Cuma, Temmuz 3, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 11

Bahadır Civan: “Karadağ, Kira Geliri ve Değer Artışını Aynı Anda Sunuyor”

0
Turyap Montenegro Master Franchise Temsilcisi Bahadır Civan

Karadağ, ulaşılabilir gayrimenkul fiyatları, yüksek kira getirisi ve Avrupa’ya yakın konumuyla yurt dışında yatırım düşünenlerin yeni gözdesi haline geliyor. Gayrimenkul sahibi olan yabancılar için oturum izni alınabilmesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Turyap Montenegro Master Franchise Temsilcisi Bahadır Civan, Karadağ’a artan ilgiyi sahadan edindiği deneyimlerle değerlendiriyor.

Son yıllarda yurt dışında gayrimenkul yatırımı düşünen pek çok kişinin rotasının Karadağ’a çevrildiğini söyleyen Bahadır Civan, bu ilginin tesadüf olmadığını belirtiyor.
“Avrupa’da yatırım yapmak isteyenler artık çok pahalı ve doymuş pazarlardan yoruldu. Karadağ ise hala ulaşılabilir, anlaşılır ve önü açık bir ülke,” diyor.

Özellikle sahil bölgeleri ve turizm merkezlerinin öne çıktığını vurgulayan Civan, fiyat ve getiri dengesine dikkat çekiyor.
“Bugün Adriyatik kıyısında, turistin hiç eksik olmadığı bölgelerde hala makul rakamlarla konut bulmak mümkün. Buna karşılık kira getirileri oldukça tatmin edici. Bu da yatırımcının kısa sürede geri dönüş alabilmesini sağlıyor,” ifadelerini kullanıyor.

Karadağ’da yabancılar için satın alma sürecinin oldukça kolay olduğunu dile getiren Civan, bürokratik işlemlerin yatırımcıyı zorlamadığını söylüyor.

“Satın alma süreci göz korkutmuyor. İşlemler net ve hızlı ilerliyor. Ayrıca gayrimenkul sahibi olan yabancılar için oturum izni alınabilmesi önemli bir avantaj. Bunun yanı sıra Karadağ, önümüzdeki süreçte yatırımcılara serbest dolaşım fırsatı da sunmaya hazırlanıyor. Vergi yapısı da sade ve anlaşılır” diyor.

Turizmin Karadağ ekonomisinin en güçlü alanlarından biri olduğunu hatırlatan Bahadır Civan, bunun gayrimenkul pazarına doğrudan yansıdığını belirtiyor.
“Karadağ her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor. Deniz, doğa ve tarih bir arada. Bu durum kısa dönem kiralama talebini sürekli canlı tutuyor. Düzenli kira geliri arayan yatırımcılar için bu ciddi bir güven unsuru,” şeklinde konuşuyor.

Orta ve uzun vadede Karadağ’ı cazip kılan en önemli başlıklardan birinin Avrupa Birliği üyelik süreci olduğuna dikkat çeken Civan, altyapı yatırımlarının hız kazandığını söylüyor.
“Yollar, ulaşım projeleri ve şehirleşme çalışmaları hızla ilerliyor. Bugün alınan bir gayrimenkulün ilerleyen yıllarda çok daha değerli hale gelmesi şaşırtıcı olmaz. Zaten yabancı yatırımcı ilgisi de her geçen yıl artıyor,” değerlendirmesinde bulunuyor.

Karadağ’ın artık sadece bir tatil ülkesi olarak görülmediğini ifade eden Bahadır Civan, yatırımcı profilinin de değiştiğini vurguluyor.
“Balkanlar ile Avrupa arasında stratejik bir konumda. İnsanlar sadece tatil için değil, yaşamak ve iş kurmak için de geliyor. Bu da gayrimenkulde alım satımı daha hızlı ve güvenli hâle getiriyor,” diyor.

Sözlerini özetleyen Bahadır Civan, Karadağ’ın sunduğu fırsatı şu sözlerle anlatıyor:
“Doğru lokasyonda yapılan bir yatırım, orta ve uzun vadede ciddi bir kazanca dönüşebilir. Uygun fiyat, yüksek kira geliri ve güçlü gelecek beklentisi bir aradaysa, Karadağ kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir pazar.”

İstanbul’un Odağında Yeni Bir Yaşam: Odak İstanbul

0
İSTANBUL’UN ODAĞINDA YENİ BİR YAŞAM: ODAK İSTANBUL

Bağcılar’ın Kalbinde Emlak Konut Güvencesiyle Yükselen Mimari İkon

İstanbul’un en hızlı değer kazanan bölgelerinden biri olan Bağcılar’da, modern şehircilik anlayışını estetikle buluşturan odak istanbul, yaşam kalitesini zirveye taşıyor. Avrupa Otoyolu ile İstanbul Çevre Yolu’nun stratejik kesişim noktasında konumlanan proje, sadece bir konut kompleksi değil, dış mimarisiyle bölgenin çehresini değiştiren anıtsal bir yapı olarak yükseliyor. Emlak Konut güvencesiyle hayata geçen bu eşsiz proje, istanbul’un odağında yeni bir yaşam arayanların en prestijli adresi olmayı sürdürüyor.

Görkemli Dış Cephe ve Mimari Estetik: Şehrin Yeni Yüzü

Odak İstanbul, dış mimarisinde kullanılan yenilikçi çizgiler ve malzeme kalitesiyle ilk bakışta hayranlık uyandırıyor. Projenin dış cephe tasarımı, modern insanın hem doğa hem de şehirle olan bağını güçlendirmek üzerine kurgulandı:

  • Dinamik ve Modern Silüet: Binanın dış cephesinde tercih edilen dikey formlar ve asimetrik yerleşimli geniş pencereler, yapıya hareketli bir karakter kazandırıyor. Antrasit, gri ve sıcak ahşap tonlarının dengeli kullanımı, projenin Bağcılar’ın en dikkat çekici silüeti olmasını sağlıyor.
  • Işık ve Ferahlık Odaklı Tasarım: Yüksek performanslı cam cephe sistemleri, binaların dış görünümüne kristalize bir parlaklık katarken, iç mekanlarda maksimum gün ışığı ve panoramik şehir manzarası sunuyor.
  • Peyzajla Bütünleşen Kat Bahçeleri: Cephe boyunca uzanan geniş balkonlar ve bitkilendirilmiş teras alanları, betonun soğukluğunu kırarak binanın dış yüzeyinde yaşayan bir ekosistem oluşturuyor. Bu “yeşil nefes” alanları, dış mimarinin en karakteristik özelliklerinden biridir.
  • Gece Aydınlatma Mühendisliği: Akşam saatlerinde binanın mimari hatlarını takip eden özel lineer aydınlatmalar, Odak İstanbul‘un bir deniz feneri gibi İstanbul’un ana ulaşım akslarında fark edilmesini sağlıyor.

Sosyal Donatılar ve Konforun Mimari Yansıması

1+1’den 5+1’e kadar uzanan geniş ve ferah daire planları, projenin dışındaki estetik bütünlüğü iç mekanlara da taşıyor. Dış mimarideki kalite anlayışı, sosyal donatıların yer aldığı ortak alanlara da yansıtılmıştır:

  • Zengin Sosyal İmkanlar: Proje bünyesindeki modern fitness salonu, lüks spa merkezi ve geleneksel Türk hamamı, dış dünyanın gürültüsünden uzaklaşmanızı sağlayacak bir huzur vahası olarak tasarlandı.
  • Ticari Üniteler ve Sokak Mimarisi: Projenin zemin katlarında yer alan ve dış cepheyle uyumlu bir mimari dille kurgulanan ticari üniteler, günlük ihtiyaçlarınızı karşılamanın en estetik yolunu sunuyor.
  • Güvenli ve Modern Altyapı: Kapalı otopark imkanı ve ileri teknoloji güvenlik sistemleri, binanın dış korumasını en üst seviyeye taşıyor.

Lokasyon Avantajı: Şehrin Ana Damarlarında Bir Yaşam

Bağcılar’ın yükselen değeri Odak İstanbul, ulaşım kolaylığı ile zamanı size geri veriyor. Metro hattına ve tam teşekküllü hastanelere yürüme mesafesinde yer alan konumu, Avrupa Otoyolu ve İstanbul Çevre Yolu’na olan doğrudan bağlantısı ile İstanbul’un her noktasına dakikalar içinde ulaşım imkanı sağlıyor.

Marmara Yapı Sahibi Yılmaz’dan Çağrı: “Güvenli yapılaşmada çelik sistemler yeni öncelik olmalı “

0
Marmara Yapı Sahibi Yılmaz'dan Çağrı: "Güvenli yapılaşmada çelik sistemler yeni öncelik olmalı "

Son depremlerin yarattığı yıkımın gölgesinde, ev hayali kuranların gözü hız, güvenlik ve ekonomi üçgeninde şekillenen çelik konutlara çevrildi. Marmara Yapı Sahibi Yakup Yılmaz, “1 yıl beklemeden 60 günde anahtar teslim, hem de betonarmeden %50 ucuz ve depreme karşı 5 kat daha dayanıklı çelik evler artık Türkiye’nin gerçeği” diyerek sektörde çığır açan iddiaları sıraladı.

ÇELİK EVLER RÜZGARI: HIZ, EKONOMİ, GÜVENLİK ÜÇGENİ

Türkiye, aktif deprem kuşağındaki coğrafi gerçeğiyle yüzleşirken, konut tercihlerinde de köklü bir dönüşüm başladı. Son yıkıcı depremlerin ardından güvenlik arayışındaki vatandaşların yeni gözdesi, gelişmiş ülkelerin standartı haline gelen “çelik konstrüksiyon evler” oldu.

Marmara Yapı’nın sahibi Yakup Yılmaz, Türkiye için çelik yapıların artık “vazgeçilmez” olduğunu vurgulayarak çarpıcı açıklamalarda bulundu: “Betonarme bir evde hayatınız en az 1 yıl sonra başlar. Bizimle sözleşme imzalayan müşterilerimiz ise sadece 60 gün sonra yepyeni, güvenli çelik evlerinde yaşamaya başlıyor. Devir artık çelik ev devri!”

BETONARMEYE KARŞI ÇARPICI AVANTAJLAR

Yılmaz, çelik evlerin betonarme karşısındaki üstünlüklerini maddeler halinde sıraladı:

1.  %50 DAHA UCUZ: “Çelik yapılar, betonarmeye kıyasla en az %50 daha ekonomik. Hem yapım maliyeti düşük, hem de uzun vadede bakım masrafı neredeyse yok.”

2.  DEPREME 5 KAT DAYANIKLI: “Çelik evler betonarmeye göre 5 kat daha hafif. Bu, binaya gelen deprem yükünü 5 kat azaltır. Esnek yapısıyla sarsıntıyı emer, çökmez, can güvenliği sağlar. Dünyada bilinen en depreme dayanıklı sistemdir.”

3.  DOĞA DOSTU VE GERİ DÖNÜŞÜMLÜ: “7-8 hurda araç, bir evin iskeletini oluşturur. %90’ı geri dönüştürülebilir. 50 ağaç kesmek yerine, hurda çelikle sağlam bir yuva kurulabilir.”

4.  KALİTELİ VE UZUN ÖMÜRLÜ: “Fabrika ortamında uluslararası standartlarda üretilir. Kalite kontrolü sıkıdır. Ortalama 75-80 yıl ömür biçiyoruz ve betonarme gibi 30 yıl sonra bakım/onarım izolasyonlu; yaz serin, kış sıcak tutar.”

5.  ESNEK VE MODERN: gerektirmez. Kendiliğinden “İç mekan düzenlemesi kolaydır. İhtiyaçlar değiştikçe duvarlar taşınabilir, alan verimliliği maksimumdur.”

HIZLI KURULUM, GENİŞ ÇÖZÜM

Çelik konstrüksiyonun en büyük avantajlarından biri de *iklimden bağımsız, hızlı montaj*. Temel hazırlandıktan sonra beton gereksinimi minimuma iniyor, fabrikada hazırlanan parçalar sahada kısa sürede birleştiriliyor. Bu da inşaat süresini kısaltarak maliyetleri düşürüyor ve müşterilerin evlerine kavuşma süresini 60 güne indiriyor.

“ZEMİN FARK ETMEZ, HER YERE YAPILIR”

Yılmaz, hafif çeliğin bir diğer kritik avantajına dikkat çekti: “Hafifliği sayesinde en kötü zemin koşullarında bile, betonarmenin riskli olacağı yerlerde rahatlıkla çelik ev inşa edebiliyoruz. Bu, Türkiye’nin zemin çeşitliliği düşünüldüğünde çok önemli bir esneklik sağlıyor.”

YILDIRIMDAN PASLANMAYA TÜM RİSKLERE CEVAP

Çelik evlerin yıldırıma karşı doğal koruma sağladığını (topraklama etkisi) ve galvaniz kaplama sayesinde paslanma, çatlama, böceklenme gibi sorunlar yaşanmadığını da sözlerine ekleyen Yılmaz, “Artık güvenli, hızlı, ekonomik ve sürdürülebilir olan çözüm çelik. Türkiye bu gerçeği hızla benimsiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Polat Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonunu hayata geçirdi

0
Polat Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonunu hayata geçirdi

Gayrimenkul sektörünün öncü oyuncularından Polat Gayrimenkul ve portföy yönetiminin en köklü şirketlerinden Atlas Portföy, tasarruflarını değerlendirmek isteyen yatırımcılara yeni bir fırsat sunmak üzere “Polat Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu” (Polat Birinci PGYF) nu hayata geçirdi. Yerli ve yabancı yatırımcılar için tek seferde birden fazla ve büyük ölçekli gayrimenkule yatırım imkânı sunan Polat Birinci PGYF, projeye ilk adımda yatırım fırsatı ile  sürdürülebilir kazanç ve güçlü kira getirisi sağlıyor. 

Polat Gayrimenkul, köklü partneri Atlas Portföy ile iş birliği yaparak yeni bir yatırım fırsatı sunuyor. Atlas Portföy tarafından yönetilen Polat Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu (Polat Birinci PGYF), bireysel tasarrufların bir araya gelerek profesyonel yönetim ve SPK denetimi altında etkin biçimde değerlendirilmesini sağlıyor. Atlas Portföy, uzun yıllara dayanan deneyimi, disiplinli yatırım stratejileri ve farklı sektörlerdeki geniş portföy yönetimi kabiliyeti ile fonun yönetimini üstleniyor.

Nitelikli yatırımcılara sunulan Polat Birinci PGYF, yatırımcılarına yüksek tutarlı gayrimenkul projelerine ortak olabilirken, güçlü kira getirilerinden ve uzun vadeli değer artışından faydalanma fırsatı sunuyor.

Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, “Gayrimenkullerin menkulleşebilmesi için bugün nitelikli yatırımcılara Gayrimenkul sertifikası, GYO sistemi, Fon gibi birden fazla enstrüman sunuluyor. Biz de gayrimenkul yatırımlarına erişimi kolaylaştıran, yatırımcılara çeşitlilik ve güven sunan, uygulaması son derece başarılı bu enstrümanlardan biri olan fonu oluşturduk. Polat Birinci Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu sayesinde yatırımcılar projeye daha en başındayken yatırım yapabilecek ve kazanma fırsatı elde edebilecekler. Köklü partnerimiz Atlas Portföy ile iş birliğimiz, yatırımcıların en yüksek faydayı elde etmesini sağlayacak.” dedi.

Atlas Portföy Genel Müdürü Elif Pehlivanlı, fonun kuruluşuna ilişkin yaptığı değerlendirmede “Polat Gayrimenkul ile güçlerimizi birleştirerek hayata geçirdiğimiz Polat Birinci PGYF, yatırımcılarımıza gayrimenkul alanında ayrıcalıklı bir fırsat sunuyor. Fonumuz, hem güçlü bir marka ile nitelikli projelere erken aşamada yatırım imkânı sağlıyor hem de yatırımcıların profesyonel yönetim altında portföylerini çeşitlendirmesine olanak tanıyor. Atlas Portföy olarak biz, yatırımcıların güvenini ve beklentilerini her şeyin üzerinde tutuyoruz. Deneyimimiz, disiplinli yatırım anlayışımız ve şeffaflık ilkemizle, uzun vadeli değer yaratmayı ve yatırımcılarımız için sürdürülebilir kazanç sağlamayı hedefliyoruz. Bu iş birliğinin, sektöre fark edilebilir bir değer katacağına inanıyoruz.” söyledi. 

Tekne Kredisi Başvurusu Yapmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

0
Tekne Kredisi Başvurusu Yapmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Tekne sahibi olmak, birçok kişi için sadece bir ulaşım aracı edinmek değil; aynı zamanda özgürlük, keyif, hobi ve prestij anlamına geliyor. Ancak karada alınan bir otomobilden farklı olarak, denizde kullanılan bir taşıtın hem maliyeti hem de sürdürülebilirliği çok daha kapsamlıdır. Bu nedenle tekne kredisi başvurusu yapmadan önce atacağınız her adım, ileride yaşayacağınız finansal konforu veya yükü belirler.

Bu yazıda, tekne kredisi alma sürecini en ince detayına kadar anlatıyor; bankaların uygulamalarını, teminat yapısını, faiz – maliyet ilişkisini ve ikinci el alımlarda dikkat edilmesi gereken noktaları bir finans açıklıyoruz. Konunun derinliklerine girmeden önce tekne kredisi faizleri için bankaların tekliflerini karşılaştırabilirsiniz.

1. Tekne Kredisi Nedir ve Bankalar Bu Krediyi Nasıl Değerlendirir?

Tekne kredisi, sıfır ya da ikinci el bir teknenin finansmanı için kullanılan özel bir kredi türüdür. Arabadan farklı olarak tekneler daha yüksek fiyatlı, teminat olarak daha düşük likiditeye sahip ve bakım giderleri daha yüksek taşıtlardır. Bankalar bu nedenle tekne kredisini daha seçici bir değerlendirme süreciyle ele alır.

Genelde üç farklı finansman modeli uygulanır:

  • Doğrudan tekne/yat kredisi
  • Katılım bankalarının deniz taşıtı finansmanı
  • İpotekli bireysel kredi yoluyla finansman

Her modelin koşulları farklıdır; ancak ortak nokta şudur: Tekne kredisi, diğer kredilere göre daha detaylı bir gelir–gider analizine dayanır ve teminat şartları daha katıdır.

2. Tekne Kredisi Faizleri Nasıl Belirlenir?

Tekne kredisi faizleri, çoğu zaman taşıt kredilerine göre daha yüksek olur. Çünkü:

  • Teknenin ikinci el satışı zordur,
  • Alıcı kitlesi dardır,
  • Banka açısından risk düzeyi yüksektir.

Bu nedenle başvuru yaparken yalnızca faiz oranına bakmak sizi yanıltır. Tekne kredilerinde mutlaka:

  • Yıllık toplam maliyet oranına,
  • Toplam geri ödeme tutarına,
  • Sigorta, ekspertiz ve diğer masraf kalemlerine

birlikte bakılmalıdır. Unutmayın: Nominal faiz düşük görünse bile, ek maliyetler nedeniyle toplam geri ödeme ciddi şekilde artabilir. Hesap.com üzerinden tekne kredisi ve diğer kredi ürünlerini karşılaştırabilirsiniz.

3. Vade, Peşinat ve Kredi Tutarı Dengesi: Doğru Oranı Bulmak Şart

Tekne kredilerinde vadeler genellikle 36 aya kadar uzar. Bazı bankalar dönemsel ödemeli, balon ödemeli ya da ticari segmente özel ara ödemeli modeller de sunabilir. Burada kritik olan, kaç ay taksit ödeyebileceğiniz değil, aylık taksidin işletme veya kişisel bütçenizin hangi oranına denk geldiğidir. Genel ilke şudur:

  • Aylık taksit tutarı, düzenli gelirinizin %25–30’unu geçmemeli.

Peşinat konusu da en az vade kadar önemli. Yeni teknelerde bankalar genellikle bedelin belirli bir oranını finanse eder. İkinci el teknelerde bu oran düşer ve ekspertiz değerine göre belirlenir. Peşinatın az olması cazip görünse de, uzun vadede daha yüksek toplam maliyet yaratır. Kredi tutarını, risksiz sürdürülebilir ödeme kapasitenize göre belirlemek en doğrusudur.

4. Tekne Sahipliğinin “Gizli Maliyetleri”ni Unutmayın

Bir tekne alırken herkes fiyat etiketine bakar. Oysa gerçek maliyet, tekneyi suya indirdikten sonra başlar. Her yıl düzenli olarak şu giderleri ödersiniz:

  • Marina / bağlama ücreti
  • Tekne sigortası ve sorumluluk teminatı
  • Yakıt ve seyir giderleri
  • Motor, gövde ve elektronik bakım masrafları
  • Sezonluk temizlik ve boyama işlemleri
  • Vergi ve harçlar

Özellikle motorlu teknelerde bakım maliyetleri, kredi taksiti kadar yüksek olabilir. Bu yüzden kredi başvurusu öncesinde yıllık toplam bakım ve işletme maliyetini hesaplamak zorunludur.

5. Sıfır ve İkinci El Tekne Arasındaki Büyük Fark: Ekspertiz

Eğer sıfır tekne alıyorsanız süreç daha basittir; fatura üzerinden değerleme yapılır. Ancak ikinci el teknelerde, bankaların en hassas olduğu konu ekspertiz raporudur. Şu unsurlar kredi onayını doğrudan etkiler:

  • Teknenin yaşı
  • Motor saati
  • Gövde durumu
  • Önceki hasar kayıtları
  • Kullanılan donanım ve ekipmanların durumu

Bankanın yapacağı ekspertiz, sizin ödediğiniz fiyatla örtüşmeyebilir. Çoğu zaman banka daha düşük değer biçer ve kredi tutarı da buna göre sınırlanır. Bu nedenle ikinci el alımlarında bağımsız bir eksperden rapor almak en güvenli davranıştır.

6. Teminat Yapısı: Sadece Teknenin Rehni Yeterli Olmayabilir

Tekne kredilerinde banka teminat olarak genellikle teknenin üzerine rehin koyar. Ancak bu her zaman yeterli görülmez. Bazı durumlarda:

  • Ek kefil,
  • Konut ipoteği,
  • Nakit bloke

talep edilebilir. Ayrıca rehin süresi boyunca teknenin satışı veya devri banka onayı olmadan mümkün değildir. Bu nedenle kredi sözleşmesini imzalarken teminat maddelerini çok dikkatli okumanız gerekir.

7. Gelir Belgesi, Kredi Notu ve Profil Değerlendirmesi

Tekne kredisi, birçok banka tarafından “üst segment kredi” olarak değerlendirilir. Bu nedenle başvuru koşulları daha sıkıdır. Beklenen standartlar genellikle şöyledir:

  • İyi seviyede kredi notu
  • Belgelenebilir düzenli gelir
  • Makul borçluluk oranı
  • Gerektiğinde ek teminat sunabilme

Kısacası, banka tekneyi değil sizi finanse eder, ödeme gücünüz kredinin ana belirleyicisidir.

Doğru Planlama Olmadan Tekne Kredisine Girmeyin

Tekne kredisi, doğru şekilde planlandığında yıllarca keyif alacağınız bir yatırım olabilir. Yanlış planlandığında ise yüksek işletme maliyetleri, teminat yükümlülükleri ve kredi taksitleri arasında sıkışmanıza neden olabilir. Başvuru yapmadan önce mutlaka:

  • Peşinat, vade ve kredi tutarını birlikte değerlendirin,
  • Toplam sahip olma maliyetini hesaplayın,
  • Ekspertiz ve teminat süreçlerini iyi anlayın,
  • Kredi taksitinin bütçenizi nasıl etkilediğini analiz edin.

Denizde özgürlük hissetmek harika olabilir; ancak finansal güvenliğinizi de aynı oranda güçlü tutmanız gerekir.

Fırat Life Style, 7 Sektörde Kurduğu Yapıyla 10 Milyar Dolarlık Hacmi Geride Bıraktı 

0
Fırat Life Style, 7 Sektörde Kurduğu Yapıyla 10 Milyar Dolarlık Hacmi Geride Bıraktı

Türkiye’de ve yurt dışında yürüttüğü projelerle bugüne kadar 32 bin bağımsız bölümü teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten ve 7 sektörde 10 milyar doları aşan yatırım hacmiyle faaliyetlerini sürdüren Fırat Life Style, düzenlediği ilk basın toplantısında ulaştığı üretim gücünü ve yeni başlayacağı projelerini kamuoyuyla paylaştı.

İnşaat, sanayi, gıda, lojistik, enerji, bilişim ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Fırat Life Style, bugüne kadar ulaştığı üretim gücünü, yatırım büyüklüğünü ve 2026 projelerini düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde bugüne kadar 32 bin konut ve ticari alanı teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten Fırat Life Style; konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra Türkiye’de ve yurt dışında üstlendiği taahhüt projeleriyle faaliyet alanını genişletmeye devam ediyor. Grup, bugün itibarıyla 10 milyar doları aşan bir yatırım hacmine ulaşmış durumda.

Bugüne kadar 48 projeyi tamamlayan Fırat Life Style, halihazırda 13 projede inşaat faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı itibarıyla planlanmış 9 yeni projeye daha başlamaya hazırlanan grup, bu yeni dönemde yaklaşık 16 bin 600 bağımsız bölümün inşaatını başlatmayı planlıyor. 

Konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra büyük ölçekli taahhüt projeleriyle de faaliyet alanını genişleten Fırat Life Style, yurt dışında Irak Merkez Bankası’nın inşaatını ve Özbekistan’da Bağımsızlık Anıtı gibi kamu niteliği yüksek projeleri hayata geçirirken; Türkiye’de ise Hatay, Adıyaman ve İzmir’de deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarını yürüttü. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 9 bin 500 deprem konutunun inşaatını gerçekleştiren grup, bugün itibarıyla 6 bin 500 konutu da teslim etmiş durumda. Kalan 3 bin konutun ise 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.

Deprem bölgesinin kültürel dokusu korunarak inşa ediliyor

Deprem bölgelerindeki çalışmalar yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmıyor.  Yürütülen projelerde cami, okul, müze ve çeşitli kamusal yapıların inşası da eş zamanlı olarak sürdürülürken, Hatay özelindeki çalışmalarda kültürel dokunun korunması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Aynı zamanda farklı bölgelerde altyapı inşaatları ve kamuya yönelik projelerde de faaliyet gösteren Fırat Life Style, bu çok yönlü üretim yaklaşımıyla yüksek hacimli ve sürdürülebilir bir üretim kapasitesi ortaya koyuyor.

Gayrimenkulde Çok Markalı Üretim Modeli

Fırat Life Style, gayrimenkul yatırımlarını tek tip projeler yerine farklı hedef kitlelere hitap eden çok markalı bir yapı altında geliştiriyor. Ulaşılabilir konut ihtiyacından üst segment taleplere kadar uzanan geniş bir yelpazede, her biri kendi konsepti ve fiyatlama modeliyle konumlanan markalarla üretim gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bireysel alıcı ve yatırımcı tarafında dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşmasını sağlıyor.

Natura Dünyası: Farklı İhtiyaçlara Göre Şekillenen Konut Üretimi

Gayrimenkul portföyünün ana bölümünü oluşturan Natura Dünyası, farklı gelir grupları ve yaşam beklentilerine hitap eden projeleriyle öne çıkıyor. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde hayata geçirilen Natura Dünyası projeleri, geniş sosyal alanlarıyla ortak bir yaşam kültürü sunuyor.

Natura Dünyası çatısı altında geliştirilen projeler hem oturum ihtiyacına yanıt veriyor hem de yatırım amacıyla konut arayanlar için seçenek oluşturuyor. Farklı beklentilere göre şekillenen bu projeler, yatırım ve oturumu bir arada düşünenler için geniş bir alternatif alanı yaratıyor. Natura Dünyası projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fırat Life Style Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bekir Fırat, şunları söylüyor: “Bizim için önemli olan, insanların gerçekten yaşayacağı, uzun vadede sorun yaratmayacak projeler üretmek. Ölçekli üretim yapmamız sayesinde maliyetleri daha sağlıklı yönetiyor, verdiğimiz sözlerin arkasında duruyoruz. Bu yaklaşım, yatırımcılarımızın memnuniyetini artırırken tekrar tercih edilmemizin de en önemli nedeni oluyor.”

Relax: Fonksiyonel ve Dengeli Konut Üretimi

Fırat Life Style’ın portföyünde bulunan Relax markası, daha fonksiyonel planlama ve dengeli metrekare anlayışıyla konumlanıyor. Minimalist yaşamı tercih eden alıcıları hedefleyen Relax projeleri, yatırım ve oturum talebinin kesiştiği bir segmentte yer alıyor. Kompakt planlama, erişilebilir fiyatlama ve hızlı teslim yaklaşımı, bu markanın öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Relax projelerinin yüksek maliyetlerden arındırılarak, doğru planlama ile hayata geçirildiğini belirten Fırat, “Relax projeleriyle daha fonksiyonel, daha ulaşılabilir ve minimalist yaşama uyumlu konutlar üretiyoruz.” dedi. 

“Velux: Sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz

Üst segmentte konumlanan Velux markası ise, daha seçici bir hedef kitleye ve sınırlı üretim anlayışına odaklanıyor. Bodrum ve İzmir gibi lokasyon değeri yüksek bölgelerde geliştirilen Velux projeleri; mimari kalite, lokasyon avantajı ve kontrollü ölçek yaklaşımıyla ayrışıyor. Bu markayla hem yaşam hem de yatırım açısından üst segment beklentilere yanıt verilmesi hedefleniyor. Velux markasının üst segmente hitap ettiğini vurgulayan Fırat, “Velux bizim daha üst segmentte konumlanan markamız. Talebin daha seçici olduğu lokasyonlarda, sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz. Burada amaç hızlı satış değil, uzun vadeli değer üretmek.” diye konuştu. 

2026 yılında 89 Milyar TL’lik yeni yatırım

2026 yılı itibarıyla toplam 16 Bin 600 bağımsız bölümün inşaatına eş zamanlı olarak başlanıyor. Bu projelerin toplam yatırım büyüklüğü ise yaklaşık 89 milyar TL seviyesinde. 2026 yılıyla birlikte hayata geçecek projeler, yalnızca sayılarıyla değil, ölçekleri ve sundukları yaşam kurgusuyla da öne çıkıyor.

Natura Prestij: Ticaretin Merkezinde Prestijli Yaşam

Ankara Yenimahalle’de, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adliye kompleksinin yakınında konumlanan Natura Prestij; 882 konut, ofis ve ticari alanlarıyla karma yaşamı buluşturuyor. Merkezi konumu ve fonksiyonel planlamasıyla hem yaşam hem yatırım için yüksek talep potansiyeline sahip.

Natura Elite: Şehrin Merkezinde Dengeli Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yükselen Natura Elite; 560 konut ofis ve ticari alanlarıyla kamu kurumlarına yakın, şehir hayatının temposunu dengeli bir yaşamla birleştiriyor. Hem oturum hem yatırım için cazip, planlı ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunuyor.

Natura Platin: Modern Karma Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yer alan Natura Platin, 370 konut, ofis ve ticari alanlarıyla modern şehir yaşamını yeniden yorumluyor. Karma kullanım konseptiyle tasarlanan proje, prestijli lokasyonu ile öne çıkıyor.

Natura Golf Country: Yeşilin içinde Golf Sahalarıyla Ayrıcalıklı Yaşam

Ankara Eskişehir Yolu’nda hayata geçen Natura Golf Country; 3 Bin 100 konut ve villadan oluşan prestijli yaşam sunuyor. İçerisinde golf sahalarının da bulunduğu geniş peyzaj alanı, ile şehirden kopmadan ayrıcalıklı bir yaşam deneyimi sağlıyor.

Natura GOP: Şehrin tam merkezinde, Çankaya Köşkü’ne Komşu

Ankara Çankaya Gaziosmanpaşa’da konumlanan Natura GOP; 1.000 konut ve ticari alanlarıyla Atakule ve Çankaya Köşkü’ne yakın prestijli bir yaşam sunuyor. Bölgede değerini koruyan seçkin proje olarak öne çıkıyor.

Natura Beytepe: Her Katta Geniş Yaşam Alanı

Ankara Beytepe’de konumlanan Natura Beytepe; 300 konut ile özellikle büyük ailelerin ihtiyaçlarını karşılayan villa büyüklüğünde tek katta daire tipleri sunuyor. Ferah kat planlarıyla “katta büyük yaşam” anlayışını Beytepe’nin prestijli dokusuyla buluşturuyor.

KITA: Uluslararası yarışmada Yeni Nesil Yaşam Modeli 

Ankara Balgat, Konya Yolu üzerinde yükselen KITA; 1.885 ofis ve ticari alanlarıyla karma kullanımın modern bir örneğini sunuyor. KITA, Ankara, İstanbul ve İtalya’dan seçkin mimarlık ofislerinin katılımıyla gerçekleştirilen, uluslararası mimarlık yarışması sonucunda, ACE Mimarlık tarafından tasarlanmış; bütüncül bir şehir projesidir. Karma kullanım ve açık ticaret konseptiyle kurgulanmış olan KITA, henüz uygulama aşamasına geçmeden 5 ayrı uluslararası ödüle layık görüldü. 

KITA Beytepe: Prestijli Bölgede Planlı Büyük Yaşam

Ankara Beytepe’de konumlanan KITA Beytepe; 3.000 konut ve ticari alanlarıyla bölgenin prestijini artıran, geniş ve planlı bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal donatılar, geniş yaşam alanları ve modern mimariyle hem oturum hem yatırım için güçlü bir seçenek oluşturuyor.

KITA Oran: Şehrin Zirvesinde 

Ankara Oran’da, 6 Bin 500 konut ve ticari alanlarla kurgulanan KITA Oran; şehrin zirvesinde, kendi içinde yaşayan devasa bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal alanları, planlı yapısı ve kapsamlı yaşam kurgusuyla hayata geçiyor.

“Biz Konut Satmıyoruz, Güven ve Değer İnşa Ediyoruz”

Fırat Life Style’ın üretim ve büyüme yaklaşımında, satış süreci konut teslimiyle sınırlı kalmıyor. Teslim sonrası süreçleri yöneten kalite kontrol ve geri dönüş departmanı, projelerde ortaya çıkabilecek tüm sorunları tek merkezden ele alarak, satış sonrasında da sorumluluk üstlenen bir yapı oluşturuyor. Bu yaklaşım, hem bireysel alıcılar hem de kamu ve taahhüt projeleri tarafında güven unsurunu güçlendiren temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Bekir Fırat, teslim sonrası sürecin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bizim için iş, konutu teslim etmekle bitmiyor. Teslim sonrası süreci yöneten ayrı bir kalite kontrol ve geri dönüş birimimiz var. Bütün yatırımcılarımız da Fırat Life Style’ın yaptığın işin arkasında durduğunu bilir. Asıl farkı da burada yaratıyoruz.” şeklinde konuştu.

Polat Gayrimenkul’ün Budapeşte Projesine 60 Milyon Euro Finansman

0
Polat Gayrimenkul’ün Budapeşte Projesine 60 Milyon Euro Finansman

Türkiye ve Avrupa’da gayrimenkul sektörünün öncü oyuncularından Polat Gayrimenkul, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’nin kalbinde hayata geçirdiği Seven Pearl  projesi için Raiffeisen Bank Hungary ile 3 yıl vadeli, 60 milyon Euro’luk finansman anlaşmasına imza attı.

Türkiye’nin gayrimenkul sektörüne 70 yılı aşkın süredir değer katan Polat Gayrimenkul, yurt dışı yatırımlarında önemli bir eşiği daha geride bıraktı. Budapeşte’nin 7. Bölgesi’nde yükselen   Seven Pearl projesinin geliştirilmesi   kapsamında Raiffesen Bank Hungary ile   60 milyon  Euro tutarında bir finansman anlaşmasına imza attı. Baker & McKenzie’nin hukuki danışmanlığında tamamlanan bu süreç, Polat Gayrimenkul’ün Avrupa pazarındaki güvenirliğini ve istikrarlı büyüme ivmesini tescilledi.

Tarihin Kalbinde Modern Lüks 

2027 yılında tamamlanması planlanan Seven Pearl, Budapeşte’nin en gözde caddeleri olan Dohány ve Síp arasında, tarihi dokunun merkezinde konumlanıyor. Beş bloktan oluşan proje, geçmişin mimari mirasını çağdaş yaşam anlayışıyla buluşturuyor.

1+0’dan 4+1’e kadar  değişik plan seçenekleri sunan Seven Pearl; 29 m² ile 186 m² arasında değişen büyüklüklerde 163 seçkin konut ve 11 ticari üniteden oluşacak. Geniş yaşam alanları, yüksek tavanlı mimarisi ve üst segment donanımıyla lüks yaşamı yeniden tanımlayan proje, şehir merkezinde önemli bir ihtiyaç olan 149 araç kapasiteli iki katlı yer altı otoparkıyla da öne çıkıyor. Projenin 2027 yılı sonunda tamamlanarak sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyor.

Polat Gayrimenkul’den Budapeşte’de Örnek Kentsel Dönüşüm

Türkiye’nin özel sektör eliyle gerçekleştirilen en büyük kentsel dönüşüm projesi olan Piyalepaşa İstanbul’u hayata geçiren Polat Gayrimenkul, bu alandaki uzmanlığını Budapeşte’ye taşıyor. Seven Pearl projesi; restorasyon, renovasyon ve modern mimariyi birleştiren yapısıyla Macaristan için referans bir kentsel dönüşüm modeli sunuyor. 60 milyon Euro’luk bu  finansman desteği, projenin yüksek kredibilitesini tescillerken, Polat Gayrimenkul’ün uluslararası piyasalardaki güçlü finansal yapısını ve operasyonel güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Şehre Değer Katma Vizyonunun Simgesi

İmzalanan anlaşmaya  ilişkin değerlendirmelerde bulunan Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, “Polat Gayrimenkul olarak Türkiye’de ve Macaristan’da hayata geçirdiğimiz her projenin merkezinde, bulunduğu bölgeye ve sakinlerine değer katma anlayışı yer alıyor. Türkiye’de edindiğimiz derin kentsel dönüşüm tecrübesini Budapeşte’nin kalbine taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Seven Pearl, tarihi mirası modern yaşamla buluşturan yaklaşımıyla sadece bir konut projesi değil, bölge için bir değer dönüşümüdür. Raiffeisen Bank ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, projemizin uluslararası standartlardaki güvenilirliğinin ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin güçlü bir yansımasıdır.”  dedi

Sürdürülebilir Yatırıma Banka’dan Tam Destek

İşbirliğinin sürdürülebilirlik boyutuna dikkat çeken Raiffeisen Bank Hungary Zrt. Deputy CEO’su Ferenc Kementzey, Polat Gayrimenkul ile olan ortaklıklarını güçlendirmekten memnuniyet duyduklarını belirtterek“Uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda, daha çevreci ve kalıcı değer yaratan gayrimenkul projelerine yatırım yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” açıklamasında bulundu. 

Bu önemli iş birliğiyle Polat Gayrimenkul, uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendirirken; tarihi mirasa saygılı, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli projeler üretme vizyonunu Avrupa’da da kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Türkiye’nin İlk Resort City Konseptli Yaşam Projesi PRIVE INVENTUM’da Ön Talep Başladı 

0
Türkiye’nin İlk Resort City Konseptli Yaşam Projesi PRIVE INVENTUM’da Ön Talep Başladı

Aydın Yatırım Grup tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen Resort City konseptli yaşam projesi PRIVE INVENTUM için ön talep süreci başladı. Konya’da konumlanan proje, ölçeği, mimari dili ve bütüncül yaşam kurgusuyla şehirde yeni bir konut anlayışını gündeme taşıyor.

Gayrimenkul sektöründe geliştirdiği prestijli projelerle öne çıkan Aydın Yatırım Grup, PRIVE INVENTUM ile yalnızca bir konut projesi değil, yaşam, sosyal alanlar ve mekansal deneyimi birlikte ele alan yeni bir şehir modeli ortaya koyuyor. Türkiye’nin ilk Resort City konsepti olarak geliştirilen proje, planlama yaklaşımı ve ölçeğiyle sektörde dikkat çeken bir referans niteliği taşıyor.

PRIVE INVENTUM, güçlü mimari dili, detaylara verilen özenle, klasik konut anlayışından ayrışan bütüncül bir yaşam kurgusu sunuyor. Proje, bugünün ihtiyaçlarının yanı sıra uzun vadeli yaşam kalitesi ve sürdürülebilir değer perspektifiyle ele alınıyor.

Projenin sosyal yaşam kurgusu, PRIVE CLUB  özel yaşam alanı etrafında şekilleniyor. Günlük yaşamı destekleyen sosyal donatılar, kulüp kültürü yaklaşımıyla, kontrollü ve nitelikli bir kullanım anlayışıyla planlanıyor.

Aydın Yatırım Grup güvencesiyle geliştirilen PRIVE INVENTUM, planlama sürecinden uygulamaya kadar her aşamada yüksek standartları esas alan yaklaşımıyla hem kullanıcılar hem de yatırımcılar için uzun vadeli bir referans olmayı hedefliyor.

Başlatılan ön talep süreci kapsamında, projeyi erken aşamada tanımak ve detaylı bilgi almak isteyenler için önemli avantajlar öne çıkıyor.

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş 2026’ya güçlü konut piyasasıyla giriyoruz

0
Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş 2026'ya güçlü konut piyasasıyla giriyoruz

2025 yılında tüm zamanların rekorunu kırarak 1 milyon 688 bin 910 adede ulaşan konut satışları, konut sektöründe güçlü bir canlanmanın ilk sinyallerini verdi. Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, bu rekorda son 13 ayda yüzde 50 seviyesinden yüzde 38 seviyesine gerileyen politika faizinin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı.

Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde konut satışları 2025’in Aralık ayında ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,8 oranında artarak 254 bin 777 oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları ise Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,2 oranında artarak 29 bin 149 olarak gerçekleşti. 2025 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 49,3 oranında artarak 236 bin 668 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı Aralık ayında yüzde 11,4; 2025 yılında yüzde 14 olarak gerçekleşti.

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, 2025 yılında tüm zamanların konut satış rekorunun kırıldığını belirterek “Bu rekor,  sektörümüz açısından 2026 yılında yaşanacak güçlü bir canlanmanın ilk sinyallerini verdi. Konut pazarında 2024 yılı sonunda başlayan hareketlilik 2025 yılı genelinde devam etti ve sektörümüz yılsonunda 1 milyon 688 bin 910 adetlik satış rakamına erişti. Bu rekorda son 13 ayda yüzde 50 seviyesinden yüzde 38 seviyesine gerileyen politika faizinin önemli bir etkisi oldu” dedi. Genel faiz oranlarındaki düşüşle birlikte konut kredi faizlerinin de daha erişilebilir seviyelere doğru gerilemeye başladığını vurgulayan Taş, bu durumun konut satışlarını artırıcı bir rol oynadığını belirtti. Taş, “Ayrıca politika faizleriyle birlikte mevduat ve kredi faizlerinin düştüğü dönemlerde gayrimenkul yatırımlarına olan ilgi her zaman artar. 2025 yılında da böyle oldu ve konut tekrar güvenli liman olarak görülmeye başlandı. 2026 yılında da bu etkinin devam etmesini, konuta olan ilginin daha da artmasını bekliyoruz” diye konuştu.

“Reel bazda düşen fiyatlar fırsat sundu”

Rekor konut satışında etkili olan bir diğer önemli dinamiğin ise 2025 yılı genelinde yüzde 30,89 oranında artan enflasyona rağmen reel bazda düşüş gösteren konut fiyatları olduğunu kaydeden Taş, şunları söyledi:

“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Konut Fiyat Endeksi’ne göre, 2024’ün ekim ve kasım aylarında yüzde 14,7’ye kadar ulaşan reel kayıp, 2018 yılındaki dip seviyeyi bile geride bırakmıştı. 2024’ün son iki ayında azalmaya başlayan reel kayıp, 2025’in Eylül ayında yüzde 0,8’e Ekim ayında yüzde 1’e kadar geriledi. Kasım ayında fiyatlar, yüzde 0,3 oranında reel artış göstermiş olsa da Aralık ayını 1,4 oranında reel kayıpla kapattı. Bu da Türk Lirası artan enflasyon ve döviz kuru ile birlikte değer kaybederken konutu tekrar bir yatırım aracı haline getirdi. Ayrıca artmaya devam eden maliyetlerin bir zaman sonra konut fiyatlarına yansıyacağını düşünen konut alıcısı, 2025’te elini çabuk tuttu ve yatırım planlarını hayata geçirdi.”

“Erişilebilir konutlar öne çıktı”

2025 yılı genelinde artan talebin genellikle erişilebilir fiyatlı konutlar üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken Ramazan Taş, “Geçen yıl konut pazarında gördüğümüz bahar havası maalesef sektörün geneline yayılmadı. Özellikle lüks konut pazarında faaliyet gösteren şirketler, geçen yılı daha durgun geçirdi diyebiliriz. Ayrıca başta arsa maliyetleri olmak üzere artan maliyetler konut üreticisini zorlamaya devam ederken finansmana erişim tüm sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüzde de şirketleri en fazla zorlayan konuların başında geldi” açıklamasında bulundu.  Konut sektörünün 2026’yı daha iyi geçireceği tahmini dile getiren Taş, “Yeni yılda yüksek inşaat maliyetlerini ve astronomik arsa fiyatlarını dengeleyici tedbirlerin alınması, kentsel dönüşümü hızlandırıcı desteklerin oluşturulması ve üreticinin finansmana erişiminin sağlanması en büyük beklentimiz” açıklamasında bulundu.

Konut satışında tarihi zirve 

0
Konut satışında tarihi zirve

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) aralık ayına ilişkin verileri açıkladı ve konut satışında 2025 tablosu netleşti. Rakamları değerlendiren Gayrimenkul Girişimcisi Hakan Bucak, “Konutta çifte rekor gördük.” dedi.  

Bucak, “Türkiye genelinde konut satışları aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.8 artarak 254 bin 777 oldu. Bugüne kadar yapılan en yüksek aylık satış gerçekleşti. Yılın tamamında ise satışlar yüzde 14.3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. Böylece yıllık satışta tarihi zirve görüldü.” dedi.

Yüksek kredi faizine ve gerileyen alım gücüne rağmen satış rekoru kırıldığını dile getiren Hakan Bucak, talebi tetikleyen temel faktörler hakkında şunları söyledi: “Konut fiyatları Şubat 2024’ten bu yana reelde geriliyor. Bu da birikimi olan için önemli bir fırsat yarattı. Altın ve mevduat gibi farklı yatırım araçlarında olanlar, bu yolla sağladıkları geliri gayrimenkulde değerlendirdi. Çünkü ilerde fiyat artar, erişemem düşüncesi hakimdi. Yatırımcının alım kararında etkili olan faktörlerden biri de amortisman süresi. Fiyat artışı hızı düşerken kiraların yükselmesi konutta amortisman süresini yeniden cazip hale getirdi. Son dönemde ev sahipleri ile yaşanan sorunlar da kiracı olan kesimi harekete geçirdi. Ayrıca faizsiz finansman sistemine ilginin giderek büyümesi konut satışını destekleyen bir diğer etken oldu.”

2026’DA YENİ MODELLER DEVREYE GİRMELİ 

Artan satışlarla Türkiye’de ev sahipliği oranının bir puan artarak yüzde 56’dan yüzde 57’ye yükseldiğini ifade eden Hakan Bucak, “Uzun süre yaşanan gerilemeden sonra artış yaşanması önemli. Ancak oran hala istenen seviyenin gerisinde. Konutta satış rekoru kırılıyor ama görüyoruz ki alıcının büyük kısmı yatırımcı. Asıl talebin olduğu kitle, yani evi olmayanlar ise hala beklemede. Tarihin en büyük sosyal konut seferberliği ile 500 bin sosyal konut yapılması dar gelirli için kritik bir hamle oldu. Ancak başvuruların yoğunluğu çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle dar gelirli için kamu proje üretirken orta gelirli için de yeni modeller denemenin zamanı geldi. Dünyada örnekleri olan erişilebilir konut modellerini 2026’da ülkemizde de uygulamalıyız. Kamu arsasında özel sektör işbirliği, markalı konut projelerinde sosyal konuta pay ayrılması, sosyal kiralık konut üretimi gibi modeller için pilot uygulamalara başlamalı ve başarısına göre genele yaymalıyız. 2025 konutta satış yılıydı, 2026 da üretim yılı olmalı.”

2025 yılında yapılan satışlarda banka kredili satışın payının sadece yüzde 14 olduğunu dile getiren Bucak, konut erişimi kolaylaştırmak için evi olmayanlara özel faiz oranlarına ihtiyaç olduğuna da dikkat çekti.

GAYRİMENKULDE CARİ AÇIK BÜYÜYOR

Yabancıya konut satışının giderek gerilediğini söyleyen Hakan Bucak, “2025 yılında yabancıya konut satışı bir önceki yıla göre yüzde 9.4 oranında azalarak 21 bin 534 oldu. 2025 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1.3 olarak gerçekleşti. Bu son 12 yılın en kötü oranı.  Sadece konut değil, tüm gayrimenkul satışında tablo benzer. Son bir yıllık verilere bakıldığında yabancıların Türkiye’deki net gayrimenkul alımı 2 milyar 308 milyon dolar oldu. Türklerin yurtdışı gayrimenkul alımı ise 2 milyar 657 milyon dolar ile tarihi zirveyi gördü. Gelen yatırım gidenin gerisinde kaldı. Gayrimenkulde cari açık büyüyor. Bu alanda kamu öncülüğünde iyileştirme olmazsa kaybeden ülke ekonomisi olacak.” şeklinde konuştu.