orta ve uzun vadede güçlü bir değer artışı elde edeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ulaşılabilir Konutta Yeni Model

Sektördeki yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çeken Babacan Yapı, güçlü özsermayesi ve finansal yapısı sayesinde farklı ödeme modelleri geliştirmeye devam ediyor. Gayrimenkul sektöründe geliştirdiği projelerle öne çıkan marka, yeni kampanyasıyla hem yatırımcılar hem de konut sahibi olmak isteyenler için önemli bir fırsat sunuyor.

Bayram kampanyası kapsamında Babacan Yapı’nın İstanbul’daki öne çıkan projeleri Babacan Central, Port Royal ve Babacan Lagoon, avantajlı ödeme koşullarıyla yatırımcıların ve ev sahibi olmak isteyenlerin ilgisine sunuluyor.

Babacan Central: Şehrin Kalbinde Yaşam, Yatırım ve Prestij

İstanbul’un hızla değer kazanan bölgelerinden Beylikdüzü’nde konumlanan Babacan Central, modern mimarisi ve çok yönlü yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor.

Toplam 130 bin metrekare inşaat alanına sahip olan proje; konut, ticaret ve sosyal yaşamı bir arada sunan kapsamlı bir yaşam merkezi olarak planlandı.

Projede yer alan Beylikdüzü’nün ilk ve tek A Plus ofis konsepti, Meydan AVM alanı, tıp merkezi ve sosyal donatılar yatırımcılar için önemli avantajlar sunuyor. Teslimlerin Aralık 2026’da başlaması planlanan proje, hem yaşam hem de yatırım açısından güçlü bir alternatif oluşturuyor.

Ulaşım Avantajıyla Öne Çıkıyor

E-5 karayolu üzerinde konumlanan Babacan Central, metrobüs ve metro duraklarına yürüme mesafesinde bulunuyor. Bu merkezi konum sayesinde proje, İstanbul’un birçok noktasına kolay ulaşım imkânı sunarak şehir hayatında önemli bir zaman avantajı sağlıyor.

Port Royal: Şehrin Merkezinde Yeni Bir Yaşam

Babacan Yapı’nın dikkat çeken projelerinden Port Royal, toplam 5 blokta 814 daire ve 51 ticari üniteden oluşuyor.

1+0’dan 3,5+1’e kadar farklı daire tipleri sunan proje, geniş bir yaşam kitlesine hitap ediyor. E-5 ve Basın Ekspres yoluna paralel konumuyla ulaşım avantajı sağlayan Port Royal, metrobüse sadece 300 metre mesafede yer alarak şehir içi ulaşımı son derece kolay hale getiriyor.

Babacan Lagoon: İstanbul’un Yeni Yaşam ve Yatırım Noktası

İstanbul’un yükselen bölgelerinden 5. Levent’te hayata geçirilen Babacan Lagoon, modern mimarisi ve yatırım potansiyeliyle öne çıkıyor.

Toplam 36 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, 251 daireden oluşuyor ve 1+1’den 4+1’e kadar farklı yaşam seçenekleri sunuyor. “Hayatın Merkezi, Evinizin Önü” sloganıyla konumlanan Babacan Lagoon’un teslimlerinin Aralık 2027’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Merkeze Yakın Konumuyla Güçlü Yatırım Potansiyeli

TEM otoyolunun hemen yanında konumlanan Babacan Lagoon, İstanbul’un en önemli iş, finans ve yaşam merkezlerine yakınlığıyla yatırımcılar açısından güçlü bir değer artışı potansiyeli sunuyor. Proje; Tarihi Yarımada’ya yaklaşık 9 kilometre, Maslak ve Levent gibi İstanbul’un finans merkezlerine 9 kilometre, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne 11 kilometre, Taksim ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne 13 kilometre, İstanbul Havalimanı’na ise yaklaşık 35 kilometre mesafede yer alıyor. Bu stratejik konum, Babacan Lagoon’u yalnızca bir yaşam projesi değil, aynı zamanda İstanbul’un merkezine yakınlığı sayesinde uzun vadede yüksek prim potansiyeli sunan güçlü bir yatırım alternatifi haline getiriyor.

Ege Yapı’dan Konuta Erişimde Ezber Bozan Model!

0

Ege Yapı’nın 20. yılı kapsamında hayata geçirdiği 60 ay vadeli faizsiz ödeme modeli, konut talebini belirleyen temel unsurun finansman koşulları olduğunu somut verilerle ortaya koydu. 

Model, yalnızca 60 günde tam 60 adet konut satışı gerçekleştirerek mevcut finansman şartları nedeniyle beklemeye alınan talebin, uygun ve öngörülebilir ödeme yapısıyla hızla harekete geçebildiğini gösterdi.

Ege Yapı’nın 20. yılı kapsamında hayata geçirdiği 60 ay vadeli, 0 faizli ödeme kampanyası, konuta erişimde finansman engellerinin aşılmasına yönelik somut bir model ortaya koydu. Kampanya kapsamında son 60 günde yaklaşık 60 konut satışı gerçekleşirken, bu performans finansman maliyetinin alıcı kararları üzerindeki belirleyici etkisini açık biçimde ortaya koydu.

Krediye erişimin sınırlı olduğu ve faiz oranlarının talep üzerinde baskı yarattığı bir dönemde hayata geçirilen model, doğru yapılandırılmış finansman çözümlerinin konut alım kararını hızlandırdığını gösterdi. Ege Yapı’nın güçlü bilanço yapısı sayesinde sunulan faizsiz ve uzun vadeli ödeme imkânı, alıcılar için öngörülebilir ve sürdürülebilir bir maliyet yapısı oluşturdu.

Finansman, konuta erişimin ana belirleyicisi

Kampanya sürecinde elde edilen veriler, konuta erişimin yalnızca fiyat seviyeleriyle değil, finansman koşullarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Faiz yükünün ortadan kalkması, özellikle orta ve üst orta gelir grubundaki alıcıların karar süresini kısaltırken; konutun toplam maliyetine ilişkin belirsizlikleri de önemli ölçüde azalttı.

Erişilebilirlik, Doğru Finansmanla Mümkün

Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, finansman modellerinin sektördeki rolüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Bugün konut talebini belirleyen en kritik unsur finansmana erişim koşulları. Faiz oranlarının yükseldiği ve kredi kanallarının daraldığı dönemlerde alıcı açısından en büyük risk belirsizliktir. Ege Yapı olarak güçlü finansal yapımızı kullanarak bu belirsizliği ortadan kaldıran, öngörülebilir ve dengeli bir ödeme modeli geliştirdik. Uzun vadeli faizsiz ödeme imkânı yalnızca bir kampanya değil, sektörün daha sağlıklı işlemesine katkı sunan bir yaklaşımdır. Erişilebilir konut düşük kalite anlamına gelmez; gerçek erişilebilirlik doğru planlama, ölçek ekonomisi ve sürdürülebilir finansman modeliyle sağlanır.”

Kabadayı ayrıca konutun yalnızca bir barınma ürünü değil, şehirlerin ekonomik dayanıklılığı ve toplumsal dengesi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti.

Öngörülebilir Maliyet, Dengeli Talep

60 ay faizsiz ödeme modeli, alıcıların nakit akışını koruyarak toplam maliyeti net biçimde planlamalarına imkân tanıdı. Bu yaklaşım, kısa vadeli kampanya etkisinin ötesinde, piyasanın daha dengeli ve sürdürülebilir işlemesine katkı sağladı.

Ege Yapı, nitelikli üretim, doğru lokasyon seçimi ve uzun vadeli değer yaratma vizyonunu korurken; geliştirdiği finansman çözümleriyle piyasa koşullarına yön veren bir rol üstlenmeye devam ediyor.

DAP’tan yeni nesil kendi kendini ödeyen konut modelini sundu

0

Gayrimenkul sektöründe sanat eseri niteliğinde projeler üreten ve yatırımcı dostu yaklaşımıyla öne çıkan DAP Gayrimenkul Geliştirme, Yeni Levent projesinde ezber bozan bir kampanyaya imza attı.

“Yeni Nesil Konut Edinme” olarak adlandırılan bu kampanya; Emlak Konut güvencesiyle, sabit taksitlerle, konut sahibi olmayı kolaylaştırıyor.

KENDİ KENDİNİ ÖDEYEN MODEL

Örnek olarak; 10 milyon TL için sunulan modelde yatırımcıdan hiç peşinat talep edilmiyor. Projede altı ay sonra 1 milyon TL ve 12 ay sonra 1 milyon TL ara ödeme seçenekleri var. Kampanyada ayrıca vade farksız taksit avantajı sunuluyor. Bu plan, özellikle sermayesini kilitlemek istemeyen ve elindeki parayı kullanmaya devam etmek isteyen yatırımcılar için güçlü bir alternatif sunuyor.

FİNANSMAN YÜKÜ DENGELENİYOR

Kampanyanın temel mantığı net ve sade: Toplam konut bedeli ikiye ayrılıyor. Yüzde 50’si, Emlak Konut güvencesiyle faaliyet gösteren Emlak Konut Tasarruf Finansman Şirketi (TFŞ) üzerinden taksitlendiriliyor. Bu sayede yatırımcı, yüksek faiz yüküne girmeden, kontrollü ve planlı bir ödeme sistemine kavuşuyor.

HEMEN KİRA GETİRİSİ SAĞLAYAN TESLİM TAKVİMİ

Bu arada DAP Yeni Levent projesinin birinci etabında daire teslimleri hemen yapılabiliyor, ikinci etapta ise teslimler Haziran ayında başlıyor. Bu takvim yatırımcı için kritik bir avantaj sağlıyor: Konut, satın alındıktan kısa süre sonra kira geliri üretmeye başlıyor. Aylık ortalama 200 bin TL kira geliri potansiyeli bulunan örnek modeldeki daire, taksitlerin önemli bir bölümünü kendi kendine karşılayabiliyor.

YATIRIMCIYA NE SAĞLIYOR?

Yeni Nesil Konut Edinme Modeli yatırımcıya üç stratejik avantaj sunuyor: Birincisi peşinat avantajı… Başlangıçta yüksek nakit çıkışı yok. Yatırımcı likiditesini koruyor.

Bu yeni kampanya sayesinde yatırımcılar; konut satın alırken mevduat, borsa, altın, emtia ya da kendi işlerinde değerlendirdikleri varlıklarını bozmadan kullanabilecek. Bu varlıklardan elde edilen gelirle aylık taksitlerin yaklaşık yarısı karşılanabilecek ve alıcılar 36 ay boyunca ödemelerini rahatlıkla sürdürebilecek.

KENDİ KENDİNİ ÖDEMEYE BAŞLIYOR

Haziran sonrası, konut teslimleriyle birlikte devreye giren kira geliriyle aylık taksitlerin önemli kısmı, (potansiyele bağlı olarak yarısı hatta daha fazlası) sistem tarafından finanse ediliyor. Başka bir ifadeyle; konut kendi kendini ödemeye başlıyor.

ALIR ALMAZ KAZANDIRAN KAMPANYA

DAP Gayrimenkul Geliştirme’nin yeni kampanyasında yatırımcı; sermayesini koruyor, likiditesini de kaybetmemiş oluyor. Üstelik kira geliriyle desteklenen dengeli bir ödeme avantajını da yakalıyor. DAP’ın bu yeni kampanyası sayesinde yatırımcı, sermayesini çalıştırmaya devam ederken, daha ilk günden kazanmaya başlıyor.

Borsa İstanbul’da gong Luxera GYO için çaldı

0

Köklü geçmişinden gelen tecrübesini İstanbul’un gözde lokasyonlarında geliştirdiği gayrimenkul projelerine taşıyan Luxera GYO, başarılı bir talep toplama sürecinin ardından Borsa İstanbul’da düzenlenen gong töreniyle işlem görmeye başladı.

Gayrimenkul sektörünün önde gelen şirketleri arasında yer alan Luxera Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Luxera GYO), Borsa İstanbul’da çalan ilk gongla sermaye piyasalarına adım attı. Tera Yatırım liderliğinde 2-3-4 Mart tarihlerinde gerçekleşen talep toplama sürecini başarıyla tamamlayan şirket, 10 Mart 2026 itibarıyla, LXGYO koduyla Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı.

Luxera GYO’nun gong törenine Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emad Ragab, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cemal Süleyman, Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Berra Doğaner, Yönetim Kurulu Üyesi M.Emin Oran, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Erdoğan, Genel Müdür Münir Köndel, Mali İşler Direktörü İnal Dinçer ve Tera Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Furkan Gün, Luxera GYO çalışanları ve çok sayıda davetli katıldı.

Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun törende yaptığı konuşmasında “Konut ve ticari alan projeleri projeleri geliştirmeye odaklanmış olan değerli şirketimiz, portföyünü istikrarlı bir şekilde genişletmeye devam ederken, gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüşerek ve bugün Borsamızda işlem görmeye başlayarak yeni bir büyüme dönemine adım atmıştır. Böylece daha kurumsal bir yapıya ve daha güçlü bir finansal zemine kavuşmuştur. Halka arzdan elde ettiği gelirle yeni projelerini hayata geçirmeye devam edecektir. Bu stratejik karardan dolayı Şirketin değerli yöneticilerini tebrik ediyorum. Bu nedenle, halka arzda emeği geçen herkese, tüm şirket çalışanlarına ve aracı kuruma teşekkür ediyorum. Bu halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Luxera GYO’ya Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum” ifadelerini kullandı.

Güçlü ve dengeli bir büyüme modeli

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, halka arzın Luxera GYO için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek “11 yıl önce büyük bir inançla başlattığımız yolculuğumuzu, 2024’te tamamladığımız GYO dönüşüm süreciyle daha güçlü ve kurumsal bir zemine taşıdık. Bugün ise yılların emeğini, birikimini ve tecrübesini sermaye piyasalarıyla buluşturmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Luxera GYO’nun kurulduğu günden bu yana İstanbul’un merkezi ve gelişen lokasyonlarında nitelikli konut ve ticari gayrimenkul projeleri geliştirdiğini söyleyen Taş, “Her bir projemizi bulunduğu bölgenin ihtiyaçlarını gözeterek planladık; yatırımcılarımıza sürdürülebilir değer üretmeyi temel hedef olarak benimsedik. Bugün 7 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğümüzle, güçlü ve dengeli bir büyüme modelini kararlılıkla sürdürüyoruz” diye konuştu.

Varış değil, başlangıç noktası”

Sermaye piyasalarındaki bu ilk günü, bir varış noktası değil, güçlü bir başlangıç olarak gördüklerini ifade eden Taş, şunları söyledi:

“Biz halka arzımızın, finansal bir adımın ötesinde; yatırımcılarımızla kuracağımız uzun vadeli, güçlü ve güvene dayalı bir ortaklığın temeli olacağına inanıyoruz. Halka arzdan elde edeceğimiz gelirin büyük kısmını yeni ve mevcut projelerimizin finansmanında kullanmayı planlıyoruz. Böylece şirketimiz için sürdürülebilir bir büyüme sağlarken hem yatırımcılarımız hem de Luxera GYO’dan ev alanlar için değer yaratmak istiyoruz. Bize inanan ve güvenen tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz.”

Dinamik bir GYO”

Tera Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Furkan Gün de güçlü bir geçmişe sahip olan Luxera GYO’nun her seviyede aktif projesi bulunan ve yeni işler geliştiren, dinamik bir GYO olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın güncel beklenti anketi sonuçlarına göre, Türkiye’de hane halkının yüzde 30’unun yatırım olarak ev, dükkan, arsa gibi varlıkları almayı tercih ettiklerini kaydeden Gün, “Anket sonuçlarında gayrimenkulün en çok tercih edilen ikinci varlık sınıfı olduğu görülmektedir. Bununla birlikte ülkemizdeki konut sahiplik oranı yüzde 57 iken Avrupa Birliği’nde bu oranın yüzde 70’lerde olduğu bilinmektedir. Böylesi bir talebin ve potansiyelin olduğu ülkemizde, İstanbul’un en hızlı büyüyen bölgelerinde yer alan 11 projesi, 7 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğü, uluslararası satış ve yatırım tecrübesi ile Luxera GYO, gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı haklara yatırım yapmak isteyen tasarruf sahipleri için önemli bir fırsat sunmaktadır” dedi. Şirketin Borsa İstanbul’da işlem görmesiyle birlikte, farklı tasarruf seviyelerine sahip yatırımcıların, bu kurumsal yapıya esnek biçimde yatırım yapma imkânına kavuşacaklarını vurgulayan Gün “Bu sayede yatırımcılar, Luxera GYO’nun sunduğu değer potansiyeline, sermaye piyasalarının sağladığı likidite avantajıyla ulaşma imkânı bulacaklar” diye konuştu. Gün, Luxera GYO’nun halka arzına 7,1 kat talep gösteren 910 bin 128 yatırımcıya teşekkür ettiklerini de sözlerine ekledi.

Folkart Orion’da ön satış başladı

0
Folkart Orion’da ön satış başladı

Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart, çok büyük bir yatırımla hayata geçirdiği Orion projesinde ön satış başladı. Ön satışın ilk gününde yoğun bir ilgi gören Folkart Orion, Alsancak yönünde Altınyol-Ankara Asfaltı’nın kesiştiği noktada, İzmir’de hayatın yeni merkezi olarak konumlanıyor. Folkart Orion; konut, 5 yıldızlı otel, otelden hizmet alma ayrıcalığına sahip rezidanslar, ofisler, mağazalar, gastronomi odaklı restoranlar, donanımlı özel bir hastaneden oluşan etkili ve güçlü karma yapısı ile İzmir’in en büyük projesi olacak. 

İzmir’de hayata geçirdiği nitelikli projelerle, kentin estetik silüetine yön veren, mimari çizgisine katkı sağlayan Folkart, yeni projesi Orion’un ön satış sürecini başlattı. Folkart Orion, Türkiye’nin en iddialı karma projesi olma özelliği de taşıyor. Proje konumuyla “İZMİR’DE HAYATIN YENİ MERKEZİ” olarak öne çıkıyor. Bu süreçte ‘PRE-LANSMAN’ın ciddi avantajlarından faydalanmak isteyenlerin, projeye ilk ön satış gününde gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle, Orion’un deneyim ofisi haftanın yedi günü saat 22.00’ye kadar ziyarete açık kalacak. 

Alsancak ile Bayraklı hattında, İzmir’de hayatın yeni merkezi olarak öne çıkan bölgede konumlanan Orion; ölçeği, yatırım büyüklüğü ve karma yapısıyla, kentin gelişim aksında dikkat çeken yeni bir referans noktası olarak yükseliyor. Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, kentin silüetine ve yaşam kültürüne yön veren projeler geliştirmeye devam ettiklerini belirterek, “Orion, yalnızca ölçeğiyle değil; taşıdığı vizyon ve üstlendiği fonksiyon çeşitliliğiyle Folkart imzasını en güçlü şekilde yansıtan projelerimizden biri. İzmir’in yeni merkezinde yükselen Orion’un hem yaşam hem de yatırım açısından kentin en güçlü adreslerinden biri olacağına inanıyoruz. Ön satış süreciyle birlikte bu yeni dönemin parçası olmak isteyen herkesi Orion’u yakından tanımaya davet ediyoruz” dedi. 

Folkart Orion, 45 bin metrekare arazi üzerinde hayata geçiriliyor. Sekiz dönümü, çok donanımlı özel bir hastane için ayrılan projede, hastane 53 bin metrekarelik bir zemin üzerinde şekilleniyor. Projenin toplam inşaat alanı ise 360 bin metrekareye ulaşıyor. Bu büyüklük, Folkart Orion’u İzmir’in en büyük karma yaşam projesi haline getirirken, Türkiye’nin de en iddialı projelerinden biri konumuna taşıyor. Adını, gökyüzünde yön bulma özelliğiyle bilinen Orion takım yıldızından alan proje, bulunduğu bölgede de benzer bir merkez etki yaratmayı hedefliyor.

Yedi Fonksiyon, Tek Bir Yaşam Kurgusu

Folkart Orion; konut, rezidans, 5 yıldızlı otel, ofis, mağazalar, restoranlar ve hastane olmak üzere yedi farklı fonksiyonu bir araya getiriyor. Bu yapı, projeyi yalnızca bir konut yatırımı olmaktan çıkarıyor; yaşam, çalışma, konaklama, sosyal yaşam ve sağlık fonksiyonlarını aynı merkezde buluşturan bütüncül bir şehir parçasına dönüştürüyor. Projede, farklı yaşam beklentilerine hitap eden zengin bir konut çeşitliliği sunuluyor. 1+1 Residence’lardan başlayarak özel bahçeli Garden Residence’lara, geniş 4+1 dairelerden özel havuzlu 5+1 ve 6+1 Penthouse’lara kadar uzanan bu çeşitlilik hem yatırımcılara hem de uzun süreli yaşam planlayanlara hitap ediyor.

5 Yıldızlı Otel ve Congierge Hizmetli Rezidanslar

Proje bünyesinde yer alacak 5 yıldızlı otel, Marriott International çatısı altındaki Le Méridien markasıyla hayata geçiriliyor. Uluslararası standartlarda hizmet verecek otel, bölgenin konaklama kapasitesine yeni bir kalite seviyesi eklemeyi amaçlıyor. 

Otel bloğunda konumlanan özel rezidanslar ise farklı bir yaşam deneyimi sunuyor. Bu bloktaki konut sahipleri, eğer isterlerse congierge hizmetlerinden yararlanabilecek. Böylece günlük yaşam ile otel konforu aynı çatı altında buluşturulacak. 

Bütünlüklü, Seçkin ve Kontrollü Bir Konsept

Proje bütüncül bir yaşam senaryosu çerçevesinde planlanıyor. Gastronomi ve sosyal yaşamın merkezde yer aldığı bu ana hat, projeye ayrı bir dinamizm kazandıracak şekilde tasarlanıyor.

Sağlık Fonksiyonu: Projenin Tamamlayıcı Unsuru

Donanımlı, gelişmiş, tıbbi bütün alanlarda hizmet verecek özel hastane alanı, projeyi klasik karma yapı anlayışının ötesine taşıyor. Sağlık fonksiyonunun proje içinde konumlanması, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaşam kurgusunun önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.

İki Etaplı Gelişim Takvimi

Proje iki etap halinde geliştiriliyor. Ön satışa sunulan ilk etabın Eylül 2028’de tamamlanması planlanıyor. Konutların yanı sıra otel, özel rezidanslar ve ofis alanlarının yer alacağı ikinci etabın tesliminin Haziran 2029’da gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Folkart Orion, ölçeği, yatırım büyüklüğü ve fonksiyon çeşitliliğiyle İzmir’in yeni merkezinde yükselen en büyük projelerden biri olarak dikkat çekiyor. Türkiye genelinde de iddialı projeler arasında gösterilen Orion, ön satış süreciyle birlikte kentin gelişim aksında yeni bir dönemi işaret ediyor.

Mimari Proje: Global Tasarım Anlayışıyla Şekillenen Bir Kurgu

Mimari projesi dünyaca ünlü Tago Mimarlık tarafından geliştirilen Folkart Orion, global tasarım anlayışı, zamansız çizgileri ve dünya trendlerinden ilham alan yaklaşımıyla kurgulanıyor. Projede mimari dil, yalnızca estetik bir tercih olarak değil; uzun vadeli değer üreten, dönemsel akımlardan bağımsız bir tasarım anlayışı çerçevesinde ele alınıyor. Yapı kütlelerinin yerleşimi, açık alanlarla birlikte bütüncül bir kompozisyon oluşturacak şekilde planlanırken, toplam 26.000 metrekarelik yeşil alan, bu mimari yaklaşımın temel unsurlarından biri olarak projeye entegre ediliyor. 

Şehrin merkezinde konumlanan Orion’da, 20.000 bin metre kareyi aşan bu yeşil alan, yaşam kalitesini artıran özel peyzajı ile yalnızca görsel bir unsur değil; yaşamın gündelik akışına eşlik eden, nefes alan, dinginleştirici bir çevre anlayışıyla tasarlanıyor. Global ölçekte yükselen karma yaşam projelerindeki çağdaş planlama anlayışını İzmir’e taşıyan Orion, mimari diliyle de bulunduğu bölgenin yeni referans noktalarından biri olmayı hedefliyor.

Uluslararası Standartlarda Yapısal Güvenlik 

Folkart Orion, yalnızca fonksiyon çeşitliliğiyle değil, güçlü mühendislik altyapısıyla da öne çıkıyor. Proje; Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ve uluslararası yüksek yapı standartları doğrultusunda, performans bazlı mühendislik yaklaşımıyla tasarlanıyor ve doğrulanıyor. 250 metreye varan derin sondaj çalışmaları, 50 metreye ulaşan baret kazık uygulamaları ve kapsamlı zemin iyileştirme süreçleriyle yapısal güvenliği en üst seviyeye taşıyor. Taşıyıcı sistemi Amerikalı THORNTON TOMASETTI gibi uluslararası bağımsız uzman kuruluşlarca denetleniyor; yapının rüzgâr davranışı ise yurt dışında gerçekleştirilen rüzgar tüneli testleriyle analiz edilerek mühendislik hesaplarına entegre ediliyor. Folkart Orion’da teknik altyapı, uzun vadeli değer ve güvenlik anlayışının temel unsuru olarak konumlanıyor

İzmir’in Yeni Merkezi: MİA

Orion’un da yer aldığı MİA (Merkezi İş Alanı) bölgesi, İzmir’in gelecekteki kent yapılanmasında belirleyici bir rol üstleniyor. Yaklaşık 470 hektarlık planlı gelişim alanı olarak kurgulanan MİA, yalnızca yeni yapılaşma alanı değil; çok fonksiyonlu, 7/24 yaşayan bir şehir merkezinin temelini oluşturuyor. Tamamlandığında A sınıfı konut ve ofis stokunun arttığı, finans, teknoloji, sağlık ve hizmet sektörlerinin yoğunlaştığı bir merkez olarak konumlanması öngörülen MİA, İzmir’in “tatil ve liman kenti” algısına ek olarak “iş ve yatırım kenti” kimliğini güçlendirecek bir dönüşüme işaret ediyor. Bu çerçevede Folkart Orion, yalnızca bir proje olarak değil; İzmir’in yeni merkezinde şekillenen kentsel dönüşümün güçlü bir bileşeni olarak öne çıkıyor.

Fuzul, Müşteri Memnuniyetinde Sektör Liderliğini Ödülle Taçlandırdı 

0
Fuzul, Müşteri Memnuniyetinde Sektör Liderliğini Ödülle Taçlandırdı


Tasarruf finansman sektörünün 34 yıllık köklü kuruluşu Fuzul, sunduğu müşteri deneyimi ve en yüksek müşteri memnuniyeti performansıyla 11. A.C.E. Awards’ta kendi alanında Diamond Ödülü’nü kazandı.

Müşteri deneyimini iş süreçlerinin merkezine koyan markaların ödüllendirildiği A.C.E. Awards (Achievement in Customer Excellence), bu yıl da 60 farklı sektörden önde gelen markaları bir araya getirdi. 

Şikayetvar platformunun 1,5 milyonun üzerindeki anket sonuçlarını, şikayet verilerini ve pazar paylarını baz alarak hazırladığı Müşteri Deneyim Endeksi araştırmasında Fuzul, tasarruf finansmanı sektörünün en yüksek müşteri memnuniyetine sahip markası olarak 11. A.C.E. Awards’ta Diamond Ödülü’ne layık görüldü.

Fuzul, şikayet yönetmenin ötesine geçerek her geri bildirimi gelişim fırsatına dönüştüren müşteri deneyimi yaklaşımı, şikayeti memnuniyete dönüştürme başarısı ve sürdürülebilir iletişim stratejisiyle müşteri memnuniyetinde tasarruf finansman sektörünün lideri oldu.

Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Stratejik Satış ve Müşteri Yönetimi Müdürü Yusuf Atay, kazanılan başarının arkasındaki kurumsal yaklaşımı şu sözlerle ifade etti: “Türkiye ekonomisinde kendine güçlü bir yer edinen tasarruf finansmanı güven üzerine kurulu bir model ve bu güveni sürdürülebilir müşteri memnuniyetiyle güçlendirmek en temel önceliğimiz. A.C.E. Awards’ta elde ettiğimiz Diamond Ödülü, müşterilerimizin geri bildirimlerini doğru analiz ettiğimizin ve çözüm odaklı yaklaşımımızın güçlü bir göstergesi. Bu başarı, müşterilerimizin bize duyduğu güvenin ve bu güveni titizlikle temsil eden çalışma arkadaşlarımızın özverisinin bir sonucudur.”

Luxera’dan Dev Yatırım Adımı

0

Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinden Luxera GYO, konut sektöründeki birikimini sermaye piyasalarına taşımaya hazırlanıyor. 7 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüne sahip şirketin halka arzında talep toplama tarihleri, 2-3-4 Mart olarak belirlendi. Luxera GYO, Tera Yatırım liderliğinde gerçekleşecek olan halka arzın detaylarını ve gelecek dönem planlarını düzenlediği bir basın toplantısıyla paylaştı. Toplantı Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emad Ragab, Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Süleyman ve Tera Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Furkan Gün’ün katılımıyla gerçekleştirildi.

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, 2015 yılında, Luxera Gayrimenkul adıyla faaliyet başlayan Luxera GYO’nun güçlü sermaye yapısı, estetik odaklı mimari anlayışı ve sürdürülebilir şehircilik vizyonuyla kısa sürede sektörde güven inşa ettiğini söyledi. 2024’ün Mayıs ayında GYO’ya dönüşerek kurumsal kimliğini daha da güçlendiren şirketin yeni bir büyüme fazına geçtiğini kaydeden Taş, “Halka arzımızla birlikte bilinirliğimizi ve tanınırlığımızı daha da artacağız. Aynı zamanda şirketimizin en büyük değerlerinden biri olan şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini halka açık bir şirket olarak daha güçlü bir şekilde hayata geçirebileceğiz” dedi.

Şehirle bütünleşen yaşam alanları

Luxera GYO’nun sadece konut değil, aynı zamanda şehirle bütünleşen yaşam alanları, değer yaratan ticari yapılar ve sosyal merkezler üretme hedefiyle hareket eden bir şirket olduğunu vurgulayan Taş, “Hayatı kolaylaştıran çözümler sunmayı ilke edinerek şehrin farklı lokasyonlarında, farklı müşteri kitlelerine hitap eden özgün yapılar geliştiriyoruz. Şehir planlama alanında uzmanlaşmış bir proje geliştirme ekibine sahibiz. Lokasyonu temel seçim kriteri olarak ele alıyor; mimari konsept ve verimlilik analizindeki uzmanlığımızı disiplinli bir tasarım yaklaşımıyla bütünleştiriyoruz. Ayrıca, yurtiçi ve yurt dışındaki iş ortaklarımızın da birikiminden faydalanarak yaşam kalitesini artıran, trendlere yön veren ve yatırımcılarımıza yüksek kâr getirme potansiyeline sahip projeler hayata geçiriyoruz” diye konuştu.

Sermaye piyasasına adım atmanın Luxera GYO için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Ramazan Taş, şunları söyledi:

“Katılım endeksi kriterlerine uygun yatırım imkanı sunuyoruz”

“Halka arzımız şirketimiz, yatırımcılarımız ve Luxera GYO’dan gayrimenkul alan müşterilerimiz için yüksek değeri yaratacak projelerimizi fonlamamızı sağlayacak önemli bir kaynak oluşturacak. Halka arzdan elde edeceğimiz gelirin, en az yüzde 85 olacak şekilde büyük bir kısmını mevcut ve yeni projelerimizin finansmanında kullanmayı planlıyoruz. Gelirimizin yüzde 15’ini geçmeyecek bir bölümü ile de işletme sermayemizi güçlendirmek ve faaliyet giderlerimiz için bir kaynak oluşturmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde, şirketimiz için sürdürülebilir bir büyüme sağlarken kendi yatırımlarımızın yanı sıra, yatırımcılarımızın yatırımlarını da güvenle büyütmelerine olanak tanımayı hedefliyoruz. Luxera GYO olarak faaliyetlerimizi katılım endeksi kriterlerine uygun şekilde yürütüyoruz. Faizsiz finans prensiplerine uygun yapımız sayesinde, farklı yatırım tercihleri bulunan yerli ve yabancı yatırımcılar için alternatif bir yatırım imkânı sunuyoruz. Yatırımcılarımıza yalnızca değer artışı potansiyeli değil, düzenli temettü dağıtımı yaklaşımımız çerçevesinde uzun vadeli ve sürdürülebilir bir getiri hedefi sunmayı amaçlıyoruz.”

“Planladığımız projeler yarınımızın göstergesi”

Ağırlıklı olarak konut alanında faaliyet gösterdiklerini ifade eden Taş, “GYO dönüşümünü gerçekleştirmeden önce Luxera Residence’ı, ardından Luxera Meydan, Luxera Güneşli ve Luxera Bahçelievler, Luxera Nevbahar ve Luxera Bahçeport projelerini hayata geçirdik. Bu projelerle birlikte bini aşkın konut ve ticari ünitenin inşasını gerçekleştirdik. Projelerimizin her biri bulunduğu bölgede yaşam kalitesini yükselten, yerel ekonomiye katma değer sağlayan ve yatırımcıya sürdürülebilir getiri sunan nitelikli yapılardır. NEW ERA 2030 vizyonumuz kapsamında Luxera GYO; veri temelli planlama, yapay zekâ destekli analiz süreçleri, dijital şantiye yönetimi ve sürdürülebilir tasarım anlayışımızla projelerimizi ileri teknolojiyle dönüştürüyoruz. Tamamlanan projeler geçmişimizin, devam eden projeler bugünümüzün, planlanan projeler ise yarınımızın göstergesidir” dedi. 

Modern yaşamın ihtiyaçlarına cevap veren projeler

Şu anda devam eden 5 projeleri bulunduğunu kaydeden Taş, “Her biri bulunduğu bölgenin dinamiklerine özel olarak geliştirilmiş, mimarisi ve fonksiyonlarıyla dikkat çeken projelerimizden Luxera Towers, Basın Ekspres’te modern şehir yaşamına uygun bir karma proje olarak konumlanıyor. Proje 369 konut ve 87 ticari birimden oluşuyor. Kayaşehir’in yenilikçi ve doğal yaşam temalı projelerinden biri olan Luxera Nevbahar Life’da 193 konut ve 14 ticari ünite yer alıyor. Kısa süre önce lansmanını gerçekleştirdiğimiz Luxera Topkapı ise modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veren üç farklı fonksiyonu bir araya getiriyor. 5 bin 396 metrekare arsa üzerinde 13 katlı iki blok halinde tasarlanan Luxera Topkapı’da 238 konutun yanı sıra ofisler ve cadde mağazaları bulunuyor” diye konuştu.

İki yeni projede de planlama aşamasını tamamlayıp ön talep dönemine başladıklarını anlatan Ramazan Taş, “Sultanbeyli’de projelendirdiğimiz Luxera Sultanbeyli projesi, 445 konut ve 13 ticari üniteden, Başakşehir’de hayata geçireceğimiz Luxera Nevbahar Suites ise 79 konut 9 ticari üniteden oluşuyor” açıklamasında bulundu.

“Amacımız uzun vadeli ve istikrarlı değer üretmek”

Luxera GYO’nun satış performansının ise istikrarlı şekilde devam ettiğini belirten Ramazan Taş, şöyle devam etti:

“Yurtiçindeki etkin satış organizasyonumuzun yanı sıra, yurtdışında kurduğumuz güçlü acente iş birlikleri sayesinde projelerimize hem yerli hem de yabancı yatırımcılardan dengeli bir ilgi görüyoruz. Uzun yıllara dayanan güven ilişkisine sahip olduğumuz acente ağı, markamızın uluslararası pazarlarda bilinirliğini ve güvenilirliğini destekleyen önemli bir unsurdur.

Yurtiçi pazardaki güçlü konumumuzu korurken uluslararası iş birliklerimizi de kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisi çerçevesinde yönetiyoruz. Amacımız; sağlam finansal yapımız ve düzenli temettü dağıtımı yaklaşımımız doğrultusunda yatırımcılarımıza uzun vadeli ve istikrarlı değer üretmektir.”

Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görecek

Luxera GYO’nun Tera Yatırım liderliğinde toplam 38 (Tera Yatırım dahil) aracı kurumun katılımıyla yapılacak olan halka arzında pay başına fiyat ise 12,05 TL olarak belirlendi. Halka arzda şirketin çıkarılmış sermayesinin 240 milyon TL’den 330 milyon TL’ye çıkarılması nedeniyle artırılacak 90 milyon TL nominal değerli pay ve ortakların sahip olduğu 30 milyon TL nominal değerli pay olmak üzere toplam 120 milyon TL nominal değerli payın satışa sunulacak. Halka arzda payların yüzde 40’ı yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurtiçi yüksek başvurulu bireysel yatırımcılara, yüzde 25’i yurtiçi kurumsal yatırımcılara, yüzde 25’i ise yurtdışı kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek. Hisseleri, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görecek olan Luxera GYO’nun halka açıklık oranı ise yüzde 36,36 olacak.

Rönesans GY’den %37’lik Artış

0

Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırımcısı Rönesans Gayrimenkul Yatırım, yüksek doluluk oranları, enflasyonun üzerinde gerçekleşen kiracı ciro artışı ve disiplinli finansal yapısıyla düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırarak, 2025 yılını 212 milyon Euro ile kapattı. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında hisselerinin tamamını satın aldığı İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet bilançoya 22,4 milyon Euro’luk ek operasyonel gelir sağladı. 

Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş. (RGY), İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım gurubu olmayı sürdürüyor. Yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması, enflasyona karşı korumalı gelir yapısı, düşük borçluluk seviyesi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile uzun vadeli paydaş değeri yaratma kapasitesini devam ettiren RGY, kaliteli portföy yapısı, operasyonel disiplin ve finansal gücüyle Türkiye’de perakende gayrimenkul sektöründeki liderlik konumunu koruyor. 

Serbest nakit akışı yaratma kapasitemiz 150 milyon Euro

RGY Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, şirketin güçlü nakit üretim kapasitesinin uzun vadeli stratejisinin temelini oluşturduğunu belirterek, “Yıllık 150 milyon Euro’nun üzerindeki serbest nakit akışımız, portföyümüzün gücünü ve sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesini ortaya koyuyor. Bu sayede büyümemizi finanse edebiliyor, hissedarlarımıza düzenli temettü sunabiliyor ve sağlam bilanço yapımızı koruyabiliyoruz” dedi.

Son yıllarda pandemi, önemli düzenleyici değişiklikler, depremler ve dalgalı ekonomik koşullara rağmen RGY’nin operasyonel gücünü ve finansal sağlamlığını koruduğunu vurgulayan Kayaalp, bu dayanıklılığın dikkatli yönetim anlayışı, yüksek kaliteli varlık portföyü ve disiplinli risk yaklaşımının sonucu olduğunu ifade etti. Alışveriş merkezlerinde 28 binden fazla kişiye istihdam ekosistemi yaratıldığını ve her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını belirten Kayaalp, şirketin 2030 yılına kadar portföyünün tamamında yenilenebilir elektrik kullanmayı hedeflediklerini, 2026 yılını ise “Su Yılı” ilan ederek su verimliliği çalışmalarını hızlandırdıklarını söyledi.

Kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapısı reel gelir artışını destekliyor

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar ise, uzun vadeli paydaş değeri yaratım stratejilerinin reel kazanç büyümesi, düzenli ve artan nakit akışı ve operasyonel mükemmeliyet üzerine kurulu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapımız, reel gelir artışımızı destekliyor. Güçlü kiracı ilişkilerimiz ve yüksek doluluk oranımız, düzenli ve öngörülebilir nakit akışımızın temelini oluşturuyor. Türkiye’de yeni ve büyük ölçekli alışveriş merkezi arzının sınırlı olması da mevcut varlıkların değerini artırırken, performanslarını da yükseltiyor. Bu da hem finansal hem kiracı portföyü hem de ziyaretçi sayısı olarak bize olumlu yansıyor.” 

2025 yılı itibariyle temettü dağıtımına başladıklarını hatırlatan Yağmur Yaşar, sürdürülebilir nakit üretimi doğrultusunda ilerleyen dönemlerde temettü tutarının kademeli olarak artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında brüt aktif değerinin 3,6 milyar Euro’ya ulaştığını, net aktif değerinin ise 3,1 milyar Euro olduğunu anlatan Yaşar, “2025 yılında net borç/FAVÖK oranımız 2,5 seviyesine geriledi. Faiz karşılama oranımız ise 6,4 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bize kredi işlemlerinde sürdürülebilir bir iyileşme olduğunu net olarak gösteriyor” diye konuştu. 

Portföyümüzün kalitesi sürekli artıyor

Büyüme stratejilerinin seçici, disiplinli ve değer artırıcı yatırımlara dayandığına dikkat çeken Yaşar, “Nitelikli satın almalar ve geliştirme projeleriyle portföyün kalitesi sürekli olarak artırılıyor. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet alışveriş merkezlerinin tamamının satın alınması, portföyün gelir tabanını daha da sağlamlaştırdı. Bu varlıklar, güçlü ziyaretçi trafiği, yüksek doluluk oranı ve istikrarlı kiracı yapısı sayesinde portföyümüze anında katkı sağladı. Bu arada inşaatı devam eden Maltepe Park konutlarının yüzde 18’i satıldı. Proje kapsamında 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler de yer alacak. Antalya Konyaaltı ve İstanbul Ümraniye’de bulunan arsalarımız da uygun piyasa koşullarında geliştirilmeye hazır durumda” dedi.

114 milyon ziyaretçi ağırladık

2026 yılında da operasyonel performansın korunacağının ve sürdürülebilir büyümenin devam edeceğinin altını çizen Yaşar, “Enflasyona endeksli kira yapısı ve ciro bazlı kira modeli sayesinde gelir artışının devam etmesini öngörüyoruz. Şirketimiz, güçlü bilançosu ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde hem ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı kalmayı hem de fırsatları değerlendirmeyi hedefliyor” diye konuştu.

RAMS Park House Maslak’ta “İyi Ki” Dedirten Yatırım Fırsatı 

0
RAMS Park House Maslak’ta “İyi Ki” Dedirten Yatırım Fırsatı

RAMS Türkiye’nin yeni projesi RAMS Park House Maslak’ta, 3 milyon 900 bin TL’den başlayan peşinat ve 48 ay vadede sıfır faiz imkânı ile “İyi Ki” dedirten yatırım fırsatı sunuluyor. 1+1’den 4+1’e uzanan geniş konut seçenekleri bulunan projenin, 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.

Gayrimenkul sektörünün öncü markalarından RAMS Türkiye, İstanbul Maslak’ta hayata geçirdiği RAMS Park House Maslak projesiyle yatırımcılara “İyi Ki” dedirten fırsatlar sunuyor. Erişilebilir ve sürdürülebilir avantajlı ödeme seçenekleri ile dikkat çeken projeden konut sahibi olmak isteyenlere; 3 milyon 900 bin TL’den başlayan peşinat ile 48 ay vadede sıfır faiz imkânı sağlanıyor. 1+1’den 4+1’e, teraslı, balkonlu ve bahçeli geniş yaşam alanı seçenekleri ile tasarlanan proje, 10 blokta toplam 3 bin daireden oluşuyor. 409 bin metrekare inşaat alanına sahip projenin 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.  

Maslak’ın iş, kültür ve ulaşım akslarının merkezinde konumlanan RAMS Park House Maslak; TEM Otoyolu, Büyükdere Caddesi, metro hattı ve dört farklı giriş-çıkış alternatifiyle güçlü bir erişilebilirlik avantajı sunuyor. Projenin hemen önünde 2029 yılında tamamlanması planlanan yeni metro istasyonu da bölgenin yatırım potansiyelini daha da artırıyor.

Hem Yaşam Hem Yatırım Açısından Benzersiz 

Ölçekli şehircilik yaklaşımı ve All In One yaşam konseptiyle yalnızca bugünün değil, geleceğin de güçlü yatırım alternatiflerinden biri olarak konumlanan RAMS Park House Maslak, modern mühendislik çözümleri, ferah blok yerleşimi ve yaklaşık 100 bin metrekarelik kapalı otopark alanı ile Maslak’ın yaşam standartlarını yeniden tanımlıyor. 10 bloktan oluşan projede, her blok kendine özgü cephe tasarımıyla İstanbul’un siluetine modern bir imza atıyor.

7 bin 500 metrekarelik çarşı alanı, sosyal donatıları ve çok yönlü yaşam alanlarıyla öne çıkan projede; açık ve kapalı yüzme havuzları, yoga & zen stüdyosu, sky lounge, sky pool, sky fitness, çocuk oyun alanları, paylaşımlı ofisler, hamam ve sauna gibi birçok ayrıcalık bir arada yer alıyor. Boks kulübü, bisiklet parkurları, dinlenme terasları ve rekreatif açık alanlarıyla yaşam standartlarını yukarı taşıyan RAMS Park House Maslak; evcil hayvan oteli, kreş alanı ve klinik gibi titizlikle planlanmış detaylarıyla eşi benzeri olmayan bir yaşam deneyimi sunuyor.

Yatırımcılarımıza her zaman kazandırdık”

RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, 37 yılı aşkın tecrübeleri ve uluslararası deneyimleriyle bugüne kadar 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı tamamladıklarını belirterek, şunları söyledi; “Nitelikli ve doğru lokasyonlarda geliştirdiğimiz projelerle yatırımcılarımıza her zaman kazandırdık. Bu yüzden merkezi konumu, ölçekli yapısı ve avantajlı finansman koşullarıyla öne çıkan RAMS Park House Maslak projemiz de yoğun ilgi görüyor. Türkiye’nin en büyük ölçekli dönüşüm projelerinden biri olarak, yalnızca Maslak’ın değil; İstanbul’un dönüşüm vizyonuna da katkı sağlıyor. Burada amacımız; modern, ferah ve doğayla bütünleşen bir yaşam modeli ortaya koymak ve insanların her gün ‘iyi ki’ diyecekleri bir düzen kurmak. Uluslararası birikimimizi, ülkemizde kalıcı değere dönüşen, katma değer yaratan projelere yansıtmanın gururunu yaşıyoruz.”

Luxera GYO halka arz oluyor Talep toplama tarihleri 2-3-4 Mart

0
Luxera GYO halka arz oluyor Talep toplama tarihleri 2-3-4 Mart

Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinden Luxera GYO halka arz oluyor. 1 milyar 446 milyon TL büyüklüğe sahip halka arz için 2-3-4 Mart tarihlerinde, 12,05 TL sabit fiyatla talep toplanacak. 7 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüne sahip olduklarını söyleyen Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, halka arzdan elde edecekleri gelirin en az yüzde 85’ini yeni ve devam eden projelerin finansmanında kullanacaklarını açıkladı.

Luxera GYO paylarının katılım endeksine uygun olduğunu vurgulayan Taş, “Yatırımcılarımıza yalnızca değer artışıyla değil; düzenli temettü dağıtımıyla da kazanç sağlamayı, güçlü finansal yapımız ve sürdürülebilir kârlılık hedefimizle güvenilir bir pasif gelir modeli sunmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Köklü geçmişinden gelen tecrübesini İstanbul’un gözde lokasyonlarında geliştirdiği gayrimenkul projelerine taşıyan Luxera GYO, halka arz oluyor. Tera Yatırım liderliğinde toplam 38 (Tera Yatırım dahil) aracı kurumun katılımıyla yapılacak olan halka arzda talep toplama tarihleri 2-3-4 Mart tarihlerinde, pay başına fiyat ise 12,05 TL olarak belirlendi. Luxera GYO hisseleri, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görecek. Şirketin çıkarılmış sermayesinin 240 milyon TL’den 330 milyon TL’ye çıkarılması nedeniyle artırılacak 90 milyon TL nominal değerli pay ve ortakların sahip olduğu 30 milyon TL nominal değerli pay olmak üzere toplam 120 milyon TL nominal değerli payın satışa sunulacağı halka arzın büyüklüğü 1 milyar 446 milyon TL, şirketin halka açıklık oranı yüzde 36,36 olacak. Halka arzda payların yüzde 40’ı yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 10’u yurtiçi yüksek başvurulu bireysel yatırımcılara, yüzde 25’i yurtiçi kurumsal yatırımcılara, yüzde 25’i ise yurtdışı kurumsal yatırımcılara tahsis edilecek.

Sürdürülebilir getiri sunan nitelikli yapılar

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, 2015 yılında, Luxera Gayrimenkul adıyla faaliyet başlayan ve Mayıs 2024’te GYO dönüşüm sürecini tamamlayan Luxera GYO’nun İstanbul’un merkezi lokasyonlarında inşa ettiği konut ve ticari alanlardan oluşan projeleriyle Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul şirketlerinden biri haline geldiğini söyledi.

Ağırlıklı olarak konut alanında faaliyet gösterdiklerini ifade eden Taş, “GYO dönüşümünü gerçekleştirmeden önce Luxera Residence’ı, ardından Luxera Meydan, Luxera Güneşli ve Luxera Bahçelievler, Luxera Nevbahar ve Luxera Bahçeport projelerini hayata geçirdik. Bu projelerle birlikte bini aşkın konut ve ticari ünitenin inşasını gerçekleştirdik. Projelerimizin her biri bulunduğu bölgede yaşam kalitesini yükselten, yerel ekonomiye katma değer sağlayan ve yatırımcıya sürdürülebilir getiri sunan nitelikli yapılardır” dedi.

Portföy büyüklüğü 7 milyar TL’yi aşıyor

Şu anda devam eden 3 projenin yanında 2 yeni projeye daha başladıklarını kaydeden Taş, “Her biri bulunduğu bölgenin dinamiklerine özel olarak geliştirilmiş, mimarisi ve fonksiyonlarıyla dikkat çeken projelerimizden Luxera Towers, Basın Ekspres’te modern şehir yaşamına uygun bir karma proje olarak konumlanıyor. Proje 369 konut ve 87 ticari birimden oluşuyor. Kayaşehir’in yenilikçi ve doğal yaşam temalı projelerinden biri olan Luxera Nevbahar Life’da 193 konut ve 14 ticari ünite yer alıyor. Kısa süre önce lansmanını gerçekleştirdiğimiz Luxera Topkapı ise modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veren üç farklı fonksiyonu bir araya getiriyor. 5 bin 396 metrekare arsa üzerinde 13 katlı iki blok halinde tasarlanan Luxera Topkapı’da 238 konutun yanı sıra ofisler ve cadde mağazaları bulunuyor” diye konuştu.

İki yeni projede de planlanma aşamasını tamamlayıp ön talep dönemini başlattıklarını söyleyen Ramazan Taş, “Sultanbeyli’de projelendirdiğimiz Luxera Sultanbeyli projesi, 445 konut ve 13 ticari üniteden, Başakşehir’de hayata geçireceğimiz Luxera Nevbahar Suites ise 79 konut 9 ticari üniteden oluşuyor. Şirketimizin toplam portföy büyüklüğü ise 7 milyar TL’yi aşıyor” açıklamasında bulundu.

Güçlü yurtiçi ve yurtdışı satış organizasyonuyla ayrışan büyüme modeli

Luxera GYO’nun satış performansının istikrarlı şekilde devam ettiğini belirten Ramazan Taş, şunları söyledi: “Yurtiçindeki etkin satış organizasyonumuzun yanı sıra, yurtdışında kurduğumuz güçlü acente iş birlikleri sayesinde projelerimize hem yerli hem de yabancı yatırımcılardan dengeli bir ilgi görüyoruz. Uzun yıllara dayanan güven ilişkisine sahip olduğumuz acente ağı, markamızın uluslararası pazarlarda bilinirliğini ve güvenilirliğini destekleyen önemli bir unsurdur.

Yurtiçi pazardaki güçlü konumumuzu korurken, uluslararası iş birliklerimizi de kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme stratejisi çerçevesinde yönetiyoruz. Amacımız; sağlam finansal yapımız ve düzenli temettü dağıtımı yaklaşımımız doğrultusunda yatırımcılarımıza uzun vadeli ve istikrarlı değer üretmektir.”

Katılım endeksine uygun

Luxera GYO’nun faaliyetlerini katılım endeksi kriterlerine uygun şekilde yürüttüğünü belirten Ramazan Taş, şunları söyledi: “Faizsiz finans prensiplerine uygun yapımız sayesinde, farklı yatırım tercihleri bulunan yerli ve yabancı yatırımcılar için alternatif bir yatırım imkânı sunuyoruz. Yatırımcılarımıza yalnızca değer artışı potansiyeli değil; düzenli temettü dağıtımı yaklaşımımız çerçevesinde uzun vadeli ve sürdürülebilir bir getiri hedefi sunmayı amaçlıyoruz.”

Halka arz gelirini yeni ve mevcut projelerin finansmanında kullanacak

Luxera GYO’nun kurumsal kimliğinin halka arzla birlikte daha da güçleneceğini kaydeden Ramazan Taş, şunları söyledi:

“Attığımız bu önemli adımla birlikte bilinirliğimizin ve tanınırlığımızın daha da artacağını düşünüyoruz. Bununla birlikte şirketimizin en büyük değerlerinden biri olan şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerimizi halka açık bir şirket olarak daha güçlü bir şekilde hayata geçirebileceğiz. Halka arzımız aynı zamanda şirketimiz, yatırımcılarımız ve Luxera GYO’dan gayrimenkul alan müşterilerimiz için en yüksek değeri yaratacak projelerimizi fonlamamızı sağlayacak önemli bir kaynak oluşturacak. Halka arzdan elde edeceğimiz gelirin, en az yüzde 85 olacak şekilde büyük bir kısmını mevcut ve yeni projelerimizin finansmanında kullanmayı planlıyoruz. Gelirimizin yüzde 15’ini geçmeyecek bir bölümü ile de işletme sermayemizi güçlendirmek ve faaliyet giderlerimiz için bir kaynak oluşturmak istiyoruz.