Pazar, Haziran 28, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 56

En İyi Ödül Kalyon’un

0

Kalyon Karapınar Ges Scada Binası Dünya Mimarlık Festivali’nde“En İyi Yapı” Ödülünü Kazandı

Dünyanın alanında önde gelen etkinliği olan ve 33 kategoride uluslararası mimarlık projelerinin yarıştığı 17. Dünya Mimarlık Festivali’nde (WAF) Kalyon Karapınar GES SCADA binası; üretim, enerji ve lojistik kategorisinde “En İyi Yapı” ödülünü kazandı. Bu yıl 6-8 Kasım tarihleri arasında Singapur’da düzenlenmekte olan Dünya Mimarlık Festivali’nde; enerji, ulaşım ve bilim gibi kategorilerdeki peyzaj ve tasarım alanında yenilikçi çözüm üreten ilham verici mimari projeler ödüllendiriliyor. Kalyon Enerji’nin Konya Karapınar’da yer alan Kalyon Karapınar Güneş Enerjisi Santrali (GES) Yönetim Kontrol Binası (SCADA), uluslararası mimarlık projelerinin yarıştığı 17. Dünya Mimarlık Festivali’nde (WAF) “En İyi Yapı” ödülünü kazanarak uluslararası alanda aldığı ödüllere bir yenisini ekledi. Bina, peyzaj, konut, ulaşım ve restorasyon alanında; enerji, ulaşım, bilim gibi 33 kategoride projelerin ödüllendirildiği WAF’da, Kalyon Karapınar GES SCADA binası üretim, enerji ve lojistik kategorisinde dünyanın farklı ülkelerinden ilham verici 10 mimari proje arasından seçilerek “en iyi yapı” ödülüne layık görüldü.

6 Kasım Çarşamba günü Singapur’da kazanan projelerin ilan edildiği WAF’ın finalistleri arasında Zaha Hadid Architects, WOHA, Renzo Piano Building Workshop, MVRDV, Tadao Ando Architect & Associates, Kohn Pederson Fox ve Nikken Sekkei gibi dünyanın önde gelen mimarlık ofisleri ve mimarlar yer alıyor. 17.Dünya Mimarlık Festivali’nde (WAF) “En İyi Yapı” ödülünü alan Karapınar GES Scada Binası, ekim ayında da Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından iki yılda bir verilen Mimarlık Ödülleri’nde “Yapı Ödülü”ne layık görüldü. Kalyon Karapınar GES Scada Binası, bir başka uluslararası yarışma olan Dezeen Awards 2024’te ise ‘Altyapı ve Ulaşım Projeleri’ kategorisinde kısa listeye girdi.

Çölde bir Vaha: Kalyon Karapınar GES SCADA binası

Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı büyüklükteki güneş enerjisi santrali olan Kalyon Karapınar GES, 3,5 milyon güneş paneli ile 20 milyon metrekarelik bir alanda yer alıyor. Tek başına yıllık 2 milyon kişinin evsel elektrik ihtiyacını karşılarken, 1,7 milyon ton fosil yakıt ve karbon emisyonunu da önlüyor. Kalyon Karapınar GES’in merkezinde konumlanan SCADA Yönetim Merkezi hem sembol bir mimari hem de pek çok işlevi bir araya getiren bir yapı özelliği taşıyor.

SCADA Binasının Mimari Tasarımı 58 Proje Arasından Seçilmişti

SCADA Binası 2020 yılında açılan bir mimari proje yarışması sonucunda 58 proje arasından seçilerek hayata geçirildi. Yarışmanın temel amacı yenilenebilir enerjinin önemine ve geleceğine vurgu yaparak; ekonomik, özgün, nitelikli ve sürdürülebilir tasarım yaklaşımlarının, günümüz mimarisine de ışık tutabilecek işlevsel ve yenilikçi çözümlerin öne çıkarılmasını sağlamaktı. Ulusal ve ön seçimli olarak düzenlenen Karapınar GES SCADA Binası Mimari Proje Yarışması’na ön aşama sürecinde toplam 58 ekip başvurdu. Jüri üyeleri David Green, Deniz Aslan, İmdat As, Melike Altınışık (jüri başkanı), Murat Tabanlıoğlu, Kübra Kalyoncu Şeherli ve Refik Anadol tarafından yapılan detaylı incelemenin ardından birincilik ödülünü Vaha isimli projesiyle Bilgin Mimari Tasarım Ofisi kazandı.

Güneş panellerinin bağlı olduğu SCADA binası, mevcut güneş panellerinden 40 metre uzakta ve aynı yönde, panellere gölge düşürmeyecek bir alanda konumlanıyor. 2700 metrekare kapalı alan ile 3000 metrekare avlu ve seyir terasına sahip ve Kalyon Karapınar GES’in merkezinde konumlanan SCADA binası hem sembol bir mimari hem de pek çok işlevi bir araya getiren bir yapı olarak dikkat çekiyor. “Vaha” konseptiyle tasarlanan bina, ufuk çizgisine kadar uzanan düz topografyası ile Karapınar bölgesi içerisinde bir yaşam vahası oluşturuyor. Kalyon Karapınar GES’in denetleme, kontrol ve veri toplama süreçlerinin yanı sıra bu merkez; mimari özellikleriyle sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji ve teknolojiyi aynı noktada buluşturuyor.

SCADA binası, bölgedeki kurak alana tezat olan, zengin bir peyzajı içeren avluya ve terasa sahip. Dört farklı geçirgenlik seviyesinde toplam 7200 paslanmaz çelik yansıtıcı cephe paneli ile oluşturulan yapı kabuğu, santralin merkezinde güneş ışınları ile parıldarken, iç mekanlara gölgeleme sağlıyor. Bu gölgelenme, yapının ısıtma ve soğutma sistemlerinin yüksek verimlilik ile çalışmasını sağlıyor. Avlunun botaniğinde, dört mevsim çiçek açan ağaçlar ve her mevsim yeşil kalan yöreye özgü endemik ve su ihtiyacı az olan bitkiler kullanıldı. Bu sayede merkez, yılın tüm aylarında yaşayan bir peyzaja sahip. Scada binası, bilim insanlarının buluşabildiği, konferansların düzenlendiği, bilimsel oturumların yapıldığı ve öğrencilerin bir araya gelip enerji alanındaki teknolojik gelişmeleri takip edebildiği bir yapı olarak da hizmet veriyor.

Kasaba Evleri’nin 5. Etabı olan Kasaba Modern projesi satışa çıkıyor

0

Doğa ile iç içe yaşamı modern bir tarzla birleştiren Ömerli Kasaba Evleri’nin 5. etabı Kasaba Modern satışa çıkıyor. Gayrimenkul sektörünün lider temsilcilerinden İş GYO’nun, Tecim iş birliği ile Ömerli’de geliştirdiği toplam 165 villalık projenin ilk etabında 61 villa satışa sunuluyor. İstanbul’un ilk kasaba konseptli projesi olan Kasaba Evleri’nin son etabı Kasaba Modern şehirden uzakta, doğayla iç içe farklı büyüklükte villa seçeneklerinden oluşuyor.

Kurulduğu günden bu yana, gayrimenkul sektöründe güvenli, çağdaş, yatırım değeri yüksek ve yaşanabilir alanlar yaratmak için çalışmalarını sürdüren İş GYO, Tecim iş birliği ile, İstanbul’un en değerli semtlerinden biri olan Ömerli’de modern bir kasaba yaşamı sunan Kasaba Modern’i satışa çıkardı.

Geniş metrekareli bahçe ve havuz seçenekleriyle doğanın tam içinde

İlk etabı 2003 yılında tamamlanan, sonraki yıllarda 2, 3 ve 4. etapları yapılan Ömerli bölgesinde yer alan Kasaba Evleri bölgenin ilk ve en prestijli projesi olma özelliğini taşıyor. 5. etap olan ve toplam 138 dönüm arsa üzerinde proje ortağı Tecim Ltd. Şti. ile geliştirilen Kasaba Modern projesi ise 165 adet villadan oluşuyor. Doğa ile iç içe bir yaşam sunacak olan Kasaba Modern projesinde, öncelikli olarak 61 adet villa satışa sunuluyor. 2+1 ve 3+1 tiplerden oluşan bahçeli townhouse, 4+1’den başlayarak 6+1’e kadar farklı büyüklükte ikiz ve müstakil havuzlu veya havuzsuz villa seçeneklerine sahip olan projede, mevcut sosyal tesislerin yanı sıra Kasaba Modern’e ait sosyal tesis, biyolojik gölet ve yürüyüş alanları da yer alıyor.

İş GYO’nun 25 yıllık yolculuğunda Kanyon, Çınarlı Bahçe, Manzara Adalar, Ege Perla, Litus İstanbul ve daha birçok projeyle sektöre damgalarını vurduklarını belirten İş GYO Genel Müdürü Barlas Ülkü, “Satışları devam eden Litus İstanbul’da ev teslimlerine başladık ve şimdi de Kasaba Modern projemizi satışa çıkarıyoruz. 20 yıl önce ilk etabını gerçekleştirdiğimiz ve Ömerli Bölgesi’nin göz bebeği haline gelen, Türkiye’nin ilk kasaba konseptli projesi Kasaba Evleri, İş GYO’nun ‘güven, kalite ve çağdaş’ yaklaşımının imzasını taşıyor. İş GYO’nun, tüm projelerinde olduğu gibi deprem yönetmeliğine uygun, en yüksek standartlarda mimari ve mühendislikle inşa edilecek olan Kasaba Modern, son yıllarda giderek artan doğayla iç içe yaşama trendinin tüm beklentilerine yanıt verecek standartlarda ve doğanın içinde bir yaşam isteyenlerin ilk adresi olacak” dedi.

Proje Künyesi:

•Arsa Alanı: 138.000 m2

•İnşaat Alanı: 54.045 m²

•Toplam Peyzaj Alanı: 19.210 m²

•Blok Adedi: 108

•Ünite Adedi: 165

•Mimari Proje Müellifi: Dome + Partners

•Ana Yüklenici: 2MK Yapı İnşaat

Çelik yapılar ekonomik bir çözüm sunuyor

0

İklim koşullarından bağımsız, fabrikalarda üretilen çelik binalar, geleneksel yöntemlere göre 2-3 kat daha hızlı inşa ediliyor. Diğer yandan çelik binalar, artan inşaat maliyetlerine karşın sundukları mali avantajla da öne çıkıyor. Çelik binaların geleneksel yapılarla maliyetleri kâğıt üstünde aynı gibi gözükse de bu tipteki yapılar, zaman ve kazanılan alanlardan dolayı daha ekonomik bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Özellikle tekrarlı projelerde bu ekonomik avantaj daha da çok artıyor. Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, “Çelik binalar olması gereken potansiyeli yakalayabilmiş değil. ‘Çelik yapılar pahalıdır’, ‘Çelik yapıları inşa edecek yeterli insan kaynağımız ve tesisimiz yok’ gibi bilimden ve gerçeklerden uzak birçok önyargı hâlâ varlığını sürdürüyor. Ülkemizin çelik yapı üretiminde dünya liderleri arasına girmesi mümkün, fakat bunun için mevcut algının değişmesi gerekiyor.” diyor.

Çelik taşıyıcı sistemleri tercih eden ülkelerin sayısı her geçen gün artarken ülkemizde konutların yüzde 1 ile 1,5 kadarı çelik yapılardan oluşuyor. Buna karşın; Amerika ve İngiltere’de yapıların yaklaşık yüzde 50’si, Almanya ve Fransa’da yüzde 30’u, İran’da ise yüzde 50’sinden fazlası çelik taşıyıcı sistemle inşa ediliyor.

Ekonomik ve çevre dostu

Dünyada inşaat sektöründe öne çıkan yöntemlerin başında “off-site construction”, yani ön üretimli inşaat olarak tanımlanabilen çelik binalar geliyor. Endüstriyel bir anlayışla inşa edilen çelik yapılar depreme karşı dayanıklı olmaları, hızlı inşa edilmeleri ve sürdürülebilir olmaları gibi avantajlarının yanında sağladıkları maliyet avantajıyla da dikkat çekiyor.

Çelik binalar, şantiyede değil endüstriyel ortamda üretildiğinden personel giderlerinden tasarruf edilmesini sağlıyor. Ayrıca, fabrikada üretildikleri için inşaat atığı sorunu da yaratmayan çelik binalar, projeye uygun hazırlandıklarından malzeme israfını azaltmalarıyla da çevre dostu bir seçenek sunuyor.

Geleneksel yapılara göre en az yüzde 50 daha hızlı üretiliyor

İklim koşullarından bağımsız üretilen bu tipteki yapılar 2-3 kat daha hızlı inşa edilebiliyor, böylece yapının tamamlanma süresi geleneksel yapılara göre en az yüzde 50 daha az zaman alıyor, bu da üretim aşamasında oldukça ciddi bir tasarrufun sağlanmasına neden oluyor. Çelik binalar, kolon ve kiriş çıkıntılarının olmamasından kaynaklı; verimli alan kullanımı ve mimari kalite sağlarken yüzde 5 ile yüzde 10 arasında net alan kazandırıyor.

Minimum enerji ihtiyacıyla tamamlanıyor

Çelik, performans kaybı olmadan yüzde 100’e kadar defalarca geri dönüştürülebiliyor. Ön üretimli yapı sistemleriyle inşa edilen çelik yapılar, minimum enerji ihtiyacıyla tamamlanabiliyor. Böylece enerjide dışa bağımlılığı azaltırken, karbon salınımının düşürülmesine de katkıda bulunuyor. Geleneksel yapılara göre daha düşük bakım ve onarım maliyetine sahip olan çelik yapılar, endüstriyel ortamda yüzde 100 denetim ve kaliteli işçilikle üretiliyor. Diğer yandan, bu tipteki yapıların hafif olması altyapı maliyetlerinde tasarrufa gidilmesini de sağlıyor.

“Çelik yapılar pahalıdır algısı yanlış”

Çelik yapıların pahalı, betonarme yapıların ise daha ucuz olduğu görüşünün oldukça hatalı bir yaklaşım olduğunun altını çizen Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, “Öncelikle insan hayatının parayla ölçülemeyeceği konusunda herkesin hemfikir olduğundan kuşkumuz yok. Bu noktada yaşam karşısında ‘pahalının’ ne olduğu düşünmek gerekiyor. Hayatın değerini ölçecek bir para birimi bulunmadığından bu konuda yapılacak tartışmaların da oldukça yersiz olduğunu düşünüyoruz. Çelik yapıların ‘pahalı’ olduğu konusu ise kesinlikle doğru değil, 3 kat daha hızlı, daha hafif, daha verimli olan, sadece bir yapının taşıyıcı sistemi payı yüzde 20’nin içinde bulunan bir yapıya pahalı denebilmesi mümkün değil. Gerek eksik bilgi gerek alışkanlık gerekse de geleneksel yapıları inşa etmek için fazla yeterliliğin aranmaması nedeniyle çelik binalar, olması gereken potansiyeli yakalayabilmiş değil. ‘Çelik yapılar pahalıdır’, ‘Çelik yapıları inşa edecek yeterli insan kaynağımız ve tesisimiz yok’ gibi bilim ve gerçeklerden uzak birçok önyargı hâlâ varlığını sürdürüyor. Geleneksel yöntemlere göre inşa edilen yapıların en büyük sorunlarının başında kısa ömürlü olmaları geliyor. Altını çizerek söylemek isterim ki yıkılmayacak binalar yapmak zorundayız. Çelik, bu konuda kendini defalarca kanıtlamış bir malzeme ve nesilden nesle aktarılabilir bir yapıda.” diyor.

“Yatırımın geri dönüş süresi kısalıyor”

Çelik yapıların yaygınlaşmasıyla deprem dirençli evlere sahip olurken, işletme maliyetlerinde de en az yüzde 50 avantaj sağlanacağını açıklayan Melih Şimşek, “Bu tipteki yapılar daha hızlı üretildiklerinden yatırım geri dönüş süresi avantajı sağlıyor. Geleneksel yapım yöntemlerine göre daha kolay denetim ve maliyet kontrolüne sahip olan bu yapılar daha uzun kullanım ömrü sunuyor ve geri dönüşümlü oldukları için tekrar tekrar kullanılabiliyor.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“Türkiye, çelik yapı üretiminde dünya liderleri arasına girebilir”

Her fırsatta off-site construction’ın yaygınlaşarak bir endüstriye dönüşmesinin gerekli olduğunun altını çizdiklerini belirten Şimşek, “Bunun ilk nedeni, başta ülkemiz vatandaşları olmak üzere herkes için güvenli mekânlar oluşturmak. Türkiye, dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise birinci büyük çelik üreticisi olduğu halde çelik binalar henüz istenilen düzeyde yaygınlaşamadı. Oysa hem kaynaklarının genişliği hem de yakın gelecekte dünyanın en büyük barınma ihtiyaçlarının doğacağı coğrafyada konumlanması nedeniyle Türkiye’nin çelik yapı üretiminde dünya liderleri arasına girmesi mümkün, fakat bunun için mevcut algının değişmesi gerekiyor.” dedi.

Elite World Hotels & Resorts, The World Luxury Awards’ta 3 Oteliyle 15 Ödülün Sahibi Oldu

0

Türkiye’nin önde gelen otel zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, dünya çapında en prestijli turizm etkinliklerinden biri olan The World Luxury Awards’tan bu yıl da ödüllerle döndü. Türkiye ve dünyanın farklı lokasyonlarında bulunan otelleriyle, misafirlerine unutulmaz konaklama deneyimi yaşatan Elite World, The World Luxury Awards’ta 3 oteliyle 15 ödüle layık görülerek misafirperverlikte dünya standartlarında olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Elite World Grand İstanbul Küçükyalı içinde bulunan Fit Life SPA & Health Center, 3 farklı kategoride ödül aldı. Fit Life SPA & Health Center, bölgesel kategorisinde “Doğu Avrupa’nın En Lüks İş Oteli Spa’sı”, “Doğu Avrupa’nın En Lüks Hamam Deneyimi” ve ülke kategorisinde “Türkiye’nin En Lüks Şehir Oteli Spa’sı” ödüllerinin sahibi oldu. Elite World Grand İstanbul Küçükyalı içinde bulunan The Grill Restaurant ise kıtalararası kategoride “Avrupa’nın En Lüks Izgara Restoranı”, bölgesel kategoride ise “Doğu Avrupa’nın En Lüks Otel Restoranı” ödüllerini kazandı. Elite World Grand Sapanca ise “Türkiye’nin En Lüks Konferans ve Etkinlik Oteli” ileAvrupa’nın En Lüks Spa Oteli” ödüllerini alarak mükemmel hizmet anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi.

Fit Life Spa ve The Grill ile de ödülleri aldı

Elite World Grand Sapanca içindeki Fit Life Spa & Welness Center ise “Global çapta En Lüks Hamam Deneyimi” ve “Doğu Avrupa’nın En Lüks Sağlık Merkezi” kategorilerinde ödüle layık görüldü. Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres ise “Doğu Avrupa’nın En Lüks İş Oteli”, “Doğu Avrupa’nın En Lüks Konferans ve Etkinlik Oteli”, “Avrupa’nın En Lüks Düğün Oteli” olmak üzere üç kategoride ödülün sahibi oldu. Otel içindeki Fit Life SPA & Health Center ise “Türkiye’nin En Lüks İş Oteli Spa’sı”, “Avrupa’nın En Lüks Şehir Oteli Spa’sı” ve “Türkiye’nin En Lüks Hamam Deneyimi” kategorilerinde ödüllerin sahibi oldu. Elite World Hotels & Resorts Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Emel Elik Bezaroğlu, “Konaklama sektöründe mükemmeliyet sembolü olan The World Luxury Awards’ta 3 otelimizde 15 ödül kazanmış olmaktan büyük onur duyuyoruz. Misafirlerimize en yüksek hizmet kalitesini sunma taahhüdümüzün bir yansıması olan bu ödülleri, özverili çalışmalarımızın bir sonucu olarak kazandık. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da dünyanın dört bir yanından otellerimizi ziyaret eden misafirlerimize en iyi konaklama deneyimini sunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Satılık Konut Fiyatları Yatay Seyrini Koruyor

0

Endeksa’nın Ekim 2024 konut değer raporu, gayrimenkul fiyatlarının aylık bazda enflasyon karşısındaki yatay seyrini koruduğunu gösteriyor. Rapora göre Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık %26 yükselirken reel olarak %15 düştü. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, özellikle kira artışındaki %25 sınırlamasının kalkması sonrasında gayrimenkul satışlarında yeniden bir hareketlenme yaşandığını söyledi. “Yıl başından itibaren beklenen faiz indiriminin de gerçekleşmesi durumunda satışların daha da artmasını, dolayısıyla satılık konut fiyat artışlarının enflasyonun üzerine çıkabileceğini öngörüyoruz. Bu nedenle mevcut dönem alım için fırsat sunuyor” dedi.

Türkiye’de satılık konut fiyatlarında nominal artış devam etse de, enflasyonun etkisiyle fiyatlar bir yılı aşkın süredir yatay seyirde. TÜİK’in açıkladığı gayrimenkul satış adetlerinde iki aydır yaşanan hareketlenme sonrası, satış fiyatlarının ne yönde seyir izleyeceği gayrimenkul sektöründe ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Konut satış ve kira fiyatlarındaki değişimler, Türkiye’nin önde gelen proptech şirketi Endeksa’nın Ekim 2024 güncel konut değer raporunda değerlendirildi. Rapora göre, yıllık gayrimenkul fiyat artışları ekim ayında da enflasyonun altında seyretmeye devam etti.

Büyük veri analizi ve yapay zekâ teknolojisiyle gayrimenkul değerleme ve bölgedeki en iyi, en güvenilir emlak danışmanlarına ulaşma imkânı sunan Endeksa’nın raporuna göre Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık %26; son bir ayda ise %2 artış gösterdi. Reel değer açısından ise fiyatlar yıllık %15 oranında düştü. Enflasyona göre ayarlanmış aylık değişim ise son 3 aydır %0 ile %-2 arasında yatay seyrini koruyor. Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 28.027 TL/m2, ortalama konut fiyatı ise 3,7 milyon TL seviyesinde. Konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıl olarak kaydedildi.

Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, Ekim 2024 verileriyle ilgili olarak, şunları söyledi:

“2022 yılının başlarından itibaren ülkemizde konut fiyatlarında çok yüksek artışlar gördük. Endeksa verilerine göre 2022 yılının temmuz, ağustos ve eylül aylarında gayrimenkul satış fiyatlarındaki yıllık artış %170 seviyesini geçmişti. 2024 başından beri konut satış fiyatları artış gösterse de, enflasyondan arındırıldığında reel olarak düştüğünü görüyoruz. Bu düşüş trendi ve ardından temmuz ayında sonlandırılan %25 zorunlu kira artış uygulaması sonrası, gayrimenkul sektörünün hareketlendiğini görüyoruz. Kiradaki artış sınırı sebebiyle konut yatırım kararını erteleyenler, fiyatlar da düşüş göstermişken tekrar konut alımına yönelmeye başladı.

2025’in ilk çeyreğinde faiz oranlarında beklenen düşüşün gelmesi ve konut kredisine erişimin artması ile sektörün daha fazla hareketleneceğini öngörüyoruz. Bu durumda konut satış fiyatlarında tekrar bir artış yaşanacaktır. Zira inşaat maliyetleri yüksek ve ülkemizde hala yeterli miktarda konut üretimi yapılmıyor. Dolayısıyla, Endeksa olarak biz içinde bulunduğumuz dönemi bir alım fırsatı olarak değerlendiriyoruz.”

Gayrimenkul alıp satmanın kolay bir karar olmadığını belirten Öğüt, Endeksa’nın büyük veri analizi ve yapay zeka tabanlı analizleri ve en güvenilir emlak danışmanlarına erişim imkanı sağlaması sayesinde kullanıcılarına bu kararda önemli bir destek sunduğunu belirtti.

İZMİR EN FAZLA ARTAN BÜYÜK ŞEHİR

Ankara, İstanbul, Antalya ve İzmir’de konut fiyatlarında farklı eğilimler göze çarpıyor. İzmir, %29’luk nominal değer artışıyla öne çıkarken, reel bazda %13 düşüş yaşandı. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 36.689 TL/m2 olurken, ortalama konut fiyatı 4,6 milyon TL seviyesinde. İzmir’i %29’luk nominal artışla Ankara izledi. Yıllık fiyat değişiminin reel olarak %14 azaldığı başkentte ortalama konut metrekare satış fiyatı 23.676 TL/m2; ortalama konut fiyatı ise 3,1 milyon TL oldu.

İstanbul’da yıllık nominal artış %27 seviyesindeyken, reel bazda %15 düşüş görüldü. İstanbul’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 42.526 TL/m2, ortalama konut fiyatı ise 4,8 milyon TL olarak hesaplandı. Antalya’da ise yıllık %19’luk nominal artışa rağmen, enflasyon etkisiyle reel bazda %20 azalma oldu. Antalya’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 36.507 TL/m2, ortalama konut fiyatı 4,2 milyon TL.

Türkiye genelinde en yüksek satış fiyatları Muğla’da görülüyor; bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 62.820 TL/m2, ortalama konut fiyatı ise 8 milyon TL. Öte yandan, en düşük fiyatlarla Muş dikkat çekiyor; ilde ortalama konut metrekare fiyatı 13.821 TL/m2, ortalama konut fiyatı ise 2,2 milyon TL.

KİRALIK PİYASADA DURAĞANLIK DEVAM EDİYOR

Endeksa verilerine göre, ekim ayında kiralık konut fiyatları yıllık %46 artarken, aylık olarak sabit kaldı. Reel bazda ise geçen yıla kıyasla %2, bir ay öncesine göre %3 düşüş görüldü. Türkiye genelinde kiralık konutların ortalama metrekare fiyatı 178 TL/m2, ortalama kira ise 19.534 TL seviyesinde.

Ankara, İstanbul ve İzmir’e bakıldığında kiralık fiyatların yıllık nominal değişimi %49 ile %56 arasında. Enflasyon etkisinden arındırılmış fiyat değişiminde İstanbul sabit kalırken Ankara ve İzmir’de %3 ile %5 arasında artış gözlemleniyor.

RAMS’tan Ev Sahibi Yaptıran Kampanya!

0
RAMS'tan Ev Sahibi Yaptıran Kampanya!

Türk sporuna değer katma vizyonuyla A Milli Futbol Takımı’na güçlü desteğini sürdüren RAMS, “ev sahibi olmanın ayrıcalığını” sunan yeni bir kampanyayla sahaya çıkıyor. Peşin alımlarda yüzde 25 indirim veya yüzde 30 peşinat ve 24 ay vade avantajı sağlayan kampanya, ev sahibi olmayı daha cazip hale getiriyor.

A Millî Futbol Takımı ana sponsoru RAMS, yıldız futbolcuların yer aldığı yeni reklam filmiyle RAMS City Haliç’te ev sahibi olmanın avantajlarını vurguluyor. RAMS City Haliç’te sunulan bu kampanya, peşin alımlarda yüzde 25 indirim veya yüzde 30 peşinat ve 24 ay vade avantajı sağlıyor.

Reklam filminde yer alan milli futbolcular; Ferdi Kadıoğlu, Kenan Yıldız, Yunus Akgün ve Bertuğ Yıldırım, RAMS Türkiye’nin “Ev sahibi olmak mı, deplasman mı?” sorusuna “Tabii ki ev sahibi olmak!” yanıtını vererek kampanyaya destek oluyor ve RAMS City Haliç’te ev sahibi olmanın ayrıcalığına dikkat çekiyor.

RAMS City Haliç: Şehrin Yıldız Oyuncusu

İstanbul’un en köklü ve ulaşılabilir lokasyonlarından Haliç’te yer alan proje, modern yaşamı tarihi dokuyla birleştirerek “sahanın yıldızı” oluyor. Dome + Partners tarafından tasarlanan ve gayrimenkul sektöründe dünyanın en saygın ödülü European Property Awards’da “Karma Kullanım Mimarisi” ödülüne layık görülen “RAMS City Haliç”; sosyal donatıları, geniş peyzaj tasarımları, ticari üniteleri ve çalışma ofislerini bir araya getiren mimarisiyle farkını ortaya koyuyor.

Eşsiz Haliç manzarası, şehrin merkezindeki konumu, toplu ulaşım bağlantıları, geniş blok mesafeleri ve zengin sosyal alanları ile dikkat çeken RAMS City Haliç, ev sahibi olmak isteyenlere cazip bir yaşam alanı sunuyor. E5 ve Avrupa Otoyolu’nun kesiştiği noktada bulunan RAMS City Haliç, raylı ulaşım hatlarına ve toplu taşıma alternatiflerine yakın konumuyla ön plana çıkıyor.

15.000 metrekarelik araç erişimine kapalı peyzaj alanına sahip olan proje; çocuk oyun alanları, basketbol sahaları, paten ve kaykay parkuru, spa, havuz ve kafe gibi sosyal olanaklarla öne çıkıyor. Sosyal alanlara ek olarak kullan-kirala sistemi ile kişiye özel kullanım alanları sunan “All In One” konsepti ile misafir odaları, soft play oyun alanları, çalışma odaları ve kapalı sinema salonları gibi ayrıcalıklarıyla yaşam standartlarını yükseltiyor. İlk etabı 2024 yılının Aralık ayında teslim edilecek RAMS City Haliç, şehrin merkezindeki konumuyla modern yaşamın tüm olanaklarını bir araya getiriyor. Projede, 1+1’den 5+1’e kadar uzanan toplam 1.952 konut ve 67 ticari alan bulunuyor.

Gloria Hotels & Resorts, World Luxury Awards 2024’te tam 11 ödül kazandı

0
Gloria Hotels & Resorts, World Luxury Awards 2024'te tam 11 ödül kazandı

Gloria Hotels & Resorts, misafir memnuniyeti, üstün hizmet kalitesi ve lüks konaklama deneyimiyle dünya çapında en prestijli ödüllerden biri olarak kabul edilen World Luxury Awards 2024’te tam 11 ödül kazanarak sektördeki liderliğini bir kez daha ortaya koydu. Bu başarı, Gloria Hotels & Resorts’un sunduğu benzersiz deneyimi ve uluslararası düzeydeki mükemmel hizmet anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi.

Otelcilik sektöründe 27 yıllık bir marka olan ve Akdeniz’in incisi olarak anılan Gloria Hotels & Resorts, sahip olduğu üst düzey hizmet anlayışı ve ayrıcalıklı konaklama seçenekleri ile sektörde bir referans noktası haline gelmiş durumda. Bu yıl on sekizincisi düzenlenen ve lüks otelcilik, restoranlar, seyahat ve yaşam tarzı sektörlerinde mükemmeliyeti ödüllendiren World Luxury Awards’ta 11 farklı ödüle layık görülerek başarısını bir kez daha taçlandırdı.

Gloria Verde Resort; “Luxury Seaside Resort” ve “Luxury Thalasso & Spa Resort” kategorilerinde “Avrupa’nın en iyisi” ve “Luxury Garden Resort” kategorisinde ise “Bölgenin en iyisi” ödüllerini kazanarak, üstün hizmet kalitesini ve doğayla uyumlu konaklama anlayışını bir kez daha tescilledi. Gloria Serenity Resort ise “Luxury Wellness Resort” kategorisinde “Dünya birincisi” ödülüne layık görülerek, sağlıklı yaşam ve wellness alanında uluslararası düzeyde bir başarıya imza attı.

Gloria Golf Resort ise “Luxury Family All-Inclusive Hotel” ve “Luxury Golf Resort” kategorilerinde aldığı kategorilerinde “Avrupa’nın en iyisi” ve “Luxury Family Hotel” kategorisinde “Bölgenin en iyisi” seçilerek golf turizmi alanında da üstünlüğünü bir kez daha kanıtladı. Gloria Golf Club bünyesinde yer alan restoranlar da bu yıl ilk kez “Luxury Golf Club Restaurant” kategorisinde Avrupa birincisi ödülünü kazanarak Gloria Hotels & Resorts’un mükemmeliyet anlayışını yemek deneyimlerinde de ortaya koydu.

Gloria Serenity Resort, “Luxury All-Inclusive Hotel” ve “Luxury All-Inclusive Resort kategorilerinde “Avrupa’nın en iyisi” ve “Luxury Resort kategorisinde “Bölgenin en iyisi” ödüllerini kazanarak konuklarına sunduğu lüks ve konforlu deneyimini bir kez daha kanıtlamıştır. Zarif tasarımı, geniş özel havuzları ve dinlendirici SPA olanaklarıyla Gloria Serenity Resort, misafirlerine cenneti yaşatırken gurme restoranlarında sunduğu yerel ve uluslararası lezzetler ile unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunmaktadır.

Gloria Sports Arena, “Luxury Brand” kategorisinde “Avrupa’nın en iyisi” ve “Luxury Sport Hotel” kategorisinde “Bölgenin en iyisi” seçildi. Aldığı ödüllerle, profesyonel sporculara ve spor tutkunlarına yönelik yenilikçi tesislerinin ve verdiği hizmetlerinin uluslararası düzeyde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Gloria Sports Arena, 50’den fazla spor branşına yönelik kapalı ve açık alanları, Sporcu Sağlığı ve Atletizm Performans Merkezleri ile Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın önde gelen spor merkezi olarak öne çıkmaktadır.

World Luxury Hotel Awards, halk oylamasıyla belirlenen ve lüks otelleri küresel, kıtasal, bölgesel ve ülke bazında ödüllendiren prestijli bir ödül programıdır. Dünya çapında tanınan bu ödül, lüks otel endüstrisinde en prestijli ödüllerden biri olarak kabul görmektedir. Geniş katılımcı tabanı ve misafir geri bildirimleriyle desteklenen program, lüks oteller arasında büyük bir itibar taşır. World Luxury Hotel Awards, otelleri hizmet kalitesi, lüks düzeyi ve sunum gibi kriterlere göre değerlendirir.

Gloria Verde Resort:

Luxury Seaside Resort – Avrupa’nın En İyisi
Luxury Thalasso & Spa Resort – Avrupa’nın En İyisi
Luxury Garden Resort – Bölgenin En İyisi
Gloria Golf Resort:

Luxury Family All-Inclusive Hotel – Avrupa’nın En İyisi
Luxury Golf Resort – Avrupa’nın En İyisi
Luxury Family Hotel – Bölgenin En İyisi
Gloria Serenity Resort:

Luxury All-Inclusive Hotel – Avrupa’nın En İyisi
Luxury All-Inclusive Resort – Avrupa’nın En İyisi
Luxury Resort – Bölgenin En İyisi
Gloria Sports Arena:

Luxury Brand – Avrupa’nın En İyisi
Luxury Sport Hotel – Bölgenin En İyisi

Sentra Gayrimenkul’den güçlü yatırım atağı

0
Sedakat Ozgur Senta Gayrimenkul

Kale Kilit’in kurucusu ve Kale Endüstri Holding’in Onursal Başkanı merhum Sadık Özgür’ün kızlarından Sedakat Özgür Anlar, gayrimenkulde yeni atılımlar başlatmak hedefiyle Sentra Gayrimenkul Yönetim ve Kiralama A.Ş’yi kurdu. Konut ve perakende alanında faaliyet gösterecek olan Sentra Gayrimenkul, gayrimenkul sektörünün kadın girişimi ile kurulmuş sayılı şirketlerinden biri oldu.

Sentra Gayrimenkul’un ilk yatırım hamlesi ise, Türkiye’nin köklü alışveriş merkezlerinden biri olan Kale Outlet Center’ı yenilemek olacak.

Yeni nesil AVM konseptiyle buluşma noktası olacak

Portföyünde Beylikdüzü’ndeki 12 dönüm arsa üzerindeki 2 bin metrekarelik kapalı alanda yer alan arsanın yanı sıra Düsseldorf’a bağlı Velbert kasabasında yatırımı ve dönüşüm planlaması devam eden 10 dönümlük tarihi bir kilit fabrikası ile farklı büyüklüklerde ticari gayrimenkullerin de yer aldığı şirketin öncelikli hedefi, Kale Outlet Center’ı yeni nesil bir AVM konseptiyle insanların sadece alışveriş yaptığı bir yerden çıkararak bölgenin önemli bir çekim ve buluşma merkezi haline getirmek.

Avm’nin renovasyonla daha dinamik, daha modern ve yeni trendlere uyumlu şekilde yenileneceğini kaydeden Sentra Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Sedakat Özgür Anlar, “Ziyaretçilerimizin farklı beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek keyifli bir alışveriş, sosyalleşme ve eğlenme alanı sunarak cazibe merkezi haline gelen bir deneyim alanı oluşturmayı planlıyoruz. Yatırımımızın bulunduğu Güngören ve çevresindeki gelişen çevre ve nüfus yapısına uyum sağlayarak bölgenin yeni yüzüne uygun hizmet ve sosyal yaşam imkanları sunmayı planlıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Portföydeki projelerin toplam değeri 100 milyon doları aşıyor

Portföylerinde toplam değeri 100 milyon doları aşan ve İstanbul Beylikdüzü ve Düsseldorf Velbert’te gayrimenkul yatırımları için değerlendirilebilecek fabrika ve arsalarla ilgili olarak fizibilite çalışmalarının sürdüğünü aktaran Sedakat Özgür Anlar, “2025 yılında netleştirmeyi öngördüğümüz çalışmalarımız için konut, sosyal yaşam alanı ve karma kullanım projelerine sıcak bakıyoruz” dedi. Özgür, “Portföyümüzdeki perakende ve gayrimenkul alternatiflerini değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde gayrimenkul dışında fırsat oluşabilecek farklı alanları da değerlendirebiliriz. Türkiye ve dünyanın bulunduğu ekonomik konjonktürü takip ederek öncelikle uzmanı olduğumuz alanlarda ve portföyümüzde bulunan varlıkları değerlendirerek güçlü ve emin adımlarla büyümek hedefindeyiz” diye konuştu.

Kale’deki bilgi birikimi ve deneyimlerini Sentra Gayrimenkul’e aktaracak

Temeli Kale Endüstri Holding ile atılan Kale AVM’yi, babaları Sadık Özgür’den devraldıkları bayrağı taşıyarak; yapı, gayrimenkul ve enerji sektörlerindeki faaliyetlerine odaklanmak için kurdukları 3S Kale Holding ile belirli bir noktaya getirdiklerini ifade eden Sedakat Özgür Anlar, “Şimdi babamdan miras aldığım değerli birikim ve kardeşlerimle çalışarak edindiğim güzel deneyimleri, kısa bir süre önce kurduğum Sentra Gayrimenkul’e taşımayı hedefliyorum. Başkanlığını yürüttüğüm bu yeni şirkette profesyonel ekibimizle Kale Outlet AVM gibi önemli bir yatırımı modern ziyaretçi ve perakende standartlarına taşımayı hedefliyoruz. Yeni proje ve yatırımların da hazırlığını yaptığımız, heyecanlı bir dönemdeyiz” yorumunda bulundu.

“Güvenilirlik ve şeffaflık bizim için önemli bir miras”

Özgür şöyle devam etti: “Gayrimenkul kiralama ve yönetim süreçlerimiz ve yatırımlarımızda, şehir ile bütünleşen ve güncel bir atmosferde keyifli ve samimi bir alışveriş, yaşam ve sosyalleşme alanı sunarak tüm paydaşlarımıza, sektöre ve çevremize değer katmayı misyon edindik. Güvenilirlik bizim için önemli bir miras. Geçmişten ve tecrübelerimizden aldığımız güç ile geleceğe dair beklentilerimizi doğru analiz ederek kent ve toplumla birlikte varlığımızı ileriye doğru taşımak istiyoruz. Yenilikçi ve sürdürülebilir bir anlayışla, değişimi yönetirken hizmet kalitemizden ödün vermeden uzun soluklu bir vizyonla hareket ediyoruz.”

Mövenpick Living Istanbul Saklıvadi ve Çamlıvadi’nin Yeni Genel Müdürü Nihan Sıcakkanlı ile Birlikte Yeni Bir Dönem Başlıyor

0

Artaş Oteller Grubu, Mövenpick Living İstanbul Saklıvadi ve Mövenpick Living İstanbul Çamlıvadi otellerinin yeni Genel Müdürü olarak Nihan Sıcakkanlı’nın atandığını duyuruyor. Sıcakkanlı, Radisson Collection Hotel Vadistanbul ve Radisson Residences Vadistanbul’daki güçlü liderliği ve stratejik yönetime olan hakimiyetiyle tanınan bir isim olarak, bu iki oteli daha da ileriye taşımaya hazırlanıyor.

Kariyerinde özellikle misafir memnuniyeti ve operasyonel verimlilik konularında elde ettiği başarılarla bilinen Sıcakkanlı, Raffles The Palm Dubai’de kazandığı uluslararası deneyimi Türkiye’deki projelere aktaracak. Hem Vadistanbul’daki görevlerinde hem de diğer projelerinde, yüksek konaklama standartları oluşturma ve ekibini geliştirme konularındaki yetkinliği ile sektörde öne çıkan bir lider. Otellerin marka kimliğini güçlendirmek ve misafir deneyimini zenginleştirmek adına geliştirdiği yaratıcı yaklaşımlar, her iki otelin de sektörde fark yaratmasına katkı sunacak.

Yeni pozisyonunda, Accor’un prestijli markalarından Mövenpick Living’in değerlerini yansıtarak misafirlerine unutulmaz deneyimler sunmayı hedefleyen Sıcakkanlı, ekip olmanın ve her işten keyif almanın önemine vurgu yapıyor. Sıcakkanlı, “Başarımızın sırrı, ekip olabilmekten ve yaptığımız her işten keyif almaktan geçiyor,” şeklinde ifade ediyor.

Artaş Oteller Grubu, Mövenpick Living İstanbul Saklıvadi ve Mövenpick Living İstanbul Çamlıvadi’nin gelecekteki başarısını heyecanla bekliyor.

Fairmont Quasar Istanbul, Doğu Avrupa’nın En İyi Lüks Oteli Seçildi

0
Fairmont Quasar Istanbul, Doğu Avrupa’nın En İyi Lüks Oteli Seçildi

“Anları anılara dönüştürmek” sloganıyla misafirlerine unutulmaz deneyimler sunan Fairmont Quasar Istanbul, The World Luxury Awards’da prestijli ödüllere layık görüldü. “Doğu Avrupa’nın En İyi Lüks Modern Oteli” unvanını pekiştiren Fairmont Quasar Istanbul, ayrıca sürdürülebilirlik ve gastronomi alanındaki özel konseptleriyle global ve bölgesel ödüllerin sahibi oldu.

Dünyaca ünlü Fairmont zincirinin Türkiye’deki tek temsilcisi olan Fairmont Quasar Istanbul, yenilikçi tasarımı ve çağdaş mimarisiyle Avrupa’nın önde gelen lüks otelleri arasında yer alırken, bu yılki World Luxury Hotel Awards ödüllerinde “Doğu Avrupa’nın En İyi Lüks Modern Oteli” seçildi. Bu bölgesel derecelendirmenin yanı sıra Fairmont Quasar Istanbul, World Luxury Hotel Awards tarafından “Türkiye’nin En İyi Lüks Sürdürülebilirlik Oteli” olarak sıralamada yerini aldı.

Otel, ayrıca pek çok önemli kategoride de ödülleri topladı. Yeşil avlu manzarası eşliğinde tüm duyulara hitap eden, sağlıklı yaşam ve zindelik sunan ‘Fairmont Spa’ World Luxury Spa Awards tarafından “Doğu Avrupa’nın En İyi Modern Otel Spa”sı ve “Türkiye’nin En İyi Lüks Wellness Merkezi” ödüllerini bünyesinde toplayarak konuklarına sağladığı benzersiz deneyimi tescillemiş oldu.

Otelin gastronomiye getirdiği yeniliklerle de dikkat çeken sevilen imza restoranı ‘Aila’ ise konuklarını Türkiye’nin zengin mutfak kültürüyle buluşturduğu menüsü sayesinde World Luxury Restaurant Awards tarafından “Dünya’nın En İyi Türk Mutfağı” seçilirken, aynı zamanda “Avrupa’nın En İyi Lüks Sürdürülebilir Restoranı” ve “Avrupa’nın En İyi Lüks Özel Restoranı” olmak üzere üç değerli ödülün sahibi oldu.

Fairmont Quasar Istanbul’un kazandığı başarılar, konuklarına benzersiz bir kalite sunma ve sektörde sürdürülebilirlik konusunda öncü olma misyonunu da yansıtıyor.