Pazar, Haziran 28, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 64

SABANCI, İLK 3 AYDA 15 MİLYAR TL’LİK KOMBİNE YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİ

0

Sabancı Holding, 2024 yılının ilk çeyreğine ilişkin enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarını açıkladı. İlk 3 ayda kombine satışlarını 239 milyar TL seviyesine yükselten Sabancı Holding’de kombine FAVÖK 33,3 milyar TL olarak gerçekleşirken, banka dışı FAVÖK marjı ise 1,3 puan arttı. Aynı dönemde Holding, düşük borçluluk oranı ve güçlü nakit pozisyonu ile sağlıklı bilanço yapısını korumayı sürdürdü. 2023 yıl sonunda 7 milyar TL seviyesinde bulunan Holding’in nakit pozisyonu Exsa birleşmesinin tamamlanması ve temettü gelirlerinin etkisi ile 14,4 milyar TL’ye yükselerek tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. 

2023 yılı kârı üzerinden dağıttığı yaklaşık 6,2 milyar TL’lik temettü ile hisse başı temettü miktarını yıllık bazda yüzde 68 artıran Sabancı Holding, yatırımlarına da kararlılıkla devam etti. Sabancı, ilk çeyrekte yaklaşık 15 milyar TL’lik kombine yatırım gerçekleştirirken, dinamik stratejik portföy yönetimi ile Topluluk şirketlerinin büyüme potansiyelini ortaya çıkaran stratejik adımlar atmayı sürdürdü. 

“SABANCI, YENİ YATIRIMLARLA TÜRKİYE’Yİ YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİ YAPACAK”

Yeni ekonomi odaklı büyüme stratejileriyle, enerji ve dijital başta olmak üzere Türkiye’nin yeşil dönüşümüne katkı sağlayacak yatırımlara hız verdiklerini ifade eden Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper şunları söyledi: “Enerji üretimi alanında, Avrupa’nın en büyük kara tipi rüzgâr enerjisi projelerinden olan 1.000 MW’lık YEKA RES-2’de saha ilerlemelerini sürdürüyoruz. Yenilenebilir enerji alanındaki yetkinliğimizi ülkemizin hizmetine sunarken, yeni teknolojilerin izinde ilerlemeye de devam ediyoruz. Bu kapsamda, Topluluk şirketimiz Enerjisa Üretim ülkemizi yeşil hidrojen ve yeşil amonyak konusunda bir üretim merkezi haline getirme hedefi doğrultusunda önemli adımlar attı. Diğer yandan, e-mobilite şirketimiz Eşarj, Türkiye genelinde 1.000 istasyon ve 1.780 şarj noktasına ulaştı. Yüksek hızlı DC şarj altyapısı konusunda yüzde 30’un üzerinde pazar payı ile bu alandaki liderliğimizi sürdürüyoruz. Malzeme teknolojileri iş kolumuzun küresel temsilcilerinden Çimsa ise Mersin’de devreye aldığı 45 milyon dolarlık CAC (kalsiyum alüminat çimento) yatırımıyla, bu alanda dünyanın en büyük üçüncü üreticisi konumuna ulaştı” ifadelerini kullandı.

“DÜNYA’NIN SABANCI’SI VİZYONUYLA KÜRESEL AYAK İZİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ”

Bu dönemde, tüm Topluluk şirketlerinin operasyonel mükemmeliyet yaklaşımıyla güçlü bir performans gösterdiğini ifade eden Cenk Alper şunları söyledi: “Brisa, European Rubber Journal’ın yayınladığı ‘Tire Maker Rankings’de (Lastik Üretici Sıralaması) operasyonel kârlılıkta birinciliğini sürdürdü. Küresel ayak izini pekiştirmeye devam eden Temsa’nın Fransa’ya ihraç ettiği yeni nesil elektrikli otobüsler, tarihin en yeşil olimpiyatı unvanını almaya hazırlanan Paris 2024’te izleyicilerin şehir içindeki transferlerinde kullanılacak. Büyüme yolculuğunda dijitali etkin şekilde kullanan Carrefoursa, ilk çeyrekte 348 bin yeni müşteri kazanırken, toplam 10,9 milyon benzersiz müşteriye ulaştı. Çoklu kanal büyümesine devam eden Teknosa, tamamen dijital bir kimliğe bürünme yolunda önemli adımlar atmayı sürdürdü. Hayata geçirdiği yapay zekâ uygulamasıyla, müşteri çağrılarında değerlendirme oranını yüzde 5’ten yüzde 99’a yükselterek, yapay zekânın sadece operasyonel verimlilikte değil, müşteri deneyiminde de devrim yaratan yüzünü ortaya koydu. Aynı şekilde, dijital bankacılıkta Türkiye’ye öncülük eden Akbank da 2024’ün ilk çeyreğinde ekonomimize sağladığı kredi desteğini 1 trilyon 57 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 1 trilyon 323 milyar TL seviyesine çıkardı.”

Türkiye’deki yatırımlarının yanında, Dünya’nın Sabancı’sı vizyonuyla küresel ayak izlerini de güçlendirdiklerini ifade eden Cenk Alper, “ABD’deki ilk güneş santralimiz olan 272 MW’lık Cutlass II projemizde saha çalışmaları tamamlandı ve santral %100 kapasite ile üretime başladı. 232 MW’lık Oriana Solar projemizde ise saha çalışmaları başlatıldı. ABD’deki yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sürdürürken, geleceğin enerji çözümlerinin geliştiricisi olmamızı sağlayacak yıkıcı inovasyon yatırımlarımıza da devam ediyoruz. Bu doğrultuda, yapay zekâ odaklı iklim teknolojileri şirketi AiDash’e yatırımımızı gerçekleştirirken, Clean Energy Ventures üzerinden kurulan fona da dahil olduk. Malzeme teknolojileri iş kolumuzda ise ABD’nin ardından Avrupa’da da büyümesini sürdüren Kordsa, 2022’de bünyesine kattığı İtalya merkezli Microtex’te yeni prepreg hattı yatırımını tamamladı” dedi.

“SABANCI TOPLULUĞU OLARAK 9 ŞİRKETİMİZ İLE CDP LİDERLERİ ARASINDAYIZ”

Türkiye’de ve yurt dışında tüm bu yatırımları hayata geçirirken, sahip oldukları teknolojik yetkinliği iş süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmek için kullandıklarını ifade eden Cenk Alper, “Bu sayede, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) 14. İklim Değişikliği ve Doğa Konferansı’nda, Topluluk şirketlerimizin 5’i CDP Global A Listesi’nde, 4’ü ise CDP Türkiye Liderleri arasında yer almayı başardı. İklim acil durumuyla mücadele konusunda gösterdiğimiz çabaların sonucunu bu şekilde almaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi.

Geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin toplumsal kalkınmasına katkıda bulunacak çok önemli bir projeye daha hayat verdiklerini ifade eden Cenk Alper, “Sabancı Gençlik Seferberliği ile, ‘Bütün ümidim gençliktedir’ diyen Ulu Önder Atatürk’ün izinde, Türkiye çapında yeni bir sosyal girişim modelinin temellerini atıyoruz. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışındaki Ar-Ge merkezlerimizle, kuluçka merkezlerimizle, üniversite iş birliklerimizle, girişim sermayesi fonlarımızla, Topluluk şirketlerimizle, Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Vakfı ile toplumsal etki projelerimizle ve en önemlisi 60 bin Sabancı Gönüllüsü ile daha iyi bir gelecek inşa etmek için birlikte çok çalıştık. Şimdi tüm bu öğrenimlerimizi, Sabancı Teknoloji ve Etki Merkezleri Ağı altında birleştiriyor ve ‘Geleceğimizi Kimseye Vermiyoruz’ diyerek gençlerimiz için seferber ediyoruz” dedi.

Babacan satış ofis ağına Tuzla’yı ekledi

0
Mehmet Babacan

Gayrimenkul sektöründeki 22 yılı boyunca binlerce aileyi hem toprak hem de konut sahibi yapan Babacan Yapı, “Babacan Arsadan” markasının satış operasyonlarını yürütmek üzere, yeni ofisini hizmete açıyor. İki adımda ev sahibi yapan Tuzla’daki yeni projesiyle konuta ulaşılabilirliği hedefleyen şirket, ev sahibi olma hayalinden uzaklaşanlara yepyeni bir seçenek sunuyor. 

Gayrimenkul sektörünün yenilikçi şirketi Babacan Holding, “Babacan Arsadan” markasıyla hem tüketicinin hem de konut sektörünün ihtiyaçlarını analiz ederek yeni bir modeli hayata geçirdi. Uzun zamandır, ‘ulaşılabilir konut’ kapsamında çalışmalar yürütüldüğünü belirten Babacan Holding’in CEO’su Mehmet Babacan, arsadan konuta, iki adımda ev sahibi yapacak yeni modelle satışa sunulacak olan lokasyon ayrıcalıklı projenin satış ofisi için tarih verdi. 

8-9 Haziran’da açılacak olan Tuzla satış ofisinin açılış kokteyline özel kampanyanın 10 Haziran tarihine kadar uzatıldığını duyuran Mehmet Babacan, “Türkiye’nin önde gelen holding şirketlerinden biri olarak, güven veren yenilikçi yaklaşımımızı, markamıza yakışır bir modelle taçlandırmaya karar verdik. Konuta erişimin giderek zorlaştığı bu dönemde, ev sahibi olmanın herkes için mümkün olacağı bir sistem kurguladık ve bunu Babacan Arsadan ile hayata geçirdik.” dedi. 

BABACAN’DAN İKİ ADIMDA EV SAHİBİ YAPAN SİSTEM

İki adımda ev almanın en kolay yolunu geliştirdiklerini ifade eden Mehmet Babacan, “Babacan Holding, kurulduğundan bu yana tüm iş kollarında değerini artıran projelere imza attı. Konut sahibi olmayı, herkes için mümkün kılmaya özen gösterdiğimiz Babacan Arsadan Tuzla projemizde de aynı yaklaşımla hareket ettik. Bilindiği gibi konut fiyatlarını belirleyen en önemli faktör arsa. Biz ilk adımda bu alana odaklandık. Kendi mülkiyetimizdeki arsaları piyasanın çok altında fiyatla tüketiciye sunuyoruz. Önce projeden arsa payı satışı yapıyoruz. Vatandaş bunu yaklaşık iki yıl uygun şartlarda ödüyor. İki yılın ardından inşaat aşamasına geçiyoruz ve toplamda beş yılı bulan bu proje ile kendi arsalarımızla 10 bin kişinin ev sahibi olmasını sağlıyoruz” dedi. 

FİYATLAR 990 BİN TL’DEN BAŞLIYOR 

Yeni konut modelinde, kendi mülkiyetlerindeki arsaları maliyetine sattıklarını ve inşaat yapım aşamasında da tüketiciyi önceliklendirdiklerini belirten Mehmet Babacan, “Bu projemizi hayata geçirirken, her kesim için ulaşılabilir olmasına özen gösterdik. Tuzla projemizde 1+1 arsa payımız 990 bin TL’den başlayacak. Yüzde 30 peşinat ödeyenler, 24 ay taksitli ödeme imkanlarıyla alım yapabilecek. Aylık taksitler 29 bin TL’den başlayacak. Ön talep döneminde 300 yatırımcı hedefliyoruz ve bu fiyatlar 10 Haziran tarihine kadar geçerli olacak. 2 yıl sonra inşaata başladığımızda da arsa payında olduğu gibi uygun şartlarda vadelendirme yapacağız.

Henüz projenin lansmanını yapmadıkları halde, yoğun ilgi gördüklerini ifade eden Mehmet Babacan, “Tüketiciden gelen yoğun ilgi üzerine hızlıca satış ofisimizi açmak istedik. Bu proje, lokasyon bakımından da oldukça değerli bir proje. Tuzla Marina ve Sabiha Gökçen Havalimanı’na yakınlığıyla dikkat çeken Tuzla projemizle ilgili öncelikle bir ARGE çalışması yaptık. Bölgede markalı konutlarda 1+1 evlerin fiyatları 3.5 ile 4.5 milyon TL arasında değişiyor. Babacan Tuzla projesinde ise fiyatlar bugünkü maliyetlerle 2.4  ile 2.5 milyon TL’ye denk geliyor. Özetle en düşük fiyatlı eve göre bile yüzde 30-35 civarında bir avantaj sunuyoruz” dedi.

1 Haftalık Tatil Fiyatına Ömür Boyu Tatil

0
Sur Tatil Evleri GYO Genel Müdürü Ömer Faruk Elmas

Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, ömür boyu tatilin keyfini çıkarmak isteyenlere 1 hafta tatil fiyatına 4 mevsim tatil olanaklarıyla kaçırılmayacak ödeme avantajları sunuyor. Sur Tatil Evleri GYO Genel Müdürü Ömer Faruk Elmas, “Değişen tatil trendlerine uygun olarak tasarlanmış konseptlerle 4 mevsim tatilin keyfini yaşatan Sur Yapı Tatil Evleri’ni cazip ödeme koşulları ile sunuyoruz. Kampanyamızda, otel konforundaki full eşyalı, tapulu devre mülklere aylık 8 bin TL taksitle sahip olma fırsatı sunuyoruz” diye konuştu.

Sur Yapı Tatil Evleri GYO’nun ‘yeni nesil tatil’ anlayışıyla geliştirdiği Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da dört mevsim tatil imkânı sunan 8 kişilik 3+1, 6 kişilik 2+1 ve 4 kişilik 1+1 devre mülklere sahip olmak isteyenler 8 bin TL’den başlayan taksit avantajlarından faydalanacak. Ev konseptinde ve otel konforunda tatil imkânı sunan Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’dan devre mülk alanlar Türkiye’nin en gözde tatil rotası Antalya’da 1 hafta tatil fiyatına mülk sahibi oluyor. 

İster tatil yapın, ister kiralayın

Sur Tatil Evleri GYO Genel Müdürü Ömer Faruk Elmas, “Günümüz tatil trendleri ‘güvenli tatil’ konsepti doğrultusunda şekilleniyor. ‘Tatil evi’ kiralama tercih edilen bir trend olarak yaygınlaşıyor. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’dan devre mülk alanlar isterlerse tapulu mülklerini kiraya verebiliyor isterlerse satabiliyor. Bu yükselen trend doğrultusunda Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’ya yatırım ile çok kısa sürede kâra geçme fırsatı sunuyor. Uygun peşinat ve ara ödemelerle kolayca sahip olunabilecek olan devre mülklerin yaz sezonunda aylık taksitleri ise 6 kişilik 2+1 devre mülklerde 12 bin TL, 4 kişilik 1+1 devre mülklerde ise 8 bin TL” dedi. 

Hem ev rahatlığını hem de otel konforunu yaşatıyor

Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’nın full eşyalı “ev konseptinde” yeni nesil tatil anlayışıyla tasarlandığını söyleyen Elmas, “Devre mülk sakinleri, Konyaaltı sahilindeki özel plajdan, SPA ve Wellness’e kadar pek çok imkândan doyasıya yararlanabilecek. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da çok çeşitli tematik havuz bulunuyor. Tesisimiz kumsallı yüzme havuzu, çocuk havuzları, dalga havuzu, kapalı havuzlar, zen havuzları ile kış aylarında kullanılmak üzere tasarlanan sıcak ve ısıtmalı havuzlarla devre mülk sakinlerine her mevsim birçok ayrıcalıklı su aktivitesi imkânı sağlıyor” dedi.

Sosyal ve sportif aktivitelerle dolu bir tesis

Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’nın doğa ile iç içe olmaktan hoşlananlar için  cazip bir tatil mekanı olacağını ifade eden Elmas, “Tesislerimizde farklı uzunluklarda koşu, yürüyüş ve bisiklet parkurları ile çeşitli orman aktivite alanları bulunuyor. Bu alanda komşularınızla birlikte güzel vakit geçirebileceğiniz kır kahvesi, kır lokantası ve kafeler de mevcut. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da ayrıca macera parkuru, paintball sahası, mini bowling alanı, tenis kortu, mini futbol sahası, basketbol sahası, çocuk oyun alanları, etkinlik alanları, gölet, dinlenme alanları, piknik ve barbekü alanları ile yoga, pilates, voleybol, futbol, basketbol, tenis, kardio gibi sporların yapılabileceği bir spor kulübü de bulunuyor” diye konuştu.

Tatilin başkenti Antalya

Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, Toroslar’ın yeşiliyle Akdeniz’in en güzel mavisinin birleştiği noktada konumlandığının altını çizen Elmas, kolay ulaşım imkânlarıyla devre mülk sakinlerine hayatın gerçek merkezinde olma avantajı sunduklarını dile getirdi. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’nın tarihin ve doğal güzelliklerin kesiştiği bir noktada yer aldığını belirten Elmas, “Doğa severler Köprülü Kanyon’da kayak yapabiliyor. Salda Gölü’nün eşsiz doğal güzelliğinde sakinliği yaşıyor. Düden Şelalesi’nin eşsiz manzarasının keyfini çıkarabiliyor. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’dan kolayca ulaşılabilen Saklıkent, Alanya Akdağ ve Isparta Davraz Kayak Merkezi ise devre mülk sakinlerine kayak, kızak, snowboard, kar raftingi gibi kış sporları alternatifleri sunuyor” diye konuştu.

Meltem Türker’den Hakkasan Bodrum’da Yıldızlar Geçidi Gibi Davet

0
GRED Kurucu Ortağı ve CEO’su Meltem Türker

Davetin ev sahibi GRED, global network içindeki iş ortakları Douglas Elliman ve Knight Frank ile birlikte, 2025 yılında global emlak pazarında öne çıkması beklenen en iyi ve yeni projelerini, özel bir koleksiyon ile seçkin davetli grubuyla paylaştı. Hakkasan Bodrum’un Mandarin Oriental sahilindeki büyülü ortamında, leziz yemekler ve keyifli sohbetlere, ünlü Londralı sanatçı Gena West harika şarkılarıyla eşlik ederek geceyi unutulmaz kıldı…

2008 yılında Meltem Türker tarafından kurulan GRED (Global Real Estate Development) bir “Kadın girişimcilik hikayesi ve başarısı”. 2019 yılından itibaren Knight Frank TR Resmi is ortağı olan, merkez ofisi, Londra, Notting Hill’de bulunan GRED, Türkiye’deki en geniş global gayrimenkul portföyüne sahip ve Türkiye ofisi Bebek, İstanbul’da. Bu harika akşamda, “Miami’den Rivage Bal Harbour ve The Edition Residences, New York pazarından 53 West 53 The Moma ve Bilgili Holding ortaklığı ile yapılan The Greenwich’in tanıtım lansmanının da yapıldığı gecede, Londra pazarında ise güçlü satış grafiği ile gecen yıl Türk yatırımcılarının en gözde projeleri arasında yer alan ve satış rekorları kıran One Clapham ve The Verdean ile MountAnvil” tanıtımları yer aldı.

Gayrimenkulde yeni vergileme rejimi netleşiyor

0

Bu hafta veya en geç bayram öncesi TBMM’ye sunulması beklenen yeni Torba Yasa Teklifi’nin bayram sonrası görüşülerek temmuz başına kadar yasalaşması öngörülüyor. Teklifte gayrimenkule yönelik düzenlemeler dikkat çekiyor.

Hazırlıkları süren yeni torba yasa teklifinde, gayrimenkullerle ilgili çok sayıda düzenlemenin yer alması bekleniyor. Bu son derece normal, ancak yapılacak düzenlemeler, gayrimenkullerin vergilendirilmesinde 20-30 yıldır uygulanan kuralları tamamen değiştirecek cinsten olunca işler karışıyor! Bu konudaki ipuçları, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in açıklamalarında da yer alıyor.

Yeni Torba Yasa Teklifi’nin bu hafta veya en geç bayram öncesi TBMM’ye sunulması bekleniyor. Bir aksilik olmadığı takdirde, söz konusu teklifin bayram sonrası TBMM’de görüşülerek Temmuz ayı başına kadar yasalaştırılması öngörülüyor. Torba Yasa Teklifi’nde gayrimenkule yönelik yer alması beklenen yeni düzenlemeler vatandaşlarımızın büyük bir bölümünü çok yakından ilgilendiriyor. İşte teklifte gayrimenkullerle ilgili yer alması beklenen önemli düzenlemeler:

GYO İSTİSNASININ KALDIRILMASI VEYA KAPSAMININ KONUTLA SINIRLANDIRILMASI GÜNDEMDE

Mevcut düzenlemeye göre, GYO’ların (Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları) kazançları herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın kurumlar vergisinden istisna tutuluyor (KVK. Mad. 5/1/d-4). GYO’lara tanınan bu kurumlar vergisi istisnasının kaldırılması konusu uzun zamandan bu yana gündemde değildi. Ancak, bu konu, 2023 Yılı Vergi Harcama Raporu ile yeniden gündeme geldi. Söz konusu rapora göre, yatırım fonu ve ortaklıklarına ilişkin kazanç istisnası, kurumlar vergisi yönünden en yüksek vergi harcaması yapılan iki kalemden birisi.

Maliye, söz konusu istisnanın kaldırılması veya kapsamının konutla sınırlandırılması konusunda ısrarlı. Çünkü, Maliye, GYO’lardan kurumlar vergisi almak istiyor. Gayrimenkul sektörü ve GYO’ların talebi ise, söz konusu istisnanın devam etmesi yönünde.

GYO istisnası ile ilgili bir karar verilebilmesi için, dünya ülkelerindeki uygulamalara bakmakta fayda var. GYO’lar sadece ülkemizde değil, yaklaşık 44 ülkede var. GYO’lar bu 44 ülkenin neredeyse tamamında, sadece tek bir aşamada vergilendiriliyor; bu da GYO seviyesinde değil, hissedar/yatırımcı seviyesinde gerçekleştiriliyor. Yani, GYO’lar nezdinde vergilendirme yapılmıyor, dağıttıkları temettü üzerinden yatırımcı/hissedar seviyesinde vergilendiriliyor. GYO’lar konusunda diğer ülkelerle ayrıldığımız temel nokta, temettü dağıtma zorunluluğu! Ülkemizde GYO’ların temettü dağıtma zorunluluğu bulunmuyor. Oysa diğer ülkelerde, oranları değişmekle beraber, bir temettü dağıtma zorunluluğu bulunuyor.

Kişisel görüşümüz, en az %25 en fazla %50 temettü dağıtma zorunluluğu getirilerek, mevcut kurumlar vergisi istisnasının devam ettirilmesi şeklinde. Bu, aynı zamanda gayrimenkul sektörünün de önerisi!

Maliye’nin GYO’lardan alacağı vergi en fazla 13 milyar TL!

2023 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamelerinde GYO’ların beyan ettiği istisna tutarı yaklaşık 52 – 53 Milyar TL civarında. İstisnanın kaldırılması halinde Maliye’nin alacağı kurumlar vergisi en fazla 12,5 – 13 milyar TL! Buna karşılık, halka açık GYO’ların piyasa değeri 410 milyar TL civarında ve 4 milyon bireysel yatırımcı GYO’larda hisse sahibi. Bunlar oldukça ciddi rakamlar. Herhangi bir olumsuz gelişme, halka açık GYO’ların borsadaki değerlerini, Maliye’nin alacağı verginin en az 3 – 4 katı olumsuz etkileyebilir. Bu hususa özellikle dikkat etmekte fayda var.

İstisnanın temettü dağıtma zorunluluğuyla devam etmesi şart!
Sermayenin tabana yayılması, gayrimenkullerin menkulleştirilmesi, küçük yatırımcıların küçük tasarruflarıyla gayrimenkullerin yüksek getirisinden pay alabilmeleri ve sermaye piyasalarının gayrimenkul enstrümanı açısından olmazsa olmazı olan GYO’lara, diğer ülkelerdeki uygulamalara paralel olarak temettü dağıtma zorunluluğu getirilerek, kurumlar vergisi istisnasının devam ettirilmesinde fayda var.

GAYRİMENKULLERDE 5 YIL SINIRLAMASI KALDIRILIYOR!

Mevcut düzenlemeye göre, gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlayarak 5 yıl içerisinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak gelir vergisine tabi bulunuyor. Ancak, gayrimenkullerin 5 yıllık süre geçtikten sonra elden çıkarılması durumunda elde edilen kazanç ise, tutarı ne olursa olsun gelir vergisine tabi tutulmuyor (GVK. Mük. Mad. 80/6).

Yazılı ve görsel medyada yer alan haberlerde, bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılacağı belirtiliyor. Yapılacak bu düzenleme, gayrimenkullerin vergilendirilmesinde ezber bozacak, hiç vergilendirilmeyen satışlar vergilendirilebilir hale gelecek. Aynı zamanda, bu düzenleme, gayrimenkul sektöründe yaşanan kayıt dışılığın önlenmesine dönük önemli bir adım olacak.

Gayrimenkuller 5 yıl geçtikten sonra elden çıkarılsa dahi vergiye tabi olacak!
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iktisap edilecek taşınmazların satışında 5 yıllık süre yürürlükten kaldırılmış olacak, 5 yıl 10 yıl geçtikten sonra da satılsa, söz konusu satıştan elde edilecek kazançlar % 15 – 40 aralığında değer artış kazancı olarak gelir vergisine tabi olacak.

Müktesep haklar korunacak mı?

Burada önemli bir konu var: Yeni düzenleme, yürürlük tarihinden önce iktisap edilmiş gayrimenkulleri etkileyecek mi? Yeni düzenleme bunlar içinde uygulanacak mı?

Bize göre, müktesep hakların korunması gerekiyor. Benzer bir durum, 2023 yılında yürürlükten kaldırılan yatırım amaçlı 2 yıl aktifte bulundurulduktan sonra satılan gayrimenkullerle ilgili kurumlar vergisi ve KDV istisnaları için yapılmış, müktesep haklar korunmuştu. Aksi durumda, yapılacak yeni düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ihtimali oldukça yüksek!

Dolayısıyla, yeni düzenlemenin yürürlük tarihinden önce iktisap edilmiş gayrimenkuller için müktesep hakların korunarak eski hükümlerin uygulanması, bu gayrimenkullerin 5 yıl içinde satılması halinde satıştan elde edilecek kazancın gelir vergisine tabi olması, 5 yıl geçtikten sonra satılması halinde ise vergilendirilmemesi bekleniyor. Doğrusu da bu!

PEKİ, MALİYET ENDEKSLEMESİ MUHAFAZA EDİLECEK Mİ?

Mevcut düzenlemede, bir gayrimenkul satış işleminde vergiye tabi tutulacak değer artış kazancının hesabında, iktisap bedeli endeksleme işlemine tabi tutuluyor, satış bedelinden endeksleme sonucu güncellenen iktisap bedeli düşüldükten sonra kalan tutar gelir vergisine tabi tutuluyor. Endeksleme, iktisap bedelinin, elden çıkarılan gayrimenkulün elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen Yurt İçi – Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) artış oranında artırılması suretiyle yapılıyor. Endeksleme işlemi, iktisap bedelinin enflasyon düzeltmesine tabi tutulması anlamına geliyor. Bu düzenleme muhafaza edilmediği takdirde, gayrimenkul satıcılarının fiktif karlar ve bu karlar üzerinden yüksek vergilerle karşılaşması kaçınılmaz olabilir.

ARSA VE ARAZİLERİN İMAR RANTLARI VERGİLENDİRİLECEK

Yapılacak bu düzenleme ile, arsa ve arazilerin imar rantlarının vergilendirilmesi amaçlanıyor. Yeni düzenleme ile birlikte, Maliye’nin bu satışlardan ciddi tutarda gelir vergisi tahsil etmesi bekleniyor. Aslında bu konuda çok geç kalındığı bile ifade edilebilir. 2013 yılında büyükşehirlerde oluşan bu rantlar yanlış bir kararla KDV yönünden vergilendirilmeye çalışılmış, bunda da başarılı olunamamıştı. Çünkü, şehirleşmenin yarattığı bu rantlar arsa sahibi nezdinde sadece ve sadece gelir ve kurumlar vergisi ile vergilendirilebilir.

Arsa ve arazi rantlarının vergilendirilmesi kat karşılığı oranlarına yansıyabilir
Söz konusu rantların vergilendirilmesi halinde, arsa sahiplerinin bunu müteahhitlere, müteahhitlerin ise konut ve ofis fiyatlarına yansıtması söz konusu olabilecek. Bu da, fiyatların artmasına neden olacak, enflasyonist bir sonuç doğuracak.

TAPUDAKİ DEVİRLERDE GERÇEK SATIŞ BEDELİNE GEÇİLİYOR

Gayrimenkullerin özellikle ikinci el satışlarında yüksek bedellerle satıldığı halde tapu devirlerinin belediye rayici (emlak vergisi değeri) üzerinden yapılması, ciddi vergi ve tapu harcı kayıplarına neden oluyor. Bu durum, herkesin bildiği ama herhangi bir önlem almadığı temel bir sorun. Bu sorunun artık çözüme kavuşturulması gerekiyordu. Çünkü, bu uygulama, hazinenin ciddi boyutlarda vergi kaybına ve sektörde de ciddi haksız rekabete neden oluyor.

Gayrimenkul sektörünün 2018’den bu yana talebi de bu yönde

Gayrimenkul sektörünün önemli STK’ları olan KONUTDER, GYODER ve İNDER, 2018’den bu yana tapu devirlerinde gerçek satış bedeline geçilmesi, gerçek satış bedellerinin ekspertiz raporlarından da yararlanılarak devlet tarafından belirlenmesi, tapu devirlerinin belirlenen bu bedellerin altında yapılmamasını talep ediyor. Bu sorun, aynı zamanda firmalar arasında ciddi haksız rekabete de neden oluyor.

Torba Yasa Teklifi ile, tapu devirlerinin gerçek satış bedeli üzerinden yapılması ve bu tutarlar üzerinden tapu harcı alınması, bunun için tüm satışlarda ekspertiz raporu aranılması uygulamasına geçilmesi veya ekspertiz raporlarından da yararlanılarak tapuda emsal satış bedelleri oluşturulması ve satış bedellerinin bu emsal bedellerin altında olmaması ile ilgili düzenleme yapılması öngörülüyor.

Her satış için ekspertiz raporu aranması aksamalara neden olabilir!
Yapılması düşünülen düzenleme, gayrimenkul sektörü açısından gerek kayıt dışılığı gerekse haksız rekabeti önleyecek önemli bir düzenleme. Ancak, her satış için ekspertiz raporu aranılması halinde, mevcut ekspertiz uzmanı sayısı dikkate alındığında ciddi sıkıntılarla karşılaşılabilir. Bu da, satışlarda aksamalara hatta iptale varan sorunlara neden olabilir. Bu konunun iyi bir şekilde ele alınması ve sektörün de görüşü alınarak son halinin verilmesinde fayda var.

TAPU HARCI GERÇEK SATIŞ BEDELİ ÜZERİNDEN ALINACAK

Şu an alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı yüzde 2 olarak alınmakta olan tapu harcı, düzenleme hayata geçirildiği takdirde, artık gayrimenkulün emlak vergisi değeri üzerinden değil, tapu devrine esas gerçek satış bedeli üzerinden tahsil edilecek. Örneğin, gerçekte 30 milyon TL’ye satılan ancak tapuda emlak vergisi değeri olan 1 milyon TL üzerinden işlem yapılan gayrimenkul için, toplamda 40 Bin TL tapu harcı ödenirken, ilgili düzenleme yasalaştığı takdirde 1 milyon 200 bin TL tapu harcı ödenecek. Yeni tapu harcı tutarı öncekine göre oldukça yüksek. Bu nedenle, gerçek satış bedeline geçişle beraber, tapu harcı oranlarında da bir indirim yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Birden fazla taşınmazı olanlara farklı tapu harcı ve emlak vergisi uygulanabilir mi?

Böyle bir konu aslında geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası tarafından önerildi. Hemen belirtelim, birden fazla arsa, konut, ofis, işyeri vb. taşınmazı olanlardan, sahip oldukları birden sonraki taşınmazları için 2-3 kat emlak vergisi alınması şeklinde bir düzenleme yapılması oldukça zor. Hangi taşınmaz birinci taşınmaz sayılacak ya da hangi ildeki taşınmaz bu kapsamda olmayacak vb. Ayrıca, ödenecek emlak vergisi ve tapu harcı tutarlarının, özellikle konut ve iş yeri sahipleri tarafından kiralara yansıtılması halinde, bunun kira fiyatlarını artırması yani enflasyonist bir etkisi olacak.

Bize göre, taşınmaz satışında gerçek bedele geçişle beraber, emlak vergisi ve tapu harcının taşınmazların gerçek bedelleri üzerinden alınması şeklinde bir düzenleme yapılabilir. En mantıklı olanı da bu. Yalnız burada, gerçek satış bedeli üzerinden ödenecek emlak vergisi tutarlarının ciddi boyutta artacağı gözardı edilmemeli. Bu nedenle, gerçek satış bedeli uygulamasına geçişle beraber emlak vergisi oranlarında da indirim yapılması konusu gündeme gelebilir.

kaynak

Fuzul, Ünlü Oyuncu Murat Yıldırım’ın Yer Aldığı İkinci Reklam Filmini Yayınladı

0

Tasarruf finansman sektörünün öncüsü Fuzul, “Fuzul Ev de Aldırır Oto da” reklam filminin ikincisini yayınladı. Fuzul’ün reklam yüzü Murat Yıldırım’ın rol aldığı filmin yönetmen koltuğunda ise yine Serdar Erener oturdu. 

Tasarruf finansman sektörünün köklü şirketlerinden Fuzul, yeni reklam filmiyle ekranlardaki yerini aldı. Ünlü oyuncu Murat Yıldırım, Fuzul’ün 2024 yılında yayınladığı ikinci reklam filmi için de kamera karşısına geçti. Yılın ilk çeyreğinde Murat Yıldırım ve Iman Elbani’nin yer aldığı ilk reklamda Fuzul ile bankacılık sisteminin arasındaki fark konu edinilmişti. İkinci reklam filminde ise Fuzul sisteminin avantajı üzerinde duruldu. 

Filmde faizsiz, kredisiz ve bankaya gitmeden, en uygun maliyetle ev ve aracının teslimatını almış kişilerin görüntüleri yer buldu. Filminin ana teması, “Faizsiz”, “Kredisiz”, “Bankaya bile gitmeden” ifadeleri çerçevesinde şekillendi. 

Sektördeki pazar payını her geçen gün biraz daha artıran Fuzul; bu yılın ikinci filmiyle de isteyen herkesin kredi çekmeden, faiz ödemeden en uygun maliyetle ev ve araç sahibi olabileceğine dikkat çekti. İlkinde olduğu gibi ikinci reklam filminde de Alametifarika imzası var. Yönetmen koltuğunda ise onlarca başarılı projenin arkasındaki duayen isim Serdar Erener yer aldı. 

Reklamın Başlığı: Fuzul Ev de Aldırır Oto da 

Reklamveren: Fuzul 

Reklamveren Genel Müdürü: Sait Aytaç

Reklamveren Temsilcileri: Burak Salman, Cansu Kekeç Saatçıoğlu, Emir Adıgüzel, Eylem Bıldır, Doğanay Akyel, Osman Can Polat 

Reklam Ajansı: Alametifarika     

Yönetmen: Serdar Erener

Görüntü Yönetmeni: Veli Kuzlu

Prodüksiyon Şirketi: Kala Film

Post Prodüksiyon Şirketi: Roots

Müzik: Jinglehouse

Konut alıcılarının gözdesi KKTC

0

Dünyaca ünlü Forbes dergisinin “yurt dışında mülk satın alınabilecek en karlı ülke” olarak nitelendirdiği KKTC, “Pound”la yüksek kira geliri ve cazip konut fiyatlarıyla, Türk ve yabancı gayrimenkul alıcılarının akınına uğruyor. En gözde lokasyonlar İskele, Magusa, Esentepe ve Gaziveren.

·         Gayrimenkul ve Yatırım Uzmanı Hasan Ceran: “KKTC’de konut yatırımına Rus, İranlı ve Avrupalılardan sonra Türkiye yurttaşlarının talebinin de giderek arttığını gözlemliyoruz.”

Akdeniz’in Sicilya ve Sardinya’dan sonra üçüncü büyük adası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), son dönemde artan talep ve art arda başlayan inşaat projeleri ile hem yabancı hem de Türk gayrimenkul yatırımcılarının akınına uğruyor.

Gayrimenkul ve Yatırım Uzmanı Hasan Ceran, cazip iklimi, neredeyse yılın tümündeki turizm potansiyeli, emlak fiyatlarının Avrupa’ya göre daha düşük olması ve İngiliz Poundu ile kira getirisi ile yatırımcıları cezbeden KKTC hakkında bilgiler vererek, Ada’nın konut alıcılarının ilgi odağı haline geldiğini söyledi.

Gayrimenkul yatırımcılarının Ada’da en çok rağbet ettiği lokasyonların başında İskele’nin yanı sıra, Girne, Gazimağusa, Esentepe ve Gaziveren geldiğini belirten Ceran, “KKTC’de konut yatırımına Rus, İranlı ve Avrupalılardan sonra Türkiye yurttaşlarının talebinin de giderek arttığını gözlemliyoruz. Türkler KKTC’de en çok yatırım için konut alıyor, ancak kısa bir süre sonra Ada’da yaşamak isteyerek yerleşme kararı alıyor” diye konuştu.

Konut alıcılarının KKTC’ye ilgisindeki patlama, Ada’da inşaat sektörüne de rekor bir ivme kazandırdığını belirten Ceran, yerli, yabancı birçok müteahhitlik firmasının konut projelerine, sürekli artan talep paralelinde her geçen gün yenilerinin eklendiğini ifade etti.

Pound üzerinden kira geliri

Küresel konut alıcılarının favori lokasyonu haline gelen KKTC’ye yönelik yatırımcı tercihinde ilk faktörün dövizle kira getirisi olduğuna dikkat çeken Ceran, şöyle konuştu:

“Girne merkezde 1+1 bir dairenin kirası 400-650 pound arasında değişiyor. 2 bin 500- 3 bin Pound’a da kiralık penthouse daireler de bulunuyor. Bazı inşaat firmaları ‘Kira İşletim Sistemi’ kurarak yıllık kira garantisi veriyor. Girne, Lefkoşa, Gazimağusa gibi merkez bölgelerde artan kiralık ihtiyacı bu bölgelerde inşaat faaliyetlerini olağanüstü artırmış durumda. Satılık 1+0 dairelerin fiyatı ise 55 bin pounddan başlıyor. Kira getirisi ile satış fiyatı karşılaştırıldığında, Ada’da alınacak bir konutun başka bir ülkede olmayacak kadar kısa sayılacak 8-10 yıl gibi bir sürede kendisini amorti ettiği belirtiliyor.”

Katlamalı değer artışı

Ceran, Ada’ya yönelen talep artışının çok uzun süre devam edeceğine vurgu yaparak, “Son dönemde rekor biçimde artan talebin fiyatları yukarı doğru itmesi, “değer artışı” faktörü dolayısıyla da yatırımcıları Ada’ya yöneltmiş bulunuyor. Bu talebin uzun süre devam edeceğini ve hangi tarihte alırsa alsın yatırımcının karlı çıkacağını, ancak ne kadar erken alınırsa kar oranının o denli yüksek olacağını düşünüyoruz. Döviz, Borsa gibi finansal yatırım araçlarının barındığı riskler ve enflasyonun altında kalan getirisi dolayısıyla, parası olanlar için Kıbrıs’ta gayrimenkul almanın şu an en karlı yatırım olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

KKTC’nin önemli bir turizm adası olduğuna dikkat çeken Ceran, “20’den fazla üniversite ve 110 binden fazla öğrenci ile bir eğitim, beş yıldızlı çok sayıda oteli ile de bir turizm adası konumunda. Dolayısıyla turistlere ve öğrencilere kısa süreli kiralamaların son derece karlı ve avantajlı olması gayrimenkul yatırımcılarını Ada’ya yönelten önemli bir faktörü oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Forbes referansı

Dünyaca ünlü Forbes dergisinin hazırladığı KKTC dosyasına da dikkat çeken Ceran, şöyle konuştu:

“Forbes dergisi 2024 yılında yurt dışında mülk satın alınabilecek en karlı ülkenin KKTC olduğunu işaret etti. Forbes Yazarı Kathleen Peddicord 30 yılı aşkın bir süredir yurt dışında yaşamak, emekli olmak ve iş yapmak konularını ele alarak, üç yıl içerinde 2’nci defa Kuzey Kıbrıs’ı yazılarında 1’inci sırada gösterdi. KKTC, Avrupa ve Amerika pazarına göre yüzde 47 tasarruf ile ilk sırada yer alıyor.”

Ceran, Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkul yatırımını cazip kılan faktörleri şöyle sıraladı:

·         Oturum izni imkânı

·         Yeni havalimanı

·         Uluslararası akredite üniversiteler

·         Yabancı yayınlarda yatırım yapılabilir 1. Bölge gösterilmesi

·         Kaliteli sağlık hizmetleri

·         8-10 yıl amortisman süresi

·         Döviz bazlı kazanç

·         Döviz bazlı yüksek kira getirisi

·         Kıbrıs’ın stratejik konumu

·         Yüksek alıcı ve kiralama talebi

·         Yeni açılacak turizm ve eğlence mekanları

Faruk Akbal: ‘Sektör canlanacak, PGYF Fonu kurabiliriz’

0

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından planlanan yeni bir düzenlemeyle, gayrimenkul yatırım fonlarının gayrimenkul projelerine yatırım yapmasının önünün açılması hedefleniyor.

Konuyla ilgili dün açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yakın zamanda mevzuatın yürürlüğe girebileceğini açıkladı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Fuzul Topraktan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal, Fuzul Holding olarak 30 yılı aşkın süredir yatırımcıların ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürmek için çalıştıklarına dikkat çekerek, “Şimdiye dek on binlerce ailenin evine kavuşmasına vesile olduk. 2023 yılında erişilebilir konutlar üretmek üzere kurduğumuz Fuzul Topraktan Aşamalı Konut Sistemi ile de şimdiden 1.000’in üzerinde konutun arzını gerçekleştirdik. Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’in proje gayrimenkul yatırım fonları (PGYF ) üzerine açıklaması ile birlikte; hayata geçirilecek mevzuatın sektöre can suyu olabileceğini düşünüyoruz. Sermaye piyasası enstrümanları ağırlıklı nitelikli yatırımcıları hedefliyor. Burada düşük tasarruf sahibi olan kesime de konut edindirecek bir kapsamı sağlaması planlanır ise, erişilebilir konut üretimine yönelik bir adım olur ise biz de Fuzul Topraktan olarak fon kurmayı planlıyoruz. Artan konut fiyatlarına karşı olumlu etkiler gösterecek düzenlemeleri destekliyor vatandaşın konuta erişimini kolaylaştıracak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gerekli düzenlemelerin tamamlanmasıyla birlikte Aşamalı Konut Sistemiyle erişilebilir konut üretimini desteklemek amacıyla bu alanda da yerimizi alacağız.” açıklamasında bulundu.

İngiltere’nin emlak devi Salboy, yeni projesini Istanbul’da tanıttı

0

İngiltere’nin yeni iş ve finans merkezi olma yolunda ilerleyen Manchester’da, konut yatırımlarına uluslararası yatırımcıların ilgisi her geçen gün artıyor. 2023 yılında %6’lık fiyat artışı ile İngiltere’nin en hızlı değer artışı gösteren şehri konumuna ulaşan Manchester’da, yeni konut projeleri birbiri ardına tanıtılıyor.

Salboy, Obsidian projesini Türkiye Partneri Rotas Investment’la birlikte Istanbul’da tanıttı

2023 yılının sonunda Londra dışındaki ilk markalı konut projesi olma özelliğini taşıyan W Residences Manchester projesini hayata geçiren Salboy, Manchester şehir merkezindeki yeni konut projesi olan Obsidian’ın Türkiye tanıtımını, Rotas Investment ile birlikte Beşiktaş’ta bulunan Shangri-La otelde gerçekleştirdi.

Manchester şehir merkezinde, 250 dairelik lüks bir konut projesi olarak tasarlanan Obsidian’da, lansman dönemindeki 1 ay için toplam stokun %25i satıldı. Proje, şehrin ana finans merkezi olan Spinningfields bölgesine yürüme mesafesinde bulunuyor.

Türk emlak yatırımcılarının yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Salboy’un kurucu ortağı Simon Ismail ve Rotas Investment yönetici direktörü Arda Ulaşan’ın yanı sıra, Mortgage aracılık firmaları ve Avukatlık firmaları da yer aldı.

Yeni projelere ilgi çok yüksek

Emlak fiyatlarının her geçen gün yükseldiği Manchester’da yeni projelerin satış hızları da oldukça yüksek. Salboy ve eski İngiliz milli futbolcu Gary Neville’ın sahip olduğu Relentless tarafından ortak olarak hayata geçirilen W Residences Manchester projesi, lansmandan 6 ay sonra 217 dairenin tamamının satıldığını duyurmuştu.

Manchester’da kira artış oranı diğer şehirleri ikiye katlıyor

Emlak fiyatlarının hızlı yükselişine paralel olarak, Manchester’da konut kiraları da hızlı bir şekilde artıyor. Uluslararası emlak firması JLL’in 2023-2024 yılı raporuna göre, Manchester’da yeni konutların kiraları 1 yılda %18’in üzerinde bir artış gösterdi. Çalışan nüfustaki artışa paralel olarak, kiraların da önümüzdeki yıllarda yüksek artış göstermesi bekleniyor.

Babacan, ‘arsadan konuta’ ‘iki adımda’ ev sahibi yapacak

0
Babacan Holding CEO Mehmet Babacan

Gayrimenkul sektöründe 22 yılı aşkın tecrübeye sahip Babacan Holding, tüketicinin ihtiyaçlarını gördü, konuta erişimi kolaylaştıracak yeni modeli devreye aldı. ‘Arsadan Konuta’ iki adımdan oluşan modelle; ev sahibi olma hayalinden uzaklaşanlara yeni bir seçenek sunacaklarını söyleyen Babacan Holding CEO’su Mehmet Babacan, “Önce mülkiyeti bize ait, imarlı arsalardan arsa payı satacağız. Sonra en uygun maliyetle kaliteli ve güvenli yapılar inşa edeceğiz. Arsayı maliyetine, inşaatı da düşük karla yapıp konut fiyatını yüzde 30-35 düşüreceğiz. Ödemeleri zamana yayarak tüketiciye nefes aldıracağız” dedi.

Gayrimenkul sektörünün yenilikçi şirketi Babacan Holding, “Babacan Arsadan” markasıyla hem tüketicinin hem de konut sektörünün ihtiyaçlarını analiz ederek yeni bir modeli hayata geçirdi. 22 yıllık tecrübelerini ‘ulaşılabilir konut’ üretmek için seferber ettiklerini söyleyen Babacan Yapı’yı da bünyesinde barındıran Babacan Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, arsadan konuta, iki adımda ev sahibi yapacak yeni modelin detaylarını paylaştı…

Artan inşaat maliyetleri ve finansmana erişimdeki sıkıntılardan etkilenen konut piyasası Nisan ayında 75 bin adet ile son 3 yılın en düşük seviyesini gördü. “Bu rakamlar, konuta talep yok şeklinde yorumlamak yanlış olur” diyen İbrahim Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “Vatandaşın konuta talebi de ihtiyacı da var. Ama konuta erişim sorunu giderek büyüyor. Bizler de bu sorunu nasıl aşabiliriz diye uzun süredir çalışıyorduk. Ve sonunda en cazip yolu bulduk” dedi. 

İKİ ADIMDA EV SAHİBİ OLMANIN FORMÜLÜ

İki adımda ev almanın en kolay yolunu geliştirdiklerini ifade eden İbrahim Babacan, “Konut fiyatlarını belirleyen en önemli faktör arsa. Biz ilk adımda bu alana odaklandık. Kendi mülkiyetimizdeki arsaları piyasanın çok altında fiyatla tüketiciye sunuyoruz. Önce projeden arsa payı satışı yapıyoruz. Vatandaş bunu yaklaşık iki yıl uygun şartlarda ödüyor. İki yılın ardından inşaat aşamasına geçiyoruz. Günün inşaat maliyetlerine göre, ama yine uygun şartlarda ödeme planı sunuyoruz. Burada da gereksiz lüksten uzaklaşarak maliyetleri düşürmeyi planlıyoruz” dedi. 

ÜÇ ÖNEMLİ AVANTAJ SUNUYOR

‘Babacan Arsadan’ ile konut fiyatlarını yüzde 30-35 aşağıya çekeceklerini anlatan İbrahim Babacan, konut alıcısına üç önemli avantaj sunduklarına dikkat çekti ve şunları söyledi: “Üç önemli avantaj sunuyoruz. İlki Vatandaş bir kerede 8-10 milyon lira borçlanmayacak. Aylık taksitler, konut kredilerindeki gibi yüksek olmayacak. İkincisi toplam ödenecek tutar piyasasının çok altında olacak. Üçüncüsü ise sorunlu bir arsayla uğraşmayacak. İmarlı, kurumsal bir markanın sorumluluk aldığı bir projeye dahil olacak. Ben artık ev alamam diyen, hayalini kaybeden alıcılara yeni bir alternatif sunuyoruz. Tüketiciye yeni seçenek sunarken, çarkların dönmesine de katkı sağlıyoruz.”

İlk projenin Tuzla’da yer alacağını belirten İbrahim Babacan, sonrasında Başakşehir, Arnavutköy ve Silivri’de erişilebilir fiyatlı konut üreteceklerini söyledi. İbrahim Babacan, “5 yılda sadece kendi arsalarımızla 10 bin kişiyi ev sahibi yapacağız. Bugüne kadar doğru fiyatla, doğru lokasyonla alıcımıza kazandırdık. Şimdi sıra orta gelirliye geldi” dedi.

‘Arsa riskini ortadan kaldırıyoruz’

Son 2-3 yılda arsa satışlarında ciddi artışlar olduğunu söyleyen İbrahim Babacan, tüketicileri uyardı: “Konut alamayan kesim gayrimenkul yatırımı da yapmak istediği için arsa alıyor. Ama görüyoruz ki arsa diye pazarlanan yerler kimi zaman tarla çıkıyor. Vatandaş güç bela biriktirdiği parayı böyle heba ediyor. Bizim sunduğumuz modelde ise macerasız yatırım vaat ediyoruz. Ayrıca şunu da belirtmek isterim. Vatandaş bizden arsa payı aldığında, ikinci aşamaya geldiğinde inşaat maliyetini karşılayamazsa bunun için de bir formülümüz var. Arsa payını yüzde 35 oranla, kat karşılığı modelle bize verecek. Onun evi satıldığında kardan payını alacak. Söz gelimi o gün ev 10 milyon liraya satılırsa, 3.5 milyon lirası arsa sahibi olan alıcıya ödenecek.”

Fiyatlar 990 bin TL’den başlıyor

Yeni konut modelinde kendi mülkiyetlerindeki arsaları maliyetine sattıklarını ve inşaat yapım aşamasında da tüketici lehine fedakârlık yaptıklarını söyleyen Babacan Holding CEO’su Mehmet Babacan, fiyat ve ödeme seçenekleri hakkında bilgi verdi: “Tuzla projemizde 1+1 arsa payımız 990 bin TL’den başlıyor. Yüzde 30 peşinat ödeyenler, 24 ay taksitli ödeme imkanlarıyla alım yapabilecek. Aylık taksitler 29 bin TL’den başlayacak. Ön talep döneminde 300 yatırımcı hedefliyoruz ve bu fiyatlar 15 Haziran tarihine kadar geçerli. 2 yıl sonra inşaata başladığımızda da arsa payında olduğu gibi uygun şartlarda vadelendirme yapacağız.”

Büyük ilgi gördü

Henüz projenin lansmanını yapmadıkları halde, yoğun ilgi gördüklerini ifade eden Mehmet Babacan, “Tüketiciler günde 800-1000 adet form dolduruyor. Bir o kadar da satış ofislerini arayanlar var. Biliyoruz ki, uygun şartlar sağlanırsa konuta talep var. Bu dönemde bu gerçeğe bir kez daha tanıklık ediyoruz” diye konuştu.

Tuzla Marina ve Sabiha Gökçen Havalimanı’na yakınlığıyla dikkat çeken Tuzla projesiyle ilgili öncelikle bir ARGE çalışması yaptık. Bölgede markalı konutlarda 1+1 evlerin fiyatları 3.5 ile 4.5 milyon TL arasında değişiyor. Babacan Tuzla projesinde ise fiyatlar bugünkü maliyetlrle 2.4  ila 2.5 milyon TL’ye denk geliyor. Özetle en düşük fiyatlı eve göre bile yüzde 30-35 civarında bir avantaj sunuyoruz.” dedi.

‘Halka arza hazırlanıyoruz’

Babacan Holding bünyesinde yatırım değeri 3 milyar TL olan 3 projeye devam ettiklerini söyleyen İbrahim Babacan, “Beylikdüzü E-5 hattında, 846 bağımsız birimden oluşan Babacan Central projemize devam ediyoruz. Yüzde 60 aşamasına geldik. Bahçelievler’de TOKİ’den aldığımız arsa üzerinde 40 bağımsız birimden oluşan butik bir proje hayata geçiriyoruz. Gaziantep’te gelir paylaşım modeliyle 142 bağımsız birimden meydana gelen bir proje geliştiriyoruz. Tüm bunların ve yeni modelimizin yanında Gaziosmanpaşa, Halkalı ve Beşiktaş projelerine de hazırlanıyoruz.”

Babacan Yapı’nın hedeflerinin arasında bir GYO şirketine dönüşmek olduğunu da söyleyen İbrahim Babacan,  “Halka arz için 6 aydır çalışıyoruz. SPK başvurumuzu yapıp onay sürecine geçeceğiz. Hedefimiz 2025’in ilk çeyreği” dedi.