Cuma, Temmuz 3, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 12

Tüyap, 2025’te 3 Milyona Yakın Ziyaretçiyle Ticaretin Güvenli Limanı Oldu 

0
Tüyap, 2025’te 3 Milyona Yakın Ziyaretçiyle Ticaretin Güvenli Limanı Oldu

Türkiye fuarcılık sektörünün lider şirketi Tüyap Fuarcılık Grubu, dünya ticaretinde yaşanan dalgalanmalara ve bazı sektörlerdeki küresel daralmaya rağmen 2025 yılını güçlü bir performansla tamamladı. Yurt içi ve yurt dışında toplam 40 fuara imza atan grup, ihracatçı firmalar için güvenli bir ticaret limanı olma misyonunu sürdürdü.

Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop, küresel ekonomik konjonktürün zorlu virajlardan geçtiği bir dönemde, fuarcılığın firmalar için bir lüks değil, en somut çıkış yolu olduğunu vurguladı.

Tüyap, 2025te ihracat yolculuğunu güçlendirdi

Türkiye’nin ihracat lokomotifi sektörlerin küresel daralmadan etkilendiği 2025 yılında Tüyap, düzenlediği fuarlarla ticaretin canlı kalmasını sağladı. Yıl boyunca İstanbul’da 23, Anadolu’da 11 ve yurt dışında 6 olmak üzere toplam 40 fuar gerçekleştiren grup, 9.027 katılımcı firmayı ve 2 milyon 868 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı. Ziyaretçi trafiğinin 3 milyona yaklaşması, ticaretin doğru platformlarda hareketliliğini koruduğunun en büyük kanıtı olarak kayıtlara geçti.

Kazandığımızı işimize yatırıyoruz”

Sektörde 46 yılı geride bırakan Tüyap’ın, Büyükçekmece’deki fuar merkezinin ise 30. yılını kutladığını hatırlatan Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop, şirketin yatırım felsefesini şu sözlerle değerlendirdi:

“Büyük resme gerçekçi bakıyoruz. Zorluklara rağmen işimize uzun vadeli bir perspektifle yaklaşıyor, kazandığımızı tekrar işimize yatırıyoruz. Fuarcılık, sektörlerin ‘hasat zamanı’ olan çok kritik bir süreçtir. Bu nedenle ‘bekle-gör’ politikası izlemek yerine; ‘Buradayız, yatırım yapmaya, tesisimizi ve teknolojimizi geliştirmeye devam edeceğiz’ diyerek ilerliyoruz. 46 yıllık deneyimimiz ve planlamalarımız bize yol gösteriyor. Bu yıl Büyükçekmece’deki merkezimizin 30. yılını kutluyoruz. Yani 30 yıldır fuarcılığın kalbi Büyükçekmece’de atıyor, bu birikim ve güvenle daha uzun yıllar da atmaya devam edecek.”

Bakanlık desteğiyle katılımcıya maliyet avantajı

Tüyap Fuarcılık Grubu tarafından düzenlenen 15 fuarın T.C. Ticaret Bakanlığı’nın “Yurt İçi Sektörel Nitelikli Fuarlar” listesinde yer alması ve “Prestijli Fuar” statüsü taşıması, katılımcı firmalar için önemli bir ekonomik destek oluşturuyor. Firmalar, stant alanı kirası ile konstrüksiyon giderlerinde %50’ye kadar devlet desteğinden, 1 milyon 292 bin TL’ye varan üst limitler dâhilinde yararlanabiliyor. Tüyap ayrıca zorlanan sektörler için geliştirdiği “özel katılım paketleri” ile KOBİ’lerin ticaret sahnesinden kopmamasını sağlıyor.

Tüyap’ın 2026 ajandası belli oldu

Dijitalleşme yatırımlarına hız veren Tüyap, kendi geliştirdiği MyTüyap mobil uygulaması, salon içi navigasyon sistemleri ve akıllı eşleştirme algoritmalarıyla İngiltere ve Almanya standartlarındaki dijital fuar deneyimini İstanbul’a taşıyor.

2026 yılı stratejilerini de paylaşan Öztop, sektörün talebi ve Türkiye Gıda Platformu’nun desteğiyle Eylül ayında Foodist İstanbul Fuarı’nı hayata geçireceklerini açıkladı. Bu adımın, gıda sektörünü doğru zamanda ve doğru platformda Anuga ve Gulfood gibi küresel fuarların ligine taşıma hedefinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Tarımın da stratejik öncelikler arasında yer aldığını belirten Öztop, Anadolu’nun en güçlü organizasyonlarından biri olan Konya Tarım Fuarı için uluslararası ziyaretçi ağırlığını artırmaya yönelik yeni bir yol haritası oluşturduklarını ifade etti. RX Global iş birliğiyle düzenlenen Avrasya Ambalaj, Intermob, WoodTech, Kapı–Pencere–Cam ve Expomed gibi fuarlarda da küresel görünürlüğü ve uluslararası katılımı güçlendirecek adımlar atılacağını sözlerine ekledi.

İnsana ve geleceğe yatırım: Tüyap 50

Şirketin “Tüyap 50 Dönüşüm Programı” kapsamında sürdürülebilirlik ve insana yatırımı önceliklendirdiğini belirten Öztop, “Bizim işimiz aslında insanı insanla buluşturmak. Başarı sadece rakamlar değil, yarattığımız değerdir” diyerek sözlerini tamamladı.

Bekir Fırat: Fırat Life Style’in 10 Milyar Dolarlık Yatırım Yolculuğu

0
Gayrimenkul Sektörünün Genç Vizyonu Bekir Fırat, Fırat Life Style’ın 10 Milyar Dolarlık Yatırım Yolculuğuna Liderlik Ediyor

Türkiye’nin inşaat ve gayrimenkul hafızasında 1981’den bu yana silinmez izler bırakan Fırat Life Style, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bekir Fırat’ın stratejik liderliğinde, modern şehircilik anlayışını ve dev ölçekli projelerini Türkiye’nin dört bir yanına taşımaya devam ediyor. Sanayiden enerjiye, turizmden lojistiğe kadar geniş bir yelpazede 10 milyar dolarlık yatırım hacmine ulaşan grubun gayrimenkul vizyonu, estetik mimariyi fonksiyonel yaşam alanlarıyla buluşturuyor.

Sahanın Tozundan Yönetim Kurulu Masasına: Bekir Fırat Kimdir?

Fırat Life Style’ın büyüme ve satış süreçlerinin mutfağında yetişen Bekir Fırat, 20 Ocak 1990 Ankara doğumlu olup aslen Malatyalıdır. Başkent Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde İngilizce eğitimini tamamlayan Fırat, teorik bilgisini aile şirketinin şantiyelerinde ve satış ofislerinde kazandığı saha tecrübesiyle harmanlamıştır.

Çocukluk yıllarından itibaren üretimin her aşamasına tanıklık eden Bekir Fırat, bugün şirketin satış, pazarlama ve büyüme stratejilerinin başındaki isimdir. Özellikle konut projelerinde talep yönetimi ve portföy dengesi konularındaki uzmanlığıyla bilinen Fırat, şirketin “Natura Dünyası”, “Velux” ve “Relax” gibi ikonik markalarının pazar başarısında kilit rol oynamaktadır.

Mimari İhtişam ve Devasa Ölçek: 10,5 Milyon Metrekarelik İnşaat Alanı

Fırat Life Style, sadece bir inşaat firması değil, bir yaşam mimarı olarak konumlanıyor. Toplamda 10,5 milyon metrekareyi aşan inşaat alanı ile Türkiye’nin en büyük portföylerinden birini yöneten şirket, bugüne kadar 32 bin 151 konut ve 3 bin 891 ticari üniteyi hayata geçirmiştir.

Projelerin Dış Mimari ve Estetik Özellikleri: Fırat Life Style projeleri, şehir silüetine değer katan dış mimari tasarımlarıyla dikkat çekiyor.

  • Natura Serisi: Geniş peyzaj alanları, modern cephe tasarımları ve gün ışığını maksimum düzeyde içeri alan geniş cam yüzeylerle doğayı kente entegre ediyor.
  • Velux Markası: Üst segment beklentilere hitap eden, lüks ve prestij odaklı dış cephe kaplamaları ve ikonik kule tasarımlarıyla şehrin yeni simgeleri arasında yer alıyor.
  • Fonksiyonel Estetik: Şirket, her projesinde yüksek standartlı yalıtım teknolojileri, estetik çevre düzenlemeleri ve sosyal donatı alanlarını mimari bir bütünlük içerisinde sunuyor.

Türkiye’nin Yedi Bölgesinde Yatırım ve Sosyal Sorumluluk

Ankara merkezli büyümesini İstanbul, İzmir, Muğla (Bodrum), Hatay ve Adıyaman gibi stratejik noktalara taşıyan Fırat Life Style, 6 Şubat depremleri sonrası devletle el ele vererek bölgenin yeniden ihyasında kritik görevler üstlenmiştir. Hatay ve Adıyaman’daki deprem konutları, şirketin zorlu saha koşullarında ne denli yüksek bir koordinasyon ve üretim kapasitesine sahip olduğunun somut bir kanıtı olmuştur.

Halen devam eden 13 aktif projesiyle inşaat sektörünün lokomotifi olmayı sürdüren grup; gıda, lojistik ve AVM yatırımlarıyla da ekonomik döngüye devasa bir katkı sağlamaktadır.

Saint-Gobain, Türkiye’de üst üste 9’uncu kez “En İyi İşveren” seçildi

0
Saint-Gobain, Türkiye’de üst üste 9’uncu kez “En İyi İşveren” seçildi

Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde dünya lideri olan Saint-Gobain, insanı merkeze alan güçlü kurum kültürü ve vizyoner insan kaynakları politikalarıyla küresel çapta bir başarıya daha imza attı. Grup, 2026 yılında üst üste 11’inci kez “Global En İyi İşveren” (Top Employer Global) unvanını alarak, dünya çapında bu seçkin sertifikaya sahip olan yalnızca 16 şirketten biri olma gururunu yaşıyor.

Saint-Gobain Türkiye ise yerel düzeydeki istikrarlı performansını, üst üste 9’uncu kez “En İyi İşveren” sertifikasını alarak taçlandırdı. Bu başarı, şirketin sadece bir inşaat malzemeleri üreticisi değil, aynı zamanda çalışanına değer veren bir kariyer merkezi olduğunun en somut kanıtıdır.

Kurumsal Mükemmelliğin Dışa Vurumu: Saint-Gobain’in Modern İşveren Kimliği

Saint-Gobain, modern mimarinin ve sürdürülebilirliğin estetiğini sadece sunduğu çözümlere değil, çalışma ortamının dokusuna da işliyor. “MAKING THE WORLD A BETTER HOME” varoluş amacı, şirketin dış cephesindeki modern duruştan, ofislerin içindeki güven ve etik odaklı atmosfere kadar her noktada hissediliyor.

Şirketin dış dünyaya sunduğu bu profesyonel imajın altında; etik değerlere dayalı, fırsat eşitliğini önceliklendiren ve her çalışanın potansiyelini bir sanatçı titizliğiyle işleyen derin bir insan kaynakları stratejisi yatıyor.

2026 Değerlendirmesinde Öne Çıkan Başarı Kriterleri; Top Employers Institute tarafından gerçekleştirilen titiz denetimler sonucunda, Saint-Gobain Grubu’nun kurumsal olgunluğu şu verilerle tescillendi:

  • Etik ve Dürüstlük: %100 uyum oranı ile şeffaf yönetim anlayışı.
  • Amaç ve Değerler: %99,85 başarı ile “Ortak Kurum Kültürü”nün gücü.
  • Öğrenme ve Gelişim: %97,32 oranında başarı ve sürekli artan kariyer desteği.
  • Sürdürülebilirlik: %91,97 skor ile çevresel ve sosyal önceliklerin yönetimle kusursuz entegrasyonu.

Saint-Gobain Türkiye: Sektör Standartlarını Aşan Performans; Türkiye genelinde 14 marka ve 2 ortaklık ile devasa bir ekosistemi yöneten Saint-Gobain Türkiye, 2026 değerlendirmesinde global standartların dahi üzerine çıkarak dikkatleri üzerine çekti.

Türkiye Rakamlarla Başarıyı Konuşuyor; Saint-Gobain Türkiye, %91,7’lik genel skoru ile sektör referans değerinin ( %84,9) tam 6,82 puan üzerine çıkmayı başardı. İşte Türkiye organizasyonunun parladığı alanlar:

KategoriBaşarı OranıSektör Referans Farkı
Yetenek Çekimi (Attract)%98,32+13,9 Puan
Gelişim (Develop)%93,82Yüksek Olgunluk
Yönetişim ve Strateji%93,39Kurumsal Güven
Amaç ve Değerler%94,00Küresel Uyum

Bu rakamlar, Saint-Gobain Türkiye’nin dışarıdan bakıldığında görülen o prestijli yapısının arkasında, her bir çalışanın bağlılığını ve gelişimini destekleyen devasa bir “insan mühendisliği” olduğunu kanıtlıyor.

Sonuç: İnsan Odaklı Bir Gelecek İnşası; Saint-Gobain, hem küresel hem de yerel ölçekte elde ettiği bu sertifikalarla, sürdürülebilir bir gelecek inşa ederken en büyük gücün “insan” olduğunu bir kez daha kanıtladı. Şeffaf, etik ve kapsayıcı işveren markasıyla Saint-Gobain, geleceğin çalışma kültürüne liderlik etmeye devam ediyor.

Birevim 2025’te Rekor Büyüme Kaydetti

0
Birevim 2025’te Rekor Büyüme Kaydetti, 2026 için “Sizi Düşünen Biri” Vizyonunu Hayata Geçirdi

Tasarruf finansman sektörünün öne çıkan markalarından Birevim, 2025 yılına ilişkin finansal ve operasyonel performansını açıkladı. Şirket, geçtiğimiz yıla kıyasla tasarruf sahibi sayısında yüzde 309, proje sayısında ise yüzde 342 ve sağlanan finansman tutarında yüzde 524 oranında büyüme kaydederek sektörde dikkat çeken bir ivme yakaladı. Birevim, güçlü 2025 performansını 2026 yılına taşırken, yeni dönem vizyonunu ve marka duruşunu da kamuoyuyla paylaştı.

Shangri-La Bosphorus Hotel’de düzenlenen toplantıda; Birevim Genel Müdürü Özgür Öztürk, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Şahin, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Anıl Paksoy ile markanın yeni iletişim yüzü Ahmet Kural basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda, şirketin 2025 yılı performansı, sektörün mevcut durumu ve 2026’ya yönelik stratejik yaklaşımı kapsamlı şekilde ele alındı.

Birevim Genel Müdürü Özgür Öztürk, markanın bugüne kadar benimsediği anlayışın ve yeni dönem vizyonunun temelinde insan odaklı bir yaklaşım bulunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

Birevim, kurulduğu günden bu yana çok net bir inançla hareket ediyor. Bizim için ev sahibi olmak, araç sahibi olmak ya da bir iş yeri kurmak sadece finansal hedefler değildir. Bunlar, insanların hayatlarındaki en önemli dönüm noktalarıdır. Ve biz, bu kararların alındığı anlarda insanların kendilerini yalnız hissetmemesi gerektiğine inanıyoruz. Birevim, tam da bu noktada var. İnsanların hayatlarındaki en büyük adımları atarken yanında duran, süreci anlaşılır kılan, belirsizlikleri azaltan ve güven veren bir marka olarak konumlanıyoruz. Bizim işimiz sadece finansman sağlamak değil; insanların hayallerine giden yolda onlara eşlik etmek. Bu bakış açısı, bugün sizlerle paylaştığımız ‘Sizi Düşünen Biri’ yaklaşımının da temelini oluşturuyor. Birevim’in var oluş sebebinin, insanlarla kurduğu ilişkinin ve sorumluluk anlayışının en yalın tanımı. Çünkü ‘biri’ olmak; insanın hayatındaki en kritik anlarda ona güven vermeyi, yanında olduğunu hissettirmeyi ve o yükü birlikte taşımayı gerektirir. Biz, insanları ev ve araba sahibi olmaları için cesaretlendirme hedefinde olan bir markayız.”

Özgür Öztürk, 2025 yılının Birevim açısından yeniden yapılanma ve güçlenme yılı olduğuna da dikkat çekti. Açıklanan büyüme rakamlarının, hem sektöre hem de tasarruf sahiplerine önemli bir gösterge sunduğunu belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

2025 yılı, Birevim için yeniden yapılanma ve güçlenme yılı oldu. Bu sürecin karşılığını hem operasyonel hem de finansal performansımızda net şekilde ortaya koyduk. Geçtiğimiz yıla kıyasla; tasarruf sahibi sayısında yüzde 309, proje sayısında yüzde 342 ve sağlanan finansman tutarında yüzde 524 oranında büyüme sağladık. Bu rakamlar, Birevim’e duyulan güvenin ve doğru stratejiyle ilerlediğimizin en somut göstergesidir.”

Sektörün genel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Öztürk, tasarruf finansman sisteminin mevcut ekonomik koşullar altında giderek daha kritik bir alternatif haline geldiğini vurguladı:

Bugün var olan kredibilte oranları, tasarruf temelli modellerin ne kadar kritik bir ihtiyaç haline geldiğini ortaya koyuyor. Yüksek faiz ortamında insanlar daha öngörülebilir, daha sürdürülebilir çözümler arıyor. Tasarruf finansman sistemi de bu ihtiyaca güçlü bir alternatif sunuyor. 2025 yıl sonu itibarıyla sektör işlem hacmi 1 buçuk trilyon liraya ulaştı, tasarruf sahibi sayısı ise 1 milyonu aştı. Söz konusu rakamlar, bu modele duyulan ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.”

Ahmet Kural ile Yeni Dönem İletişim İş Birliği

Birevim’in 2026 itibarıyla başlattığı yeni dönem iletişim yaklaşımının önemli adımlarından biri de oyuncu Ahmet Kural ile hayata geçirilen marka yüzü iş birliği oldu. Şirket, bu iş birliğini yalnızca satışı artıran bir reklam kampanyası olarak değil, marka bilinirliğine katkı sağlayan stratejik bir iletişim adımı olarak konumlandırıyor.

Bu yeni iletişim yaklaşımının çerçevesini çizen değerlendirmesinde Özgür Öztürk şu ifadelere yer verdi:

“2026’ya girerken Birevim için yeni bir dönem başlıyor. Bu yeni dönemde; daha yalın bir dil, daha cesaretlendirici bir duruş ve insanı merkeze alan çok daha net bir iletişim anlayışıyla yol alıyoruz. Bu anlayışın en güçlü yansımalarından biri de, 2026 itibarıyla reklam yüzümüz olarak Ahmet Kural ile başlattığımız ve 2 yıl sürecek olan kampanya oldu. Ahmet Kural; samimiyeti ve doğallığıyla Birevim’in anlatmak istediği hikâyeyle çok güçlü bir bağ kuruyor. Ortaya çıkan iş, yalnızca bir reklam filmi değil; Birevim’in insanları ev ve araba sahibi olma konusunda cesaretlendiren, onların yanında olan ve onları düşünen biri olduğunu anlatan sahici bir hikâye.”

Markanın yeni iletişim yüzü Ahmet Kural da iş birliğine ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:

“Birevim, kendi alanında sürekli büyüyen ve pazar payını genişleten, tercih edilen bir marka. Bana, bu kampanyaya yaklaşımlarını anlattılar. Seçtikleri dilin samimiyeti, anlattıklarının ve söylemek istediklerinin kapsamını çok beğendim. Tasarruf yapma ve bunu alışkanlığa dönüştürme fikrini farklı buldum. ‘Sizi düşünen biri’ fikri çok içten bir yaklaşım… Böylesine fayda odaklı ve samimi bir iş birliğinin içinde yer almaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu süreçte her şeyin en iyi olması için çalışan Birevim ailesine teşekkür ediyorum.”

Birevim, 2025’te yakaladığı güçlü büyüme ivmesini 2026’da da sürdürmeyi hedeflerken; tasarruf finansman sistemini daha geniş kitlelerle buluşturmayı, insanı merkeze alan yaklaşımını tüm temas noktalarında güçlendirmeyi ve sektördeki öncü konumunu kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.

Antalya’da “Ev Sahibi Türkiye” Kura Çekimi gerçekleştirildi

0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum

Antalya Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenen Yüzyılın Konut Projesi 500 bin sosyal konut kapsamında “Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni”nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telgraf mesajı okundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, burada yaptığı konuşmada, Antalya’nın Akdeniz’in mavisini, Torosların heybetiyle buluşturan tarihiyle, doğasıyla Türkiye’nin incisi, milletin göz bebeği olduğunu, tarımıyla bereketin, üretimiyle ticaretin, yaşam kalitesiyle huzurun adı olduğunu söyledi.

Kurum, Antalya’da büyük yangınlar yaşandığını, vatandaşların imdadına beraber koştuklarını belirterek, o gün bir söz verdiklerini, “Bu saatten sonra hepimiz Antalyalıyız, hepimiz Manavgatlıyız, size çok daha güzel evler yapacağız” dediklerini hatırlattı.
“500 bin dar gelirli kardeşimizi ev sahibi yapmak için yola çıktık”

Kurum, bu destansı başarıya rağmen bugün hala Türkiye’nin bu başarısını hazmedemeyenler, yeniden ayağa kalkan 11 şehri içine sindiremeyenler olduğuna dikkati çekti. Bir yandan asrın inşasını bitirdiklerini, bir yandan da TOKİ ile inşa ettikleri sosyal konut sayısını 1 milyon 750 bine ulaştırdıklarını dile getiren Kurum, “Şimdi sıra biriktirdiğimiz bu eşsiz tecrübeyi 81 ilimize taşımak dedik. Yüzyılın Konut Projesi’yle 500 bin dar gelirli kardeşimizi ev sahibi yapmak için yola çıktık. Öyle muazzam bir proje hazırladık ki bu projeyle dar gelirli kardeşlerimiz sadece ev hayaline ulaşmayacak, hayallerin ötesinde bir yaşama kavuşmuş olacak.” diye konuştu. Bu projede mahalle kültürünün yeniden ayağa kaldırılacağını ve 500 mahalle konağı yapacaklarını aktaran Kurum, mahalle konaklarında anaokulları, aile sağlığı merkezleri, gündüz bakımevleri, sosyal ve sportif alanların yer alacağını söyledi. Projenin ilk kurasını 29 Aralık’ta Adıyaman’da çektiklerini hatırlatan Kurum, bu hafta Siirt’ten Artvin’e, Bingöl’den Antalya’ya 14 ilde daha “bismillah” dediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşte bugün de hem Bingöl’de 2 bin 59 konut için hem de Antalya’mızda 13 bin 213 konut için toplamda 15 bin 272 sosyal konutumuzun kuralarını çekeceğiz. Antalya’mızdaki sosyal konutlarımızın 12 bini merkezde, 70’i Akseki’de, 200’ü Elmalı’da, 47’si Gündoğmuş’ta, 50’si İbradı’da, 196’sı Korkuteli’nde, 500’ü Manavgat’ta, 150’si de Serik’te olmak üzere projelerimizi çalıştık. Tabii şehit ve gazi yakınlarımıza, gençlerimize, 3 çocuk sahibi vatandaşlarımıza ayrıcalık veriyor olacağız. Onlar isimlerini beklerken ilk kurada çıkmazsa, genel kategorisinde bir şansları daha olacak. Şimdi diyeceksiniz, bu güzel evleri, bu muazzam konakları ne zaman bitireceksiniz? Ben buradan, Antalyalı hemşerilerimin huzurunda, sürekli tuttuğumuz sözlerden birini daha vermek istiyorum. Allah’ın izniyle 500 bin sosyal konut projemizin ilk evlerini Mart 2027’de teslim edeceğiz. Hızlı olacağız çünkü bu projeyle tüm Türkiye kazanacak.” Konut sayısı arttıkça kira fiyatlarının düşeceğini, “1,5 trilyon dolarlık bu projeyle 300’e yakın sektörün canlanacağını, istihdamın artacağını, ekonominin güçleneceğini” belirten Kurum, “Kim hangi gündemin peşinde koşarsa koşsun biz 24 yıldır Türkiye siyaset tarihine ‘Yaparsa AK Parti yapar’ sözünü yazdıran Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, millet aşkı memleket sevdasıyla, samimiyetle, gayretle çalışmaya devam edecek 500 bin sosyal konutumuzu da daha önceki sözlerimizde olduğu gibi alnımızın akıyla bitireceğiz. 11 ilimizde nasıl biz değil eserlerimiz konuşuyorsa, Ev Sahibi Türkiye kampanyamızda da 81 ilimizde 500 bin sosyal konutumuz konuşacak.” ifadelerini kullandı.

“Antalya’ya yaklaşık 53,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik”

TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur da TOKİ olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye’nin dört bir yanında yüz binlerce projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
“6 Şubat’ta meydana gelen asrın afeti sonrasında 11 ilimizde toplam 455 bin konutun üretimini gerçekleştirdik” diyen Sungur, şöyle devam etti: “Tarihimizin en kapsamlı kentsel dönüşüm projelerini başlattık. Şehirlerimize yeşil dokuyu yeniden kazandırmak amacıyla yüzlerce millet bahçesini milletimizin hizmetine sunduk. 2019 yılında 50 bin, 2020 yılında 100 bin ve 2022 yılında 250 bin konutu kapsayan sosyal konut kampanyalarını başlatarak dar gelirli vatandaşlarımıza ev sahibi yaptık. TOKİ olarak bugün itibariyle 81 ilimizde toplam 1.753.000 konut rakamına ulaştık. Bugün itibariyle ülke genelinde 1.633 şantiyede 430.000 konut ve sosyal donatının inşaatı devam etmekte, yüzbinlerce konutun proje ve tasarım çalışmaları sürdürülmektedir.”

Antalya’ya yaklaşık 53,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdiklerini ifade eden Sungur,  “3000’i devam eden 8.775 konut, 4 millet bahçesi, 11 cami, stadyum ve spor salonları ile çok sayıda okul, hastane ve sosyal donatıyı hayata geçirdik. Şimdi ise Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen 500 bin sosyal konut kampanyasıyla Antalya’mıza yeni konutlar kazandıracağız. Bu proje devletimizin bugüne kadar ortaya koyduğu en kapsamlı sosyal konut hamlesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır. Bu kapsamda 13 gün içinde 13 ilimizde kurallar çekilmiş ve 38.160 hak sahibi belirlenmiştir. Antalya’da ise merkez ilçelerimiz başta olmak üzere Akseki, Elmalı, Gündoğmuş, İbradı, Korkuteli, Manavgat ve Serik ilçelerimizden kampanyaya 113.440 vatandaşımız başvuruda bulunmuştur. Biraz sonra noter ve sizlerin huzurunda bu talepler içinden 13.213 ailemiz belirlenecektir. Hak sahibi olacak vatandaşlarımıza şimdiden hayırlı olmasını diler, sağlık, huzur ve güven içerisinde yaşayacakları sıcak yuvalar inşa edeceğimizi müjdelemek isterim. Kura’da ismi çıkmayan vatandaşlarımız da üzülmesinler, ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar sosyal konut projeleri kararlılıkla devam edecektir.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Bakan Kurum, “Artık kura zamanı. Antalya ve Bingöl’de kurada isimleri çıkan hak sahibi kardeşlerime şimdiden konutları hayırlı olsun diyorum” sözleriyle protokol üyelerinin de katılımıyla kura çekilişini başlattı.

Astons Müşterilerine Özel Atina’da Lüks Konut Projesi

0
Astons Müşterilerine Özel Atina’da Lüks Konut Projesi

Astons, Royal Invest iş birliğiyle hayata geçirilen ve Atina’nın en gelişmiş kuzey bölgelerinden Neo Irakleio’da konumlanan lüks konut projesini, 15 Ocak 2026 tarihinde düzenleyeceği özel tanıtım webinarında yatırımcılarıyla buluşturuyor.
 

Uluslararası yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık çözümlerinde global ölçekte faaliyet gösteren Astons, Yunanistan Golden Visa programı kapsamında yatırımcılarına sunduğu seçkin projelere bir yenisini daha ekliyor. Astons, Royal Invest iş birliğiyle hayata geçirilen ve Atina’nın en gelişmiş kuzey bölgelerinden Neo Irakleio’da konumlanan lüks konut projesinin detaylarını, 15 Ocak 2026 tarihinde düzenleyeceği özel tanıtım webinarında yatırımcılarıyla buluşturuyor.

Projede son 8 daire satışta

Astons’un Royal Invest iş birliğiyle sunduğu bu özel proje, Atina’nın kuzey aksında hızla değer kazanan Neo Irakleio bölgesinde konumlanıyor. Toplam 24 daireden oluşan butik projede yalnızca son 8 daire satışta bulunuyor. Tam mobilyalı olarak sunulan daireler, hem kısa ve uzun dönem kiralama hem de kişisel kullanım için tasarlandı. 

Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, yatırımcılara sunulan yeni projeyi şöyle değerlendiriyor: “€250.000 yatırım eşiğine uygun, yüzme havuzlu, fitness salonlu olmasının yanında güvenlik, mülk yönetim hizmeti sunan, üstelik lokasyonu açısından da avantaja sahip böyle bir proje Atina’da oldukça nadir bulunur. Neo Irakleio’daki bu proje, hem Golden Visa uyumluluğu hem de yüksek kira potansiyeliyle yatırımcılar için güçlü bir alternatif sunuyor. 15 Ocak’ta yatırımcılarımızla gerçekleştireceğimiz özel web seminerinde; projenin tüm detaylarını geliştiricisinden doğrudan aktarırken, 2026 itibarıyla Yunanistan Golden Visa programının güncel şartlarını, aile üyelerinin başvuruya nasıl dahil edildiğini ve oturum izni sürecine dair tüm kritik başlıkları tek bir oturumda ele alacağız.”

Projenin öne çıkan detayları

Lokasyon: Neo Irakleio / Atina
 Daire Tipleri: 37–44 m² | 1 & 2 yatak odalı tasarım daireler
 Toplam Daire Sayısı: 24
 Satış Durumu: Yalnızca son 8 daire
 Teslim Durumu: Teslime hazır – tam mobilyalı
 Sosyal Olanaklar: Yüzme havuzu, Fitness merkezi, Ortak lounge alanları, Jakuzili çatı terası
 Kullanım: Kiralamaya uygun, Kişisel kullanıma uygun
 
 Lokasyon Avantajları: 

  • Attiki Odos otoyoluna birkaç dakika
  • Avenue Mall ve Olimpiyat Spor Kompleksi’ne yakın
  • Uluslararası okullara yürüme mesafesi

DASK’ın sağladığı finansal güvence kapsamı genişletildi 

0
DASK'ın sağladığı finansal güvence kapsamı genişletildi

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yapılan yeni düzenlemeyle Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) azami teminat tutarı 2 milyon 95 bin TL’ye yükseltildi. 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren tebliğ kapsamında betonarme konutlar için inşaat birim maliyetleri metrekare başına 9 bin 884 TL olarak güncellenirken, risk gruplarına göre asgari prim tutarlarında da artışa gidildi.

Depreme karşı alınabilecek en güçlü finansal önlemlerden biri olan Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Tarifesi’nde yeni bir dönem başlıyor.  Türkiye genelindeki milyonlarca konut sahibini yakından ilgilendiren DASK tarifelerindeki güncelleme Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni dönemle birlikte bir mesken için verilebilecek en yüksek teminat tutarı 1 milyon 704 bin 162 liradan, 2 milyon 95 bin 462 liraya çıkarılarak konut sahiplerine sağlanan finansal güvence artırıldı. Düzenleme kapsamında metrekare birim maliyetleri ve risk gruplarına bağlı asgari prim tutarları, güncel ekonomik veriler ve inşaat maliyetleri doğrultusunda yeniden belirlendi. Sigorta bedeli hesabına esas metrekare bedeli, betonarme konutlar için 9 bin 884 liraya, diğer konutlar için 6 bin 590 liraya çıkarıldı. Yapılan revizeyle birlikte asgari prim tutarlarında da artışa gidilerek, birinci gruptan yedinci gruba kadar olan asgari rakamlar risk gruplarına göre sırasıyla 1951 TL, 1737 TL, 1474 TL, 1384 TL, 1038 TL, 740 TL ve 505 TL’den az olmayacak şekilde revize edildi.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan sigortaladım.com Genel Müdürü Orçun Kızıltepe, “Ülkemizin deprem gerçeği göz önüne alındığında, Zorunlu Deprem Sigortası en temel finansal önlemlerin başında geliyor. Limitlerin ve metrekare birim maliyetlerinin güncellenmesi, olası bir hasar durumunda vatandaşlarımızın konutlarını yeniden inşa edebilmeleri için sunulan desteğin güncel maliyetlerle uyumlu hale getirilmesi açısından kritik bir adım. sigortaladım.com olarak, bu yeni dönemde de kullanıcılarımızın güncel teminatlarla konutlarını güvence altına almalarını kolaylaştırıyoruz. Geniş teminat seçeneklerimiz ve bütçe dostu fiyatlarımızla, saniyeler içinde doldurulabilen formlar üzerinden her bütçeye uygun en iyi hizmeti sunmaya ve depreme karşı hazırlıklı olma sürecinde rehberlik etmeye devam ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin dijital sigorta platformu sigortaladım.com, karşılaştırmalı fiyat teklifleri sunarak kullanıcıların en doğru kararı kolayca verebilmelerine olanak tanıyor. Kullanıcılar, sigortaladım.com üzerinden form doldurarak ihtiyaçlarına en uygun poliçeyi hızlıca belirleyebiliyor; online olarak teklifleri görüntüleyip saniyeler içinde satın alma işlemini tamamlayabiliyor. Ayrıca 150 TL’ye varan hediye fırsatı ve taksitli ödeme seçenekleri sayesinde sigorta işlemleri avantajlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Uzman kadrodan alınan detaylı destekle süreç güvenle tamamlanıyor.

Ev Alırken, Zemine de Dikkat Edilmeli…

0
Ev Alırken, Zemine de Dikkat Edilmeli...

Jeofizik uzmanları birinci derecede deprem bölgesi üzerinde yer alan İzmir’de konut seçerken özellikle sağlam zemin konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor.

Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun, İzmir’de özellikle zemin sıvılaşması riski taşıyan bölgelerden ev alınırken bilinçli davranılması gerektiğini söyledi. Sağlam binanın inşası için sağlam zemin gerektiğini belirten Tozburun, zemin çalışmalarının projenin ömrünü uzattığını ve bina değerini artırdığını da dile getirdi.

Tozburun sözlerini şöyle sürdürdü: “Deprem, ülkemizin en öncelikli sorunlarının başında geliyor. Zemin iyileştirmeleri binanın toplam maliyetinin yüzde 20 – 30’unu oluşturuyor. Eğer gerektiği şekilde yapılırsa geri kalan yüzde 70’lik kısmın maliyetini de korumuş oluyor. Milyonlarca liralık bir binanın zeminine gereken önem verilmezse o bina depreme ve diğer etkilere karşı daha dayanıksız oluyor. Zemin iyileştirme çalışmaları binaların ömrünü uzatıyor ve projeye değer katıyor”

ZEMİN ÇALIŞMALARI ÖNEMLİ

Depremle mücadeleye önce zeminden başlanması gerektiğinin altını çizen Batuhan Tozburun, “Bu nedenle profesyonel yapı firmaları zemin iyileştirme çalışmalarına özel önem gösteriyor. İzmir, birinci derecede deprem bölgesi üzerinde yer alan bir kent olarak risk altında. Olası bir depremde maddi ve manevi anlamda çok büyük kayıplar verebiliriz. Bu konuda vatandaşların bilinçlenmesi, yerel yönetim ve hükümet tarafından acil adımların atılması gerekiyor. Kentsel dönüşümle birlikte yaşlı ve depreme dayanıksız konut stoğunun bir an önce ada bazlı dönüştürülmesi yaşamsal önem taşıyor”diye konuştu.

Erdal Albayrak: “Vatandaş, konut alırken bina karnesini sormalı müteahhidi baskı altına almalı”

0
Erdal Albayrak: “Vatandaş, konut alırken bina karnesini sormalı müteahhidi baskı altına almalı”

Konut yatırımcısının yeni yılda harekete geçmesini beklediklerini dile getiren Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, bu süreçte konut sahibi olmayı planlayanlara önemli uyarılarda bulundu. Albayrak “Ülkemizde konut sahibi olmak, insan hayatındaki en önemli kararlardan biridir. Dolayısıyla hangi konutun alınacağı sıradan bir karar değildir. İlk bakılması gereken konu da güvenlik ve bina kalitesi olmalıdır. Bunun için de vatandaş, konut alırken öncelikle binanın karnesini sormalı, müteahhidi baskı altına almalı. Bu şekilde müteahhidin kendi denetimini, otokontrolünü sağlamalı” dedi.

İnşaat ve gayrimenkul sektörünün 2026 yılını büyük umut ve temennilerle karşıladığını dile getiren Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, 2025 yılında beklemede kalan konut yatırımcısının yeni yılda harekete geçmesini öngördüklerini söyledi.

Önümüzdeki dönemde konut sahibi olmayı planlayanlara önemli uyarılarda bulunan Albayrak “Ülkemizde konut sahibi olmak, insan hayatındaki en önemli kararlardan biridir. Barınma ihtiyacına yönelik oturma amacıyla alınan konutlar, pek çok insan için ömründe bir kez yapılabilecek bir yatırım özelliği taşıyor. Dolayısıyla hangi konutun alınacağı sıradan bir karar değil, ince eleyip sık dokunarak alınması gereken bir karar oluyor. Durum böyle olunca da ilk bakılması gereken konu da güvenlik, dolayısıyla bina kalitesi olmalıdır” dedi.

Vatandaşın ev sahibi olma yolunda müteahhide soru sorma, bilgilenme ve hatta hesap sorma hakkı olduğunu hatırlatan Erdal Albayrak, doğru karar verebilmek için hassas bir değerlendirme sürecinin gerekliliğinin altını çizdi.

Konut alıcısının zemin etüdünden başlayıp, kullanılan beton sınıfından demir değerlerine tüm girdilerle ilgi bilgi alması gerektiğinin önemine vurgu yapan Erdal Albayrak, konut alacaklara şu tavsiyelerde bulundu: “Vatandaş konut alacağı zaman öncelikle konutun projesini, maketini merak ediyor. Bu çok doğal ancak bir denetimin ve otokontrolün oluşabilmesi için yani müteahhidin kendini denetlemesi için vatandaştan baskı görmesi gerekiyor. Her inşaatın, kullanılan bütün malzemeleri yani zemin etüdünden beton sınıfına, beton değerlerinden, demir özelliklerine bütün hammadde ve girdilerin yer aldığı karnesi bulunuyor. Vatandaş bunu görmek istediğinde müteahhidin göstermeme lüksü olmaz. Vatandaşın teknik bilgisi olmayabilir ama yanında bir mühendis danışmanla giderse o danışman ne yapması gerektiğini bilir. Projenin maketine bakabilir, örnek dairesini gezebilir ve inşaat karnesini görebilir. Ev alacaklara mutlaka bunu tavsiye ediyorum. Vatandaş, konut alırken öncelikle binanın karnesini sormalı, müteahhidi baskı altına almalı.

Konut alıcısı yatırım yapacağı konutun bulunduğu binada kullanılan hazır betonu, deney testlerini, demirin çekme gerilme testlerini ‘göreyim’ demeli. Bu konu çok önemli. Yoksa bina içinde kullanılacak seramik, kapı, pencere, ankastre gibi detaylar sonradan defalarca yenilebilecek şeyler ama beton kalitesi ve bina güvenliğinin risk durumunda telafisi yok.”

İNDER, 1. Kentsel Gelişim Zirvesi’nde gayrimenkul sektörünü bir araya getirecek

0
İNDER, 1. Kentsel Gelişim Zirvesi’nde gayrimenkul sektörünü bir araya getirecek

İNDER (İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği), Türkiye’nin deprem gerçeği ve kentsel dönüşümün çok boyutlu doğasını ele alacağı 1. Kentsel Gelişim Zirvesi’ni 14 Ocak tarihinde Radisson Collection Vadistanbul’da gerçekleştirecek.

Zirveye dair değerlendirmelerde bulunan İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli, son yıllarda yaşanan depremlerin kentlerimiz için alarm zilleri çaldığını belirterek, “6 Şubat 2023 depremleri, kentsel dönüşümün tercihten öte bir zorunluluk olduğunu acı biçimde gösterdi. Ancak biliyoruz ki kentsel dönüşüm tek başına yeterli bir kavram değil, dönüşümü tüm boyutlarıyla ele alan bir kentsel gelişim sürecini ortaya koymalıyız” dedi.

Yerinde dönüşümün ve mahalle kimliğinin korunmasının önemine dikkat çeken Engin Keçeli, özellikle yaşlılar, çocuklu aileler ve kırılgan gruplar açısından taşınma ve uyum süreçlerinin sosyal destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti, dönüşüm sürecinde bireylerde oluşan “yerinden edilme” kaygısının psikososyal danışmanlık, travma-duyarlı iletişim ve şeffaf süreç yönetimiyle azaltılabileceğini söyledi.

Finansal açıdan dönüşümün sürdürülebilir olabilmesi için faiz destekli veya kefaletli kredi modelleri, kira-yardımı köprüleri, geçici barınma çözümlerive şeffaf maliyet tablolarının önemine dikkat çeken Keçeli, zorunlu yapı sigortası veteslim sonrası bakım garantilerinin vatandaşın güvenini güçlendiren temel araçlar olduğunu belirterek hukuki çerçevede ise adil sözleşme standartları, bağımsız teknik raporlar ve açık arabuluculuk süreçlerininhak sahiplerini koruyacağını ifade etti.

“Yapıları güçlendirirken toplumsal dokuyu da güçlendirmek zorundayız” diyen Engin Keçeli, zirvede söz konusu alanlara dair ortak bir bakış ve yönelim setinin kamuoyuna yansıtılacağını kaydetti.

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli, 14 Ocak’ta düzenlenecek Kentsel Gelişim Zirvesi’nin devlet kurumları, yerel yönetimler, inşaat sektörü, akademi ve sivil toplumun temsilcilerini bir araya getirecek büyük bir platform olarak planlandığı belirtti.