Çarşamba, Temmuz 1, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 26

Mobilya Sektörünün Geleceği, 27. İntermob Fuarı’nda Şekillenecek

0
Mobilya Sektörünün Geleceği, 27. İntermob Fuarı’nda Şekillenecek

Mobilya yan sanayi, aksesuar, orman ürünleri ve ahşap teknolojileri sektörlerinin Avrasya’daki en büyük ve en kapsamlı buluşması olan İntermob Fuarı, sektör profesyonellerini 25 – 28 Eylül 2025 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde bir araya getirecek.

RX Tüyap tarafından, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) iş birliğiyle düzenlenecek İntermob, mobilya endüstrisine yön veren en son trendleri, yenilikçi teknolojileri ve ilham veren tasarımları tek çatı altında toplamaya hazırlanıyor. Sektördeki en yeni ve yaratıcı çözümlerin sergileneceği fuar, sadece mobilya üreticileri için değil, aynı zamanda mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar ve inşaat sektörü profesyonelleri için de vazgeçilmez bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor.

130dan fazla ülkeden 40.000 ziyaretçi hedefleniyor

Her yıl küresel ölçekte yoğun ilgi gören İntermob Fuarı, bu yıl da 130’un üzerinde ülkeden 8.000’i uluslararası olmak üzere toplam 40.000 profesyonel ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyor. Özellikle Güney ve Kuzey Amerika, Avrupa, Rusya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi stratejik pazarlardan gelecek alım heyetleri ve profesyoneller, Türkiye’nin mobilya yan sanayisindeki üretim gücü ve potansiyeli için yeni iş birliği ve ihracat kapıları aralayacak. Fuar, katılımcı firmalara global pazarlardaki paylarını artırma ve yeni pazarlara açılma konusunda eşsiz fırsatlar sunacak.

RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, “Bu yıl 27. kez düzenlenecek İntermob Fuarı için heyecanımız büyük. Sektörün kalbinin attığı bu buluşmada, fuarın sunduğu deneyimi hem ticari hem de ilham verici bir boyuta taşımayı amaçlıyoruz. Yeniliklerimizin odağında, uluslararası tanıtımı daha güçlü hale getirmek, dijital pazarlama olanaklarını genişletmek ve ziyaretçilerin fuar süresince keşfedeceği yeni deneyim alanları yaratmak var. Ayrıca sürdürülebilirlik, fonksiyonellik ve inovasyon gibi üç temel ekseni ön plana çıkarıyoruz. İntermob, yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda sektörün yeni teknolojiler, çevreye duyarlı çözümler ve özgün tasarımlar için vitrini olma rolünü her edisyonda pekiştiriyor. Beklentimiz, fuarın yine sektör için hem iş geliştirme hem de vizyon geliştirme açısından son derece verimli geçmesi.” dedi.

Geniş ürün yelpazesi ve zengin içerik

450’den fazla firma ve firma temsilciğinin katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan fuarda; orman ürünleri ve ahşap malzemelerden mobilya aksesuarlarına, kimyasal malzemelerden döşemelik kumaş ve üretim ekipmanlarına kadar sektörü kapsayan geniş bir ürün yelpazesi sergilenecek. 

Geleceğin yaşam alanlarına dair yeni bir bakış açısı sunan ve sektör dinamiklerine yön veren 27. İntermob Fuarı, Türkiye’nin üretim gücünü ve tasarım vizyonunu küresel arenada bir kez daha sergilemeye hazırlanıyor.

Ege Yapı, Hasköy Yün İplik Fabrikası’nın arazine yapacağı projenin ruhsatını aldı

0
Ege Yapı, Hasköy Yün İplik Fabrikası'nın arazine yapacağı projenin ruhsatını aldı

EgeYapı Avrupa Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (EgeYapı GYO), Beyoğlu Hasköy’de geliştireceği yeni projesinin yapı ruhsatını aldı. Şirketin portföyünde önemli bir yer tutan projenin inşaatına başlanıyor.

Şehrin tarihi dokusuyla iç içe, merkezi konumda yer alan Hasköy projesi; mimari yaklaşımı, sosyal yaşam alanları ve yüksek yatırım potansiyeliyle öne çıkıyor.

Yatırımcı güvenini pekiştiren adım

Konuya ilişkin açıklamada bulunan EgeYapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş, şunları söyledi: “Hasköy projemizin yapı ruhsatını alması, portföyümüzün değerini güçlendiren ve yatırımcılarımıza uzun vadeli güven sağlayan stratejik bir adımdır. İstanbul’un merkezinde hayata geçirilen bu proje, bulunduğu bölgenin gelişimine katkı sunarken yatırımcılarımız açısından da önemli bir güven göstergesi olmuştur. EgeYapı GYO olarak, güçlü projelerle yatırımcılarımız için sürdürülebilir değer üretmeye devam ediyoruz.” Beyoğlu’nun tarihi kimliğini modern yaşam anlayışıyla buluşturan Hasköy projesi, sunduğu olanaklar, sosyal donatılar ve merkezi lokasyon avantajıyla dikkat çekiyor.

Haliç’in en güzel noktasında, Koç Müzesi’nin tam karşısında konumlanan projemiz; 40 odalı otel, 121 konut ve 5 ticari birimden oluşuyor. Tarihi dokuyla modern yaşamı buluşturan bu özel proje, yeşilliklerle çevrili iç avlusu ve organik mimarisiyle benzersiz bir yaşam alanı sunuyor. Taksim, Galata ve Beyoğlu’nun merkezine birkaç dakikalık mesafede yer alan proje, doğayla iç içe huzurlu ve ayrıcalıklı bir şehir hayatı vadediyor.

Hasköy Yün İplik Fabrikası’nın yerine inşa edilen bu özel proje, geçmişin izlerini modern yaşamla buluşturuyor. Az katlı ve organik mimarisiyle kanyon etkisi yaratan bloklar, her biri farklı bir karaktere sahip yapısıyla tekrara düşmeden özgün bir silüet oluşturuyor. İç avludaki doğal peyzaj ve sosyal alanlar, şehir yaşamının merkezinde sakinlerine nefes alma ve sosyalleşme imkânı sunuyor.

İntema’dan yeni nesil mutfak 

0
İntema, yeni nesil mutfak

Eczacıbaşı Topluluğu’nun modüler mutfak markası İntema, mutfak planlama sürecinde göz önünde bulundurulması gereken detaylara özel bir önem veriyor. Mutfak planlamasında doğru ölçülerin belirlenmesi, depolama alanlarının etkin kullanımı, ergonomi ve hareket alanı gibi kriterler hem günlük kullanım kolaylığını artırıyor hem de estetik bütünlüğü sağlıyor. Ayrıca, aydınlatma çözümleri, malzeme seçimi, kişiselleştirilebilir tasarımlar ve işlevsel detaylar mutfakta geçirilen zamanı daha keyifli ve verimli hâle getiriyor. Uzman kadrosu ve deneyimli mimar ekibiyle hizmet veren İntema, kullanıcıların yaşam tarzına uygun mutfak çözümleri sunarken, modern tasarım trendleri ile fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Böylece mutfak, sadece yemek hazırlanan bir alan değil, aynı zamanda yaşam alanının konforlu ve estetik bir parçası hâline geliyor.

İhtiyaçlara uygun kullanım alanları… 

Mutfakların yalnızca yemek pişirme alanı olmadığını birer yaşam alanı olduğunu vurgulayan İntema, mutfak tasarlama sürecinde öncelikli olarak ihtiyaçların doğru belirlenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Her zevke uygun tasarlanan çözümleriyle fark yaratan İntema, birbiriyle uyumlu malzeme ve renk kombinasyonlarından oluşan seçkisi ile müşterilerinin beklentilerine uygun mutfaklar yaratıyor. Depolamadan pişirmeye, aydınlatmadan mutfak aksesuarlarına, armatürden karoya kullanıcılarının hayalindeki mutfak için ihtiyaç duyulan tüm çözümleri sunan İntema, kullanım kolaylıkları ve avantajlarıyla bütünsel bir yaklaşım vadediyor. 

Uzman görüşünün önemi… 

Farklı ihtiyaçlar için kişiye özel olarak mutfaklar tasarlayan İntema, satış noktalarındaki mimar ve iç mimar kadrosu aracılığı ile kullanıcılarına hayal ettikleri mutfakları işin uzmanları ile birlikte tasarlama imkânı sağlıyor. Böylece farklı zevk ve stillere yönelik tasarımların yanı sıra, işlevsellik ve ergonominin de ön plana çıktığı mutfak projeleri ile İntema kullanıcıları şıklık ve konforu birlikte deneyimliyor. Portföyünde zengin aksesuar seçenekleri barındıran İntema, mutfak tasarımlarını çekici ve davetkar ögeler ile bir üst seviyeye taşırken, işlevsel ve yenilikçi çözümleriyle de fark yaratıyor. 

Doğru aydınlatma ile göz alıcı mutfaklar… 

Doğru aydınlatmanın mutfaklarda sadece konforu artırmakla kalmayıp, tasarım detaylarını ön plana çıkardığını savunan İntema, gömme LED ve spot uygulamalarıyla mutfaktaki her alanı kullanıcı tercihine göre işlevsel hâle geliyor ve mekânın atmosferini tamamen değişiyor. Bu sayede mutfaklar, zarif, sıcak ve davetkar bir ambiyansa kavuşuyor. Modern aydınlatma çözümleri ile hem şıklığı hem de fonksiyonelliği bir araya getiren İntema, mutfakta geçirilen zamanı daha keyifli ve verimli hâle getirerek evlere değer katıyor. Koleksiyonlarına özel sunduğu LED, spot, dolap içi gömme led, dış boy led, ring, raf içi ve çekmece içi aydınlatma sistemleri ile mutfaklara ışıltılı dokunuşlar eklerken; parlaklık seviyesinden ışık tonuna kadar her detayı bireysel tercihlere göre ayarlayarak ideal atmosferi yaratmayı mümkün kılıyor. 

Malzeme seçimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik… 

Yeniden üretim bilinci ile, mutfağı oluşturan her bir parçayı, değişebilir, dönüşebilir modüler bir ekosistem içerisinde yeniden var eden İntema, ürünlerini estetik ve inovatif, zamansız bir tasarım anlayışıyla geliştiriyor. Dayanıklılığı yüksek ve işlevsel mutfaklar tasarlayan İntema, uzun ömürlü ürün kullanımını teşvik ediyor. Ürünlerinde yüzde 40’a varan oranlarda geri dönüştürülmüş malzeme seçeneklerine yer veren İntema, 7 yıla varan garanti süresi ile mutfakların uzun yıllar keyifle kullanılabilmesini teşvik ediyor. 

Bina Yıkılmadan Önce Değerleme Raporu Alın

0
EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Özdil Şahin

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğiyle birlikte, kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluk. Ancak bu süreçte yapılan en büyük hata, binanın yıkımından sonra hak aramaya çalışmak. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Özdil Şahin, kentsel dönüşüm sürecinde bina yıkılmadan önce mutlaka SPK lisanslı bir değerleme şirketinden değerleme raporu alınması gerektiğini açıkladı.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği, yapı stokunun güncel deprem yönetmeliklerine uygun şekilde yenilenmesini kaçınılmaz hale getiriyor. Ancak kentsel dönüşüm yalnızca yeni binalar inşa etmekten ibaret değil; aynı zamanda eski yapılar üzerinden hak sahiplerinin adil ve şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesini ve sahip oldukları değerin korunmasını da kapsıyor. İşte bu noktada, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) lisanslı değerleme şirketleri tarafından hazırlanan teknik raporlar büyük önem taşıyor.

Bina Yıkılmadan Önce Değerleme Çalışması Yapılmalı

EVA Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Özdil Şahin, dönüşüm sürecinde bina yıkılmadan önce yapılacak değerleme çalışmalarının, mal sahiplerinin haklarını korumada kritik rol oynadığını vurguladı. Şahin, “Bina yıkıldığında, dairenizin konumu, katı, manzarası, yönü, cephe sayısı ve diğer tüm özellikleri geri dönüşü olmayacak şekilde kayboluyor. Bu nedenle değerleme süreci, yıkımdan önce mutlaka tamamlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Yıkım Öncesi Alınan Değerleme Raporları, Mal Sahiplerini Güvence Altına Alıyor

EVA Gayrimenkul Değerleme tarafından hazırlanan raporlar, dairelerin tapu ve belediyedeki onaylı mimari proje, yapı ruhsatı, iskan belgesi ve dairelerin projedeki kapalı alan bilgilerini kayıt altına alıyor. Değerleme raporları ayrıca, binadaki tüm dairelerin konum, yön, manzara ve büyüklük gibi şerefiye farklarını dikkate alarak detaylı analizler sunuyor. Bu çalışmalar sayesinde, her bir dairenin toplam yapı değeri içindeki payı belirleniyor. Böylece mal sahiplerinin yeni projede hangi daireyi hak ettikleri bilimsel temellere dayalı biçimde ortaya konulabiliyor.

Ayrıca, bu veriler müteahhit ile yapılacak pazarlıklarda, gelecekte malikler arasında oluşabilecek olası bir hukuki problem ve dava durumunda da önemli bir referans oluşturuyor.

Kentsel Dönüşümde Adil Paylaşımın Anahtarı Değerleme Raporları

Eski binanızdaki dairelerin değerleri, değerleme raporu ile belirlendikten sonra, yeni binadaki daire paylaşımı için elinizde bir önemli veri olmuş oluyor. Değerleme raporundaki veriler, yeni yapılacak binada alacağınız daire için adil paylaşıma giden yolda önemli bir referans teşkil ediyor.

Binanız Yıkılmadan Önce Harekete Geçin!

Kentsel dönüşüm sürecinde doğru zamanda alınan değerleme raporlarının, hem bireysel hem toplumsal anlamda önemli kazanımlar sağladığının altını çizen Özdil Şahin, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Dönüşüm süreci başlamadan önce hazırlanacak değerleme raporları, mal sahiplerinin hak kaybı yaşamasını önleyen kritik bir araç haline geliyor. Özellikle, binalarınız yıkılmadan önce bu raporların alınması hayati önem taşıyor. Eski yapılar yıkıldığında, dairelerin katı, konumu, cephesi, manzarası gibi detayları geri dönülemez biçimde ortadan kalkıyor. Bu veriler olmadan mülk sahiplerinin yeni projedeki haklarını savunmaları çok zorlaşır. Değerleme raporları bu noktada devreye giriyor.”

Bugün binanız yıkılmadan alacağınız bir değerleme raporu, gelecekte karşılaşabileceğiniz hukuki ve mali pek çok sorunu ortadan kaldırır. Haklarınızı belgeleyip, geleceğinizi güvence altına almak mümkün. EVA Gayrimenkul Değerleme, dönüşüm aşamasındaki binalarda yalnızca mevcut yapıların değil, mimari proje üzerinden henüz inşa edilmemiş yeni dairelerin de konum ve kot farkları göz önüne alınarak drone destekli saha analizleriyle değer tespitini yapabiliyor. Böylece hem mülk sahiplerinin hem de geliştiricilerin süreç boyunca dayanabileceği nesnel ve şeffaf bir referans noktası oluşturulmuş oluyor.

Gayrimenkul Sektörünün Referans Yayını GYODER Gösterge 10 Yaşında

0
GYODER Gösterge

Gayrimenkul sektörünün veriye dayalı en kapsamlı yayınlarından biri olan GYODER Gösterge, 10. yılında 40. sayısıyla sektörle buluştu. On yıldır, şeffaf ve kapsayıcı yayıncılık anlayışıyla sektöre ışık tutan Gösterge, makroekonomik göstergelerden piyasa verilerine, sektörel eğilimlerden uzman görüşlerine kadar geniş bir çerçevede gayrimenkul ekosistemine yön veren içerikler sunuyor. “Kentsel Dönüşümün Neresindeyiz?” dosya konusuyla yayımlanan 40. sayıda, konut satışlarının bir önceki çeyreğe göre yüzde 34 artış gösterdiği, fiyat artış eğiliminin sürdüğü, ofis, AVM ve lojistikte arz-talep dengesinin yeniden şekillendiği görülüyor. Öte yandan yabancıya satışlarda düşüş yaşanırken, kiraların baskı altında olduğu; gayrimenkul yatırım fonlarının ise büyüme ivmesini koruduğu dikkat çekiyor.

GYODER’in Ziraat GYO katkılarıyla hazırladığı GYODER Gösterge 2025/2 Raporu’na göre, 2025’in ikinci çeyreğinde Türkiye’de toplam konut satışları 2024 aynı dönemine göre yüzde 34,1, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 6,1 artarak 356.107 adede ulaştı. Bu, veri tarihindeki en yüksek ikinci çeyrek satış performansı olarak kayda geçti. En yüksek ikinci çeyrek rakamı ise 2022’de 406.335 adetle gerçekleşmişti. Satış türlerine bakıldığında, ikinci çeyrekte ilk satışlar yüzde 26,7 artışla 107.748 adede, ikinci el satışlar ise yüzde 33,7 artışla 248.359 adede çıktı. İlk satışların toplam içindeki payı yüzde 30,3’e yükseldi. Satış şekline göre değerlendirildiğinde, ipotekli satışlar yüzde 115,9 artışla 51.361 adede ulaştı. Buna karşın, toplam satışlar içindeki ipotekli satış oranı 1 puan düşerek yüzde 14,4 seviyesinde gerçekleşti.

Yabancıya satışta durağanlık

Yabancılara yönelik konut satışlarındaki gerileme eğilimi sürdü. 2025’in ikinci çeyreğinde yabancıya satış adedi 4.776 olarak sabit kaldı. Toplam içindeki pay ise yüzde 1,3’e geriledi. Faiz indirimi beklentisi, krediye erişimin kolaylaşması ve yatırımcıların gayrimenkule yönelmesi piyasadaki hareketliliği destekleyen temel unsurlar oldu.

Konut fiyatları artmaya devam ediyor

Rapora göre, konut fiyatlarındaki yukarı yönlü eğilim sürdü. Yıllık fiyat artışı ilk çeyrekte yüzde 31,8 iken, ikinci çeyrek sonunda yüzde 32,7’ye yükseldi. Böylece artış trendi üç çeyrektir devam etmiş oldu. Reel bazda fiyatlar, haziran itibarıyla yüzde 1,7 geriledi. Ankara’da reel değişim yüzde 5,3 ile pozitif kalırken, İstanbul’da yüzde 1,8, İzmir’de ise yüzde 2,4 düşüş kaydedildi. Yeni konut fiyatlarında ise sınırlı bir gerileme gözlendi. Yıllık artış oranı yüzde 33,5’ten yüzde 32,3’e düştü. Reel bazda yeni konut fiyatları, haziranda yüzde 1,9 geriledi. Türkiye’de konut birim fiyatı 39.738 TL/metrekareye ulaştı. Bu rakam İstanbul’da 63.279 TL, İzmir’de 43.963 TL, Ankara’da ise 35.674 TL olarak hesaplandı.

Ofis pazarında daralma sinyalleri

2025 yılının ilk yarısında İstanbul ofis piyasasında toplam kiralama işlemi 103.367 metrekareye ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15’lik bir düşüşe işaret ediyor. İlk çeyrekte 67.089 metrekare, ikinci çeyrekte ise 36.278 metrekare kiralama işlemi gerçekleşti. Arz ise 7,18 milyon metrekare seviyesinde sabit kaldı. Boşluk oranı yüzde 9,9 ile sınırlı bir artış göstererek durağanlığını korudu. Gerçekleşen işlemlerin yüzde 81’i metrekare yüzde 62’si adet bazında yeni kiralamalardan oluştu. Ancak yeni kiralama işlemleri metrekare bazında geçen yıla göre yüzde 23 azaldı. Bu azalma, kiracıların yüksek kira seviyeleri nedeniyle yeni alanlara geçmek yerine mevcut sözleşmelerini yenilemeyi tercih ettiğini gösteriyor. Bölgesel dağılıma bakıldığında, kiralama işlemlerinin yüzde 47’si merkezi iş alanlarında (MİA), yüzde 47’si ise Anadolu Yakası’nda gerçekleşti. Büyük metrekareli ofis alanlarının sınırlı olması nedeniyle şirketlerin daha küçük metrekareli alanlara yöneldiği gözlemleniyor. Bu eğilim, birincil kira seviyeleri üzerinde yukarı yönlü baskı yaratmaya devam ediyor.

AVM pazarında istikrarlı büyüme sürüyor

2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla Türkiye genelinde 437 alışveriş merkezi bulunuyor. Toplam kiralanabilir alan yaklaşık 13,5 milyon metrekareye ulaştı. Yıl sonuna kadar 162 bin metrekare büyüklüğünde 5 yeni AVM’nin açılması planlanıyor. Böylece 2025 sonunda toplam arzın 13,7 milyon metrekare seviyesine çıkması bekleniyor. Organize perakende yoğunluğu, Türkiye genelinde 1.000 kişi başına 158 metrekare düzeyindeyken, İstanbul 307 metrekare ile ülke ortalamasının yaklaşık iki katı yoğunlukla öne çıkıyor. Yıl sonuna kadar bu yoğunluğun Türkiye genelinde 160 metrekareye ulaşması öngörülüyor.

Lojistikte talep güçlü, arz sınırlı

İstanbul-Kocaeli ekseninde ticari amaçlı 7,5 milyon metrekare lojistik alan bulunurken, inşaat halindeki projeler yalnızca 500 bin metrekare ile sınırlı kalıyor. Bu durum kiralama hacmini etkiledi; yılın ilk yarısında kiralama işlemleri geçen yıla göre yüzde 71 azaldı ve 55.654 metrekareye geriledi. En çok kiralama yapan sektör yüzde 77 ile perakende oldu. Boşluk oranları İstanbul Avrupa’da yüzde 2, İstanbul Asya’da yüzde 1,2, Kocaeli’nde ise yüzde 1,8 seviyelerinde. Aylık birincil kira, dolar bazında 11 dolar, TL bazında ise 420 TL seviyesine ulaştı. Arzın sınırlı kalması, kira fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

Turizmde dengelenme süreci

2025’in ilk yarısında Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 azalarak 15,6 milyon kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 44,8’i İstanbul’u, yüzde 22,9’u Antalya’yı tercih etti. Ülkede toplam 873 bin odalık 21.196 işletme belgeli ve 65 bin odalık 629 yatırım belgeli tesis bulunuyor. Antalya, 288 bin oda ile en yüksek kapasiteye sahip şehir konumunda. 2025 ikinci çeyreği itibarıyla ülke genelinde ortalama doluluk oranı yüzde 38 olarak kaydedildi. STR verilerine göre doluluk oranı yüzde 58,2, ortalama oda fiyatı 110,5 Euro oldu. İstanbul’da doluluk yüzde 64,6, oda fiyatı 125,35 Euro iken; Bodrum’da doluluk yüzde 21,3’e geriledi, ancak oda fiyatı yüzde 28 artarak 258,58 Euro’ya ulaştı. Paris’te doluluk yüzde 79,2, oda fiyatı 325,60 Euro; Dubai’de doluluk yüzde 81,3, oda fiyatı ise 177,34 Euro oldu. İstanbul, dolulukta Paris ve Dubai’nin gerisinde kalsa da oda fiyatında Paris’in ardından üçüncü sırada yer aldı.

GYF pazarı büyümesini sürdürüyor

30 Haziran 2025 itibarıyla yatırım almış 244 gayrimenkul yatırım fonu bulunuyor. GYF büyüklüğü bir önceki çeyreğe göre yüzde 19,3 artarak 175,1 milyar TL’ye ulaştı. 2024’ün ikinci çeyreğiyle kıyaslandığında pazarın yıllık büyüme oranı yüzde 78,9 oldu. En fazla gayrimenkul yatırım fonu yöneten şirketler RePie, Neo, Albaraka, Nurol ve 24 Gayrimenkul olarak sıralandı.

Sektöre ayna tutan 40. sayı

GYODER Başkanı Neşecan Çekici, Gösterge’nin 40. sayısına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Her yeni sayı, sektöre ayna tutma görevimizin bir adım daha ötesine geçtiğimizi gösterdi. Bu yayın, GYODER’in bilgi üretme misyonunun taşıyıcısı oldu. Ama sadece verileri değil, bu verilerin rehberlik ettiği stratejileri, yönelimleri ve dönüşümleri de sundu. 40 sayı boyunca zamanın ruhunu verilerle anlatan bu yayının parçası olmaktan gurur duyuyorum.”

Kütahya Porselen, ‘Yeni Ufuklar’ mottosuyla İş Ortakları Zirvesi düzenledi

0
Kütahya Porselen, ‘Yeni Ufuklar’ mottosuyla İş Ortakları Zirvesi düzenledi

Dünyanın en büyük porselen üreticilerinden Kütahya Porselen, 4-7 Eylül 2025 tarihlerinde ‘Yeni Ufuklar’ mottosuyla İş Ortakları Zirvesi düzenledi. Sektöre vizyoner bir bakış açısı sunan dev zirve ile Kütahya Porselen, yurt içi ve dışından yaklaşık 500 iş ortağı ile buluştu. Kütahya Valisi Musa Işın’ın da katıldığı ve çeşitli ticari görüşmeler ile showroom ziyaretlerine ev sahipliği yapan zirvede Kütahya Porselen’in bu yılki önemli faaliyetleri, yeni projeleri ve grup yatırımlarına ilişkin gelişmeler iş ortaklarıyla paylaşıldı

Bu yıl 7. kez düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde 2024 yılı performansıyla ‘En fazla ihracat yapan’ ve ‘İhracatını oransal ve mutlak olarak en çok artıran’ firma kategorilerinde birinciliğe layık görülen Kütahya Porselen; sektördeki gelişmeleri, faaliyet raporunu ve geleceğe ilişkin beklentilerini paylaşmak amacıyla NG Sapanca Otel’de 4-7 Eylül 2025 tarihlerinde ‘Yeni Ufuklar’ mottosuyla İş Ortakları Zirvesi düzenledi. 

Yurt içi ve dışından yaklaşık 500 iş ortağı katıldı 

Porselen sektörüne vizyoner bir bakış açısı sunan, ticari görüşmelerin ve showroom ziyaretlerinin gerçekleştirildiği zirve, Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından 500’e yakın iş ortağını bir araya getirdi. Zirveye NG Kurucu Başkanı Nafi Güral, NG Eğitim Vakfı Başkanı Gülsüm Güral, NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli ve Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gülden Güral katılırken, Kütahya Valisi Musa Işın da protokolde yer alan önemli isimlerden biri oldu. 

Işın: “Kütahya Porselen artık bir dünya markası haline geldi”

Kütahya Valisi Musa Işın, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada; şirketlerin marka değerinin önemine değinerek Türk sanayisinin duayenlerinden NG Kurucu Başkanı Nafi Güral’ın vizyoner bir lider olarak kente ve ülkemize sağladığı katkıları anlattı. Işın, “Kütahya Porselen sadece Kütahya’ya has bir marka değildir. Türkiye markası da değildir, artık bir dünya markası haline gelmiştir. İş adamları, kendileri için çalışmıyor, toplum için çalışıyor. Ekonomik değer yaratıyor, katma değer yaratıyor, istihdam yaratıyor, iş gücü üretiyor. Toplum için üretiyorlar. İşin hakikati budur” değerlendirmesini yaptı. 

Güral: “Sektörümüz ne kadar güçlü olursa, memleketimizi o kadar geliştirmiş oluruz”

Sunucu Melda Yücel Kocaalp moderatörlüğünde gerçekleşen zirvede iş ortaklarına önemli mesajlar veren NG Kurucu Başkanı Nafi Güral,; NG Ailesi’nin bugün, farklı şehirleri, insanları, sektörleri birbirine bağlayan çok sağlam ve güçlü bir köprü olduğunu vurguladı. Güral, “İş hayatımın 50’nci yılındayım, 2011 yılında bütün sorumlulukları, görevleri çocuklarıma devrettim. Onlar benden daha başarılı bir şekilde iş ortaklarımızla, çalışanlarımızla, profesyonellerimizle bir araya gelerek süreçleri taçlandırıyorlar” dedi. Başarının temelinde aile bağı olduğunu kaydeden Güral, iş ortaklarına şu tavsiyelerde bulundu: “Aile bağlarınızı sıkı tutun. Bağlarınız ne kadar güçlü olursa, işleriniz o kadar güçlü olur. İşinizi geliştirin. Sektörünüzde çalışanlar rakibiniz değildir, sektörü beraberce paylaştığınız paydaşlarınızdır. Sektörümüz ne kadar güçlü olursa, hep beraber gelişirsek, memleketimizi de o kadar geliştirmiş oluruz.”

Sürmeli: “Sadece ürün değil, değer ve birliktelik üretiyoruz”

Konuşmasında iş ortakları ile kendilerini daha güçlü hissettiklerini ve zirvede geleceği birlikte inşa etmek için toplandıklarını ifade eden Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, “Artık sadece ürün değil, iş ortaklarımızla birlikte değer ve birliktelik üretiyoruz. Tasarım ve inovasyon, hayatta kalmanın ilk şartı. Üretim ise bizim DNA’mızın en güçlü parçası. Milyonlarca porseleni üretiyoruz ama her tabakta sadece bir desen değil, bir hikaye, bir ruh ve yüzlerce arkadaşımızın alın terini saklıyoruz. Rakiplerimiz üretimlerini dünyanın dört bir yanında başka ellere teslim etmiş olabilirler. Ama biz üretimden hiçbir zaman için vazgeçmedik. Üstelik tasarım, kalite ve sürdürülebilirlikte kendimizi ispatladık ve öne geçtik. Uluslararası tasarım atölyelerinden aldığınız ödüller, gururumuzu taçlandırdı” diye konuştu. 

Yılmaz: “ABD’deki depo projeleriyle ihracatta atağa kalkma dönemindeyiz!”

Zirveyi sadece bir iş toplantısı olarak değil ‘büyük bir ailenin yeniden kavuşması’ olarak tanımlayan Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Tanzer Polat Yılmaz ise “Bu başarıda sahada markamızı gururla temsil eden iş ortaklarımızın payı çok büyük” dedi.

Kütahya Porselen’in bu yıla dair önemli faaliyetlerini ve grup yatırımlarına ilişkin gelişmeleri paylaşan Yılmaz, ABD’nin Florida eyaletindeki Miami’de ve Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Nürnberg’de iki dış depo kurulumunu tamamladıklarını, ABD’deki fırsatları değerlendirmek üzere bölgenin büyük distribütörleri ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti. Yılmaz, “İhracat ekibimiz, Suudi Arabistan, Fas, Polonya, Almanya, Çekya, Bulgaristan, Rusya, Brezilya, Meksika, ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne iş seyahatleri gerçekleştirdi. Çin’de Canton Fuarı, Chicago’da NRA Show fuarı, Türkiye’de ise EVSİD ve Hostech fuarlarına katıldık. Tüm bu çalışmalarla hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlardaki iş birliklerimizi güçlendirdik. E-ihracatta da yoğun bir şekilde ilerliyoruz” diye konuştu. 

“Türkiye’nin en büyük seramik fabrikası yatırımına imza atıyoruz”

Sevkiyat hızı ve teknoloji yatırımları ile müşteri ihtiyaçlarını en etkin şekilde karşıladıklarını hatırlatan Yılmaz, grup yatırımlarına da değindi. Tanzer Polat Yılmaz, “Bunlardan biri, toplam 130 bin metrekarelik kapalı alanıyla ilk etabı 15 Aralık 2025’te tamamlanarak hizmete açılacak 30 Ağustos Seramik Fabrikamız. Bunun yanı sıra, 100. Yıl Fabrikaları bünyesinde yürüttüğümüz ilave, renovasyon ve kapasite artışı tevzi yatırımı da devam ediyor. Bu yatırımımızı ise Ekim 2025’te devreye alacağız. Tüm bu çalışmalar tamamlandığında fabrikamız, yıllık 100 milyon metrekarelik üretim kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük üretim gücüne sahip seramik fabrikası olacak” diye konuştu.  

“GES yatırımımıza bu yıl yeni çevreci geri kazanım projeleri ekledik”

Kurumsal karbon ayak izini hesaplayarak yeni çevreci tasarruf projeleri başlattıklarını kaydeden Yılmaz, “Bu yıl devreye aldığımız Güneş Enerjisi Santrali ile yıllık 6,4 milyon kWh temiz enerji üreterek enerji ihtiyacımızın yüzde 30’unu karşıladık. Aynı zamanda, yüzde 75 geri dönüştürülmüş malzemeden ürettiğimiz Green Route serisi ile hammadde, üretim ve nakliye süreçlerinde karbon salınımımızı yüzde 51’e varan oranda düşürüyoruz” diye konuştu. 

Bu yıl hayata geçirdikleri tasarruf projeleri ile ilgili de bilgi veren Tanzer Polat Yılmaz, şöyle devam etti: “RE-HEAT 360 Isı Geri Kazanım Projesi ile üretim süreçlerinden açığa çıkan atık ısı kullanımı ile; yemek hazırlama, bina ısıtması, soyunma odaları ve dökümhane kurutma gibi alanlarda, yıllık 88.300 m³ doğalgaz tasarrufu sağlayıp, yaklaşık 170 ton karbon salımını önledik. Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Responsible Programı kapsamında ise ihracatçı firmaların Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamalarını desteklemek amacıyla sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm süreçlerine dâhil olduk. Yapay zekayı ile üretim ve planlama süreçlerinin optimize edilmesine yönelik çalışmalarımızı bitirme aşamasına geldik. Yapılacak testlerin ardından, kendi sektörümüzde yapay zekayı bu kadar yaygın olarak kullanan ilk marka olma özelliğini kazanmış olacağız.”

Zirvenin gala gecesi keyifli bir konserle taçlandı

İş görüşmelerinin yapıldığı ve showroomların ziyaret edildiği ‘Yeni Ufuklar – İş Ortakları Zirvesi’ programı, unutulmaz bir gala gecesine de ev sahipliği yaptı. Etkinlikte ünlü sanatçı Gökhan Tepe’nin verdiği konserle katılımcılar, keyifli bir akşam geçirdi. 

Fuzul, Yılın İlk Yarısında Kaydettiği Rekor Büyüme ile Türkiye Ekonomisine Güç Kattı

0
Fuzul, Yılın İlk Yarısında Kaydettiği Rekor Büyüme ile Türkiye Ekonomisine Güç Kattı

Yılın ilk 6 ayında sisteme katılan yeni müşteri sayısında yüzde 169 artış kaydeden Fuzul, aktif sözleşme tutarını 270 milyar TL’ye taşıdı. Bu yılın ilk yarısında gerçekleştirdiği yaklaşık 35.000 adet teslimatla on binlerce insanın gelecek planlarını gerçeğe dönüştüren Fuzul, güçlü finansal sonuçları ve toplumsal katkısıyla Türkiye ekonomisine güç katıyor.

Tasarruf finansman sektörünün öncüsü Fuzul, 2025 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Bu dönemde Fuzul’ün sunduğu faizsiz modele olan ilgi artarken, şirket yeni müşteri sayısını bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,7 kat artırdı. Yılın ilk altı ayında teslimat sayısını bir önceki yıla göre yüzde 277 artırarak yaklaşık 35 bin adet konut ve araç teslimi gerçekleştiren Fuzul, on binlerce kişinin gelecek planlarına ulaşmasına aracılık etti.

Finansal Büyümenin Ardındaki Dinamizm

Fuzul, 2025’in ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla rekor bir büyüme ivmesi yakaladı. Yalnızca altı ayda sisteme katılan yeni müşteri sayısı, yüzde 169’luk bir büyümeye denk gelen yaklaşık 2,7 katlık bir artışla yaklaşık 35 bin’den 90 bine yükseldi. Bu dikkat çekici ivme, Fuzul’ün toplam müşteri portföyüne de doğrudan yansıdı. 2024 sonunda 162.854 olan aktif müşteri sayısı, 2025’in ilk yarısı itibariyle 241.093’e ulaşarak Fuzul modeline gösterilen ilginin ne denli güçlü olduğunu gösterdi. 

Fuzul’ün finansal gücünü yansıtan en önemli verilerden biri ise aktif sözleşme tutarı oldu. 2024 sonunda 145,5 milyar TL olan aktif sözleşme tutarı, 2025’in ilk yarısında 269,4 milyar TL’ye yükselerek daha şimdiden önemli bir artış gösterdi.

Yılın ilk yarısında elde ettikleri güçlü sonuçları değerlendiren Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, “2025’in ilk yarısında elde ettiğimiz bu güçlü sonuçlar, Türkiye’de tasarrufa dayalı finansman modeline olan ihtiyacın ve güvenin ne denli arttığını gösteriyor. Türkiye’nin dört bir yanında şubeleşme faaliyetlerimize hız verdiğimiz ve ülke genelinde müşteri portföyümüzü farklı segmentlerde genişlettiğimiz bu dönemde, on binlerce vatandaşımızın daha ev ve araç hedeflerine faizsiz, peşinatsız ve kefilsiz çözümlerle ulaşmasına aracılık ettik. Yılın geri kalanında da aynı kararlılıkla çalışarak daha fazla insanın gelecek planlarını gerçeğe dönüştürmesini sağlamaya devam edeceğiz.” dedi.

Rakamların Ötesindeki Gerçek Etki

Faizsiz, peşinatsız ve kefilsiz bir model sunarak bireylerin kendi birikimleriyle konut veya araç sahibi olmalarını kolaylaştıran Fuzul’ün başarısı, sadece finansal büyüme verileriyle sınırlı değil. Bu verilerin ardında, Fuzul’e duyulan güvenle gelecek planları yapan on binlerce insanın hikâyesi yatıyor. 2025’in ilk yarısında 35 bine yakın konut ve araç teslim eden Fuzul, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla teslimat sayısını yüzde 277, teslimat tutarını ise yüzde 477 gibi dikkat çekici bir oranda artırma başarısı gösterdi. Şirket, bu teslimatlarla yılın ilk altı ayında toplam 29,14 milyar TL değerinde ev ve araç finansmanına aracılık etmiş oldu.

Geleceğe Yönelik Beklentiler

2025 yılının ilk yarısında elde edilen bu güçlü büyüme ivmesi, Fuzul’ün yıl sonu beklentilerini de olumlu etkiledi. Şirketin yakaladığı bu ivme, daha yılın ilk yarısında 2024’ün toplam yeni müşteri sayısının yüzde 95,9’una ulaşılmasını sağladı. Mevcut büyüme trendinin korunması hâlinde, yıl sonunda yeni müşteri sayısının 200 bine ulaşması ve 2024 yılı toplam müşteri sayısına göre yaklaşık yüzde 92’lik bir artış yaşanması bekleniyor. Türkiye’nin ekonomik büyüme yolculuğunda üstlendiği bu öncü rolü sürdürmeye kararlı olan Fuzul, yeni finansman çözümleriyle her geçen gün daha fazla insanın gelecek planlarını güvenle hayata geçirmesine olanak tanıyor.

AS Yapı’dan Doğanın Kalbinde Butik Bir Yaşam Alanı; AS Uskumruköy

0
AS Yapı’dan Doğanın Kalbinde Butik Bir Yaşam Alanı; AS Uskumruköy

Konut sahibi olmak isteyenlerin bütünsel yaşam konforunu dikkate alarak güvenli yapılar inşa eden AS Yapı, Belgrad Ormanı’nın yanı başında, denize dakikalar mesafedeki Sarıyer’de hayata geçirdiği AS Uskumruköy projesinde 3+1, 4+1 ve 5+1 villa seçenekleriyle %50 peşinat ve 12 aya varan taksit imkânı sunuyor.

İstanbul’un kalbi Belgrad Ormanı’nın yanı başında, denize yalnızca birkaç dakika uzaklıkta olan Uskumruköy’de yepyeni bir yaşam başlıyor. AS Yapı, doğanın huzurunu modern mimariyle buluşturan AS Uskumruköy projesiyle sakinliği, güvenliği ve prestiji bir araya getiriyor.

Seçkin Villalarda Huzur ve Konfor

AS Uskumruköy, 8 bin metrekarelik bir arsa üzerinde yalnızca 20 özel butik villadan oluşuyor. Villalar, 174 – 250 metrekare arasında değişen alanlarıyla 3+1, 4+1 ve 5+1 seçenekleriyle hem geniş ve ferah iç mekanlar hem de yüksek mahremiyet sağlayan özel bahçeler sunuyor. Villalar, dileyenler için shell & core teslim alınarak kişisel zevke göre düzenlenebiliyor, isteyenler ise proje kapsamında sunulan mimari dekorasyon çözümlerinden faydalanabiliyor.

Yaşam alanları, 7/24 güvenlik, kameralı giriş, ortak ve villa bazlı otopark, elektrikli araç şarj istasyonları, çocuk oyun alanları ve yürüyüş yolları ile donatılmış bir proje olarak dikkat çeken AS Uskumruköy, konforlu bir yaşam için ideal bir seçenek yaratıyor. İstanbul’un en sağlam zemin yapısına sahip bölgelerinden birinde yükselen proje, aileler için güvenli ve huzurlu bir yaşam imkânı sağlıyor.

%50 Peşinat, Kalan Tutar için 12 Aya Kadar Taksit İmkanı

AS Uskumruköy, villa sahibi olmak isteyenler için esnek ve avantajlı ödeme seçenekleri ile öne çıkıyor. Projede, ödemeler tamamen peşin yapılabileceği gibi %50 peşinat vererek kalan tutar için 12 aya kadar firma bünyesinde taksit imkânı da bulunuyor. Bu sayede hem yatırım amaçlı alım yapmak isteyenler hem de oturum için ev sahibi olmayı planlayan aileler, bütçelerine en uygun ödeme planını kolayca oluşturabiliyor.

Yatırım ve Oturum İçin İdeal

Oturum amacıyla özellikle ailelerin tercih ettiği AS Uskumruköy, hem yaşam kalitesi hem de uzun vadeli değer artışıyla öne çıkan bir proje olarak konumlanıyor.

AS Uskumruköy, sahile sadece 1 dakika, Sarıyer–Kilyos Tüneli’ne 10 dakika, Maslak ve Levent’e 20 dakika ve İstanbul Havalimanı’na 25 dakika uzaklıkta yer alıyor.

İnşaat sektörü kadın liderliğiyle yükseliyor

0
İnşaat sektörü kadın liderliğiyle yükseliyor

Kadınların ilham veren kariyer hikâyeleri ve inşaat sektöründe fırsat eşitliğini artırmaya yönelik iyi uygulama örneklerinin paylaşılacağı “İnşa Eden Kadınlar Zirvesi” 23 Eylül 2025’te İstanbul Finans Merkezi Ziraat Kuleleri Oditoryumu’nda gerçekleşecek. Zirve, inşaat ve mühendislik sektörlerinde kadınların liderliğini ve sektörel dönüşümdeki etkisini görünür kılmayı amaçlıyor.

İnşaat sektöründe kadınların artan rolü, yalnızca toplumsal eşitliğin bir göstergesi değil; aynı zamanda sürdürülebilir, yenilikçi ve kapsayıcı bir geleceğin de yapı taşı haline geliyor. Erkek egemen yapısıyla bilinen inşaat, mimarlık ve mühendislik gibi alanlarda artık kadın profesyoneller sadece sahada değil, karar alma mekanizmalarında da söz sahibi. Bu değişim, sektörel başarıyı artırırken genç kadınlara ilham veren bir örnek oluşturuyor. İnşaat sektöründe 123 yıllık güçlü bir deneyime sahip olan ve Türkiye’de inşaat projelerine proje yönetim danışmanlığı hizmeti veren Turner’ın destekçileri arasında yer aldığı “İnşa Eden Kadınlar Zirvesi” de bu dönüşümün altını çizen güçlü bir buluşma noktası olacak.

Stratejik karar mekanizmalarında eşit temsiliyet ve sürdürülebilir kalkınmanın inşasında kadının gücü gibi konuların masaya yatırılacağı “İnşa Eden Kadınlar Zirvesi” inşaat, mimarlık ve mühendislik alanlarında faaliyet gösteren kadın profesyonelleri bir araya getirerek sektörün geleceğini daha kapsayıcı ve adil bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Zirve; sadece sahadaki kadın emeğini değil, yönetimdeki kadın aklını da ön plana çıkarıyor. 

“Kadınların güçlenmesini önceliğimiz olarak görüyoruz”

Zirvenin ana sponsoru olan ve sektördeki kadın çalışan oranıyla kadınların iş hayatında ve yönetim pozisyonlarında güçlenmesini destekleyen inşaat sektöründe 123 yıllık güçlü bir geçmişe sahip olan Turner, Türkiye’deki güçlü kadın kadrosuyla, global inşaat sektöründe eşitlikçi iş modelleriyle tanınıyor. Turner İdari İşlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi (Chief Administrative Officer) Lisa Ballantyne, etkinliğin açılışında gerçekleştireceği konuşmasında, bu konuya referansla dünyadaki Turner projelerinde kadın liderliğin yükselişine ve çeşitlilik politikalarına değinen bir konuşma yapacak.

Turner Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İlayda Öner Mermerbaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek olan “Kadın Liderlerle Dönüşen Sektörler” oturumunda ise, sektörün geleceğine yön veren vizyoner kadınlar ilham veren hikayelerini paylaşacak. İlayda Öner Mermerbaş inşaat sektörünün uzun yıllar boyunca erkek egemen bir alan olarak görülse de bugün değişimin bizzat sahada, ofiste ve karar mekanizmalarında hissedildiğini belirterek şunları söyledi: “Globalde 60., Türkiye’de ise 25. yılını kutlayan bir şirket olarak, kadın profesyonellerin teknik uzmanlıkları, vizyonları ve liderlik yetkinlikleriyle sektöre kattığı değerin altını çizmek, bu dönüşüm yolculuğunun en değerli adımlarından biri. Turner olarak yalnızca kendi organizasyon yapımızda değil, katkı sağladığımız projelerde de kadınların güçlenmesini desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu yaklaşımımız, şirketimizdeki kadın çalışan oranlarına da somut biçimde yansıyor; yönetim kadroları dâhil olmak üzere sektörde kadın temsiliyetinde %30’un üzerinde dikkat çeken bir oranla öne çıkıyoruz. Destekçileri arasında yer aldığımız İnşa Eden Kadınlar Zirvesi ise bu vizyonumuzu yansıtan güçlü bir platform olmasının yanı sıra sadece bugünün değil, geleceğin lider kadınlarını da sahneye taşıyacak kıymetli bir adımdır.”

İlayda Öner Mermerbaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek olan “Kadın Liderlerle Dönüşen Sektörler” oturumunda Arup Türkiye Genel Müdürü Tülay Hatırnaz, Dar Mühendislik ve Müşavirlik Genel Müdürü Maral Mitilyan, Çimsa’dan İK ve Sürdürülebilirlik GMY’si Tuğba Çörtelekoğlu ve MA Architects Kurucusu Melike Altınışık da konuşmacı olarak yer alacak.

Yönetimde Mühendis Kadınlar, İnşaatta Kadını Destekleyenler, Kadın Liderlerle Dönüşen Sektörler ve İnşaata Kadın Yetiştirenler gibi oturum başlıklarının konuşulacağı zirvede sektör profesyonelleri, kamu kurumu çalışanları, STK temsilcileri, akademisyenler ve genç mühendis adayları bir araya gelerek kadınların ilham veren kariyer hikâyelerini dinleyecek, sektörde fırsat eşitliğini artırmaya yönelik iyi uygulama örnekleriyle tanışacak

İnşaat sektörü büyümenin lokomotifi olmaya devam ediyor

0
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren

TÜİK’in açıkladığı 2025 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, “Ülke ekonomimizin yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,8 büyüyerek, ilk çeyreğe göre ivmesini artırması tüm iş dünyası için sevindiricidir. Bu büyümeye yüzde 10,9 ile en yüksek katma değeri inşaat sektörü sağlayarak, büyümenin lokomotifi olmaya devam etmiştir” dedi.

İnşaat sektörünün çatı kuruluşu olan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2025 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamlarını yazılı bir açıklama ile değerlendirdi:

“Ülke ekonomimiz uygulanan politikalar ile temkinli bir soğumadan, doğal büyüme ivmesi olan yüzde 5’e tekrar yaklaşmıştır. Ülke ekonomimizin yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,8 büyüyerek, ilk çeyreğe göre ivmesini artırması tüm iş dünyası için sevindiricidir. Bu büyümeye yüzde 10,9 ile en yüksek katma değeri inşaat sektörü sağlayarak, büyümenin lokomotifi olmaya devam etmiştir. Sektörümüz ülke ekonomisinin iki katından daha fazla büyümüştür. Bu güçlü büyüme, hem sektörün toparlanma sürecinin hızlandığını hem de yatırımların yeniden canlandığını göstermektedir. Özellikle gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki %8,8’lik artış, inşaat yatırımlarının yanı sıra makine-teçhizat yatırımlarında da hareketliliğe işaret etmektedir. Bununla birlikte, geçmiş dönemlerde olağanüstü yavaşlayan kamu yatırımlarındaki nispi canlanmanın baz etkisiyle yüksek oranlı bir artış olarak yansıdığı da dikkate alınmalıdır.

Bu veriler, ekonomide yatırım iştahının arttığını ve inşaat sektörünün bu sürecin önemli bir taşıyıcısı olduğunu göstermektedir. Jeopolitik gerginlikler, finansal sıkılaşma politikaları ve artan maliyetler inşaat sektörü paydaşlarının temkinli hareket etmesine neden olmasına karşın, yurt içinde deprem bölgesindeki yeniden imar faaliyetleri ve büyükşehirlerde yürütülen kentsel dönüşüm projeleri üretim ve istihdam açısından sektöre katkı sağlamıştır. 

Harcama yöntemiyle bakıldığında; hanehalkı tüketim harcamalarının %5,1 artması, konut talebi dahil olmak üzere özel tüketim kaynaklı inşaat faaliyetlerini destekleyici bir unsur olarak değerlendirilebilir. Devletin nihai tüketim harcamalarının %5,2 azalması, kamu tarafında cari harcamalarda tasarruf eğilimini ortaya koymaktadır. Buna karşın, kamu yatırımlarının devam ettiğini ve özellikle bina dışı inşaat faaliyetlerindeki artışın kamu projeleri kaynaklı olduğunu söylemek mümkündür. Sonuç olarak, 2025’in ikinci çeyreğinde inşaat sektörü, GSYH büyümesinin çok üzerinde bir performans sergileyerek ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Yatırımlardaki artış, sektörün hem iç talep hem de kamu yatırımlarıyla desteklendiğini, büyümenin önümüzdeki dönemde de sürebileceğini göstermektedir.”