Cumartesi, Haziran 27, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 79

Gülpınar Rüzgâr Enerjisi Santralinden 250 Milyon Avro Yatırım Tutarlı RES 

0
Gülpınar RES Projesi

Yarım asrı aşan süredir taahhüt, gayrimenkul ve enerji alanlarında topluma değer katan projelere imza atan ERN Holding’in bünyesinde yer alan Yelen Gülpınar Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yatırımı olan Gülpınar Rüzgâr Enerjisi Santrali, Türkiye’nin enerji haritasını dönüştürmek ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak amacıyla önemli bir kilometre taşına daha imza atıyor. Hem ülkemiz hem de Dünya’mız için yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ve sürdürülebilirliği, işin odağına alan grup, Gülpınar Rüzgâr Santrali projesinin finansal kapanışını gerçekleştirdi.

Çanakkale Denizgöründü mevkiinde bulunan, Gülpınar RES Projesi’nin 35 MW’lık ilk fazı Mart 2020’de devreye alınmıştı. Proje kapsamında gerçekleştirilen ilave 159 MW ikinci faz yatırımı ile toplamda 194 MW kurulu güce erişilmesi ve Türkiye’nin enerji ihtiyacının karşılanmasında ilave kapasite yaratılması açısından kritik bir rol oynaması hedefleniyor. 

Toplam yatırım tutarı 250 milyon Avro olan projenin, 96,5 milyon Avro tutarındaki kısmı Alman İhracat Destek Kuruluşu olan Euler Hermes garantisi kapsamında KfW-Ipex Bank’tan temin edilirken, geri kalan kısım özkaynak katkısına ilave olarak ülkemizin önde gelen bankalarından Türkiye İş Bankası ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’ndan temin edilen krediler ile finanse edildi. 

En büyük Beşinci RES Yatırımı 

Gülpınar Rüzgar Enerji Santrali, Mayıs 2024 itibariyle tüm fazları devreye alınarak yatırımın tamamlanmasıyla, Türkiye’nin rüzgâr enerjisi alanındaki en büyük beşinci Rüzgâr Enerjisi Santrali yatırımı olacak. Yıllık 630 milyon kWh yenilenebilir enerji üretimiyle, 200 bin hanenin, yani ortalama 1 milyon insanın yıllık enerji ihtiyacını karşılayarak 400.000 ton karbon (CO2) emisyonu salınımının önüne geçecek ve Türkiye’nin enerji ihtiyacında dışa bağımlılığın azaltılmasına önemli ölçüde katkı sağlayacak.

250 Milyon Avro Yatırım Tutarlı RES 

Gülpınar RES Projesi Finansman Kapama toplantısında açıklamalarda bulunan Yıldızlar Grup ve ERN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Müfit Eren ‘’Hem ülkemiz hem de geleceğimiz için önemli bir yatırım argümanı ve aynı zamanda yarınlarımızın teminatı olan yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi için sürdürülebilirliği işimizin odağına aldık. Gülpınar Rüzgâr Enerjisi Santrali, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve ilave kapasite yaratılması bakımından önem arz ediyor. Gülpınar Rüzgar Enerji Santrali projemizde, Mayıs 2024’te türbinlerin tamamının devreye alınmasıyla toplam 194 MW kurulu güce erişeceğiz. Gülpınar RES, Türkiye genelinde rüzgâr enerjisi alanındaki en büyük beşinci Rüzgâr Enerjisi Santrali olacaktır.’’ dedi. 

ERN Holding Ve Yıldızlar Grup, Yenilenebilir Enerji Alanında Uluslararası Bir Oyuncu Haline Gelmeyi Hedefliyor 

Gülpınar Rüzgâr Enerjisi Santrali dışında yenilenebilir enerji projelerine devam edeceklerini belirten ve grubun gelecek hedeflerine değinen Eren ‘’Hedefimiz, önümüzdeki 5 yıl içerisinde şirketimizin yenilenebilir enerji alanında ülkemizin sayılı şirketleri arasına girmesini sağlamaktır. Bir taraftan yurtiçinde büyürken, diğer taraftan da vizyonumuzu ve tecrübelerimizi yurtdışına taşıyarak benzer projeler gerçekleştirmek ve enerji konusunda uluslararası bir oyuncu haline gelebilmektir.’’ dedi. 

Gülpınar Rüzgar Enerji Santrali Finansman Kapama Toplantısı, ERN Holding ve Yıldızlar Grup, 

KfW IPEX – Bank, Türkiye İş Bankası ve Türkiye Kalkınma Yatırım Bankası’nın Genel Müdürlerinin konuşmaları ardından gerçekleşen imza töreni ile sona ererken Müfit Eren ‘’Ülkemize, finans sistemimize, şirketimize ve projemize güvenen, Alman İhracat Destek Kuruluşu Hermes’e, değerli bankalarımız  KfW IPEX – Bank’a, Türkiye İş Bankası’na, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’na, türbin tedarikçimiz ve çözüm ortağımız Enercon’a, projenin gerçekleşmesinde önemli rol oynayan ve katkı sağlayan hukuk, teknik, çevre danışmanlarımıza, bu yatırımın gerçekleşmesinde özverisi ile katkı sağlayan tüm ERN Holding ve Yıldızlar Grup ailesine ve en son olarak bizi bugün burada yalnız bırakmayan çok değerli basın mensuplarımıza teşekkürlerimi bir borç bilirim. ’’ sözlerine ekledi. 

Toplantıda yer alan KfW IPEX-Bank Genel Müdür’ü Belgin Rudack, projenin içinde yer almaktan büyük bir gurur duyduklarını belirterek, “KfW olarak Türkiye ekonomisini 50 yıldan uzun süredir destekliyoruz. Sürdürülebilir proje yatırımlarında böylesine gurur verici projeleri desteklemekten gurur duyuyoruz” dedi. 

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran konuşmasında, enerji sektöründe 2030 yılına kadar karbon ayak izini yüzde 61 oranında azaltama sözü verdiklerini hatırlatarak, “Böyle değerli bir yatırıma imza atan ERN Holding ve Yıldızlar Grup’u kutluyorum. Rüzgar enerjisi konusunda ülkemizdeki kapasite bugün itibariyle 11.696 MW ulaşmış durumda. Türkiye’nin bu konudaki hayali ve hedefi 2035 yılı içinde 29.600 MW çıkarmak. Dolayısıyla bu şu anlama geliyor.  12 yıl boyunca bizim bu tarz imza törenlerinde sık sık bir araya gelmemiz gerekiyor. Bu sebeple Türkiye olarak tüm kaynaklarımızı seferber etsek, bütün enerjimizi kullansak 1 yılda 2.000 MW kurabiliyoruz. Dolayısıyla zaman uzun gibi görünüyor ancak çok çalışmamız gerekiyor. Bu yatırımın ne denli önemli olduğunu bu şekilde vurgulamak istiyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasında önemli bir rol oynadıklarını dile getiren Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Banka olarak, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında öncü rol oynamaya 2024 yılında da devam edeceğiz. Gülpınar RES projesi, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımızın ne kadar stratejik ve değerli olduğunun bir göstergesi. Projenin hem ulusal hem de uluslararası finans kuruluşlarının katkılarıyla hayata geçirilmesi büyük bir önem arz ediyor. Gülpınar RES projesinin, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında attığı sağlam adımların bir yansıması olduğunu düşünüyoruz. Hayata geçirilen projenin diğer projelere de örnek teşkil etmesinden dolayı memnuniyet duyuyoruz” dedi. 

Evini Satan İş Yeri Alıyor

0
Evini satan iş yeri alıyor

Birkaç yıl öncesine kadar TÜFE verilerine göre hesaplanan kira artış oranları, hükümet tarafından getirilen uygulama sonrasında yüzde 25’le sınırlandırılmıştı. Yenilenen sözleşmelerde, kiracıya yüzde 25’in üzerinde zam yapılamıyor.Ev sahipleri de çözümü evlerini satmakta buluyor. Gayrimenkul uzmanı Gülcan Altınay, “Ev sahipleri kiracılara istedikleri zammı yapamadığı için evlerini satılığa çıkardılar. Talep olmadığı için dairelerinin prim yapma oranı, değer oranı da düşük seviyede devam ediyor” dedi.

ECE Türkiye ve Ağaoğlu Şirketler Grubu arasında stratejik iş birliği

0

42 yıldır inşaat, turizm ve enerji sektörlerinde yaptığı yatırımlarla Türkiye’nin en önemli yatırım gruplarından bir haline gelen Ağaoğlu Şirketler Grubu ile alışveriş merkezi yönetimi, proje geliştirme, kiralama, mimari ve konsept planlama, bütçeleme ile finansal ve hukuki hizmetlerin tümünü aynı çatı altında sunan ECE Türkiye arasında stratejik bir iş birliğine imza atıldı. 

Ağaoğlu yatırımıyla İstanbul’un yükselen değeri Çekmeköy’de 2024 yılının dördüncü çeyreğinde faaliyete geçecek olan Ağaoğlu ÇekmeköyPark AVM’nin konsept optimizasyonu, kiralama ve uzun dönemli yönetimini ECE Türkiye üstlendi.

Türkiye’nin önde gelen yatırım gruplarından biri olan Ağaoğlu Şirketler Grubu ile alışveriş merkezlerinin yönetimi alanında Avrupa sektör lideri Alman ECE Marketplaces’in iştiraki ECE Türkiye arasında önemli bir iş birliğine imza atıldı. ECE Türkiye, bu iş birliğiyle Ağaoğlu ÇekmeköyPark karma projesi bünyesinde yer alan alışveriş merkezinin yönetimini üstlendi. Projenin uzun dönemli yönetiminin yanı sıra konsept optimizasyonu ve kiralama operasyonlarını da yürütecek olan ECE Türkiye,  güncel ve rekabetçi küresel eğilimlerin ışığında uluslararası uzmanlığını bu kez İstanbul’un yükselen değeri Çekmeköy’de ortaya koyacak. Ağaoğlu ÇekmeköyPark AVM’nin 2024’ün dördüncü çeyreğinde kapılarını açması planlanıyor.

7 milyar TL yatırım değeri ile hayata geçirilen karma kullanımlı projenin AVM bacağında 25 bin metrekarelik kiralanabilir alanda 100’den fazla mağaza yer alacak. Alışveriş merkezi dışında 13 blokta yer alan 738 rezidanstan oluşan proje, modern yaşamın tüm gereksinimlerine uygun olarak tasarlandı. Ağaoğlu ÇekmeköyPark, özgün mimarisi, yeşil alanları, geniş yürüyüş aksları, içerisinde barındıracağı zengin gastronomi ve perakende konseptleri, tematik alanları ve cadde mağazaları ile Çekmeköy’de benzersiz bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. 15 dakikalık çekim alanında sayıları her geçen gün artan orta ve üst gelir grubuna mensup 600 bini aşkın nüfusun yaşadığı karma kullanımlı proje, otoyol ve metro bağlantıları ile kolayca ulaşılabilir bir lokasyonda yer alıyor. Alışveriş merkezinin 555 araçlık bir otoparkı da bulunuyor. 

ECE Türkiye’nin profesyonelliğine ve performansına güveniyoruz

Proje hakkında konuşan, Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su Burak Kutluğ, “Ağaoğlu ÇekmeköyPark karma kullanımlı projemizin konut kısmında yaşam hali hazırda başladı. İnşaatı devam eden AVM’mizin de açılmasıyla projemiz, konut sayısının yüksek olduğu bir yerleşim alanı olan Çekmeköy’de barındırdığı fonksiyonlar ve konseptiyle rakipleri arasından sıyrılacaktır. AVM’mizin kiralamasını ve uzun dönemli yönetimini, yenilikçi yaklaşımlarına, profesyonelliklerine, performanslarına ve sektörel tecrübelerine güvendiğimiz ECE Türkiye’ye emanet ediyoruz. İş birliğimizin her iki grup için de hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde yeni projelere birlikte imza atmayı hedefliyoruz” dedi.

“Bu proje, Ağaoğlu Şirketler Grubu ile geniş kapsamlı stratejik iş birliğimizin ilk adımı”

ECE Türkiye Eş Genel Müdürü ve COO’su Semet Yolaç Canlıel, “Son yıllarda İstanbul’un yükselen değerlerinden biri olarak öne çıkan Çekmeköy’de faaliyete geçecek Ağaoğlu ÇekmeköyPark AVM’nin şehre yeni bir soluk getireceğine, deneyimi ön plana çıkararak Anadolu yakasında yaşam tarzlarını şekillendirecek önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz. ECE Türkiye ile Ağaoğlu Şirketler Grubu arasındaki daha geniş kapsamlı stratejik iş birliğinin ilk adımı olarak nitelendirdiğimiz bu operasyonumuzla birlikte 12 alışveriş merkezinde yaklaşık 600 bin metrekare kiralanabilir alanı yönetiyor hale geleceğiz. Bütüncül bakış açımız ve tecrübemizle bu önemli projeye katma değer yaratacağımıza inancımız tam” dedi.

Saint-Gobain Türkiye, Eskişehir’de Düzenlenen 6. Ulusal Yapı Kongresi ve Sergisi’nde Yapı Sektörü ile Buluştu

0

Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde dünya lideri olan Saint-Gobain Türkiye, “Değişen Dünyada Yapılı Çevre” başlıklı 6. Ulusal Yapı Kongresi ve Sergisi’nin sponsoru olarak Türkiye’de yapı sektörünün alanında uzman isimleri ile Eskişehir’de bir araya geldi.

Aralarında Weber, Vetrotech, Ecophone, Saint-Gobain Glass, PAM, Chryso, Saint-Gobain Aşındırıcılar gibi şirketlerin olduğu, iştirakleri içerisinde İzocam ve Dalsan’ın da yer aldığı 14 marka ile Türkiye’de faaliyet gösteren Saint-Gobain Türkiye, sürdürülebilir bir geleceği tüm inşaat ve yapı sektörü paydaşları ile birlikte inşa etme amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor. 

Dayanıklı ve sürdürülebilir şehirleri inşa etmede önemli katkılar sağlayan Saint-Gobain, sürdürülebilir bir dünya için çevreye ve doğaya daha az zarar veren, doğal kaynakların daha etkin kullanıldığı, karbon salımının düşük enerji verimliliğinin yüksek olduğu inovatif binalar tasarlanmasını destekliyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, TMMOB Mimarlar Odası Ankara, Antalya ve Eskişehir Şubelerinin iş birliğiyle gerçekleşen 6. Ulusal Yapı Kongresi ve Sergisi’nde değişen dünya, çevre ve yaşam koşullarının yapı sektörüne etkisi ve yapılı çevrenin bu koşullara uyumu, yapı malzemesi, mekân, bina, şehir, çevre ölçeklerine kadar yapı sektörü ile ilgili farklı disiplinlerden görüşler ve çalışmalar katılımcılar ile buluştu.

Değişen dünyanın hassasiyetlerine yapılı çevrenin adaptasyonunu tartışacak nitelikte “Döngüsel Tasarım, İklim Değişikliği, Sayısal Tasarım, Sanal Gerçeklik ve Geleceğin Mekânları” olmak üzere belirlenen birden fazla tema üzerine kurulu Kongre’de alanında uzman birçok katılımcı farklı temalarda görüş bildirdi.

Kongrede, her geçen gün genişleyen mimarlık disiplinin gündemi ve araştırma-uygulama konuları kapsamında, olağandışı koşullar ve ortamlar için tasarım, geleceğin mekân tasarımı ve adaptasyonu, sanal gerçeklik teknolojileri ve sayısal tasarım, gelecek koşullara dayanıklı yapılı çevrelerin geliştirilmesi ve çözümler üretilmesi gibi gündemin ilgi çeken konuları kamuoyu ile paylaşıldı.

“İnsanların konfor arayışına cevap veriyoruz”

Hafif inşaat ve inşaat sanayinin dekarbonizasyonunu ele alarak hafif inşaat çözümleri üretip günlük hayatta kişilerin konfor arayışlarına cevap verme çabasında olduklarını dile getiren Saint-Gobain Türkiye Mimari Çözümler Müdürü Kubilay Büyüklü ‘‘Geleceğin şehirlerini inşaa edebilmek için geleceğin binalarını nasıl tasarlayacağımızı düşünmemiz gerekir. İnsan ömrünün büyük bir kısmını binaların içinde geçiriyor ve yaşadığımız ortamın insan konforuna hizmet edecek bir alt yapıda olması gerekli. Güvenli ve sürdürülebilir bir yaşama kavuşabilmenin anahtarı bugünden harekete geçmek olduğunun bilincindeyiz. Yapısal olarak bina inşaa tekniklerimizi inovatif ve sürdürülebilir malzemeler ile destekliyoruz. 

1992 yılında yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İklim De­ğişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile önemli bir adım atılmıştır. 2015 yılında Paris İklim anlaşması ve ardından 2019 yılında yayınlanan Avrupa Yeşil Mutabakatı ile iklim değişikliğini önleme konusunda atılan bu adımlar ülkeler ve kuruluşlar açısından bağlayıcı hedef ve önlem paketi haline dönüşmüştür.

2030 yılına kadar önemli maddelerden biri olan iklim değişikliği üstesinden gelmemiz gereken hedeflerimiz arasında. Saint-Gobain grubu olarak bu amaca hizmet edecek şekilde 2030 yılında endüstriyel su tüketimimizi yüzde 50, karbon emisyonlarımızı yüzde 33’e kadar azaltmayı, geri dönüştürülebilir ambalajları yüzde 100 kullanmayı ve bütün ürün grupları için yaşam döngüsü analizimizi yüzde 100 yapmayı hedef olarak belirledik. 2050 yılına kadar Net Sıfır Karbon olma taahhüdünde bulunduk” dedi. Büyüklü, dirençli ve sürdürülebilir yapıların, Saint-Gobain’in hedefleri ile örtüştüğünün altını çizerek konuşmasını tamamladı.

Sibirya’dan yola çıktı, İstanbul’a kar geliyor

0

İBB AKOM’un yaptığı meteorolojik değerlendirmelere göre İstanbul,  8 Ocak Pazartesi’nden itibaren Sibirya kökenli soğuk havanın etkisine girecek.   Sıcaklıklar 5 ila 8 derece düşecek. Sıcaklıklar kar değerlerine inecek. 9 Ocak Salı kentin yükseklerinde, 10 Ocak Çarşamba da kent genelinde kar yağışının gerçekleşmesi bekleniyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet işleri Daire Başkanlığı’na bağlı AKOM’un tahminine göre 12°C civarında seyreden hava sıcaklıkları öğle saatlerinde 16°C’ye ulaşacak. Akşam saatlerinde yağmur geçişlerinin yaşanmasının beklenirken, gün içinde ve hafta boyunca lodos yönlü rüzgar, ılık hava getirecek. Rüzgarın 20-45 kilometre/saat hızla esmesi bekleniyor.

Lodosun getirdiği ılık havanın 8 Ocak Pazartesi’ye kadar sürmesi, hafta başı akşam saatlerinden itibaren ise İstanbul’un Sibirya bölgesinden gelen soğuk hava dalgasının etkisi altına girmesi bekleniyor. Sibirya kökenli sistemle birlikte hava sıcaklıklarının 5-8°C azalması,  yağmur ile başlayan yağışların 9 ve 10 Ocak’ta kara dönüşmesi öngörülüyor.

İSTANBUL KIŞA HAZIR

İBB kışa hazırlık çalışmalarını tamamladı. Kış şartlarıyla mücadele çalışmalarında 12 bine yakın personel ve 3 binden fazla araç iş makinesiyle görev yapacak.

İBB’ye ait depolarda kışın buzlanmaya karşı kullanmak için 275 bin ton tuz hazır bulunuyor. İBB, ilçe belediyelerine ise toplamda 60 bin ton tuz vermeyi planlıyor. Kar küreme ve tuzlama ekipleri, İBB’nin 4 bin 23 kilometrelik sorumlu yol ağında 637 müdahale noktasında hazır bekleyecek. Metrobüs güzergahında 44 araç ve iş makinesi görev alacak. Anaarter ve çevre yollarda 44 çekici bulunacak. Sıkıntı yaşanan yollara ve trafik kazalarına hızlı müdahaleye yönelik 31 kritik noktada bariyer açmayı planlayan İBB, aynı zamanda muhtarların kontrolüne verdiği 170 kürüme aparatlı traktör ile köy yollarının açık tutulmasını sağlayacak.

AgeSA’dan Insurtech Girişimlerine Büyük Destek

0

Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA’nın, inovasyon odaklı çalışmalar kapsamında 2019 yılından bu yana destekçisi olduğu İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi tarafından 12 yıldır düzenlenen Big Bang Startup Challenge 2023 tamamlandı. AgeSA, İTÜ ARI Teknokent’in Kuluçka Merkezi İTÜ Çekirdek’in her yıl destek verdiği girişimler arasından en iyilerinin belirlenerek sahne aldığı Big Bang Startup Challenge etkinliği kapsamında Captanomy ve Copetrack isimli girişimlerin her birine 150 bin TL’lik hibe desteği sağladı. Bu destekle AgeSA’nın Captanomy ve Copetrack’a verdiği hibe miktarı toplamda 300 bin TL’ye ulaştı.

En iyi 50 girişim arasında aldığı nakit, ödül ve yatırımlarla birinci olmaya hak kazanan Captanomy, imalatçı ve ihracatçıların karbon salınımlarını ölçüp azaltmalarına yardımcı olarak performanslarını puanlayan, bankalar ve sigorta şirketleriyle bağlantıya geçirerek yeşil ürünleri için avantajlı oranlar elde etmelerini sağlayan yenilikçi bir SaaS platformudur.

Çok fonksiyonlu bir akıllı sözleşme sistemi olan Copetrack ise son kullanıcının sözleşme maddelerini isteği doğrultusunda şekillendirebildiği, para aktarımının kolay ve sorunsuz bir şekilde sağlandığı, sözleşmelerin güvenli bir şekilde saklanmasıyla bireylerin ve işletmelerin (marka) haklarına sahip çıkabileceği bir platform olarak hizmet vermektedir.

Sabancı Vakfı Hibe Programı’nın 2024 Yılı Başvuruları Açıldı

0

Sabancı Vakfı’nın kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları ve topluma aktif katılımı sağlayabilmeleri hedefiyle sürdürdüğü Hibe Programı’nın yeni dönem başvuruları başladı. Başvurular, 3 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında kabul edilecek.

Sabancı Vakfı’nın, sivil toplumun güçlenmesine ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle 2007 yılından bu yana uyguladığı Hibe Programı’nın yeni dönem başvuruları açıldı. Sivil toplum kuruluşlarının eğitim ana başlığı altında gerçekleştireceği projelerin destekleneceği Hibe Programı için başvurular 3 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında online olarak yapılacak.

Sabancı Vakfı, Hibe Programı’na başvuru yapacak kurumların, nitelikli eğitime eşit erişimkız çocuklarının eğitime devamı, erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele, haklara dair farkındalık ve güçlenme, bağımsız yaşam ve erişilebilirlik, iklim değişikliği ile mücadele gibi alt temalardan en az birine değinen projelerini bekliyor. 

Sabancı Vakfı’nın 17 yıldır sivil toplumun güçlenmesi ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle Hibe Programı’nı kesintisiz sürdürdüğünü vurgulayan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “50 yaşına giren bir Vakıf olarak kuruluşumuzdan bu yana toplumsal gelişim için çalışmalarımızı sürdürdük. Bu hedefimizin gerçekleşmesi için de sivil toplumun desteklenmesi gerektiğine gönülden inanıyoruz. Yine büyük bir gururla belirtmek isterim ki, 17 yıldır, Türkiye’de sivil topluma kesintisiz hibe desteği veren tek vakıfız. Çalışmalarımız doğrultusunda da bugüne kadar 238 projeye 80 milyon TL’den fazla destek verdik ve Türkiye’nin 81 ilinde yüz binlerce insana ulaştık. Desteğimizin kapsamı yalnızca hibe değil; kurumların ihtiyaç duydukları alanlarda kapasitelerini geliştirebilmeleri için uzmanlık desteği sağlamaktan, iletişim ve görünürlük faaliyetlerine kadar birçok alanda onlara yol arkadaşlığı yaptık. Ne mutlu ki bu yıl da yeni yol arkadaşlarımızla toplum için var gücüyle, gönülden çalışan insanların varlığına dair inancımızı güçlendirmeye ve iz bırakan hikayelerimize yenilerini eklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Projelere 1 Milyon TL’ye kadar destek

Sabancı Vakfı Hibe Programı’na başvuracak projelere 600 bin TL ile 1 Milyon TL arasında hibe desteği sağlanacak ve toplam 8 milyon TL destek verilecek. Seçilen projelerin en erken 17 Temmuz 2024’de başlaması ve en geç 16 Temmuz 2025 tarihinde sona ermesitemel faaliyetlerinin de Türkiye sınırları içerisinde olması gerekiyor. Başvuru yapacak sivil toplum kuruluşlarının en az bir ortak ile başvurmaları bekleniyor. 

Hibe Programı başvuruları ve başvuru kriterleri hakkında detaylı bilgiye www.sabancivakfi.org adresinden ulaşılabiliyor. 

Kale’den teknoloji ve tasarımı buluşturan yeni mobilya markası ‘Livi’

0

Kale, yapı grubundaki 66 yıllık üretim tecrübesini, teknoloji ve tasarım gücünü yansıttığı, yeni mobilya markası Livi’yi tanıttı. Teknoloji ve inovasyonu tasarımla birleştiren, mimarinin vazgeçilmez malzemesi Kalesinterflex’ten geliştirilen Livi, zamansız tasarımı, sofistike stil ve üstün özellikleriyle, yaşam alanlarında fark yaratmayı hedefliyor.

İnsan, teknoloji ve tasarımı merkezine alarak geliştiren Livi markası, masadan sehpaya, konsoldan sandalyeye kadar iç ve dış mekanlardaki ürün gruplarında yer alarak, mekanlarda bütünsel bir görünüm sunuyor. Dünya çapındaki pek çok ödülün sahibi ünlü tasarımcıların da imzasının bulunduğu, uzun ömürlü tamamlayıcı mobilya koleksiyonunda bulunan tüm alternatifler, yaşam alanlarına yalın ve şık bir yorum getirirken, üretimindeki teknolojik detaylar ise kullanım avantajı sağlıyor.

Estetik, şık, modern ve Akdeniz esintileri ile stil sahibi kullanıcılara hitap eden Livi, zengin yüzey seçenekleri ve her tarza uygun kişiselleştirilebilir kombinasyon alternatifleri ile farklı zevk ve ihtiyaçlara ideal çözümler sunuyor. Odağına aldığı zarafet temasını konforla buluşturan Livi, doğanın enerjisinden aldığı ilhamla sade ve fonksiyonel yüzeylerle, modernliği doğallıkla bir araya getiriyor.

Porselenin gelebileceği en estetik nokta

Kale, mimarinin vazgeçilmez malzemelerinden biri haline gelen Kalesinterflex’e yepyeni bir bakış kazandırarak, porselen plakayı alışılmışın dışındaki alanlara taşıyor.

Kalesinterflex’in üstün özelliklerine sahip, yenilikçi tasarımın ve teknolojinin buluşmasıyla ortaya çıkan yeni mobilya markası Livi’de; Kalesinterflex’ten aldığı kırılmaya dayanıklı, çizilmez, kolay temizlenebilir yapısı ve özel laminasyon uygulaması sayesinde tüketicilerin tüm beklentilerine cevap verebilecek özelliklerle donatıldı.

Rafine bir zevk, modern hatlar ve incelikle yaşam alanlarına anlam katmak isteyenlere kapı aralayan Livi; çok çeşitli yüzey, boyut, renk skalası, mat alternatifleri ve lamine yapısıyla her tarza uygun kombinasyon sunuyor. Leke tutmayan, çizilmeyen, güneşte solmayan, sıcaktan etkilenmeyen, ultra hijyenik ve kolay temizlenen yüzeyiyle ömürlük detayları tarz sahibi dokunuşlara dönüştürüyor.

Modernliğin doğallıkla buluştuğu estetik ve sürdürülebilir bir yaşam

İşlevsellik ve estetik arasında benzersiz bir denge sunan Livi, her alanla uyumlanabilen sürdürülebilir parçalarıyla herkesi kendine ait bir yolculuğa çıkarıyor.

Dokunduğu her mekanın ruhunu öne çıkaran, odağına aldığı zarafet temasını konforla buluşturan Livi, stil sahibi yaşam alanlarını ideal parçalarıyla buluşturuyor. Yüksek leke ve çizilme direnci, kolay temizlenme avantajı, uzun ömürlü yapısı ve daha birçok özelliği sayesinde uzun yıllar boyunca ilk günkü yeniliğini koruyor.

Livi mobilyaları hijyenik ve dayanıklı yapısıyla evlerin yanı sıra mağaza, hotel, cafe ve restoran gibi alanlarda da güvenle kullanılabiliyor.

Ödüllü tasarımcıların imzası taşıyan ürünler

Dünya çapındaki pek çok ödülün sahibi Artful Design Studio kurucuları Ece Yalım ve Oğuz Yalım, fonksiyonel ve zamansız iki özel parçayı Livi için tasarladı.

Palm ve Plate, göz alıcı dizaynları, özel işlenmiş detayları ve hassasiyetle düşünülmüş fonksiyonlarıyla bir masadan çok daha fazlasını sunuyor.

KÄRCHER Türkiye’nin Yeni Pazarlama Direktörü Ece Tura Eren Oldu

0

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin Ekonomi Bölümü’nden 2005 yılında mezun olan Ece Tura Eren, İstanbul Üniversitesi (AUZEF), E-Ticaret ve Pazarlama Bölümü’nde eğitimini sürdürüyor.

Bugüne kadar pazarlama ve ürün yönetimi konusunda birçok markada görev alarak başarı ve deneyim kazanan Ece Tura Eren, kasım ayı itibarıyla Tüketici Ürünleri Yönetimi ve Pazarlama Direktörü olarak Kärcher Türkiye kariyerine başladı. Pazarlama ve marka yönetimi, stratejik ürün geliştirme ve satın alma konularında uzmanlaşan Ece Tura Eren, çeşitli mesleklerde 15 yılı aşkın deneyime sahip dinamik, sonuç odaklı bir pazarlama profesyoneli. Aynı zamanda hem B2C hem de B2B tüketici segmentlerini hedefleyen perakende, toptan ve e-ticaret kanallarında da deneyim sahibi. Marka ve ürün yönetimi, iletişim, ürün geliştirme, dijital pazarlama, çok kanallı pazarlama ve çok uluslu marka uygulamalarında da yetenekli olan Ece Tura Eren ana dil düzeyinde İngilizce ve başlangıç seviyesinde Fransızca biliyor.

Emirates, Kabin Memuru Alımlarına Devam Ediyor

0

Dünyanın en büyük global havayolu şirketi Emirates, çok uluslu kabin ekibine katılacak adaylar için 16 Ocak 2024 tarihinde DoubleTree by Hilton Bodrum’da, 18 Ocak 2024 tarihinde The Marmara Antalya’da, 31 Ocak 2024 tarihinde Mövenpick Hotel İzmir’de, değerlendirme günleri düzenliyor.

Dubai merkezli havayolu, kişiye özel ve mükemmel ağırlama hizmetleri sunmaya ve yolcular için unutulmaz anlar yaratmaya istekli yetenekler arıyor. Emirates’in en büyük önceliklerinden birinin güvenlik olması sebebiyle, ideal adayların kendinden emin bir şekilde liderlik etmesi, uçak içi hizmetlerin, güvenlik ve emniyet prosedürlerinin yönetiminin kontrolünü üstlenmesi beklenmektedir. Emirates kabin ekibinin tamamına, havayolunun Dubai’deki son teknolojiyle donatılmış havacılık akademisinde birinci sınıf bir eğitim sunulacaktır.  

Kariyerlerine kusursuz bir başlangıç yapmayı planlayan adayların, İngilizce dilinde yazılmış güncel bir özgeçmiş (CV) ve yeni çekilmiş bir fotoğraf ile internet üzerinden başvuru yapması gerekmektedir. Değerlendirme süreci ile ilgili gereklilikler hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

Adayların tüm günü mülakat alanında geçirecek şekilde hazırlıklı gelmeleri gerekmektedir. 

Emirates’in 160 farklı milletten oluşan kelimenin tam anlamıyla global kabin ekipleri, havayolu şirketinin yolcu çeşitliliğinin ve 200’den fazla geniş gövdeli uçaktan oluşan modern filosu ile altı kıtada 130’u aşkın şehirde düzenlediği uluslararası operasyonların bir yansımasıdır. Dünyanın en büyük Boeing 777 ve Airbus A380 uçak filosuna sahip olan Emirates, kabin ekibi adaylarına olağanüstü kariyer fırsatları, mükemmel eğitim olanakları ve geniş yelpazeli bir gelişim programı sunmaktadır. Heyecan verici, kozmopolit bir şehir olan Dubai’de çalışacak olan Emirates kabin ekibi üyelerinin tamamı, vergiden muaf maaş, havayolu şirketi tarafından sağlanan ücretsiz konaklama, işe gidiş-geliş transfer imkânı ve kapsamlı bir sağlık sigortası gibi çeşitli yan hakların yanında Dubai’deki alışveriş ve eğlence etkinliklerinde özel indirimleri içeren çok cazip bir istihdam paketinden faydalanabilmektedir. Emirates’in büyüyen global uçuş ağı, altı kıtaya yayılmış geniş seyahat fırsatlarını da beraberinde sunmaktadır. Hem Emirates kabin ekibi üyeleri hem de aileleri ve arkadaşları uçuş düzenlenen tüm noktalarda cazip ve ayrıcalıklı seyahat avantajlarından yararlanabilmektedirler. 

Emirates 36 yıldır Türkiye’ye uçuşlar düzenlemekte ve şu anda İstanbul’dan haftalık 21 sefer ile Dubai ve 130’u aşkın şehre seferler gerçekleştirmektedir.