Perşembe, Temmuz 2, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 14

Luxera GYO, NEW ERA 2030 Vizyonuyla 2026’da 4 Yeni Projeye Başlıyor

0
Luxera GYO, NEW ERA 2030 Vizyonuyla 2026’da 4 Yeni Projeye Başlıyor

2024 yılında gayrimenkul yatırım ortaklığı dönüşümünü tamamlayarak yepyeni bir döneme adım atan Luxera GYO, uzun vadeli hedef ve planlarını “NEW ERA 2030” vizyonu altında topladı. Şirket, NEW ERA 2030 vizyonu doğrultusunda 2026’da İstanbul’da dört yeni projeye başlayacak. NEW ERA 2030 vizyonunun temelinde inovasyon kavramının bulunduğunu söyleyen Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “Gelecek dönemde sadece yapı teknolojilerinde değil, tasarımdan satışa müşteri deneyimden kaynak kullanımına kadar tüm iş süreçlerimizde inovatif bir yaklaşım sergileyeceğiz. Bu yaklaşımımızla şirketimizin yanı sıra sektörümüzün de teknolojik gelişimine önemli bir katkı sunacağımızı düşünüyoruz” dedi.

2026’da ikisi Anadolu Yakası’nda, ikisi Avrupa Yakası’nda olmak üzere İstanbul’da dört yeni projeye başlamayı planlayan Luxera GYO, bu projelerden ilki olan Luxera Topkapı’yı ve NEW ERA 2030 vizyonunu tanıttı.

Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, 2015 yılında kurulan Luxera’nın 2024 yılında tamamladığı GYO dönüşümüyle birlikte yepyeni bir döneme adım attığını belirterek “Artık sadece proje geliştiren bir şirket değiliz. Şeffaf ve sürdürülebilir bir büyüme modeliyle hareket eden, sektörde dönüşümü başlatan bir markayız” dedi. Luxera olarak ilk günden bu yana insanların kendini iyi hissettiği, huzurlu ve düzenli yaşam alanları üretme amacıyla hareket ettiklerini söyleyen Taş, “Geride tamamlanan projeler, mutlu aileler, büyüyen bir topluluk var. Bu bizi gururlandırıyor” diye konuştu.

2026’da 4 yeni projeye başlayacak

NEW ERA 2030 vizyonu doğrultusunda her yıl 4 proje gerçekleştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Ramazan Taş “Yaşam kalitesini yükselten, modern, insan odaklı projeler üretme anlayışıyla hareket edeceğiz. Aynı zamanda sektörde standartları yukarı taşıyan bir dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz. Daha yakın projeksiyonda çok daha somut hedeflerimiz var. 2026 yılında İstanbul’da dört yeni projeye başlayacağız. İkisi Anadolu Yakası’nda, ikisi Avrupa Yakası’nda olacak. Bu projeler bizim için sadece büyüme değil, daha geniş bir kitleye dokunabilmek için atılan stratejik adımlardır” açıklamasında bulundu.

NEW ERA 2030 vizyonu ile Luxera GYO için çok güçlü bir yol haritası oluşturduklarını dile getiren Taş, “Bu yolu, ekip arkadaşlarımız, iş ortaklarımız, yatırımcılarımız ve bize güvenen tüm paydaşlarımızla birlikte yürüyeceğiz.  NEW ERA 2030’u birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Vizyonun temeli inovasyon

NEW ERA 2030 vizyonunun temelinde inovasyon kavramının bulunduğuna dikkat çeken Ramazan Taş, şunları söyledi:

“Gelecek dönemde sadece yapı teknolojilerinde değil, tasarımdan satışa müşteri deneyiminden kaynak kullanımına kadar tüm iş süreçlerimizde inovatif bir yaklaşım sergileyeceğiz. İnovasyon bizim için, daha sağlam yapılar, daha akıllı şantiye yönetimi, daha düşük yaşam maliyetleri, dijitalleştirilmiş müşteri deneyimi, yapay zeka destekli planlama, BIM ve dijital ikiz çözümleriyle kestirilebilir ve verimli süreçler anlamına geliyor. Yani inovasyon, sadece projelerimizde değil, bütün iş modelimizin merkezinde. Projelerimizi geliştirirken bilimsel araştırmalar ve veri analizleriyle çalışarak, 30 yıl sonraki yaşam fonksiyonunu bugünden planlanıyoruz. Demografik değişimleri ve nüfus hareketlerini bilimsel verilerle analiz ediyoruz. Geleceğin ihtiyaçlarına şimdiden cevap verebilecek esneklikte, sürdürülebilir projeler ortaya çıkarıyoruz. Bu yaklaşımımızla şirketimizin yanı sıra sektörümüzün de teknolojik gelişimine önemli bir katkı sunacağımızı düşünüyoruz.”

Doğru lokasyon, doğru proje, doğru kitle

Luxera’nın gelecek vizyonunda önemli yer tutan konulardan birinin de ‘Doğru lokasyon, doğru proje, doğru kitle’ anlayışı olduğunu belirten Taş, “Bugün gayrimenkulde en büyük sorun, arz ile talebin tam olarak buluşamaması. Biz bu yüzden her projeye veriyle, analizle ve insan içgörüsü ile başlıyoruz. Doğru lokasyon, doğru ihtiyaç, doğru fiyat dengesi… Aslında bizim temel işimiz bu. Çünkü bir eve bakarken insanlar sadece duvar görmez. Yaşamlarını, düzenlerini, yarınlarını görürler. Biz de tam olarak bunu tasarlıyoruz. Ayrıca İstanbul’un ciddi bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Biz bu dönüşümü sadece fiziksel bir yenileme olarak değil, bir yaşam iyileştirme süreci olarak görüyor, önümüzdeki dönemde yeni vizyonumuzla kentsel dönüşüm projelerinde aktif rol almayı planlıyoruz” şeklinde konuştu.

Aidatları düşüren teknoloji

Tüm bu inovatif hamlelerin akıllı bir kaynak kullanım politikasıyla desteklenmesi gerektiğini de vurgulayan Ramazan Taş, “Bunun için de sürdürülebilirlik anlayışı oldukça önemli. Ancak biz sürdürülebilirliği sadece çevre duyarlılığı olarak görmüyoruz. Bize göre sürdürülebilirlik demek, yaşam maliyetlerini azaltan, örneğin aidatları düşüren planlamaları daha proje başlangıcında yapmak demek. Bize göre sürdürülebilirlik, enerji tasarrufu, uzun ömürlü malzemeler, akıllı sistemlerle verimlilik ve yüksek yaşam kalitesi demek. Yani insanların hayatına dokunan, konfor sağlayan bu yaklaşım, projelerimizin tamamında uyguladığımız bir standart” açıklamasında bulundu.

“Tasarımda fark yaratıyoruz”

Ramazan Taş, Luxera Topkapı projesinin ise NEW ERA 2030 vizyonunun somut bir örneği olduğunu belirterek “Bu projede modern mimari yaklaşımımızla tasarımda fark yaratıyor, estetikle fonksiyonelliği buluşturuyoruz” dedi. Luxera Topkapı’da her detayda zarafeti, ferahlığı ve kullanıcı deneyimini ön plana çıkarmayı amaçladıklarını vurgulyan Taş, şunları söyledi:

“Projemiz, modern tasarımlı evlerinin yanı sıra merkezi konumu ve geniş sosyal olanaklarıyla da şehir yaşamının tüm ihtiyaçlarına cevap verecek. Bölgedeki üniversitelere, hastanelere, parklara, alışveriş merkezlerine yürüme mesafesinde yer alan Luxera Topkapı’nın bu özelliğiyle bölgede çalışan genç beyaz yaka çalışanlar, sağlık sektörü profesyonelleri, üniversite öğrencileri ve akademisyenler tarafından ilgi göreceğine inanıyoruz. Bununla birlikte 2+1 daire seçenekleriyle yeni evli ve çekirdek aileler için ideal yaşam alanı sunan Luxera Topkapı, ofis katları ve home-office yaşam tarzına uygun daireleriyle reklam, medya, yazılım, mimarlık gibi alanlarda çalışanların hem yaşam hem de çalışma ortamı olacak.”

Yüksek kira potansiyeli

Luxera Topkapı, şehrin merkezindeki konumuyla kazançlı bir yatırım arayanlar için de ideal bir fırsat sunuyor. Topkapı ve çevresindeki iş merkezleri, üniversiteler ve hastaneler, bölgede ciddi bir kiralık konut talebi oluşturuyor. Bu yoğun talep, özellikle 1+1 ve 2+1 gibi fonksiyonel metrekareye sahip dairelerin yüksek ve sürdürülebilir kira geliri sağlamasına olanak tanıyor. Kompakt yapılı bu evler, kısa ve uzun dönemli kiralama seçenekleriyle yatırımcılara çok yönlü bir kazanç modeli vadediyor.

1+1 ve 2+1 daire seçenekleri

5 bin 500 metrekare arsa üzerinde 13 katlı iki blok halinde tasarlanan projede, 256 bağımsız bölümden oluşan konut ve ofisin yanında cadde mağazaları da yer alıyor.

 53,5 metrekarelik 1+1 ile 80 ve 105 metrekarelik 2+1 dairelerin yer alacağı Luxera Topkapı 2027 yılı sonunda teslim edilmesi planlanıyor. Toplam 31 bin metrekare inşaat alanına sahip olacak Luxera Topkapı’da, 2 bin 500 metrekarelik peyzaj alanı bulunuyor. Projenin kapalı sosyal tesisleri içinde ise kapalı havuz, fitness salonu, sauna, Türk hamamı ve buhar odası gibi donatılara yer veriliyor.

İstanbul’un her yanına kolay ulaşım avantajı

Zeytinburnu, Davutpaşa Caddesi üzerindeki merkezi konumuyla İstanbul’un her noktasına kolay ulaşım imkânı sunan Luxera Topkapı, E-5 otoyoluna 500 metre, Davutpaşa Metro İstasyonu’na ve Cevizlibağ Metrobüs Durağı’na 5 dakika mesafede yer alıyor. Proje, Atatürk Havalimanı-Yenikapı Metro Hattı ve Avrasya Tüneli’ne yakınlığıyla da dikkat çekiyor.

Accor Türkiye, 2030 yılına kadar otel sayısını 100’e ulaştırmayı hedefliyor

0
Accor Türkiye, 2030 yılına kadar otel sayısını 100’e ulaştırmayı hedefliyor

Dünyanın önde gelen konaklama grubu Accor, Türkiye’deki uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda Türkiye’deki 2025 büyüme performansını ve gelecek hedeflerini açıkladı. Türkiye’de lüksten ekonomiye kadar birçok farklı segmentte 15 şehirde, 15 marka, 82 otel ve 17 bin 158 oda ile hizmet veren Accor, yılın ilk yarısında 6, ikinci yarısında 6 olmak üzere toplam 12 yeni otel imzası ile 2025’i kapattı. 2026 yılı için, yeni imzalanacak proje sayısını 2025’e göre %25’ten fazla artırmayı hedefleyen Accor Türkiye’nin, 2030 hedefi ise otel sayısını 100’e ulaştırmak.    

Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli & Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı Sinan Köseoğlu grubun Türkiye’deki büyüme performansını, gelecek hedeflerini ve sürdürülebilirlik yatırımlarının yanı sıra grubun sosyal fayda yaklaşımı paylaştı. 

“Sürdürülebilir büyüme taahhüdümüzü devam ettiriyoruz”

Türkiye turizmini değerlendiren Köseoğlu, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), verilerine göre 9 aylık dönem itibarıyla 50 milyar dolar ile Türkiye turizm gelirinde rekor elde etti. Biz de bu rekor artışı grup içinde hissettik. Türkiye turizmi tarih, kültür, gastronomi ve doğal zenginliklerinin yanı sıra sağlık turizminde globalde öne çıkmasıyla oldukça ciddi bir potansiyel taşıyor. Sunduğu çeşitliliğe ek olarak ülkenin hava ve deniz yolu gibi birçok ülke ile kesişen coğrafi konumu uluslararası gezginler için Türkiye’yi daha cazip hale getiriyor. Bu doğrultuda da Türkiye, Accor için stratejik pazar konumunu her geçen gün güçlendiriyor. Güçlü iç talep, yıl boyunca süren uluslararası ziyaretçi ilgisiyle bölgesel ve küresel büyüme planlarımızda önemli bir rol oynamaya devam eden Türkiye’deki varlığımızla uzun vadeli sürdürülebilir büyümeye olan taahhüdümüzü devam ettiriyoruz” şeklinde konuştu. 

“Yılı 12 yeni otel imzası ile kapattık”

Accor’un 110’dan fazla ülkede 5.700’ün üzerinde otelinin bulunduğunun altını çizen Köseoğlu, grubun Türkiye’de şu anda 15 markada toplam 82 oteli ile 15 şehirde toplam 17 bin 158 oda ile oldukça geniş bir alanda hizmet sunduklarını söyledi. Grubun 2030 otel sayısı hedefinin de 100 olduğunu belirten Köseoğlu, Accor’un 2025 yılında Türkiye’de nasıl bir büyüme ivmesi çizdiğini şu sözlerle açıkladı: “Accor, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye’de 6 yeni otel projesinin anlaşmalarını imzaladı. İstanbul, Yalova, Sapanca ve Muğla başta olmak üzere farklı lokasyon ve segmentlerde imza atılan 6 proje ile portföyümüze 1000 oda daha ekledik. Yılın geri kalanında da farklı segment ve lokasyonlarda 6 yeni projenin daha imza süreçlerini tamamladık. Böylece yılı 12 yeni otel imzası ile kapattık.” 

“Türkiye’deki otel ve hizmet ağımızı genişleteceğiz”

Köseoğlu, “2025 yılında imzaladığımız 12 anlaşma arasında Diyarbakır, Mersin, Van,Yalova gibi şehirler de bulunuyor. Otellerin açılmasıyla birlikte Diyarbakır’daki 3’üncü, Van, Yalova ve Mersin’deki ilk otellerimizi açmış olacağız. Türkiye, Accor için önemli bir pazar. 2025 yılında yakaladığımız büyüme ivmesini 2026 yılında da istikrarlı bir şekilde korumak adına fırsatları değerlendireceğiz. Türkiye, geçmişte olduğu gibi 2026’da da grup içindeki büyüme planlarında ilk sıralarda yer alıyor. Bu anlamda pazarın değişen ihtiyaçları, gezginlerin talepleri doğrultusunda marka, otel ve oda sayılarımızı, segment çeşitliliğimizi artıracağız. 2026 yılı için büyümede, yani yeni imzalanacak proje sayısında 2025’e göre %25’in üzerinde artış hedeflerken, Accor deneyimini Türkiye’nin birçok şehrinde yaşatmak adına bulunmadığımız şehirleri de merceğimiz altına alacağız. Bugün 15 şehirdeki varlığımızı çok daha büyütmek adına Türkiye’deki otel ve hizmet ağımızı genişleteceğiz” dedi.             

Grup çevreye ve toplumun ihtiyaçlarına da katkı sağlıyor 

Türkiye’de büyüme istikrarını sürdüren Accor’un, sosyal sorumluluk alanında da toplumun ihtiyaçlarına katkı sağlamaya devam ettiğini sözlerine ekleyen Köseoğlu, “Erken yaşta eğitime erişim fırsatlarını güçlendirme hedefiyle Accor olarak, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle hayata geçirilen “İlk Okul Çantam” projesine destek verdik. AÇEV, başta deprem bölgesindekiler olmak üzere okul öncesi eğitimi sonrasında birinci sınıfa başlayacak ihtiyaç sahibi çocukları, okul malzemelerinden oluşan İlk Okul Çantam ile buluşturuyor” şeklinde konuştu. 

Accor’un sürdürülebilirlik yatırımları için tüm paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışarak grup genelinde sürdürülebilirlik dönüşümüne öncülük ettiklerini açıklayan Köseoğlu, faaliyetlerinin temelinde insan ve doğa üzerinde olumlu etki yaratmak olduğunu, Accor’un, sürdürülebilirlik konusunda küresel düzeyde güçlü bir taahhütle hareket ettiğini açıkladı.

Köseoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve sorumlu misafirperverliğe öncülük konusundaki kararlılığımızdan ödün vermiyoruz. Tüm otellerimizde “Eko-etiketleri” zorunlu hale getirdik ve bu konuda iş birliği yaptığımız global partnerlerimizle birlikte çalışıyoruz. Accor olarak, 2030 yılını beklemeden, tüm otellerimizde Sürdürülebilir Turizm Sertifikası’nın 3. aşamasını almaya hazırız. Öte yandan “Paris Anlaşması” gereğince, 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı ve aynı zamanda sera gazı emisyonlarımızı mutlak olarak azaltmayı taahhüt ettik. Türkiye genelindeki otellerimizin % 80’inden fazlasında tek kullanımlık plastiklerin ortadan kaldırılmasıyla karbon salınımını azalttık. Gıda atık ölçümünü de kullanarak % 85’inin akreditasyon aldığı ve geri kalanının akreditasyon sürecinde olduğu otellerimizle Accor, sektör için bir referans noktasına dönüştü.”

Koçtaş, Özdilek Park Antalya AVM Mağazasını Yenilenen Konseptiyle Hizmete Açtı

0
Koçtaş, Özdilek Park Antalya AVM Mağazasını Yenilenen Konseptiyle Hizmete Açtı

Ev geliştirme sektörünün lider markası Koçtaş, Özdilek Park Antalya AVM’de yer alan mağazasını yenilenen konseptiyle 18 Aralık’ta müşterileriyle buluşturdu. Yenilenen mağaza konseptiyle Koçtaş; alışveriş deneyimini ilham veren, deneyim odaklı ve farklı ihtiyaçlara yönelik yenilikçi çözümler sunan bütüncül bir ev geliştirme sürecine dönüştürüyor.

Koçtaş, Özdilek Park Antalya AVM’de hizmete açtığı yenilenen mağazasında; dekorasyondan mutfağa, banyodan mobilyaya, bahçeden küçük ev aletlerine birçok kategoride geniş ürün gamını müşterilerle buluşturuyor. Farklı tarzlarda ürünlerin bir arada sergilendiği dekorasyon ilham alanları, ev gereçleri ve bahçe kategorilerinde sunulan kapsül koleksiyonlar ve  çocuk ürünleri alanı ile müşterilerin alışveriş öncesinde yaşam alanlarını daha kolay hayal edebilmesine katkı sağlanıyor.

İLHAM VEREN DEKORASYON ALANLARI VE KAPSÜL KOLEKSİYONLAR

Yenilenen mağazada, dekorasyon kategorisinde bir arada güzel duran farklı stillerdeki ürün kombinasyonlarının yer aldığı ilham alanları; ev gereci ve bahçe kategorilerinde ise birbiriyle uyumlu ürünlerin birlikte sergilendiği minik kapsül koleksiyonlar ile ihtiyaç duyulan tüm ürünlerin tek seferde görülerek satın almadan önce müşterilerin gözünde canlanması hedefleniyor. 

Yenilenen mobilya alanında oda setlerinin yanı sıra Koçtaş dijital mağazada yer alan oturma grupları için geniş bir teşhir alanı bulunuyor. Güncel ve trend mobilya ürünleri; tamamlayıcı aksesuarlar, boya renkleri ve aydınlatma seçenekleriyle birlikte sergilenerek müşterilere ilham veren kombinler sunuluyor.

ÇOCUKLARA ÖZEL ALANLAR VE MUTFAK TEŞHİRLERİ

Koçtaş Özdilek Park Antalya AVM mağazasında, daha önce yer almayan Çocuk Ürünleri Alanı da müşterilerin hizmetine sunuldu. Çocuklara yönelik mobilya, aydınlatma, oyuncak ve tekstil ürünlerinin bir arada sergilendiği bu alanda çocukların ürünleri bizzat deneyimleyebilmesine olanak sağlanırken ailelerin daha konforlu bir şekilde alışveriş yapması da amaçlanıyor

Mutfak kategorisinde ise ihtiyaç duyulabilecek tüm ürünlerin bir arada sergilendiği “Yaşayan Mutfak Teşhirleri” dikkat çekiyor. Geniş alanlar için adalı mutfak çözümlerinin yanı sıra, daha küçük alanlara uygun minimal mutfak seçeneklerinin de yer aldığı özel olarak tasarlanan bu alanlarda müşterilerin ürünleri satın almadan önce gerçek yaşam alanlarında hayal edebilmesine katkı sağlanıyor.

SHOWROOM ALANLARI VE PROFESYONELLERE ÖZEL ÇÖZÜMLER

Özdilek Park AVM mağazasında yer alan Seramik Showroom alanında son zamanlarda popüler olan büyük ebatlı seramikler galeri formatında sergilenirken, farklı desen ve boyutlardaki ürünler detaylı şekilde incelenebiliyor. Banyo kategorisinde ise farklı fonksiyon ve stillere sahip yedi adet showroom odası bulunuyor. 

İnşaat ve ahşap kategorilerinde, usta ve ticari müşterilerin bilgi alabileceği Koçtaş Pro alanında hizmet verilirken; bahçe ve ısıtma kategorilerinde geniş bir ürün sergileme alanı sunuluyor. Mağazada ayrıca küçük ev aletleri ürün gamının genişletildiği özel bir alan ve ekspres kasalar da yer alıyor.

AÇILIŞA ÖZEL KAMPANYA

Koçtaş, Özdilek Park AVM mağazasının açılışına özel olarak 18–21 Aralık tarihleri arasında geçerli bir kampanya da sunuluyor. Kampanya kapsamında, Koçtaş Kart veya Usta Kart ile yapılacak 2.000 TL ve üzeri alışverişlerde müşterilere 500 TL puan hediye ediliyor. Kazanılan puanlar, bir sonraki 1.000 TL ve üzeri alışverişte 31.12. 2025 tarihine kadar kullanılabiliyor.

Artaş Holding’in 3 Yeni Projesinde Satışlar Başladı

0
Artaş Holding’in 3 Yeni Projesinde Satışlar Başladı

Kurulduğu ilk günden itibaren “Kalite, Güven ve Memnuniyet” odaklı projeler üreten ve Türkiye’de konutun markası Avrupa Konutları’yla binlerce yaşam alanı teslim eden Artaş Holding, İstanbul’daki 3 yeni projesinde eşzamanlı olarak satışlara başladı. Bu kapsamda hazırlanan lansman kampanyasıyla Avrupa Residence Şişli-2 ve Avrupa Konutları Güneşli projesinde 18 ay sıfır faiz, Avrupa Residence Oryapark projesinde ise 12 ay sıfır faizli ödeme fırsatı sunuluyor.

Yüksek prim potansiyeline sahip avantajlı lokasyonlarıyla öne çıkan projelerden Avrupa Residence Şişli-2 ve Avrupa Konutları Güneşli 2027 yılında, Avrupa Residence Oryapark ise 2026 yılı içerisinde teslim edilecek.

Yarım asra yaklaşan köklü tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren ve halihazırda gayrimenkul, perakende, turizm, sanayi, enerji ve girişim sermayesi yatırım fonu sektörlerinde çalışmalarını sürdüren Artaş Holding, 3 yeni projesinde satışları resmen başlattı. Bu kapsamda İstanbul’un merkezi lokasyonu Şişli’de Avrupa Residence Şişli-2, değeri her geçen gün yükselen Güneşli lokasyonunda Avrupa Konutları Güneşli ve Anadolu Yakası’nın parlayan yıldızı Yamanevler bölgesinde Avrupa Residence Oryapark projeleri lansmana özel eşsiz fırsatlarla konut alıcılarıyla buluşuyor.

AVRUPA RESIDENCE ŞİŞLİ-2 İLE ŞEHRİN MERKEZİNDE, AYRICALIĞIN ÖTESİNDE

İstanbul’un kalbi Şişli lokasyonunda hayata geçirilmekte olan Avrupa Residence Şişli-2 projesi, Artaş kalitesiyle yükseliyor. Toplamda 6 konut bloğuyla birlikte bölgeye değer katacak ticari alanların bulunduğu projede ayrıca özel kreş alanı bulunuyor. Balkonlu ve ferah mimariye sahip 1+1 ile 3+1 arasında değişen konut alternatiflerinin yer aldığı proje eşsiz lokasyonuyla benzersiz bir yaşam ve yatırım fırsatı sunuyor. Şehrin gözde AVM’lerine, popüler caddelerine ve merkezi noktalarına yakınlığıyla öne çıkan Avrupa Residence Şişli-2,  Mecidiyeköy metrosu ve metrobüse yürüme mesafesinde konumlandırılıyor. Mecidiyeköy, Levent, Zincirlikuyu ve Maslak gibi iş merkezlerine sadece 5 dakika uzaklıkta yükselen proje Beşiktaş İskelesi ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne birkaç dakikalık destinasyonda yer alıyor.

“Aralık ayına özel sunulan kampanya kapsamında Avrupa Residence Şişli-2 projesinde yüzde 30 peşinat ve 18 ay sıfır faizli ödemeye seçeneğiyle konut almak isteyenlere benzersiz bir fırsat sunuluyor. Projede yaşam 2027 yılında başlayacak”

Özel kreş hizmetiyle yoğun çalışan ebeveynlere büyük bir rahatlık sağlayacak olan Avrupa Residence Şişli-2 projesi yemyeşil peyzaj alanı, kapalı havuzu, fitness alanı ve yürüyüş alanlarıyla benzersiz bir yaşamın kapılarını aralıyor. Tasarım, kalite, güven ve konforun tek çatı altında sunulduğu Avrupa Residence Şişli-2, şehirle uyumlu mimarisiyle öne çıkıyor.

ARTAŞ KALİTESİ AVRUPA KONUTLARI’YLA ŞİMDİ GÜNEŞLİ’DE

İstanbul’un hızla gelişen bölgelerinden Güneşli’de inşa edilmekte olan Avrupa Konutları Güneşli projesi, 1+1’den 4+1’e uzanan 1.556 konuttan meydana geliyor. Tüm ihtiyaçlara cevap verecek 24 ticari birimin de yer aldığı proje, 72 bin 148 metrekare arsa üzerinde yükseliyor. Bölgenin en iddialı projesi olan ve bulunduğu lokasyona büyük değer katması beklenen Avrupa Konutları Güneşli, 345 bin metrekarelik inşaat alanından meydana geliyor. Sahip olduğu sosyal alanlarla bir konut projesinden çok daha fazlası olan Avrupa Konutları Güneşli’de yansıma havuzuyla çevrili verandalı ve bahçeli konutlar, kapalı yüzme havuzu, spor alanları, yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanları bir arada sunuluyor.

“Proje kapsamında sadece Aralık ayında geçerli olacak kampanyayla yüzde 30 peşinat, 18 ay sıfır faiz ve yüzde 30 teslimde ödeme avantajıyla konut sahibi olunabiliyor. Benzersiz ödeme modeliyle konut alıcılarına eşsiz fırsatların sunulduğu Avrupa Konutları Güneşli’de teslimler 2027 yılında gerçekleştirilecek”

Şehrin önemli bağlantı yollarının başında gelen Basın Ekspres Yolu’na sadece 5 dakikalık mesafede konumlandırılan proje, E5 ve TEM’e 10 dakikalık mesafede ulaşım kolaylığı da sunuyor. Eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, ticaret merkezleri ve AVM’lerin yanı başında yer alan proje, kazanç potansiyeliyle de dikkat çekiyor. İkitelli-Ataköy metrosuna 5 dakika, Ataköy Marmaray durağına ise 10 dakika mesafede konumlandırılan Avrupa Konutları Güneşli’de yaşama değer katacak tüm detaylar en ince ayrıntısına kadar düşünüldü.

Özlenen komşuluk günlerinin yeniden yaşanacağı, çocukların doyasıya oynayabileceği Avrupa Konutları Güneşli, rengarenk çiçekleri, yemyeşil ağaçlarıyla tüm site sakinlerine ferah bir yaşam alanı sunuyor.

AVRUPA RESIDENCE ORYAPARK’LA YÜKSEK PRESTİJ ZAMANI

Artaş kalitesini Avrupa Konutları Yamanevler’den sonra yeniden Anadolu Yakası’nda yaşatacak olan Avrupa Residence Oryapark, rezidans konforunda konutları, ofis ve cadde dükkanlarıyla yaşamın her anına yüksek prestij katıyor. 1+1’den 2+1’e toplam 317 rezidanstan meydana gelmekte olan proje, sahip olduğu ayrıcalıklarla birlikte Yamanevler ve Çakmak metro duraklarına yürüme mesafesinde yükseliyor.

“Avrupa Residence Oryapark projesinde ev almak ya da yatırım yapmak isteyenlere Aralık ayına özel yüzde 30 peşinat ve 12 ay sıfır faizli ödeme seçeneği sunuluyor. Artaş kalitesinin her detayda hissedileceği projede yaşam 2026 yılında başlayacak”

Eğitim kurumları, AVM’ler, sağlık kuruluşları ve ulaşım akslarına birkaç dakika uzaklıkta yer alan Avrupa Residence Oryapark, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne 6 kilometre, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne 7 kilometrelik uzaklıkta inşa ediliyor. 22 ve 34 katlı bloklardan meydana gelen projede bloklara direkt ulaşım sağlayan kapalı otopark seçeneği de konut sahiplerinin kullanımına sunuluyor.

ARTAŞ’TAN YAŞAM STANDARTLARINI YÜKSELTECEK PROJELER

Şirket olarak yeni projelerini özel lokasyonlarda, cazip ödeme fırsatlarıyla satışa sunduklarını ifade eden Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya “Yarım asra yaklaşan tecrübemizle şehirlerimizin gelişimine katkı sunan, yaşam kalitesini yükselten projeler üretmeyi sürdürüyoruz. İstanbul’da Şişli, Güneşli ve Yamanevler bölgelerinde satışa sunduğumuz üç yeni projemiz, Artaş Holding’in kalite, güven ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımının birer yansımasıdır. Her bir projede modern şehir yaşamının ihtiyaçlarını doğru okuyarak, ulaşım kolaylığından sosyal donatılara, mimari konseptten peyzaj yaklaşımına kadar tüm detayları titizlikle planladık. Bulunduğu bölgelerde yeni bir yaşam standardı oluşturacak bu yatırımlar, hem şehir dokusuna hem de ekonomiye ciddi katkılar sağlayacaktır. Aralık ayına özel sunduğumuz ödeme avantajlarının, hem oturum hem de yatırım amaçlı konut alıcılarımız için önemli fırsatlar oluşturacağını düşünüyoruz

Konut Yatırımında Dubai’mi İstanbul Mu Daha Avantajlı?

0
Konut Yatırımında Dubai’mi İstanbul Mu Daha Avantajlı?

İstanbul’da kiralar ilçe bazında tarihi seviyelere ulaşırken, aynı dönemde Dubai’de kira artışları daha dengeli ancak güçlü bir yükseliş trendiyle devam ediyor. Parcel EstatesCEO’su Özden Çimen’e göre, İstanbul’da rakamsal seviyeler yüksek olsa da artış hızı yavaşlıyor; Dubai’de ise kira artışı ivmesini koruyor.

İstanbul’da kiralar ilçe bazında ciddi farklılıklar gösteriyor. Merkezi ve sahil hattına yakın ilçelerde ortalama kira bedelleri zirve seviyelere çıkarken, kentin çeperlerinde daha düşük rakamlar öne çıkıyor. En yüksek kira seviyeleri Bakırköy, Kadıköy, Sarıyer, Zeytinburnu ve Beşiktaş’ta yoğunlaşıyor. Bu ilçelerde ortalama kiralar 55 bin TL ile 70 bin TL bandına kadar yükselmiş durumda. Buna karşılık Esenyurt, Sultangazi, Esenler ve Arnavutköy gibi ilçelerde ortalama kiralar 20–23 bin TL aralığında seyrediyor.

Özden Çimen: “İstanbul’da Seviye Yüksek, Artış Hızı Yavaşladı”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Parcel EstatesCEO’su Özden Çimen, İstanbul’daki kira piyasasının artık fiyat artışından çok fiyat seviyeleriyle konuşulduğunu belirtti:

“İstanbul’da kira piyasasında ilçe bazlı çok net bir ayrışma var. Bakırköy ve Kadıköy gibi ilçelerde ortalama kiralar 70 bin TL’ye yaklaşırken, Sarıyer ve Beşiktaş’ta 55–65 bin TL bandı yeni normal haline gelmiş durumda. Buna karşılık Esenyurt gibi ilçelerde 20 bin TL seviyelerinde kiralar görüyoruz. Aynı şehir içinde neredeyse üç-dört katlık bir fark oluşmuş durumda. Ancak Türkiye genelinde kira artış hızının yüzde 2 seviyelerine kadar gerilemesi, İstanbul’da da artık artıştan çok mevcut yüksek seviyelerin korunacağı bir döneme girildiğini gösteriyor.”

Dubai’de Tablo Farklı: Artış Sürüyor

İstanbul’daki bu durağanlaşmaya karşın Dubai’de kira piyasası yükseliş ivmesini koruyor. Dubai’de ortalama kira artışları yıllık bazda yüzde 8 civarında gerçekleşirken, özellikle şehir merkezi ve popüler yaşam bölgelerinde talep güçlü kalmaya devam ediyor. Nüfus artışı, yabancı profesyonellerin ve yatırımcıların ilgisi, Dubai’de kira piyasasını canlı tutan temel unsurlar arasında yer alıyor.

Özden Çimen, iki şehir arasındaki farkı şu sözlerle değerlendirdi: “İstanbul’da kira seviyeleri çok yüksek olmasına rağmen artış hızı yavaşlamış durumda. Dubai’de ise kira seviyeleri döviz bazında istikrarlı bir şekilde yükselmeye devam ediyor. Dubai’deki artış, büyük ölçüde küresel talep ve yabancı nüfus artışından besleniyor. Bu da kira piyasasında yukarı yönlü baskının sürmesini sağlıyor.”

Yatırımcı Perspektifi: Seviye mi, İvme mi?

Çimen’e göre yatırımcı açısından iki piyasa arasındaki temel fark, artış dinamiğinde yatıyor. İstanbul’da yatırımcının bugün yüksek kira seviyeleriyle karşılaştığını ancak artış potansiyelinin sınırlı olduğunu söyleyen Çimen, “Dubai’de ise kira seviyeleri kadar artış ivmesi de güçlü. Bu nedenle döviz bazlı ve sürdürülebilir kira geliri arayan yatırımcıların ilgisi giderek Dubai’ye kayıyor. Önümüzdeki dönemde bu makasın daha da açılmasını bekliyoruz.” diye konuştu.

Vivin İnşaat, Ankara Liv Koleji projesiyle fark yaratacak

0
Vivin İnşaat, Ankara Liv Koleji projesiyle fark yaratacak

Özel uzmanlık gerektiren hastane binası inşaatının yanı sıra “teknoloji ve eğitim odaklı” okul binası projeleriyle de adından söz ettiren Vivin İnşaat, Ankara Liv Koleji projesiyle fark yaratacak. Önümüzdeki yıl eğitim hayatına başlayacak projenin tüm hızıyla devam ettiğini belirten Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora, “Geleceğin eğitim mimarisine yön verirken teknolojiyi tasarımlarımızın merkezine alıyoruz” dedi.

“Ankara’nın iddialı eğitim kurumları arasında yer alma” hedefiyle temeli atılan Ankara Liv Koleji’nin inşası tüm hızıyla sürüyor. 7.400 metrekare arsa alanı üzerinde toplam 11.200 metrekare kapalı alana sahip olacak okulun inşaatı, uzman bir ekip tarafından aralıksız sürdürülüyor. Toplam 4 katlı projelendirilen binada; anaokulu bölümünde bilişim, robotik ve fen olmak üzere üç laboratuvar, 12 derslik, üç ayrı atölye ve 70 metrekarelik spor salonu yer alıyor. Ana binada ayrıca 20 ilkokul dersliği, 19 adet de ortaokul dersliği bulunuyor. 115 metrekarelik bir kütüphane, 500 kişilik konferans salonu ve 460 kişilik yemekhanenin olacağı okulda ayrıca iki adet çok amaçlı spor salonu da yer alacak.

ÖZEL MALZEME VE SİSTEMLER

Güvenliğin ön planda tutulduğu projede özellikle çocukların yoğun olarak temas edeceği alanlardaki malzemelerin kırılmaya ve parçalanmaya dayanıklı olmasına özen gösterildi. Farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin sirkülasyon alanlarında birbirleriyle çakışmaması amacıyla özel projelendirme yapıldı. Rekreasyon alanları ise özellikle öğrencilerin sosyalleşmelerine imkân sağlayacak şekilde tasarlandı. 

Bunların yanı sıra projenin pek çok alanında da güncel teknolojilere yer verildi. EI5 tip ıslak rotorlu sirkülasyon pompaları kullanılarak daha kompakt, sessiz çalışan ve ısınma problemlerini bertaraf ederek uzun ömürlü kullanım sağlandı. Klima santralinde Dx batarya tercih edildi. Bu sayede bina otomasyon sisteminden yönetim sağlanarak önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlanacak. Bina içinde ve peyzajda kullanılan tüm aydınlatmalarda akıllı bina sistemi kurularak enerji tasarrufu mümkün kılınacak. Yangın, ses, cctv ve kartlı geçiş sistemleri ile tüm bina sistemleri birbirine entegre edilerek bina güvenliği üst seviyeye çıkartılıyor. Konferans salonunda kurulacak sistemler profesyonel ses, görüntü, ışık ve akustik sistemi ile aynı zamanda reji odasından da kontrol edilebilir hale getirilecek. Toplantı odalarındaki video konferans sistemleriyse birbirleriyle irtibatlı hale getirilerek bütünlük sağlanacak.

NİSAN 2026’DA TAMAMLANACAK

İnşası hızla devam eden Ankara Liv Koleji projesinin Nisan 2026 yılının tamamlanmasının planlandığını belirtin Vivin İnşaat Kurucusu Mimar Sevcan Bora, “Her eğitim projemizde olduğu gibi Ankara Liv Koleji’ni de ticari kaygılarla tasarlamadık. Eğitim kurumlarının kamuya hizmet sunan alanlar içindeki en önemli yapılar olduğunu düşünüyoruz” dedi.

“Gelişmeyi, gelişirken de üretmeyi hedefleyen mekânlar tasarlamayı amaçlıyoruz” diyen Mimar Sevcan Bora şunları söyledi;

“Bizim için bir okul, geleceğin üreten bireylerinin temelinin atıldığı bir mekân. Dolayısıyla öğrenciler için konforlu, güvenli, estetik, dikkatlerinin dağılmayacağı, aidiyet hislerini pekiştiren, ailesinin de güvenle teslim edebileceği bir mekân olması için çalışıyoruz. Vivin İnşaat olarak geleceğin eğitim mimarisine yön verirken, teknolojiyi tasarımlarımızın merkezine alıyoruz. Yenilikçi çözümlerle veli ve öğrencilerin konforunu arttırmayı hedefliyoruz. Bizim için en önemli başarı; burada eğitim alan her bireyin kendini iyi hissettiği ailesinin güvende olduğunu bildiği bir ortam yaratabilmektir. Ankara Liv Koleji de, insana değer veren, doğayla ve şehirle uyum içinde yaşayan, geleceğin eğitim standartlarını bugüne taşıyan bir anlayışın ürünüdür. Bu vizyonla, her projemizde yaşamı iyileştirmeye ve insan merkezli tasarım anlayışını büyütmeye devam edeceğiz.”

GS Leo Residence yatırımcısına kazandıran proje olacak

0
GS Leo Residence Satış ve Pazarlama Direktörü Aybike Hepsen

Zamansız mimarisi ve profesyonel işletme modeliyle öne çıkan GS Leo Residence, İstanbul’da hem nitelikli yaşam hem de sürdürülebilir yatırım arayanlar için güçlü bir alternatif sunuyor.

Gayrimenkul sektöründe nitelikli projelerin belirleyici olduğu yeni dönemde öne çıkan GS Leo Residence, modern mimarisi, sürdürülebilir yaşam kurgusu ve profesyonel işletme modeliyle dikkat çekiyor. İstanbul’un prestijli lokasyonlarından birinde hayata geçirilen proje, hem oturum hem de yatırım amacıyla gayrimenkul arayanlar için yeni nesil bir alternatif sunuyor.

GS Leo Residence’ın vizyonunu, hedef kitlesini ve yatırım yaklaşımını Satış ve Pazarlama Direktörü Aybike Hepsen, değerlendirdi.

Zamansız mimari, fonksiyonel yaşam kurgusu

GS Leo Residence’ı yalnızca bir konut projesi olarak görmediklerini vurgulayan Aybike Hepsen, projenin çıkış noktasını şu sözlerle anlattı: “GS Leo Residence, modern şehir yaşamının ihtiyaçlarını karşılayan, mimari diliyle zamansız, yaşam kurgusuyla fonksiyonel bir proje. Amacımız, bugünün beklentilerine cevap verirken uzun vadede de değer üreten bir yapı ortaya koymaktı.”

Projeyi benzerlerinden ayıran unsurların başında doğru lokasyon seçimi, mimari kalite ve dengeli sosyal alan planlaması geliyor. Gün ışığını merkeze alan planlar ve kullanıcı alışkanlıklarına göre şekillendirilen yaşam alanları, projenin karakterini oluşturuyor.

Farklı yaşam tarzlarına hitap eden esnek yapı

GS Leo Residence, tek tip kullanıcı anlayışından uzak bir yaklaşımla tasarlanmış. Projenin geniş bir hedef kitleye hitap ettiğini belirten Hepsen, şu değerlendirmede bulundu: “Şehir merkezine yakın bir lokasyonda yaşamak isteyen profesyoneller, güvenli ve sosyal donatıları güçlü bir projede aile hayatı kurmak isteyenler ve gayrimenkulü uzun vadeli bir yatırım aracı olarak gören yatırımcılar için dengeli bir yapı oluşturduk.” Projede farklı ihtiyaçlara cevap veren daire tipleri yer alırken, planlamada metrekare büyüklüğünden çok kullanım verimliliği ön plana çıkıyor.

Otel konseptli işletme modeliyle pasif gelir avantajı

GS Leo Residence’ı yatırım açısından farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, otel sistemi gibi çalışan profesyonel işletme modeli. Bu model sayesinde yatırımcılar, klasik kira süreçleriyle uğraşmadan düzenli gelir elde edebiliyor.

“Ev sahipleri kiracıyla muhatap olmuyor. Tüm süreç profesyonel işletme tarafından yönetiliyor. Ay sonunda düzenli hasılat payı ödemesi yapılıyor. Bu da yatırımcıya tamamen pasif gelir imkanı sağlıyor,” diyen Hepsen, sistemin özellikle kısa ve orta dönem konaklama talebine hitap ettiğini ifade ediyor. Projede klasik kira modeli yerine hasılat paylaşımı esasına dayalı bir yapı uygulanıyor.

Daire ve ticari alanlarda dengeli yatırım aralıkları

Mayıs 2026 teslim hedefi bulunan GS Leo Residence’ta, farklı yatırım ölçeklerine uygun konut ve ticari alan seçenekleri bulunuyor. Daireler, proje ve lokasyon özelliklerine bağlı olarak orta–üst segment yatırım bandında konumlanırken, projede sınırlı sayıda tam kat alımına uygun özel seçenekler de yer alıyor. Giriş katta konumlanan ve sınırlı sayıda sunulan ticari alanlar ise yüksek görünürlük, geniş kullanım imkânı ve prestijli konseptlere uygun yapısıyla dikkat çekiyor. Teslime yaklaşıldıkça ticari alanların gelir potansiyelinin artması bekleniyor.

“2025, nitelikli projelerin ayrıştığı bir yıl olacak”

2025 yılına ilişkin sektörel değerlendirmelerde bulunan Hepsen, gayrimenkul piyasasında seçiciliğin arttığına dikkat çekti: “Lokasyonu güçlü, mimari ve teknik açıdan nitelikli, doğru fiyatlanan ve güven veren markalar tarafından geliştirilen projeler öne çıkıyor. Bu durum, sektörde kalite standartlarının yükseldiğini gösteriyor.” Alıcıların karar süreçlerinde ise yaşam kalitesi, işletme modeli ve gelecekteki değer potansiyelinin artık çok daha belirleyici olduğuna işaret ediliyor.

Bugünü ve yarını birlikte düşünen bir proje

GS Leo Residence’ın yalnızca bugüne değil, geleceğe de değer üreten bir proje olarak kurgulandığını vurgulayan Hepsen, sözlerini şöyle tamamladı: “GS Leo Residence, doğru zamanda, doğru lokasyonda, doğru vizyonla hayata geçirilmiş bir yaşam ve yatırım projesi. Hem bugün keyifle yaşanabilecek hem de gelecekte değerini koruyacak bir yapı sunduğumuza inanıyoruz.”

Zeray GYO’nun halka arzına 2 kat talep geldi

0
Zeray GYO’nun halka arzına 2 kat talep geldi

Halka arzda talep toplama sürecini başarıyla tamamlayan Zeray GYO’nun paylarına, 348.993 yurtiçi bireysel yatırımcıdan tahsisatın 1,44 katı; 157 yurtiçi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın 2,48 katı talep geldi. Toplamda halka arz büyüklüğünün yaklaşık 2 katı olmak üzere 307.713.612 adet nominal değerli talebin toplandığı halka arzda, toplam 348.329 yatırımcıya dağıtım yapıldı. Halka arzı, bir varış noktası olarak değil, yepyeni bir başlangıç olarak gördüklerini söyleyen Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray, “Gayrimenkul sektöründeki başarımızı, sermaye piyasalarına taşıdığımız bu yolculukta bize inanan ve güvenen tüm ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Bu güvene layık olmak için önümüzdeki dönemde var gücümüzle çalışacağız. Öncelikli hedefimiz yeni ortaklarımız, projelerimizden gayrimenkul alan yatırımcılarımız, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızın yanı sıra ülke ekonomisi ve istihdamı için en yüksek katma değeri sağlamak olacak” dedi.

Deneyimi ve standartları değiştiren proje anlayışıyla standartlarını yükselten projelere imza atan Zeray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Zeray GYO) talep toplama sürecini başarıyla tamamladı. 10-11-12 Aralık tarihleri arasında 13,00 TL sabit fiyatla Ziraat Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve İntegral Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğindeki 42 aracı kurumdan oluşan konsorsiyum aracılığıyla gerçekleşen halka arzda, 358.281 yurtiçi bireysel yatırımcıdan tahsisatın 1,44 katı, 157 yurtiçi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın 2,48 katı talep toplandı. Satışa sunulan 156 milyon 800 bin TL nominal değerli pay için toplam tahsisatın yaklaşık 2 katı olmak üzere 307.713.612 TL nominal değerli talep gerçekleşti. Halka arzda 348.179’uyurtiçi bireysel yatırımcıya, 150’si de yurtiçi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 348.239 yatırımcıya 156.800.000 adet payın dağıtım yapıldı.

18 Aralık’ta işlem görmeye başlayacak

Halka arzın toplam büyüklüğü 2,038 milyar TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 25,05 oldu. Dağıtıma esas tahsisat oranları ise yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 50, yurt içi kurumsal yatırımcılar için yüzde 50 olarak gerçekleşti. Zeray GYO’nun 18 Aralık günü Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da ZERGY koduyla işlem görmeye başlaması planlanıyor. Katılım Endeksine uygun olan şirketin kar dağıtım politikası kapsamında uzun vadeli yatırım planları dikkate alınarak dağıtılabilir karının en az yüzde 50’sini nakit dağıtma taahhüdü bulunuyor.

“Tarihi bir eşiği geride bıraktık”

Zeray GYO Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Zeray, tarihi bir eşiği geride bırakarak şirketin halka arzını başarıyla tamamlamanın gururunu yaşadıklarını belirterek “Gayrimenkul sektöründeki başarımızı, sermaye piyasalarına taşıdığımız bu yolculukta bize inanan ve güvenen tüm ortaklarımıza teşekkür ediyor, Zeray GYO’ya hoş geldiniz diyorum” dedi.

 Yatırımcıdan gelen talebin Zeray GYO’ya olduğu kadar Türkiye ekonomisine olan güveni de gösterdiğine dikkat çeken Zeray, “Özellikle kurumsal yatırımcılarımızın geniş katılımcılığını çok değerli görüyoruz. Biz de bu güvene layık olmak için önümüzdeki dönemde var gücümüzle çalışacağız. Öncelikli hedefimiz yeni ortaklarımız, projelerimizden gayrimenkul alan yatırımcılarımız, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızın yanı sıra ülke ekonomisi ve istihdamı için en yüksek katma değeri sağlamak olacak. Sektörümüzün en büyük potansiyeli; sabit gelirli, getirisi uzun vadeli yatırım araçlarının yanı sıra asıl olarak büyüme odaklı sürekli yatırım ivmesinde bulunmaktadır” diye konuştu.

Şirketin halka arz izahnamesindeki 9’uncu ay mali verilerine göre 16,3 milyar TLnet aktif değerine karşın, 6.6 milyar TL’lik şirket değeriyle halka arz olduğunu ve önümüzdeki dönem gelişmeleri ile şirketin gerçek değerinin canlı likidesi ise ortaya çıkacağını hatırlatan Zeray, “Ciddi bir iskonto oranıyla halka arz olan şirketimiz, yatırımcılarımız için yüksek potansiyel barındıran yatırım avantajları sağlıyor. Önümüzdeki dönem büyüme göstergelerimiz ve yeni yatırım planlarımızın duyuruları ile sektörde yeni bir rekabet ve gelişim ortamı yaratacağız. Öncü olma sorumluluğu alacağız” açıklamasında bulundu.

Yepyeni bir başlangıç

Zeray GYO’nun halka arzını bir varış noktası olarak değil, yepyeni bir başlangıç olarak gördüklerini dile getiren Zeray, şunları söyledi:

“Ülke geneline yayılacak iş geliştirme süreçlerimizle marka değerimizi artırmayı hedefleyen bu büyük başlangıç, yeni projelerimiz ve yatırımlarımız için de önemli bir güven kaynağı oluşturmuştur. Bu sayede Zeray GYO’nun portföyünü; başta otel ve iş merkezleri olmak üzere, faaliyet alanlarımızı genişletecek şekilde daha da zenginleştirerek portföy değerimizi hızla artırma imkânı elde etmiş bulunuyoruz. Bu imkan zeminini en etkin biçimde değerlendirerek, Zeray GYO ile birlikte ortaklarımızın yatırım olanaklarını da sürdürülebilir şekilde büyütmeyi amaçlıyoruz. İfade ettiğim üzere, komşu coğrafyalarımıza kadar uzanan düzlemde, insan yaşamının en önemli refah ve kalite göstergelerinden biri olan modern yaşam alanlarına erişilinceye dek inşa etmeye, değer üretmeye devam ederek varlığımızı kalıcı ve sürdürülebilir kılacağız. Bununla birlikte, titizlikle inşa ettiğimiz kurumsal kimliğimizi daha da güçlendirerek; edindiğimiz tecrübeleri bilimsel metodolojilerle destekleyen, sağlam ve sistematik yapımız içerisinde yolumuza devam edeceğiz.”

KİPTAŞ, Maltepe’deki ilk kentsel dönüşüm projesine başlıyor

0
KİPTAŞ, Maltepe’deki ilk kentsel dönüşüm projesine başlıyor.

KİPTAŞ, Maltepe’deki ilk kentsel dönüşüm projesine başlıyor. İstanbul Yenileniyor Projesi kapsamında yenilenecek olan Kurtuluş Apartmanı’nın yıkımı bugün tamamlandı. 22 Ekim 2025 tarihi itibarıyla hak sahiplerinin Yüzde 84’üyle uzlaşı sağlanan deprem dirençsiz Kurtuluş Apartmanı’nın kısa sürede temelinin atılması hedefleniyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, İstanbul Yenileniyor Projesi kapsamında yenilenecek olan Kurtuluş Apartmanı’nın yıkımını, İBB Genel Sekreteri Volkan Demir, KİPTAŞ Genel Müdürü Gürkan Kaya ve hak sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Uzlaşma, tahliye, yapım dahil tüm süreçleri ‘İstanbul Yenileniyor’ modeli ile yürütülen Maltepe’deki Kurtuluş Apartmanı, yeni proje kapsamında 17 konut bağımsız birim olarak inşa edilecek.

“DEPREM BÜYÜK BİNA KÜÇÜK BİNA DİNLEMİYOR”

Burada sadece eski bir binayı yıkmadıklarını, İstanbul’un deprem karşısında daha güvenli bir şehir olması için yürütülen dönüşüm yolculuğunun yeni bir halkasını başlattıklarını belirten Demir, şunları söyledi; “İstanbul Yenileniyor, bizim için sadece bir proje değil; şehrin dönüşüm omurgası. Bu sistemi kurarken temel derdimiz şuydu: Deprem riskini, mahallenin içindeki tek binada bile geciktirmeden çözmek. Çünkü deprem ‘büyük projeleri’ seçmiyor. İçinde tek bir komşumuzun yaşadığı yapı bile riskliyse, bizim için mesele nettir: O yapı hızla dönüştürülmelidir.” Sözlerine devam eden Demir, “Bugün burada İstanbul Yenileniyor kampanyamız kapsamında KİPTAŞ bir apartmanımızı da kentsel dönüşme sokuyor. Kurtuluş Apartmanı Maltepe bölgesindeki ilk apartmanımız. Amacımız İstanbul Yenileniyor projemizde İstanbul’un her semtine her binasını gücümüz yettiğince depreme dayanıklı hale getirmek. Biliyorsunuz deprem hazırlığı ile ilgili yenilemeler bloklar bazında yapılıyor. Büyük binalar bazında yapılıyor. Ama deprem büyük bina küçük bina dinlemiyor. Gücümüz neye yetiyorsa vatandaşımız nerede bize çağrıda bulunuyorsa onların yanına gidiyoruz. Kurtuluş Apartmanı da onlardan bir tanesi. Hem KİPTAŞ hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak desteklerimizle birlikte bugün yıkama başlıyoruz. Yaklaşık 12 aylık bir proje süresi öngördük 12 ay sonra da inşallah vatandaşlarımızı buradan evlerine uğurlayacağız” dedi.

İstanbul yeniliyor kapsamında 2022 yılında başvurusu yapılmış yaklaşık iki yıldır uzlaşma süreci devam eden bir projemizde vatandaşlarımızla uzlaşma sağlandı ve bugün de yıkımı gerçekleştiriyoruz diyen Kaya, “KİPTAŞ olarak 9 ilçe belediyemizle protokolleri imzaladık ve her ilçemizde dönüşüm süreçlerine devam ediyoruz. Maltepe’de bulunan projemiz de 2022 yılında hak sahiplerinin başvurmuş olduğu bir projemizdi. Yaklaşık 17 bağımsız birimden oluşan ve yerine 17 bağımsız birim yapabileceğimiz bir projedir. Kurtuluş Apartmanı, İstanbul Yenileniyor sistemine başvuruda bulunan 514.000 bağımsız birim arasında yer almaktaydı. İstanbul genelinde 514.000 bağımsız birime yönelik yapmış olduğumuz çalışmalarda yaklaşık 3900 bağımsız birimin çalışmalarını devam ettiriyoruz ve 7600 bağımsız birimde çalışmalarını tamamlamış durumdayız. Tüm vatandaşlarımızı İstanbul Yenileniyor projesine başvurmaya davet ediyoruz” dedi.

35 YILLIK APARTMAN İSTANBUL YENİLENİYOR İLE DEPREME DİRENÇLİ HALE GELECEK

İstanbul Yenileniyor sistemi kapsamında birçok bölgede çalışmalar yürüten KİPTAŞ, 1990 yılında inşa edilen ve tek bloktan oluşan Kurtuluş Apartmanı’nı depreme dirençli hale getirecek. Maltepe İlçesinin Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan Kurtuluş Apartmanı sakinleri, deprem riskine karşı dayanıksız binalarını yenilemek için 7 Aralık 2022 tarihinde istanbulyenileniyor.com’a başvurdu. Yapılan çalışmalar sonucunda hak sahiplerine 24 Ekim 2023 tarihinde ön teklif iletildi. 23 Şubat 2024 ve 16 Eylül 2024 tarihlerinde hak sahipleriyle iki kez uzlaşı toplantısı gerçekleştirildi. 19 Kasım 2024 tarihinde sözleşmeler imzalanmaya başlandı. 18 Haziran 2025 tarihinde KİPTAŞ tarafından riskli ilan edilen yapının tahliyeleri tamamlandı.

İSTANBULLULAR RİSKLİ YAPILARINI DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN İSTANBUL YENİLENİYOR’U TERCİH EDİYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin desteği, KİPTAŞ ve İstanbul İmar AŞ iş birliğiyle 5 Temmuz 2021’de hayata geçirilen İstanbul Yenileniyor sistemi, açıldığı günden itibaren yoğun ilgiyle karşılaşıyor. Kullanıma açıldıktan kısa bir süre sonra tek yapıların da yenileme başvurularının değerlendirmeye alındığı sisteme bugüne kadar toplam 36 bin 761 adet başvuru geldi. Bu başvurular; 39 ilçe, 534 mahalle ve 513 bin 922 bağımsız birimde (465.659 Konut, 48.263 Ticari Birim) yaklaşık 1 milyon 862 bin 636 kişiyi kapsıyor. Uzlaşma sürecinde olan 1.314 başvuru var. Bunlar 34 ilçe ve 196 mahallede 33 bin 133 bağımsız birimde (30.993 Konut, 2.140 Ticaret) 123 bin 972 kişiyi içeriyor.

Konut Yatırımında Şeffaflık Uyarısı: Cihad Aydın’dan Mesaj

0
Konut Yatırımında Şeffaflık Uyarısı: Cihad Aydın’dan Mesaj

Türkiye’de konut satın almak, milyonlarca aile için yalnızca bir barınma ihtiyacını karşılamıyor; aynı zamanda birikimlerin geleceğe güvenle taşınması açısından en önemli yatırım araçlarından biri olarak görülüyor. Bu kritik süreçte, yatırımcıların hâlâ temel bilgilere zamanında ve doğru şekilde ulaşamaması sektörde soru işaretleri yaratıyor.

Aydın Yatırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihad AYDIN, konut alım sürecinde şeffaflığın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguluyor. AYDIN’a göre, bir projeyi değerlendirirken sadece tanıtım kataloglarına bakmak yeterli değil; tapu yapısı, imar durumu, zemin etüdü, kat irtifakı ve kat mülkiyeti gibi tüm teknik ve hukuki bilgilerin detaylı şekilde sorgulanması gerekiyor.

AYDIN şöyle diyor: “Bu bilgiler, yalnızca satın aldığınız dairenin mevcut değerini değil, projenin gelecekteki güvenilirliğini ve yatırım potansiyelini de belirler. Yatırımcı ne aldığını, nereden aldığını ve hangi koşullarda aldığını tüm detaylarıyla bilmek zorunda.”

Yatırımcıyı Yanıltan Uyuşmazlıklar

AYDIN’a göre son yıllarda sektörde en sık karşılaşılan sorunların başında, tanıtım materyalleri ile teslim edilen daireler arasındaki ciddi uyumsuzluklar yer alıyor. Lansman döneminde yüksek standartlarla hazırlanan örnek dairelerin, teslim aşamasında aynı kaliteyi yansıtmadığına dikkat çeken AYDIN, metrekare konusunun da en çok manipüle edilen alanlardan biri olduğunu belirtiyor. Bazı projelerde brüt ve net alan ayrımının belirsiz bırakılması, hatta ortak alanların daire metrekarelerine dahil edilerek sunulması, yatırımcının yanlış bilgiyle karar vermesine yol açıyor. “Bu tablo, yalnızca beklentiyi değil, güveni de ortadan kaldırıyor,” diyen AYDIN, kalite farklılıkları, işçilik sorunları ve malzeme değişikliklerinin sektör genelinde güven kaybını hızlandırdığını vurguluyor.

Teslimatta Şeffaflık

Aydın Yatırım Grup olarak tüm projelerinde açık ve anlaşılır bir bilgilendirme politikası izlediklerini ifade eden AYDIN, brüt–net metrekare ayrımının tanıtım materyallerinde net biçimde belirtildiğini, kullanılacak tüm malzeme türlerinin ve kalite sınıflarının yatırımcıyla önceden paylaşıldığını dile getiriyor. Örnek dairelerin teslim edilecek ürünün birebir yansıması olarak tasarlandığını söyleyen AYDIN, sözleşme aşamasında tüm maddelerin yatırımcıyı koruyacak şekilde açık ve anlaşılır hazırlanmasının zorunlu olduğunu kaydediyor.

AYDIN Yatırım Grup projeleri teslim edilirken yalnızca fiziki bir yapı sunulmuyor, aynı zamanda yatırımcıya verilen tüm sözlerin eksiksiz biçimde yerine getirilmesi esas sayılıyor.

Gayrimenkul Sektöründe Güven Ortamı 

Gayrimenkul sektörünün Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolüne dikkat çeken AYDIN, güven ortamının yeniden inşa edilmesi gerektiğini söylüyor. Sorumluluğun ise geliştiricilerin yanı sıra; mimarlar, mühendisler, hukukçular, tedarikçiler ve satış ekiplerinde de olduğunu belirten AYDIN, Aydın Yatırım Grup olarak bu kültürü güçlendiren uygulamalar geliştirdiklerini ifade ediyor.

“Konut sahibi olmak isteyen her bireyin şeffaf, adil ve güvenli bir yatırım süreci yaşaması en temel haktır,” diyen AYDIN, bu yaklaşımın sektör genelinde standart hâline gelmesi gerektiğini belirtiyor ve açıklamalarını şöyle tamamlıyor: “Attığımız her adımda sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Projelerimizi inşa etmekle kalmıyor, insanların hayallerini ve yarınlarını güvenle kurgulamalarına zemin hazırlıyoruz.”