Salı, Haziran 30, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 35

FUYAPI’dan yeşil bina projesi

0
FUYAPI'dan yeşil bina projesi FUYAPI Yönetim Kurulu Başkanı Özer Ünsal

Yatay mimari uzmanlığıyla Kuşadası çevresini dönüştüren FUYAPI, yakın gelecekte inşa edeceği projelerde, uluslararası sertifikalı yeşil binalara öncelik vereceğini açıkladı. Çevre dostu vizyonunu her alanda uygulayan şirket, bugün operasyonlarında kullandığı tüm araçları da elektrikliye çevirmeyi planlıyor.

FUYAPI, yatay mimari uzmanlığıyla Kuşadası’nda çevre dostu projelere imza atmaya devam ediyor. Şirket, yakın gelecekte inşa edeceği projelerde uluslararası sertifikalı yeşil binalara öncelik vereceğini duyurdu. FUYAPI, yenilenebilir enerji kaynakları ve ekolojik teknolojileri projelerine entegre etmeyi misyon edinmiş bir şirket olarak, inşaat sektöründe olduğu kadar ulaşımda da çevre dostu çözümler sunuyor. Şirket, son projelerinden Citylife’ta her bir villada elektrikli araç şarj istasyonu sağlarken, operasyonel süreçlerinde tüm araçlarını elektrikliye çevirmeyi planlıyor.

FUYAPI Yönetim Kurulu Başkanı Özer Ünsal, çevreye olan bağlılıklarıyla ilgili şunları ifade etti: “Pandemi süreci, uzaktan çalışmanın kalıcı hale gelmesine ve altyapısı güçlü, doğayla iç içe turizm bölgelerinin cazibesinin artmasına neden oldu. FUYAPI olarak biz, 2017 yılından beri doğaya ve insana uyumlu yatay mimariyle projelerimizi geliştiriyoruz. Bu dönüşümü 2017’de öngördük ve Ege’nin kıyılarında, zengin tarihi, mavi bayraklı plajları ve ulaşım kolaylığıyla dikkat çeken Kuşadası’nda faaliyete geçtik. Pandemiyle birlikte gelişen yeni trendlerle de projelerimizi destekliyoruz. Bugüne dek 400 konut teslim ettik ve bugün, bilinçli bireylerin büyük şehirlerin yoğun temposundan ve yüksek binalardan uzaklaşıp daha dengeli bir yaşama yöneldiklerini gözlemliyoruz. Bu nedenle de öncelikle doğaya karşı olan sorumluluğumuzdan ve daha sonrada bu bilinçli bireylerin taleplerini karşılayabilmek adına yakın gelecekteki projelerimizde yeşil binalara öncelik vereceğiz.”

ULUSLARARASI SERTİFİKALI PROJELER

Yeşil bina nedir?

Yeşil binalar, bir yapının üretiminden başlayarak, mevcut konumuna has özelliklerinin incelendiği ve sonuçlara ait doğal enerji kaynaklarına yönelmiş malzemeler kullanarak sürdürülebilirliğin desteklendiği yapılardır.

FUYAPI, Kuşadası’nda şehirle uyumlu lokasyonlarda, geleceğin dünyasını inşa ediyor. Sürdürülebilirliği bir seçenek değil, bir zorunluluk olarak gören FUYAPI, yakın gelecekteki projelerinde yeşil binalara öncelik vereceğini vurguluyor.

FUYAPI’nın yeni projeleri, çevreyi korumanın ötesinde, geleceğin yaşam biçimlerine öncülük etmeyi hedefliyor. Geleceğin nesillerinin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan FUYAPI, yeni villa projelerinde uluslararası çevre dostu sertifikalarla uyumlu çözümler sunacak. Villalar, elektrikli araç şarj istasyonları, güneş enerjisiyle çalışan panellerle donatılmış çatılar ve suyun verimli kullanımını sağlayan yağmur suyu toplama sistemleri gibi çevre dostu özellikler barındıracak. Ayrıca, enerji tasarrufu sağlayan akıllı ev sistemleri ve doğa dostu yalıtım malzemeleri sayesinde enerji verimliliği en üst düzeye çıkarılacak.

GOOA Architects’ten Batum’a Yeni Bir Yaşam Yorumu: Terzioğlu Batum Villaları

0
GOOA Architects’ten Batum’a Yeni Bir Yaşam Yorumu: Terzioğlu Batum Villaları

GOOA Architects imzasıyla tasarlanan Terzioğlu Batum Villaları, Gürcistan’ın hızla gelişen sahil kenti Batum’da özgün bir yaşam anlayışı sunuyor. Batum Havalimanı ile şehir merkezi arasında konumlanan proje, çağdaş mimari diliyle bölgenin yeni odak noktası olmaya hazırlanıyor. 

Estetik bütünlüğü fonksiyonellikle harmanlayan Terzioğlu Batum VillalarıMimar Emre Arslan tarafından kurulan GOOA Architects’in zamansız ve duyarlı tasarım yaklaşımını yansıtarak Batum’un yaşam kalitesine mimari bir değer katıyor. Sıralı blok villa düzeniyle kurgulanan Terzioğlu Batum Villaları projesinde, iki yapı dizisi arasında kalan bölüm ortak kullanım alanı olarak değerlendirilerek sosyal yaşamla bireysel alanlar dengeli bir şekilde harmanlanıyor. Konut girişleri bu ortak aks üzerinden sağlanırken, yapı blokları ve özel bahçeler bu sosyal alanları zarif bir şekilde birbirinden ayırıyor.

Araziye paralel şekilde yerleştirilen kütleler, orta avluya ritmik olarak çekilerek her bir yapının kendine ait bir kimlik kazanması sağlanıyor. GOOA Architects tarafından hayata geçirilen projenin en karakteristik mimari öğesi olan düşey yapı kabuğu, üst kotta çatı elemanına dönüşerek hem cephede bir devamlılık yaratıyor hem de üst katlarda gölge ve mahremiyet sağlayan saçaklar oluşturuyor.

Her villanın ön cephesinde konumlanan iç bahçelerde serinleme havuzları ve çeşitlendirilmiş peyzaj öğeleri yer alıyor. Bu alanlar, masif seperatörlerle bölünerek kullanıcıya hem doğayla güçlü bir bağ hem de korunaklı bir ortam sağlıyor.  

KONUTDER’den Yeni Döneme İki Stratejik Öncelik: Uygun Arsa ve Erişilebilir Finansman

0
KONUTDER’den Yeni Döneme İki Stratejik Öncelik: Uygun Arsa ve Erişilebilir Finansman

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği’nin (KONUTDER), yeni yönetim kurulu ilk basın toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya KONUTDER Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz’ın yanı sıra Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Özen Kuzu, Mert Boysanoğlu Erden Timur ve Ömer Barlas Ülkü katıldı.

Yüksek Arsa Maliyetlerine Yeni Model Önerisi

Burada konuşan KONUTDER Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, Türkiye’de konut fiyatını en fazla artıran kalemlerden birinin arsa maliyetleri olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Gelişmiş ülkelerde arsanın toplam proje maliyeti içindeki payı yüzde 20’yi geçmezken, bizde özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde bu oran yüzde 40 ila 50 seviyelerinin altına düşmüyor. Bu fark, konuta erişimi zorlaştıran temel nedenlerden biri hâline geliyor.”

Yılmaz, bu tabloya çözüm üretmek adına kamu ile özel sektörün sinerji içinde çalışabileceği bir model önerdiklerini söyledi ve şunları aktardı: “Konut ihtiyacının ve arz eksikliğinin fazla olduğu bölgelerde kamunun üreteceği arsaların; toplam geliştirme maliyeti içindeki payı yerine ve bölgesine göre yüzde 10 ila 20’yi geçmeyecek şekilde, özel sektöre vadeli olarak verilmesi önemli bir çözüm olacaktır. Burada verilen arsalar için kamunun özel şartlar getirmesi ve 3 yıl içerisinde projeye başlanması koşuluyla arsa stokçuluğu da engellenmiş olur. Yeterlilik kriterlerini sağlayan A ve B sınıfı müteahhitlik karnesine sahip konut geliştiricileri eliyle konut ihtiyacı hızlı ve eksiksiz karşılanabilir.”

Kamunun planlı arsa üretim gücü ile özel sektörün hız ve kalite kabiliyetini bir araya getirecek bu model sayesinde konuta erişimin yüzde 40 artabileceğine dikkat çeken Ziya Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Sektör olarak bu süreçte kamu otoritelerine her türlü desteği sunmaya hazırız. Uygun fiyatlı ekonomik konut üretimi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza taleplerimizi ilettik. Sorunun çözümü ve uygun maliyetlerle arsa üretimi konusunda bakanlık nezdinde de çalışmalar yürütülüyor.”

Finansmana Erişim Yeniden Yapılandırılmalı

Ziya Yılmaz’ın ikinci önemli gündem maddesi ise konut finansmanıydı. Ziya Yılmaz, Avrupa Birliği konut sahipliği ortalamasının yüzde 69 olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de ise ev sahipliği oranının yüzde 56’ya gerilediğine dikkat çeken Ziya Yılmaz, “Bugün yaşadığımız kira artışları ve arz yetersizliği, bireysel yatırımcının finansmana erişimindeki zorluklarla doğrudan ilişkili. Bu noktada BDDK’nın kredi kısıtlamalarının önümüzdeki dönemde kaldırılacağını düşünüyoruz. Çünkü enflasyonun daha düzenli bir patikaya girmiş olması bu beklentimizi artırıyor. Bu konuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığımızla da görüşüyoruz. Burada imkanı olup da birden fazla konut alabilecek ve bunları da kiralık konut olarak piyasaya arz edebilecek kişileri de göz ardı etmemek gerekiyor. Kiralık konut arzındaki ve fiyatlardaki dengeyi sağlamak için finansman koşullarında ikinci konutunu alacak konut yatırımcıları için BDDK kredi kısıtlarının kaldırılması son derece önemlidir.

Yılmaz, finansmana erişimin yeniden yapılandırılmasının yalnızca sektör değil, aynı zamanda sosyal denge ve enflasyon yönetimi açısından da kritik önemde olduğunun altını çizdi.

Güvenli Şehirler için Ortak Vizyon

23 Nisan’da yaşanan sarsıcı depremin ardından özellikle İstanbul’daki yapı stokunun durumu, kamuoyunda ciddi bir endişeye neden olmuştu. Deprem ve konut güvenliğiyle ilgili de konuşan KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın “kentsel dönüşüm bir hayat memat meselesidir” yönündeki kararlı vurgusu ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un “600 binin üzerinde yapı acilen dönüşmelidir” açıklaması, bu durumun ciddiyetini net bir şekilde ortaya koyuyor. KONUTDER olarak bu kararlılığı ve vizyonu takdirle karşılıyor; markalı konut geliştiricileri olarak bu sürecin merkezinde yer alma sorumluluğuna hazır olduğumuzu beyan ediyoruz.”

Yurt Dışı Konut Alımı: Bilmeniz Gerekenler & Güvenli Adımlar

0
Yurt Dışı Konut Alımı: Bilmeniz Gerekenler Güvenli Adımlar


Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Tekçe, yaptığı açıklamada, son dönemde Türkiye’de yerleşik vatandaşların yurt dışından konut alımının arttığını belirterek, başı Yunanistan ve İspanya gibi bazı Avrupa ülkeleri ile Dubai’nin çektiğini söyledi.

Geçen yıl yurt dışından konut alımının yaklaşık 2,5 milyar dolarla rekor kırdığını anımsatan Tekçe, bu yıl da benzer bir rakam beklenildiğini anlattı. Tekçe, Türkiye’de herkesin yasal mevzuat açısından kolaylıkla ev alabildiğini kaydederek, yatırımcıların yurt dışında da aynı sistemin uygulandığını düşünebildiğini ancak durumun öyle olmayabildiğini söyledi. İspanya, Hollanda ve İngiltere gibi bazı ülkelerde “barınma hakkı” ismi altında anayasal bir hak bulunduğunu, evi olmayan insanların boş gayrimenkullere girebildiğini dile getiren Tekçe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Basit bir alarm sistemi taktırılırsa, evin işgal edilmesinin önüne geçilebilir. Ancak birisi sizden habersiz girdi ve aylar sonra haberiniz olursa ‘senin bu eve gerçekten ihtiyacın yokmuş’ şeklinde yaklaşıldığı için o kişi ev edindirilene kadar içeride kalmaya devam eder. Çünkü barınma hakkını kullanmaktadır. Burada çok basit bir şekilde gayrimenkulü boş tutmaktansa kiraya vermek daha doğrudur ama ‘yok ben burada yaşıyorum, kiraya vermek istemiyorum’ diyorsanız İspanya, Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerde ilk olarak alarm sistemi kurdurmanız gerekir.”

“Avukatlar ve danışmanlarla çalışılmalı”

Bayram Tekçe, yurt dışında gayrimenkul yatırımını yapmanın çok zor olmadığını kaydederek, bu süreçte doğru yönlendirmenin önemine dikkati çekti. Türkiye’de ve konutun alınacağı ülkede ofisi bulunan firmaların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Tekçe, şu uyarılarda bulundu: “Ticaretin ilk kuralı işi doğru muhatapla yapmaktır’. Tapuda yazan isim kontrol edilmeli, parayı alacak kişi gerçekten sahibi mi bakılmalı. Yatırımlar Avrupa ve diğer ülkelerde genelde avukatlar vasıtasıyla yapılmaktadır. Hukuki bilginiz yoksa Türkiye’den aracılar veya avukatlarla düşük ücretler karşılığında gayrimenkul almak yatırımınızı korur. Bakmamız gereken şeylerden birisi de Türkiye’de herkes arsa payı ile alıyor. Arsa paylı tapu dünyada yaygındır ama her yerde yoktur. Mesela İngiltere’de, Tayland’da ya da Dubai’de yoktur. Bir daire alırken katın mülkiyetini alıyorsunuz ama toprak hakkı sizde olmuyor. Dolayısıyla binanın ömrü dolduğu zaman arsa başka bir devletin veya kurumun olabiliyor. Kurum sadece o daireyi kullanma hakkı veriyor.” Tekçe, bazı ülkelerde paranın kaynağının açıklanmasının talep edildiğini belirterek, vergi beyannamesi verilmesi gerekebildiğini anlattı.

“Konut kiraya verilecekse mülk yönetim şirketleri tercih edilmeli”

GİGDER Yönetim Kurulu Başkanı Tekçe, yurt dışından alınacak konut kiraya verilecekse mülk yönetim şirketlerinin tercih edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Anahtarı ben sana bıraktım, müşteri oldukça kirasını gönderirsin’ şeklindeki modeller nedeniyle birçok müşterimizin kazançlarını kaybettiğini gördük.” diye konuştu. Dairenin amortisman süresine de dikkat edilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Tekçe, oturum izni ve altın vize gibi hakları elde etmenin ülkeden ülkeye değiştiğini söyledi. Tekçe, şu anda Türklerin en çok Dubai ve Yunanistan’a ilgi gösterdiğini kaydederek, “Altın vizede ibre Macaristan’a döndü. İlk önce Kıbrıs ve Malta ile başladı, onları kapattılar İspanya ve Portekiz almıştı. Şimdi onları da kapattılar. Macaristan’da başladı ve Baltık ülkelerinden bir iki tanesi de başlatacak. Litvanya’nın da açıklayacağını duydum.” açıklamasında bulundu.

“Mevzuat iyi okunmalı”

Uluslararası gayrimenkul uzmanı Özden Çimen de şu anda Türk vatandaşlarının yurt dışında konut alımına ilgisinin arttığını belirterek bu alanda Dubai, Yunanistan, Suudi Arabistan ve İspanya gibi ülkelerin öne çıktığını söyledi. Yatırım yapılırken değerlendirilmesi gereken çok fazla kriter bulunduğunu dile getiren Çimen, ekonomik istikrarın ve konuta yüksek talebin bulunduğu ülkelerin tercih edilmesi gerektiğini anlattı. Çimen, turizm veya göç alan bölgelerin yurt dışı yatırımda avantajlı olduğunu kaydederek, “Yabancılara mülk satımı her ülkede farklılık gösterebilir. Bunun mevzuatı çok iyi şekilde değerlendirilmeli. Vergi avantajının iyi olduğu ülkelerde yatırım yapmak amortisman süresini kısaltır. Yatırım yaptıktan sonra bazı ülkeler oturum ve ikamet izni veriyor. Bu da yatırımın ekstra avantajlarından oluyor.” yorumunu yaptı.

“Konutun rahat satılabileceği ülkeler tercih edilmeli”

Özden Çimen, profesyonel emlak danışmanlarının önemine işaret ederek, “Olumsuz durumların yaşanmaması adına aslında profesyonellerden destek alınması çok önemli. Yurt dışında yatırım yapıyorsunuz, kaçırdığınız en ufak bir protokol size çok pahalıya mal olabilir. Dolayısıyla kesinlikle profesyonel kişilerden danışmanlık alınması gerekiyor.” açıklamasında bulundu. Hedef ülkedeki resmi kurumlara da başvuruda bulunulabileceğini kaydeden Çimen, sözlerini şöyle tamamladı: “Yurt dışında yatırım yapacaksanız aldıktan sonra evinizi nasıl satacaksınız? Bununla ilgili bir danışmanlık almanız ve özellikle yatırım yaptığınız ülkedeki şirketin bir süredir faaliyet göstermesi çok önemli. Konut talebinin yüksek olduğu ülkelerde yatırım yapmak çıkış stratejisi için çok önemli olacaktır. Talebin devam ediyor olması sizin gayrimenkulünüzü rahatlıkla satabileceğiniz anlamına geliyor. Bu da sizin yaptığınız uluslar arası yatırım için güvenli bir nokta diyebilirim.”

GoWit, Dubai’de Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesindeki büyümesini hızlandırdı

0
AdTech şirketi GoWit Dubai

Dünyanın önde gelen AdTech şirketi GoWit, son dönemde özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki büyümesini hızlandıracak önemli adımlar atıyor. Yakın zamanda Dubai’de yeni ofisini aktif hale getiren girişim, bölgede hem teknolojik hem stratejik anlamda güçlü bir yapı kurmayı amaçlıyor.

20’den fazla ülkede Perakende Medya çözümleri sunan, İtalya, İsviçre ve Meksika’da resmi temsilcilikleriyle globalde faaliyet alanını her geçen gün genişleten GoWit, Dubai’de yeni bir ofis açarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesindeki büyümesini hızlandırdı. MENA bölgesinde artan iş hacmi ve güçlü Perakende Medya iş birlikleri sonucunda açılan yeni ofis, şirketin bölgedeki müşterilerle daha yakın çalışmasına, yerel pazara dair içgörüleri daha hızlı toplamasına, operasyonel faaliyetlerini hızlandırmasına ve bölgesel etkinliklerde daha aktif rol almasına olanak tanıyacak. Dubai Science Park – South Tower’da yer alan ofisin teknoloji ve inovasyon merkezinde bulunması da iş geliştirme ve stratejik ortaklıklar açısından önemli avantajlar sağlayacak.

Önümüzdeki süreçte, ticaret ve Perakende Medya Reklamcılığı’nın MENA bölgesinde büyüme potansiyeli oldukça yüksek olduğunu belirten GoWit Kurucu Ortağı ve CEO’su Emrah Adsan, “Dijital dönüşümün merkezinde yer alan MENA bölgesi, yalnızca dijitalleşme değil, aynı zamanda ticaret ve Perakende Medya alanında da hızla gelişen ve dikkat çeken bir potansiyel barındırıyor. E-ticaretin büyümesi, mobil kullanımın yaygınlaşması ve dijitalleşen tüketici alışkanlıkları, markalar için yepyeni fırsatlar yaratıyor. Bu dönüşümün merkezinde ise Perakende Medya reklamları yer alıyor. MENA bölgesinde e-ticaret son birkaç yılda büyük bir ivme kazandı. 2026 yılına kadar pazarın 57 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Biz de GoWit olarak MENA’da hem teknolojik hem stratejik anlamda güçlü bir yapı kurduk” dedi.

“Perakende Medya, dijital reklamcılığın temel yapı taşı hâline gelecek”

Yeni ofis, üyelikler ve ortaklıklarla bu bölgede daha görünür ve etkili olacaklarını kaydeden Adsan sözlerine şöyle devam etti: “Daha çok perakendecinin ve markanın Perakende Medya alanındaki potansiyellerini keşfetmeleri, etkin reklam stratejileri geliştirmeleri ve dijital dönüşümlerini hızlandırmaları için yenilikçi çözümler sunuyoruz. MENA’da ticaret ve Perakende Medya’nın, yalnızca geçici bir trend değil, markalar için dijital reklamcılık geleceğinin temel yapı taşı hâline geleceğini biliyoruz.”

MENA bölgesinde kazandıkları deneyimi ve geliştirdikleri iş modellerini, CEE (Orta ve Doğu Avrupa) ve APAC (Asya-Pasifik) bölgelerine taşımak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Adsan, bu pazarlarda da iş birliklerinin gelişmeye devam ettiğini ve amaçlarının GoWit reklam teknolojisini global ölçekte daha erişilebilir ve etkili hâle getirmek olduğunu belirtti.

Bölgedeki dijital reklamcılık standartlarının gelişimine katkı sağlıyor

GoWit’in MENA bölgesinde aktif olarak çalıştıkları iş ortakları arasında Mumzworld, Modanisa, Toters, Etmana ve Raneen gibi önemli e-ticaret oyuncuları yer alıyor. Müşteri portföyünü ve operasyonel gücünü her geçen gün artıran şirket, aynı zamanda MENA bölgesindeki dijital reklamcılık standartlarının gelişimine aktif katkı sağlıyor. Bu kapsamda, IAB MENA’nın Perakende Medya Grubu’nda yer alarak bölgesel reklamcılık standartlarının oluşumuna destek veriyor, global bilgi birikimini paylaşıyor.

Bununla beraber GoWit, MENA bölgesinde faaliyet gösteren ABG (Advertising Business Group) üyeliğiyle daha etik, şeffaf ve sürdürülebilir bir reklamcılık ekosistemi kurmak için çalışmalarını sürdürüyor.

arsaVev, Sadece 500 Bin TL’den Başlayan Peşinatla Ev Sahibi Yapıyor

0

Ege Bölgesi, en fazla yatırım alan ve aynı zamanda Türkiye’de yaşamak için en çok tercih edilen bölge olarak öne çıkıyor.

Bu talebin birkaç nedeni var. Öncelikle Ege Bölgesi’nin konumu; denizi, doğal güzellikleri, çok kısa mesafelerde yine çok güzel beldelere ulaşılabiliyor olması, huzurlu, sakin ama bir o kadar keyifli, kaliteli bir yaşam sunabilmesi… İkincisi; özellikle pandemiden sonra birçok işyerinin hibrit çalışma düzenine geçmesi ve çoğu kişinin bu düzende doğa içinde vakit geçirmek istemesi… Üçüncü neden ülkemizde yaşanan depremler sonrası, bahçeli, az katlı ve yatay mimaride yapıların tercih edilir olması ve dördüncüsü ise Ege Bölgesi’nin daha erişilebilir olması şeklinde sıralanıyor.

Taksitle Arsa Yatırımı Eve dönüşüyor

Gayrimenkul sektöründe inovatif projelere imza atan arsaVev, yeni kampanyası kapsamında 500 bin TL’den başlayan peşinatla arsa yatırımı yapan müşterilerini, Foça, Kuşadası, Balıkesir ve İzmir’de hiç bir ek ücret almadan ev sahibi yapıyor. Geliştirdiği ürünlerde en iyi lokasyonları en iyi fiyatlarla projelendirip yatırımcıları, arsadan kat karşılığı modeli ile ev sahibi olmaya çağıran arsaVev, kampanyasıyla gayrimenkul yatırımını teslimde ödeme seçeneği ve 24 aya varan vadeyle daha da cazip hale getiriyor.

Ege Bölgesi’nin Farklı Yerlerinden Proje Alternatifleri

Foça projesi, Ege Bölgesi’nin en çok tercih edilen bölgesinde, deniz manzaralı, içinde mini golfden macera parkuruna, spor alanlarından çocuk oyun ve deneyim alanlarına kadar özel sosyal donatılar içeren bir proje olarak öne çıkıyor.

Kuşadası projesi ise Kuşadası’nın son denize sıfır parselinde yer alan, inşaatının %86’sı tamamlanmış ve Aralık 2025’te teslim edilecek özel plajı, açık kapalı yüzme havuzları, spa ve spor alanları ile eşsiz bir proje olarak tercih ediliyor.

Balıkesir projesi Ege Bölgesi’nin en erişilebilir hayatını sunan kenti Balıkesir’de, açık – kapalı yüzme havuzlarından müzik ve sanat atölyelerine, tarım deneyim alanlarından spor ve oyun alanlarına, sinema salonlarından misafir evleri, restoran ve kafelerine kadar sayısız sosyal alanla donatılmış özel bir proje olacak.

İzmir Koru projesi, Karşıyaka’ya 25 dakikalık bir mesafede yer alan, havuz, spor ve yürüyüş alanları, kafe ve spa alanlarıyla İzmir’in kalbinde bir proje olarak konumlanıyor.

Yine İzmir ‘de bulunan Merkez İzmir projesi ise içinde spor salonundan havuza, kafeden sinemaya, oyun alanlarından paylaşımlı ofise kadar birçok imkân sağlayan sosyal donatılarla bezenmiştir. İzmir’in merkezinde Çeşme Otobanı’nın kenarında yer alan Merkez İzmir Projesi , İstinyepark’a sadece 7 dakika, Adnan Menderes Havalimanı’na sadece 10 dk uzaklıkta bulunuyor.

İnovatif Gayrimenkulün Öncü ve Lider İsmi

Gayrimenkul yatırımlarında yenilikçi ve uygulanabilir modeller sunan arsaVev, 2017’den bu yana toplam 14 bin 350 kişiyi tapu sahibi yaparak, 5,6 milyon metrekare arsa satışı gerçekleştirdi. arsaVev, arsa ve ev sahibi olmanın giderek zorlaştığı bugünün konjonktüründe, “Arsadan Kat Karşılığı” modeliyle gayrimenkul yatırımını herkes için erişilebilir kılıyor.

İnşaat maliyetlerindeki artış 54 ayın en düşük seviyesine geriledi!

0
Sur Yapı

Türkiye inşaat sektörü, uzun süredir devam eden maliyet baskısından kurtulma yolunda önemli bir adım attı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan resmi verilere göre, inşaat maliyetlerindeki yıllık artış oranı Nisan ayında yüzde 22,69’a gerileyerek son 54 ayın en düşük seviyesine indi.

Bu düşüş, sektör temsilcileri tarafından umutla karşılanırken, maliyetlerdeki artış hızının önümüzdeki aylarda da yavaşlaması bekleniyor. Konu ile ilgili olarak paylaşılan detaylara göre 2025 yılının Nisan ayında malzeme fiyatlarındaki aylık artış yüzde 2,01, işçilik maliyetlerindeki artış ise yüzde 1,07 olarak gerçekleşti. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı son verilere göre yıllık bazda malzeme fiyatları yüzde 18, işçilik maliyetleri ise yüzde 31,82 oranında arttı. İnşaat maliyetlerindeki genel artışın yüzde 22,69’a gerilemesi, en son Ekim 2020’de görülen yüzde 19,49’luk oranın ardından en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.

Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman pek çok kişi tarafından merak edilen ve araştırılan konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada konut fiyatlarındaki artışın enflasyonun altında kalmasının, inşaat maliyetlerindeki düşüşle birleştiğinde müteahhitlerin kar marjını artıracağını ve yeni projelerin başlamasına teşvik edeceğini öngörüyor.

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik de konu ile ilgili çok önemli açıklamalar yaptı. Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik yaptığı açıklamada işçilik maliyetlerinin yüksekliğinin temel nedeninin kalifiye eleman eksikliği olduğunu vurguladı. 

Dubai’nin prestijli projelerinden Emirates Towers Dubai Holding, A Blok satışında rekor kırdı

0
Emirates Towers Dubai Holding Vartur Emlak CEO’su Şerif Varlı

Dubai’nin prestijli projelerinden Emirates Towers Dubai Holding, A Blok satışında rekor kırdı: 20 dakikada tüm daireler satıldı. Vartur Emlak CEO’su Şerif Varlı, yoğun talebin ardından B Blok için kayıtların başladığını açıkladı.

Son yıllarda dünyanın dört bir yanından yatırımcıların odak noktası haline gelen Dubai, gayrimenkul sektöründe sergilediği güçlü performansla dikkat çekmeye devam ediyor. Özellikle istikrarlı ekonomik yapısı, vergi avantajları, yabancı yatırımcıya yönelik yasal düzenlemeleri ve yüksek kira getirisi Dubai’yi küresel gayrimenkul pazarında ayrıcalıklı bir konuma taşıyor. 2024 yılında da yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Dubai, yeni prestij projeleriyle uluslararası yatırımcılardan yoğun talep görmeyi sürdürüyor.

Bu projelerden biri olan Emirates Towers Dubai Holding, lansman sürecinde sergilediği satış başarısıyla dikkatleri üzerine çekti. Projede geçtiğimiz haftalarda müşteri ön kayıt süreci başlatılmış ve dün itibariyle A Blok dairelerinin resmi satışı gerçekleşmişti. Vartur Emlak CEO’su Şerif Varlı, satış süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, yalnızca 20 dakika içerisinde tüm dairelerin satıldığını belirtti.

Vartur Emlak CEO’su Şerif Varlı: “20 Dakikada Tüm Daireler Satıldı”

“Bildiğiniz üzere Emirates Towers Dubai Holding projesinde birkaç hafta önce müşteri kayıtlarına başlamıştık. Dün itibariyle A Blok dairelerinin satışı açıldı ve yalnızca 20 dakika içinde tüm daireler satıldı. Bizden daire satın alan tüm müşterilerimizi tebrik ediyor, hayırlı olmasını diliyoruz. Şimdi ise bu büyük ilgi ve hızlı satışın ardından B Blok için müşteri kayıtları başlamış durumda. Eğer A Blok satışını kaçırdığınızı düşünüyorsanız ve Emirates Towers’dan daire sahibi olmayı planlıyorsanız, bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz. Süreç oldukça hızlı ilerliyor. Lansmanda son sıralarda yer alan birçok müşteri A Blok’tan daire alma şansı bulamadı. Bu nedenle ne kadar erken kayıt yaparsanız, seçim şansınız ve sıra numaranız o kadar avantajlı olacaktır.”

Dubai’de Konut Yatırımı Artık Stratejik Bir Tercih

Dubai, sadece lüks konut projeleriyle değil; aynı zamanda güçlü kira getirisi, döviz bazlı kazanç fırsatları ve yatırımcı dostu düzenlemeleriyle de öne çıkıyor. Özellikle Türk yatırımcıların son dönemde yoğun ilgi gösterdiği Dubai gayrimenkul piyasası, portföy çeşitlendirmek ve döviz bazında gelir elde etmek isteyenler için önemli bir alternatif sunuyor. Emirates Towers Dubai Holding projesi de, merkezi konumu, prestijli marka değeri ve yüksek yaşam standartlarıyla yatırımcıların güvenini kazanıyor.

Vartur Emlak, Yatırımcıları Dubai’ye Taşımaya Devam Ediyor

Dubai’deki projelere Türk yatırımcıların erişimini kolaylaştıran Vartur Emlak, uzman kadrosu ve pazar tecrübesiyle yatırımcılara hem doğru projelere yönlendirme hem de tüm satın alma süreçlerinde profesyonel danışmanlık hizmeti sunuyor. Şirket, Dubai’nin prestij projelerinde yer almak isteyen yatırımcıları yeni fırsatlar konusunda bilgilendirmeyi ve yönlendirmeyi sürdürüyor

Allianz Türkiye’den konut sigortasının önemine ilişkin değerlendirme

0
Allianz Türkiye Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen

Allianz Türkiye Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, iklim krizinin etkisiyle Türkiye’de son yıllarda deprem, yangın, sel gibi afetlerin sıklığı ve şiddetinin arttığını, bu nedenle konut sigortasının daha önemli hale geldiğini belirtti.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, hasarlara karşı geniş kapsamlı güvence sağlayan konut sigortası, doğal afet, yangın ve hırsızlık gibi durumlarda ev ve içindeki eşyaları koruyarak müşterilerine önemli fayda sağlıyor.

Allianz Türkiye, ‘Allianz Yuvam Sigortası’ ürünüyle evlerdeki yağmur suyu depolama ünitesi, su sensörü, hareket sensörü, kompost makinesi, voltaj regülatörü ve çöp öğütücü gibi birçok çevre dostu eşyayı da güvence altına alıyor. Evlerin yanı sıra iklim krizi etkilerine karşı korunmak için 2021’den bu yana Yuvam Dünya Derneği’nin çatı destekçisi konumundaki Allianz Türkiye, tüm Allianz Yuvam Sigortası sahipleri adına bu derneğe bağışta bulunuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Emrah Gökmen, konut sigortasının özellikle Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ülkelerde riskleri güvence altına almak için kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Gökmen, iklim krizinin etkisiyle Türkiye’de son yıllarda deprem, yangın, sel gibi afetlerin sıklığı ve şiddetinin arttığına değinerek, ‘Üstelik, bu tür durumlarla önümüzdeki dönemde daha fazla karşı karşıya kalmamız da gerekebilir. Hırsızlıktan tesisat arızası veya su baskınına kadar birçok istenmeyen ve beklenmedik sorunun yol açtığı maddi hasarları karşılayan konut sigortası, bu açıdan daha da önem kazanıyor.’ ifadelerini kullandı.

Türkiye’de konut sigortasına gereken önemin verilmediğine değinen Gökmen, ‘Ülkemizdeki evlerin yüzde 74’ünün konut sigortası olmadığı verisi, konut sigortası bilincinin hala olması gereken düzeyde olmadığını gösteriyor.’ değerlendirmesinde bulundu. Konut sigortasının önemine ilişkin farkındalığı artırmak hedefiyle farklı bütçelere ve ihtiyaçlara göre üç farklı plan dahilinde Yuvam Sigortası’nı müşterilerle buluşturduklarını aktaran Gökmen, şunları kaydetti: ‘Kapsamlı teminat sunan ve hayatta karşılaşabileceğimiz birçok olasılığa karşı güvence sağlayan Yuvam Sigortası, eko, ekstra ve premium paketlerinden oluşuyor. Cam kırılmasından tesisat sorunlarına, çilingir hizmetinden evcil hayvan asistans hizmetine, zengin teminat içeriğiyle öne çıkan Yuvam Sigortası’ndan, hem ev sahipleri hem de kiracılar faydalanabiliyor.’

GRED, Chelsea Botanica Anahtar Teslimi İçin İstanbul’daydı

0
GRED Kurucu Ortağı ve CEO’su Meltem Türker

İngiltere’deki pek çok önemli projeyi uzun yıllardır avantajlı fiyat ve ön alım fırsatıyla Türk yatırımcılarla buluşturan “Türkiye’nin global emlak markası GRED”, bu kez de “Chelsea Botanica” ismini verdiği projenin anahtar teslimi için İstanbul’daydı

Projenin tanıtımı için düzenlenen basın toplantısının açılış konuşmasını yapmak üzere söz alan GRED Kurucu Ortağı ve CEO’su Meltem Türker, Türk müşterileri bir kez daha İngiltere’deki avantajlı projelerle buluşturacak olmanın heyecanıyla İstanbul’da bulunduklarını dile getirerek, tıpkı geçmişteki projelerinde olduğu gibi şu an anahtarlarını teslim edeceğimiz Chelsea Botanica haricinde bu yıl teslimi yapılacak olan “One Clapham’’ ve “Queen’s Cross’’ projelerinin de yatırımcıların alırken kazanacağına dikkat çekti.