Çarşamba, Temmuz 1, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 28

Oktay Kaynarca’dan “Sen Yeter Ki İste” Kampanyası: Sinpaş ile Faizsiz Finansman

0
Usta oyuncu Oktay Kaynarca, Sinpaş Yapı Tasarruf Sandığı’nın reklam yüzü oldu

Oktay Kaynarca ile Ev ve Araba Hayallerinize Faizsiz Yaklaşın: Sinpaş YTS “Sen Yeter Ki İste”

Faizsiz finansman arayışında olanlar için heyecan verici bir gelişme yaşandı. Ekranların sevilen yüzü Oktay Kaynarca, Sinpaş Yapı Tasarruf Sandığı’nın (Sinpaş YTS) yeni reklam yüzü olarak karşımıza çıkıyor. “Sen Yeter Ki İste” sloganıyla yola çıkan bu kampanya, faizsiz ve kredisiz bir şekilde ev ya da araba sahibi olma hayallerini gerçeğe dönüştürmeyi hedefliyor.

Faizsiz Finansman ile Hayalleriniz Artık Uzak Değil

Türkiye’nin dört bir yanında, tam 47 şehirde 83 şubesiyle hizmet veren Sinpaş YTS, her bütçeden bireyin tasarruf yaparak faiz yükü altına girmeden ev, araba veya iş yeri sahibi olmasını sağlıyor. Geleneksel kredilere alternatif oluşturan bu model, özellikle yüksek faiz oranlarından çekinenler için büyük bir fırsat sunuyor.

Peki, Sinpaş YTS bu hayalleri nasıl gerçeğe dönüştürüyor? Şirket, kişiye özel olarak tasarlanan esnek ödeme planları, peşinatlı veya peşinatsız ödeme seçenekleri ve 5 aya kadar hızlı teslimat gibi avantajlarla öne çıkıyor. Bu sayede, pek çok kişi “kira öder gibi” kendi evine veya arabasına sahip olabiliyor.

Güvenilir Bir İş Birliği: Oktay Kaynarca ve Sinpaş YTS

Kampanyanın yüzü Oktay Kaynarca, bu iş birliğinin kendisi için önemini şu sözlerle anlatıyor: “Bir markanın yüzü olmak, o markaya inanmak ve güvenmektir. Sinpaş YTS’nin yıllardır sürdürdüğü güvenilir ve faizsiz finansman modeli, pek çok insanın hayatına dokunabilecek büyük bir fırsat sunuyor. Bu projede yer almaktan gurur duyuyorum, çünkü biliyorum ki ‘Sen yeter ki iste’ dediğimizde, gerçekten insanların hayatına dokunabiliyoruz.”

Usta oyuncunun samimi ve güvenilir duruşu, yönetmen Abdul Baki Yavuz imzalı reklam filminde de kendini gösteriyor. İki gün süren çekimlerle tamamlanan film, sektörde 2025 yılının en büyük reklam anlaşmalarından biri olarak değerlendiriliyor.

Neden Sinpaş YTS’yi Seçmelisiniz?

Sinpaş YTS‘nin sunduğu faizsiz finansman çözümleri, hayallerinize ulaşmak için size birden fazla kapı açıyor:

  • Faizsiz ve Kredisiz Model: Yüksek faiz oranlarının getirdiği finansal yüklerden kurtulursunuz.
  • Esnek Ödeme Planları: Aylık 10.000 TL gibi başlangıç taksitleriyle bütçenize uygun çözümler bulabilirsiniz.
  • Kişiye Özel Seçenekler: Peşinatlı veya peşinatsız planlarla kendi finansman yolunuzu çizebilirsiniz.
  • Hızlı Teslimat: Hayalinizdeki araca veya eve 5 ay gibi kısa bir sürede kavuşabilirsiniz.

Eğer siz de faizsiz bir şekilde ev, araba veya iş yeri sahibi olmak istiyorsanız, Oktay Kaynarca‘nın da güvendiği Sinpaş YTS ile tanışabilir ve hayallerinizi ertelemekten vazgeçebilirsiniz.

Piyalepaşa İstanbul Premium’dan Kaçırılmayacak Finansman Fırsatı!

0
Piyalepaşa İstanbul Premium’dan Kaçırılmayacak Finansman Fırsatı!

Polat güvencesiyle hayata geçirilen, şehrin kalbinin attığı Beyoğlu’nda yükselen Piyalepaşa İstanbul Premium, konut sahibi olmak isteyenler için kaçırılmayacak bir kampanya başlattı. Bu özel kampanya, %100 finansmanla %1,99 gibi avantajlı faiz oranı ve 120 aya varan vade seçenekleri sunarak ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyor.

Polat’ın güvenilir imzasıyla hayata geçen Piyalepaşa İstanbul Premium, şehrin merkezinde modern mimarisi, geniş yaşam alanları ve merkezi konumuyla öne çıkıyor. İstanbul’da yüksek kaliteli yaşam vadeden proje, konforlu yaşam arayanlara şimdi eşsiz bir fırsat sunuyor. Kampanya kapsamında, ödeme planına bağlı olarak %100 finansman desteği ve %1,99’dan başlayan faiz oranlarıyla, 120 aya kadar uzayan vade seçenekleri ve kişiye özel esnek ödeme planları sunularak ev sahibi olma hayali gerçeğe dönüşüyor 

Türkiye’nin özel sektör eliyle gerçekleştirilen en büyük kentsel dönüşümü olan bu proje, aynı zamanda Türkiye ‘de mahalle bazında alınan ilk LEED sertifikasına sahip. 

Sanat, Gastronomi ve Alışveriş Sadece Bir Adım Uzakta

Beyoğlu’nun mimari mirasına uygun şekilde, Selçuklu esintileriyle tasarlanan Piyalepaşa İstanbul’un ikinci etabı olan Piyalepaşa İstanbul Premium, açık havada alışveriş fırsatı, çocuklara özel oyun alanları, sanatın öncü galerileri ve zengin gastronomi seçenekleri sunan Polat Piyalepaşa Çarşı ‘ya sadece bir adım uzakta! Proje kapsamında ayrıca yaklaşık 2000 kişi kapasiteli, son teknoloji ile hayata geçirilecek bir Performans Sanatları Merkezi ile COURTYARD By Marriott markası altında 201, Residence INN By Marriott markası altında 128 odalı iki şehir oteli bulunuyor.

Piyalepaşa İstanbul Premium’da, hayalinizdeki eve ulaşmak artık çok kolay. 73 m²’den 129 m²’ye uzanan 1+1 ve 2+1 daire seçeneklerinin yanı sıra, isteğe göre 3+1’e dönüştürülebilen esnek planlar sunuluyor. 

Proje; elektrikli araç şarj istasyonları, 7/24 güvenlik hizmeti ve 3.900 araç kapasiteli kapalı otoparkıyla konforlu yaşamı tamamlıyor. 

Modern mimariyi, merkezi konum avantajını ve yüksek yaşam standartlarını bir arada sunan Piyalepaşa İstanbul Premium, 2026 yılında yeni sakinleriyle buluşacak. 

Faizlerdeki düşüş devam ederse konut satışlarında yeni rekorlar kırılacak

0
Faizlerdeki düşüş devam ederse konut satışlarında yeni rekorlar kırılacak

Türkiye genelinde konut satışları ilk 7 ayda yüzde 24,4 oranında artışla 834 bin 751’e ulaşırken, Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “TÜİK tarafından açıklanan veriler, konut piyasasının yılın ikinci yarısına güçlü bir başlangıç yaptığını gösteriyor. Enflasyon ve faiz oranlarındaki gevşemenin devam etmesi halinde bu yıl sonunda konut satışları yeni rekorlar kırabilir” dedi.

Ekonomiye duyulan güven ve faiz oranlarındaki gevşemeyle birlikte son aylarda hızlanan konut satışları temmuz ayında da canlılığını korudu. Konut satışları temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 oranında artarken, ipotekli konut satışları ise yüzde 60 oranında artış gösterdi. Konut piyasasının yılın ikinci yarısına güçlü bir başlangıç yaptığını belirten Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, yılın ikinci yarısında faizlerdeki düşüş trendinin devam etmesiyle konut satışlarındaki ivmelenmenin devam edeceğini belirterek “Geçen yılı 1,3 milyon konut satışıyla tamamlayan sektörümüzün 2025 yılını 1,5 milyon adetlik eşik değeri aşarak tamamlayacağını öngörüyoruz” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, konut satışları temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 oranında artarak 142 bin 858 oldu. Ocak-Temmuz döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24,2 oranında artış kaydederek 834 bin 751 olarak gerçekleşti.

“Konut satışlarındaki artış ekonomiye duyulan güvenin göstergesi”

Türkiye genelinde ipotekli konut satışlarının temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 60,3 oranında artarak 18 bin 425’e ulaştığını kaydeden Ramazan Taş, “Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 12,9 olarak gerçekleşti. Ocak-Temmuz döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %93,2 oranında artarak 121 bin 515 oldu. İpotekli konut satışlarındaki artış sektörümüzün geleceği açısından bizlere umut veriyor. Yüksek konut ve kredi maliyetleri nedeniyle uzun zamandır yavaşlayan konut satışlarının yaz aylarıyla birlikte yeniden canlanması aslında ekonomimize duyulan güvenin göstergesi. Bankaların sunduğu esnek ödeme planları ve kampanyaları ile sektördeki durgunluğun artık yavaş yavaş kırıldığını düşünüyorum. Türkiye genelinde barınma ihtiyacının devam etmesi, orta vadede yatırım aracı olarak değer kazanma potansiyeli ve kira fiyatlarındaki artışların konuta olan talebi önümüzdeki aylarda da canlı tutacağına inanıyorum” diye konuştu.

Son 13 yılın en yüksek temmuz satışı

Türkiye’de konut satışlarında ‘barınma ve oturum’ amaçlı konut ihtiyacının öne çıktığını dile getiren Ramazan Taş, şunları söyledi:
“2020’deki tarihi konut kredi kampanyasını hariç tutarsak bu son 13 yılın en yüksek temmuz ayı satışı. Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 oranında artarak 43 bin 984 olurken, ikinci el konut satışlarının ise yüzde 14,6 artış göstermesini bunun en güzel göstergesi olarak değerlendiriyorum. Yatırım amaçlı olarak da konut alanlar olmakla birlikte Türk halkı genellikle kiradan kurtulmak amacıyla ev sahibi olmayı hayal ediyor. Ayrıca geçen yıldan bu yana konut fiyatlarındaki artış enflasyonun altında kaldı. Kiralardaki yükseliş ise enflasyona bağlı olarak devam ediyor. Faiz ile konut fiyatları arasındaki ters orantılı ilişkiyi de göz önüne alan tüketiciler, konut alımını fırsat olarak değerlendirip harekete geçiyor.”

 “Konut fiyatları artıyor, bütçesi uygun olan hemen alsın”

Faiz oranlarındaki gevşemenin de konut satışlarındaki canlılıkta etkili olduğuna işaret eden Taş, “TCMB’nin en son temmuz ayında politika faizini 3 puan aşağı çekmesiyle birlikte konut kredi faizleri de yavaş yavaş aşağı gelmeye başladı. Merkez Bankası’nın faizleri kademeli olarak indirmesi, özellikle vatandaş açısından krediye erişim koşullarını önceki aylara göre kısmen de olsa kolaylaştırdı. Enflasyondaki düşüş trendinin devamına bağlı olarak faiz oranlarında düşüşün devam etmesi halinde bu yıl sonunda konut satışlarının da katlanarak büyüyeceğini tahmin ediyorum” öngörüsünde bulundu.

Faizlerdeki düşüş trendinin yanı sıra gayrimenkul sektöründeki son gelişmelerin de sevindirici olduğunu vurgulayan Ramazan Taş, şöyle devam etti: “Ekonomi yönetimi tarafından vatandaşın konut sahibi olmasını kolaylaştırıcı çeşitli formüller hayata geçirildi.  Son olarak gayrimenkul sertifikası ile alternatif konut sahibi olma enstrümanının devreye alınması, sektörümüz açısından önemli bir gelişme oldu. Gayrimenkul sertifikası ile vatandaşımız küçük birikimlerle konut sahibi olma imkanına kavuştu. Bu da yıl sonuna ilişkin olumlu beklentileri kuvvetlendiriyor. Ancak güçlü konut talebine rağmen yüksek maliyetler nedeniyle konut arzındaki sıkıntıların da devam ettiğini belirtmek isterim. İşçilik maliyetlerindeki artışlar ve kalifiye eleman sıkıntısı, konut üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Üretim maliyetlerindeki artışlar da ister istemez konut fiyatlarına yansıyor. Arz ve kredi koşullarındaki iyileşmeyle birlikte sektörde fiyatların da dengeye oturması bekleniyor. Ancak konut almak isteyenlerin vakit kaybetmeden harekete geçerek bütçelerine uygun konutu almalarını tavsiye ederim.”

Kira artışları sosyal yapıyı değiştiriyor, paylaşımlı evler zorunluk haline geliyor!

0
Konut satışında tarihi zirve

İstanbul’da kira artışlarının, konutların temel barınma ihtiyacından çok yatırım aracına dönüşmesiyle birleştiğini belirten uzmanlar, orta ve alt gelir gruplarının kent merkezlerinden hızla dışlandığını söylüyor. 

Enflasyon, döviz kuru, çarpık kentleşme, göç ve deprem riski gibi etkenlerin kiraları daha da artırdığına dikkat çeken Sosyolog Dr. Berat Dağ, “Bugün kent merkezlerinde genç ve yaş almışların bireysel konut edimi, neredeyse imkânsız bir noktaya geldi. Bu nedenle de geçici kolektif yaşam biçimi olarak paylaşımlı ev konusu gündeme geliyor.” dedi. Paylaşımlı evlerin, bireysel özgürlükten ödün verilmesine neden olsa da kentte yeni bir dayanışma ve yardımlaşma kültürü potansiyeli taşıdığını kaydeden Dağ, ancak bu durumun, mekânsal ayrışmayı ve toplumsal eşitsizlikleri de derinleştirerek aidiyet duygusunun ve güvenin zayıflamasına yol açtığını vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Dr. Berat Dağ, İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde artan kira fiyatlarının ve konutların yatırım aracına dönüşmesinin, orta ve alt gelir gruplarını kent merkezlerinden dışlayarak paylaşımlı ev sistemini zorunlu hale getirdiğini ve bunun toplumsal yapıda yeni dayanışma biçimleri ile mekânsal ayrışmalara nasıl yol açtığını anlattı.

Konutlar, temel barınma ihtiyacından çok spekülatif bir yatırım aracına dönüştü!

İstanbul’da kira artışlarının New York’u geride bırakması ve paylaşımlı evlere olan ilginin artmasının, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik bir dönüşümü de yansıttığını ifade eden Dr. Berat Dağ, “İstanbul’daki kira artışlarının enflasyon ve döviz kuru sorunuyla doğrudan bir ilgisi var. Bunun yanında İstanbul’da plansız ve rant odaklı çarpık bir kentleşmenin süreklileşmesi de kira artışı noktasında ciddi bir sorun.” dedi.

Bugün konuların, temel barınma ihtiyacını karşılamaktan çok spekülatif bir yatırım aracına dönüşmüş durumda olduğuna dikkat çeken Dağ, “Dahası nüfusun göç ve deprem riski gibi nedenlerle güvenli konutlara yönelmesi de kiraları artıran bir baskı oluşturuyor. Dolayısıyla bugün İstanbul’daki kira artışlarını; enflasyon, döviz kuru, plansız ve çarpık kentleşme ve de plansız göç ve afet riskinin etkileri üzerinden somutlaştırmak mümkün.” açıklamasını yaptı.

Konutun yatırım aracına dönüşmesi, eşitsizlikleri derinleştiriyor!

“Konutun artık bir yatırım aracına dönüşmesi, toplumsal eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin daha derin ve kurumsal bir noktaya geldiğini gösteriyor.” diyen Dr. Dağ, bu nedenle bugün alt ve alt-orta sınıfların şehir merkezlerinde güvenli, çok yönlü ve bütünlüklü bir şekilde yaşamasının oldukça güçleştiğini dile getirdi.

Dağ, “Diğer bir deyişle büyük oranda üst sınıfların kenti, temel ve hatta lüks ihtiyaçlarını karşılayarak deneyimleyebildiği çok açıktır. Dolayısıyla kentteki çoğunluk, sürekli bir şekilde daha olumsuz şartlarda kent hakkına ulaşmaya çalışıyor. Kentte görülen bu mekânsal ayrışma sürecinin bir sonucu olarak toplumsal güven, aidiyet hissi ve dayanışmanın yok olmaya başladığını belirtmek söz konusudur.” ifadelerini kullandı.

Kent merkezlerinde genç ve yaş almışların bireysel konut edimi, neredeyse imkânsız!

Barınma krizinin, üst ve orta-üst sınıfların mülk birikimi yapma sürecine neden olurken; alt ve orta-alt sınıfların konut güvencesi altında yaşamasını zorlaştırdığına değinen Dr. Berat Dağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün kent merkezlerinde genç ve yaş almışların bireysel konut edimi, neredeyse imkânsız bir noktaya geldi. Bu nedenle de geçici kolektif yaşam biçimi olarak paylaşımlı ev konusu gündeme geliyor. Burada gönüllü değil, esasen zorunlu bir kolektiflik örneği olan bu ‘paylaşımlı ev yönelimi, yeni bir toplumsal dayanışma gücü oluşturabilir mi’ sorusu önemini koruyor. Bu noktada sınıfsal açıdan derinleşen eşitsizliklerin getirdiği baskının aynı zamanda ‘bireyciliğin sorgulandığı alternatif bir dayanışmanın da nüvesi olma ihtimali vardır’ denebilir.”

Paylaşımlı ev sistemi, özgün bir kent dayanışması biçimi olma potansiyeli taşıyor!

Gençlerin ve beyaz yakalıların, artan kira fiyatları ve hayat pahalılığı karşısında konut kiralamanın mali yükünü kaldıramadığı için zorunlu olarak paylaşımlı ev sistemine yöneldiğini yineleyen Dr. Berat Dağ, “Çoğu zaman kentte toplumsal yaşamın parçası olarak kalabilmek için girilen bu yönelim, elbette ki bireysel özgürlüklerden feragat etme anlamına geliyor. Buna rağmen tecrit edilmiş bir yalnızlaşmanın arttığı kentlerde bu paylaşımlı ev sistemi, başka bir yardımlaşma, kolektif yaşam ve dayanışma biçimini de mümkün kılabilir. Yani ekonomik zorunlulukların getirdiği bu sistem bağlamında kentte bireysel özgürlükler ile toplumsal dayanışma etkileşimlerinin arasında yeni bir dengenin inşa edilme ihtimali mevcut.” dedi.

Paylaşımlı ev sisteminin, aileyle yaşama modelinden kopuşu hızlandıran yeni dayanışma biçimlerine zemin hazırlayarak toplumsal değişme süreçlerinde etkili olabildiğine vurgu yapan Dağ, “Yine de aileye karşı bireysel özerkliği artıran bu sistem, mahremiyet ve güven temelli etkileşimlerin yeniden tanımlanmasını gerektiriyor. Zira bugün bu paylaşımlı evlerin toplumsal müzakere ve uzlaşı örneklerine neden olduğu kadar çatışmalı süreçleri de süreklileştirme ihtimali her zaman için vardır. Bu nedenle bireylerin paylaşımlı ev sistemini, toplumsal farklılıklara esnek bir şekilde yaklaşabileceği zorunlu bir imkân olarak değerlendirmesi büyük önem arz eder. Sonuç olarak paylaşımlı ev sistemi, geleneksel aile yapısının mutlak konumunu değiştirirken özgün bir kent dayanışması biçimi için de kurucu bir konuma gelme potansiyelini taşır.” şeklinde konuştu.

Orta gelirli insanlar İstanbul’dan dışlanıyor!

Orta gelirli bireylerin İstanbul’dan dışlandığının çok açık olduğunu kaydeden Dağ, “Toplumsal ve mekânsal açıdan bu konu ele alındığı zaman merkezî semtlerde çoğunlukla üst ve üst-orta sınıfların yaşayabildiği ortadadır.” dedi.

Artan kira ve yaşam maliyetlerini karşılayamayan alt ve alt-orta sınıfların ise küçük bir grubun imtiyazı haline gelen kent haklarına artık ulaşamadığının altını çizen Dağ, sözlerini şöyle tamamladı:

“Dolayısıyla çoğunluğu oluşturan bu halklar, kentin iktisadî, kültürel ve siyasî imkânlarından dışlanıyor. Bu da kent üzerinden şekillenen coğrafî, tarihî ve toplumsal bütünlüğün kurulmasını engelliyor. Bu nedenle bugün İstanbul’un, ayrıcalıklı azınlıkların hâkimiyetine giren mekânsal bir parçalanma içinde olduğu söylenebilir. Burada kent çoğunluğu ise hiçbir toplumsal ve kültürel ihtiyacını karşılayamadan büyük oranda güvensiz, güvencesiz, esnek ve riskli bir ev ve iş hayatına hapsolmakta.”

Temmuzda konut satışları zirvede

0
Temmuzda konut satışları zirvede

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde konut satışları temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %12,4 artarak 142 bin 858 adede ulaştı. Böylece satışların son dönemdeki yükseliş eğilimi devam etti.

Hakan Bucak Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Gayrimenkul Girişimcisi Hakan Bucak, “Yatırımcı güvenli limandan vazgeçmiyor” diyerek verileri değerlendirdi.

 Yılın en yüksek aylık satışı

Temmuz, 2025’in en yüksek aylık satışının gerçekleştiği ay oldu. Ayrıca tüm zamanların en iyi ikinci temmuz ayı olarak kayda geçti. Ocak-Temmuz dönemi satışları, %24,2 artışla 834 bin 751 olarak gerçekleşirken, 2020’den sonraki en iyi ikinci 7 aylık performansı yaşandı. Bucak, “Talep böyle devam ederse 2025’in rekor yılı olması mümkün” ifadelerini kullandı.

Orta gelirli için kredi engel

Yatırım amaçlı alımların hareketli olduğunu, ancak orta gelir grubunun konuta erişimde zorlandığını belirten Bucak, şunları söyledi: “Orta ve orta üstü gelirli vatandaşlar için en büyük sorun krediye erişim ve yüksek faiz oranları. Temmuzda kredili satışların payı sadece %12,9 oldu; bu, yılın en düşük seviyesi.”

Üretimde temkin, arz sorunu kapıda

Bucak’a göre piyasadaki bir diğer kritik sorun ise konut üretimindeki yavaşlama: “Konut üreticileri, artan maliyetler ve öngörülemeyen piyasa şartları nedeniyle temkinli hareket ediyor. Satışlar canlı olmasına rağmen üretimin aynı hızda ilerlememesi, arz sorununu büyütebilir. Barınma krizinin derinleşmemesi için üretim mutlaka desteklenmeli.”

CK Enerji Boğaziçi Elektrik “Gayrimenkulün Enerjisi 2025 – İlk Yarı Raporunu” açıkladı

0
CK Enerji Boğaziçi Elektrik “Gayrimenkulün Enerjisi 2025 – İlk Yarı Raporunu” açıkladı

CK Enerji Boğaziçi Elektrik, enerji ve gayrimenkulün yanı sıra birçok sektör tarafından merakla takip edilen “Gayrimenkulün Enerjisi 2025-İlk Yarı” sonuçlarını açıkladı. İstanbul Avrupa Yakası’ndaki hareketi gözler önüne seren raporda demografik yapı, tüketim alışkanlıkları ve taşınma hareketleri; veri temelli bir şekilde ortaya konuldu. 

CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in teknolojiye yaptığı yatırımla tüketicilerin işlemlerinden hareketle hazırladığı rapora göre bu yılın ilk yarısında taşınma hareketi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artarak 247 bin 942’ye; yani yaklaşık 248 bine ulaştı. Bu da yılın ilk 6 ayında İstanbul Avrupa Yakası’nda her gün ortalama 1.377 hanenin yer değiştirdiğini gözler önüne serdi. İçeriği her geçen gün daha da zenginleştirilen raporda, bu kez ilk defa “ilçeler bazında konut başına aylık elektrik tüketim ortalaması ile abonelerin cinsiyetlerine göre dağılımına” da yer verildi. 

“KAMU VE ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARINA YÖN VERİYOR”

Gayrimenkulün Enerji Raporu’nun detaylarını paylaşmak üzere 12 Ağustos Salı günü medya mensupları ile bir araya gelen CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac şunları söyledi:

“Kendimizi sadece elektrik satan bir şirket olarak değil, aynı zamanda kentin dinamiklerini izleyen, veriyi anlamlandırarak kamuoyunun ve yatırımcının hizmetine sunan bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Günümüzde veriyi anlamlandırmak, yalnızca bugünü değil, geleceği de daha doğru inşa etmenin ön şartı. Bu rapor, İstanbul’da yaşamın nasıl şekillendiğini ortaya koyarken; kamu ve özel sektör yatırımlarına da yön veriyor. Taşınma hareketi ile elektrik tüketim verilerinin; şehir planlamasından gayrimenkul yatırımına kadar birçok alana katkı sunduğuna inanıyoruz. Böylece geleceğe yönelik doğru projeksiyonlar oluşturulması mümkün oluyor. Taşınma hareketi ve enerji tüketim verilerini şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşmak yalnızca enerji sektörüne değil; şehir planlamasından gayrimenkul yatırımına kadar pek çok alana katkı sunuyor. Bu çalışma ile İstanbul Avrupa Yakası’nın röntgenini çekiyor, yatırım planlamalarımızda bu verilerden yararlanıyoruz. Baktığımızda bu yıl ilk 6 ayda 248 bin yani çeyrek milyon bir taşınma olduğunu görüyoruz. Asıl taşınma hareketlerinin yılın ikinci yarısında yaşanacağı düşünüldüğünde bu yıl 500 binin üzerinde bir taşınma hareketi beklenebilir. Bu kadar büyük bir hareketin yaşandığı bir kentte en iyi şekilde hizmet vermek, müşteri memnuniyetini yüksek seviyelerde tutmak bizim için çok değerli.”

TAŞINMA HAREKETİNİN YÜZDE 70’Sİ İKİNCİ EL KONUTTA

CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac’ın detaylarını paylaştığı Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre, 2025’in ilk 6 ayında İstanbul Avrupa Yakası’nda taşınma sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artarak 208 bin 168’den 247 bin 942’ye çıktı. 2018 yılından bu yana ise Avrupa Bölgesi’nde toplam 4 milyon 105 bine varan taşınma yaşandı. İlk 6 aylık rakamlar göz önüne alındığında ise taşınmaların yüzde 70’i ikinci el gayrimenkulde oldu. 2024 yılın ilk yarısında ikinci el konutta toplam 146,7 bin olan taşınma sayısı bu yıl ilk 6 ayda yüzde 19,5’luk artışla 175,6 binin üzerine çıktı. Aynı dönemde yeni gayrimenkule geçiş yüzde 17,5 artış ile 61 bin 416’dan 72 bin 321’e ulaştı ve günde ortalama 399 kişi yeni konutlarına taşındı.

EN FAZLA TAŞINMA YİNE ESENYURT’TA 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son açıkladığı 2024 yılı verilerine göre 988 bini aşan nüfusu ile Türkiye’nin en kalabalık ilçesi olarak 57 kenti geride bırakan Esenyurt, Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nda pek çok alanda liderliğini korudu. İlk yarıda 31 bin taşına hareketinin yaşandığı Esenyurt’u Küçükçekmece, Başakşehir ve Bağcılar izlerken en az taşınma İstanbul’un sayfiye yeri olarak öne çıkan Çatalca’da gözlendi. Çatalca’da ilk yarıda sadece 1.704 hane taşındı.

AVRUPA YAKASI’NDAKİ ABONELERİN YAŞ ORTALAMASI 51, YÜZDE 31’İ KADIN

Bu yıl ilk kez raporda yer alan verilere göre Avrupa Yakası’nda abonelerin yaş ortalaması 2023 yılında 53 iken, Haziran 2025 itibarı ile iki yaş gençleşerek 51 oldu. CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in toplam 4,6 milyonu aşan abonelerinin 4 milyonunu mesken, 604 bin adedini ticarethane ve diğer gruplar, 7 bin 704 adedini ise sanayi aboneleri oluşturdu. Bu arada mesken abonelerinin yüzde 31’inin kadın, yüzde 69’unun erkek, ticarethane abonelerinin ise yüzde 16’sının kadın yüzde 84’ünün ise erkek olduğu gözlendi. 

2025 yılının ilk 6 ayında; İstanbul Avrupa Yakası’ndaki abonelerin yaş gruplarına göre dağılımına bakıldığında, en büyük grubu 1 milyon 236 kişi ile 35-49 yaş arasındakiler oluşturdu. İlçeler bazında Bakırköy yüzde 31,79 ile en yüksek 64 yaş üzeri abone oranına sahip ilçe olarak öne çıktı. Bakırköy’ü yüzde 31,11 ile Beşiktaş takip etti. 64 yaş üzeri abone oranı en az ilçe ise yüzde 11,59 ile yine Esenyurt’tu. İlçeler bazında 35 yaş altı abonelerin oranlarına bakıldığında Esenyurt yüzde 20,94 ile ilk sırada yer almaya devam etti. Genç abone oranının en fazla olduğu ilçeler arasında yüzde 19,41 ile Kağıthane ikinci sırada yer alırken; Başakşehir yüzde 18,04 ile üçüncü oldu.

Yılın ilk yarısında 35 yaş altı aboneler arasında en yoğun hareketlilik yine Esenyurt’a yaşandı, onu Küçükçekmece ve Kağıthane ilçeleri izledi. 35 yaş altı abonelerin taşınma hareketinde Esenyurt yüzde 17,1’lük pay ile ilk sırada yer aldı.  

İSTANBULLULAR ÇATALCA, SİLİVRİ, BAKIRKÖY VE BEŞİKTAŞ’TA OTURUYOR

Abonelerinin nüfus kütüklerine göre hangi illerden geldiğini gösteren verilere göre ise İstanbullardan sonra en yoğun abone grubunu yine Sivaslılar oluşturdu. Toplam abonelerin yüzde 18’ini İstanbullular oluştururken, İstanbullar dışarıda bırakıldığında 173 bin 510 abone ile Sivaslılar birinci, 135 bin 726 abone ile Kastamonular ikinci, 115 bin 422 abone ile de Tokatlılar üçüncü sırada yer aldı. İstanbul’un Avrupa Yakası’nda memleket dağılımına bakıldığında İstanbullular Çatalca, Silivri, Bakırköy, Beşiktaş ilçelerinde ikamet ederken, Sivaslılar Kağıthane, Sultangazi, Bağcılar ve Sarıyer’de, Kastamonulular; Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Kağıthane ve Esenyurt’ta yoğun olarak yaşıyor. 

MESKENLERDE ELEKTRİK TÜKETİMİ YÜZDE 4,95 ARTTI

Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nda her zaman olduğu gibi mesken abonelerinin elektrik tüketim verilerine de yer verildi. 2025’in ilk yarısında meskenlerdeki elektrik tüketimi, 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 4,95 oranında arttı. En yüksek artış Arnavutköy, Beylikdüzü ve Silivri’de yaşanırken Güngören’de yüzde 0.91 gibi bir oranda düşüş gözlendi. 2025 yılının ilçelere göre tüketim hacmine baktığımızda, tüketimin yüzde 9,56’sı Esenyurt ilçesinde gerçekleşti. Esenyurt’un ardından Küçükçekmece ve Bağcılar geldi. 

Raporda ilk kez verilen bir diğer veri konut başına elektrik tüketimleri oldu. Konut başına tüketimde aylık aritmetik ortalamaya göre Sarıyer 272 kWh ile ilk sırada yer alırken onu 263 kWh ile Beşiktaş, 256 kWh ile de Büyükçekmece izledi. Aylık hane başına en düşük elektrik tüketimi ise 172 kWh ile Esenler’de gözlendi. Esenleri 175 kWh ile Sultangazi, 177 kWh ile de Fatih takip etti. 

KENTSEL DÖNÜŞÜM HAREKETLENDİ

İlk 6 ayda kentsel dönüşüm nedeniyle gerçekleştirilen abonelik sonlandırma oranlarında da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54’lük bir artış gözlendi. İlk yarıdaki 18 bin 110 abone sonlandırma talebinin 13 bin 719’u mesken, 4 bin 361’i ise diğer abonelik gruplarından geldi. En fazla abone sonlandırma talebi Bahçelievler, Avcılar, Küçükçekmece’den gelirken bu tablo kentsel dönüşümün bölgesel etkilerini de ortaya koydu. 

Bu arada Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nda yabancı abone sayısındaki gerileme de dikkat çekti. 173 farklı ülkeden abonesi bulunan CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in 2024 yılında Avrupa Yakası’nda 200 bin 91 olan yabancı abone sayısı 2025 yılının ilk yarısında yaklaşık yüzde 14 gerileyerek 171 bin 679’a indi.

Damla Kent Projesinde Talep Toplama Başladı

0
Emlak Konut Damla Kent Projesinde Talep Toplama Başladı

GAYRİMENKUL SERTİFİKASI “DMLKT” KODUYLA TALEP TOPLAMA SÜRECİ BUGÜN BAŞLADI, 8 AĞUSTOS’TA SONA ERECEK

Emlak Konut güvencesiyle Damla Kent projesinden küçük birikimlerle ev sahibi olma imkânı sunan Gayrimenkul Sertifikası’nda talep toplama süreci başladı. Halka arz fiyatı 7,59 TL olarak belirlenen sertifikalar, Borsa İstanbul’da “DMLKT” işlem koduyla işlem görüyor. Talep toplama süreci 8 Ağustos’ta sona erecek.

İstanbul Başakşehir’de hayata geçirilecek Damla Kent projesine ait Gayrimenkul Sertifikası’nda talep toplama süreci bugün başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda TOKİ ve Emlak Konut GYO tarafından hayata geçirilen Gayrimenkul Sertifikası modeliyle, küçük paylarla büyük yatırım imkânı sunuluyor. Farklı gelir gruplarının konut sahibi olabilmesini hedefleyen bu yeni yatırım aracı, yatırımcılara hem konut edinme hem de alım-satım yoluyla birikimlerini değerlendirme fırsatı tanıyor. 7,59 TL fiyatla Borsa İstanbul’da “DMLKT” koduyla işlem gören sertifikalar için talepler 8 Ağustos’a kadar oluşturulabilecek.

Gayrimenkul Sertifikası nedir?

Emlak Konut güvencesiyle hayata geçirilen Gayrimenkul Sertifikası, Borsa İstanbul’da işlem gören, küçük birikimlerle Damla Kent projesinden ev sahibi olmanızı sağlayan ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından denetlenen bir yatırım aracıdır. Gayrimenkul Sertifikası yatırım modelinde geleneksel yöntemlerden farklı olarak peşinat, taksit ve faiz gibi yükümlülükler bulunmuyor. Böylece, gayrimenkul yatırımı ve ev sahibi olmak farklı gelir grupları için erişilebilir hale geliyor. Tüm sertifikalar, hisse senetleri gibi Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda (MKK), adınıza kayıtlı yatırım hesabınızda dijital olarak güvenle saklanır.

Adım adım gayrimenkul sertifikası nasıl alınır?

Damla Kent projesinden ev almak ya da gayrimenkul yatırımı yapmak isteyen vatandaşların izleyeceği yol haritası şu şekilde açıklandı:

Yatırım hesabı olan herkes hisse senedi alır gibi Gayrimenkul Sertifikası alabilir.

Gayrimenkul Sertifikası almak için, Halk Yatırım, Ziraat Yatırım, Vakıf Yatırım başta olmak üzere herhangi bir banka veya aracı kurumlardan yatırım hesabınızın olması gerekir.

Banka veya aracı kurum şubelerinden ya da mobil/internet uygulamalarından yatırım hesabı açabilirsiniz.

Hesap açılışı tamamlandıktan sonra hesabınız borsa işlemlerine uygun hale getirilir.

Bir sertifikanın pay adet fiyatı 7,59 TL olarak belirlenmiştir. Gayrimenkul Sertifikası alımında alt limit bir adet sertifika bedelidir ve üst limit bulunmamaktadır.

4-8 Ağustos 2025 tarihleri arasında, tüm banka ve aracı kurumlarda bulunan yatırım hesaplarınız üzerinden talepte bulunabilirsiniz.

Mobil veya internet şubeleri üzerinden İşlemler > Yatırım ve Hisse Senedi > Halka Arz İşlemleri > Talep Girişi adımları izlenir.

Talep Edilen Menkul Kıymet bölümünden “DMLKT” işlem kodunu seçerek, almak istediğiniz sertifika adedini girerek işleminizi onaylayın.

Sertifikalar 14 Ağustos 2025’ten itibaren Borsa İstanbul’da işlem görecektir.

İstanbul’un Yeni Yaşam Merkezi Damla Kent

Gayrimenkul Sertifikası modeliyle ihraç edilecek olan İstanbul’un yeni yaşam merkezi Damla Kent projesi, Başakşehir’de, 1.257.629 m metrekarelik dev bir alanda, 5 bin 325 konut ve 244 ticari alana ev sahipliği yapacak.

Damla Kent projesinin halka arz olacak ilk etabında yer alan 1.540 konut, Gayrimenkul Sertifikası modeliyle satışa sunulacak. Yatırımcılar sertifikalarını biriktirerek ev sahibi olabilir ya da Borsa İstanbul’da alım-satım yaparak birikimlerini değerlendirebilir.

Emlak Konut kalitesiyle Başakşehir’de hayata geçirilecek olan 1+1’den 4+1’e kadar farklı daire seçenekleriyle her ihtiyaca cevap veren proje, eğitim kurumlarına, hastanelere ve camilere yakınlığıyla hayatı kolaylaştırıyor. Damla Kent, geniş meydanlar, yemyeşil parklar, çocuk oyun alanları, kapalı otoparklar, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla huzurlu bir yaşamın kapılarını sizler için aralıyor.

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne yakın olan Damla Kent projesi; İstanbul Havalimanı’na ise sadece 20 km uzaklıkta.

Kuzey Marmara, Avrupa Otoyolu, Basın Ekspres ve E-5’e bağlantı yolları ile İstanbul’un her noktasına hızlı erişim imkânı olan Damla Kent projesi, 3 metro hattı ve 1 tramvay hattına da ulaşım kolaylığı sayesinde toplu taşıma konforunu zirveye taşıyor.

Gayrimenkul Sertifikası’nda 3 Avantajlı Seçenek

Emlak Konut tarafından halka arz edilen Gayrimenkul Sertifikası ile tasarruf sahiplerine üç farklı kazanç yöntemi sunuluyor.

Konut Edinme Hakkı (Asli Edim):

Yatırımcı, Damla Kent projesinden almak istediği ev için gerekli miktarda sertifikayı kendi bütçesine uygun şekilde biriktirir ve proje tamamlandığında istediği eve sahip olur.

Nakit Kazanma Hakkı (Tali Edim):

Gayrimenkul Sertifikası biriktiren yatırımcılar, ev almayı tercih etmedikleri durumda ‘Tali Edim’ yöntemine başvurabilir. TOKİ ve Emlak Konut, proje sonunda tali edim kapsamında daireleri açık artırmayla satışa çıkarır. Elde edilen gelir sertifika sahiplerinin yatırım hesaplarına payları oranında nakit olarak aktarılır.

Alım-Satım (Hisse Gibi İşlem):

Asli edim ya da tali edimi tercih etmeyen yatırımcılar, sertifikalarını Borsa İstanbul’da alıp satarak, piyasa koşullarına bağlı olarak kâr etme imkânına sahip olabilir.

Gayrimenkul Sertifikası ve Damla Kent projesi büyük ilgi görmeye devam ediyor

0
Gayrimenkul Sertifikası ve Damla Kent projesi büyük ilgi görmeye devam ediyor

Emlak Konut GYO uzman ekipleri, Gayrimenkul Sertifikası ve Damla Kent projesi hakkında vatandaşlara yüz yüze daha detaylı bilgi vermek için sahaya indi. Emlak Konut GYO’nun bilgilendirme ekipleri, Başakşehir’de hayata geçirilecek Damla Kent projesini tanıtıyor ve Gayrimenkul Sertifikası’nın halka arz sürecinde nasıl alınacağını adım adım vatandaşlara anlatıyor.

TOKİ ve Emlak Konut GYO iş birliği ile hayata geçirilen küçük paylarla büyük yatırım imkânı sunan Gayrimenkul Sertifikası ve Damla Kent projesi büyük ilgi görmeye devam ediyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 24 Temmuz’da açıkladığı yeni nesil yatırım modeli Gayrimenkul Sertifikası ve Damla Kent projesinin detaylarını anlatmak için hazırlanan “Bilgilendirme TIR ve Çadırları”, İstanbul’un merkezi noktalarında vatandaşlarla buluşuyor. Bilgilendirme ekipleri, vatandaşları “Gayrimenkul Sertifikası’nın Borsa İstanbul’dan nasıl alınacağı’ ve ‘Damla Kent projesinin detayları’ hakkında bilgilendirmeye başladı.

Gayrimenkul Sertifikası için talep toplama süreci 4 Ağustos’ta başlayacak ve 8 Ağustos’ta sona erecek. Sertifikalar, Borsa İstanbul’da “DMLKT” işlem kodu ile alınabilecek.

EMLAK KONUT UZMANLARI ADIM ADIM ANLATIYOR

Başakşehir’de Emlak Konut güvencesiyle hayata geçirilecek Damla Kent projesi, yatırımcılara küçük paylarla projeden ev sahibi olma veya gayrimenkul yatırımı yapma imkânı sunuyor. Bilgilendirme TIR ve Çadırları’nda, vatandaşların “Gayrimenkul Sertifikası nedir, nasıl alınır, nasıl yatırım yapılır?” gibi soruları yüz yüze yanıtlanıyor ve proje detayları paylaşılıyor.

Ziyaretçiler, VR gözlüklerle örnek daireleri gezebiliyor, kat planlarını ve proje detaylarını inceleyebiliyor. Yatırım hesabı olanların talep toplama sürecine kolayca katılabileceği anlatılırken, hesabı olmayanlara da hesap açma konusunda destek sağlanıyor. Projede sunulan farklı daire tipleri, geniş meydanlar, yeşil parklar, sosyal donatı alanları, çocuk oyun alanları, kapalı otoparklar ve yürüyüş yolları vatandaşlara tanıtılıyor.

BİLGİLENDİRME TIR VE ÇADIRLARI”NIN LOKASYONLARI

Emlak Konut GYO tarafından, vatandaşların sorularını cevaplayan uzman ekiplerin bulunduğu “Bilgilendirme TIR ve Çadırları”nın hangi tarihte nerede olacağıyla ilgili konum bilgileri paylaşıldı. Yanı sıra TIR’larının lokasyon bilgileri de Emlak Konut GYO’nun resmi sosyal medya hesaplarından da paylaşılmaya devam ediyor.

Bilgilendirme çadırları 1-8 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da aşağıdaki lokasyonlarda yer alacak:

SABİT ÇADIR LOKASYONLARI 1 – 8 AĞUSTOS

İlçe Lokasyon; Üsküdar Sahil Meydanı – Esenler Dörtyol Meydanı – Ümraniye 15 Temmuz Meydanı – Başakşehir Kent Meydanı

Bilgilendirme TIR’ları ise 1-8 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da aşağıdaki lokasyonlarda yer alacak:

Anadolu Yakası: Çekmeköy, Üsküdar, Kadıköy, Sultanbeyli

Avrupa Yakası: Esenyurt, Eminönü, Taksim, Bağcılar, Beylikdüzü, Arnavutköy

BİLGİLENDİRME TIR’LARI LOKASYONLARI

Anadolu Yakası Avrupa Yakası; 1 Ağustos Çekmeköy Esenyurt – 2 Ağustos Kadıköy Taksim – 3 Ağustos Kadıköy Bağcılar – 4 Ağustos Kadıköy Eminönü – 5 Ağustos Üsküdar Eminönü – 6 Ağustos Üsküdar Beylikdüzü – 7 Ağustos Sultanbeyli Arnavutköy – 8 Ağustos Kadıköy Eminönü

DETAYLI BİLGİ İÇİN

Detaylı bilgi almak isteyenler Emlak Konut’un www.emlakkonut.com.tr web sitesini ziyaret edebilir veya 444 36 55 numaralı çağrı merkezini arayabilir.

Gayrimenkul piyasasında dengeleri değiştirecek yeni dönem başladı

0
Gayrimenkul piyasasında dengeleri değiştirecek yeni dönem başladı

Gayrimenkul piyasasında dengeleri değiştirecek yeni dönem başladı. 2026–2029 yılları için rayiç bedellerin 10-15 kata kadar artırılması; konut fiyatlarını, vergileri ve yatırımcı eğilimlerini yeniden şekillendiriyor. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, maliyet yükünün hem alıcıyı hem de sektörü zorlayacağına dikkat çekerken, Türk yatırımcısının ilk rotasının Dubai olacağını söylüyor. 

2026–2029 döneminde geçerli olacak emlak rayiç bedellerinin 10 ila 15 kat arasında artırılması, gayrimenkul piyasasında dengeleri değiştirecek gibi görünüyor. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, alınan bu kararın hem konut ve kira fiyatlarını yükselteceğini hem de yatırımcı motivasyonunu zayıflatacağını belirtiyor. Çimen, “Bu artışlar, uzun bir süredir denge arayışında olan piyasada yeniden frene basmak anlamına geliyor,” diyerek sektöre uyarıda bulunuyor.

Yatırımcılar için her maliyetin önemli olduğunu vurgulayan Özden Çimen, “Bir gayrimenkul alıcısı için satın aldığı mülkün satış fiyatının yanı sıra vergiler ve harçlar gibi diğer unsurlar da toplam maliyete dahil olmaktadır. Yeni emlak rayiç değerlerinin 10-15 kata kadar arttırılmış olması toplam maliyeti önemli ölçüde artıracaktır. Reel anlamda halen kazançlı düzeye tam gelememiş, ancak faiz indirimleriyle dengelenme emareleri gösteren gayrimenkul piyasası için bu maliyet artışları hem konut fiyatlarını istemsizce artıracak hem de kira fiyatlarını yukarı çekecektir. Bu durum, piyasadaki toparlanmayı geciktirebilir” dedi.

2026’da yeni bedeller 

Bazı ilçelerdeki artış oranları dikkat çekiyor:

* Şişli Teşvikiye Mahallesi: 52 bin 472 TL – 300 bin TL

* Beşiktaş Ahmet Adnan Saygun Caddesi: 37 bin 607 TL – 225 bin 639 TL

* Sarıyer Köybaşı Caddesi: 20 bin 360 TL – 150 bin TL

* Küçükçekmece İnönü Caddesi: 5 bin 750 TL – 73 bin TL

Rayiç bedeller muhtarlıklarda askıya çıkarıldı. Ev sahipleri, oranları yüksek bulmaları halinde 8 Eylül Pazartesi akşamına kadar vergi mahkemesine başvurarak itiraz edebilecek.

Satışlarda Makas Açılıyor

Çimen, resmi rayiç bedel ile fiili satış fiyatı arasındaki makasın daha da açılacağının altını çiziyor: “Ülkemizde fiili olarak resmi rayiç bedelleri ile satış bedelleri arasında bir makastan söz edilir. Bunun asli nedeni, hâlihazırda %4 düzeyinde uygulanan tapu harcı ve her yıl ödenen emlak vergisidir. Alıcı ve satıcı arasında anlaşılan satış bedelinin resmi işlemlerde beyan edilmesi durumunda ortaya çıkan ağır vergi yükü gayrimenkul piyasasının dengesini sarsmaktadır. Bu nedenle öteden beri sektör temsilcileri bu vergi oranlarının düşürülmesi yönünde çağrılar yapmaktadır.”

Tapu Harcı ve Vergilerdeki Yük Talebi Düşürecek

Yeni rayiç bedellerin tapu harcı ve emlak vergisine etkisi konusunda ise Özden Çimen şöyle diyor: “Emlak vergisi ve tapu harçları gayrimenkul alımlarında toplam maliyete ciddi derecede etki etmektedir. Aynı nedenle piyasada rayiç bedelleri ve satış bedelleri arasında bir makasın açılmasına neden olmaktadır. Biz yıl sonuna kadar satış işlemlerinde artış bekliyorduk ancak bu düzenlemelerin gelecek yıl işlem adedine olumsuz yansıyacağını düşünüyoruz. Nasıl ki inşaat maliyetlerindeki artış arzı olumsuz etkilediyse, bu gelişmeler de konut talebini olumsuz etkileyecek. Alıcılar en iyi ihtimalle standartlarını düşürmek zorunda kalacaktır.”

Yabancı ve Yerli Yatırımcı İçin Yeni Riskler

Çimen, bu artışın yatırımcı psikolojisi üzerinde de olumsuz etkileri olacağını belirterek şunları söyledi: “Son rayiç değer artışı kararlarında önceki dönem 4-5 kata kadar artışlar yapılmıştı. Ancak bu kez 10-15 katlık artışlar, alıcı motivasyonunu ciddi şekilde azaltacaktır. Mevduat hesaplarından çıkacak sermayenin gayrimenkule kayacağı konuşulurken bu düzenleme, o beklentiyi boşa çıkarabilir. Bunun yerine yatırımcılar, Dubai gibi vergi avantajı olan yurtdışı destinasyonlara yönelecektir.”

Anadolu’da Daha Ilımlı Artışlar: Yeni Bir Yönelim mi?

İstanbul’da bazı bölgelerde %1000’e varan artışlar görülürken, Anadolu’daki artışların daha sınırlı kaldığını belirten Çimen, bu farkların nedenlerine de açıklık getiriyor:

“Takdir komisyonları sokak sokak dolaşarak çalışıyor. Bu nedenle her bölgede artış oranları farklılaşabiliyor. Sosyo-ekonomik düzeyi düşük, gelişim potansiyeli sınırlı bölgelerde artış oranları daha düşük kalabiliyor. Ayrıca Anadolu’daki yatırım ilgisi de hızlı tren projeleri, liman büyümeleri ve sanayinin taşınması gibi gelişmelerle zaman içinde yükselebilir.”

Kayıt Dışı Riski Artar mı?

Özellikle lüks semtlerde artan maliyetlerin kayıt dışı işlemleri teşvik edebileceği uyarısında bulunan Çimen, çözümün tapu harcı indiriminde olduğunu belirtiyor. 

Üst segmentteki mülklerin fiyatı arttıkça, bu fiyatlara binen vergi ve harç yükünün de ciddi boyutlara ulaştığını söyleyen Çimen, “Eğer gerçekten daha fazla vergi toplanmak isteniyorsa, tapu harç oranlarında indirim yapılması gerekir. Bu sayede hem kayıt dışılık azalır hem de rayiç bedelle satış bedeli arasındaki makas kapanır” diye konuştu. 

İtiraz Süreci ve Hukuki Yük

Askıya çıkarılan yeni rayiç bedellere itiraz süresinin çok kısa olduğuna değinen Çimen, mülk sahiplerini dikkatli olmaya çağırıyor. Çimen, “Hızlı bir hukuki hareketlilik, 2017’de olduğu gibi yasa yoluyla bu artışlara sınırlama getirilmesini beraberinde getirebilir. Ancak vergi mahkemelerinin iş yükü düşünüldüğünde, bu sürecin zaman alacağı da bir gerçek” ifadelerini kullandı.

Sektör Ne Bekliyor?

Gayrimenkul sektörü, rayiç bedellerin artmasına değil, bu artışlarla birlikte vergi yükünün azaltılmasına odaklanılması gerektiğini düşünüyor. Çimen, sektörel beklentiyi şu sözlerle özetliyor: “Emlak rayiç bedellerinin arttırılması nominal düzeydeki artışların bir yansımasından ibaret. Ancak bir değerin reel bazda bu denli yükselmesi için o yatırım ekosistemindeki genel gelir seviyesinin de benzer oranda yükselmiş olması gerekir. Eğer iç piyasada denge isteniyorsa, özellikle tapu harçlarında yapılacak indirim çok daha etkili bir çözüm olacaktır.”

Koray Liberte’de teslimatlar başladı

0
Koray Liberte’de teslimatlar başladı

İstanbul’un en çok tercih edilen yaşam alanlarından biri olan Göktürk’te geliştirdiği projelerle bölgedeki varlığını güçlendirmeye devam eden Koray GYO, yeni nesil projelerinden Koray Liberte’de teslimatlara başladı. Koray Group’un 70 yıllık deneyimini Göktürk’e taşıyan Koray GYO, bu projede doğayla iç içe, modern ve konforlu bir yaşam alanı sunmayı hedefliyor.

Koray GYO güvencesiyle İstanbul’un yükselen yıldızı Göktürk’te hayata geçirilen Koray Liberte, toplamda 22 bin 119 metrekarelik bir alana yayılıyor. Tek bloktan oluşan projede 118 konut ve 8 ticari alan yer alıyor. Koray Liberte, 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleriyle farklı yaşam tarzlarına hitap ediliyor.

Koray App ile site yönetimi parmaklarınızın ucunda

Koray GYO, site sakinlerine özel olarak geliştirdiği Koray App uygulaması ile yönetim hizmetlerine hızlı ve kolay erişim sağlıyor. Mobil cihazlara indirilebilen bu uygulama sayesinde; güncel borç bilgileri, geçmiş dönem ödemeleri ve çeşitli gider kalemlerine ilişkin tutarlar görüntülenebiliyor, ödemeler ise online olarak zahmetsizce yapılabiliyor.

Ayrıca uygulama üzerinden teknik destek, güvenlik, temizlik ve bahçe bakım gibi hizmetler için talep açılabiliyor. Ortak kullanım alanları için rezervasyon işlemleri de yine uygulama üzerinden pratik bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.